Yazılar

Zamana direnen “Arpaz Kulesi”

Zamana direnen “Arpaz Kulesi”

Nazilli’ye bağlı Esenköy’de bulunan tarihi yapı, antik Harpasa Kalesi’nin eteklerinde kurulmuştur. Bazı kaynaklarda buranın ismi Arpaz Kulesi olarak da geçmektedir.

 

Akçay’a kadar uzanan ekili araziyi kapsamı içine alan büyük çiftlik işletmesinin sahibi, Arpaz Beyleri tarafından XIX. yüzyıl başlarında inşa ettirilmiştir. Ancak burada XVII. Ve XVIII. yüzyıllara ait, Osmanlı Dönemi kalıntıları da bulunmuştur. Buna dayanılarak da kalenin daha erken bir dönemlerde yapılıp, sonradan yenilendiği düşünülmektedir. Burası bir bey konağı, güvenlik kulesi, ambar, ahırları ve müştemilatı ile bir şatoyu andırır. Kule, Arpazlı Hacı Hasan Bey tarafından, II.Mahmut zamanında Rodos’tan getirdiği ustalara yaptırmıştır.

 

Kalenin saihibi olan, Arpazlı Ailesi, Osmanlı Devleti ‘nde merkezi yönetimin zayıflayarak bölgesel derebeyliklerin ön plana çıktığı 18. ve 19. yüzyıllarda Aydın çevresinde hakimiyet kurmuş iki aileden biridir. Aile kaynaklarına göre, büyük ataları, Fatih Sultan Mehmet’in İtalya Seferi’ne kumandan atadığı ve Otranto şehrini fetheden, Gedik Ahmet Paşa’dır.

 

Fatih Sultan Mehmet’in ölümünün ardından tahta geçen Sultan II. Beyazıt ‘ın bir konuda görüşmelerini istemesi üzerine, ‘Siz tahta çıkınca ben belime kılıç bile kuşanmam’ gibi bir karşılık vermesi nedeniyle, oracıkta saray aşçı ve çırakları tarafından boğdurulmuştur. Ancak sofu, barışçı ve vicdanlı bir kimse olan II. Beyazıt sonradan bu yaptığına pişman olarak Gedik Ahmet Paşa’nın iki oğlunu “sipahi beyleri” olarak atamış, Nazilli’nin kenarından geçen Büyük Menderes Nehri bir hudut, Karacasu‘nun Nargedik köyü bir hudut olmak üzere arada kalan toprakları onlara bağışlamıştır.

 

Sultan II. Mahmet döneminde patlak veren Aydın İhtilali ile baş edemeyen Arpazlı Hacı Hasan Bey Padişah’ın gazabına uğrayıp, Rodos ‘a sürülmüştür. İsyanın bastırılmasıyla döndüğünde, beraberinde Rodos’tan yapı ustaları getirmiş ve bugünkü Arpaz Kulesi ve Arpaz Konağı bu ustaların hünerleriyle yükselmiştir.

 

Kendine has mimarisi ve döneminin hatlarını yansıtması bakımından önemli bir eser olan ve yıllara meydan okuyan heybetiyle görenleri kendine hayran bırakan Arpaz Kulesi ve Konağı, son yıllarda bakımsızlıktan dolayı atıl bir görümdedir.

JOLLY ile Dubai’de deniz ve kumun tadını çıkarın

JOLLY ile Dubai’de deniz ve kumun tadını çıkarın

Baharın gelişini yurt dışında karşılamak isteyenler Jolly Tur’un sunduğu fırsatlara kayıtsız kalamayacak. Jolly’nin Dubai Turları deniz, kum, güneş ve Dubai’nin büyülü atmosferiyle tam size göre. Alternatif tarih seçenekleriyle bahara erken bir giriş yapabileceğiniz bu turun fiyatı 299 euro’dan başlıyor. Üstelik eşsiz cazibe, bembeyaz plajlar ve lüksün adresi olan Jolly’nin Dubai Turları’nda ulaşım, 2 gece ve üzeri konaklama, rehberlik hizmeti ve çevre gezileri de dahil.

Tur hakkında

Dubai’de sizleri ilk olarak dünyanın ilk yedi yıldızlı oteli Burj Al Arab, ünlü Jumeriah Plajı, SheikhPalace ve Dubai’yi iki bölgeye ayıran Dubai Creek karşılayacak. Dilerseniz Dubai’nin Venedik’i olarak adlandırılan Souq Medinat Jumeriah’ta gece keşfine çıkabilirsiniz.

Deniz, kum, güneş üçlüsünün ardından yedi emirliğin başkenti olan Abu Dhabi emirliğini gezebilir, 40 yıl önce küçük bir balıkçı köyü olan başkentin bugün ne kadar modern bir şehir olduğuna tanıklık edebilirsiniz. Burada ayrıca Beyaz Kale, göçebe bedevi yaşamının sergilendiği geleneksel köy ve eski yaşam kalıntılarının bulunduğu Heritage Village görebileceğiniz yerler arasında.

Dubai’de dilerseniz Miracle Garden & Monorail ile Palmiye Adası Turu’na da katılabilirsiniz. Bu turda Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş dünyanın en uzun çiçek duvarlarının bulunduğu masal şehir Miracle Garden ve el emeği bir ada olan Palmiye Adası sizleri bekliyor olacak. Adanın girişinde bulunan Monorail trenine binerek adayı baştan sona keşfe çıkabilirsiniz.

İskoçya’nın gizli mücevherleri

İskoçya’nın gizli mücevherleri

İskoçya’ya ilk ziyaretiniz sırasında büyülediniz, geri dönme sözü verdiniz ve şimdi bir sonraki seyahatinizi planlıyorsunuz. Ancak bu sefer, gittiğiniz yoldan biraz daha ileri gitmek ve en gözde turistik mekanların ötesini keşfetmek istiyorsunuz. Nereden başlamalı mı diyorsunuz? O zaman İskoçya’yı birlikte dolaşmaya ne dersiniz?

Dunrobin Kalesi, North Highlands

189 odalı İngiltere’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve kuzey yaylaların en büyük kalesi olan Dunrobin Kalesi’nin çarpıcı Fransız tasarımına hayran kalacaksınız. Londra Parlamentosu’nu da tasarlayan Sir Charles Barry, muhteşem mimarisi ve masal kulelerini buradan etkilendi.

Not: Dunrobin Kalesi her yıl 1 Nisan – 31 Ekim 2019 tarihleri ​​arasında açıktır.

Caerlaverock Kalesi-Dumfries

Bu etkileyici kale bir üçgen şeklinde ve atmosferik yeşil hendek ve doğa rezervi içinde yer alıyor. Caerlaverock Şatosu sanki hikaye kitabından çıkmış gibi… Dünyada böyle bir kale kalmadığını kesin! İskoçya’da yüzlerce çarpıcı kale, şato ve tarihi evleri görmek mümkün ama en etkileyicisi Caerlaverock Şatosu olacaktır.

St Ninian Adası-Bigton, Shetland

Barbados sahilleri kadar canlı, el değmemiş kumları ve mavi suları ile Shetland’a bayılacaksınız. St Ninian Adası’ndaki plajlar müdavimlerinin kalbinde ayrı bir yeri var. Tropik sahiller gibi beklentiniz olmasın kışın romantik ve asi, yazın ise durgun ve çekici. Baharın son günleri yada yazın gidilmesi bizim tavsiyemiz.

Sandwood Bay yaylaları-Sutherland

Saklı Sandwood Koyu’na ulaşmak biraz zor görünebilir, ancak burada yürüyüş yapmak için harcadığınız çaba bir mil uzunluğundaki altın kumun önünüze serildiği zaman buna değer. Muhtemelen o sahilde yürüyen tek insan sen olacaksın. Kendini Robinson Crusoes gibi hissedebilirsin.

Smoo Mağarası-Durness

Durness yakınlarındaki Smoo Mağarası, dar bir deniz girişinin başındaki kireçtaşı kayalıklardan oluşuyor. Smoo Cave, İngiltere’nin en büyük deniz mağarası ve muhteşem bir manzaradır. Durness ve yeraltı havuzları, yerel efsaneler yer almakta.

Kilmartin Glen-Argyll

Tarih öncesi kalıntılar için Avrupa’nın en yoğun bölgelerinden biri olarak kabul edilen Kilmartin Glen, mezar alanları ve duran taşlar dahil 6 kilometrelik bir alanda 800’den fazla yapıya ev sahipliği yapıyor. Eski kralların taçlandığı Dunadd Kalesi’ne ve ilk İskoç ulusunun başladığı bölge.

Sueno Taşı-Forres Moray

Picts, kuzeydeki yerli halktı ve şimdi antik kalıntıların gerisinde kaldı. Forres’teki etkileyici Sueno Taşları, İskoçya’nın en uzun heykel taşlarıdır. 10. yüzyıldan kalma ender görülen savaş sahneleri oymalarıyla süslenmiştir. Aberdeenshire ayakta duran taşlar ve antik anıtlar için en zengin alanlardan biridir. O kadar ki özel ki, Taş Çember Yolu bile var.

St Kilda Adası

Uzak ve görkemli St Kilda adasına yapılacak bir tekne gezisi, İskoçya’nın bu harika bölgesinde macera ve doğayı birleştirmek için harika bir yoldur. Adanın dünyanın önde gelen kuş gözlem alanlarından biri olduğunu biliyor muydunuz?

Skara Brae -Orkney

Skara Brae, tüm Batı Avrupa’nın en iyi korunmuş taş köylerinden biridir. İnsanların 5 bin yıl önce hayatlarını nasıl yaşadıklarına dair inanılmaz duygular hissedeceksiniz.

Jura Adası-Argyll ve Isles

Jura’nın insanlardan daha çok geyik popülasyonuna sahip olduğunu biliyor muydunuz? Yakınlarda, rehberli bir tekne turunda dünyanın üçüncü büyük jakuzisi olan çarpıcı Corryvreckan Whirlpool’a şahit olabilirsiniz. Dönen suların çarpma kükremesi bazen 10 mil öteden duyulabilir! İlginç bir doğa harikası.

Lagavulin Damıtımevi-Islay

Viski üretimin onda dokuz burada yapılmakta.  Islay, Viski üreten adaların en büyüğüdür. Burada Viski yapımına şahit olabilir, viski kültürünü burada öğrenebilirsiniz.

Loch Awe- Argyll Kilchurn Kalesi

Loch Awe, kalın kozalaklı ormanlarla ve güzel meşe ağaçlarıyla bezeli, doğal bir orman. Bölge en çok Kilchurn Kalesi’nin muhteşem harabesiyle ünlüdür. Kuleden suya bakarken, Ben Cruachan’ın manzarasını görebilirsiniz. Gerçekten şok edici!

St Mary’s Loch İskoçya Sınırı

Güney yaylalarının ortasında yer alan St Mary’s Loch, Edinburgh’a arabayla bir saatten daha az bir mesafededir ancak huzurlu bir uzaklık hissi sunmaktadır. Huzurlu tepeler, vahşi kırlar ve geniş ormanlık alan…

Loch Tay, Perthshire-Kenmore Köyü

Dunblane’un hemen kuzeyinde başlayan Perthshire kısa ama muhteşem bir sürüş mesafesindedir. Tay nehri üzerinde şirin bir köy… Hiç ayrılmak istemeyecek kadar güzel bir köy.

Angus ve Montrose

Angus sizin için ilginç rotalardan biri… Tarihi mekanları ile meşhur bölgenin adı anlaşıldığı büyük baş hayvanların adı da olmuş. Kraliçenin yazlık evi olan Balmoral Kalesi gezebilirsiniz.  Buradan kısa bir yolculuğun ardından Montrose ulaşabilirsiniz. İskoçya’nın en eski şehirlerinden biri olan Montrose şehir hayatı ilginizi çekecektir.

Kanallar

Union kanal ile Forth&Clyde kanalını birbirine bağlayan Falkirk Wheel kanalarında tekne kiralayıp gezin. Tekne içinde şehri daha farklı göreceğinize eminiz. Ya tekne kiralayın yada restoran teknede yemek yerken, kanalda yapılmış simge yapıları seyredin.

Loch Katrine – The Trossachs

Tarihi SS Sir Walter Scott vapuruna adım atın, arkanıza yaslanın ve şairin ilham alan manzarasına tanık olun. Loch Lomond ve The Trossachs Ulusal Parkı’ndaki sakin Loch Katrine kadar doğa harikası içinde bir yolculuk yapın. Yılın her mevsimi farklı bir haz verecek olan bu gemi gezisi size kısmen de olsa Norveç Fiyortları’nı hatırlatacak.

Highland Halk Müzesi

Geçmişi yaşamak istiyorsanız Highland Halk Müzesi’ne gidin. İskoç yayla hayatını, yaşam ve çalışma koşullarını canlı olarak deneyimleyerek yaşayın. Biraz mizansen biraz gerçek müze…

Pier Sanat Merkezi

Pier Sanat Merkezi, Stromness, Orkney Ioana Marinescu gibi bir çok galeriye ev sahipliği yapıyor. Stromness sokaklarında dolaşın. Galeri ve dükkanlarda çeşitli yaratıcı ürünler keşfede bilirsiniz. Yerel ve uluslararası sergi ve sanatçılarla temas etme şansınız var.

Glen Trool Yaylası

İskoçya denilince akla uçsuz bucaksız yeşillikler gelir. Glen Trool bu yaylalardan biri. Galloway Orman Parkı ve Glen Trool, orman yürüyüşleri yada dağ bisikletine biniyorsanız, vahşi ve harika yokuş aşağı parkurları ilginizi çekecektir.

Inveraray Kalesi

Neo-Gotik Inveraray Kalesi, Inveraray köyünün yukarısındaki 18. yüzyıldan kalma bir gözetleme kulesine kadar harika, kısa ama dik bir yürüyüş mesafesindedir. Kale bu yürüyüşe değecektir.

Maymun Adası’ndaki Puflar, Fife

Adı Maymun Adası ama bir kuşların konakladığı doğal bir rezerv… Gözlemevi ile deniz kuşları türlerin çok sayıda ulusal öneme sahip bir doğa harikası. Yaz aylarında, adanın batı kıyılarında bulunan uçurumlar kuş yuvalarından çıkan kuşların deneme uçuşları yaptığı yer haline geliyor. 25 bin kuşu görme şansınız var.

Moray sahili

‘Yunus Sahili’ olarak bilinen Banffshire ve Moray sahili, bu muhteşem canlıları doğal ortamlarında görmek isteyen herkes için bir mekân. Aberdeenshire sahil şeridinin katil balinaları ve ara sıra kambur balinaları da denizde çıktığı bilinmektedir!

Culzean Kalesi – Ayrshire

Denizlerin, yemyeşil ormanların ve sır bahçelerinin etrafı ile çevrili olan Culzean Kalesi ve Country Park ilginizi çekecek bir yer. Bahçelerin, mimarinin ya da sadece tarihin tadını çıkartacağınız keyifli bir bölge.

Logan Botanik Bahçesi -Ayrshire

Port Logan’da, ülkenin en egzotik bahçesi Logan Botanik Bahçeleri’ni ziyaret edin. Güney yarımküreden gelen bitkiler, Himalaya haşhaşlarından Yeni Zelanda’ya kadar hatta Afrika papatyalarına kadar birçok çiçekle bu bahçede tanışacaksınız.

Bell Rock deniz feneri, Angus

Stevenson’s Lighthouse olarak da bilinen Bell Rock Lighthouse, dünyanın hayatta kalan en eski deniz feneri. 19. yüzyılın en seçkin mühendislik başarısı olarak kabul edilir. Fener kış aylarında dalgalarla boydan boya yıkanıyor.

Caledonian kanalı

Caledonian kanalı muhteşem mühendislik harikası İngiltere’deki en uzun merdiven kilitli kanalı. Bir teknenin kilitleri yukarı veya aşağı gitmesi yaklaşık 90 dakika sürüyor.

Not: İskoçya’da yüzlerce viski damıtma tesisi, 500 golf sahası ve binlerce şato, müze ve galeri olduğunu biliyor muydunuz? İskoçya’da görülecek ve yapılacak çok fazla şey var. İnsanlarla sohbet edin bu listeye eklemeler yapın. Şimdiden iyi tatiller.

Sevgililer günü rotaları

Sevgililer günü rotaları

Kış tatilleri, sadece ateşin gölgesinde ısınmak, sıcak çikolata içmek ve karda oynamaktan ibaret değildir. Bunu göz önünde bulundurarak, dünyadaki en iyi kış tatili adreslerini sizler için hazırladık.
Bu yedi kış tatili fikri size bir son dakika seyahatinde bulunma konusunda ilham kaynağı olacak-bundan eminiz… Sömestr tatili için pek uydun değil ama sevgililer günü için ideal rotalar…

Münih, Almanya

Muhtemelen Münih, sınırsız miktarda bira tüketilen yıllık Oktoberfest kutlamalarıyla ünlü olabilir. Ancak, bu tarihi kent biradan çok daha fazlasıyla ünlü..
Güzel, asırlık mimariye sahip binalardan, tarihi müzelere ve Noel pazarlarında yapılan kutlamalara kadar Münih’te yapılacak çok şey var.

Patagonya, Arjantin
Patagonya, kaya tırmanışı ve dağcılığın yanı sıra, dünyanın en iyi yürüyüş parkurlarından bazıları ile ünlüdür. Patagonya’nın en ünlü yeri, muhtemelen El Chalten’dir, ancak Arjantin’in Patagonyası ve UNESCO Dünya Mirası listesindeki en önemli turistik yerlerinden biri olan Los Glaciares Ulusal Parkı’nın içindedir.

St. Lucia
Buradaki mevcut olan etkinliklerin çeşitliliğinin, onu en iyi kış tatillerinden biri yapan şey olduğunu düşünüyoruz.
Saint Lucia’nın üstünden uçtuğunuzda, sahil şeridinin ne kadar çeşitli olduğunu görünce şaşırıp kalacaksınız. Uzak balıkçı köylerinden, volkanik plajlara ve lüks tatil yerlerinden, etkileyici resif dalış merkezlerine kadar aradığınız herşey bulunmaktadır. Yalnız seyahat ediyor olsanız bile, burada herkes için bir şeyler var. Güneşli havaları sıcak bir kış tatili için ideal.

Whistler, Kanada

Bu meşhur dağ mekanı Vancouver’dan sadece iki saat uzaklıkta yer alır. En ünlü kayak merkezi sıralamalarının en üstlerinden yer alan Whistler, yakındaki parkurları ile, tüm dünyadan kayakçıları yokuş aşağı ve helikopter kayağı yapmak için çekiyor.
Sıcak çikolatanızı yudumlarken, bir dağ evinde oturun ve yamaçlarda geçen uzun bir günün ardından şöminenin başında rahatlayın. Whistler, asla unutamayacağınız bir kış tatili için idealdir.

Miami, Florida, ABD

Miami, gün içinde huzurlu bir sahil kasabası ve geceleri ateşli bir parti mekanıdır. Kış tatili fikirlerini araştırıyorsanız, bu şehrin tekrar tekrar ortaya çıkacağına bahse gireriz! Barındırdığı göz alıcı sebeplerden dolayı, Miami hakkında sevilecek çok şey var ve bu ününü kesinlikle hak ediyor. Parlak renkleri, harika havası, yüksek kaliteli restoranları ve heyecanlı partileriyle, burası biraz zaman harcayabileceğiniz en büyük Amerikan şehirlerinden biridir. Huzur veren havası, kış mevsiminde olduğunuzu size unutturacaktır.

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

Dubai’de görülecek ve yapılacak çok şey bulacaksınız. Etkileyici müzeleri ve arkeolojik alanları ziyaret etmekten, alışverişten bıkmaya kadar saymakla bitmeyecek fırsatların bir arada olduğu bir yerdir Dubai. Turistlerin gözde mekanı olmasından dolayı, ondan daha fazla göz alıcı ya da daha olağan üstü bir yer az bulunur. Birleşik Arap Emirlikleri’nin yüksekten uçan şehri olan Dubai, ziyaret edebileceğiniz en büyüleyici yerlerden biri. Şehrin yüksek sıcaklıkları, kış aylarında çok güzel bir fırsat!

Prag, Çek Cumhuriyeti
Prag’ın ünlü Noel pazarında tam anlamıyla herşey var. Hediyeler için ahşap dağ evi, güzel bir şekilde dekore edilmiş kocaman bir Noel ağacı ve hatta canlı bir hayvanın Doğum Sahnesi.
Sıcak şarap ve zencefilli kurabiye gibi lezzetli Noellik ikramlarının yanı sıra, canlı klasik müzikler ve dans gösterilerinin şenlikli atmosferini içinize çekebilirsiniz. Prag, sadece dolaşmak için bile güzel ve rahatlayıcı bir şehir.

Lezita başarılı bayileri ile Balkan turu yaptı

Lezita başarılı bayileri ile Balkan turu yaptı

 Türkiye piliç eti pazarının önde gelen firmalarından Lezita, satış hedeflerini tutturan bayilerinin başarılarını düzenlenen Balkanlar gezisiyle kutladı.

Gezi boyunca bayilere eşlik eden Abalıoğlu Gıda İş Ünitesi Genel Müdürü Mustafa Özdil, Lezita’nın Abalıoğlu Grubu’ndan aldığı güçle büyümeye devam ettiğini söyledi. Özdil, “Lezita, bugün piliç eti pazarının en önemli oyuncularından biri. İleri işlenmiş yenilikçi ürünlerimiz ile fark yaratmaya devam ediyoruz. Elbette bu başarıda ürünlerimizin Türkiye’nin dört bir yanında tüketicilerimizle buluşmasını sağlayan bayilerimizin payı çok büyük. Satış hedeflerine ulaşan bayilerimiz için düzenlediğimiz Balkanlar gezisiyle onlara teşekkür etmek istedik. Hedefimiz bayilerimizle omuz omuza vererek ileri işlenmiş ürün grubunda pazar lideri olmak” dedi.

İtalya turu hakkında tüyolar

İtalya turu hakkında tüyolar

Dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden birisi olan ve her zerresinde tarih ve doğanın benzersiz güzelliklerini barındıran İtalya’da bir tatil yapmayı düşünüyorsanız, MNG Turizm’in yurt dışı turları müdürü uzmanı Hamdi Bağbozan’ın tavsiyelerine kulak vermelisiniz.

Sizin için konuyu uzmanından dinledik. Bakın İtalya’da neler yapılır? Nereler gezilir? Genel hatlarıyla İtalya gezi rehberi sizin için derlendi.

İtalya Tarihsel Miras Bakımından En İyi 5 Ülke Arasında Yer Alıyor

Avrupa’nın tarihi ve kültürel bakımdan zengin ülkelerinden biri olan İtalya, orta büyüklüktedir ancak dolu dolu bir seyahat imkânı sunar. Ülke 51 UNESCO Dünya Mirası alanına sahiptir ve bu yönü ile de dünyada rekoru bulunur.

Roma İmparatorluğunun uzun yıllar hüküm sürdüğü ülkede bu sebeple oldukça değerli eserler ve yapılar vardır. İtalya’da mutlaka görülmesi gereken yerler gibi bir liste yapılmak istendiğinde bu oldukça uzun bir liste olur. İtalya’da görülmesi gereken yerler, konaklama ve kültürü hakkında biraz bilgi verecek olursak.

İtalya’da Gezilecek Yerler

Tarihi ve kültürel yapısı oldukça zengin olan ülkenin her şehri son derece özel ve içerisinde farklı önemli eserleri barındırır. İtalya başlı başına eşsiz ve farklı bir atmosfere sahip bir ülkedir. Bu ülkeyi ziyaret ettiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerler ve eserler ise şöyledir;

Kızıl Şehir: Bologna

İtalya’nın Kuzeyinde yer alan şehir dokusu ve görüntüsü ile Kızıl Şehir olarak bilinir. Şehirde özellikle Orta Çağ mimarisini gözler önün eseren birçok yapı vardır. Avrupa’nın en eski üniversitesi olan Bologna Üniversitesi bu şehirde yer alır. Ayrıca Piazza Maggiore, Neptün Çeşmesi, Arkeoloji ve Lamborghini Müzesi, Domenico Bazilikası ve daha birçok bölgede ziyaret edebileceğiniz yer vardır.

Limon Ağaçları ile Meşhur Sorrento

İtalya’nın oldukça popüler bölgelerinden biri olan Sorrento, aynı zamanda meşhur Amalfi Kıyılarının bulunduğu bölgedir. Bölgede yer alan limon ağaçları şehre girdiğiniz anda sizleri hoş kokular ile karşılar. Bölgede gezmek ve konaklamak hem son derece konforlu hem de keyiflidir. İtalya’yı ziyaret ettiğinizde Sorrento bölgesinde konaklayıp rahatlıkla civar ada ve kasabaları gezebilirsiniz. Şehir bu yönü ile merkez niteliğine sahiptir.

Eşsiz Şehir Venedik

Sadece İtalya denildiğinde değil dünyada gezilecek yerler arasında ilk sıralara sahip olan Venedik, herkesin mutlaka görmesi gereken şehirlerarasındadır. Kendine has yapılanması ve birbirine bağlanan kanalları ile insanı kendine hayran bırakır. 13. ve 17. yy. ticaretin ve sanatın kalbi olan şehirde o dönemin çok fazla izleri bulunmaktadır.

Her yıl başta romantik çiftler olmak üzere milyonlarca turist bölgeyi ziyaret ediyor. Kış aylarında bölgede düzenlenen Venedik Karnavalı büyük ilgi veriyor ve coşkuyla kutlanıyor. Büyük Kanal, San Marco Bazilikası, San Marco Meydanı, Aziz Mark’ın Çan Kulesi, Rialto Köprüsü, Santa Maria Della Salute Bazilikası ve Accademia Galerisi bölgede görülmesi gereken yerler arasındadır.

İtalya’nın Kalbi: Roma

İtalya denildiğinde akla ilk elen şehirlerden biri doğal olarak Roma’dır. Geçmişte ev sahipliği yaptığı Roma İmparatorluğu döneminde oldukça hareketli günler geçirmiştir. Roma dünyanın en eski kültürüne sahip şehirlerinden biridir. İçerisinde bulunan Vatikan ile ayrıca dini açıdan da önemli bir yere sahiptir.

Geçmişte gladyatör dövüşlerinin yapıldığı ünlü Kolezyum şehrin simgeleri arasında yer alır. Trevi Çeşmesi, Roma Forumu, İspanyol Merdivenleri, Pantheon, Santa Maria Maggiore Bazilikası, Castel Sant’angelo ve Navona Meydanı bölgede ziyaret edilecek yerler arasında bulunur.

Avrupa’nın Ticaret ve Sanat Merkezi: Floransa

Floransa İtalya’nın en önemli şehirleri arasında yer almasının yanı sıra tüm Avrupa’da önemli bir yere sahiptir. Tarihte bünyesinde oldukça önemli sanatçılar yetiştiren Floransa’da kendinizi açık hava müzesinde gibi hissedebilirsiniz. Herkesin bildiği bu önemli sanatçılar; Michelangelo ve Leonardo da Vinci olmaktadır.

Rönesans’ın doğduğu yer olarak bilinen Floransa’da mutlaka gezilmesi gereken yerler vardır. Bunlar; Floransa Katedrali, Duomo Meydanı, Giotto’nun Çan Kulesi, Santa Croce Bazilikası, Aziz Giovanni Vaftizhanesi ve Santa Maria Novella Bazilikası olmaktadır.

Como Gölü

İtalya’nın en büyük 3. gölü olan Como Gölü oldukça popülerdir. Milano üzerinden kısa bir tren yolculuğu ile ulaşabileceğiniz göl dingin sulara ve yemyeşil bir doğaya sahiptir. Bilinen birçok ünlü ismin göl çevresinde evi vardır. Sylvester Stallone, Madonna ve George Clooney bu isimler arasında yer alır.

Ayrıca gölün çevresinde yer alan Como Kasabası, Menaggio, Tremezzo, Varenna, Lecco ve Nesso eşsiz güzelliklere sahiptir. Como Gölü görüntüsü ve doğası ile İtalya’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunur.

Modanın Başkenti: Milano

Modanın kalbinin attığı ve alışveriş tutkunlarının gözde şehirleri arasında yer alan Milano, yalnızca bu yönü ile öne çıkan bir şehir değil. Birçok kişi daha çok alışveriş için bölgeyi ziyaret etse de aslında bölgede mutlaka görülmesi gereken oldukça önemli tarihi yerlerde vardır.

Duomo Katedrali, Piazza del Duomo, Galleria Vittorio Emanuele, Palazzo Reale, Museo Teatrale alla Scala ve Via Montenapoleone bu yerler arasında bulunur. İtalya’nın Milano şehrini ziyaret ettiğinizde alışverişin yanı sıra bu önemli yerleri görerek oldukça etkili bir deneyim yaşayabilirsiniz.

 

Kulesi ile Meşhur Pisa

Ünlü Pisa Kulesinin bulunduğu ve İtalya’nın Toskana bölgesinde bulunan Pisa şehri yine İtalya’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunur. Her yıl dünyanın dört bir yanında binlerce turist meşhur Pisa Kulesi için bölgeyi ziyaret ediyor.

Floransa’dan kısa bir tren yolculuğu ile ulaşabileceğiniz Pisa şehrinde meşhur kule dışında gezip görebileceğiniz önemli yerler vardır. Bunlar; Museo Nazionale di San Matte ve Caroveno Sarayı olmaktadır.

İtalya’ya Ne Zaman Gidilir?

İtalya’yı ziyaret etmeyi düşünenlerin dikkat etmesi gereken konulardan biri ülkenin iklim koşullarıdır. İtalya’nın farklı bölgelerinde farklı iklim koşulları hâkim olduğundan kişiler gidecekleri bölgeye göre araştırma yapmalıdır.

İtalya’ya ne zaman gidilir konusunda belirtebileceğimiz aslında net bir tarih yoktur. Belki de bu eşsiz ülke ve şehirlerini gezmek için her mevsim ve her an uygundur. Bu eşsiz ülkede güzel zamanlar geçirmek için daha fazla vakit kaybetmemeli ve bir an önce yola koyulmalısınız.

 

İtalya’da Kültürel Yapı

Geçmişten günümüze farklı ve bölgesel olarak krallıklar ile yönetilen İtalya’da bu durumdan kaynaklı kültürel farklılıklar vardır. İtalya’da bulunan 20 bölgenin tamamında farklı özellikler ve kültürler vardır. Bir bölgeden diğerine geçtiğinizde sanki başka bir ülkeyi ziyaret ettiğinizi düşünebilirsiniz. Özellikle ülkenin kuzey bölümünde bulunan şehirlerde yaşayan İtalyanlar güneyde yaşayan İtalyan halktan daha üstün olduğunu düşünür. Bunun sonucunda güney bölgesinde yaşayan İtalyanların çok daha misafirperver ve daha cana yakın olduğu görülür. Onun dışında İtalya Avrupa’nın önemli ülkelerinden biridir ve her bölgesi kendi içerisinde son derece gelişmiştir.

 

İtalya Mutfağı

Dünyanın en popüler mutfağına sahip olan İtalya’da yemeklerde kullanılan malzemelerin kalitesi oldukça önemlidir. Farklı teknikler veya ürünleri karıştırmak yerine yemeklerinde kaliteli malzeme kullanmayı tercih ederler. Sade ancak kaliteli ürünler tüketilir.

Ayrıca ülkede zengin bir peynir ve şarap kültürü vardır. İtalya’da tadılması gereken eşsiz lezzetler vardır. Espressonun ana vatanı olarak bilinen İtalya’da kafe bulmanız oldukça güçtür. Çünkü bu tarz ürünler daha çok bar isimli yerlerde satılır. Bölgede denemeniz gereken oldukça lezzetli makarnalar, pizzalar ve deniz ürünleri vardır.

Ülkeyi ziyaret etmeyi düşünenler için, İtalya’da mutlaka görülmesi gereken yerler ve genel olarak ülkenin öne çıkan yönlerinden bahsetmek istedik. İtalya herkesin hayatında en az bir kerede olsa görmesi gereken yerler arasında bulunur. Hem tarihi hem de kültürel yapısı ile oldukça zengindir.

Setur, erken rezervasyonda %50 indirim

Setur, erken rezervasyonda %50 indirim

2020 yılı tatil planlarını şimdiden yapmayı düşünenler için Setur’un erken rezervasyon kampanyası başlıyor. 18 Kasım 2019 tarihinde başlayacak olan erken rezervasyon kampanyası, yaz döneminde Türkiye’nin en seçkin tatil otellerinde sezon fiyatlarına göre %50’ye varan indirimle 2 Aralık 2019 tarihine kadar geçerli olacak.

Ekonomik otellerde yaklaşık 2.500 TL, orta segment otellerde 5.000 TL ve lüks segment otellerde yaklaşık 10 bin TL’lik indirimden faydalanma fırsatı erken rezervasyonu tercih edecek tüketicileri bekliyor. Yaklaşık yüzde 50’ye varan indirimlere ek olarak 2. çocuk indirimlerinden yararlanma şansı da Setur’la mümkün.

Setur Turizm Operasyon Direktörü Oktay Temeller, “Setur’un her yıl büyük ilgi gören erken rezervasyon kampanyasında 72 saate kadar gerçekleşen iptallerde %100 para iadesi, fiyatın değişmesi durumunda ise değişen fiyata göre işlem garantisi veriliyor. Bu garanti sayesinde erken rezervasyonu tercih eden Setur misafirlerin iptal/iade gibi durumlarda herhangi bir mağduriyeti olmuyor”dedi.

 

Sakin şehir Assos

Sakin şehir Assos

Assos (günümüzde Behramkale), Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale Köyü’nde yer alan bir antik kenttir.

Antik Çağlarda Troas diye isimlendirilen bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında, Midilli adasının karşısında kurulmuştur. Tarih boyunca Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma egemenliği altına giren bölge Orta Çağ’da terk edilmiş; 1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı genç mimar Francis H. Bacon tarafından bulunmuştur.

Aktif olduğu zamanlarda Assos, bulunduğu bölgedeki tek büyük limana sahip olduğu için geçen gemiler sayesinde zengin olmuştu. Assos’taki andezit taşından imal edilen lahitler, içine konan cesetleri çabuk çürütmesi ile dünyaca ün yapmış; antik dönemde Lübnan, Suriye, Yunanistan ve Roma’ya ihraç edilmiştir. Antik Çağ’ın büyük düşünürlerinden Aristo’nun bu kentte üç yıl yaşamış ve felsefe okulu kurmuş olması nedeniyle felsefe tarihi açısınan önem taşır. Assos, Pavlus tarafından da ziyaret edilmiştir ve kent bu nedenle Hıristiyanlarca kutsal olarak kabul edilir.

MÖ 900’lerde kurulan bu kentin en gözalıcı yeri en tepesine yapılmış olan, Dorik yapılı Athena Tapınağı’dır. Kentin ayrıca büyük bir amfitiyatrosu da vardır. Günümüzde, şehrin olduğu dağın eteklerinde ve yamaçlarındaki Behramkale kenti halen aktiftir.

6×13 dor düzenli sütün ile çevrili Athena Tapınağı, Akropolün en önemli yapısıdır. MÖ 530 yılına ait tapınak 14×30 m. ölçüsündedir. Tapınağın bazı sütunları yerine dikilmiştir. Athena Tapınağı frizlerinden bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. İkinci bir surla takviye edilen akropoldeki iç surlar Orta Çağ’da, Osmanlı döneminde ve günümüzde de restore edilmiştir. Assos Nekropolü, Helenistik ve Roma dönemlerinden kalmadır. Mezarlar, Helenistik çağdan Arkaik çağa kadar kesintisiz devam eder. Akropolün güney eteklerindeki teraslar üzerinde Agora inşa edilmiştir. Agoranın doğusunda meclis binası (bouleuterion), kuzey ve güneyde stoalar (revaklar) bulunur. Agora ile Batı kapısı arasındaki gymnasium Helenistik dönemde yapılmıştır. Batı kapıdan aşağı inen taş yol hamamlara ve tiyatroya ulaşır. Tiyatro, doğal bir kaya oyuğuna MÖ 3. yüzyılda inşa edilmiştir.

İstanbul’dan Assos’a arabayla gitmek için Çanakkale Boğazı’nı geçmeniz gerekiyor. Bunun için farklı noktalardan feribota binerek karşıya geçebilirsiniz. Arabayla İstanbul-Assos arası 6-7 saat, İzmir-Assos 3-4 saat sürüyor. Ayrıca İstanbul’dan Çanakkale veya Edremit’e uçakla seyahata edebilir, daha sonra Assos’a geçebilirsiniz. Assos- Edremit arası yaklaşık 60 km., Assos- Çanakkale arası 90 km’dir.

 

Kış aylarında sıcacık bir alternatif “Mauritius”

Kış aylarında sıcacık bir alternatif “Mauritius”
Mauritius ya da resmî adıyla Mauritius Cumhuriyeti, Afrika kıtasına bağlı bir ada ülke konumunda olup, Madagaskar’ın doğusunda Hint Okyanusu’nun güneybatı kısmında yer almaktadır. Ülkenin başkenti Port Louis’dir.

Adanın varlığı ortaçağ döneminde Araplar tarafından bilindiği tahmin ediliyor olsa da, adaya 16.yy başlarında ilk gelen Avrupalılar olan Portekizli denizciler üzerinde yaşam olmayan adaya ayak basmış, adaya isim olarak, adaya geldikleri geminin adı olan Cerne adını vermişlerdir. Bu olaydan daha sonra adaya gelen başka bir Portekizli denizci adayı gördüğü diğer adalar (Réunion ve Rodrigues) ile birlikte Mascarenes olarak adlandırmıştır. 1598 yılında Wybrand van Warwyck önderliğinde Grand Port’ta adaya çıkan Hollandalı denizciler adaya Felemenk Cumhuriyeti adına el koyarak adanın adını Oranj Beyliği prensi Maurice van Oranje şerefine Mauritius olarak isimlendirmişlerdir. 1715 yılında Fransa’nın eline geçen adanın adı Isle de France olarak değiştirilmiş, Napolyon Savaşları neticesinde ada üzerindeki hakimiyetini kaybeden Fransa adanın yönetimini Birleşik Krallık’a devretmek durumunda kalmış, bu devir sonrasında da adanın adı tekrar Mauritius olarak değiştirilmiştir.

Adada yarı tropikal bir iklim görülmektedir. Ada genelinde yıllık sıcaklık ortalamaları kıyı kesimlerinde 23,3 °C, yaylalar da ise 19,4 °C düzeyindedir. Ada güney yarımkürede yer alması nedeniyle kuzey yarımküre ülkelerine göre mevsimleri tam tersi yaşamaktadır. Kış aylarının yaşandığı Haziran-Kasım döneminde kurak bir süreç geçiren ada, yaz aylarının yaşandığı Aralık-Nisan döneminde ise en yağışlı dönem yaşanmaktadır. Rodrigues adasında iklim merkez adaya göre daha keskin yaşanabilmekte olup, yıllık sıcaklık ortalamaları yazın 29 °C-33 °C arasında, kışın ise 14 °C-18 °C arasında gözlemlenmektedir. Adalar genelinde güneydoğu alizleri özellikle doğu kesimde yer alan kesimlere bol yağış bırakabilmektedir. Merkez ada genelinde yıllık yağış ortalaması doğu kıyılarında 1.962 mm düzeyindeyken, batı kıyılarında kıyıya paralel dağların bulunması nedeniyle 782 mm düzeyindedir. Rodrigues adası merkez adaya göre daha kurak dönemler yaşamakta olup, yağışların uzun süre yağmadığı dönemleri daha sık geçirebilmektedir.

Turizm Ada ülkesinde önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Turizm ülke ekonomisinin önemli bir bileşeninin olmasının yanı sıra önemli bir döviz gelir kaynağı konumundadır. Mauritius adasının yanı sıra Rodrigues adasında da turistik tesisler bulunmakta olup, Agalega adasında turizm alanında bir geliştirme gerçekleştirilmemiştir. Ülkenin doğal güzellikleri, tropikal iklim, plajları ve yapılabilecek birçok aktivitenin yanı sıra etnik ve kültürel çeşitlilikleri de turistik hedef olarak belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Ülkeye 2008 verilerine göre 930.000 turist ziyaretçi olarak gelmiştir. Geçmiş yıllarda şeker ve tekstile bağlı bir ekonomiye sahip olan ülke, bu iki temele bağlı ekonomiden kurtulmak adına turizm sektörünü genişletmek adına adımlar atmıştır.


Mauritius dünyanın en lüks turizm hedeflerinden biri konumundadır. Mauritius’ta bulunan ve dünyanın en önde gelen otelleri arasında bulunan oteller turizm alanında birçok ödül kazanmışlardır. Mauritius turizm alanında üç kez World Leading island Destination ödülüne layık görülürken, Ocak 2012’de de World Travel Awards ödülünü elde etmiştir. Ülke içerisinde en önemli turistik ziyaret noktalarını Yedi Renkli Toprak ve Chamarel Şelalesi oluşturmaktadır.
Türkiye ile Mauritius arasında direkt uçuş bulunmamaktadır. Paris ya da Dubai üzerinden yaklaşık 20 saatlik bir yolculuk Mauritius’a ulaşabilirsiniz. Ada Türk vatandaşlarına vize uygulamamaktadır.