Sporun Oscar’ları dağıtıldı

Sporun Oscar’ları dağıtıldı

Dünya spor tarihinin en uzun soluklu spor organizasyonlarından biri olarak Gillette-Milliyet ortaklığında 5. kez düzenlenen  “Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu” ödül Volkswagen Arena’da gerçekleşti.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı, Milliyet Gazetesi Spor Müdürü Tayfun Bayındır, Procter&Gamble Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu,

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Spor Toto Teşkilat Müdürü Bünyamin Bozgeyik, Kulüpler Birliği ve Göztepe Kulübü Başkanı Mehmet Sepil, bu özel geceye eşlik ederek katılım sağladı.

Erdoğan Demirören Büyük Ödülü: Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ 

Voleybolda milli takımlar ve kulüpler derecesinde Türkiye’nin başarılarında büyük pay sahibi, Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Erdoğan Demirören Büyük Ödülü’nün sahibi oldu. Üstündağ ödülünü, Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Oktay ve Erdoğan Demirören’in elinden aldı.

Gillette Yılın Takımı: A Milli Futbol Takımı 

A Milli Futbol Takımımız 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Yılın Takımı Ödülü’nün sahibi oldu. Ödülü A Milli Takım adına Kaptan Emre Belözoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’den aldı.

Yılın Antrenörü Ödülü: Şenol Güneş 

A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, 66. Gillette-Milliyet Yılın Antrenörü Ödülü’nün sahibi oldu. Güneş, ödülü Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in elinden aldı.

Gillette Yılın Futbolcusu: Çağlar Söyüncü 

  1. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Ödülü’nü Leicester City ve A Milli Takımımız’ın yıldız futbolcusu Çağlar Söyüncü kazandı. Ödülü menajeri Utku Canikli, Türk futbol tarihinin en önemli teknik direktörlerinden Mustafa Denizli’nin elinden aldı.

Yılın Gillette Gibi e-Spor Takımı: 1907 Fenerbahçe e-Spor Takımı 

Teknoloji ve E-Spor alanındaki yatırımlarıyla dünyaca bilinen bir girişimci olan Sina Afra, Yılın Gillette Gibi E-Spor Takımı Ödülü’nü Türkiye E-Spor Federasyonu Kurucu Başkanı Alper Afşin Özdemir’den aldı.

Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Merih Demiral 

  1. Gillette-Milliyet Yılın Çıkış Yapan Sporcusu Ödülü’nü Juventus’ta forma giyen milli futbolcumuz Merih Demiral kazandı. Şampiyonlar Ligi maçı nedeniyle bu akşam aramızda bulunmayan Merih’in ödülünü Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan’ın elinden babası Nazım Demiral aldı.

İslam Çupi Milliyet Spor Ekstra Özel Ödülü: U19 Genç Kız Voleybol Milli Takımı 

Avrupa Şampiyonu U19 Genç Kız Voleybol Milli Takımımız, İslam Çupi Milliyet Spor Extra Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Genç Kızlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyon olan kızlarımız, ödüllerini Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı’dan aldı.

Yılın Sporcusu: Rıza Kayaalp 

Milli güreşçimiz Rıza Kayaalp, 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu ödülünün sahibi oldu. Kayaalp ödülü, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun elinden aldı.

HDI Sigorta Özel Ödülü: Ozan Tufan 

Fenerbahçe’nin ve A Milli Takımımız’ın yıldızı Ozan Tufan 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu HDI Sigorta Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Tufan ödülü HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu’nun elinden aldı.

Gillette Venus Yılın Kadın Sporcusu: Sümeyye Boyacı 

Avrupa Şampiyonu Paralimpik Yüzücümüz Sümeyye Boyacı, 66. Gillette Milliyet Gillette Venus Yılın Kadın Sporcusu Ödülü’nün sahibi oldu. Ödülü, Sümeyye Boyacı adına Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Sekreteri Neşe Gündoğan’ın elinden aldı.

Yılın Paralimpik / Engelli Sporcusu: Sümeyye Boyacı 

Avrupa Şampiyonu Paralimpik Yüzücümüz Sümeyye Boyacı, 66. Gillette-Milliyet Yılın Paralimpik / Engelli Sporcusu ödülünün sahibi oldu. Sümeyye Boyacı adına ödülü Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan, Spor Toto Teşkilat Başkanı Bünyamin Bozgeyik’in elinden aldı.

Milka Yılın Kayak Sporcusu: Sıla Kara 

Milli Kayakçımız Sıla Kara, 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Milka Yılın Kayak Sporcusu Ödülü’nün sahibi oldu. Sıla Kara, ödülü Mondelēz Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz’ün elinden aldı.

Altınyıldız Classics Özel Ödülü: İbrahim Çolak 

Dünya Artistik Jimnastik Şampiyonası’nda halka dalında altın madalya alan Milli sporcumuz İbrahim Çolak 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Altınyıldız Classics Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Milli sporcumuz ödülünü BR Mağazacılık Yönetim Kurulu Üyesi Enis Habif’ten aldı.

Vestel Özel Ödülü: Eda Erdem 

A Milli Voleybol Takım Kaptanımız Eda Erdem, 66. Gillette-Milliyet Vestel Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Erdem, ödülünü Vestel Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Duygu Badem Uylukçuoğlu’nun elinden aldı.

Yılın Gillette Gibi Hareketi Ödülü: Enis Destan 

Altınordu’nun genç futbolcusu Enis Destan, Yılın Gillette Gibi Hareketi Ödülü’nün sahibi oldu. Enis Destan ödülü P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu’ndan aldı.

U17 Elit Ligi’nde oynanan “Adana Demirspor- Altınordu” maçında, İzmir ekibinin 2002 doğumlu genç golcüsü Enis Destan örnek bir davranışta bulunarak, haksız kazanılan penaltıyı auta göndermiş ve tribünlerden büyük alkış almıştı.

Namık Sevik Özel Ödülü: Afşın Yakuboğlu 

Milliyet Gazetesi’nin emektar gazetecisi Afşin Yakuboğlu 66. Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Namık Sevik Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Yakupoğlu, ödülü Milliyet Gazetesi Spor Müdürü Tayfun Bayındır’ın elinden aldı.

Çocuklarda Görülen Her Üç Kanserden Biri Lösemi

Çocuklarda Görülen Her Üç Kanserden Biri Lösemi

Çocuklarda karşılaşılan en yaygın kanser türlerinden birinin Lösemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Şükrü Yenice, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası özelinde lösemi hastalığına yönelik önemli bilgiler paylaşırken erken teşhis ve tedavinin hayat kurtardığının da altını çiziyor.

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan alyuvarlar (eritrositler), akyuvarlar (lökositler) ve trombositler (pulcuk hücreler) adı verilen hücreler ile proteinler, hormonlar, vitaminler, mineraller gibi kimyasalların tüm dokulara damarlarımızdaki kan ile taşındıklarını belirten Uzm. Dr. Şükrü Yenice, kanın içindeki alyuvar, akyuvar ve trombosit hücrelerinin kemik iliğinde üretildiğini aktarıyor.

Alyuvarların görevinin oksijeni ve karbondioksidi taşımak, trombositlerin görevi kanın pıhtılaşmasında rol almak, akyuvarların ise vücudumuzu mikroplara ve yabancı-zararlı maddelere karşı korumak olduğu hatırlatan Uzm. Dr. Şükrü Yenice bütün bu hücrelerin üretimin, miktarın, görev şekillerini, yenilenmesi, yaşam süreleri ve çoğalması vücutta çok iyi düzenlenmiş bir plan çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek, hücrelerin ihtiyaç fazlası olarak kontrol dışı olağanüstü çoğalmasıyla kanserin de oluştuğunu anlatıyor.

Çocuklarda görülen her 3 kanserden birisi lösemi

Vücudun herhangi bir parçasında kanser gelişebilir. Kemik iliğindeki kök hücre adı verilen ana hücrelerden türetilip farklılaştırılarak kana verilen kan hücrelerinde kontrolsüz bir çoğalmanın ortaya çıkmasının lösemiye neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Şükrü Yenice, löseminin çocukluk çağında ve genç nüfusta en çok görülen kanser olduğunun altını çiziyor. Lösemiye yönelik oranları da paylaşarak çocuklarda görülebilen her 3 kanserden birisinin lösemi olduğu bildiren Yenice, lösemi akyuvarların kanseri ise de eritrolösemi gibi alyuvarların öncül hücrelerinden, megakaryositik lösemi gibi trombositlerin öncül hücrelerinden köken alan lösemilerin varlığının da olduğunu aktarıyor.

Lösemide kemik iliğinde çok sayıda ama işlevsiz yani görevini yapamayan hücreler üretilir. Bu hücreler kemik iliğini doldururlar ve kana geçerler. ‘’Bazı lösemilerde kan dışında akciğer, karaciğer, beyin, böbrek, testis gibi organların tutululumu da olabilir.’’ diyen Uzm. Dr. Şükrü Yenice, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘’Çocuğun yüksek doğum ağırlığı ile doğması, erken doğum veya gecikmiş doğum, ailede lösemili kardeş olması, başka bir kanser sebebiyle kanser ilaçları veya ışın tedavisi yapılması, organ nakli sebebiyle bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi uygulanmış olması bazı genetik sağlık sorunları gibi etkenlerin çocukluk çağı lösemileri için öne sürülen risk faktörleri arasındadırlar.‘’

Çocukluk çağı lösemilerinin değişik şekillerde gruplandırıldığını belirten Uzm. Dr. Şükrü Yenice, ‘’Eğer lösemi hızla gelişmişse akut lösemi, yavaş gelişmişse kronik lösemi olarak adlandırılır. Lösemiak yuvarların lenfosit grubundan köken almışsa lenfositik, diğer gruptan (myeloid gruptan) köken almışsa myeloid lösemi denir. Nötrofilik-monositik-eozinofilik-bazofilik-eritorisitik-megakaryositik lösemiler bu gruptandırlar.’’diyor. Lösemi gruplarına yönelik verileri de paylaşan Yenice, çocukluk çağında görülen lösemilerin çoğunlukla (%97 oranında) akut lösemiler olduğunu, Akut lösemiler de çoğunlukla (%75) lenfositik lösemi türünde olduğunu belirtiyor. Akut Lenfositik Lösemi dışındaki akut lösemiler ise myeloid lösemiler olup bunlara da Akut Myeloid Lösemi (AML) veya ANLL dendiğini anlatıyor.

Tekrarlayan enfeksiyonlar lösemi belirtisi olabilir

Çocukluk çağı lösemi hastalığının belirtilerini; solukluk, erken yorulma,halsizlik, sersemlik hissi, ateş, tekrarlayan enfeksiyonlar, eklem ve kemik ağrıları, karın ağrıları, iştahsızlık, zayıflama, beyne yayılmışsa ( metastaz) baş ağrısı, denge bozukluğu, havale geçirme, görme sorunları, Akciğer tutulmuşsa solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, erkek çocuklarda %20-30 testis tutulumu, Böbrek yetmezliği-tansiyon yüksekliği olarak sıralayan Uzm. Dr. Şükrü Yenice, muayene sırasında boyun, koltuk altı ve kasık lenf bezlerinde şişlik, ciltte morarmalar, burun-diş eti-cilt kanamaları gibi muayene bulguları ile hastalığın saptana bileceğinin altını çiziyor.

Çocukluk çağı lösemi hastalığının tedavisinde kemoterapi, hedeflenmiş tedavi-akıllı ilaç tedavisi, radyoterapi (ışın tedavisi), kemik iliği nakli veya kök hücre nakli, löseminin komplikasyonları ve ilaçların yan etkilerine yönelik tedaviler, gerekmesi halinde kan nakli (damardan eritrosit,trombositverilmesi) ve psikolojik desteğin kullandığını belirten Uzm. Dr. Şükrü Yenice, genel sağ kalım oranının yüksek olduğunu söyleyerek ‘’Genel sağ kalım ALL de % 80’nin üzerindedir, % 90 lara kadar çıkar. Bu oran AML de % 60 dır. ‘’ diyor.

Çocukluk çağı lösemilerinin önleyici yöntemi olmadığına vurgu yapan Uzm.Dr. Şükrü Yenice,anne adaylarının hamilelik dönemlerinde enfeksiyonlardan, zirai ilaçlı ortamlardan, röntgen ve tomografi yapılan radyasyon sahalarından uzak durmasını önererek babanın sigara ve alkol kullanmaması ve bebeklik döneminde anne sütü ile beslenmenin çocuklarda lösemi riskini azalttığını belirtiyor.

Gastronomi Belgesi toplantısı yapıldı

Gastronomi Belgesi toplantısı yapıldı

Kültür Turizm Bakanlığı ve Gastronomi Turizmi Derneği işbirliğiyle ‘’Gastronomi Belgesi ’’ toplantısı Swıssotel The Bosphorus’da düzenlendi.

Turizm sektörü temel olarak konaklamayı içeriyor fakat turizm gelirini arttırmak için konaklamanın yanında kaliteli yardımcı ve tamamlayıcı hizmetleri sunmak gerekiyor. Bunların başında Gastronomi geliyor. İmkân ihtiyaç ve gerekleri doğrultusunda yeni turizm tesisi gelişmesine olanak sağlanması mevcut turizm tesislerinin geliştirilmesi turizm tesislerinin asgari niteliklerinin belirlenmesi bu tesisler arasında standart birliğin sağlanması kalitenin korunması sürekliliğinin olması ve yükseltilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amaçlanmıştır.

Kültür Turizm Bakanlığından gelen konuşmacılar Başkontrolör Cengiz Dönmez ve Kontrolör Fatih M. Arslan tarafından katılımcılara aktarılan bilgiler neticesinde Gastronomi Turizmi Derneği katılımcılarına oldukça verimli bir toplantı yaşattı.

Hijyene dikkat eden kurumların katlanarak büyüdüğü hijyen standartlarına daha uygun olan restoranların büyümeye çalıştığı bir süreç içinde bulunmaktayız. Pandemi süreci sonrasında lezzetten sonra aranacak olan kriterlerin başında hijyen gelmektedir. Bu ihtiyaca yönelik çalışmalar Gastronomi Turizmi Derneği öncülüğünde yürütülen projelerle devam etmektedir.

Bitkisel yağlar yağ ihtiyacımızı karşılayan temel gıda maddeleridir

Bitkisel yağlar yağ ihtiyacımızı karşılayan temel gıda maddeleridir

Günlük beslenme programında mutlaka yer verilmesi gereken yağlar, düzenli ve yeterince kullanıldığında sağlıklı yaşam için vazgeçilmezdir. Ülkemizde ekmek üstü tüketimde de yemeklerde de süt yağı ile birlikte çoğunlukla bitkisel yağların kullanıldığını, hayvansal yağların ise daha çok et veya balık gibi gıdaların tüketimiyle vücuda alındığını söyleyen Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Tekin, bitkisel yağları hayvansal yağlardan ayıran en önemli özelliğin kolesterol içermemeleri olduğuna dikkat çekti.

Neredeyse her yemeğin temel malzemesi ve lezzet eşlikçisi olan yağ, sağlıklı beslenmenin de olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Yağlar kaynaklarına göre bitkisel, hayvansal, balık ve mikrobiyel yağlar olarak sınıflandırılıyor. Sofralarda en fazla kullanılanları ise bitkisel yağlar ve süt yağı. Hayvansal yağlar ve balık yağı ise genellikle tüketilen gıdalarla birlikte vücuda alınıyor.

‘Bitkisel yağlar kolesterol içermiyor’

Bitkisel yağların zeytin, fındık, soya, ayçiçek, kanola ve mısır gibi çok çeşitli tohum ve meyvelerden elde edildiğini söyleyen Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Aziz Tekin, bitkisel yağların önemini şöyle ifade ediyor: “Dünya yağ ihtiyacının büyük kısmını bitkisel yağlar karşılamaktadır. Çünkü süt yağı dışındaki hayvansal yağların tüketimi çok sınırlıdır. Bitkisel yağları hayvansal yağlardan ayıran en önemli özellik kolesterol içermemeleridir. Ayrıca, farklı bileşim ve fiziksel özelliklere sahip olmaları nedeniyle, kızartma ve pişirme işlemleriyle birlikte birçok gıdanın bileşiminde yer almaktadırlar.  Gıdalara lezzet vermelerinin yanında, yapılarının oluşmasında da önemli rol oynarlar.”

‘Margarin de bitkisel kaynaklıdır’

Ülkemizde süt yağları dışında hayvansal yağ içeren yemeklik yağ olmadığını söyleyen Prof. Dr. Aziz Tekin, Ülkemizde natürel tüketimde daha çok zeytinyağı kullanılırken, yemeklik ve kızartmalık olarak süt yağı ile birlikte çoğunlukla bitkisel yağlar tercih edilmektedir. Bunlara bir örnek de tamamen bitkisel yağların karışımından oluşan margarinlerdir. Ülkemizdeki yasal düzenlemeler margarinlerde süt yağı kullanımına izin vermektedir, ancak bitkisel ürün özelliğini sürdürmek isteyen üreticiler neredeyse tüm margarin ve yoğun yağları tamamen bitkisel yağlardan üretmektedir. Bu nedenle margarinler “Bitkisel Margarin” olarak adlandırılmaktadır.” dedi.

Prof. Dr. Aziz Tekin,Diğer taraftan, ülkemizde trans yağ konusunda son 14 yılda önemli gelişmeler yaşanmıştır. “Trans Yağ Yoktur” logosu sayesinde trans yağsız üretime geçilebilmiş ve margarin endüstrisi 1 Ocak 2021 tarihinde uygulamaya konulacak “trans yağ yasaklama” düzenlemesine hazır hale gelmiştir.” diyerek margarinlerin trans yağ içermediğinin altını çizdi.

OPPO’nun Bluetooth Hoparlörleri

OPPO’nun Bluetooth Hoparlörleri

OPPO, kablosuz kulaklık ve akıllı saat ürünlerinden sonra şimdi de kablosuz hoparlörüyle tüketicilerin karşısına çıktı.

Yeşil ve pembe renkleriyle dikkat çeken OPPO Bluetooth Hoparlör 349 TL’lik tavsiye edilen satış fiyatıyla tüketicilerin beğenisine sunuldu. Minimal tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken OPPO Bluetooth Hoparlör, şıklığını üzerindeki LED saat göstergesi ile tamamlıyor. Sadece 160 g ağırlıkla gelen hoparlör, 3 saatlik şarj süresiyle birlikte 8 saatlik de çalma süresi sunuyor. Bluetooth 5.0 teknolojisini destekleyen hoparlörün kablosuz menzili 10 metreye kadar uzanabiliyor. Ürünün şarj girişi ise Type-C USB ile destekleniyor.

 

Samsung, Lazer Projeksiyon Cihazı The Premiere

Samsung, Lazer Projeksiyon Cihazı The Premiere

Samsung, gerçekleştirdiği sanal basın toplantısı “Life Unstoppable” etkinliğiyle, yepyeni 4K Ultra Kısa Mesafeli lazer projeksiyon cihazı The Premiere’i duyurdu. Bu yeni 4K kalitesindeki lazer projeksiyon cihazı, ev rahatlığında büyük ekran sinema deneyimi sunuyor. Samsung’un ödüllü Lifestyle ürün portföyünün yeni referans ürünü The Premiere görüntü deneyimini ekransız bir deneyime dönüştürüyor.

The Premiere, LSP9T ve LSP7T olmak üzere 130 ve 120 inç seçenekleriyle sunulurken, 4K lazer görüntü çözünürlüğü sağlıyor. The Premiere LSP9T, üçlü lazer teknolojisine sahip dünyanın ilk HDR10+ sertifikalı projeksiyon cihazı olma özelliğini taşıyor. 2800 ANSI lumens değerinde pik parlaklığa ulaşabiliyor ve aydınlık-karanlık sahne geçişlerinde devrim niteliğinde karşıtlık detayları sunma becerisine sahip.

KOBİ’lerin dijitalleşmesi yüzde 50 hızlandı

KOBİ’lerin dijitalleşmesi yüzde 50 hızlandı

Pandemi süreci dijitalleşmeden çekinen binlerce KOBİ’ye e-ticarete uygun maliyetlerle, sadece birkaç günde başlanabileceğini gösterdi.

2020 yılının ilk altı ayında 4 bin yeni şirket e-ticarete adım attı. Yılın ilk çeyreğinde dijitalle tanışan 1500 şirkete karşın, COVID-19’a ilişkin tedbir ve önlemlerin uygulandığı ikinci çeyrekte bu rakam 2500’ün de üzerine çıktı. Buna göre bu yılın ilk yarısında dijitalle tanışan şirketlerin sayısı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak toplamda 4 bini aştı. Bu artışta en önemli rolü KOBİ’ler üstlendi.

Mastercard’ın hızlı ve güvenli dijital ödeme platformu Masterpass ile, Türkiye’nin lider e-ticaret altyapı sağlayıcısı IdeaSoft tarafından incelenen veriler, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19’un Türkiye’deki e-ticarete etkilerini ortaya koyuyor. Buna göre COVID-19’a yönelik alınan tedbirler ve sosyal mesafe özellikle KOBİ’lerin dijitalleşme hızını artırırken, tüketicilerin e-ticaretle olan ilişkisini de güçlendirdi. Pandemi öncesinde KOBİ’lerin ve hatta kurumsal ve büyük şirketlerin e-ticaret kanalını açması ciddi zamanlar alırken, salgın ile birlikte bu süreç; dijitalleşmeden çekinen binlerce KOBİ’ye e-ticarete uygun maliyetlerle sadece birkaç günde başlanabileceğini gösterdi.

Tüketiciler hobilerini hatırladı

Koruyucu önlemler kapsamında evde kalan tüketiciler de internetin zenginliklerini keşfetti. Salgının ilk günlerinde dezenfektan, maske ve eldiven gibi ürünlerin satışlarında yüzde 5 binleri aşan artış gözlense de, sonraki dönemde tüketiciler ev yaşamını keyfe dönüştürecek alışverişlere yöneldi. Örneğin Mayıs ayında oyun ve hobi ürünlerinin satışı ortalama yüzde 250, iç giyimdeki artış ortalama yüzde 225, ev tekstilindeki artış da ortalama yüzde 163 olarak hesaplandı. Aynı dönemde daha önce uzaktan yapılması imkansız görünen sanat aktiviteleri ve eğitim programları da dijitalleşme rüzgarına kapıldı. Buna bağlı olarak pastel boya satışları yüzde 2850 artarken, yağlı boya fırçalarındaki satış yüzde 1322, seramik hamuru satışı yüzde 825 yükseldi. Bu dönemde zirai ürün satışlarına yönelik talep ise yüzde 134 oranında arttı. Öte yandan av ve kamp sektöründeki satışlar da yüzde 35 oranında artış gösterdi.

Mastercard’dan KOBİ’lere destek paketi

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan, “Günlük hayatı olumsuz etkileyen COVID-19, dijitalleşme süreçlerinin hızlanmasına neden oldu. Dijitalleşmeyi ajandalarına almış ama bir sebepten adım atmaktan çekinen pek çok KOBİ aslında süreçlerin ne kadar kolay olduğunu da deneyimlemiş oldu. Biz de bu dönemde MasterKOBİ platformu üzerinde hazırladığımız destek paketi ile, işletmelerin dijitalleşme sürecindeki temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmak istedik. Ticaret Bakanlığı’nın destek programına da dahil edilen destek paketimiz kapsamında, bugüne kadar 2 bini aşkın işletmenin dijitalleşme çalışmalarına katkı sağlamış olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

 

Beta Yeni Han’da kahvaltı şöleni

Beta Yeni Han’da kahvaltı şöleni

Geçmişte kahvenin ilk kavrulduğu yer anlamına gelen Tahmis ismiyle anılan İstanbul tarihinin en önemli miraslarından olan Beta Yeni Han, dokusunu kaybetmeden gerçekleşen restorasyon çalışması sonrasında şehrin en özel yaşam merkezi oldu.

Göz dolduran tarihi mimari yapısı içerisinde Beta Tea House, A’la Kahve Evi, Emin Han Börek, Mazgal Burger, Belita Baharat, Betum Kuruyemiş, Hacı Ali Lokum ve Benuta Çikolata gibi birçok önemli markayı yenilediği mağaza karmasında bulunduruyor.

Usta ellerde hazırlanmış özgün kahvaltı sofrasıyla konuklarına zengin bir menü alternatifi de sunuyor. Güne güzel başlamak isteyenler ve uzun uzun kahvaltı sofrasında oturmayı sevenler için Han Kahvaltı tabağı ise, en çok tercih edilen menülerin başında geliyor.

Çanakkale Ezine peynirden Kars yöresine özgü gravyere, Erzincan tulum peynirinden Toroslar keçi peynirine kadar çeşitli peynirlerin yer aldığı mekanda her şey doğal ve özel olarak getiriliyor.

Yerel lezzetlerin ön planda olduğu menü; Köy usulü patates, közlenmiş patlıcan, közlenmiş kapya biber, ev yapımı reçeller, sahanda sucuk, sahanda yumurta, zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, kuru meyveler, tahin pekmez, Elazığ köy tereyağı, bal kaymak, Adana böreği, poğaça ve ekmek çeşitleri ile hem göze hem de damağa aynı anda hitap ediyor.

Osmanlı döneminden kalan tarihi yapının otantik havasını soluyacağınız mekanda demleme çaylarınızın ardından kahvenin kavrulma işleminin yapıldığı ve hala hâlâ dokusunu koruyan fırını da görebilirsiniz.

Kadınlar pandemide için tasarruf etti

Kadınlar pandemide için tasarruf etti

Türkiye’de kadınların tasarruf eğilimlerini ve yatırım alışkanlıklarını incelemek amacıyla Odeabank tarafından gerçekleştirilen Kadınların Birikim Alışkanlıkları Araştırması, Covid-19 salgınının kadınlarda tasarruf eğilimini arttırdığını ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre Covid-19 öncesi dönemde kadınların aylık birikim yapma eğilimi, salgın döneminde haftalık ve daha sık birikim yapma yönünde değişti. Salgın, tasarruf yapma sebebinde değişiklik yaratırken, bu dönemde eğitim ve sağlık konuları kadınların en çok önem verdiği birikim alanı oldu. Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, araştırma ile Türkiye’deki kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rollerini ve yatırım alışkanlıklarını inceleyerek, tasarruflarını doğru yatırım araçlarında değerlendirmelerini sağlamak olduğunu belirtti.

 

TÜRKİYE’NİN genç ve dinamik bankası Odeabank, Türkiye’de kadınların tasarruf eğilimlerini izlemek amacıyla bir araştırma gerçekleştirdi. Yöntem Araştırma Danışmanlık Şirketi tarafından yapılan Kadınların Birikim Alışkanlıkları Araştırması, Türkiye temsili olarak 260 kadınla gerçekleştirildi. Covid -19 salgını öncesinde Şubat ayında yapılan ve yeni normal dönemi ile birlikte Temmuz ayında tekrarlanan araştırma ile Birikim Alışkanlıkları, Birikim Motivasyonu, Yatırım Aracı Kullanım Dinamikleri, Banka İlişkileri ve Gelecek Hayalleri olarak 5 kategoride kadınların tasarruf eğilimleri incelendi.

Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, araştırma ile toplumsal tasarruf eğilimine yön veren kadınların değişik dönemlerde tasarruf eğilimlerindeki tutum değişikliğini ortaya koyarak, “daha iyi bir hayat” için birikim yapan kadınları desteklemeyi hedeflediklerini söyledi.  Öncü, araştırmanın amacının Türkiye’deki kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rollerini ve yatırım alışkanlıklarını inceleyerek, tasarruflarını doğru yatırım araçlarında değerlendirmelerini sağlamak olduğunu vurguladı.

Araştırmanın salgın öncesi ve Covid-19 döneminde Türkiye’deki kadınların harcama ve yatırım alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğini ortaya koyduğunu belirten Mert Öncü: “Araştıma, Covid -19’un kadınlarda tasarruf eğilimi artırmakla birlikte, birikim motivasyonlarını da değiştirdiğini gösterdi. Kadınlarımız salgında sağlık ve eğitimi birikim için öncelikli alan olarak ön plana aldı. Odeabank olarak amacımız kadınların birikim eğilimlerini doğru bir şekilde yönlendirerek tasarruf etme çabalarına destek olmak.  Banka olarak hizmete sunduğumuz yeni nesil bankacılık ve yatırım hizmetleri ile müşterilerimize bankamızın ürün çeşitliliğinden, avantajlı koşullarda birikim yapma imkânı sunuyoruz. Odeabank olarak, kadınların birikim yapma eğilimlerini doğru ürünler sunarak desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

 

Kadınların Birikim Alışkanlıkları Araştırmasında öne çıkan unsurlar;

Tasarruf yapanlar arasında gençlerin payı artıyor

Kadınlarda salgın sonrası, birikim yapma miktarı azalan grup kadar birikim yapma miktarı artan bir grup olduğu da görüldüğü araştırmada, 18-24 yaş grubu kadınlar arasında birikim yapma eğiliminin arttığı ortaya çıktı.  Covid-19 öncesi dönemde kadınların %94’ü aylık birikim yapma eğilimi gösterirken, kadınlar arasında haftalık ve daha sık birikim yapma isteğinin arttığı görüldü. Salgın öncesi kadınların %28’inin, salgın sonrası ise %56’sının aylık ortalama birikim düzeyinin, aylık toplam gelirinin %11’inden fazla olduğu ortaya çıktı. Salgın, hedef grubun daha yüksek miktarda birikim yapmasına olanak sağladı. [i]1

 

Tasarruf amacı olarak sağlık ve eğitim en ön plana çıktı

Araştırma birikim için öne çıkan motivasyonlarda salgın öncesinde olduğu gibi zorunlu gereksinimlere odaklanıldığını gösterdi.  Araştırmada dikkat çeken önemli bir unsur sağlık amaçlı birikim motivasyonunun ilk yapılan araştırmadaki 4. sıradan, Temmuz ayında yapılan ikinci araştırmada 3. sıraya yükseldiğini ortaya çıkardı. Sağlık birikimi motivasyonu Covid-19 öncesinde yüzde 15 iken, pandemi ile birlikte % 32’lere ulaşıyor. Araştırmada yer alan 260 kişilik hedef grubun %65’i salgın ilan edildikten sonra birikim sebeplerinde değişiklik olduğunu belirtti. Yapılan çalışma ile salgın ilanından sonra birikim yapma sebebi olarak öne çıkan konuların ise sağlık ve eğitim harcamaları olduğu görüldü. Salgın sonrası birikim motivasyonu değişen grubun tamamının, genel birikim yapma sebebinde sağlık harcamalarının önemli yer tuttuğu ortaya konuldu.

 

Çocuk sahibi olanlar daha fazla yatırım aracı kullanıyor

Salgın öncesi 45 yaş üstü yaş grubunda yatırım aracı kullanma eğilimi daha yüksek iken, salgın sonrasında çocuk sahibi olan katılımcıların arasında yatırım aracı kullanma eğiliminde artış yaşandığı gözlemlendi. Yatırım aracı kullanma eğiliminde “altın hesabı”, “döviz” ve “vadeli mevduat hesabı”nın yatırım aracı kullananlar arasında salgın öncesine göre daha yüksek düzeyde tercih edildiği kaydedildi.

 

Temassız kart kullanımı arttı

Salgın öncesi harcamalara ilişkin genel eğilimin özellikle metropol dışı illerde nakit üzerinden yapılması yönünde iken salgından sonrası bu eğilimin yerini banka kartı ve kredi kartına bıraktığı ortaya çıktı. Salgın öncesi kıyafet ve eğitim konuları harcama kalemlerinde öne çıkarken, salgından sonra kişisel bakım, sağlık en çok harcama yapılan kategoriler olarak öne çıktı. Salgın süreci öncesine göre kadınların farklı sektörlerdeki harcama durumlarının ne yönde değiştiği incelendiğinde, gıdadan sonra en çok artış gösteren 3 sektörün sağlık, kişisel bakım ve hobiler olduğu görüldü.  Araştırmada harcamaların belirgin bir şekilde azaldığı temel sektörler ise seyahat ve eğlence sektörleri olduğu ortaya çıktı. Hedef grubun %67’sinin kartının temassız özelliği bulunurken, bu grubun yaklaşık yarısının bu özelliği “salgından sonra” kullanmaya başladığı gözlemlendi. Araştırmada kadınların %57’si salgınla internet bankacılığını, %63’ünün ise mobil bankacılığını daha fazla kullanma yönünde görüş bildirdi. Araştırma sonuçlarına göre salgın sonrası internet/mobil bankacılığı ayda 1’den daha sık kullandığını belirten %84’lük bir grup olduğu görüldü.

Salgın kadınların hayallerini de değiştirdi

Kadınlar, fazladan 5.000 TL’ye sahip olmaları durumunda birikim yapmayı tercih ettiği yönünde görüş bildirdi. Kadınların salgından önce, gelecek için hayalleri arasında tatil yapmak ve araba yenilemek öne çıkarken, salgından sonra önümüzdeki 1 yıl için kadınların hayalleri incelendiğinde ev alma isteği öne çıktı. Araştırma kapsamında belirlenen parayı COVID-19 salgını öncesinde “tatil” için kullanma tercihinin %18’den %12’ye gerilediği görüldü. Bankalar, salgın öncesi ve sonrası dönemde de iş kurmak için maddi destek alma konusunda ilk sırada tercih edilirken, kadınların salgın sonrası e-ticaret alanında bir iş kurma tercihlerinde artış kaydedildiği dikkat çekti.

Pharrell Williams ve Jay-Z “Entrepreneur”

Pharrell Williams ve Jay-Z “Entrepreneur”

Pharrell Williams ve Jay-Z’nin sürpriz teklisi “Entrepreneur” Sony Music etiketiyle yayımlandı. Şarkıyla aynı gün yayımlanan klibinde Issa Rae, Nipsey Hussle, Tyler, The Creator, Robert Hartwell, Six Sev gibi önemli siyahi girişimcilerin yer aldığı on iki isme dikkat çeken Pharrell, kliple şarkıya güçlü bir açıklama getiriyor.

“Entrepreneur” şarkısı özelinde TIME dergisi ile “The New American Revolution” özel sayısı için bir araya gelen Pharrell, siyahi liderlerin hikâyelerini paylaştığı sayfalarda Naomi Osaka, Kenya Barris ve Imara Jones gibi başarılı isimler ile sohbetlerini kaleme alıyor.