Futbolseverler Zaxi Restaurant’ta buluşuyor

Futbolseverler Zaxi Restaurant’ta buluşuyor

Hilton Istanbul Maslak, EURO 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın tüm maçlarını Zaxi Restaurant’ta yayınlamaya hazırlanıyor.

Hilton Istanbul Maslak’ın, bu kez futbolseverlere bir müjdesi var. Şehirdeki eşsiz konumu, şık tasarımı, kaliteli hizmeti ve enfes lezzetleriyle Zaxi Restaurant, 11 Haziran Cuma günü başlayıp 11 Temmuz’a kadar devam edecek EURO 2020 maçları ile futbolsever misafirlerini bekliyor.

Baş Aşçı Arif Kemal Doğan tarafından oluşturulan ve gurmelerin vazgeçilmez adresi Zaxi Restaurant’ın birbirinden enfes lezzetlerine hayran kalacaksınız. Avrupa Futbol Şampiyonası, Ege otları ile dondurulmuş Urla enginarı, manda mozzarella, ızgara dana bonfile, kuzu pirzola, dana şaşlık, combo fajita, pamuk et, salata çeşitleri ve dahası birbirinden enfes seçenekler eşliğinde Zaxi Restaurant’ta sizleri bekliyor.

İletişim: 0212 305 1000

Maslak.info@hilton.com

Adres: Maslak Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:233 Sarıyer İstanbul

Minik eller ağaç dikti

Minik eller ağaç dikti

Lüleburgaz Belediyesi, Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında Lüleburgaz Özel Yıldızlar Çocuk Akademisi’nde bulunan minik öğrencilere “Minik ellerle yeşeren fideler” etkinliği gerçekleştirdi. Ziraat mühendisi Hatice Kaval tarafından LYKA’daki hobi bahçelerinde gerçekleştirilen eğitimde çocuklara fide dikimi eğitiminin yanı sıra doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılandı.

Lüleburgaz Belediyesi’nin 2021 Çevre Yılı’nda daha büyük önem verdiği çevre farkındalığına ilişkin etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz hafta kutlanan 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında 7’den 70’e her kesimle çevre bilinci konusunda farkındalık etkinlikleri gerçekleştiren Lüleburgaz Belediyesi, son olarak Lüleburgaz Özel Yıldızlar Çocuk Akademisi’ndeki miniklere çevre bilincini aşıladı.

Metro Türkiye, ‘Etki Raporu’nu yayımladı   

Metro Türkiye, ‘Etki Raporu’nu yayımladı   

Metro Türkiye sürdürülebilirlik performansını değerlendirdiği raporun 5’incisini bu yıl Etki Raporu olarak yayımladı.

Türkiye’de ilk kez bir perakende zinciri tarafından Etki Raporu formatında yayınlanan raporda, Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2020 dönemindeki performansı ve gelecek hedefleri paylaşılıyor.

Azalan doğal kaynaklar ve etkisini her gün artıran iklim değişikliği ile birlikte Kovid-19 salgını da izlenebilirlik, sağlıklı beslenme trendi, gıda atıkları ile mücadele gibi konuları yeniden gündeme taşıyarak sürdürülebilirliğin kritik önemini bir kez daha ortaya koydu. Metro Türkiye de Kovid-19 ile birlikte önemi daha da artan bu konulara odaklanarak sürdürülebilirlik çalışmalarının operasyonlarına ve sektöre yaptığı etkiyi gözler önüne serdi.

Rapora göre, izlenebilirliği tedarik zinciri süreçlerine dâhil ederek ürünlerinin gıda güvenliğini ve kalitesini güvence altına alan Metro Türkiye; et, balık, bal ve meyve-sebzede %100 izlenebilirliği sağladı.  Artan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek için sağlıklı ürün gamını genişleterek organik ürün çeşitliliğini önceki yıla göre yüzde 139 artırırken gıda atıklarıyla mücadele kapsamında da 2020 yılında 477 ton ürünü gıda atığı olmaktan kurtardı.

30 yıldır Türk mutfak kültürünü koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, yıllık bazda sürdürülebilirlik performansını değerlendirdiği raporun beşincisini bu yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Etki Raporu’ olarak yayımladı. Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative) tarafından yayımlanan GRI Standartları’nın “temel” seçeneğine uygun şekilde hazırlanan raporda, Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2020 dönemindeki performansı ve gelecek hedefleri paylaşılıyor.

Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmaları ilgili değerlendirmede bulunan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Kovid-19 pandemisi, var olan küresel sorunlar için bir büyüteç görevi üstlendi. Azalan doğal kaynaklar, iklim değişikliği, kesintiye uğrayan tedarik zincirleri, kapatma kararları ile durma noktasına gelen sektörler, işini ve sağlığını kaybetme riski taşıyan milyonlarca insan tüm kurumları ‘birlikte çalışmanın’ yeni yollarını bulmaya itti. Bu nedenle 2020 yılı, sürdürülebilirlik alanında önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Biz de pandemi yılında ihtiyacı ve talebi de göz önünde bulundurarak; gıda ürünlerinde izlenebilirlik, organik, vegan ve yerli ürün çeşitliliğini artırma, gıda atıkları ile mücadele gibi konulara odaklanarak sürdürülebilirlik alanındaki etkimizi daha da genişlettik. 2020 – 2024 dönemi için de izleyeceğimiz sürdürülebilirlik stratejimizi ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi belirledik ve gıda güvenliği, hayvan refahı, organik ve yerli ürünler ile sürdürülebilir kaynak kullanımı alanındaki projelerimizi önceliklendirdik. Gerek operasyonlarımızda gerekse sektörde yaptığımız etkiyi ortaya koyan bu raporu ülkemizde hazırlayan ilk perakendeci olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

 Gıda ürünlerinde yüzde 100 izlenebilirlik sunuyor

Kovid-19 pandemisi ile birlikte tüketiciler daha sağlıklı, güvenilir, tükettikleri gıdalar hakkında ne yediğini, nereden üretildiklerini ve hangi şartlarda üretildiklerini izlemek ve anlamak istiyor. Metro Türkiye de bu doğrultuda birincil üretimden başlayarak et, balık, bal ve meyve-sebzede %100 izlenebilirliği sağlayarak, müşterilerine bu ürünlerin tüm hayat hikâyesini dijital olarak sağlama başarısını gösterdi. Raporlama döneminde Metro Türkiye, GS1-128 barkod sistemi ile tüm karkas ve vakum ürünlerinde %100 izlenebilirlik bilgilerinin faturaya yansımasını sağlayarak Türkiye’de izlenebilirlikte bir ilki gerçekleştirdi. Et ürünlerinin yanı sıra balık ve baldan sonra tüm meyve ve sebze ürünlerinde de %100 izlenebilirlik sağlayan Metro Türkiye, tüketicilere “Gıdaların izini sür, bilgiyle beslen” diyerek “Tabağında ne var?” projesini de başlattı.  Şirket, 2022 yılında da kümesten sofraya izlenebilirliği mümkün kılmak üzere yumurtada izlenebilirliği sağlamayı hedefliyor.

Organik ürün çeşitliliğini yüzde 139 artırdı

Pandemi nedeniyle tüketicilerin beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Özellikle son dönemde sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme trendi nedeniyle organik gıdalar ve bitki bazlı vegan ürün seçenekleri de daha fazla gündeme gelmeye başladı.  Bu değişimin kalıcı olacağını öngören Metro Türkiye, artan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek için sağlıklı ürün gamını genişleterek organik ürün çeşitliliğinde önceki yıla göre yüzde 139 artış sağladı. Vegan ürünler konusunda da müşterilerinin ürün tercihlerini değerlendirerek bu ürünlerin sayısını artıran Metro Türkiye, tüm ürün kategorilerinde vegan ürünler bulundurmayı hedefliyor.

477 ton ürünü gıda atığı olmaktan kurtardı

Kovid-19 da gıda tedarikinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne sererken gıdalarda israf konusu sadece sektörün değil tüketicilerin de odağına daha fazla yerleşti. Her yıl küresel gıda üretiminin üçte biri olan 1,3 milyar ton gıda kayba uğruyor ya da atılıyor. Ülkemizde ise satılmayan gıdaların %80’i atık olarak israf ediliyor. Sürdürülebilirliğin en kritik noktalarından birisinin gıda atıkları ile mücadele olduğu bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, yaptığı çalışmalarla bu alandaki etkisini de net olarak ortaya koyuyor. Metro Türkiye, Horeca sektöründeki gıda israfı ile mücadele için Tarım ve Orman Bakanlığı ve FAO ile iş birliği anlaşması imzalayarak “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyasına katılırken, 21 tedarikçisiyle birlikte 2030’a kadar atık ve kayıpları yarıya indirme sözü veriyor. Operasyonlarında oluşan gıda kayıplarını önlemek için ise 2020’de 477 ton ürünü gıda bankalarına, 1.317 ton ürünü hayvan barınaklarına bağışladı.

Gelecekte de sürdürülebilirlikte etkisini ortaya koymaya devam edecek

Raporda gelecek hedeflerini de paylaşan Metro Türkiye, gıda güvenliği, organik ve yerli ürünler, hayvan refahı ve sürdürülebilir kaynak kullanımı alanındaki çalışmalarını daha da hızlandırmayı amaçlıyor. Sağlıklı beslenme trendinin her geçen gün öneminin daha da artıracağını öngören Metro Türkiye, organik ve bitki bazlı ürün sayısını artırmayı da gelecekte odak noktalarından biri olarak hedefine koydu. Kafessiz yumurta gibi hayvan refahını artıran ürünlerle ilgili çalışmalarını da sürdürecek olan Metro Türkiye, bu kapsamda 2023 yılı sonuna kadar tüm kendi markalı yumurtalarının kafessiz, 2025 yılı itibarıyla ise raflarındaki tüm yumurtaların kafessiz olmasını taahhüt ediyor. Bunların yanı sıra çevresel etkisi yüksek olan plastik ambalajların ağırlıklarının azaltılması çalışması kapsamında 5,89 ton plastik azaltımı sağlayan Metro Türkiye, kendi markalı tek kullanımlık ürünlerinde plastik yerine daha çevreci alternatiflerin kullanımını artırmayı da hedefliyor.  Sera gazı azaltımını 2030 yılına kadar 2011’e göre yüzde 50, operasyonlarında gıda atıklarını 2025 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefleyen Metro Türkiye, mağazalarında gıda dışı atıkların yüzde 100’nünün ise geri dönüştürülmesini amaçlıyor. Yerel üretimin en önemli bileşenlerinden olan Coğrafi işaretli ürünleri 2023’e kadar her yıl yüzde 20 artırmasını da hedefleri arasına alan Metro Türkiye, Metro markalı gıda ve benzeri ürünlerin yüzde 100’üne yönelik Sosyal Uygunluk Denetim yapılmasını sağlayacak.

Vizesiz tatil isteyenlerin adresi Katar oldu

Vizesiz tatil isteyenlerin adresi Katar oldu

Katar ve Türkiye arasında 2015 yılında yapılan anlaşmayla iki ülke arasında vizesiz seyahat edebiliyor.

Katar, uluslararası ziyaretçilere sınırlarını yeniden açmaya hazırlanırken, Türk turistler de herhangi bir vize  işlemini düşünmeden heyecan verici bir seyahat için plan yapabilecekler.

Katar’a ulaşım, İstanbul’dan Doha Hamad Uluslararası Havalimanı’na (HIA) direkt uçuşlarla yalnzıca dört saatlik kısa bir yolculukla mümkün

Türk vatandaşları, Katar’a vardıklarında en az altı ay geçerli bir pasaport ve onaylı bir bağlantılı uçuş veya dönüş bileti ibraz ederek vizeden muaf oluyorlar. Ülkeye girişte verilen belge, düzenlendiği tarihten itibaren 180 gün boyunca geçerli oluyor ve ülkeye birden fazla girişin yanında Katar’da 90 güne kadar kalma hakkı da sağlıyor.

Girişte veirlen muafiyet belgesi, başka hiçbir ek ücret ödemeye gerek olmadan 100 Katar Riyali karşılığında alınabiliyor. Diplomatik veya özel pasaport sahibi Türk vatandaşlarının Katar’ı ziyaret etmek için herhangi bir vize muafiyeti işlemi yapmaları da gerekmiyor.

Pause Travel

Gezilecek yerler

Hamad Ululslararası Havalimanı (HIA)’daki Lamp Bear (Peluş Ayı Lamba) ve 8 Oryxes (Sekiz Antilop) gibi eserler, İslam Sanatları Müzesi, Katar Ulusal Müzesi veya Jedariart duvar resimleri gibi çeşitli kamusal sanat eserleri, Gandhi’nin 3 Maymunu, Mucizevi Yolculuk ve Çöl atı gibi hayranlık uyandıran enstalasyonlarla benzersiz bir sanat sahnesinin tadına varmak mümkün. Ülkenin tarihi ve kültürü ile ilgilenen ziyaretçiler için ise geleneksel çarşılar, UNESCO miras alanları ve kaleler ziyaret edilecek yerler listsinin ilk sıralarında yer alıyor.

Aktif bir gezi planı olanlar için ise Katar’ın özgün ruhu sayesinde ülke farklı heyecanlar sunan ve  el değmemiş doğası ile bir maceraperest rüyasına dönüştürüyor. Tüplü dalıştan uçurtma sörfüne veya dört tekerlekli motosiklet turlarına kadar pek çok etkinlik için ideal alternatifler sunan ülkenin benzersiz plajları, Katar çölünde geçen zorlu bir günün ardından dinlenmek isteyen kum fatihleri için adeta bir cennete dönüşüyor.

Pause Travel

Rehber cebinizde

Katar’ı ziyaret eden herkes için bir de kişisel yol arakadaşı var: Kusurusuz bir seyahat deneyimi için ilham arayanlara zengin ve veri odaklı bir deneyim sunan Visit Qatar uygulaması. Ücretsiz olan uygulama iOS cihazlar için App Store (burayı tıklayın) ve Android cihazlar için Google Play üzerinden (burayı tıklayın), indirilebiliyor. Kullanıcı merkezli bu dijital seyahat arkadaşı, ziyaretçilerin Katar’ın kültürel miras alanlarını, kapsamlı açık hava spor etkinliklerini, çeşitli mutfak ortamlarını ve benzersiz cazibe merkezlerini ister uçuş öncesinde ister varışta keşfetmelerine yardımcı oluyor.

Başkan Aras sanatçılarla buluştu

Başkan Aras sanatçılarla buluştu

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Belediye Şehir Tiyatrosu’nu ziyaret etti. Başkan Aras, pandemi sürecinin tiyatro, müzik etkinlikleri gibi sanat ve kültür hayatını etkilediğini belirterek, “Bu süreci hep birlikte telafi edeceğiz” dedi.

Nurol Kültür Merkezi’nde Bodrum Belediye Şehir Tiyatrosu Müdürü Rezzan Şebin ve tiyatro sanatçıları ile bir araya gelen Başkan Ahmet Aras, kısıtlamalar nedeniyle oyunlarını sahneye koyamayan ancak çalışmalarını aralıksız sürdüren usta oyuncularla ileriye yönelik fikir alışverişinde bulundu.

Bodrum Belediye Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Hüseyin Akşen, yeni oyunları ‘Uçurtmanın Kuyruğu’ adlı oyunu ancak iki kez oynayabildiklerini belirterek, “Sadece maddi yanı ile değil; yaşam sebebimiz olan sahne ve seyircimizden uzak olmak tüm sanatçıları, oyuncuları, müzisyenleri çok etkiledi. Ama biz hala buradayız. Yeni oyunlarımızın provalarını yapıyoruz. Eğer Türkiye genelinde bir terslik olmazsa Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında açık havada mutlaka tiyatro severlerimizle buluşmak istiyoruz.” dedi.

Karın ağrısı deyip geçmeyin!

Karın ağrısı deyip geçmeyin!

Sinsice ilerlediği için genellikle geç dönemde fark edilen yumurtalık kanseri, ülkemizde kadın kanserleri arasında sekizinci sırada yer alıyor. Erken tanısı düzenli jinekolojik kontrollerle mümkün olabilen bu hastalığın “adetlerde düzensizlik, adet dışı vajinal kanama, karın ağrısı ve karında şişlik” gibi şikayetlere de yol açtığını belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Yumurtalık kanseri sinsi ilerleyen bir hastalıktır, o nedenle kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırmaları gerekir” diyor. Belirtilerinin genellikle karın ağrısı, şişlik gibi diğer bazı hastalıkların belirtisine benzediğini söyleyen Prof. Dr. İlkkan Dünder “Bu belirtilerin başka hastalıklardan kaynaklandığı düşünüldüğünden kadınlarımız genellikle bir jinekoloğa gitme ihtiyacı duymuyor. Göz ardı edilen bu belirtiler ise tümörün ilerlemesine neden oluyor ve çoğu zaman 3. evrede şikayetlerin artmasıyla hekime başvuruluyor.” cümlesiyle de konunun önemine dikkat çekiyor.

Bu işaretlere dikkat!

Ülkemizde de her yıl 4 bin kadın yumurtalık kanseriyle tanışıyor. Araştırmalara göre tanı konulduğunda bu hastaların yüzde 70’i kanserin 3. evresinde oluyorlar. Yumurtalık kanseri, özellikle geç belirti vermesi ve karın içine hızla yayılıyor olması nedeniyle tüm jinekolojik kanserler arasında ölüm oranı en yüksek kanser türü.

Yumurtalık kanserinin pek çok belirtisi var. Başlıcaları; şişkinlik, iştah kaybı, kabızlık, sık idrara çıkma, kilo kaybı, vajinal kanama, karın içinde hissedilen basınç ve şişkinlik, kasıkta dolgunluk ve ağrı, uzun süreli hazımsızlık, gaz ve bulantı…

Yılda bir kez düzenli jinekolojik muayeneyi aksatmayın

Bu kanser türü büyük oranda menopoz sonrası görülse de her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bu da genç yaşta ve doğurganlık çağındaki kadınların belirtileri dikkate alması, jinekolojik muayenelerini aksatmamasını gerektiriyor. Yumurtalık kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlemesi, tedaviyi de zorlaştırıyor. Bu nedenle hiçbir belirti olmasa bile, yılda bir kez düzenli jinekolojik muayenelerin yapılması çok önemli hale geliyor. Jinekolojik muayeneye ise 18 yaşından itibaren başlanması öneriliyor. Muayene ile birlikte yapılan ultrason çekimleri tanı konulmasında oldukça önemli bir rol oynuyor.

Pause Sağlık

Genler, etkili!

Yumurtalık kanserinde risk artırıcı faktörler bulunuyor. Uzmanlar genetik faktörlere dikkat çekiyor. Aile geçmişinde özellikle kız kardeş ya da annede daha önce yumurtalık kanseri öyküsünün olması riski yükseltiyor. Birinci derece yakınları arasında iki veya daha fazla kişide meme, mide, bağırsak, rahim, yumurtalık gibi bir kanser türü görülen kadınlar da risk grubunda sayılıyor. Bunun nedeni ise kalıtsal olarak geçen genler…

Yumurtalık kanserinde BRCA1 ve BRCA2 isimli genler, etkin rol oynuyor ve riski artırıyor. Ancak genler, mutlak bir kanser sonucuna yol açmıyor. Araştırmalar, 10 hastadan birinde genetik faktörlerin etkili olduğunu ortaya çıkarmış.

Yumurtalık kanserinde etkili bir diğer faktör işe obezite. Günümüzde gittikçe yaygınlaşan obezite, pek çok hastalığa zemin hazırladığı gibi yumurtalık kanseri riskini de artıran faktörler arasında sayılıyor.

Yine günümüzde yaşam koşulları nedeniyle 35 yaşından sonraya ertelenen annelik ya da hiç anne olmamak yumurtalık kanserinde önemli bir rol oynuyor. Ayrıca erken adet görmek ya da menopoza geç girmek de risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Birincil tedavi yöntemi, cerrahi

Yumurtalık kanserlerinde birincil tedavi yöntemi ameliyatla tümörlü dokuların tamamen alınması. Ancak ileri evre hastalıklarda bazen ameliyat yapılamadığını kaydeden Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Ameliyat sonrasında uygulanan kemoterapiden de oldukça yüksek oranlarda fayda sağlanıyor. Bazı seçilmiş olgularda operasyon öncesinde dahi kemoterapi ile tedaviye başlanıyor. Yumurtalık kanseri tedavisi radyoterapiye rutinde başvurulmuyor, ancak nadir durumlarda ışın tedavisinden yararlanılması gerekiyor” diye bilgi veriyor.

Pause Sağlık

Pandemi nedeniyle düzenli kontrolleri erteliyorsanız… 

Yumurtalık kanserinin tarama testi yok, dolayısıyla erken teşhiste yılda en az bir kez yapılacak düzenli muayenelerin önemi çok büyük. Pandemi sürecinde erken teşhis oranının azalabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. İlkkan Dünder sözlerine şöyle devam ediyor: “Covid-19 bulaşma riski nedeniyle rutin kadın doğum muayenelerine gitme oranının düşmesi, yumurtalık kanserli olgulara erken evrede tanı konma oranını düşürebilir. Dolayısıyla daha geç evrelerde tanı konması, hastanın tedavi sürecinin uzamasına ve zorlaşmasına yol açabilir. Oysa erken teşhis, tedavi başarısını çok yükseltiyor. Bu nedenle, yıllık düzenli muayenelerin ihmal edilmemesi gerekiyor.”

Pandemi nedeniyle yumurtalık kanseri tedavisi gören kadınların 6 ayda bir yapması gereken kontrollerini ertelediklerini gözlemlediklerinden söz eden Prof. Dr. Dünder “Bu hastalığın tekrarlama riski yüksek. Bu nedenle yumurtalık kanserini atlatanların rutin kontrollerini aksatmadan sürdürmeleri gerekiyor” uyarısında bulunuyor.

Çırağan Palace Shop’tan Anneler Günü’ne özel hediyeler

Çırağan Palace Shop’tan Anneler Günü’ne özel hediyeler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Anneler Günü için birbirinden lezzetli ve özel hediye seçenekleri sunuyor.

El yapımı ruby çikolatalar ve çilekli makaronlarla süslenmiş frambuaz ve beyaz çikolatalı pasta, anneler günü için harika bir kutlama hediyesi olarak sunulurken, üzeri yenilebilir altın parçalarıyla bezenmiş olmasıyla da dikkat çekiyor. Anneler günü pastasına ilave olarak besin değerini ve şeklini koruyan kurutulmuş renkli meyveler ve sağlıklı kuruyemişlerle süslenen rengarenk el yapımı çikolatalar farklı içerikleriyle bir başka hediye alternatifi. Çırağan Palace Shop’un en popüler ürünlerinden çay saati ise annesine iftar için hafif ve bir o kadar da lezzetli bir hediye göndermek isteyenleri bekliyor. Yine en beğenilen ürünlerden el yapımı makaronlar anneler gününe özel olarak Çırağan Palace Shop’ta kalp şeklinde yerini alırken, bol bademli ve frambuazlı içeriği ile lezzetli bir hediye seçeneği olarak sipariş verilebilecek.

www.ciraganpalaceshop.com

KFC ve Nestle Professsional işbirliği

KFC ve Nestle Professsional işbirliği

 İŞ Gıda çatısı altında hizmet veren KFC Türkiye,menüsüne NESCAFÉ filtre kahve eklendi. KFC Türkiye, bu yeniliği “lezzetli ötesi lezzetli”

yeni reklam filmi ile duyurdu.

KFC ve Nestlé’nin ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren uzman iş birimi Nestlé Professional güçlerini birleştirerek KFC restoranlarında dengeli kavrulmuş, özenle seçilmiş çekirdeklerden oluşan NESCAFÉ filtre kahveyi lezzet severler ile buluşturuyor.

Alanında eşsiz lezzetlere sahip bu iki markanın aynı çatı altında buluşması, KFC Lezzet Korosu’nun rol aldığı yeni reklam filmi ile taçlandırılıyor. “Lezzetli ötesi lezzetli filtre kahve” mesajı ile sosyal medyada ve dijital platformlarda yayınlanan, açık hava reklamları ile desteklenen BLAB imzalı eğlenceli KFC Türkiye reklam filmi, NESCAFÉ filtre kahvenin tadına ve uygun fiyatına esprili bir dil ile vurgu yapıyor.

,

Demi Lovato  “The Art of Start Over”

Demi Lovato  “The Art of Start Over”

Dünyaca ünlü süperstar Demi Lovato, 2 Nisan’da çıkacak olan yeni albümü “The Art of Start Over”ın çıkış şarkısı, “Dancing with the Devil”ı Island Records etiketiyle 25 Mart’ta yayımladı. Bianca Deiandra Atterberry, John Ho, Mitchell Allan Scherr dahil olmak üzere yıldızlardan oluşan bir müzisyen grubu tarafından yazılan “Dancing with the Devil”, Lovato’nun 2018 yılında yaşadığı mücadeleyi anlatıyor.

Popüler elektronik müzik grubu Major Lazer’in Sia ve Labrinth ile ortak çalışmaları “Titans” da dahil olmak üzere birçok önemli iş birliği içeren son albümünün deluxe versiyonu “Music Is The Weapon (Reloaded)” 26 Mart’ ta yayımlandı. Yeni versiyonda dört yeni parça daha ekleniyor: Porto Rikolu süperstar Guaynaa ile “Diplomàtico”, Fransız süperstar Aya Nakamura ve Rae Sremmurd’dan Swae Lee ile “C’est Cuit”, Brezilya çıkışlı Ludmilla ile “Pra te Machucar” ve Güney Afrikalı sanatçı Moonchild Sanelly ve Mosotho müzisyeni Morena Leraba ile “Hands Up”.