Yazılar

Gastronomi eğitiminde online dönem

Gastronomi eğitiminde online dönem

Mutfak Dostları Derneği ile ilk online Türk Üniversitesi Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi, gastronomi eğitimi alanında önemli bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Gastronomi ve Mutfak Kültürü Sertifika Programları online olarak hayata geçirilecek.

Eğitimlerin ilk etabı olarak Temel Restaurant İşletmeciliği Sertifika Programı 7 Nisan 2021’de başlayacak. Yiyecek içecek sektöründe işletmeci olarak çalışmak isteyen veya cafe, restoran yatırımı yapmayı düşünen kişilere profesyonel beceriler kazandırmaya yönelik olarak tasarlanan online programın süresi toplam 10 hafta. Temel Restaurant İşletmeciliği Sertifika Programı’nda; Şef Aylin Yazıcıoğlu, Günaydın Restoranları Kurucusu Cüneyt Asan, Öztiryakiler Endüstriyel Mutfak Murahhas Üyesi Tahsin Öztiryakiler gibi alanının önde gelen isimleri eğitmen olarak yer alacak.

Temel Restaurant İşletmeciliği Sertifika Programı başvuruları Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi web sitesi üzerinden kabul ediliyor.

www.netkent.edu.tr

TEMEL RESTAURANT İŞLETMECİLİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI

Başlangıç tarihi: 7 Nisan 2021

TEORİK DERSLER

Yer Seçimi ve Konsept

Fizibilitenin Hazırlanması

Proje Dekorasyon

Hukuki İşlemler / İsim Hakları

Kurumsal Kimlik / Markalaşma

İnsan Kaynakları

Menünün Kurgulanması

Mutfağın Projelendirilmesi ve Ekipman Seçimi

P.O.S ve Mali Takip Muhasebe Sisteminin Kurulması

Şubeleşme, Bayilik Koordinasyon

UYGULAMALI DERSLER

Mizanplas ve Mutfağa Yerleşme

Mutfak Ekipmanının Kullanımı ve İş Akışı, Temel Pişirme Teknikleri

Tabak Sunumları

Balıkesir Gastronomik Fikirler Maratonu devam ediyor

Balıkesir Gastronomik Fikirler Maratonu devam ediyor

Gastronomi alanındaki yenilikçi fikirler, Balıkesir Gastronomi Şehri Olma Yolunda projesi kapsamında, Gastronomik Fikirler Maratonu’nda yarışıyor.

Balıkesir’de, Gastronomi Şehri Olma Yolunda projesi kapsamında Gastronomik Fikirler Maratonu başvuruları 1 Mayıs tarihine kadar devam ediyor. Ödüllü yarışma, gastronomi alanında girişimcilik kültürünün geliştirilmesi, inovatif yaklaşımların benimsenmesi, kaynakların verimli kullanılması, ulusal ve uluslararası düzeyde gastronomi ağlarının kurulması, yöresel ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerin ön plana çıkmasına yönelik yenilikçi fikirlerin derlenmesi amacıyla düzenleniyor.

Maratonda birinci gelen fikir 7.500 TL, ikinci 5000 TL, üçüncü 3000 TL ile ödüllendirilecek. 4. ve 5. İse 1000 TL mansiyon ödülünün sahibi olacak.

Başvuru:  www.gmka.gov.tr/gastronomik-fikirler-maratonu-basvuru-formu

Aşırı şeker, hem ruha hem bedene zarar veriyor

Aşırı şeker, hem ruha hem bedene zarar veriyor

Türk insanı günlük ortalama 22 çay kaşığı yani 88 gram şeker tüketiyor. Oysa kadınların günde en fazla 6 çay kaşık (25 gram), erkeklerin ise 9 kaşık (36 gram) şeker alması gerekiyor. Beykoz Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Y. Birol Saygı, aşırı şeker tüketiminin fazla kilo almaktan diyabete, yüksek kolesterolden kalp hastalığına kadar birçok rahatsızlığa neden olabileceğini söylüyor. Saygı, “Her gün bir kutu meşrubat içen, kişi, üç yıl içinde 15 kilo alır. Şeker içeren diyetler, kilonuz ne olursa olsun kalbiniz için kötüdür. Çok fazla şeker, beynindeki iltihaplanma yoluyla depresyonu tetikleyebilir” diyor.

Şekerli yiyecekler yemek çoğu zaman insanın damağını şenlendirir ama fazlasının sağlığı bozduğu da bir gerçek… Özellikle yapay tatlandırıcılarla yapılan gıdalar, insan sağlığına ciddi zarar veriyor. Meyveler, sebzeler, süt ürünleri ve tahıllar gibi bütün yiyecekler doğal şeker içeriyor. Doğal şekerin bile fazlası insan sağlığına zarar veriyor.

Beykoz Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Y. Birol Saygı, insan vücudunun ilave şekere ihtiyacı olmadığını söylüyor. Günlük alınması gereken en yüksek şeker miktarının erkekler için 9 kaşık (36 gram), kadınlar için ise 6 çay kaşık (25 gram) olduğunu belirten Saygı, “Ülkemizde vatandaşlarımız günlük alınması gereken şekerden çok fazlasını alıyor. Bunun da günlük 22 çay kaşığı (88 gram) olduğu biliniyor. Sadece 330 ml (bir teneke kutu) gazlı bir içecek 10 çay kaşığı şeker içeriyor ve besleyici bir faydası da yok. Aşırıya kaçmak kolay ama fazla şekerin sağlığa zarar verdiğini bilmek gerekiyor” diyor.

“Organları tahrip ediyor”

Aşırı şeker tüketiminin fazla kilo almaktan diyabete, yüksek kolesterolden kalp hastalığına kadar birçok rahatsızlığa neden olabileceğini söyleyen Saygı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Her gün bir kutu meşrubat içerseniz, üç yıl içinde 15 kilo alırsınız. Şeker içeren diyetler, kilonuz ne olursa olsun kalbiniz için kötüdür. Tip 2 diyabeti tetikleyen şeker tüketiminin tansiyonu ve kötü kolesterolü yükselttiğine yönelik bulgular var. Karaciğer yağlanmasının, diş çürümelerinin bir nedeninin de fazla şeker tüketimi olduğu biliniyor.”

“Ruh sağlığını bozuyor”

Üç beyazdan biri olan şeker yalnızca organlara zarar vermiyor; ruh sağlığında da olumsuz etkilere neden oluyor. Profesör Saygı, aşırı şeker tüketiminin insan psikolojisini nasıl etkilediğini şu sözlerle açıklıyor: “Yapılan bir çalışma, günde 66 gramdan fazla şeker tüketen erkeklerin (önerildiğinin neredeyse iki katı), 40 gram veya daha az yiyen erkeklere göre anksiyete veya depresyon teşhisi konma olasılığının yüzde 23 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Çok fazla şeker, beynindeki iltihaplanma yoluyla depresyonu tetikleyebilir. Gün içinde çok fazla şeker tüketimi, kan şekeri seviyenizi bozabilir ve enerji artışlarına, çökmelerine neden olabilir. İş yerinde uyanık kalmak için mücadele edebilir veya okulda sınıfta uyuyabilirsiniz.”

Aşırı şeker tüketimi bedene nasıl zarar verir?

Beykoz Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Y. Birol Saygı,  fazla şeker tüketiminin insan sağlığına verdiği zararları şöyle açıklıyor:

Kontrolsüz kilo alımına neden olur: Şekerle tatlandırılmış içecekler büyük bir ilave şeker kaynağıdır. Her gün bir kutu meşrubat içerseniz, üç yıl içinde 15 kilo alırsınız. Çok fazla kilo almak ise diyabet ve bazı kanserler gibi hastalıklara yol açabilir.

Kalp hastalığını tetikler: Her 10 kişiden biri, günlük kalorisinin dörtte birini veya daha fazlasını ilave şekerle alıyor. Bu kadar çok şeker tüketimi, kalp hastalığından ölme riskini iki kat artırıyor. Fazla şeker kan basıncınızı yükseltir veya kan dolaşımına daha fazla yağ salgılar. Her ikisi de kalp krizi, felç ve diğer kalp hastalıklarına yol açabilir.

Tip 2 diyabeti davet eder: Özellikle şekerli içecekler, tip 2 diyabet olasılığınızı artırabilir. Şeker kanınızda kaldığında vücudunuz, yediğiniz yemeği enerjiye dönüştüren insülin hormonunu daha az üreterek tepki verebilir. Fazla kiloluysanız, kilonuzu 6-7 kg bile düşürmek, kan şekerinizi yönetmenize yardımcı olabilir.

Tansiyonu yükseltir: Genellikle, fazla tuz tüketiminin hipertansiyona neden olduğu belirtilir. Ancak bazı araştırmacılar, başka bir beyaz kristalin (şekerin) yüksek tansiyon için daha endişe verici bir suçlu olabileceğini söylemekte. Şekerin kan basıncını yükselttiğine inanmalarının bir nedeni de, insülin seviyenizi çok yükseğe çıkarmasıdır. Bu, kan damarlarınızı daha az esnek hale getirebilir; böbreklerinizin su ve sodyuma tutunmasına neden olabilir.

Yüksek kolesterole neden olur: Şeker içeren diyetler, kilonuz ne olursa olsun kalbiniz için zararlıdır.  Kötü kolesterolünüzü (LDL) yükseltir, iyi kolesterolünüzü (HDL) düşürür; trigliserit adı verilen kan yağlarını artırır ve onları parçalayan enzimin çalışmasını engeller.

Karaciğerlerinize zarar verir: Ambalajlı atıştırmalıkların ve içeceklerin çoğu, mısırdan elde edilen basit bir şeker olan fruktoz ile tatlandırılır. Karaciğeriniz onu yağa çevirir. Vücudunuza düzenli olarak fruktoz pompalarsanız, karaciğerinizde küçük yağ damlaları oluşur. Buna ‘alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı’ denir. Erken diyet değişiklikleri bunu tersine çevirebilir. Ancak zamanla karaciğerinize zarar verebilir.

Dişlerinizi çürütür: Şeker, dişlerinizi çürütür. Nasıl mı? Şeker ağzınızdaki bakterileri besler ve geride asit bırakarak diş minenizi aşındırır. Şekerli içecekler, şekerlemeler ve çikolata yaygın suçlulardır. Şekerli bir ürün tükettikten sonra ağzınızı mutlaka suyla çalkalayın, mümkünse fırçalayın.

Fazla fruktoz gut yapar: Çok fazla kırmızı et ve sakatat yemek bu ağrılı artrite neden olur. Aynı şey fruktoz için de geçerli… Vücudunuz fruktozu parçaladığında, pürin adı verilen bir kimyasal salgılar. Bu, kanınızda ürik asit birikmesine neden olabilir. Bu da ayak başparmağınızda, dizlerinizde ve diğer eklemlerde sert kristaller oluşturur.

Böbrek taşlarınızı artırabilir: Vücudunuz çok fazla acı çekmeden bazı böbrek taşlarını atar. Diğerleri böbreğinize veya sıhhi tesisatınızın başka bir bölümüne takılıp idrar akışını engelleyebilir. Çok fazla sofra şekeri veya yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimi böbrek taşı riskinizi artırır.

Fazla şeker yaşlandırır: Şekerli içecekler biyolojik yaşınıza yıllar ekleyebilir. Telomer adı verilen DNA, kromozomlarınızın hasar görmesini önlemek için uçlarını kapatır. Telomerler ne kadar uzun olursa o kadar iyidir. Kısaltılmış telomerler, diyabet gibi yaşa bağlı hastalıkların habercisi olabilir. Günde 20 gram gazlı meşrubat içenlerin daha kısa telomerlere sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmacılar, bunun hücrelerinizin yaşına 4 yıldan fazla bir süre eklemek olduğunu düşünmektedir.

Aşırı şeker tüketimi ruh sağlığına nasıl zarar verir?

Uyku kalitenizi bozar: Gün içinde çok fazla şeker tüketimi, kan şekeri seviyenizi bozabilir ve ani enerji artışlarına, çökmelerine neden olabilir. İş yerinde uyanık kalmak için mücadele edebilir veya okulda sınıfta uyuyabilirsiniz. Örneğin akşamları, dondurma veya kurabiye tüketmek, geceleri sizi uyandırabilecek şekeri size pompalayabilir. Ayrıca derin uykuda geçirdiğiniz zamanı da kısaltabilir. Böylece tazelenmiş hissederek uyanmayabilirsiniz.

Hiperaktivite’nin (DEHB) şekerle ilişkisi: Şekerin “dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun” semptomlarını kötüleştirdiği yaygın bir algıdır. Ancak bağlantısı net olarak kanıtlanmamıştır. DEHB’ye neyin yol açtığını tam olarak bilinmemekte, ancak genlerimiz muhtemelen büyük bir rol oynamaktadır.

Duygudurum sorunlarını artırıyor: Şeker ile zihinsel sağlık sorunlarını ilişkilendiren çalışmalardan biri, günde 66 gramdan fazla şeker tüketen erkeklerin (önerildiğinin neredeyse iki katı), 40 gram veya daha az şeker tüketen erkeklere göre anksiyete veya depresyon teşhisi konma olasılığının yüzde 23 daha fazla olduğunu göstermiştir. Çok fazla şeker, beyninizdeki iltihaplanma yoluyla depresyonu tetikleyebilir. Bu durum depresyonlu kişilerde daha yaygındır.

Gastronomi ve Mavi Yolculukların uğrak noktası; Adaia Göcek

Gastronomi ve Mavi Yolculukların uğrak noktası; Adaia Göcek

Göcek Körfezi’nde yalnızca teknelerle ulaşılabilen Adaia Göcek, yılın 365 günü boyunca limanı ve restoranıyla deniz yaşamına gönül verenlerin karadaki buluşma noktası haline gelerek faaliyetlerini sürdürüyor. Adaia Göcek, mevcut pandemi uygulamaları çerçevesinde teknesiyle uğrayan misafirlerine botlarla paket servis yaparak lezzetlerini ulaştırıyor.

Adaia Göcek, sahip olduğu doğasından sunduğu konfora, pek çok dilde engin bilgiler barındıran kitapların bulunduğu çeşitli müzik enstrümanlarına, spor alanlarından plajına ve çocuklara yönelik oyun alanlarına kadar birçok zenginliğe sahip…

Et, balık, tavuk ya da vegan yiyeceklerin yanı sıra, taş fırını sayesinde pide, lahmacun veya pizza çeşitleri gibi hamur işleriyle beğeni toplayan Adaia Göcek, göçebe yaşam tarzını seçmiş Anadolu Türkleri olan Yörüklere özgü has kuzu eti, keçi ve oğlak çevirmesi, tandır kebabı lezzetlere de mönüsünde yer vererek özellikle Türk mutfağını deneyimlemek isteyen yabancılar büyük ilgi görüyor.

Mutfak Dostları Derneği’ne yeni yönetim

Mutfak Dostları Derneği’ne yeni yönetim

Mutfak Dostları Derneği, 16’ıncı olağan genel kurulunu gerçekleştirdi.  2014 yılında derneğin ilk kadın başkanı olan Zeynep Kakınç,  2020-22 döneminde dördüncü kez yönetim kurulu başkanı olarak görev yapacak.

2020 yılında 30. yılını kutlayan Mutfak Dostları Derneği, bilimsel araştırmalar yaparak ve yaptırarak mutfak zenginliklerimizi, ulusal ve uluslararası yeme-içme ve sunma adabını ortaya çıkarmak ve gastronomiyi sevdirmek amacıyla kuruldu. Yurt içi ve yurt dışında mutfağımızın tanıtılmasını sağlamak, eğitimler düzenlemek, yeme-içme ile ilgili gelişmeleri izlemek, çalışmaları özendirmek de derneğin kuruluş amaçları arasında.

Çeşitli yayınlar hazırlayan, panel, konferans ve gastronomi gezileri düzenleyen dernek, önceden belirlenen temalar çerçevesinde gastronomik zenginliği olan yemekler de organize ediyor. Gastronomi alanına bir referans noktası olması ve başarılı kişi ve kuruluşların teşvik edilmesi amacıyla Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni düzenleyen Mutfak Dostları Derneği, 30. yılını da tematik gala yemeğinden 30 yıl ödüllerine, panel ve konferanslara uzanan bir dizi etkinlik ile kutlayacak.

Chaîne des Rôtisseurs Sofitel’de buluştu

Chaîne des Rôtisseurs Sofitel’de buluştu

Fransız Yaşama Sanatı’nın tüm inceliklerini İstanbul ile buluşturan Sofitel İstanbul Taksim, gastronomi kulübü Chaîne des Rôtisseurs (CDR)’ın etkinliğine ev sahipliği yaptı.

1950 yılında Paris’te kurulan, iyi yiyeceğin korunması ve sofra zevklerinin yaşatılması amacıyla çalışmalar yapan Chaînes de Rôtisseurs 1994 yılından itibaren ülkemizde de faaliyet gösteriyor. Derneğin İstanbul üyeleri Sofitel Istanbul Taksim’de buluştu.

Sofitel İstanbul Taksim şefi Mehmet Oğurtan’ın özel mönü hazırladığı gece, kokteyl ile başlayıp Sofitel İstanbul Taksim’in Opera Balo Salonunda CDR’nin gelenekselleşen yemek sunumuyla devam etti. Mutfak sanatlarını ve sofra kültürünü felsefe haline getirenlerin buluştuğu etkinliğe Tuna Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nuri Tuna ve Chaînes de Rôtisseurs Başkanı Mohammed Hammam’da katıldı.