Yazılar
İnternette çıkan haberler ve yazılar için cevap ve düzeltme hakkının kullanılması mümkün müdür?
İnternette çıkan haberler ve yazılar için cevap ve düzeltme hakkının kullanılması mümkün müdür?
Siz Değerli Okuyucularımızla internet sitelerinde hakkınızda çıkan haber ve yazılar ile ilgili bu haber ve yazı içeriklerinin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesinin mümkün olduğu hususunda bilgilerimizi paylaşmıştık. Bu ayki yazımızda da internette yayınlanan haber ve yazılara ilişkin cevap ve düzeltme hakkının kullanılmasının başka bir deyişle tekzip metninin yayınlanmasının mümkün olup olmadığını, böyle bir durumda neler yapılabileceğini paylaşacağız.

Gazete, dergi gibi yazılı basında hakkınızda kişilik haklarınızı ihlal edici veya gerçeğe aykırı haber veya yazı çıkmış olabilir. Bu haber ve yazıya karşı “masumluk karinesi” ve “kişilik haklarınız” nedeni ile cevap vermek veya yanlış belirtilen hususa ilişkin açıklamada bulunmak Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince en doğal hakkınızdır. Bu kapsamda da Basın Kanunu’n 14.maddesinde “Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır. / Düzeltme ve cevapta, buna neden olan eser belirtilir. Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Düzeltme ve cevaba neden olan eserin yirmi satırdan az yazı veya resim veya karikatür olması hallerinde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez. / Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır. / Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar. / Sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir.” şeklinde belirtilerek cevap ve düzeltme hakkının kullanılabilme koşulları belirlenmiştir. İlgili madde irdelendiğinde cevap ve düzeltme hakkının haber veya yazı içeriğinin kişilik haklarınızı ihlal etmesi veya gerçeğe aykırı olması halinde makul sınırlar ve amacı ile bağlantılı bir şekilde kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Ancak malesef ki uygulamada bu maddenin uygulanması sanıldığı kadar kolay olmamaktadır. Bu husustaki mevcut dosyalar incelendiğinde, mahkemenin haberin veya yazının kişilik haklarınızı ihlal edip etmediği veya gerçeğe aykırı olup olmadığı dikkate alındığı ancak konunun “basın özgürlüğü” ve “kamunun bilgilendirilmesi” gibi ilkeler nedeni ile abartılı haber yapılmasının mümkün olabileceği noktasında tıkanmaktadır. Konunun mahiyetine göre de, kamuoyunu yakından ilgilendiren olaylar ile ilgili kimi zaman olumlu sonuç alınamamaktadır.

Burada kıstas olarak gözetilmesi gereken nokta ise, haberi yapan veya yazıyı yazan kişilerin tabiki de “basın özgürlüğü” ve “kamunun aydınlatılması ve bilgilendirilmesi” ilkeleri çerçevesinde haber yapmaları veya yazı yayınlanmaları olağandır. Ancak haber yapılır veya yazı yazılır iken metin içeriğindeki ifadelere son derece dikkat edilmesi gerekmektedir. Zira takdir ederseniz ki; hiçbir amaç ve gaye kişilik haklarınızı ihlal etmemelidir. Kişileri rencide etmeyen, toplum içindeki saygınlığını ve itibarını zedelemeyen ve gerçek olan durumu anlatan ifadelerin kurulması gerekmekte ve metin içeriğinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının belirsiz olması durumunda da bu hususun metin içeriğinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Ancak önemle vurgulamak gerekir ki; bu durumların gözetilmesine rağmen yapılan haber ve yayınlanan yazı ile ilgili cevap hakkının kullanılması kişinin en doğal hakkı olduğundan metin içeriği ile ilgili herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen de; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince cevap verme hakkınızın her zaman olması gerekmektedir.
Peki, gazete ve dergi gibi yazılı basında Basın Kanunu gereğince belirli koşullarda cevap ve düzeltme hakkınızı kullanabildiğiniz gibi internette çıkan haber ve yazılarla ilgili de bu hakkı kullanmak mümkün müdür?

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da 06.02.2014 tarihinde yapılan değişiklikten önce; tıpkı yazılı basında (gazete, dergi vs.) hakkınızda çıkan haber ve yazılara karşı Basın Kanunu gereğince cevap ve düzeltme hakkının kullanılması yani tekzip metninizin yayınlanması yasanın 10.maddesi gereğince mümkün idi. 06.02.2014 tarihinde 5651 sayılı yasada değişiklik yapıldı ve önceki yazımızda belirtmiş olduğumuz içeriğin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi hususlarına daha detaylı yer verildi. Ancak yapılan değişiklik ile cevap ve düzeltme hakkının düzenlendiği 10. maddenin kaldırılması ile internette çıkan haber veya yazılar ile ilgili cevap ve düzeltme hakkının kullanılması imkanı kaldırılmıştır. Bu sebeple, 06.02.2014 tarihinden önce olduğu gibi önce ihtar çekilip tekzip metninin yayınlanması talebinde bulunup sonra bu talebin yasal süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde mahkemeye başvurma imkanı kalmadığından, mahkemelere bu hususta yapılan talepler değişiklikten sonra reddedilmektedir. Kanaatimizce, her ne kadar kişilik haklarınızı ihlal eden veya gerçeğe aykırı olan haber veya yazı içeriklerinin yayından çıkartılmasını ve erişimin engellenmesi talep edilebilse de, kişinin bu internette çıkan haber ve yazıya karşı cevap verme hakkının her zaman olduğu kanaatindeyiz. İş bu sebeple; her ne kadar cevap ve düzeltme hakkını kullanmak amacı ile mahkemeye başvurma imkanınız ortadan kalkmış olsa da, haberi çıkartan ya da yazıyı yayınlayan ilgili kişilere iyiniyetle başvurarak cevap ve düzeltme hakkınızı kullanabileceğini; ancak ilgili kişinin bunu talebimizi reddetmemesi ya da sessiz kalması durumunda maalesef yasal bir başvuru imkanınızın olmadığını belirtmek isterim. Zira böyle bir durumda da; sizin konu ile ilgili bağımsız bir yazı veya röportaj yapmanızda herhangi bir hukuki engel bulunmadığından bu hakkınız her zaman saklı olacaktır.
Temennimiz ise; gerek haberlerin gerek hakkınızda paylaşılan yazıların ilgili kişilerin “kişilik haklarını” gözeterek tamamen kamunun bilgilendirilmesi amacı ve ölçüsü ile orantılı bir şekilde paylaşılması ve konu ile ilgili ismi geçen kişiler tarafından habere veya yazıya karşı cevap verilmek ya da bir hususun açıklanmak istenmesi halinde ilgili kişilerin de iyi niyet kuralları çerçevesinde bu cevaplarınızı ve açıklamalarınızı yayınlamalarıdır.
Av. Edip Önder – pausedergi@gmail.com
+90 544 455 22 63