Yazılar

Depremin ardından, bir yıl sonra nasıl hissediyoruz?

Depremin ardından, bir yıl sonra nasıl hissediyoruz?

DEPREMİN ARDINDAN NASIL HİSSEDİYORUZ? 6 Şubat depremlerinin birinci senesinde deprem bölgesinde yaşayan bireylerin hissettiği duygular daha olumsuz. Deprem illerinde yaşayan bireyler toplumun geneline göre daha yorgun, endişeli, üzgün ve kafası karışmış hissediyor…

Ipsos Türkiye

SON BİR HAFTADIR NELER KONUŞUYORUZ? Geçim zorluğu herkes tarafından en çok konuşulan konu. Türkiye genelinde yerel seçimler, deprem illerine göre daha yüksek oranda konuşuluyor. Deprem illerinde ise olabilecek yeni bir deprem ve bu illerde yaşayan bireylerin ihtiyaçları, toplumun geneline göre çok daha fazla konuşulan konular.

Ipsos Türkiye

 DEPREM KONUSUNDA ENDİŞE DÜZEYİ…

Yaşanılan bölgede / ilde deprem olması konusundaki endişe düzeyi hala yüksek. Ancak 6 Şubat depremlerinin hemen sonrasında deprem illeri dışındaki illerde yaşayan kişilerin %56’sı oldukça endişeliyken bugüne gelindiğinde bu oran %40’a kadar gerilemiş durumda. Deprem illerinde yaşayan bireylerin endişesi ise çok daha yüksek.

Ipsos Türkiye

İSTANBUL / MARMARA DEPREMİ KONUSUNDA ENDİŞE…

Marmara depremi konusundaki endişeler devam ediyor. Ancak endişe düzeyinin yoğunluğu azalmış

Ipsos Türkiye

NORMALLEŞME SÜRECİ …

Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört kişiden biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem illerinde yaşayan bireylerin yarısı normale dönemediklerini belirtirken hayatının normalleştiğini söyleyenlerin oranı yalnızca %5.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 6 Şubat Depremleri’nde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz, geride kalanlara bir kez daha sabır ve şifa diliyoruz. Toplum yaraların sarılması için ilk andan itibaren takdire değer bir kenetlenme örneği gösterdi, ilk haftalarda çok yoğun bir destek faaliyeti yaşandı. Ancak zaman ilerledikçe insanın en önemli özelliklerinden biri olan “unutma” kabiliyeti devreye girdi. Ne yazık ki deprem 2023 yılı Nisan ayına geldiğimizde ülkemizin en önemli sorunu listemizdeki yerini kaybetmişti bile.

Aradan bir yıl geçti, deprem illeri ile ülkenin geri kalanı arasında hissedilen duygular bakımından bir fark olup olmadığını araştırdık. Depremden bağımsız olarak, özellikle de ekonomik kriz nedeni ile uzun bir süredir genellikle olumsuz duygular dile getiriliyor. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlar açısından bu olumsuz hisler bir kat daha fazla.

Deprem şehirleri haricindeki bölgelerde yaşayan vatandaşlar içinde bölgedeki insanların ihtiyaçlarının dile getirilme oranı %19, bölgede ise bunun iki katı bir oran var. Yaklaşan seçimlerin gündem oluşturması oranı da bölgede daha düşük. Yeni bir deprem yaşanma ihtimali de yine bölgede yaşayan vatandaşların gündemini daha fazla meşgul ediyor.

Geçen yıl depremden sonra bölge dışında yaşayan vatandaşların %56’sı bulunduğu şehirde bir deprem yaşanması ihtimalinden büyük endişe duyuyordu. 1 sene sonra bu oran %40’a gerilemiş halde. Öte yandan bu endişe, deprem bölgesinde sıcaklığını korumaya devam ediyor. Benzer durum bilim insanları tarafından uyarıları yapılan muhtemel Marmara depremi için de geçerli. Deprem bölgesindeki vatandaşların sadece kendi şehirlerine yönelik değil olası Marmara depremine dair endişeleri de yüksek.

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK

Manevi etkisi hiçbir zaman yok olmayacak bir felaket yaşadık. Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört vatandaştan biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem bölgesinde ise neredeyse her iki vatandaştan biri halen normale dönemediğini belirtiyor. Hayatının normalleştiğini belirtenlerin oranı sadece %5, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.

Yaklaşan yerel seçimlerde adayların taahhütleri arasında depreme yönelik önlemler öne çıkıyor. Felaketin bu anlamda bir uyandırma çağrısı görevi görmüş olması çok önemli. Umarız seçimlerden sonra kazanan adaylar bugün ortaya koydukları projeleri hızla hayata geçirirler ve binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirebiliriz. Bizden sonraki nesillere deprem riski karşısında daha güvenli şehirler bırakmak boynumuzun borcu olmalı.

2023’te bekarların beklentileri neler?

2023’te bekarların beklentileri neler?

Kullanıcılarına ilgi alanları ve yaşam tarzları gibi hayatta önemsedikleri konular hakkında sorular sorarak karşılarına en uygun eşleşmeyi çıkaran arkadaşlık uygulaması OkCupid, sorulara verilen 10 milyar yanıtı mercek altına aldı. İşte bekarların 2023’te çevrimiçi arkadaşlıktan beklentileri…

       Sorular:

  • Enflasyon romantik ilişkilerini etkiledi mi?
  • Partnerinin sağlığına dikkat etmesi senin için önemli mi?
  • İlk buluşmada birlikte yürüyüş yapmayı mı tercih edersin yoksa bir mekanda buluşmayı mı?
  • Diğer flörtlerini bırakıp sadece bir kişiyle ilişki kararı almak için ne kadar beklersin?
  • Her zamanki “tipin” olmayan biriyle çıkar mıydın?
  • Metaverse’nin ne olduğunu anlıyor musun?
  • Hassas mısın?
  • Duygusal mısın?

Pause Dergi

Ekonomi, flört alışkanlığını etkiliyor

Platforum kullanıcılarının neredeyse %40’ı enflasyonun flört hayatlarını etkilediğini söylüyor ve bunu en çok hisseden gençler. platformdaki Z Kuşağı bekarlarının %42’si, Y Kuşağının %35’i ve X Kuşağının %29’u ekonominin etkisini hissediyor.

Flörtüyle ruh sağlığı hakkında konuşmaya açık olanlar daha çekici    

Soruları yanıtlayan 1.6 milyon kullanıcının neredeyse tamamı, ruh sağlığının fiziksel sağlık kadar önemli olduğuna inanıyor. 2022’de platform profillerinde “ruh sağlığı” ve “terapi”den bahseden kullanıcı sayısında 2021’e kıyasla %18’lik bir artış olduğu görülüyor. Bu sayının 2023’te de artması bekleniyor, çünkü Z Kuşağı, fiziksel sağlığın yanı sıra ruh sağlığının da önemli olduğunu düşünüyor.

Özellikle erkekler, partnerleriyle ruh sağlığı üzerine konuşmaya daha açık olduğunu söylüyor. platformdaki bu soruya yanıt veren erkeklerin %71’i ruh sağlığının önemli olduğunu ve bu konuda düşünmeye ve konuşmaya açık olduklarını belirtirken, %21’i bu konunun önemli olduğunu ancak bunu partnerleriyle rahat bir şekilde konuşabilmeleri için zamana ihtiyaçları olduğunu düşünüyor. Ruh sağlığı hakkında konuşmaya açık olduklarını söyleyen erkekler, buna katılmayan erkeklere göre %276 daha fazla Beğeni ve %201 daha fazla Eşleşme alıyor.

Bir ilişkiden ne beklediğini bilip bunu karşılıklı konuşabilmek ilişkinin sağlığı açısından önemli. İlişkilerinde sınırları belirleyebilenler, bunu yapamayanlara kıyasla %68 daha fazla Beğeni alıyor. Ayrıca %5 daha fazla eşleşme alıyorlar.

Kendine iyi davranmak, duygularını kabul etmek ve potansiyelinin farkına varmak bir ilişkiye hazır olmanın en önemli adımlarından Soruları yanıtlayanların çoğu (%97) ‘kendine iyi davranmanın’ önemli olduğuna inanıyor. Böyle düşünenler %92 daha fazla Beğeni ve %30 daha fazla Eşleşme alıyor.

Pause Dergi

Hassas ve kırılgan olmak dürüstlük göstergesi

Kırılgan olabilmek, bugünlerde bekarların en çekici bulduğu özelliklerden biri. 10 kullanıcıdan 9’u kendini hassas olarak tanımlıyor. Bu dürüstlük, özellikle erkekler için flört söz konusu olduğunda karşılığını veriyor. 2022’de hassas olduğunu söyleyen erkekler, hassas olmadığını söyleyen erkeklere göre neredeyse 2 kat fazla Beğeni ve Eşleşme alıyor.

Z Kuşağı, metaverse’te flört etmeye açık

Hayatımıza yeni yeni girmeye başlayan Metaverse terimi sorularında da yerini aldı ve kullanıcılardan yoğun bir ilgi gördü. 500 binden fazla yanıt alan Metaverse  soruları ise şöyle;

  • Metaverse’ün ne olduğunu anlıyor musun?
  • Metaverse için heyecanlı mısın?
  • Metaverse’e katıldın mı?
  • Metaverse’te bir buluşmaya açık mısın?
  • Yalnızca metaverse’de var olan bir ilişki ilgini çeker mi?

Platfforrm verilerine göre; kullanıcıların bir kısmı metaverse’ü keşfetmeye açıkken, metaverse ile en çok ilgilenenler genç nesiller oldu; Z Kuşağı ve Y Kuşağı. Yalnızca çevrimiçi yaşanacak bir ilişkiye sahip olmakla en çok ilgilenenler ise Z kuşağı.

Bu veriler, gelecek trendinin yalnızca başlangıcı. Metaverse, giderek daha fazla ilk buluşmanın yaşanacağı bir evren olacak ve hayatımızın bir parçası olarak kalacak.

Yılın en flörtöz günü 8 Ocak

Tüm yıl boyunca online arkadaşlık uygulamaları için en yoğun gün yılın ilk pazarı, 8 Ocak Pazar günü olacak. Ocak ayı yeni arkadaşlıklar kurmak için en popüler aylardan biri:

  • 50+ milyon Yeni Sohbet
  • 530+ milyon Beğeni
  • 40+ milyon EşleşmeOkCupid

İlişkiden beklentinizi dürüst olarak dile getirin
7 milyondan fazla insanın çoğu, bir sonraki ilişkilerinin ne kadar uzun olmasını istedikleri sorulduğunda; %41’i birkaç aydan birkaç yıla kadar, %37’si ise hayatlarının geri kalanında diyor. Buna ek olarak 10 bekardan 7’si onlara en çekici gelenin hayatlarının geri kalanını flört etmekle değil, sonsuza kadar beraber olacakları birini olduğunu söylüyor.

Tatilciler seyahatten vazgeçmiyor

Tatilciler seyahatten vazgeçmiyor

Wyndham Hotels & Resorts’un ödül programı Wyndham Rewards’un üyeleri arasında yapılan bir anketin sonuçları, 2022 yaz sezonuna damga vuran ve 2023 yılında da sektörü etkilemesi beklenen seyahat eğilimlerine ışık tutuyor.

Ankete Türkiye’den katılanların yarıya yakını, artan yaşam maliyetlerine rağmen seyahat etmeyi sürdüreceğini söylüyor.

Wyndham Rewards’un Avrupa, Orta Doğu, Avrasya ve Afrika’daki (EMEA) toplam 5 bin 544 üyesinin katılımıyla düzenlenen anket kapsamında, katılımcılara geçtiğimiz yaz tatillerinde edindikleri tecrübeler ve gelecekteki seyahatleri üzerinde etkili olacak unsurlara dair sorular yöneltildi. 6 – 11 Eylül 2022 tarihleri arasında düzenlenen ankete Türkiye’den 890 Wyndham Rewards üyesi katıldı.

Yeni yerler arıyoruz

Ankete Türkiye’den katılanlar arasında geçtiğimiz yaz mevsiminde hiç seyahat etmeyenlerin oranı yüzde 12.7 oldu. Yaz mevsiminde en az bir kez seyahate çıkan katılımcıların yaklaşık yüzde 81’i Türkiye içinde seyahat ederken, yüzde 20.2’lik bir kesim 4 saate kadar uçuş mesafesindeki, yüzde 11’e yakın bir kesim ise 4 saatten uzun uçuş mesafesindeki yerleri ziyaret etti.

Wyndham Rewards’un anketinde, katılımcılara geçtiğimiz yaz mevsiminde edindikleri tecrübenin gelecekteki seyahatlerini nasıl etkileyeceği de soruldu. Türkiye’den katılımcıların yüzde 59.4’ü “bir sonraki tatilleri için sabırsızlandığını” belirtirken, “gidilebilecek farklı yerleri değerlendireceğini” söyleyenlerin oranı da aynı oldu.

Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 50.6’sı, artan yaşam maliyetlerinin kişisel seyahatlerini etkileyeceğini söyledi. Katılımcıların yüzde 35’i daha küçük bütçelerle de olsa seyahat etmeyi sürdüreceğini belirtirken, yüzde 14’ün biraz üzerindeki bir kesim ise seyahat planlarında hiçbir değişiklik yapmayı düşünmüyor.

Yaz bitti, “bağlanma sezonu” başlıyor

Yaz bitti, “bağlanma sezonu” başlıyor

Sıcak yaz günleri sona ererken uzun kollu kıyafetler, hırkalar raflardan çıkmaya başlıyor. Ağaçlar yapraklarını dökerken doğa, sonbaharın renklerine büründü. Bu değişimde sık görülen hafif depresyon hali ise yeni flörtlere kapı açıyor. Dünyaca ünlü arkadaşlık uygulaması OkCupid, kullanıcılarının bu dönemdeki davranışlarını inceledi. Verilere göre bu gibi dönemlerde daha fazla eşleşme yakalıyoruz. İşte detaylar…

YAZ BEKARLARI DEPRESYONDA

Uygulama üzerindeki sorulara verilen yanıtlar üzerinden kullanıcıları eşleştiren sosyal medya platformu, en yüksek aktiviteyi bu yazın en sıcak günü olan 20 Haziran’da ölçtü. Anlaşılan sıcak havalar herkesin üzerinde, ‘gönlüm hovarda’ etkisi yaratıyor. Yaz aylarında insanlar mümkün olduğunca çok kişiyle eşleşip vakit geçirmek istiyor. Kullanıcılara profillerine iklim değişikliği savunucusu rozeti ekleyebilme özelliğini sunan sosyal medya platformu, mevsim geçişindeki insan davranışlarını da analiz etti. Bekarlar bu dönemde, yazın gösterdikleri rahatlığın aksine, bir araya gelip battaniye altında vakit geçirmek, film izlemek ya da dışarıdan yemek söyleyip eve kapanmak istiyorlar. Bunu da bir bağlanma sezonu’ partneriyle yapmak istiyorlar.

OkCupid

PEKİ NEDİR BU “BAĞLANMA SEZONU”?

İngilizcesi Cuffing Season yani kelepçelenme sezonu anlamına geliyor. Bu tabii ki bir metafor. İnsanların kendini kenetleyecek birini araması anlamında kullanılıyor. Havaların tamamen soğuması ile birlikte aşağı yukarı Ekim civarında başlayan Bağlanma Sezonu, Şubat ayında Sevgililer Günü’yle birlikte son buluyor. Bu dönemi beraber geçirecekler adayları bulmak için daha fazla çaba sarf ederken, halihazırda bir flörtü bulunan kullanıcılar soğuk havaları birlikte geçirmek için ilişkilerinde daha fazla istikrar eğilimi gösteriyorlar. Yani Sevgililer Günü’ne kadar kendine partner bulan kişiler genelde 14 Şubat’a kadar ayrılmıyorlar.

BEKARLAR İÇİN EN ŞANSLI DÖNEM NE ZAMAN?

Her dönemin etkileşim konusunda yoğun olduğu günler var. Bunlar genelde bir mevsimsel geçiş ya da özel bir günün, hafta sonuna denk gelmesiyle, aynı gezegenlerin doğru konuma gelmesi gibi ortaya çıkıyor.

Sosyal medya platformu, kullanıcılarının Ekim ayından Sevgililer Günü’ne kadar geçen bu süreyi kapsayan sorulara verdiği yanıtları inceledi. Verilere göre 2022 yılının “Bağlanma sezonu”nda en yoğun gün 6 Kasım Pazar olacak gibi duruyor. Cadılar Bayramı ile yılbaşı gecesi arasının da yüzde 25’lik bir artışla uygulama üzerinde en fazla eşleşme yakalanan dönem olması bekleniyor.

OkCupid

UZMANLAR BU KONUDA NE SÖYLÜYOR

Çevrimiçi arkadaşlık uygulamaları sonbahar başlangıcında flörtleşmenin arttığını doğruluyor. Pandemi döneminde sosyal medya platformu kullanıcılarının verdiği yanıtlara göre “hayatlarının geri kalanını paylaşacağı bir ilişki” vurgulayan bekarlar bu dönemde artış gösteriyor. Özetle genelde bitmeye mahkum olan yaz aşklarını geride bırakıp, sonbaharın ve kışın soğuk günlerini ısıtacak bir partner aradığımız dönemlerin içerisine giriyoruz. Bu dönemi yalnız geçirmek istemeyen tüm bekarlara bol şans.

‘BAĞLANMA SEZONU’ TERİMİ KÖKENİ

Merriam-Webster, bu terimin kökenini araştırdı ve 2011’de üniversite gazetelerinde yayınlanmış en eski araştırmaları buldu. Sözlüklere göre bu terim 2011’den önce ilk olarak siyahi topluluklar arasında dile getirilmiş, hatta rapçi Fabolous bir şarkısında bu deyimden bahsetmiş. Diğer yandan Merriam-Webster, bu kelimenin kelepçeden türediğini söylüyor.

Sevgili olmadan önce en çok neyi merak edersiniz?

Sevgili olmadan önce en çok neyi merak edersiniz?

Biriyle sevgili olmadan önce onun hakkında en çok neyi merak edersiniz? Ya da karşınızdakinin sizin hakkınızda ilk neyi bilmesini isterdiniz?

Senin için hangisi daha romantik bir etkinlik?

En çok cevaplanan sorulardan birisi bu. Kullanıcıların yüzde 82’si soruyu geçmeden yanıtlamış. Soruda iki seçenek var. Biri Paris’te öpüşmek, diğeri de doğanın içinde, kamp çadırında öpüşmek… Erkeklerin yüzde 62’si çadırda öpüşmeyi daha romantik bulurken, Paris’te daha romantik bulan kadınların oranıysa yüzde 52. Siz hangisini seçerdiniz? Sonuçta karakteriniz hakkında çok şey söylüyor. Bazıları konforuna düşkündür. Bunun için daha kalabalık bir ortamda olmayı ve biraz daha pahalı bir seyahat yapmayı tercih edebilir. Bazılarıysa doğanın içerisinde, daha yalnız ve sessiz bir ortamda daha rahat eder ama evindeki konforlu yaşamından biraz taviz verebilir. Sonuçta her tercih ediş bir vazgeçiştir.

Sevgili olmadan önce en çok neyi merak edersiniz?

 

Bir sonraki ilişkinin yaklaşık ne kadar sürmesini istiyorsun?

Sorunun dört seçeneği var: Birkaç ayla bir yıl arasında, bir gece, birkaç yıl ve ömür boyu… Kullanıcıların çoğunluğu (%36) birkaç ayla bir yıl arasında sürmesini istiyor. Onları ‘Hayatımın geri kalanı boyunca’ diyen romantikler (%25) takip ediyor. En az tercih edilen seçenekse birkaç yıl (%15) sürmesi. Bu soruya verilen cevap insanın o anda ilişkiden beklentisini çok net biçimde anlatıyor. En düşük cevabın ‘birkaç yıl’ olması da muhtemelen belirsiz bir ilişkiye denk düştüğü içindir. Cevaplar herkese göre değişebilir. Hatta bazen cevaplar aynı kişinin farklı dönemlerine denk gelirse bile değişebilir. Burada önemli olan aynı cevapları verenlerin birbirini bulması zaten.

Uzun vadeli planları olmayan biriyle birlikte olur musun?

Cevapları sadece ‘Evet’ ve ‘Hayır’dan oluşan bu soruya da kullanıcılarının dörtte üçü cevaplamış. ‘Evet, birlikte olurum’ diyenler yüzde 63’le öndeler. Burada oranı biraz erkekler yükseltiyor çünkü kadınların sadece yüzde 35’i ‘Evet, uzun vadeli planları olmayan biriyle birlikte olurum’ derken erkeklerde bu oran yüzde 72.

Yeni tanıdığın birinde en heyecan verici şey nedir?

Yine iki seçenekli bir soru ama bu sefer seçeneklerden biri ‘bedenini keşfetmek,’ diğeri de ‘ortak ilgi alanlarını keşfetmek’ olarak ayrılıyor. Yüzde 82’lik büyük çoğunluk yeni tanıştığı birinde ortak ilgi alanlarını keşfetmeyi daha heyecan verici bulduğunu söylüyor.

Bir ilişkide kıskançlık sağlıklı mıdır?

Yine en çok yanıtlanan sorulardan biri de bu kıskançlık konusu. Cevaplayanların yüzde 59’u kıskançlığı hiç de sağlıklı bulmuyor. Erkekler yüzde 42’yle, kıskanmanın ilişki içinde normal olduğunu söylerken kadınlarda bu oran yüzde 33’e düşüyor.

Sevgili olmadan önce en çok neyi merak edersiniz?

Birinin profilinden gerçek hayatta anlaşıp anlaşamayacağınızı anlayabilir misin?

Kullanıcıların yüzde 44’ü, yarı yarıya bunu tahmin edebileceğini iddia ediyor. Kendinden emin bir şekilde ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 31’ken, ‘Hayır’ diyenlerin oranı yüzde 11.

Küstah tavırları çekici buluyor musun?

Kullanıcıların yüzde 82’si bu ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ sorusuna yanıt vermeden geçmemiş. Tüm cevaplayanlar yüzde 87’lik büyük bir çoğunlukla küstah tavırlı insanları çekici gelmediğini belirtiyorlar. Kadınların sadece yüzde 9’u, erkeklerinse sadece yüzde 13’ü kibri çekici buluyor.

 

Eşleştiğin bir kişide para/servet senin için ne kadar önemli?

Paranın ilişki içindeki yeri de yine kullanıcılar tarafından en çok cevaplanmaya değer sorulardan biri olmuş. Yüzde 67’si parayı hiç önemli bulmazken yalnız yüzde 3’lük bir kesim paranın ilişkide çok önemli olduğunu söylüyor. Erkeklerin yüzde 23’lük kesimi ‘Para bir şekilde önemlidir’ diye düşünürken, kadınlarda bu oran yüzde 53.

OkCupid

Türkiye’de iş seyahatleri yeniden başlıyor, doğa tatillerine ise talep yoğun…

Türkiye’de iş seyahatleri yeniden başlıyor, doğa tatillerine ise talep yoğun…

Wyndham Rewards’un yakın zamanda düzenlediği anketin sonuçları, 2022’de Türkiye ve Avrupa, Ortadoğu, Avrasya ve Afrika (EMEA) bölgesi genelinde seyahate damga vuracak eğilimlere ışık tutuyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 50’den fazlası iş amaçlı seyahatlerin öncelikli olduğunu söylerken; rezervasyonların eskisine göre daha erken yapılmaya başlandığı, keşif ve doğa odaklı tatillere yönelik talebin de yoğun olduğu görülüyor.

Wyndham Rewards’un 17-21 Kasım 2021 tarihleri arasında, 644’ü Türkiye’den olmak üzere EMEA bölgesindeki 4 bin 800 üyesinin katılımıyla düzenlediği anketin sonuçları, Covid-19’un seyahat sektörü üzerindeki büyük etkisine rağmen ziyaretçilerin zamanı geldiğinde yeniden seyahat etmeye olumlu baktığını gösteriyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 64’ü Covid-19’un seyahat alışkanlıklarında değişikliğe yol açtığını söylerken, yüzde 96’sının gelecek 12 ay içinde bir seyahat planlıyor olması da bu eğilimi yansıtıyor. Bölge geneliyle kıyaslandığında, EMEA toplamında Covid-19’un seyahat alışkanlıklarını değiştirdiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 70 olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’deki katılımcıların çoğu, uluslararası seyahat yerine yurt içi ve kısa mesafeli seyahati tercih ettiğini belirtiyor.

İş seyahatleri ve doğa tatilleri listenin başında

İş amaçlı seyahatlerin Türkiye’deki katılımcıların yüzde 55’i açısından öncelik listesinin başında yer alması, anketin en dikkat çekici bulguları arasında yer alıyor. İkinci sırada ise yüzde 17 ile doğa ve dinlenme odaklı tatiller yer alıyor.

Devam eden uzaktan çalışma modellerinin, Wyndham Rewards’un Türkiye’deki üyelerinin seyahat alışkanlıkları üzerinde de önemli bir etkiye sahip olduğu görülüyor. Türkiye’deki katılımcıların yüzde 52’si uzaktan çalışmanın seyahat alışkanlıklarını etkilediğini söylerken, bu yönde görüş bildirenlerin oranı EMEA genelinde yüzde 37 seviyesinde bulunuyor. Türkiye’deki katılımcıların yüzde 34’ü esnek çalışma planları sayesinde daha sık seyahat edebildiğini söylerken, tüm katılımcıların yüzde 29’u uzaktan çalışma sayesinde iş ve tatil seyahatlerini bir arada yapabildiğini ifade ediyor.

Anket sonuçlarına göre, Covid-19’un getirdiği zorluklarla mücadelede işletmelere destek olan hibrit/karma toplantı modelleri de, iş seyahatlerindeki artışa rağmen kalıcı bir eğilim olacak gibi görünüyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 43’ü, tüm katılımcıların ise yüzde 44’ü 2022’de yerinde katılımlı toplantılardan daha çok hibrit toplantılar görmeyi beklediğini söylüyor.

Türk tatilciler sevdikleri tatil deneyimlerini tekrar yaşama ve her şey dahil konaklama arayışında

Wyndham Rewards anketinin sonuçları, tatil amaçlı seyahate yaklaşımla ilgili de önemli bulgular ortaya koyuyor. Anketin hem Türkiye’deki, hem de EMEA genelindeki katılımcıları geçmişteki olumlu tatil deneyimlerini gelecek seyahatleri açısından birinci sıradaki ilham kaynağı olarak sıralarken, aile ve arkadaş çevresinden alınan tavsiyeler ikinci sırada yer alıyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 81’i daha önce gerçekleştirdikleri ve hatırlarında kalan bir tatil deneyiminin kendilerine ilham verdiğini söylerken, EMEA genelinde bu yönde görüş bildirenlerin oranı yüzde 69 olarak ortaya çıkıyor.

Her şey dahil resort tesislere yönelik talebin de Türk ziyaretçiler arasında yüksek olduğu görülüyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 84’ü bu konaklama seçeneğine ilgi gösterebileceğini belirtirken, aynı yönde görüş bildirenlerin oranı EMEA genelinde yüzde 60 seviyesinde bulunuyor.

Önceden rezervasyon tercihi geri dönüyor

EMEA genelindeki ziyaretçilerin, rezervasyonlarını bir yıl öncesine göre daha erken yaptığı da anket sonuçlarının bulguları arasında yer alıyor. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 50’si rezervasyonlarını 3 ile 6 ay önceden yapmayı planladığını belirtirken, yalnızca yüzde 16’sı iki hafta önceden veya daha geç rezervasyon yapacağını söylüyor. 2020’nin Kasım ayında düzenlenen ankete katılanların ise yüzde 32’si rezervasyonlarını iki hafta önceden veya daha geç yapacağını belirtiyordu.

Rezervasyon aralığı hem Türkiye’de, hem de EMEA genelinde genişliyor olsa da, Türk ziyaretçiler rezervasyonlarını EMEA geneline göre oldukça geç yapmayı sürdürüyor. Ankete Türkiye’den katılanların yüzde 35’i rezervasyonlarını iki hafta önceden veya daha geç, yaklaşık yüzde 60’ı 1 ile 4 ay önceden yapacağını söylerken, yalnızca yüzde 4’ü bir yıl önceden rezervasyon yapıyor.

Esnek rezervasyon çözümlerine yönelik talep de seyahat edenlerin rezervasyon tercihlerini belirlemede önemli bir faktör olmayı sürdürüyor. Anket sonuçları, esnek iptal politikalarının seyahat planları açısından, ziyaret edilecek yerin ardından en önemli ikinci faktör olduğunu ortaya koyuyor.

Sürdürülebilirlik konaklama tercihlerinde daha etkili hale geliyor

Seyahatte dünya genelinde yaşanan beklenmedik duraklama,  sektörün çevre üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdi ve pek çok kişinin seyahat etmeye geçmişe göre daha yüksek bir sürdürülebilirlik bilinciyle geri dönmesi bekleniyor. Anketin tüm katılımcılarının yüzde 45’i sürdürülebilir konaklama seçenekleri için daha çok harcama yapmayı göze alabileceğini söylerken, bu oran Wyndham Rewards’un Kasım 2020’de gerçekleştirdiği bir önceki anket sonuçlarıyla kıyaslandığında sürdürülebilirliğin daha büyük bir öncelik haline geldiğini gösteriyor.

Wyndham Hotels & Resorts EMEA Türkiye Bölge Direktörü Ayça Beslen, “Wyndham Rewards anketimizin sonuçları, üyelerimizin seyahat açısından umutlu bir bakış açısına ve yüksek bir seyahat iştahına sahip olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, sektörümüzün dayanıklılığını ve tüketicilerin adaptasyon hızını ortaya koyuyor. Wyndham olarak seyahatin bu yeni döneminde yol alırken, hizmetlerimizi misafirlerimizin mevcut ve gelecekteki taleplerini karşılayacak şekilde adapte etmeye ve güçlendirmeye devam ediyoruz. Misafirlerimiz, ortaklarımız ve ekip üyelerimizin sağlıkları ve güvenliklerine odaklanmaya devam ediyor, onları desteklemeye ve yeniden seyahat etmeye başladıklarında kendilerini en iyi şekilde ağırlamaya her daim hazır olmayı da sürdürüyoruz” dedi.

Anket, Wyndham Hotels & Resorts’un sadakat programı Wyndham Rewards® için düzenlendi. Ödüllü sadakat programı Wyndham Rewards, dünya genelinde 90 milyonun üzerindeki üyesine puan kazanmak ve puanlarını binlerce otel, tatil köyü ve devre tatil tesisinde ücretsiz konaklama da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklerde kullanmak için cömert fırsatlar sunuyor.

Wyndham Hotels & Resorts, Türkiye’deki 90’a yakın oteli de dahil olmak üzere 95 ülkede bulunan yaklaşık 9 bin oteliyle, dünyanın franchise veren en büyük otel şirketi konumunda bulunuyor.

İlişkilerde ilk kriter müzik zevki uyumu

İlişkilerde ilk kriter müzik zevki uyumu

Müzik ruhun gıdasıdır. Peki flört aşamasında veya yeni birileriyle tanışırken hayatımızdaki etkisi ne? Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre insanlar ilk buluşmada en çok müzikten bahsetmeyi seviyor. İşte diğer sonuçlar…

Birini tanımak için en sık sorulan sorulardan biri ilgi alanları… Arkadaşlık uygulaması üzerinde verilen yanıtlara göre insanların yüzde 45’i ayda bir kere daha önce hiç denemedikleri bir deneyimi yaşamaya çalışıyor. Yeni bir film, dizi, lezzet ya da müzik… Yani hobiler bölümüne yazılacak yüzlerce yeni deneyim var ama geleneksel olanların yerini hiçbir şey tutmuyor. Anketine katılan kadın ve erkeklerin yüzde 92’si müziğin hayatlarında çok önemli bir etkisinin olduğunu söylüyorlar.

MÜZİK TERCİHİ EŞİTTİR IQ SEVİYESİ

Özellikle partner seçiminde müzik zevki çok önemli bir rol oynuyor.  ‘Birinin müzik tercihi onun zeka seviyesinin de bir göstergesi midir?’ diye sorduklarında yüzde 67’si ‘Evet’ cevabı veriyor. Üstelik yüzde 51’lik oranıyla müzik, insanların ilk buluştuğunda en çok tartışmayı sevdiği konuların başında geliyor. Müzik zevkini yüzde 35’lik oranla felsefi inançlar takip ederken, bir diğer bahsedilmek istenmeyen konu spor (%7). Gençlerin en az konuşmak istediği konu ise politika (%6).

MÜZİK ZEVKİNİN UYMASI İLK SIRADA

Ten uyumu, kıyafet uyumu, sosyal çevrenin uyumu… Birini partner olarak seçerken pek çok uyumu referans alabiliyoruz ancak en önemlilerinden biri müzik zevki gibi duruyor. ‘İdeal eşleşmenizin hangi hobilerle ilgilenmesini isterdiniz?’ diye sorduğunda birinci sırada yüzde 31’le müzik geliyor. Onu film (%25) ve kitap (%24) takip ediyor. En az tercih edilen alan ise spor (%20). Hatta kullanıcıların yüzde 90’ı da ilk buluşmaya giderken müzik dinlediklerini söylüyorlar. Kadınlarda bu oran yüzde 80’e düşerken erkeklerin tamamı ilk buluşmadan önce müzik dinliyor. Anlaşılan müzik sadece hayatımızda değil, ilişkilerimizde de oldukça önemli bir rol oynuyor. Siz ne dersiniz?

OkCupid

Pandemi ile gelen 5 yeni alışkanlık

Pandemi ile gelen 5 yeni alışkanlık

Tüm dünyayı etkisine almayı sürdüren pandeminin hayatımıza birçok yeni alışkanlık getirdiği de aşikar. Pandemi öncesinde nadiren yapılan ya da çok tercih edilmeyen birçok davranış her ülkede artış gösteriyor. Bu yeni alışkanlıklara insanların bir bölümü kısa sürede uyum sağlarken bazıları da uyum sağlamada zorluklar çekiyor.

Online misafirlik

Pandeminin getirdiği ve en zor alışılan yeni iletişim biçimlerinden biri online misafirlikler oldu. Aile ziyaretleri, komşu ziyaretleri, altın günleri gibi sık yapan bir ülkenin, sağlıklarını korumak amacıyla konulan sokağa çıkma yasaklarına alışması uzun zaman aldı. Eve kapanan insanlar, özlemlerini, aile ve komşu ziyaretlerini tamamen online kamera bağlantılarıyla ya da sosyal medya platformları aracılığıyla gerçekleştirdi.

Daha fazla podcast ve sesli kitap dinlemek

Pandeminin online alana getirdiği yeniliklerden olmasa da, podcast ve sesli kitap dinleme oranları pandemiyle birlikte Türkiye’de artış gösterdi. Tüm dünyada da artış gösteren podcast ve sesli kitap dinleme oranlarında Türkiye üst sıralarda yer aldı.

Maske takmak

Günümüzde pandeminin etkileri dolayısıyla iş yerlerinde, marketlerde, pazarlarda ve dışarıdaki kamusal tüm alanlarda maske takmak  bir zorunluluk. Herkes başta maske takmakta zorlansa da, sağlığı korumak için önemi fark edildikten sonra maske kullanımı alışkanlık haline geldi.

Daha fazla egzersiz

Pandemin ilk etkileri; daha az hareket edilmesi gibi nedenler dolayısıyla insanların büyük bölümünün fiziksel sağlık sorunları yaşaması şeklinde kendini gösterdi. Sağlıklarını korumak, dinç olmak ve kendini daha rahat hissetmek için daha fazla egzersiz yapma ihtiyacı, beraberinde egzersiz yapma yüzdelerinin artmasını sağladı.

Daha fazla kitap okumak

Pandeminin belki de en pozitif etkinlerinden biri kitap okuma oranında yaşanan önemli artış oldu. Bu artışın 1 yıl içinde yüzde 25 civarında olduğu tahmin ediliyor. Daha yüksek oranlarda rakamlar sunan araştırmalar da söz konusu.

Kaynak: Generali Sigorta

Dünyanın flört günü “Pazar”

Dünyanın flört günü “Pazar”

Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid’in verilerine göre en çok flört ettiğimiz günün Ocak ayının ilk Pazar günü olduğunu gösteriyor. Geçen yıl 13 milyon yeni konuşmanın yaşandığı bu güne, “Flörtöz Pazar” adı veriliyor. Peki flört hakkında diğer istatistikler ne söylüyor?

25 MİLYON KİŞİ BİRBİRİ İLE EŞLEŞECEK

En çok flörtleştiğimiz gün, Ocak ayının ilk Pazar günü. En çok flörtleştiğimiz aysa Ocak. Uygulamasının verilerinde göre 2020’nin ilk Pazar gününde 13 milyon kişi birbiriyle flörtleşmeye başlamış. Bu yıl bu sayının 15 milyon olacağı öngörülüyor. Tahminlerse bu Ocak ayı içinde 25 milyon kişinin birbiriyle eşleşeceği yönünde. Yeni bir yıla girerken yeni bir ilişkiye başlama isteği Ocak ayını yılın en çok flört edilen ayı yapıyor. Bu ayın flört konusunda rekor kıran ilk Pazar gününe de “Dating Sunday” yani “Flört Pazar”ı adını veriyorlar.

ÖNCE DUYGUSAL BAĞ

Özellikle pandemiyle birlikte geçtiğimiz yıl değişen sosyal yaşam, aranılan ilişkinin tanımını da değiştirdi. Uygulamanın verilerine göre tek gecelik ilişki ya da “sadece takılmak istiyorum” diyenlerin sayısı yüzde 20 azaldı. “Sizce duygusal fiziksel temasta bulunmadan önce duygusal bir bağ kurmak gerekli mi?” sorusuna kullanıcıların yüzde 80’i “Evet” yanıtını veriyorlar. Kadınlarda bu oran yüzde 89; erkeklerdeyse, yüzde 76. Genel olarak duygusal paylaşım flört konusunda önemli bir yer tutmaya başlasa da erkekler hala fiziksel temasa kadınlardan daha çok önem veriyor gibi görünüyorlar. İstediğiniz flört tarzı ne olursa olun bulmanın yolu profile önem vermekten geçiyor. OkCupid’de profilini tamamlayanların istedikleri eşleşmeyi bulma oranları yüzde 200 daha fazla.

FLÖRTÜN GELECEĞİ DEĞİŞİYOR
Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu yeni normal dönem, flört konusuna da yeni normaller getiriyor. Uygulama“İlişkilerin Geleceği” isimli anketine katılan kullanıcıların yüzde 84’ü duygusal olarak bağ kurabilecekleri ilişkileri, fiziksel olarak yakınlaştıkları ilişkilere tercih edeceklerini söylüyorlar. Öncelikli duygusal bağa en çok önem veren şehirlerden biri de İstanbul. ‘’Seksten önce aşka önem veren 50 şehir’’ listesinde İstanbul 16’ncı sırada yer alıyor. İnsanlar özellikle ilk tanışmalarını görüntülü konuşma sağlayan uygulamalardan yaparak birbirlerini buluşmadan önce daha yakından tanımaya çalışıyorlar.