Yazılar

Demir Demirkan “Suçlusun”

Türkiye’nin önemli söz yazarı, besteci ve müzisyenlerinden Demir Demirkan, yeni teklisi “Suçlusun”u Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşturdu.

Sevilen sanatçının ilk romanı “Zamanda Saklı”, kısa sürede okuyucuların dikkatini çekmeyi başarmıştı. Dört kitaplık bir roman serüvenine başlayan Demirkan, hikâyelerini müzikle taçlandırmaya devam ediyor. Şubat ayında yayımlanan ve kitabın ilk bölümüne ait olan “Yüreğimi Vur Kadehi” hâlâ Türkçe rock listelerindeki başarılı konumunu korurken, yeni tekli “Suçlusun” ise Zamanda Saklı kitabının ikinci bölümünden ilham alıyor. Şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Demir Demirkan’a ait. Kayıtları Stüdyo Lavega’da yapılan parçanın mik’ini Tarkan Gözübüyük, mastering’ini Evren Göknar üstlendi. Davulda Onur Akça, bas gitarda ise Tansu Kızılırmak yer alıyor. Yazdığı sözler, bestelediği müzikler ve kendine özgü sesiyle Türk rock müziğinin efsanelerinden biri hâline gelen Demir Demirkan’ın yeni teklisi “Suçlusun”, tüm dijital platformlarda yayında!

Burak Bedirli “Nefes”

Burak Bedirli’nin duygusal ve melankolik tınılarıyla dikkat çeken yeni teklisi “Nefes” müzikseverlerle buluşuyor. Burak Bedirli, aranjörlüğünü üstlendiği yeni teklisi “Nefes” ile dinleyicilerini derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor.

Söz ve müziği başarılı müzisyen Yasir Miy imzası taşıyan “Nefes”, modern altyapılarla harmanlanmış arabesk ögelerle dolu sade ama etkileyici bir düzenlemeye sahip. Şarkı, kalbin kıyısında kalan kelimelerin, söylenemeyen hislerin ve içe işleyen duyguların müzikal bir dışavurumu niteliğinde. Tüm dijital platformlarda yayında olacak olan “Nefes”, melankolik ve duygusal müzik tutkunlarının listelerinde kalıcı bir yer edinmeye aday.

Her bel ağrısı bel fıtığı değildir!

Günümüzde bilgisayar karşısında geçirilen uzun saatler ve duruş bozuklukları, fazla kilo ve hareketsizlik derken bel ağrısından şikayet edenlerin sayısı hızla artıyor. Öyle ki bu kişilerin büyük bir bölümünde de bel fıtığı gelişebiliyor. Sağlıksız yaşam alışkanlıkları nedeniyle her 100 kişiden 80’inde bel ağrısı görüldüğünü, bunların yüzde 15’inin ise tedavi gerektiren şiddette bir bel fıtığından kaynaklandığını belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, yaşam kalitesini büyük ölçüde düşüren bel fıtığının tedavisinde erken tanı ve doğru tedavinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Buna karşın toplumumuzda bel fıtığı hakkında bazı yanlış inanışların çok yaygın olması nedeniyle çok sayıda hastanın bazı hatalı yollara yönelebildiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Akar “Hemen hepimizin çevresinde bel ağrısından yakınan insanlar bulunuyor. Öyle ki çocuk yaşlarda da bel ağrısı şikayeti ile çok sık karşılaşıyoruz. Her ağrı bel fıtığı demek değildir ancak bel fıtığı teşhisi konulduğunda ise alternatif tedaviler olarak internette ve sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan uygulamalar yerine bilimsel tedaviye yönelmek gerekir. Ayrıca günlük yaşam alışkanlıklarını düzenlemek ve sağlıklı alışkanlıklar edinmek de tedavinin başarısında son derece önemlidir” diyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, toplumumuzda omurga sağlığını riske atan, bel fıtığı hakkında doğru sanılan 7 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ziya Akar

Prof. Dr. Ziya Akar

  • Bel çekme ve sert masaj fıtığı iyileştirir: YANLIŞ! 

DOĞRUSU: Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar “Kontrolsüz yapılan sert masajlar, bilinçsiz yapılan manuel terapiler ve bel çekme (traksiyon) işlemleri belde ve omurgada çok ciddi zararlara yol açabilir. Bu tür uygulamalar sinir hasarına veya fıtığın daha da kötüleşmesine neden olarak dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir” diyor.

  • Bel fıtığı sadece aşırı ağır kaldırmakla olur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ani ve yanlış şekilde ağır kaldırmak belin zorlanmasına ve disklerin yerinden kaymasına neden olabilir. Bunun yanı sıra kötü duruş alışkanlıkları, hareketsizlik, obezite gibi birçok neden de bel fıtığı sebebi olabilir. Örneğin; ofis çalışanları uzun saatler masa başında sürekli aynı pozisyonda oturdukları için bel fıtığı gelişimine adaydır. Aşırı kilo omurgaya binen yükü artırır. Sürekli aynı pozisyonda kalmak ve genel olarak hareketsizlik omurgamıza destek olan adale gruplarının zayıflığına yol açarak bel fıtığı gelişimini kolaylaştırır.

  • Bel fıtığı olan kişiler hareket etmemeli ve sert yatakta yatmalıdır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı olan kişilerin uzun süreli yatak istirahati yapmaları bel adalelerinde zayıflamaya neden olacağı için tam tersine iyileşme sürecini zorlaştırır. Aşırı sert yataklar omurgamızın doğal eğriliğini bozacağı için ağrıyı artırabilir. Orta sertlikte ve vücudu destekleyen yataklar daha uygundur.

  • Bel fıtığı sadece ileri yaşlarda görülür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı her yaş grubunda görülebilir. Gençlerde aşırı fiziksel yüklenme, uzun süre ekran karşısında yanlış duruş bozuklukları, yüksek düzeyde fiziksel aktivitenin yanlış tekniklerle uygulanması, düşme ve kazalara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak çocukluk ve genç yaş grubunda agresif tedavi daha nadiren uygulanır.

  • Bel fıtığı olan herkes ameliyat olmalıdır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Ziya Akar, bel fıtıklarının büyük bir kısmının ameliyatsız tedavi edilebildiğini belirterek “Fizik tedavi, egzersiz (bel ve karın kaslarını güçlendirici), ilaç tedavisi (ağrı kesici-ödem giderici, kas gevşetici) ve yaşam tarzı değişiklikleri ile birçok hasta iyileşebilir. Ameliyat sadece ağrı diğer tedavi yöntemleri ile yönetilemediğinde, ciddi nörolojik komplikasyonlar (idrar kaçırma, bacaklarda uyuşukluk veya güç kaybı) geliştiğinde önerilir” diyor.

  • Bel fıtığı tamamen iyileşmez, tekrarlar: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı doğru ve zamanında yapılan tedavi ile düzelen bir hastalıktır. Cerrahi tedavi sonrası büyük oranda hastanın yaşam tarzına, hareketlerine bağlı olarak yüzde 5-6 oranında tekrar fıtık ortaya çıkabilir. Uygun tedavi (konservatif veya cerrahi) yapıldıktan sonra egzersizler, yaşam tarzı değişiklileri ile bel fıtığını hayatınızdan çıkartabilirsiniz.

  • Bel fıtığı olan kişi spor yapamaz, sürekli korse takması gerekir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı tanısı alan ve/veya bu tanı ile tedavi gören kişilerin hayatında sportif aktivite çok önemli bir yer tutar. Özellikle bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler çok önemlidir. Yüzme ve ağırlık çalışması olmadan plates gibi sportif aktiviteler yaşam kalitesini artırdığı gibi tekrarlama riskini de azaltır. Ancak tedaviden sonra bir süre için ani bel hareketi gerektiren sporlar (tenis, kayak, boks vs), aşırı zorlayıcı egzersizler (ağırlık çalışmaları) yapılmamalıdır.

Bel fıtığı cerrahisinde yeni yöntemler

Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, cerrahi yöntemin hastanın durumuna, fıtığın yerine ve sinirler üzerindeki baskıya göre değiştiğini belirterek, günümüzde en sık uygulanan cerrahi yöntemleri şöyle açıklıyor: “En sık kullanılan yöntem; mikrocerrahidir. Küçük bir kesiden mikrocerrahi aletler ve ameliyat mikroskobu kullanılarak fıtıklaşan disk materyali temizlenir. Dokulara minimal zarar verildiği için iyileşme süresi kısadır. ‘Endoskopik diskektomi’ denilen, daha küçük kesilerle endoskop kullanılarak yapılan yöntemde de hastalar hızlı iyileşir ve az ağrı hissedeler. Ancak bu yöntem her fıtık için uygun değildir. Laminektomi yönteminde ise; fıtığa ulaşabilmek için omurganın arka bölgesinde bulunan kemik yapı çıkarılır veya kemikte pencere açılarak cerrahi uygulanır. Girişimsel uygulamalarda ise; amaç sinir üzerine bası yapan diskin küçültülmesidir. Ancak bu yöntem küçük ve kabartı şeklindeki fıtıklar için uygundur. Hangi tedavi yönteminin uygun olduğuna Nöroşirürji Uzmanı hastanın MRI ve klinik bulgularına göre karar verir. Minimal invaziv yöntemler daha hızlı iyileşme sağlamalarına rağmen bazen daha büyük cerrahi uygulamalar gerekebilir.”

İtalyan lezzetleri Ankara’da

İtalyan lezzetleri Pizza Italiante ile Ankara’ya geliyor. Armada AVM ile Maidan İş ve Yaşam Merkezinde açan Pizza Italiante, kaliteli İtalyan pizzaları ve İtalya mutfağından seçkin örnekleriyle fark yaratmaya hazırlanıyor.

Pizza Italiante, sadece klasik İtalyan pizzaları sunmakla kalmıyor, İtalya’nın 8 farklı bölgesine özgü nefis pizzalar ve yöresel tatları da misafirleriyle buluşturuyor. Geleneksel tariflerle hazırlanan lezzetlerin, en kaliteli malzemelerle birlikte sunulduğu Pizza Italiante’de, menüdeki yemekler için İtalya’dan ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden özel ürünler getiriliyor. İtalya mutfağının değişmezi olan domates sosu başta olmak üzere restoranlarında kullandığı tüm sosları kendisi üreten Pizza Italiante, yine kendi üretimi olan makarna cipsi, zeytinyağı, nar ekşisi, balzamik sirke ve özel şaraplar da sunuyor.

Goncagül Sunar “İnan”

Oyuncu Goncagül Sunar yeni şarkı “İnan” ile sevenleri ile buluştu. Bu şarkı defalarca umutsuzluğa kapılıp, bitti dediği yerden yeniden başlayabilen, kendini sadece kendi çabasıyla emeğiyle var etmeye çalışan, Bojack Horseman çizgi dizisini referans alarak aslında daha çok oyunculara yazıldı. İnancımızı kaybetmemek üzerine küçük sessiz bir isyan şarkısı bu dediği “İnan”, ünlü oyuncu Goncagül Sunar’ın Garaj Müzik etiketli yayınlandı.

Kapeleia Restaurant’ta 12 Nisan’da müzik şöleni

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, seçkin lezzetleri ve eğlence dolu atmosferiyle öne çıkan Kapeleia Restaurant’ta misafirlerine unutulmaz bir gece yaşatmayahazırlanıyor.

Hotel içerisinde yer alan Kapeleia Restaurant, 12 Nisan Cumartesi akşamı müzik ve eğlence dolu özel bir geceye ev sahipliği yapıyor. Sahne performansıyla izleyicilerini büyüleyen Ari Barutoğlu, enerjik sahnesiyle misafirlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Gecenin ilerleyen saatlerine dek devam edecek olan eğlenceye DJ Lady Toro’nun performansı yön verecek. Eğlenceli setleriyle geceye ritim katacak olan DJ Lady Toro, misafirlere müzik dolu anlar yaşatacak.

Usta şeflerin dokunuşuyla hazırlanan enfes yemekler ve özel içecek seçenekleri, misafirlere eşsiz bir gastronomi deneyimi yaşatacak.

Bilgi: 05327730080

Pera Müzesi’nden yeni sergi “Ay Işığıyla Dans”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 20. kuruluş yılında, günümüz sanatının özgün isimlerinden Marcel Dzama’yı, Türkiye’deki ilk kişisel sergisiyle ağırlıyor.

Marcel Dzama: Ay Işığıyla Dans – Arkadaşı Raymond Pettibon’dan küçük bir yardımla başlıklı sergi çizim, film ve heykel gibi farklı disiplinlerdeki üretimlerini bir araya getirerek sanatseverleri sanatçının çok yönlü dünyasıyla buluşturuyor. Küratörlüğünü Alistair Hicks’in üstlendiği ve Dzama’nın savaş, kötü yönetimler ve çevresel yıkım gibi konulara bakışını sunan sergi 17 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilir.

Layla Puliçe “Unutamadım”

Layla Puliçe en yeni teklisi “Unutamadım” Dmc etiketiyle 21 Mart Cuma günü tüm dijital platformlarda yerini alıyor.

Layla Puliçe şarkılarıyla yarattığı renkli atmosferle dinleyicisinin etrafını sarıyor. Kendine has bir müzik evreni yarattığını dile getiren Puliçe yeni şarkısı için bir ayrılığın ardından yaşanan unutulamamış bir sevdanın, sevdamın  hikayesidir anlattığım diyor.

Zaman geçtikçe daha da hüzün veren bu duyguyu kalpte taşımanın yarattığı melankoliyi anlattığını ifade eden sanatçı; sevdanın, hüznün, ayrılığın acısını paylaşmak istediğim paylaştıkça da iyileştireceğini düşündüğüm bir şarkıdır ‘Unutamadım’ diyor. Layla Puliçe’nin bu yeni çalışmasının çok güzel bir düzenlemeyle, çok kıymetli müzisyenlerin enstrümanlarıyla kattıkları ahenkle daha da derinleşen bir şarkı olduğunu her yönüyle bize yansıtıyor.

Santi ve Joker “Arkanı Kolla”

Türk rap sahnesinin iki deneyimli ismi Santi ve Joker, uzun aradan sonra yeniden bir arada. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan “Arkanı Kolla”, güçlü altyapısı ve keskin sözleriyle dikkat çekerken, iki sanatçının müzikal uyumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Büyük ses getirecek bu yeni şarkının sözleri Santi ve Joker ait. Mix mastering’i ise Joker imzası taşıyor. Prodüksiyonunu Vua’nın üstlendiği şarkı, dikkat çekecek yapısıyla ilk anda dinleyiciyi yakalayacak.

Onur Özdemir “İlk Yara”

Onur Özdemir, yıllar sonra Sakin grubunun mirasını yeniden dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Pop dünyasında “Onurr” mahlasıyla üretimlerine devam eden sanatçı, rock kimliğiyle ise kendi adıyla müzikseverlerin karşısına çıkmaya devam ediyor. Özdemir, yakında yayınlanacak albümü “raksedip yarın yokmuşçasına”nın ilk habercisi “İlk Yara” yı yayınlıyor. Söz ve bestesi Onur Özdemir’e ait olan “İlk Yara”, Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.