Besler 59 yeni proje hayata geçirildi

Besler 59 yeni proje hayata geçirildi

Besler’in Ar-Ge merkezi, 2020 yılında geliştirdiği 59 farklı proje ve inovasyon yatırımlarıyla yağ ve gıda sektörüne yenilikçi çözümler sunuyor.

. Besler, 2016 yılında T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Merkezi sertifikasını alan Besler Ar-Ge Merkezi’nde; kamu ve özel sektör paydaşlarıyla eşgüdümlü yürüttüğü inovasyon projeleriyle sadece yağ sektörünün değil, gıda sektörünün de geleceğine yön veren çalışmalara imza atıyor.

Gıda sektöründe ilklere imza atıyor

Gıda sektöründe bugüne dek kendi alanında ilk olan birçok yenilik, Besler Ar-Ge Merkezi’ndeki çalışmalarla hayata geçerek tüketicilerin beğenisine sunuldu. Tüketicilere kullanım kolaylığı ve lezzeti bir arada sunmak üzere geliştirilen ürünler arasında; eşsiz tereyağı lezzeti ile tercih edilen Teremyağ, kaymak ile yağı buluşturan Teremyağ Gurme Kaymaklı, pazardaki tek sıvı margarin Teremyağ ve bitkisel yağ ile tereyağı lezzetini bir araya getiren Luna Tereyağlı, Besler Ar-Ge Merkezi’nin son dönemdeki inovatif ürünlerinin başında geliyor.

Besler Ar-Ge Merkezi; ithal edilen katma değerli ürünlere de odaklanarak kakao yağı eşdeğeri (CBE, CBI) ürünler, çikolata ve kaplama yağları, özel dolgu krema yağları, trans yağ içermeyen yüksek kalite CBR yağı (Cocoa Butter Replacer) ürünleriyle endüstriyel kategoride de pek çok yeniliği hayata geçiriyor. Besler, ileri teknolojisi ve özel geliştirilmiş ürün reçeteleri sayesinde sektörde tüm ürün portföyü trans yağ içermeyen ilk firma olarak da yer alıyor.

Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor 

İnovasyonla teknolojiyi birleştirerek Türkiye’nin ihtiyacı olan her türlü yağı üretmek için çalışmalar yapan Besler Ar-Ge Merkezi, bu sayede yerli üretimi mümkün kılarak ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Ar-Ge merkezinin büyük desteği ve geniş portföyüyle Besler Gıda, margarin kategorisinde Türkiye’ye önemli bir ihracat değeri kazandırıyor. Margarinde 6 kıtada 50’yi aşkın ülkeye ihracat yapan Besler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye margarin ihracatında yüzde 40’lık payıyla liderliğini devam ettiriyor.

2020’de 59 proje hayata geçti

2020 yılında Besler Ar-Ge Merkezi’nde, kaynak kullanımını azaltmaya odaklanarak sürdürülebilir üretim hedefleyen 59 proje hayata geçirildi. Besler’in kendi kaynaklarıyla yaptığı çalışmaların yanı sıra, TÜBİTAK-TEYDEB ve Tarım Bakanlığı tarafından destekli, 1’i Avrupa Birliği olmak üzere toplam 7 proje de bulunuyor. Bu projelerden 6’sı başarıyla tamamlandı, 1 projenin ise çalışmaları devam ediyor.

Teknolojik altyapısı, nitelikli ekibi ve üstün hizmet kapasitesiyle kendi alanında Türkiye’nin en büyüğü olan Besler Ar-Ge Merkezi, EDT kanalında müşterilerine proje bazlı ürünler geliştirirken aynı zamanda sektörün köklü firması Marsa’nın ürün geliştirme süreçlerine de hizmet veriyor.

Müşterilerine hızlı ve yerinde çözümler sağlayan Besler Ar-Ge Merkezi, bünyesindeki uygulama laboratuvarlarıyla çikolatalı ürünler, dolgu kremalar, kaplamalı ve kalıplı ürünler üzerine atölye çalışmaları gibi imkanlar sunuyor, Merkez’de aynı zamanda ustalarla pastacılık-fırıncılık ürünleri üzerine performans çalışmaları da gerçekleştiriliyor.

Şükrü Çin: “Sektörün nitelikli yağ ihtiyacını uygun fiyatlarla karşılıyoruz”

Salgınla birlikte neredeyse tüm ülkelerin gıdada kendine yetecek ürün ya da ara ürün ihtiyacını karşılamaya yönelik yatırımlar yaptığını belirten Kerevitaş Yağ İş Birimi CEO’su Şükrü Çin, Besler Ar-Ge Merkezi’nin ekonomiye katkısını vurgulayarak, “Yıllardır sektöre katma değerli ürünler sunmak için çalışmalar yapıyoruz. Ülkemiz bölgenin en önemli gıda üretim merkezi konumunda bulunuyor. Yağ ise neredeyse her türlü gıda üretiminin en önemli bileşenlerinden biri ve tüm gıda üretim süreçleri yağa ihtiyaç duyuyor. İşlenmiş ve özellikli hale getirilmiş yağ üretiminde Besler endüstriye ve ekonomiye büyük katma değer yaratmaya devam ediyor” diye konuştu. Yapılan Ar-Ge çalışmalarının, Türk şirketlerini ihracatta daha rekabetçi hale getireceğinin altını çizen Şükrü Çin, “Bu alanda yaptığımız yatırımlarla

Hayata dair motivasyonu artıracak 5 öneri

Hayata dair motivasyonu artıracak 5 öneri

Hayatımızda motivasyon olmadan, başarı ve mutluluk için çabalamak ve içsel mutluluk elde etmek oldukça zordur. Yapılan araştırmalara göre motivasyon, hem iş hem de özel hayata dair amaçları doğrudan etkilemekte, hayata bağlı kalmayı ve yeni amaçlar edinmeyi sağlamaktadır.

Daima bir amaç ile hareket edin

Bir şeyi neden yaptığınızı ve ulaşacağınız amacın ne olduğuna bilmiyorsanız, enerjinizi ve zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. Hatta çevrenizdekilerin ve gerçekleştirdiğiniz eylem içinde yer alan kişilerin de zamanlarının ve enerjilerinin boşa harcanmasına neden olma ihtimaliniz de yüksektir. Yapılacak eylemi gözden geçirerek başlamak ve bir amaç ile hareket etmek ise, atılan her adımı anlamlı kılar. Her eylemin bir amacının olması, yaşam hedeflerinize kolayca yönelmenizi sağlar.

Mükemmel anı beklemeyin

Harekete geçmek için her şeyin mükemmel olması beklemek en önemli yanılgılardan biridir. Gerçek başarı, elde ettiğimiz şeylerden değil, onları başarmaya çalışırken gösterdiğiniz çabalardan gelir. Hayatımızda mükemmel olan tek şey, harekete geçmekte tamamen özgür olmamızdır.

Olumsuz düşünceleri bir kenara bırakın

Olumlu düşünceler, olumlu eylemlere yol açar ve elinizden gelenin en iyisini yapmanıza yardımcı olur. Olumsuzlukların geçici olduğunu ve diğer tüm insanların da sizin gibi günlük hayat içinde çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını unutmayın ve yaşadığınız sorunların sadece size özgü olmadığının farkında olun.

Çevrenizdekilerin davranışlarınızı doğrudan etkilediğini unutmayın

Çok sayıda bilimsel araştırma, çevremizdeki insanların davranışlarımızı doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır. Çevrenizdeki insanlar, neyi “normal” olarak kabul ettiğinizi tanımlarlar ve böylece sizi ya kendi seviyelerine yükseltirler ya da düşürürler. Dolayısıyla çevrenizdekilerin, sizin gibi bir amaç ekseninde hareket eden, başarı ve mutluluk için attığınız adımları yargılamayan ve dolayısıyla da motivasyonunuzu olumsuz etkilemeyen kişilerden oluşmasına çaba gösterin.

Yeni şeyler öğrenmeyi asla bırakmayın

Yeni şeyler öğrenmek hem hayata bağlı kalmanızı hem de yeni amaçlar edinmenizi sağlar. Edineceğiniz bu yeni amaçlar ise hayata dair motivasyonunuzu yüksek tutar. Bu nedenle hangi yaşta olursanız olun, asla yeni şeyler öğrenmekten kaçınmayın ve yeni bir şeyler öğrenmeyi yarına bırakmayın.

Generali Sigorta

İngiltere’nin kahve zinciri Costa Coffee Boyner ile Türkiye’de!

İngiltere’nin kahve zinciri Costa Coffee Boyner ile Türkiye’de!

Kısa bir süre önce Cadde’de teknoloji, sanat, sürdürülebilirlik, spor ve deneyimi bir araya getirdiği yeni mağazası Boyner Cadde’yi hayata geçiren Boyner, şimdi de global kahve zinciri Costa Coffee’yi Türkiye’ye getireceğini duyurdu.

Boyner, Costa Coffee zincirinin ilkini Boyner Cadde’de Kasım ayı sonunda kahve severlerle buluşturacak. 2022 yılında İstanbul’da, takip eden yıllarda diğer şehirlere yayılarak büyüyecek olan Costa Coffee, Türkiye kahve sektöründe enfes aroması ve özel kahveleri ile kendine has bir hayran kitlesi yaratacak.

Üniversitelilerin en önemli kaygısı ekonomi

Üniversitelilerin en önemli kaygısı ekonomi

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 75. dönem verileriyle; üniversiteli gençler için en önemli sorunun  ne olduğu, 2021/ 2022 de eğitimlerini yüz yüze almak isteyenler/istemeyenler, Toplumun geneline göre izlenildiğinde olumlu/ olumsuz duygu yoğunluk sıralamaları, korona salgınının sona erme süresi gibi konularda ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

ÜNİVERSİTELİ GENÇLER İÇİN DE EKONOMİ TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ SORUNU.

Üniversite gençleri için de; Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi…  Ama bu kitle ekonomiyi toplumun geneline göre daha önemli bir sorun olarak belirtiyor. Diğer taraftan Koronavirüs Salgını bu kitle nezdinde çok önemli bir sorun olarak ifade edilmiyor. Toplumun genelinde Koronavirüs Salgını %24 ile en önemli sorun olarak ikinci sırada görülürken, Üniversite gençlerinin sadece %4’ü salgını işaret ediyor. Bu gençler için eğitim %12 ile daha önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.  Ipsos Türkiye

ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİNİN %86’SI 2021-2022 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA EĞİTİMLERİNİ YÜZYÜZE ALMAK İSTİYOR. 

Bir buçuk senedir eğitimlerine uzaktan devam eden üniversite öğrencilerinin çoğunluğu bu sene eğitimlerini yüz yüze almak istiyor. Eğitimlerini online olarak uzaktan devam ettirmek isteyenlerin oranı sadece %6. Her 10 öğrenciden 1 ‘i ise eğitimlerini online mı yoksa yüz yüze mi alacağı konusunda daha karar vermemiş durumda.

Ipsos Türkiye

HER 10 ÜNİVERSİTELİ GENCİN 6’SI SALGININ KİŞİSEL EKONOMİLERİ ÜZERİNDE CİDDİ TEHLİKE OLUŞTURDUĞU GÖRÜŞÜNDE.

Hem toplumun hem de gençlerin %80’e yakını Koronavirüs salgının kendi kişisel ekonomileri için tehlike oluşturduğu konusunda hemfikirler. Ancak salgının ekonomi üzerinde ciddi tehlike oluşturduğu konusunda gençler daha olumsuz. Toplumun geneli için salgının ciddi bir tehlike oluşturduğu görüşü %52 iken bu oran gençler nezdinde 11 puan daha yüksek (%63)

Ipsos Türkiye

ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİNİN AŞILANMA ORANI OLDUKÇA YÜKSEK. Genel toplum ile kıyaslandığında gençlerdeki aşılanma oranının daha yüksek olduğu görülüyor. Üniversite gençleri nezdinde en az tek doz aşı olanların oranı %91 iken toplumun genelinde tek doz aşısını olanların oranı %83. Gençlerin %72’si 2. doz aşısını da olmuş.   Aşısını olmayan kitlenin oranı %9 ama bu gençlerin de 1/4’ü aşısını olma niyetinde. Aşı olmayacağını söyleyen gençlerin toplam içindeki oranı sadece %3.

Ipsos Türkiye

GÜN İÇİNDE HİSSEDİLEN DUYGULARIN SIRALAMASI GENEL TOPLUMDAN FARKLILAŞMASA DA ÜNİVERSİTE GENÇLERİNİN HİSSETTİKLERİ OLUMSUZ DUYGULAR ÇOK DAHA YOĞUN.

Gerek toplumun gerekse de gençlerin bu dönemde hissettikleri ilk 5 duygu benzer.  Yorgunluk en baskın duygu. Bıkkınlık, endişe ve kafa karışıklığı yorgunluğu takip eden diğer duygular. Ancak gençler toplumun geneline göre bu olumsuz duyguları daha yoğun hissediyor.

Ipsos Türkiye

 KORONAVİRÜS SALGININ SÜRESİ KONUSUNDA DA GENÇLER DAHA PESİMİST.

Taşıdığı risk faktörleri itibariyle toplumu ve gündelik yaşama dair ciddi tehdit eden covid19’un; gündelik yaşamdaki yansımalarına bakıldığında hem ortaya çıkan hem de çıkması muhtemel durumlarla karşılaşılmaktadır… Toplumsal yaşam üzerinde tüm dünyada büyük etkiler bırakan COVID-19 salgını hakkında ülkemizdeki her 10 gençten 8’i salgının 2021 senesinden daha ileri bir tarihte biteceğini düşünüyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Üniversitelerin açılma tarihleri yaklaşıyor. Bir başka büyük kitle daha yeniden yüz yüze bir araya gelecek. Evet Covid-19 salgının gölgesi hala hayatlarımıza düşmeye devam ediyor, vaka ve kayıp sayıları bir türlü düşme eğilimine girmiyor. Ancak gençler, kampüslerde üniversite havasını solumak istiyorlar. Bunu her on üniversite öğrencisinden dokuzunun en az bir doz, yedisinin ise iki doz aşısını da yaptırmış olmasından anlıyoruz. Bu önemli bir işaret.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik

Salgının hala can almaya devam ettiği bu dönemde bile toplum genelinde ülkenin en büyük sorunu olarak ekonomi görülüyor. Salgın ise 2. sırada. Üniversite öğrencileri açısından da en önemli sorun ekonomi, hatta onların ekonomiyi en önemli sorun olarak görme oranları toplum geneline kıyasla daha yüksek. Salgının kişisel ekonomileri üzerinde büyük tehdit oluşturduğunu belirtenlerin oranı da üniversiteliler arasında topluma nazaran daha yüksek.  Duygu durumu açısından üniversite öğrencilerini toplum geneli ile karşılaştırdığımızda olumsuz duyguların onların için daha baskın olduğunu tespit ettik. Üniversitelilerin yarısından daha fazlası yorgun, bıkkın ve endişeli hissediyor. Kafası karışmış, üzgün ve yalnız hissedenler de kayda değer oranda. Salgının bu yıl bitmeden kontrol altına alınabileceğine inananlar çok küçük bir grup, her on üniversite öğrencisinden sekizi bunun için daha ileri bir tarihi işaret ediyor. Özetle, duygusal olarak bu kadar yıpranmış olmalarına, ekonomik endişelerine, salgının gidişatına dair umutsuzluklarına rağmen aşılarını yaptırmışlar, okula dönmeye hazırlanıyorlar. Son olarak şunu ekleyerek bitireyim, üniversiteliler için salgın ülkenin en önemli 2. sorunu da değil, onlara göre ekonomiden sonra ülkemizin en önemli problemi eğitim!

BEE’O APIBEAUTY’den arı zehriyle yeni cilt bakımı

BEE’O APIBEAUTY’den arı zehriyle yeni cilt bakımı
Patentli özütleme yöntemi ve inovasyon projeleriyle 38 farklı ülkede ödüle layık görülen BEE’O arı zehri, arı sütü, ham bal ve saf Anadolu propolisini bir araya getirerek temiz içerikli kırışıklık karşıtı anti-aging cilt bakım serisini geliştirdi.

Feriye Palace’ta düzenlenen BEE’O APIBEAUTY lansmanında BEE’O Propolis Genel Müdürü Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı ve Dr. Ender Saraç; arı zehri mucizesini ve ciltteki yenileyici etkisini anlattı.

Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerleyen, Türkiye’nin ilk ve tek inovasyon ödüllü saf Anadolu propolisi markası BEE’O doğal ürünler serisine bir yenisini daha ekledi.
Düzenlenen toplantıda bir arının bir keşif turunda saatte 30 kilometreye çıkan maksimum hızıyla 100 milyon çiçeği ziyaret ettiğini, dünya nüfusunun yüzde 90’ını besleyen 100 ürünün arılar tarafından tozlaştırıldığını, Bilim insanı Einstein’ın dediği gibi arılar olmazsa hayat olmayacağını anlatan Aslı Elif Tanuğur Samancı şöyle konuştu: ‘’Arılarımıza, arıcılarımıza sahip çıkmalıyız. 35 binden fazla endemik bitkiye sahip bu topraklardan elde edilen arı ürünlerimiz, diğer tüm coğrafyalara göre en az 3,5 kat daha zengin biyolojik aktivite gösteriyor. Bu yüzden ülkemizdeki arı kovanlarında üretilen arı ürünleri çok kıymetli.” dedi. Samancı, yeni ürünlerin formülünde kullanılan arı zehri, arı sütü ve propolisin sözleşmeli modelle ülkemizdeki arıcılarımız tarafından üretildiğini belirtti.”
Aslı Elif Tanuğur Samancı, “BEE’O APIBEAUTY KIRIŞIKLIK KARŞITI ANTI-AGING yüz bakım kremi, göz çevresi ve yüz serumlarımızda doğal formüllerimizle arı zehrini bir araya getirdik. Sözleşmeli Arıcılık Modelimiz ile ürettiğimiz Saf Anadolu arı zehri, arı sütü, propolis, ham bal, değerli bitkisel yağlar ve vitaminler ile birleştirdiğimiz bu eşsiz temiz içerikli cilt bakım serisi, BEE’O Propolis AR-GE merkezi uzman kadrosunun 2 yıllık çalışmasının sonucudur. BEE’O APİBEAUTY KIRIŞIKLIK KARŞITI ANTI-AGING serisi, Yeditepe Üniversitesi AR&GE ve Analiz Merkezi’nde dermatoloji uzmanları tarafından 33-70 yaş aralığındaki sağlıklı gönüllüler ile test edildi. Test sonuçlarına göre bu doğal formüller cildinize ipeksi bir yumuşaklık kazandırırken, kırışıklıkların görünümünü azaltıp cilt elastikiyetini arttırıyor. Nemlendirici his ile daha parlak ve beslenmiş bir cilt görünümü sağlıyor.”dedi.

Karadağ heyeti Bodrum’u gezdi

Karadağ heyeti Bodrum’u gezdi

Montenegro (Karadağ) ’nun gözde turistik sahil kentlerinden olan Budva şehrinden gelen kültür ve turizm heyetini ünlü turizmci Azka Otel’in sahibi Bülent Kaya Bodrum’da otelinde ağırladı. Montenegro’da yatırımları bulunan Bülent Kaya iki şehir arasında çok ortak özellikleri bulunmasından dolayı Bodrum Belediyesi ile Budva Belediyesi arasında turizm elçiliği yaparak köprü oldu.

Budva Belediye Parlamento Başkanı Krsto Radovic, Budva Parlamento Meclis Üyesi Luka Lijesevic, Belediye Yönetim Kurulu Başkanı Miomir Pejovic, Nasional Turistik Organizasiyon  Danışmanı Alem Dedeic, Turistik Organizasyon Budva Müdürü Maja Lijesevic, Akademija Znanja Başkanı Aleksandar Franeta, Yatırım Danışmanı Nadja Lakovic’den oluşan heyetin Başkan Aras’ı ziyaretinde Başkan Yardımcıları Hüseyin Tutkun ile İlknur Ülküm Seferoğlu hazır bulundular.

İki turizm şehri arasında kurulacak dostluk köprüsünün öneminin konuşulduğu ziyarette; Bodrum’un ve Budva’nın turizm ve ekonomi yönünden potansiyellerine ve benzerliklerine vurgu yapıldı. Ziyaretin ardından toplu fotoğraf çektirildi. Bodrum Kaymakamı Bilgehan Bayar’ı da ziyaret eden heyet daha sonra Bodrum Kale’sini gezdi. 2 gün boyunca Bodrum’da bulunacak heyetin bir dizi ziyarette bulunacağı bildirildi.

İlk 1000 ihracatçının 157 tanesi Egeli

İlk 1000 ihracatçının 157 tanesi Egeli

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan 1000 ihracatçı listesinde Ege Bölgesi’nden 157 firma yer aldı. TİM İhracat Ödül Töreni’nde de 38 ödülün 11 tanesi Egeli firmaların oldu.

Ege Bölgesi, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2020 yılında da Marmara Bölgesi’nden sonra 1000 ihracatçı listesinde ikinci sıradaki yerini korudu. İzmir 80 firmayla İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer aldı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan açıklamaya göre Vestel Ticaret A.Ş. Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan firma olurken, Türkiye listesine dördüncü sıradan girdi.

PERGAMON STATUS DIŞ TİC.A.Ş. İzmir şampiyonu

İzmir’de üretim tesisleri bulunan TÜPRAŞ, HABAŞ, Star Rafineri listede üst basamaklarda yer bulurken, PERGAMON STATUS DIŞ TİC.A.Ş. İzmir merkezli firmalar arasında 698 milyon dolarlık ihracatla İzmir birincisi oldu. PERGAMON STATUS DIŞ TİC.A.Ş., Türkiye sıralamasındaki yerini de iki basamak yukarı taşıyarak 17. sıranın sahibi oldu.

BAŞAK METAL TİC.VE SAN.A.Ş. Denizli lideri

Denizli merkezli BAŞAK METAL TİC.VE SAN.A.Ş. 2020 yılında 389 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken Denizlili firmalar arasında birinci oldu. Başak Metal Türkiye listesindeki yerini de 38. sıradan 32. sıraya yükseltti.

Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracat şampiyonu KLC GIDA ÜRÜNLERİ İTH.İHR.VE TİC.A.Ş. 2020 yılında gerçekleştirdiği 199 milyon dolarlık ihracatla Muğla’nın da ihracat şampiyonu olarak kayıtlara geçti. KLC Gıda, Türkiye genelinde de 82. sıradan, 64. sıraya çıktı.

Aydın’da ihracat şampiyonu olan firma adının açıklanmasını istemezken, JANTSA JANT SANAYI VE TIC.A.Ş. 63 milyon dolarlık ihracatıyla öne çıktı.

Kütahya’da da ihracat şampiyonu gizemini korurken, NG KÜTAHYA SERAMİK PORSELEN TURİZM A.Ş. 49 milyon dolarlık ihracatla kente en çok katkı sağlayan ikinci firma oldu.

2020 yılında Türkiye’ye 56 milyon dolar döviz kazandıran BALTA ORIENT TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş. ilk 1000 ihracatçı listesinde Uşak’ı temsil etme başarısı gösterdi.

Balıkesir’den 6 firma ilk 1000 ihracatçı listesine girerken, BANVİT BANDIRMA VİTAMİNLİ YEM SAN. A. Ş. 84 milyon dolarlık ihracat performansıyla Balıkesirli firmaların lideri konumunda.

BATI ÇİM 592 basamak birden atladı

TİM 1000 ihracatçı listesinde en hızlı yükselen Egeli firma BATI ÇİM BATI ANADOLU ÇİMENTO SAN.A.Ş. oldu. 2019 yılında yaptığı 23 milyon dolarlık ihracatla 917. sırada yer alan firma, 2020 yılında ihracatını 54 milyon dolara taşıyınca 592 basamak birden atlayarak 325. sıraya tırmandı.

İzmir merkezli TUKAŞ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 2019 yılında 973. sıradayken, 2020 yılında 438 sıra yükselerek 535. basamağa çıktı. TUKAŞ, 2019 yılında 21,8 milyon dolar ihracat yapmışken, 2020 yılında yüzde 69’luk artışla 36,9 milyon dolara yükseldi.

Ege Bölgesi’nden en hızlı yükseliş gösteren üçüncü firma ise; EGE SERAMİK SAN.VE TİC.A.Ş. oldu. 2019 yılında 869. olan Ege Seramik, 2020 yılında 409 basamaklık artışla 460. sırannı yeni sahibi oldu. Firmanın ihracatı, 24 milyon dolardan 42 milyon dolara çıktı.

Egeli 9 firma, 11 ödül kazandı

Türkiye İhracatçılar Meclisi, 2020 yılı ihracat şampiyonlarına ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle verirken, 38 ödülün 11’i Egeli ihracatçılara gitti.

VESTEL ve TÜPRAŞ ikişer ödül kazandı

Vestel Ticaret A.Ş., genelde Türkiye 4.’sü, Elektrik-Elektronik Sektöründe ise birinci oldu. Vestel’in ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu aldı.

İhracatının önemli bölümünü İzmir Aliağa’daki rafinerisinden gerçekleştiren TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş. Türkiye genelinde 9.’luk, Kimya sektöründe 1.’lik mutluluğu yaşadı. Firmanın ödüllerini Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç’a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti.

Çelik sektöründe, İzmir Aliağa’da üretim yapan HABAŞ SINAİ VE TIBBİ GAZLAR İSTİHSAL ENDÜSTRİSİ A.Ş., İklimlendirme sektöründe BOSCH TERMOTEKNİK ISITMA VE KLİMA SAN. VE TİC. A.Ş., fındık sektöründe FERRERO FINDIK İTHALAT İHRACAT VE TİCARET A.Ş. şampiyonlar ligine isimlerini yazdırdı.

KLC Gıda Muğla’nın gururu oldu

Türkiye ihracat şampiyonları listesinin gediklisi KLC GIDA ÜRÜNLERİ İTH. VE TİC. A.Ş. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe geçen yıllarda olduğu gibi 2020 yılında da ihracat şampiyonluğunu kimseye bırakmadı. Tütün sektöründe BRİTİSH AMERİCAN TOBACCO TÜTÜN MAMULLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 2019 yılında olduğu gibi 2020 yılında da ihracatta ilk sıranın sahibi oldu. Yaş meyve sebze sektöründe UÇAK KARDEŞLER GIDA SER.ULUS.NAK.PLAS. SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. ihracat şampiyonluklarını dörtledi. 2017 yılında Türkiye şampiyonluğu mutluluğunu ilk kez yaşayan Uçak Kardeşler, 2018 ve 2019 yıllarından sonra 2020 yılında da ihracat şampiyonluğunu kazandı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyesi S.S. MARMARA ZEYTİN TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ, Zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat şampiyonu oldu.

Eskinazi: “İhracat şampiyonları listesindeki güçlü konumumuzu koruyoruz”

Ege Bölgesi’nin Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ilk 1000 ihracatçı listesinde güçlü konumunu koruduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Ege Bölgesi’nden yapılan aylık ihracatımız 2021 yılında 2,5 milyar dolar bandına oturdu. 2021 yılı sonunda 30 milyar dolar ihracat rakamına ulaşacağımıza inanıyoruz. İhracat şampiyonlarımız bu hedefe en büyük katkıyı sağlayacak” diye konuştu.

Pandeminin ticaretin seyrini olumsuz etkilediğini, ticaretin seyrinde henüz normalleşmenin sağlanamadığını dile getiren Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı: “Hammadde, navlun fiyatlarında anormal artışlar oldu. Fuarlar, seyahatler fiziki yapılamadı, son dönemde fiziki fuarlar ve seyahatler başlasa da, eski günlere dönmek zaman alacak. Bütün olumsuzluklara rağmen 2022 yılında 35 milyar dolar ihracat gerçekleştirmek için sürdürülebilirlik, inovasyon, Ar-Ge, Tasarım ve dijitalleşme öncelikli çalışma konularımız olacak. TİM 1000 İhracatçı Listesi’nde daha fazla firmamızla yer alma çabamız sürecek.”

Genç profesyoneller kariyerleri nasıl planlamalı?

Genç profesyoneller kariyerleri nasıl planlamalı?

Dijital dönüşüm, son yıllarda yaşanan çevresel değişimler, kuşakların tercihlerindeki farklılaşmalar ve tüketicilerin beklentilerindeki hızlı değişimler, iş dünyasının dinamiklerini de derinden etkiliyor. Yaşanan dijital dönüşümle ve pandemiyle birlikte yeniden şekillenen iş hayatına atılan genç profesyonellerin birçok zorlukla mücadele etmesi gerekiyor.

Kariyerinizde nereye ulaşmak istediğinizi ilk yıllarda belirleyin

İş dünyasına yeni adım atan gençler, daha önce herhangi bir tecrübeleri olmadığından kendilerini neyin mutlu edeceğini, hangi konularda daha yetenekli olduklarını anlamadan iş hayatına giriş yapabiliyor. Koşullar gereği doktor, avukat vb. çoğu meslek haricinde gençler hangi sektörde ve hangi işi yaparak mutlu olurum tercihini yapamıyorlar. Bu tercih genelde finansal bir karar ekseninde şekilleniyor. Unutmalıdır ki,  iş hayatında uzun ve mutlu yıllar geçirmek için yapılacak işin sevilmesi ve gerekli yetkinliklere sahip olunması oldukça önemlidir. Harika olur denilen işler bazen hayal kırıklığı yaratabilir, çok iyi yapılabileceği düşünülen işler ise sizi başarısız hissettirebilir. Bazen denemek ve risk almak gerekebilir. Gerekirse geç olmadan risk alarak ilk yıllarda kariyeriniz ve hedeflerinizle ilgili değişiklikler yapın, yoksa sonra geç olabilir.

Dijital dünyadaki varlığınıza yatırım yapın

İş dünyasının geleceği dijital yetkinlikler üzerine kuruluyor. Teknolojik gelişmeler ve dijital dönüşüm, iş dünyasında her geçen gün yeni ihtiyaçların doğmasını ve bu ihtiyaçlara yönelik hızlı çözüm önerileri geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Genç profesyonellerin dijital varlıklarını geliştirecekleri mecralarda yer almaları, bu mecralara dair yetkinliklerini geliştirmeleri ve dijital dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmeleri her zamankinden daha fazla geri dönüş alma imkanı sunuyor. Güncel kalarak, bu yetkinlikleri edinmek için sürekli dinamik olun.

Bakış açınızı genişletin, en iyisini yapmaya çalışın

İş hayatına başladığınız ilk yıllarda yaptığımız işlerin bir kısmı rutin, kendimizi geliştirmek için faydası olmayan işler gibi görünebilir. Ama yaptığınız işin şirkete katkısını bilerek çalışın. Kendinizi geliştirmek istiyorsanız ne yaparsanız yapın en iyisini yapmaya çalışın, kendinizi zorlayın. Bu işi yaparken neyi daha iyi yaparsam neyi değiştirirsem daha fazla değer yaratabilirim diye düşünerek yapın. Böyle yaptığınızda daha yorucu olabilir, daha uzun sürebilir ama kesin bilgi; başarıyı ve kişisel tatmini getirecektir.

Risk almaktan, hata yapmaktan çekinmeyin

Çünkü, hata yapmak öğrenmektir. Denemeden hata yapmadan öğrenmek, tecrübe edinmek mümkün değildir. Hem işlerinizi yaparken hem kendi kariyerinizle ilgili kararlarınızda risk alın, hata yapmaktan çekinmeyin. Risk almak sorumluluk almaktır ve sizi geliştirir. Unutulmamalıdır ki, konfor alanında kalmak ilerleme getirmeyebilir.

Bir STK’ye üye olun

Kendinize yatırım yaparken iş haricinde farklı konularda da kendinizi geliştirmeniz gerektiğini unutmayın. Kişisel gelişiminizi ne kadar tamamladıysanız kariyerinizde o kadar başarılı olacaksınız. Bir sivil toplum kuruluşuna aktif üye olarak tecrübenizi ve birçok kişisel özelliğinizi geliştirmeniz iş hayatı dışında da farkında birey olarak kendinizi geliştirmeniz mümkün. Sivil Toplum Kuruluşları (STK) toplum yararına olan çalışmaların el birliği ile yapılmasına olanak sağlamaktadır. Genç profesyonellerin çevre, kadın, sağlık, insan hakları veya tercih edilecek başka bir alana yönelik bir STK içinde yer almaları; dayanışma, farklı insanlarla iletişim kurma, yardım etme, paylaşma, empati geliştirme gibi kişiliği besleyen birçok unsuru gerçekleştirmelerine imkanı sunacaktır.

Zamanı ve stresi doğru yönetmeyi öğrenin

İş dünyasında başarılı bir birey olmak ve kariyer basamaklarını hızlı tırmanmak zamanı ve stresi iyi yönetmekten geçiyor. Genç profesyonellerin zaman ve stres yönetimine gereken önemi vermesi ve bu noktalara dair eksikliklerini gidermeleri başarılı bir iş hayatı yolunda büyük önem taşıyor. Zamanı yönetmek için alışkanlıklar geliştirin, planlı olun ve bu disiplini ilk yıllarınızdan itibaren bırakmayın. Stresi yönetmek için ise özel ve iş hayatı dengesini kurun.

Hayal etmeyi asla bırakmayın, vazgeçmeyin

İnsanoğlunun yeryüzünde yarattığı her şeyin hayal etmekle başladığı unutulmamalıdır. Günümüzde kullandığımız tüm cihazlar, yazılımlar, hayatı kolaylaştıran ürün ve hizmetlerin tümü bir hayalin gerçeğe dönüşmüş halleridir. Ve yine unutulmamalıdır ki, hayal etmeyi bırakmak aslında yaşamayı bırakmaktır. Asla hayallerinizden vazgeçmeyin.

Generali Sigorta

Çalışanların %62 her hafta PCR testi yapılsın istiyor

Çalışanların %62 her hafta PCR testi yapılsın istiyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 73. dönem verileriyle vatandaşların; çalışanların aşı olmamış kişilerin iş yerine girebilmesi için PCR testi yaptırmaları, bunun doğru bir karar olup, olmadığı, aşı olmamış kitlenin ne kadarı bu kararın doğru bulduğu, bu testin uygulanma periyodunun nasıl olması gerektiği, maliyetinin devlet / iş yeri tarafından karşılanması gerektiği, gibi konularda ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

ÇALIŞANLARIN %62’Sİ AŞI OLMAMIŞ KİŞİLERİN HAFTADA EN AZ 1 KEZ PCR TESTİ YAPTIRMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR.

Çalışanların  %23’ü haftada 2 kez, %27’si de haftada bir kez PCR testi yaptırması gerektiğini belirtirken, %12’lik bir kesim de haftada 3 kez yapılması görüşünde. Toplamda haftada 1 kez yaptırılması görüşünde olan çalışanların oranı %62. Bu oranlar toplumun genelinin verdiği cevaplarla çok benzer.     

 AŞI OLANLAR VE OLMAYANLARIN GÖRÜŞÜ OLDUKÇA FARKLI AMA YİNE DE AŞI OLMAYAN KESİMİN %27’Sİ DE BU KARARIN DOĞRU OLDUĞU DÜŞÜNCESİNDE

İşyerleri tarafından aşı olmamış kişilerden PCR testi istenmesi konusunda aşı olan ve olmayan kişilerin görüşleri birbirinin tam tersi. Aşı olan kişilerin ¾’ü bu kararı desteklerken, aşı olmamış kitlenin yarısı bu kararın yanlış olduğu görüşünde. Ama yine de aşı olmamış kitlenin %27’si de bu kararı destekliyor.

ÇALIŞANLARIN %65’İ İŞYERLERİ TARAFINDAN PCR TESTİ İSTENMESİ KARARINI DOĞRU BULUYOR.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 2 doz aşısını olmamış çalışanların işyerine gidebilmesi için haftada bir kez PCR testi yaptırmalarının işyerleri tarafından istenebileceği kararı konusunda toplumun geneli ile çalışanlar aynı görüşe sahip. Hem toplumun geneli hem de çalışanların %65’i bu kararın doğru olduğu görüşünde. Böyle bir kararın yanlış olduğunu düşünenlerin oranı her iki kitle nezdinde de %25 civarında.

HEM TOPLUMUN GENELİ HEM DE ÇALIŞANLARIN 2/3’Ü YAPTIRILACAK OLAN PCR TESTLERİNİN DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI GEREKTİĞİ GÖRÜŞÜNDE. 

Yaptırılması istenen PCR testlerinin devlet tarafından karşılanması görüşü ağır bassa da çalışanların %12’si bu testlerin iş yeri tarafından karşılanması gerektiğini, %17’si çalışanların kendileri tarafından karşılanması gerektiğini düşünüyor. Çalışanlar ile toplumun genelinin bu konu hakkındaki görüşü birebir aynı.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Ülkeler Covid-19 ile mücadele kapsamında aşı ve test uygulamalarını içeren önlemler açıklamaya başladılar. Geçtiğimiz hafta İtalya’da ve Fransa’da çok sıkı prensipler uygulamaya girdi. Ülkemizde de aşı olmamış kişilere iş yerlerinde PCR testi yaptırma mecburiyeti getirilmesi gündemi işgal eden önemli konulardan biri. Bu koşul, hem genel kamuoyunda hem de çalışan kesimde büyük oranda destek buldu, her üç kişiden ikisi bu uygulamaya taraftar. Kendisi aşı olmuş olanlar arasında ise bu prensibi destekleyenlerin oranı dörtte üçe ulaşıyor.

Ipsos Türkiye Öte yandan aşı olmamış kesimin yarısı PCR test mecburiyetine karşı. Her on çalışandan altısı, aşı olmayanların haftada en az bir kez PCR testi yaptırması gerektiğini düşünüyor.  Her üç çalışandan bir ise haftada iki veya üç kez test yaptırılması gerektiğine inanıyor. Çoğunluk aşı olmayanlara PCR test mecburiyeti getirilmesini desteklerken, yine büyük bir çoğunluk bu testlerin ücretlerinin devlet tarafından ödenmesi gerektiğini belirtiyor.

İlişkilerde ilk kriter müzik zevki uyumu

İlişkilerde ilk kriter müzik zevki uyumu

Müzik ruhun gıdasıdır. Peki flört aşamasında veya yeni birileriyle tanışırken hayatımızdaki etkisi ne? Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre insanlar ilk buluşmada en çok müzikten bahsetmeyi seviyor. İşte diğer sonuçlar…

Birini tanımak için en sık sorulan sorulardan biri ilgi alanları… Arkadaşlık uygulaması üzerinde verilen yanıtlara göre insanların yüzde 45’i ayda bir kere daha önce hiç denemedikleri bir deneyimi yaşamaya çalışıyor. Yeni bir film, dizi, lezzet ya da müzik… Yani hobiler bölümüne yazılacak yüzlerce yeni deneyim var ama geleneksel olanların yerini hiçbir şey tutmuyor. Anketine katılan kadın ve erkeklerin yüzde 92’si müziğin hayatlarında çok önemli bir etkisinin olduğunu söylüyorlar.

MÜZİK TERCİHİ EŞİTTİR IQ SEVİYESİ

Özellikle partner seçiminde müzik zevki çok önemli bir rol oynuyor.  ‘Birinin müzik tercihi onun zeka seviyesinin de bir göstergesi midir?’ diye sorduklarında yüzde 67’si ‘Evet’ cevabı veriyor. Üstelik yüzde 51’lik oranıyla müzik, insanların ilk buluştuğunda en çok tartışmayı sevdiği konuların başında geliyor. Müzik zevkini yüzde 35’lik oranla felsefi inançlar takip ederken, bir diğer bahsedilmek istenmeyen konu spor (%7). Gençlerin en az konuşmak istediği konu ise politika (%6).

MÜZİK ZEVKİNİN UYMASI İLK SIRADA

Ten uyumu, kıyafet uyumu, sosyal çevrenin uyumu… Birini partner olarak seçerken pek çok uyumu referans alabiliyoruz ancak en önemlilerinden biri müzik zevki gibi duruyor. ‘İdeal eşleşmenizin hangi hobilerle ilgilenmesini isterdiniz?’ diye sorduğunda birinci sırada yüzde 31’le müzik geliyor. Onu film (%25) ve kitap (%24) takip ediyor. En az tercih edilen alan ise spor (%20). Hatta kullanıcıların yüzde 90’ı da ilk buluşmaya giderken müzik dinlediklerini söylüyorlar. Kadınlarda bu oran yüzde 80’e düşerken erkeklerin tamamı ilk buluşmadan önce müzik dinliyor. Anlaşılan müzik sadece hayatımızda değil, ilişkilerimizde de oldukça önemli bir rol oynuyor. Siz ne dersiniz?

OkCupid