Sürdürülebilir Gıda Zirvesi gerçekleşiyor

Sürdürülebilir Gıda Zirvesi gerçekleşiyor

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS iş birliğinde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı destekleriyle, 19-20 Ekim’de düzenlenecek ‘Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’, dünyadan ve Türkiye’den önde gelen isimlerin katılımıyla gerçekleşecek.

Zirve herkese açık ‘online’ ve iki gün olarak düzenlenecek.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından her yıl Dünya Gıda Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’ yedinci yılında tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sonrasında gıda endüstrisinin mevcut sınırlarını ve gıda sistemlerindeki durumu mercek altına alarak sağlıklı bireyler, yeni nesil işletmeler, yaşanabilir dünya için geleceğin gıda sistemlerine dönüşümde engelleri, olası riskleri ve çözüm önerilerini ele alacak.

Önde gelen gıda markaları, girişimciler, yatırımcılar, kamu ve sivil toplum dahil değişimde kilit rol oynayan tüm paydaşların katılımıyla gerçekleşecek zirvede, sektörün karşı karşıya olduğu mevcut ve olası zorluklara karşı çözüm önerileri tartışılacak. Zirvede, sürdürülebilir tarım, iklim değişikliği, gıdada döngüsellik, dönüşüm için inovasyon, tedarik zinciri dayanıklılığı, gıda perakendeciliği, tüketici davranışları, bütüncül beslenme başlıkları altında sektör paydaşları karşılıklı görüş alışverişinde bulunacak.

Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin öne çıkan konuşmacıları arasında; T.C. Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan yardımcısı Ayşin Işıkgece, TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, Food Drink Europe Genel Müdürü Mella Frewan, FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, Ülker CEO’su Mete Buyurgan, Palsgaard A/S CPO Pia Brikmann Madsen, Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Bölge Başkanı Bora Tuncer, BİM İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Başkanı Galip Aykaç, Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, Unilever NAMETRUB Dondurma, İçecek & Gıda Kat. Sorumlu Başkan Yard. ve YK Üyesi Özgür Kölükfakı , İste Gelsin Kurucu/CEO su Sedat Yıldırım, Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsi Akın, Tat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Turan, City Farm CEO’su Ayhan Sümerli, Sürdürülebilirlik Akademisi YK Üyesi Semra Sevinç, Metro Türkiye Kalite Güvence ve Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Tülay Özel, Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Cargill Orta Doğu,Türkiye ve Afrika Bölgesi Gıda Ürünleri ve Pazarlama Direktörü Cem Beysel, Yıldız Holding İş Sürekliliği, Uyumluluk ve Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Nihan Bağrul, Aromsa Kalite Direktörü Dilek Özgen Kılıçarslan, Pınar Dijital Dönüşüm ve E-Ticaret Direktörü Bilge Kalpaklıoğlu Eyilik, Bunge Komili Pazarlama ve Ticari Pazarlama Lideri Pınar Nokay, İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanju Besler ve  Futurebright Grup Kurucu Ortağı Akan Abdula ve daha birçok konuşmacı yer alıyor.

Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracattı 3,5 milyar dolara yaklaştı

Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracattı 3,5 milyar dolara yaklaştı

2023 yılı sonunda 3,5 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmayı hedefleyen Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen ANUGA Gıda Fuarı’nda su ürünleri ve hayvansal mamuller ürünlerini dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçıların beğenisine sundu.

Gıda sektöründe dünyanın en büyük buluşmasına ev sahipliği yapan Anuga Fuarı’na Türkiye’den 290 firmanın katılım sağladığı bilgisini paylaşan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ANUGA Fuarı’nda Türkiye’nin İtalya, İspanya’nın ardından uluslararası katılımda üçüncü sırada yer aldığını dile getirdi.

Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde ihracatını yüzde 38’lik artışla 1 milyar 731 milyon dolardan, 2 milyar 382 milyon dolara taşıdığına işaret eden Kızıltan, “Su ürünlerinden, kanatlı eti ve yumurtaya, baldan süt ürünlerine insanlığın üç öğün beslenme ihtiyacına cevap veren bir ürün gamına sahibiz. Salgın döneminde sağlıklı gıda tüketim talebindeki artış ihracat rakamlarımıza olumlu yansıdı. Fiziki fuarlar ve sektörel ticaret heyetleri yapamamış olmamıza rağmen, başarılı bir dönem geçiriyoruz. Yıllık ihracatımız ilk kez 3 milyar doları aştı. 2023 yılı için ortaya koyduğumuz 3,5 milyar dolar ihracat hedefine daha önce ulaşmak için tanıtım çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Son 1 yıllık süreçte ihracatını yüzde 31’lik artışla 932 milyon dolardan 1 milyar 226 milyon dolara taşıyan, Ege Bölgesi’nde gıda ihracatında lider birlik konumuna yükselen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Köln’de gerçekleşen Anuga Fuarı’na katılım sağladı.

Meyve suyu ihracatının lideri elma suyu

Meyve suyu ihracatının lideri elma suyu

Türkiye’nin meyve suyu ihracatı 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde yüzde 20’lik artışla 223 milyon dolardan 268 milyon dolara yükseldi. Türk meyve suyu sektörünün ihracatından en büyük payı ise; 138,5 milyon dolarla elma suyu ihracatı aldı.

Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, 2020 yılının 9 aylık döneminde 1 milyar 470 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatı yaparken, meyve suyu meyve sebze mamulleri ihracatının lideri oldu.

Türkiye’de meyve suyu sektörünün büyük bir gelişim gösterdiğini, meyvelerin katma değere dönüşmesine katkı sağladığını dile getiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, meyve suyu ihracatının son 5 yıldır sürekli artarak 2016 yılındaki 182 milyon dolar seviyesinden, 2020 yılı sonunda 323 milyon dolara geldiğini belirtti.

Meyve suyu ihracatındaki artışın 2021 yılında da sürdüğüne işaret eden Uçak, “Türk meyve suyu sektörü 2021 yılının son çeyreğinde göstereceği performansla 2021 yılı sonunda 400 milyon dolar ihracat rakamına ulaşabilecek güçte. 2022 yılında 500 milyon dolarlık meyve suyu ihracatı gerçekleştirebiliriz” diye konuştu.

Türkiye’nin yıllık 4,3 milyon ton elma üretimiyle elma üretiminde dünyada ilk üç ülke arasında yer aldığının altını çizen Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin elma üretiminin katma değere dönüşmesi adına ihracatçılarımız yoğun çaba gösteriyorlar. 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde; elma suyu ihracatımız yüzde 60’lık artışla 86 milyon dolardan 139 milyon dolara çıktı. Vişne, şeftali, kayısı suyu ihracatımız 103 milyon dolara ulaşırken, portakal suyu ihracatı 4 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Üzüm suyu, domates suyu, armut suyu, limon suyu, kiraz suyu, ananas suyu, greyfurt suyu ihraç edilen diğer meyve suları oldu.”

Meyve suyu ihracatında ABD zirvede

2021 yılında Türkiye’nin meyve suyu ihraç ettiği ülke sayısı 150’ye ulaşırken, Amerika Birleşik Devletleri 90 milyon dolarlık taleple zirvede yer aldı. Hollanda, Türkiye’den 30 milyon dolarlık meyve suyu isteğinde bulunurken, listenin üçüncü sırasında 12 milyon dolarlık meyve suyu talebiyle İtalya yer aldı.

Porland’ın en özel tasarımlarıyla Host Milano 2021 Fuarı’na katılıyor

Porland’ın en özel tasarımlarıyla Host Milano 2021 Fuarı’na katılıyor

Türkiye’nin öncü porselen üreticilerinden Porland, endüstriyel mutfak sektörünün Avrupa’daki en büyük fuarı Host Milano 2021 Fuarı’na katılacak.

22 – 26 Ekim 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek fuarda, mutfak ekipman, masaüstü, cafe, restoran ve gıda sektörlerinden birçok profesyonel ile buluşacak.

İnovatif yaklaşımları ile ürettiği, çevreye duyarlı 20 bini aşkın tasarım çeşidiyle dört kıtada 30’dan fazla ülkeyi porselenle buluşturuyor.

 “Tarih etiketlemesi” ne dikkat ederek gıda israfının yüzde 10’unu önle!

 “Tarih etiketlemesi” ne dikkat ederek gıda israfının yüzde 10’unu önle!

Avrupa ülkelerinde her yıl ortaya çıkan 88 milyon ton gıda atığının yüzde 10’unun ‘son tüketim tarihi’ etiketiyle bağlantılı olduğu tahmin ediliyor. Avrupa Gıda Konseyi EUFIC’in 29 Eylül Dünya Gıda İsrafı Günü’ne dikkat çekmek amacıyla paylaştığı verilere göre; okunmayan yazılar veya verilen son kullanma tarihlerinin yanlış yorumlanması gıda israfına yol açıyor. Türkiye’de de Sabri Ülker Vakfı’nın üyesi olduğu kuruluş; etiketlerin daha iyi anlaşılması ile bu yiyeceklerin gereksiz yere atılmasının önlenebileceğini belirtiyor.

Tavsiye edilen tüketim tarihi ve son tüketim tarihi etiketleri, Avrupa’da ve ülkemizde en yaygın kullanılan gıda tarihi etiketleme türleridir. Tavsiye edilen tüketim tarihi gıdanın kalitesiyle, son tüketim tarihi ise güvenlikle ilgilidir. Son tüketim tarihi geçmiş gıdaların yenmemesi gerekir, ancak, tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş gıdalar, kokusu ve tadı düzgün ise tüketilebilir. Tarih etiketleme türlerini anlayarak ve bunlara dikkat ederek, gıda zehirlenmesini önleyebilir ve gıda israfımızı azaltırken aynı zamanda paradan da tasarruf edebiliriz.

Etiket bilgilerini doğru okumak önemli

Avrupa ülkelerinde her yıl ortaya çıkan 88 milyon ton gıda atığının %10’unun bir şekilde tarih etiketlemesiyle bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir. Örneğin; ürünlerin üzerine konulan etiketteki yazılara dikkate dilmiyor veya verilen son tüketim tarihi yanlış yorumlanıyor. Oysa etiketlerin anlamının daha iyi anlaşılması ile bu yiyeceklerin gereksiz yere atılması önlenebiliyor.

Görüntüsü ve kokusu güzel olsa bile yemeyin

Son tüketim tarihi çok çabuk bozulabilen ve insanları çabuk hasta etme riski oluşturması muhtemel gıdalar için kullanılır. Buna taze et, balık, süt ürünleri, meyve suları ve diğer soğutulmuş tüketime hazır ürünler dahildir. Son tüketim tarihi geçen yiyeceklerin yenmesi güvenli değildir. Yiyecekler güzel görünse ve koksa bile, sizi hasta edebileceğinden belirtilen günden sonra yenilmemelidir. Saklama talimatlarına uymak yiyecekleri tarif edildiği gibi hazırlamak ve son tüketim tarihinden önce yemek önemlidir. Zamanla, yiyecekler depolandıkça mikrop sayısı artar ve sonunda sizi hasta edebilecek seviyelere ulaşabilir. Soğuk havalarda bu işlem daha yavaştır, bu nedenle taze et, balık veya süt ürünleri gibi gıdaların bozulmaması için buzdolabında saklanmaları gerekir. Çok çabuk bozulabilen gıdaların raf ömrü, son tüketim tarihi geçmeden dondurulursa, belirtilen tarihten sonrasına uzatılabilir. O günden önce yiyemeyeceğinizi düşünüyorsanız, ürünü daha sonra kullanmak üzere dondurabilirsiniz.

Son tüketim tarihi yazılan günü de kapsıyor mu?

Evet, gıda son tüketim tarihi geçmeden yenebilir. Bazı ambalajlarda “açıldıktan sonra üç gün içinde tüketin” gibi talimatlar yer alabilir. Bu durumda ürün açıldıktan sonra üç gün içinde tüketilmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, açılmadığı taktirde gıda son tüketim tarihine kadar yenilebilir.

Tavsiye edilen tüketim tarihi nedir?

Tavsiye edilen tüketim tarihi, soğutulmuş, dondurulmuş, kurutulmuş, konserve veya diğer birçok gıdada görülür. Buna makarna, pirinç ve diğer tahıllar, kuru bakliyatlar, konserve meyve ve sebzeler, bitkisel yağlar, çikolata ve daha pek çok ürün dahildir. Örneğin; Türkiye’ de, yumurtalar, yumurtlama tarihinden itibaren 28 gün olacak şekilde son tüketim tarihi ile etiketlenir.

Tavsiye edilen tüketim tarihi geçen yiyecekler yenilebilir mi?

Bu tarihten sonra ürünü tüketmek normalde güvenilirdir, ancak tadı, dokusu veya kokusu en iyi düzeyde olmayabilir. Gıdanın görünüşü, kokusu ve tadı güzelse, ambalajı da sağlamsa, tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş olsa bile ürünü tüketmek büyük olasılıkla güvenli olacaktır. Bazen gıdanın kalitesini korumak için, ambalajın üzerinde en iyi şekilde nasıl saklanacağına veya açıldıktan sonra ürünün nasıl saklanacağına dair tavsiyeler de yer alır. Yiyecekleri mümkün olduğunca uzun süre iyi tutmak için bunlara uyulmalıdır.

Tavsiye edilen tüketim tarihini dolduran ürün kaç gün içerisinde yenebilir?

Tavsiye edilen tüketim tarihi geçtikten sonra gıdayı ne kadar sürede tüketebileceğiniz, gıdaya bağlıdır. Hala iyi görünüp görünmediğini, koktuğunu ve tadının güzel olup olmadığını kontrol etmek için her zaman duyularınızı kullanın.

Satış ve raftan kaldırma tarihleri nedir?

Diğer tarih etiketleri bazen gıda ambalajlarında ya da ürüne ait raf fiyat etiketlerinde görülebilir, örneğin; “satış tarihi” veya “raftan kaldırma tarihi” gibi. Bu etiketler, gıda satın alırken özel bir dikkat göstermemizi gerektirmez. Ancak, perakendecilerin stoklarını kontrol etmelerine yardımcı olabilir. Anlaşılması ve aranması gereken en önemli etiketler, tavsiye edilen tüketim tarihi ve son tüketim tarihleridir.

Gıda atıklarını önlemek amacıyla tavsiye edilen tüketim tarihini ve son kullanma tarihini en iyi şekilde anlamak için ipuçları

Eğer bir ürünün son kullanma tarihinin yakınlaştığını görürseniz, israf etmemek için aşağıdaki adımlara dikkat ederek muhafaza etmeye çalışın;

  • Son kullanma tarihi ile etiketlenmiş bir ürün mü? Bu durumda:
    • Gıdaları uygun saklama ve hijyenik koşullarda sakladığınız sürece, son kullanım gününe kadar güvenle yiyebilirsiniz
    • Yiyecekleri satın aldıktan kısa bir süre sonra yiyeceğinizi biliyorsanız, son kullanma tarihine en yakın olanı seçin ve son kullanma süresi daha uzun olan ürünleri, ihtiyacı olabilecek başka birine bırakın.
    • Son kullanma tarihi olan gıdaların ömürlerini son kullanma tarihinden sonrasına uzatmak için bu gıdalar dondurulabilir.
  • Tavsiye edilen tüketim tarihi ile etiketlenmiş bir ürün mü? Bu durumda:
    • Duyularınızı kullanarak ürünü tüketip tüketemeyeceğinize karar verebilirsiniz. Görüntüsü, kokusu ve tadında sorun olmayan yiyecekler genellikle tavsiye edilen tüketim tarihinin sona ermesinden sonra da yemek için iyi ve güvenlidir.
    • Gıda gevrekliğini ve sertliğini kaybetmişse, başka bir amaca uygun hale getirilebilir veya başka bir şekilde kullanılabilir mi diye değerlendirilebilir.

 

Starbucks sürdürülebilirlik vizyonunu yeni ürünleriyle genişletti

Starbucks sürdürülebilirlik vizyonunu yeni ürünleriyle genişletti

Starbucks Türkiye, sürdürülebilirlik vizyonuna uygun olarak tek kullanımlık Starbucks bardaklarından geri dönüştürülerek elde edilen bardaklarını misafirlerinin beğenisine sunuyor.

Ürünlerinde yüksek kaliteyle birlikte sürdürülebilirliğe, etik standartlara ve hayvanlara kötü muamele yapılmadan elde edilmiş malzeme kullanımına odaklanan Starbucks; sektörü dönüştürecek girişimlere imza atmaya devam ediyor ve yeniden kullanılabilir bardak serisini de genişletiyor.

Starbucks, her yıl mağazalarından milyonlarca kullanılmış kâğıt bardak topluyor. Bu bardakların büyük bir bölümü, önce endüstriyel olarak temizleniyor ve eski kâğıt bardaklar daha sağlam, yeniden kullanılabilir bir bardak haline getirmek için güzelce parçalanıyor. Geri dönüştürülmüş bardaklar, bardakların dış katmanında kullanılmak üzere güçlü bir reçine oluşturabilmek için geri dönüştürülmüş bir plastikle karıştırılıyor. Kalıplar kullanılarak tamamen geri dönüştürülmüş malzeme tekrar bardak formuna dönüştürülüyor.

114 ülkeye kuru incir ihraç ettik

114 ülkeye kuru incir ihraç ettik

Türkiye, tüm semavi dinlerde kutsal meyve olarak kabul edilen, noel sofralarının vazgeçilmezi kuru incirde başarılı bir ihracat sezonunu geride bıraktı. Türkiye, 2020/21 sezonunda 72 bin 145 ton kuru incir ihraç ederken 256 milyon 915 bin dolarlık döviz geliri elde etti.

Kuru incir ton başına 110 dolar değer kazandı

Dünya kuru incir ihracatının yüzde 60’ını tek başına gerçekleştiren Türkiye’nin 2019-20 sezonundaki kuru incir ihracatı 69 bin 786 ton karşılığı 241 milyon 857 bin dolar olmuştu. Kuru incir ihracatı miktar bazında yüzde 3 artarken, döviz gelirindeki artış yüzde 6’ya ulaştı. Kuru incirin ihraç fiyatı ton başına 110 dolar değerlendi.

En başarılı ikinci sezon yaşandı

Kuru inciri Türkiye’nin prestij ürünlerinden biri olarak tanımlayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, ihracata bağımlı bir ürün olan kuru incir hak ettiği değerden ihraç edilmesi için Türk ihracatçıları olarak büyük bir çaba içinde olduklarını, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olmanın huzuruyla 2020/21 sezonunu geride bıraktıklarını, 2014 yılında yakalanan 76 bin 901 ton’luk ihracat seviyesinden sonra en başarılı ikinci sezona imza attıklarını dile getirdi.

Kuru incir ihracatında zirvenin yeni sahibi ABD

2020/21 sezonunda 85 bin ton olan rekoltenin yüzde 85’ini ihraç ettikleri bilgisini veren Celep, “Türk incirini 114 ülke insanına ulaştırdık. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin daha fazla tüketilmesi amacıyla, Türk gıda ürünlerini tanıttığımız TURQUALITY Projesi yürütüyoruz. Bu sezon ABD’ye kuru incir ihracatımız yüzde 14’lük artışla 33 milyon dolardan, 38 milyon dolara yükseldi. ABD en çok kuru incir ihraç ettiğimiz ülkeler sıralamasında üçüncülükten birinciliğe yükseldi. Önümüzdeki yıllarda ABD’ye kuru incir ihracatında 50 milyon doları geçmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

TURQUALITY Projelerinin meyveleri toplanıyor

2016-2020 yılları arasında Japonya, Güney Kore ve Çin’i kapsayan bir TURQUALİTY Projesi yürüttüklerini hatırlatan Celep sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuru incir ihracatında hedef pazarlarımızın başında dünya nüfusunun yüzde 40’ını barındıran ve yeni lezzetleri tatmaya istekli Uzakdoğu geliyor. 2020/21 sezonunda Japonya’ya yaptığımız kuru incir ihracatı yüzde 22’lik artışla 7,4 milyon dolardan 9,1 milyon dolara, Çin’e yaptığımız kuru incir ihracatı yüzde 10’luk artışla 5,8 milyon dolardan 6,4 milyon dolara, Güney Kore’ye yaptığımız kuru incir ihracatı da yüzde 27’lik artışla 1,8 milyon dolardan 2,4 milyon dolara çıktı. Uzakdoğu’da kuru incirimizin daha fazla tüketilmesi için tanıtım çalışmalarımıza bundan sonraki süreçte devam edeceğiz.”

Avrupa pazarı gücünü koruyor

Türk kuru incirinin geleneksel ihraç pazarının Avrupa olduğunu hatırlatan Başkan Celep, 2019/20 sezonunda AB ülkelerine 109 milyon dolar olan kuru incir ihracatımızın 2020/21 sezonunda 115 milyon dolara yükseldiğini, AB’nin kuru incir ihracatımızda yüzde 45 pay aldığını Almanya’nın 37 milyon dolarlık taleple ilk sırada olduğunu, Fransa’ya 35 milyon dolarlık, İtalya’ya ise; 11 milyon dolarlık kuru incir ihraç ettiğimizi dile getirdi.

2021/22 sezonunda hedef 65 bin ton ihracat

Kuru incirde 2021/22 sezonunda rekoltede yüzde 12’lik düşüş beklediklerini vurgulayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, yeni sezonda 65 bin ton kuru incir ihracatı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Öğrenciler kampüste topraksız tarıma başladı

Öğrenciler kampüste topraksız tarıma başladı

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Programı öğrencileri ve akademisyenleri sürdürülebilir tarım düşüncesinden yola çıkarak kampüste yer alan binanın terasında uygulamaya koydukları topraksız tarım kapsamında, mevsimine uygun sebze ve bitkileri yetiştirmeye başladı.

Öğrenciler, topraksız tarım sahasında yetiştirdikleri ürünleri, bölümlerinin mutfağında hazırlayacakları yiyeceklerde kullanacak.

Bahçeşehir Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü öğrencileri ve akademisyenleri sürdürülebilir tarım düşüncesinden yola çıkarak kampüste yer alan binanın terasında uygulamaya koydukları topraksız tarım kapsamında, mevsimine uygun sebze ve bitkiler yetiştiriyor.

Yemek atıklarının gübre olarak kullanıldığı ve “topraktan mutfağa, mutfaktan doğaya” bilinciyle hareket edilen proje kapsamında oluşturulan BAU Tarım Bahçesi’nin açılışına BAU Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel, akademisyenler, öğrenciler ve tarım gönüllüleri katıldı.

Kuruyemiş kabuğundan raflar

Kuruyemiş kabuğundan raflar

Migros Up ve OTTAN Studio iş birliğinde, mağazada satılan ceviz ve fındıkların kabuklarından ileri dönüşüm tekniğiyle üretilen raflar, Migros’un MLife markalı ürünlerinin reyonlarında kullanıldı.

Satışa sunulurken kullanılmayan organik ürün atıkları ileri dönüşümle yeniden hammadde olarak reyona dönüştürüldü. Böylece ürün atıkları bir değer olarak ekonomiye katkı, doğa için de kazanım sağlıyor.

Raflarındaki tüm yumurtalar %100 kafessiz olacak

Raflarındaki tüm yumurtalar %100 kafessiz olacak

Metro Türkiye, hayvan refahı yaklaşımı doğrultusunda standartların ötesinde uygulamalar geliştirmeye devam ediyor. Metro Chef markalı kafessiz tavuk yumurtası ürünlerini ilk kez 2019 yılında raflarında satışa sunan Metro Türkiye, kafessiz sisteme geçiş için yeni hedeflerini de “Dünya Yumurta Günü” kapsamında paylaştı. Buna göre şirket, 2023 yılı sonuna kadar Metro Chef markalı yumurtalarının, 2025 yılı itibarıyla da raflarındaki tüm yumurtaların %100 kafessiz olmasını taahhüt ediyor. Metro Türkiye, ülkemizde bu taahhütte bulunan ilk ve tek perakende şirketi olmasıyla da öne çıkıyor.

#metroturkiye #metrochef #kafessizyumurta #yumurta #dunyayumurtagunu