TÜSİAD’dan Kadınlar Günü açıklaması

TÜSİAD’dan Kadınlar Günü açıklaması

Kadınların şiddete uğramadığı, ayrımcılığa maruz kalmadığı, özgürce yaşadığı bir dünya ve Türkiye hedeflemeliyiz

Kadın ve erkeğin hak ve özgürlüklerde, fırsatlara erişimde ve temsilde eşitliği en başta bir insan hakları esasıdır. Hiçbir kadının şiddete uğramadığı, eğitim, iş ve özel yaşamında ayrımcılığa maruz kalmadığı, her kadının özgürce yaşadığı bir dünya ve Türkiye hedeflemeliyiz.

Toplumsal cinsiyet eşitliği 21. yüzyılda sürdürülebilir kalkınmayı ve demokratikleşmeyi tam anlamıyla başarmış bir ülke olmak için vazgeçilmez bir hedeftir. Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması sivil toplum örgütlerinin, akademik çevrelerin, politika yapıcıların ve ilgili tüm toplum kesimlerinin kesintisiz çabaları ile mümkün olabilecektir.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski: Kadına yönelik erkek şiddeti ve kadın cinayetleri insanlık suçudur. Şiddetle mücadelede tavizsiz tutum, kamu ve tüm toplum için vazgeçilmezdir.

Özgürlük, demokrasi ve kalkınmanın anahtarı toplumsal cinsiyet eşitliğidir. Hem  toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan, hem de bu eşitsizliği besleyen kadına yönelik erkek şiddeti ve kadın cinayetleri vicdanımızı yaralamaya devam ediyor. Şiddetle mücadelede tavizsiz tutum, kamu ve tüm toplum için vazgeçilmezdir.

Kadına yönelik erkek şiddeti ve kadın cinayetleri insanlık suçudur. İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun şiddeti önleme ve şiddetle etkili mücadele etme hedefinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi kritik önemde. Kadınların hayatını, umutlarını elinden alan, ömür boyu tamiri zor yaralar açan şiddetle mücadelede kamunun tüm birimleri ve tüm toplum olarak kararlı duruş sergilemeliyiz.

Kadına yönelik erkek şiddetini etkili bir mücadele ile sona erdirdiğimiz, kadınların eğitim, çalışma hayatı ve karar alma mercilerine eşit katılımını sağladığımız bir Türkiye’nin daha demokratik ve daha kalkınmış bir ülke olacağına inanıyoruz.

Unutmamalıyız ki kadınların hayatın her alanında aktif ve eşit katılımını sağlamak insani, sosyal, demokratik ve ekonomik gelişmişliğin başlıca ölçütüdür. Dünyanın içinden geçtiği tüm dönüşümlerin eşiğinde, eşitlikçi bir anlayışı hayata geçirmek ve bu anlayışı her koşulda kalıcı kılmak öncelikli olmalıdır.

Bir yandan tüm dünyada kadın-erkek eşitliğinde sağlanan kazanımlar pandeminin etkisiyle geriye giderken, diğer yandan giderek artan sayıda kadın liderin ülkeler, uluslararası örgütler ve ulusal-yerel karar alma mekanizmalarında sorumluluk alması gelecek için umut vaad ediyor. Ülkemizde de kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin yönetimlerinde daha fazla kadının yer alması için ulusal ve kurumsal düzeyde kararlı politikalar izlenmesi gerekiyor.”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Politikalar Yuvarlak Masası Başkanı Nüket Küçükel Ezberci: Mevcut eşitsizliklerin COVİD19 döneminde derinleşmemesi için hepimize görev düşüyor.

“Küresel salgının ekonomik etkilerinden ağır darbe alan sektörlerde erkeklerden daha çok sayıda kadın çalışıyor. Bu sebeple tüm dünyada kadınlar daha büyük hızla işini kaybediyor ya da kayıtlı istihdama ve imkanlara ulaşamıyor. COVID-19 tedbirleri kapsamında evden çalışmanın ve ev içinde geçirilen zamanın artmasıyla, kadınların üzerindeki bakım yükümlülükleri ve ev işlerine harcanan zamanın yanı sıra kadına yönelik şiddette de belirgin bir artış gözlemleniyor.

Mevcut eşitsizliklerin COVİD19 döneminde derinleşmemesi için kamu, özel sektör ve STK’lara, yani hepimize önemli görevler düşüyor. Bu alanda iş birlikleriyle krizin etkilerini bertaraf edebilir, kriz sonrası döneme hazırlığı kadınlar için bir fırsata çevirebiliriz. Kadınların güven içinde yaşadığı, kendi potansiyelini gerçekleştirerek güçlendiği ve toplumu da güçlendirdiği bir iklimi hep birlikte oluşturmalıyız.”

TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl: İnsani gelişmenin sağlanması, ülkelerin kalkınması ve daha adil toplumların oluşması için kadınların hayatın her alanında güçlenmesini sağlamak zorundayız.

“İnsani gelişmenin sağlanması, ülkelerin kalkınması ve daha adil toplumların oluşması için kadınların hayatın her alanında güçlenmesini sağlamak zorundayız. Bu amaç için önyargılardan, ama’lardan, fakat’lardan vazgeçerek omuz omuza, dayanışma içinde çalışmalıyız. Kadınların eğitime, istihdama ve karar alma süreçlerine eşit katılımı bu sürecin ön koşuludur.

Teknolojik gelişmelerin pandemi sürecinde artan bir hızda hayatımıza getirdiği değişimi toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısıyla yönetirken, kadınları ve kız çocuklarını geleceğin işlerine yönlendirmeli ve bugünden başlayarak dijital becerilerini güçlendirmeliyiz.

Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kabul edilemez sonuçlarından biri olan kadına yönelik şiddetin son bulması için “Şiddete sıfır tolerans” anlayışının yerleşmesini sağlamak zorundayız. Unutmamalıyız ki; kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Bu kapsamda İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 Sayılı yasanın amaçlarına uygun olarak etkili şekilde uygulanması büyük önem taşıyor. Bu sözleşmenin ve yasanın amacının kadına karşı şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak olduğunu asla unutmamalıyız.”

TÜSİAD toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili birçok çalışma ve etkinlik gerçekleştirmiş ve bu amaçla çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmıştır.

2017-2020 döneminde odaklanılan projeler ise özetle şöyledir:

TÜSİAD, TÜRKONFED ve UN Women İşbirliği ile “COVID-19’un Kadın Çalışanlar Açısından Etkileri” Araştırması;

Kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından başlatılan ve UNFPA ile Sabancı Vakfı işbirliğiyle yürütülen “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi”ne TÜSİAD tarafından 2015’ten bu yana destek;

TÜSİAD “İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi” yayınlanması ve Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği, Reklamcılık Vakfı, Türkiye Halka İlişkiler Derneği, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği ve Kurumsal İletişimciler Derneği ile yaygınlaştırılması;

TÜSİAD “TV Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” projesi ve Senarist-Bir, Oyuncular Sendikası, Reklamverenler Derneği, Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Birliği ve yönetmenlerin katılımıyla atölye çalışmaları;

İş-aile yaşamının uyumlaştırılması kapsamında kurumsal çocuk bakım ve eğitim hizmetlerinin (kreşlerin) yaygınlaştırılması konusunda TÜSİAD, AÇEV ve PwC işbirliğiyle rapor ve savunu çalışmaları.

 

Aslı Çini Yaşaroğlu “Kadın yaşatan ve koruyan demektir”

Aslı Çini Yaşaroğlu “Kadın yaşatan ve koruyan demektir”

TV8 Genel Müdürü Aslı Çini Yaşaroğlu

Kadınlar Günü Mesajı

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Kadın demek yaşatan ve koruyan demektir. Düzenin, birliğin ve beraberliğin temel yapısı kadındır. Kadınların çalışma hayatında var olmaları toplumsal gelişim, sosyal hayat ve ekonomik açıdan çok önemli. Kadınların gücü ailelerini ve çevrelerini geliştirir. Bu güç tüm toplumda etki yaratacak önemli bir değişim ve gelişimin öncüsüdür. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı yaklaşık yüzde 30-35 seviyelerinde. Öncelikle hep birlikte yapmamız gereken en önemli konu kadınların iş gücüne katılımını arttırmak ve bunun bilincini gelecek nesillere de aktarmaktır.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Çalışan, çabalayan fark yaratmaya çalışan ve bu erkek egemen toplumun dayattığı tüm normlara rağmen dimdik ayakta duran her kadın bana ilham veriyor. Kadınlar yeter ki kendilerine biçilen rolleri kabul etmeyip daha fazlasını istesin. Bu istek ve bu inanç bana fazlasıyla yetiyor.

 Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek isterdiniz?

Benim yetiştiğim ortam, iş hayatımdaki rolüm, Türkiye’de kadın olarak yaşadıklarım ve kendi tecrübelerimden gelen bir öğrenmişlik seviyem var. Bunu olabildiği kadar genç nesil ile paylaşmaya çalışıyorum. 2 yıl boyunca Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesinde Medya ve İletişim dersi verdim. Yönetici kimliğimin yanı sıra öğretim görevlisi kimliğimle de genç öğrencilere dokunmanın ve onlarla birikimlerimi paylaşmanın heyecanı paha biçilmezdi.  Gençler ve özellikle genç kadınlarımız kendi ayakları üzerinde durmak, hayallerinin peşinden koşmak için çabalıyorlar. Bu çaba hayattaki her şeyden daha kıymetlidir. Bu çaba tüm dünyayı değiştirecek bir güçtür.

Efsane Lotus Elise ve Exige ile tekrar

Efsane Lotus Elise ve Exige ile tekrar

Lotus Cars 25 yıl sonra ikonik Elise ve 21 yıl sonra Exige’in yapımına başladı.

Lotus, bu iki efsanevi modelin onuruna, daha yüksek güce, standart özelliklere ve -gerçek Lotus tarzında- hafifliğe sahip beş yeni Final Edition otomobil serisini duyurdu.

Sınırlı sayıda üretilecek olan her bir otomobil, kendi yaşamları boyunca neredeyse benzersiz bir efsane olan performans arabalarına uygun bir övgü niteliğindedir.

Beş yeni tasarım iki Elise ve üç Exige- yaratıldı ve Lotus, müşterilerinin bir tarih dilimi satın almak için acele ederken küresel pazarlardan yüksek talep bekliyor. Bu modeller, eşsiz boyalar, yeni dış cephe çıkartmaları, yeni jant kaplamaları, yeni kaplamalar ve Final Edition amblemleri ile sunuluyorlar.

İyileştirmeler gövdenin altında da devam ediyor ve bu sebeple otomobiller daha yüksek güç çıkışlarına sahip oldular.

-Elise Sport 240, Elise Cup 250, Exige Sport 390, Exige Sport 420 ve Exige Cup 430.

Emirates Skycargo, COVID-19 aşılarını taşıyor

Emirates Skycargo, COVID-19 aşılarını taşıyor

UNICEF’in İnsani Yardım Amaçlı Hava Taşımacılığı İnisiyatifi kapsamında, Emirates COVID-19 aşılarının ve ilgili malzemelerin taşınmasına ve teslim edilmesine öncelik verecek.

Emirates SkyCargo, UNICEF ile, COVID-19 salgınıyla mücadeleye kapsamında COVID-19 aşılarının, temel ilaçların, tıbbi cihazların ve diğer önemli malzemelerin taşınmasına öncelik vereceği bir anlaşma imzaladı.

TP Vision, 5. Nesil yapay zeka teknolojili yeni televizyonlarını tanıttı

 TP Vision, 5. Nesil yapay zeka teknolojili yeni televizyonlarını tanıttı

 Philips TV & Sound; yeni nesil OLED ve mini-LED Ambilight TV’lerinde geliştirilmiş yapay zekalı görüntü işleme teknolojisi kullanıyor.    Geçtiğimiz yıl, Avrupa medyası tarafından P5 görüntü işleme teknolojili Philips OLED TV’lerin 100’den fazla ‘Satın Alınacak En iyi Televizyon’ ödülü ve yorumu almasından sonra şirket, yeni ürünlerinde de sürekli gelişim ve iyileştirme politikasını sürdürüyor. 5. Nesil P5 Görüntü İşlemcili Yapay Zeka özellikleri, ilk kez 2021 model Philips OLED806 ve 856 modelleriyle tüketiciyle buluşacak.

Geliştirilmiş görüntü işlemcisi, Philips TV’nin 9636 ve 9506 serisindeki ilk Ambilight mini LED setlerinde de yer alacak.

Her ortama ait ışık koşullarında daha rafine bir görüntü kalitesi performansı amacıyla, yapay zeka fonksiyonuna ışık sensörü özelliği ve Film Algılama kategorisi de eklendi.

 

  • 5. Nesil P5 Görüntü İşleme teknolojisi; Philips’in 2021 serisi OLED806 ve Ambilight’lı 9000 model mini-LED televizyonlarında bulunuyor
  • Anti-burn-in teknolojisi, artık orta segment Philips OLED modellerinde de yer alıyor
  • Geliştirilmiş yapay zeka sayesinde; televizyonlara film modu da eklendi
  • Işık sensörü işletimi ‘akıllıca’ yapay zekay fonksiyonuna dahil edildi
  • OLED 806’lara, hareket bulanıklığını azaltmak ve geçişlerdeki netliği artırmak için keskinlik kazandıran ‘Fast Motion Clarity’ teknolojisi dahil edildi
  • HDR10+ Adaptive
  • TV’lerde bulunan dahili Calman Ready özelliği, daha iyi renk üretimi için otomatik renk kalibrasyonunu mümkün kılıyor
  • Televizyonlarda HDMI 2.1 özelliği de bulunuyor.

Teksüt İzmir Bölge Müdürlüğünü hizmete soktu

Teksüt İzmir Bölge Müdürlüğünü hizmete soktu

Teksüt, yeni bölge müdürlüğünü İzmir’de oluşturdu. Daha verimli ve hızlı servis sunabilmek amacıyla kurulan müdürlük, İzmir’den Antalya’ya dek olan bölgeye ve yaz döneminde kalabalıklaşan destinasyonlara hizmet verecek.

Teksüt; İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu, Ankara ve Bursa Bölge Müdürlükleri’nden sonra Ege ve Akdeniz bölgesindeki müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla İzmir Bölge Müdürlüğü’nü devreye soktu.

Bölge Müdürlüğü İzmir başta olmak üzere Manisa, Uşak, Aydın, Denizli, Muğla, Isparta, Burdur ve Antalya’ya kadar olan bölgeye servis verecek.

İyi Bir Uykunun Sırlarını Öğrenin

İyi Bir Uykunun Sırlarını Öğrenin

Sağlıklı bir şekilde hayatımızı sürdürmek için olmazsa olmazların başında uyku geliyor. Uykunun basit bir dinlenme sürecinden fazlası olduğunu söyleyen Uzm. Psk. Aylin Cengiz Akpınarlı, uykuya dair merak edilenleri anlattı.

Hayatımızın üçte birini kapsayan uyku; hem ruhsal hem de beden sağlığımız üzerinde önemli etkileri olan, normal ve sağlıklı bir şekilde yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli, beynin aktif ancak dış uyaranlara karşı kapalı olduğu bir süreçtir. Uykunun net bir tanımını yapmanın tam olarak mümkün olmadığını; çünkü uyku ile ilgili bilinmezliklerin hala devam ettiğini ve bu konuda birçok araştırma yapıldığını belirten Uzm. Psk. Aylin Cengiz Akpınarlı, “Uyku, basit bir dinlenme ve sessizlik süreci değildir. Karmaşık ve gizemli bir yapıya sahiptir” diyor. Uykunun vücudun yenilenmesi ve büyümesi, metabolik enerjinin korunması, entelektüel performansın korunması, nöronal maturasyon (REM), öğrenme ve bellek (REM) gibi işlevleri olduğunu anlatan Uzm. Psk. Akpınarlı, uykuda beynin aktif olduğu, nörofizyolojik bir yenilenme ve onarım sürecine girdiğini, öğrenilenleri depolama, uyanıklık için hazırlık süreçlerini de içerdiğini belirtiyor.  Bedenin yenilenmesi ve hormonların düzgün çalışmasında da uykunun önemine dikkat çeken Uzm. Psk. Akpınarlı, yapılan birçok araştırmayla kayıt belleği için uykunun çok kritik olduğunun kanıtlandığını söylüyor.

Normal bir uyku 4-5 döngüden oluşur

Uzm. Psk. Aylin Cengiz Akpınarlı, uykunun temel olarak REM (Rapid Eye Movement / Hızlı Göz Hareketleri) ve Non-REM (Non Rapid Eye Movement / Hızlı Göz Hareketleri Olmayan) olmak üzere iki evreden oluştuğunu belirtiyor. Doğal bir uykuda REM ve NonREM arasında 4-5 döngü bulunduğunu anlatan Uzm. Psk. Akpınarlı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “REM sürecinde beyin aktiviteleri ve EEG uyanıklık halindeki gibi olup, kas tonusu azalır ve fiziksel durum ise en hareketsiz moddadır. REM uykusunun en önemli özelliği hızlı göz hareketleridir, bu süreçte rüyalar da görülür. Nabız, solunum düzensiz olup artabilir ve düzensiz kas hareketleri olabilir. NonREM uykusunda ise beyin aktiviteleri ve metabolik hız düşüktür. Sempatik aktiviteler, nabız azalır. Diğer yandan parasempatik aktivite artar. REM dönemi toplam uykunun beşte biri kadardır. Normal bir uykuda ilk REM ortalama 90-120 dakika sonra oluşur. İnsanlarda uyku döngüsü ve içeriği yaşa göre değişmektedir.”

Uyku bozuklukları detaylı olarak incelenmeli

Uykunun çok karmaşık bir süreç olduğunu ve bu süreçte uykusuzluk, aşırı uyuma bozukluğu (narkolepsi), soluk almaya bağlı uyku bozuklukları, sirkadyen ritim uyku uyanıklık bozuklukları, parasomniler, madde veya ilaca bağlı uyku bozuklukları gibi birçok sorun yaşanabileceğini belirten Uzm. Psk. Aylin Cengiz Akpınarlı, uyku bozukluklarının detaylı olarak incelenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Uzm. Psk. Akpınarlı, uyku bozukluğu yaşayan kişilerde yapılan muayenede uykuya geçiş (dalış), uyku içindeki olaylar (rüya, diş gıcırdatma, vb), uyanma (erken, geç, uyanış şekli) gibi konuların yanı sıra yaş, kullanılan ilaçlar, uyku alışkanlıkları/hijyeni, diğer hastalık bulguları, gerekirse uyku laboratuvarı gibi süreçlerin incelenmesi gerektiğini söylüyor.

İyi bir uyku için ne yapmalı?

Uzm. Psk. Akpınarlı, sağlıklı ve doğal bir uyku süreci için dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıralıyor:

  • Uyku disiplini önemlidir. Buna göre, yatış ve uyanış zamanlarınızın uyumlu/sabit ve uykudan önce sizi sakinleştiren ılık bir banyo gibi rutinlerinizin olması uyku kalitesini arttıracaktır.
  • Yetişkinlerin gece uykusu dışında gün içinde uzun kestirmeler yapmaları uyku rutinlerini bozmaktadır. Bu nedenle 1 saatten uzun uyku kaçamakları yapmayın.
  • Yatağınızı uyku ile ilişkilendirin. Uyku aktivitesi dışında yemek, eğlence, televizyon gibi aktiviteleri yatağınızda yapmayın.
  • Uyku öncesi kafein, alkol gibi uyaranlar ve uykuya yakın saatlerde besin tüketmeyin. Sizi gevşetecek içecekler tüketebilirsiniz.
  • Uykunuz gelmeden kendinizi yatmak için zorlamayın.
  • Yatak odanız, sakin sizi güvende hissettiren, huzurlu bir yer olmalıdır. Uyarıcı eşyaların veya kokuların yatak odanızda olması uyku kalitesini bozacaktır. Ek olarak, yatak odanızın karanlık bir oda olmasına veya çok ışıklı olmamasına dikkat edin.
  • Gün içinde güneş ışığı almak, yeterince oksijen almak ve düzenli egzersiz yapmak gece uykusunun kalitesini arttırmaktadır.

Arzum’dan Vakumlu Power Blender

Arzum’dan Vakumlu Power Blender

Arzum, Vacuumix Vakumlu Power Blender ile en sağlıklı lezzetleri evinize taşıyor.

Özel tasarlanmış 8 adet keskin sivri bıçağıyla ihtiyacınız olan vitamin dolu karışımları tek bir tuşla hazırlamanızı sağlayan blender, size kendi mutfağınızın şefi olma fırsatı sunuyor. Performansıyla dikkatleri üzerine çeken Vacuumix sadece meyve sebzeyi değil nohut, badem, keçiboynuzu gibi sert besinleri kolaylıkla parçalayarak un haline getirebiliyor. Vacuumix, sahip olduğu vakum aparatı sayesinde karışımı yapılan sebze ve meyvelerin hava ile temasını en aza indirerek besin değeri yüksek, rengi doğal, dokusu pürüzsüz, gün boyu lezzet ve tazeliğini koruyan içecek ve yiyecekler hazırlamanızı sağlıyor.

BPA içermeyen karıştırma sürahisi ve taşınabilir spor şişesiyle detoks içecekleriniz her anınızda yanınızda…

My Emirates Pass ile Dubai’ye seyahat etmek daha da cazip hale geliyor

My Emirates Pass ile Dubai’ye seyahat etmek daha da cazip hale geliyor

Emirates, özel olarak sunduğu ‘My Emirates Pass’ın dönüşüyle 2021 yılında Dubai’ye seyahat etmeyi daha da cazip hale getiriyor.

My Emirates Pass, Emirates biniş kartını, BAE genelinde 450’den fazla restoran, eğlence yeri ve perakende indirim mağazasında yolcularına fırsatlar ve indirimler sunan özel bir üyelik kartına dönüştürüyor.

Kapsamı genişletilen bu kart, bu yıl yolcuların BAE’ni daha uygun fiyatlarla keşfetme şansını artırıyor. 1 Ocak – 30 Eylül 2021 tarihlerinde Dubai’ye veya Dubai üzerinden seyahat eden Emirates yolcuları, herhangi bir anlaşmalı indirim mağazasında Emirates biniş kartlarını ve geçerli bir kimlik belgesini göstererek özel tekliflerden faydalanabilirler.

Yolcular; aktiviteler, alışveriş ve birinci sınıf yemek seçenekleri gibi, BAE’nin sunduğu tüm imkanları keşfedebilirler. My Emirates Pass ile yolcular ülke çapındaki 300’ün üzerinde restoranda ve 35’in üzerinde dünya çapındaki otelin spa merkezinde %50’ye varan indirimlerden yararlanırken, Atlantis Aquaventure ve At theTop Burj Khalifa gibi eğlence ve turist merkezlerindeki ayrıcalıkların keyfini çıkarabilirler.