“Sabiha Gökçen’in İzinde” Buluşmaları Kadın Vizyonunu Geleceğe Taşıyor

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın gelenekselleşen motivasyon serisi “Sabiha Gökçen’in İzinde” üçüncü buluşmasında, Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu’nu ağırladı. Etkinlikte havacılıkta kadın dayanışmasının dönüştürücü gücü vurgulanırken, Munanoğlu kariyer yolculuğunu ve kadınların sektördeki rolünü samimi bir dille aktardı.

ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, havacılıkta kadın temsiline dair global verileri paylaşarak ISG’nin %50 kadın lider oranıyla küresel ortalamaların çok üzerinde olduğunu vurguladı. Güven, “Kadınların etki alanı sayılarının çok ötesinde. Bizim görevimiz bu vizyonu görünür kılarak yeni nesillere yol göstermek” dedi.

Munanoğlu ise “Ses duvarını aşmak bir metafor, asıl mesele sınırları aşmak” sözleriyle kadınların cam tavanları kırarak sektörde daha güçlü bir temsil oranına ulaşabileceğini belirtti. Etkinlik, havacılıkta kadınların ilham veren hikâyelerini geleceğe taşıma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.

#ISG #SabihaGökçen #HavacılıktaKadınlar #Havayolu #Turizm #KadınLiderlik #Havacılık #HürriyetMunanoğlu #CamTavan #KadınDayanışması #İstanbulHavalimanı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Avrupa’da Orta Çağ’dan günümüze kadar uzanan bira evleri

Avrupa’nın en eski meyhaneleri, yalnızca içki içilecek yerler değil; aynı zamanda yaşayan birer tarih parçası. Bu mekânlar, biranın sudan daha güvenli olduğu, ozanların ve soyluların tavernalarda buluştuğu Orta Çağ atmosferini günümüzde de yaşatıyor. Gizli geçitleri, orijinal mahzenleri ve hayalet söylentileriyle bu publar, hem gurme yolculuklara hem de kültürel keşiflere davet ediyor.

Brazen Head – Dublin, İrlanda

Brazen Head – Dublin, İrlanda (1198)

İrlanda’nın en eski publarından biri olan Brazen Head, Dublin’in kalbinde yer alıyor. Geleneksel pub yemekleri ve İrlanda biralarıyla günümüzde de popüler. Tarihi atmosferiyle hem yerel halk hem de turistler için vazgeçilmez bir durak.

Sean’s Bar – Athelone, İrlanda

Sean’s Bar – Athelone, İrlanda (MS 900)

Guinness Dünya Rekorları’na göre İrlanda’nın en eski barı. Orijinal duvarlarında eski paralar bulunmuş olması mekânın tarihsel değerini artırıyor. Bugün kendi viskisini damıtmasıyla tanınıyor ve ziyaretçilere günlük tarihi sohbetler sunuyor.

Royal Standard of England – Forty Green, İngiltere

Royal Standard of England – Forty Green, İngiltere (1213)

900 yılı aşkın geçmişiyle İngiltere’nin en eski pub’ı. Sakson döneminden bu yana bira üretimi yapılan mekân, hayalet söylentileriyle de ünlü. Misafirler, 1643’te öldürülen bir davulcu çocuğun hayaletini gördüklerini iddia ediyor.

White Hart Inn – Edinburgh, İskoçya

White Hart Inn – Edinburgh, İskoçya (1516)

Holyrood Manastırı efsanesiyle bağlantılı olan White Hart Inn, şair Robert Burns ve kötü şöhretli ceset hırsızlarının uğrak yeri olmuş. Tarihi atmosferiyle Edinburgh’un en ilgi çekici mekânlarından biri.

Hofbräuhaus – Münih, Almanya (

Hofbräuhaus – Münih, Almanya (1589)

Dük Wilhelm V tarafından kurulan efsanevi bira fabrikası, Mozart gibi tarihi şahsiyetlerin uğrak noktasıydı. Bugün Münih’te geleneksel Bavyera yemekleri ve bira kültürünün en önemli adreslerinden biri.

Mermaid Inn – Sussex, İngiltere

Mermaid Inn – Sussex, İngiltere (1156/1420)

Kaçakçıların ve rahiplerin saklandığı gizli geçitleriyle bilinen han, paranormal olaylarla da ünlü. Hayalet ayak sesleri ve gizemli kadın figürü, mekânın mistik atmosferini güçlendiriyor.

Tarih ve Lezzetin Buluşma Noktası

Bu mekânlar yalnızca bira içmek için değil, aynı zamanda Avrupa’nın kültürel mirasını keşfetmek için de eşsiz fırsatlar sunuyor. Geleneksel yemekler, yerel içecekler ve tarihi atmosfer, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Orta Çağ’dan günümüze uzanan bu publar, hem gurme yolculukların hem de kültürel gezilerin vazgeçilmez durakları olmaya devam ediyor.

#GurmeGezi #OrtaÇağMeyhaneleri #AvrupaPubKültürü #TarihiLezzetler #BiraSeverler #KültürelMiras  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Uçuş Görevlilerinin Karşılama Anının Gerçek Nedeni

Uçağa binerken kabin ekibinin yolcuları karşılaması, yalnızca bir selam ve gülümsemeden ibaret değil. Havayolu şirketleri için bu birkaç saniyelik etkileşim, uçuşun güvenliği ve yolcu deneyimi açısından kritik bir rol oynuyor.

Güvenlik ve Yolcu Profili Analizi

Uçuş görevlileri, yolcuların ruh halini ve davranışlarını gözlemleyerek olası riskleri önceden tespit ediyor. Sarhoş yolcular, aşırı gergin veya yüksek beklentili yolcular, hatta görünmez engeli olan yolcular bu aşamada fark edilebiliyor. Özellikle ayçiçeği kordonu gibi uluslararası kabul görmüş semboller, otizm, demans veya anksiyete bozukluğu gibi görünmez engellere sahip yolcuların daha kolay tanınmasını sağlıyor. Bu sayede kabin ekibi, uçuş sırasında özel ilgiye ihtiyaç duyan yolculara daha fazla zaman ayırabiliyor.

Yardıma İhtiyaç Duyabilecek Yolcuların Belirlenmesi

Kabin ekibi, küçük çocuklarla yalnız seyahat eden yetişkinleri, yaşlı yolcuları veya acil durumda yardıma ihtiyaç duyabilecek kişileri önceden not ediyor. Aynı zamanda acil çıkışlarda kapıları açabilecek veya başkalarına destek olabilecek sağlıklı yolcular da (ABP – Able Bodied Passenger) gözlemleniyor. Bu hazırlık, olası bir acil durumda hızlı ve organize bir müdahale için büyük önem taşıyor.

Olağandışı Durumların Tespiti

Her yolcu ve bagaj havaalanında kontrolden geçse de, uçakta nihai sorumluluk pilot ve kabin ekibine ait. Bu nedenle uçuş görevlileri, olağandışı davranışları veya kurallara aykırı durumları biniş sırasında fark etmeye çalışıyor. Fazla bagajla gelen yolcular, binişi yavaşlatabilecek durumlar veya güvenlik riski oluşturabilecek davranışlar bu aşamada işaretleniyor.

Atmosferin Tonunu Belirlemek

Kabin ekibinin sıcak ve samimi karşılaması, uçuşun atmosferini belirleyen ilk adım. Yolcuların kendilerini rahat hissetmesi, kapsayıcı ve güvenli bir ortamın oluşması için bu etkileşim kritik bir rol oynuyor.

#TürkHavaYolları #Ayçiçeğiİnisiyatifi #ErişilebilirSeyahat #TurizmHaberi #HavayoluDeneyimi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Vizesiz Destinasyonlar ve İzmir-Ankara Turları Öne Çıktı

Türkiye’nin seyahat trendlerini belirleyen lider tur operatörü Prontotour, 48 bini aşkın rezervasyon ve 102 binden fazla yolcu verisi üzerinden hazırladığı 2025 Turizm Raporu’nu açıkladı. 118 farklı destinasyonun analiz edildiği rapor, Türk gezginlerin seyahat alışkanlıklarını ve yeni eğilimlerini ortaya koydu. Rapora göre kültür odaklı seyahatlerin %70’i yurt dışında gerçekleşti. Seyahat edenlerin yaş ortalaması 42 olurken, en güçlü gezgin profili iki kişilik seyahatlerden oluştu.

Vizesiz Destinasyonlara Talep Artıyor 

Raporda, vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen seyahat talebinin azalmadığı, aksine vizesiz ve kolay vizeli destinasyonlara yönelimin hızla arttığı vurgulandı. Balkanlar, Mısır, Japonya ve tropikal deniz rotaları 2025’in öne çıkan bölgeleri oldu. Paris, Roma ve Barselona çiftlerin gözdesi olurken, Budapeşte en çok ziyaret edilen şehir olarak Prag’ı geride bıraktı. İngiliz Cunard Line firmasının Queen gemileri ise 2025’in parlayan yıldızı olarak kruvaziyer turizminde öne çıktı.

Yurt İçi Turlarda GAP, Karadeniz ve Kapadokya Öne Çıktı 

Yurt dışı turların yükselişi dikkat çekse de, yurt içinde GAP, Karadeniz ve Kapadokya turları en çok tercih edilen rotalar oldu. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise en fazla tekerin döndüğü rota olarak kayıtlara geçti. Venedik Karnavalı, 2025’in en popüler etkinliklerinden biri olarak yoğun ilgi gördü.

İzmir ve Ankara Çıkışlı Turlar Yükselişte 

Rapora göre seyahatlerin en yoğun dönemi Kurban Bayramı olurken, yaz ayları en fazla yolcunun seyahat ettiği mevsim oldu. İzmir ve Ankara çıkışlı turlar bir önceki yıla göre en hızlı büyüyen kategoriler arasında yer aldı. Özellikle çocuklu aileler vizesiz deniz rotalarını tercih etti. Maldivler ve Zanzibar uzak deniz paketlerinde en çok talep gören destinasyonlar olurken, Sharm ve Budva uygun bütçeli seçenekler olarak öne çıktı. Fas, Dubai ve Benelüks turları da 2025’in popüler rotaları arasında yer aldı.

Gezginlerin Beklentisi: Güven, Planlı Program ve Güçlü Rehberlik 

Raporda öne çıkan bir diğer nokta ise gezginlerin beklentileri oldu. Prontotour misafirleri artık sadece gezmek değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü bir deneyim arıyor. Bu durum, turizm sektöründe kaliteli hizmetin ve profesyonel rehberliğin önemini bir kez daha ortaya koydu.

#Prontotour2025 #TurizmRaporu #YurtDışıTurlar #KültürTurları #VizesizDestinasyonlar #Balkanlar #Mısır #Japonya #TropikalDenizler #Budapeşte #Paris #Roma #Barselona #Maldivler #Zanzibar #Sharm #Budva #Kapadokya #Karadeniz #GAP #İzmirTurları #AnkaraTurları #TurizmHaberi #SeyahatTrendleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Seyirciyle büyüyen hikâyeleri seviyorum”

Genç yaşta başlayan oyunculuk yolculuğundan televizyon ve dijital projelere uzanan kariyerinde Berkay Akdemir; motivasyonunu, set disiplinini ve güçlü karakterlere duyduğu tutkuyu PAUSE Dergi’ye anlattı…

Röportaj: Nazan Ortaç

Berkay Akdemir

Oyunculuk yolculuğunuz oldukça genç yaşta başlamış. Bu mesleği seçtiğiniz ilk anı hatırlıyor musunuz?

Konservatuvara girmeden önce 9 Eylül Üniversitesi’nde maliye okudum. Aslında içimde çocukluğumdan beri hep olan o dürtüyü ablamın da beni cesaretlendirmesiyle tiyatroyla ilgilenmeye başlayarak açığa çıkartmış oldum. Daha sonrasında konservatuvar okumamla birlikte oyunculuk profesyonel olarak mesleğim haline geldi.

Televizyon dizileriyle geniş kitlelere ulaştınız, dijital projelerle de farklı bir izleyiciye hitap ediyorsunuz. Sizce bu iki alanın oyuncuya sunduğu en büyük fark ne?

Bence iki alan da kendine has heyecanlar barındırıyor. Televizyonda her hafta seyirciyle temas edip seyircilerin hem sosyal medyada hem sokakta geri dönüşlerini almak; seyirciyle birlikte devamını bilmediğimiz bir hikâyenin içinde yolculuk ediyor olmak çok güzel. Dijitalde ise hikâyenin ve karakterin başını sonunu bütünüyle bilerek oynamak ve seyirciyle buluşmasını heyecanla beklemek başka heyecan veren bir deneyim.

“Yükselen yıldız” olarak anılmak size motivasyon mu sağlıyor yoksa ekstra bir baskı mı yaratıyor?

Kesinlikle bana büyük bir motivasyon sağlıyor. Kendime inandığım bu yolda insanların da bana inanıyor olması beni çok cesaretlendiriyor.

Berkay Akdemir

Kariyerinizde şimdiye kadar sizi en çok zorlayan rol hangisiydi ve neden?

‘Kızılcık Şerbeti’ dizisindeki İbrahim karakterini oynarken yer yer zorlandığım anlar oldu. Nursema’yı camdan attığım sahneden sonra sokakta başıma bir şey geleceğinden neredeyse emindim (gülüyor)!

Canlandırdığınız karakterlerde özellikle dikkat ettiğiniz, “olmazsa olmaz” dediğiniz bir detay var mı?

Benim için karaktere uygun kostümü giymek olmazsa olmazdır. Sette zaman zaman kostüm sorumlusu olan arkadaşlarla fikir ayrılığına düşebiliyoruz. İyi hissedeceğim kostümü giymek için sonuna kadar mücadele ediyorum, onları bezdirdiğim anlar yaşanmış olabilir (gülüyor).

Set disiplininiz ve role hazırlanma süreciniz nasıl ilerliyor? Rutininiz var mı?

Set ortamında set arkadaşlarımla eğlenmeyi her ne kadar çok sevsem de konsantrasyonumu olabildiğince korumak adına set içinde yalnız kaldığım alanlar yaratmaya özen gösteriyorum. Oynadığım bir karaktere çalışırken genellikle karakterin çocukluk yıllarını ve aile yapısını hayal etmeye çalışıyorum. Karakterimin geçmişine yönelik detaylı sorular sormaya çalışıyorum. Yani karakterimin çocukluğunu bilmek benim için role hazırlanırken bir rutin haline geldi diyebilirim.

Berkay Akdemir

İzleyiciler sizi genellikle belirli bir karakter tipiyle özdeşleştiriyor mu, bu durumdan memnun musunuz?

İbrahim karakterini oynadıktan sonra genellikle sert ve kötü karakterlerle özdeşleştiriliyorum. Sonrasında oynadığım roller de bu yönde oldu ama son dijital projemde oynadığım komiser rolüyle bunu kıracağımı düşünüyorum. Her role çalışmak, oynamak benim için ayrı keyifli. Beklemede kalın; kariyer yolculuğumda beni bambaşka rollerde de göreceksiniz (gülüyor).

Dijital platformların yükselişi sizce oyuncular için nasıl yeni kapılar açıyor?

Mesleğimizi icra edebileceğimiz alanların genişliyor ve çeşitleniyor olması tabi ki bizim için mutluluk ve heyecan verici.

Oyunculuk eğitimi mi yoksa sahada öğrenmek mi sizin için daha belirleyici oldu?

Aslında ikisi de eşit oranda belirleyici oldu diyebilirim. Konservatuvar yıllarımda çok değerli hocalardan eğitim gördüm ve onlarla çalışabildiğim için çok şanslıyım. Aynı şekilde sette de çok değerli oyuncuları izleme ve onlarla oynama şansı elde ettim bu set pratiği de benim için oldukça geliştirici oldu olmaya da devam ediyor.

Berkay Akdemir

Oyunculuk yolculuğunuzda size ilham veren, hayranlık duyduğunuz oyuncular kimler?

İlham veren ve hayranlık duyduğum çok isim var tabii ki! Andrew Scott, Benedict Cumberbatch, Demet Evgar, Halit Ergenç şu an aklıma gelen güncel isimler diyebilirim.

Önümüzdeki dönemde kendinizi nasıl projelerde görmeyi hedefliyorsunuz?

Güçlü hikâyeler, güçlü karakterlerle izleyiciyle güzel bağlar kurduğumuz uzun soluklu projelerle kariyerime devam etmek istiyorum. Yakın zamanda bir tiyatro oyunu yapmak için çalışıyorum.

Genç yaşta sektöre girmek isteyen ama çekinceleri olanlara ne söylemek istersiniz?

Uzaktan cazibeli görünen ama içine girdikçe var olabilmenin oldukça zor olduğu bir sektör. Maalesef şans faktörü de oldukça önemli bir etken. Ama bence oyunculuk sanatı ve hikâye anlatıcılığı yaşamın direkt olarak içinden beslenen ve yaşamın oldukça öz bir dışavurumu. Onlara hayatın içinde farkındalığı yüksek ve tadına varan bir yaşam kurmaları için tavsiyede bulunabilirim. Bunun oyunculuk üzerinde etkisi benim gözümde çok büyük. Bunun dışında kendilerini eğitmeyi hiç bırakmamalarını, hayallerinin peşinden sonuna kadar gidip kendi şanslarını yaratmalarını tavsiye ederim.

 

#BerkayAkdemir #PauseDergi #OyunculukYolculuğu #GençOyuncular #DijitalProjeler #TelevizyonDizileri #KızılcıkŞerbeti #İbrahimKarakteri #SetDisiplini #KarakterHazırlığı #YükselenYıldız #AndrewScott #BenedictCumberbatch #DemetEvgar #HalitErgenç #Tiyatro #OyunculukTutkusu #Farkındalık #SanatVeYaşam #KariyerYolculuğu #Motivasyon #GüçlüKarakterler #İlhamVerenHikayeler #DijitalPlatformlar #YeniProjeler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 “Sanat Benim İçsel Yolculuğum”

Urla’da Galeri Binyıl’ın özel projesi Binyilart Project kapsamında açılan “Hidden” sergisi, sanatseverleri yalnızca görmeye değil; bakmaya, hissetmeye ve kendi iç dünyalarıyla yüzleşmeye davet ediyor. Türk futbolunun efsane isimlerinden Rıza Çalımbay’ın kızı olan sanatçı Tuğçe Çalımbay, doğanın sihirli gücünü ve insanın içsel çatışmalarını tuz kristalleri, taş dokuları ve renklerin dönüşümüyle tuvale taşıyor.

Floransa’da aldığı sanat eğitimiyle derinleşen bakış açısını, iç mimarlık ve tasarım deneyimiyle harmanlayan Çalımbay, eserlerinde estetik kaygıdan çok içsel bir yüzleşmeyi ön plana çıkarıyor. “Hidden”, sanatçının hem kişisel hem de evrensel bir hikâyeyi resimleştirdiği, korkularla yüzleşmenin ve dönüşümün izlerini taşıyan güçlü bir sergi olarak öne çıkıyor.

Pause Dergi ve Pause Sanat olarak biz de Tuğçe Çalımbay ile bu özel sergi vesilesiyle bir araya geldik. Sanatçının yaratım sürecini, “Hidden” sergisinin ardındaki hikâyeyi ve sanatla kurduğu içsel bağı kendisinden dinledik.

Tuğçe Çalımbay

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? 

1987 yılında İstanbul’da doğdum. Bahçeşehir Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü mezunuyum. Resim her zaman hayatımdaydı. Çocuk yaştan beri yapıyorum.

Resim/heykel ile ilk ne zaman tanıştınız? 

İlkokul döneminden bu yana resim yapmayı hiç bırakmadım. İç Mimarlık okurken renkler ve dokularla beraber hem mimarlık eğitimi aldım hem de sanatıma devam edebildim.

Sanatınızda en çok hangi temaları işliyorsunuz? 

Sanatımda daha çok psikolojik ve duygusal açıdan güçlü temalar işlemeye çalışıyorum. Toplumsal olayları işlemeyi de düşünüyorum fakat henüz böyle bir deneme yapmaya başlamadım.

Tuğçe Çalımbay

Çalışma süreciniz nasıl işliyor? 

Haftanın en az üç gününü atölyemde çalışarak geçiriyorum. Odaklanarak ve ara vermeden çalışmak çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık sekiz saat kadar atölyede kalıyorum.

En çok etkilendiğiniz sanatçılar veya akımlar kimler? 

Ben sanat akımlarının hepsinin bana ve sanatıma bir şeyler kattığını düşünüyorum. Her sanatçının anlatmak istediği konu benim için çok kıymetli.

Bir eserinizi tamamlarken en büyük zorluk ne oldu? 

Dokulu resimler yaptığım için kuruma aşaması uzun sürüyor. Karışık teknik resimlerde genelde çoklu malzeme olduğundan atölyemde üretim aşamasında düzenli kalabilmek zor olabiliyor.

Tuğçe Çalımbay

Sanatınızda teknoloji kullanıyor musunuz? 

Sosyal medyayı sadece görünürlük için kullanıyorum. Resimlerimde teknoloji kullanmıyorum.

Genç sanatçılara tavsiyeleriniz nelerdir? 

Her zaman özgür kalabilmeleri ve her duygudan bir sanat yaratabilmeleri.

Türkiye’de sanat ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ben çok destekleyici ve ilgi gördüğünü düşünüyorum.

Gelecek projeleriniz neler? 

Yurt dışında bir kişisel sergi planlamak istiyorum. Kısa zamanda olacak gibi duruyor.

Tuğçe Çalımbay

#TuğçeÇalımbay #PauseDergi #PauseSanat #HiddenSergisi #SanatYolculuğu #GastronomiVeSanat #UrlaSanat #GaleriBinyıl #SanatçıRöportajı #İçselYolculuk #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gastronomi Tutkunlarına Özel Napoli Pizza Workshop

CVK Hotels & Resorts Grubu’nun amiral gemisi CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, gastronomiyi deneyim alanına dönüştüren yeni etkinlik serisi “CVK Mutfak Buluşmaları”nı başlatıyor. Serinin ilk durağı olan “Napoli Pizza Workshop”, Executive Chef Sercan Dikmen ve Napoli pizza ustası Hilmi Tanrıöğen rehberliğinde 6 Şubat Cuma günü saat 18.30’da Gümüşsuyu Restoran’da gerçekleşecek.

Etkinlikte misafirler, Napoli pizzasının karakterini belirleyen hamur kıvamı, fermantasyon süreci, malzeme dengesi ve pişirme tekniklerini deneyimleme fırsatı bulacak. Odun fırınında pişirilen otantik pizzaların ardındaki ustalık, gastronomi tutkunlarına birebir aktarılacak.

Sınırlı kontenjanla düzenlenecek workshopun biletleri PASSO üzerinden satışa sunuluyor. CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, “CVK Mutfak Buluşmaları” ile gastronomi dünyasında ilham veren buluşmalara ev sahipliği yapmayı sürdürecek.

#CVKMutfakBuluşmaları #NapoliPizzaWorkshop #CVKParkBosphorus #Gastronomi #PizzaTutkusu #İstanbulEtkinlik #GurmeDeneyim #OdunFırını #LezzetYolculuğu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yıllanmış İçkiler Krizde: Stoklar Rekor Seviyede, Gelecek Belirsiz

Küresel içki sektöründe talep hızla düşerken, Diageo, Pernod Ricard, Campari, Brown Forman ve Rémy Cointreau gibi devler toplam 22 milyar dolar değerinde yıllanmış stok ile karşı karşıya. Pandemi sonrası artan üretim, enflasyon ve değişen tüketici alışkanlıkları bu tabloyu ağırlaştırdı.

  • Stok Krizi: Rémy’nin 1.8 milyar euro’luk stoğu, şirketin yıllık gelirinin neredeyse iki katına denk geliyor.
  • Pandemi Etkisi: 2021–2022’de artan üretim, bugün depolarda biriken milyonlarca şişeye dönüştü.
  • Yeni Trendler: Wegovy ve Ozempic gibi zayıflama ilaçları, gençlerin alkolü “pahalı ve sağlıksız” görmesiyle birleşince tüketim hızla azalıyor.
  • Alternatifler: Alkolsüz bira, şarap ve fonksiyonel içecekler yükselişte. 2024’te 26 milyar dolar olan pazarın 2034’te 47 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
  • Risk: Üretimi durduran markalar, gelecekte talep canlanırsa stok sıkıntısı yaşayabilir.

#İçkiKrizi #AlkolTüketimi #GurmeEkonomi #Viski #Konyak #Tekila #AlkolsüzTrend #Fonksiyonelİçecekler #PazarAnalizi #Finans

#PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

48 Milyon Yolcuyla Stratejik Başarı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW), 2025 yılında ulaştığı 48,4 milyon yolcu sayısı ve %15’lik kapasite artışıyla Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasına girerek stratejik bir başarıya imza attı. İngiltere merkezli küresel havacılık otoritesi OAG tarafından yayımlanan “2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları” raporunda, Sabiha Gökçen’in performansı “Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarı” olarak değerlendirildi.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW), 2025 yılında ulaştığı 48,4 milyon yolcu sayısı ve %15’lik kapasite artışıyla
Sabiha Gökçen Avrupa’nın İlk 10’unda
25. yılını kutlayan havalimanı, pandemi öncesi 2019 verilerine göre %37’lik büyüme ile Avrupa’da en hızlı gelişen merkez oldu. Frankfurt ve Münih gibi köklü havalimanlarının hâlâ 2019 seviyelerine ulaşamadığı dönemde, Sabiha Gökçen iki basamak yükselerek dokuzuncu sıraya yerleşti.
ISG Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, bu başarının yalnızca yolcu hacmi artışı değil, aynı zamanda teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm vizyonunun somut bir sonucu olduğunu vurguladı. İstanbul’un küresel bir havacılık merkezi olarak yükselişine dikkat çeken Maybek, “Sabiha Gökçen artık sadece bir varış noktası değil; dünya havacılığının yeni hub standartlarını belirleyen bir ekosistem” dedi.
#SabihaGökçen #ISG #Havacılık #Turizm #AvrupaHavalimanları #GlobalHub #StratejikBaşarı #İstanbul #AirTravel #AviationNews #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Honest Holding ve Wtatil’den 200 Bin Koltukluk Turizm Hamlesi

Türkiye turizm sektöründe uzun süredir konuşulan büyük ölçekli markalaşma ve güç birliği modeli, Honest Holding’in Wtatil’e ortak olmasıyla hayata geçti. Yurt dışı tur operasyonlarında lider konumda bulunan Wtatil, Honest Holding’in finansal gücü ve global satış ağıyla birleşerek sektörde yeni bir büyüme dönemine giriyor.

200 Bin Koltukluk Dev Operasyon

2026–2027 döneminde yaklaşık 200.000 koltuk kapasitesi hedefleniyor. Balkanlar, Avrupa, Mısır, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarını kapsayan bu yapı, Türkiye çıkışlı yurtdışı tur organizasyonlarında bugüne kadar görülmemiş ölçekte bir planlama anlamına geliyor.

Anadolu’dan Direkt Uçuşlar

Ortaklıkla birlikte İstanbul merkezli yapı genişletilerek Anadolu şehirlerinden direkt uçuş ağı kurulacak. Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Diyarbakır, Trabzon, Samsun, Konya, Kayseri ve Elazığ’dan yapılacak uçuşlarla erişilebilirlik artacak, acentelere daha güçlü fiyatlama ve daha geniş ürün çeşitliliği sunulacak.

Ortakların Mesajı

Honest Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Deveci, “Turizmde büyük markalar, büyük yapılarla yükselir” sözleriyle vizyonu özetlerken; Wtatil kurucu ortakları Cansu Varlık ve Cihan Saray, bu iş birliğinin hem Türkiye’de hem de global pazarlarda yeni bir büyüme dönemini başlatacağını vurguladı.

#HonestHolding #Wtatil #TurizmHaberi #GüçBirliği #Markalaşma #YurtdışıTurlar #200BinKoltuk #AnadoluUçuşları #GlobalTurizm #TürkiyeTurizmi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity