Yazılar

Böbrek sağlığı nasıl korunur?

Kanı süzerek atık maddeleri ve aşırı sıvıyı idrar aracılığıyla uzaklaştıran yani bir nevi vücudumuzun arıtma sistemi gibi çalışan böbrekler, vücut kimyasının dengesini koruyarak organların ahenk içinde çalışmasını sağlar. Böbreklerin vücudumuzun topyekûn sağlıklı bir şekilde ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıdığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Tansiyonu düzenleyen hormonlar böbreklerde üretilir, kalsiyum ve kemik metabolizmasını etkileyen D vitamini bu organlarda aktif hale gelir ve kan şekeri seviyesini kontrol eden insülin hormonunun fazlası yine burada yıkılır” dedi.

Türkiye’de 7 buçuk milyon böbrek hastası olduğunu göz önünde bulundurarak bu organların zarar görmesinin pek çok sıkıntıyı beraberinde getirebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Bu hastalarda kalp damar problemlerine de sık rastlanılır. Böbreklerin yapısal ya da işlevsel bozuklukları; kanlı idrar, yüksek tansiyon, el-ayaklarda veya yüzde şişlik ya da uyuşma, bulantı-kusma, nefes darlığı, kaşıntı, uyku bozukluğu, halsizlik-güçsüzlük, iştahsızlık, kilo kaybı ve bilinçte bozulma gibi sağlık sorunları ile kendisini gösterir” dedi.

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu

Fazla kilo böbrekler için bir tehdit

Böbrek hastalıklarının çoğunun sinsi ilerlediğine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Bu hastalıklar genellikle ileri evrelerde belirti verir. O nedenle; diyabetliler, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip kişiler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar, romatolojik hastalıkları olan bireyler, onkolojik sorunlar nedeniyle tedavi gören hastalar, hemen her gün ağrı kesici kullananlar, böbrek taşı bulunanlar, prostat sorunu yaşayanlar, fazla kilolular ve yaşı 65 ya da üstünde olanlar herhangi bir şikâyeti olmasa bile böbrekleriyle ilgili kontrollerini sıkı tutmalı” açıklamasında bulundu.

Diyaliz veya böbrek nakli beşinci evrede gündeme geliyor

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde böbreklerde sorun yaratan başlıca 3 hastalığın diyabet, hipertansiyon ve glomerulonefritler olarak sıralandığını açıklayan Doç. Dr. Atasoyu, “Bu hastalıkların tanısı için kan ve idrar tahlillerinin yanı sıra ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik incelemeler ve nadir de olsa böbrek biyopsisi yapılır” dedi.

Böbreklerin ileri derecede zarar görmesi sonucu diyaliz tedavisine başvurulduğunu söyleyen Atasoyu, “Biriken atık maddeler ve fazla sıvı bu cihaz sayesinde vücuttan atılır. Ancak bu yöntem genellikle kronik böbrek hastalığının beşinci evresinde gündeme gelir. Türkiye’de diyalize giren ya da böbrek nakliyle yaşamını sürdüren yaklaşık 62 bin, diyalize girmese de 7 buçuk milyon böbrek hastasının olduğu biliniyor. Buradaki önemli nokta pek çoğunun bu durumun farkında bile olmaması” şeklinde konuştu.

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, böbrek sağlığı için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.

  1. Hareketli bir yaşam sürümeli ve düzenli egzersiz yapılmalı.
  2. Kan şekeri ve tansiyon değerleri düzenli olarak takip edilmeli.
  3. Her gün mutlaka 2-2 buçuk litre arasında su içilmeli.
  4. Sigaradan uzak durulmalı.
  5. Fazla miktarda tuz damarlar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği için tüketimi günde 5 gramı geçmemeli.
  6. Doktor tavsiyesi olmadan gelişi güzel ve sık ilaç kullanılmamalı.
  7. Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli.
  8. Fazla kilolar verilmeli, obeziteden kaçınılmalı.

Oyun bilgisayarında yapay zeka desteği

Acer, oyun tutkunları ve içerik üreticileri için donanım gücünü artırmaya devam ediyor. Yeni Predator Helios Neo 16, 14’üncü Nesil Intel® Core™ i7 işlemci ve NVIDIA® GeForce RTX™ 4060 dizüstü bilgisayar GPU’suyla teknoloji marketlerdeki yerini alıyor.

Acer’ın güncellenen modellerinden Predator Helios Neo 16 oyun dizüstü bilgisayarı, Intel® Core™ i7-14650HX işlemci, NVIDIA® GeForce RTX™ 4060 GPU ve 16 inçlik etkileyici WUXGA ekranıyla oyunculara üstün performans, canlı görseller ve sürükleyici bir oyun deneyimi sunuyor. Acer, Helios Neo 16’yı geliştirilen soğutma sistemi ve uzun süreli performans sağlayan yenilikçi teknolojilerle destekliyor. Aynı zamanda, cihazda bulunan RGB 4 bölge arka ışıklı klavye, Wi-Fi 7 desteği ve güçlü ses deneyimi gibi özellikler de bu cihazı oyuncular için cazip bir tercih haline getiriyor.

Acer, oyuncuların en zorlu oyun senaryolarında bile performanstan ödün vermeden keyif alabilmesi için Predator Helios Neo 16’yı yeni nesil işlemcilerle güçlendirdi. Intel® Core™ i7-14650HX işlemcisiyle donatılmış bu yeni model, 2.20 GHz hızında 16 çekirdekli bir yapı sunuyor ve günümüzün en zorlu oyunlarını ve içerik üretim yazılımlarını rahatlıkla çalıştırabiliyor. Bu güçlü oyun dizüstü bilgisayarı, son derece hızlı grafik işleme ve kesintisiz performans sağlıyor. Özellikle NVIDIA® GeForce RTX™ 4060 sayesinde gelen DLSS 3.5 teknolojisi ve ışın izleme ile geliştirilen yapay zeka destekli grafiklerle, oyun deneyimini bir adım öteye taşıyor. Diğer yandan, 8 GB GDDR6 bellek kapasitesiyle yüksek çözünürlüklerde bile hızlı ve kesintisiz grafik performansı sağlıyor. Grafik işlem gücü ise 140 W’a kadar çıkabiliyor, bu da ağır grafik işlemleri ve son teknoloji oyunlar için mükemmel bir hız sunuyor.

 

Göz tansiyonuna karşı önlemler

Başınız ve gözlerinizin çevresi ağrıyor, zaman zaman bulanık görüyor, ışıklar etrafında halkalar beliriyor ve gözlerinizde dolgunluk hissediyorsanız dikkat! Genellikle sinsice ilerleyen ve günümüzde görülme sıklığı giderek yaygınlaşan glokom (göz tansiyonu) ileri evrelerde ise bu tür belirtilerle kendini gösteriyor! Acıbadem Kartal Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru dünya genelinde glokom tanısı alan hasta sayısının 70 milyon, ülkemizde de 550 bin kişi olduğunu belirterek “Ancak ülkemizde bu sayının, tüm hastaların sadece dörtte birini oluşturduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni hiçbir öncü belirtisinin olmaması ve ileri evrelere varmadıkça hastanın hissedebileceği belirtilerin bulunmamasıdır” diyor. Glokomun önlenebilir ve tedavi edilebilir körlüğün başlıca nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Doğru “Göz tansiyonu yükseldikçe gözde önce kör noktalar oluşur, tedavide gecikilirse görme alanı daralır, ileri dönemde tünel görme (boru içinden) dediğimiz çevre görmenin tamamen kaybı ortaya çıkar ve son evrede ise kalıcı hasarlar bırakarak körlüğe neden olur” diye konuşuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru, 9-15 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, glokom (göz tansiyonu) riskine karşı alınabilecek 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Feride Pınar Doğr

Dr. Feride Pınar Doğru

Yıllık göz muayenesi yaptırın

Glokom sinsi seyirli bir hastalıktır. Genellikle hastalar çok ileri hasara kadar hiçbir belirti fark etmediğinden glokoma karşı en etkili yöntem düzenli yıllık göz muayenesi yapılmasıdır. Aile bireyleri arasında glokom hastasının bulunması, riski artırıcı bir diğer faktördür. Bu nedenle özellikle anne, baba, kardeş gibi birinci derece yakın akrabalarında glokom hastalığı olanların daha yakın takipte olmaları ve sadece göz tansiyonu değil görme alanı muayenesi, göz sinir taraması gibi erken teşhis yöntemleri ile de izlenmesi gereklidir. Hastalığın neden olduğu görme kayıplarının geri dönüşü olmadığı akılda tutularak rutin göz muayeneleri ihmal edilmemelidir.

Sigaradan uzak durun

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Yapılan çalışmalar, özellikle sigaranın damar sertliğine neden olarak göze gelen kan akımını azaltıp gözün beslenmesini bozduğunu, bunun da glokoma yol açabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle sigara kullanmaktan kaçının ve kan kolesterol seviyelerinizin düzenlenmesine özen gösterin” diyor.

Tansiyonunuzu düzenli takip edin

Yüksek (hipertansiyon) veya düşük vücut tansiyonu (hipotansiyon) göz sinirinin beslenmesini bozarak glokomun kötüleşme hızını artırabilirler, bu yüzden glokomlu hastaların vücut tansiyonlarının normal değerlerde olması istenmektedir. Vazospazma (damar büzüşmesi) neden olan soğuk, stres gibi faktörler optik sinir dolaşımını bozarak glokom değişikliklerinin ortaya çıkışına neden olabilir. Özellikle soğuk eller, migren ataklarının mevcudiyeti bu yönden dikkate alınması gerekli ipuçlarıdır.

Kortizonlu ilaç kullanırken dikkat edin

Özellikle kortizon içeren hap ve damlaların kontrollü kullanılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu ilaçlar göz tansiyonunda artışa neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tarz ilaçlar kullanılırken mutlaka bir göz doktoruna danışılmalıdır. Ayrıca glokom hastaları kendilerine verilen tedavileri saatlerine dikkat ederek uygulamalı, ilaçlarını damlatmayı unutmamalı ve sıkıntıları olduğunda doktorlarına sormadan ilaç kesmemelidirler.

Sağlıklı beslenin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Vitamin ve mineraller glokomun tedavisinde kullanılan temel ilaçlar değildir. Serbest radikal giderici vitaminlerin ve magnezyumun yardımcı tedavi olarak kullanılması ile fayda sağladığını bildiren çalışmalar vardır ancak henüz bir kural oluşmamıştır. Glokom hastalığında sağlıklı beslenme önemlidir. Çay kahve gibi içecekler normal dozlarda göz tansiyonuna büyük bir etki yapmazken çok içilmesi durumunda göz tansiyonu yükselebilmektedir” diyor.

Spor yaparken dikkat edin

Glokom riskini azaltan en önemli önlemlerden biri de düzenli spor yapılmasıdır. Sağlıklı vücutta glokomun kötüleşme hızı yavaşlayacağından spor yapılması önerilmektedir. Ancak hasta glokom çeşidini spor yapmadan önce doktoruna mutlaka sormalıdır. Pigment dispersiyonu sendromu ve bunun sonucu gelişecek pigment glokomu adı verilen özel bir glokom tipinde hastaların ağır sporlardan kaçınması gerekmektedir. Ayrıca dalma sporu ve bazı yoga hareketleri göz içi basıncını artırarak glokoma olumsuz etki edebilir, kaçınılmalıdır.

Bu hastalıklarınız var mı? Mutlaka öğrenin!

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Özellikle diyabet hastalarında glokom görülme sıklığı  daha yüksek olduğundan kan şekeri düzeylerinin düzenlenmesi önemlidir. Şeker hastalığı (diyabet) dışında otoimmün hastalıklar, tiroid bezi hastalıkları, damar iltihapları (vaskülitler) ve nörolojik bazı sistemik hastalıklar da glokom oluşumunda rol oynayan diğer risk faktörleridir. Bu nedenle bu tür hastalıklarınızın olup olmadığını öğrenmek için mutlaka doktor muayenesi olun ve tedavi gerekirse ihmal etmeyin” diyor.

Marmara Deniz Günü kutlamaları başladı

Marmara Deniz Günü kutlamaları başladı

Sürdürülebilir ve temiz bir Marmara Denizi için bu yıl üçüncüsü düzenlenecek 8 Haziran Marmara Denizi Günü etkinlikleri, Marmara kıyılarında gerçekleştirilecek.

2021 yılında Marmara Denizi’nin kirlilik tehdidi ve müsilaj krizi ile karşı karşıya kalmasının ardından Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı kapsamında 8 Haziran, Marmara Denizi Günü ilan edilmişti.

Bu yıl üçüncü kez kutlanacak olan Marmara Denizi Günü’nde ana tema “Denizcilik” olarak belirlenirken Marmara Denizi’ne kıyısı olan 7 ilde belediyeler tarafından planlanan farkındalık çalışmaları eş zamanlı olarak Marmara Belediyeler Birliği koordinasyonuyla düzenlenecek.

Başta İstanbul, Bursa, Kocaeli, Balıkesir, Tekirdağ, Çanakkale ve Yalova olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde belediyeler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve diğer tüm paydaşların organize edeceği etkinliklere ilgili tüm vatandaşlar katılarak #MarmaraHepimizin mesajını verecek.

2022 yılında “mikroplastik ve deniz çöpleri” teması kapsamında 62 farklı farkındalık etkinliği ile başlayan Marmara Denizi Günü kutlamaları, 2023’te “biyoçeşitlilik” temasıyla yaklaşık 100 etkinliğe sahne olmuştu.

 

Sky Karaköy’de gün batımı sezonu başladı

Sky Karaköy’de gün batımı sezonu başladı

İstanbul’un en etkileyici teraslarından birine sahip olan JW Marriott Istanbul Bosphorus’un konumlanan Sky Karaköy, yaptığı etkinlikle yaz sezonunu açtı.

Boğaz ve Galata manzarası eşliğinde gün batımı ile başlayan parti gece boyunca devam etti.

Terasın büyüleyici manzarasında Aymila Taşçı ve ekibinin canlı müzik performansları, Konuralp ve Görkem Çay’ın yüksek enerjili DJ setleri ile konuklar; sofistike ve heyecan verici bir deneyim yaşarken Şef Şafak Erten’in hazırladığı özel ikramlar eşliğinde büyüleyici bir gece geçirdiler.

Emirgan Sütiş, yeni meyveli içeceklerini menüsüne ekledi

Emirgan Sütiş, yeni meyveli içeceklerini menüsüne ekledi

Kahvaltıları, Anadolu Mutfağından özel lezzetleri, tatlıları ile konuklarına eşsiz bir deneyim yaşatan Emirgan Sütiş, ilhamını ve lezzetini Artvin’den alan yeni ve çok özel içecekleri menüsüne ekledi.

Doğallığı ve ferahlığı buluşturan içecekler serinlemek ve güne enerji katmak isteyenleri bekliyor! Emirgan Sütiş, yeni meyveli içeceklerini özenle seçilmiş taze meyvelerle hazırlayarak konuklarına çok özel bir lezzet deneyimi sunuyor.

Marsis Latte: Marsis Dağı’nın eteklerinde, Barhal Köyü’nün kuzey batısında gizlenmiş bir hazine olan Karagöl, Karadeniz’in en görkemli buzul göllerinden biri. Marsis Latte, bu eşsiz gölün soğuk sularından ilhamla dağların havasını ve ferahlığını bir fincanda sunuyor!

Karaçöl: Barhal’ın temiz havası ve bereketli yağmurları altında yetişen yabanmersini, ahududu ve frenk üzümü gibi doğanın en eşsiz meyveleri arasından seçilen böğürtlenin özünden gelen Karaçöl, dağların serinliğini ve zengin meyve lezzetlerini bir araya getiriyor. Böğürtlenin dominant lezzetiyle dağların serinliğini buluşturan lezzet, Emirgan Sütiş’te yeni müdavimlerini bekliyor.

Satiibe: Eski kervan yollarının kesiştiği, ticaretin ve dostlukların buluşma noktası Satibe’den ilham alan bu içecek, Barhal Vadisi’nin tarihini ve misafirperverliğini yansıtıyor. 3417 metre yükseklikteki düz alanda, kervanların konakladığı, ticaret yaptığı ve yollarını çizdiği bu özel yer, Satiibe’nin her yudumunda canlanıyor ve lezzetli bir serüvene dönüşüyor

Askil: Barhal’ın yükseklerinde, ince havanın eşsizliği ve yağmur sularının besleyiciliği ile büyüyen yabanmersini, böğürtlen, ahududu ve frenk üzümü, kuşburnu ile zenginleşerek her yudumda ferahlık hissettiriyor!

Ege Can Sal “Bu Gece Son”

Ege Can Sal “Bu Gece Son”

Son dönemde yayınladığı sözü ve müziği kendisine ait olan şarkıları ile Türk pop müziğine yeni bir soluk getiren Ege Can Sal; yepyeni çalışması “Bu Gece Son” ile hitlerine bir yenisini daha ekliyor.

Ege Can Sal’ın kendine özgü güçlü yorumu, söz yazarı ve besteci kimliği ve aranjesiyle dikkatleri üzerine topladığı “Bu Gece Son”, Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Şarkının sözü Ege Can Sal’a, bestesi Ege Can Sal ve GOKO!’ya, aranjesi ve mixi GOKO!’ya ait. Masteringini ise Jagerstereo üstlendi.

Ege Can Sal – “Bu Gece Son” 7 Haziran’da tüm dijital müzik platformlarında!..

Kanada’da vahşi batı esintisi

Kanada’da vahşi batı esintisi

Calgary, Kanada 5 – 14 Temmuz

‘Dünyanın En Harika Açık Hava Gösterisi’ olarak lanse edilen Calgary Stampede , Calgary, Alberta’da düzenlenen on günlük bir etkinliktir.

Calgary Stampede, Kuzey Amerika’nın kovboy mirası ve kültürünün bir kutlamasıdır. İlk kez 1912’de düzenlendi ve 100 yılı aşkın süredir büyük bir etkinlik oldu. Etkinliğe her yıl dünyanın her yerinden bir milyondan fazla insan katılıyor ve bu da onu Kanada’nın en büyük festivallerinden biri yapıyor.

Stampede’nin ana cazibesi rodeo yarışmasıdır. Bunlardan birkaçını saymak gerekirse dümen güreşi, eyerde bronk sürme ve eyersiz binicilik yarışmalarını içerir. Diğer çeşitli etkinlik ve aktiviteler arasında boğa binme, araba yarışı, buzağı halat çekme, fıçı yarışı, akrobasi gösterileri, konserler, tarımsal yarışmalar ve tarım ekipmanlarına yönelik ticari gösteriler, hayvancılık ve at gösterisi etkinlikleri yer almaktadır.

Nazım Hikmet Eyüpsultan’da anıldı

Nazım Hikmet Eyüpsultan’da anıldı

Şair Nazım Hikmet, aramızdan ayrılışının 61’inci yılında Eyüpsultan’da anıldı. artİstanbul Feshane’de Eyüpsultan Belediyesi ve Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği etkinlikte Sunay Akın Nazım’ın hayatından kesitler anlatırken, Livaneli Orkestrası da Akın’a birbirinden güzel şarkılarla eşlik etti.

Sunay Akın “İstanbul’un Nazım Planı” isimli söyleşisinde Nazım Hikmet’in hayatından kesitler aktardı. Akın, kendine has üslubuyla fotoğraflar eşliğinde Nazım’ın bilinmeyen yönlerini, yolunun kesiştiği ünlü sanatçıları, çocukluğunu ve gençliğini hikayeleştirerek anlattı.

İki omuz arasında fark varsa dikkat!

İki omuz arasında fark varsa dikkat!

Skolyoz özellikle çocukların sadece duruşunu değil tüm yaşamını olumsuz etkileyebilen bir sağlık problemidir. İki omuz arasında fark olması veya omurga hattında eğriliğin olması skolyozun belirtileri arasında yer almaktadır. Çocukların %3’ünde görülebilen skolyoz, vakit kaybedilmeden tedavi edilmelidir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Omurg Cerrahisi Merkezi’nden Prof. Dr. Onur Yaman, Farkındalık Ayı’nda çocuklarda skolyoz hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Prof. Dr. Onur Yaman

Prof. Dr. Onur Yaman

Çocuğunuz da skolyoz olduğunu nasıl anlarsınız?

Skolyoz sıklıkla 12-16 yaşları arasında çocuklarda görülmektedir. Özellikle çocukların sırtına bakıldığında omuzları arasında bir farklılık varsa, sırtlarının orta hattında yani omurgalarında bir eğrilik fark ediliyorsa, kemer taktıklarında kemerin yukarıda ya da aşağıda olduklarından şüpheleniyorlarsa, onları hafifçe belinden aşağı doğru büktüklerinde sırtta hafif bir kabarıklık varsa skolyozdan şüphelenilmelidir.

Skolyoz egzersizleri çok önemli

Çekilecek olan basit bir skolyoz grafisi yani her iki omuzu ve omurgayı bize gösteren kalçaların da içine dahil eden filmde, bir eğrilik olup olmadığı tespit edilebilmektedir. Eğer eğriliğin derecesi 10 derecenin üzerinde ise skolyoz var demektir. Çocuklardaki skolyozda önemli olan skolyozun derecesidir. 10 derece ile 25 derece arasındaki eğrilikler ilk başta takip edilmektedir. Sırt çantası taşımamaları, sırt ve bel kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler yapmaları ve bir uzman yani fizik tedavi, fizyoterapist veya eğitimci eşliğinde skolyoz egzersizleri yapılması önerilmektedir. Skolyoz derecesi 10-25 derece arasında bulunan çocuklar 6 ayda bir tekrar çağırılıp kontrol filmleri çektirmesi istenmektedir. Bu film ile eğriliğin ne kadar ilerlediği takip edilmektedir.

Skolyoz tedavisinde korsenin de rolü var

Skolyoz tedavisinde bir alternatif de korselerdir. 20 derecenin üzerindeki eğriliklerde korse önerilmektedir. Ancak her hastada şart olmamaktadır. Çocuğun olgunluk dönemine göre korse takılabilmektedir. 23 saatlik dilimde bu korse ile dolaşması ve günlük hayatına devam etmesi gerekmektedir. Kalan 20 saat boşlukta dinlenen çocuk, daha sonra 23 saatlik korseli rutine dönmektedir.

45-50 derecelik eğrilikler cerrahi önerilebiliyor

Derecesi 45 ya da 50 derecenin üzerine çıktığı zaman bu çocuklara cerrahi önerilebilmektedir. 50 derecenin üzerindeki gelişme çağındaki çocuğun gelişimi tamamlanıncaya kadar eğrilik devam edecektir. Bu nedenle cerrahi önerilebilmektedir. Cerrahiye çocuğun eğriliğinin tipine göre karar verilmektedir. Hem eğriliği düzeltmek hem de çocuğu mümkün olduğu kadar hareketli bırakmak cerrahi sürecinde doktorun önem verdiği bir süreçtir. Çekilen röntgen filmleriyle birlikte gerekli bölümler işin içine katılarak omurgaya vidalar yerleştirilmektedir. Nöromonitörizasyon ve navigasyon sistemleriyle bu ameliyatlar daha kolay bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu uygulamalar ameliyatta doktora yer göstererek omurgada kolaylıkla işlem yapmasını sağlamaktadır.

Ameliyat sonrası çocukların 4-5 gün hastanede yatış süreci olmaktadır. 10 gün sonra kontrole gelen çocukların üç hafta istirahat etmesi gerekmektedir. Eğer ergenlik çağında bir çocuk ise ameliyat sonrası kasların geliştirilmesi için fizyoterapi uygulanmaktadır.  Çocuk skolyoz ameliyatından sonra yaşıtları gibi sağlıklı bir şekilde büyüyebilmektedir.