Yazılar

The Restaurant’ta Modern ve Rafine Öğle Deneyimi

Address Istanbul, şehir yaşamının merkezinde misafirlerine zarif bir öğle yemeği deneyimi sunuyor. The Restaurant’da hafta içi 12.00–15.00 saatleri arasında servis edilen özel öğle menüsü; iş toplantılarından profesyonel buluşmalara, bireysel molalardan keyifli öğle yemeklerine kadar farklı ihtiyaçlara hitap ediyor.

 Menü; hafif ve dengeli başlangıçlardan özenle hazırlanmış ana yemeklere kadar farklı damak zevklerine hitap eden seçenekler içeriyor. Şehrin ritmine eşlik eden bu öğle molası, yalnızca bir yemek değil; iş görüşmeleri ve ekip buluşmaları için de ideal bir atmosfer sunuyor. Modern şehir yaşamını lüks ve konforla buluşturan Address Istanbul, öğle saatlerini ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürüyor.

 Kişi başı 800 TL olarak sunulan öğle yemeği seçkisi, misafirlere gün ortasında kısa ama nitelikli bir mola imkânı sağlıyor. Address Istanbul, şehrin merkezinde lezzet, zarafet ve konforu bir araya getirerek misafirlerini davetkâr atmosferinde ağırlamaya devam ediyor.

  

 

#AddressIstanbul #TheRestaurant #GurmeHaber #İstanbulYemeİçme #ÖğleMolası #FineDining #ŞehirLezzetleri #Gastronomi #İstanbulRestoran #GurmeDeneyim #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Şarkıcı Ege ile Yaz Aşkı TatilBudur’da

TatilBudur, yaz sezonuna özel hazırladığı yeni reklam filmiyle Ege’nin büyüleyici atmosferini ekranlara taşıdı. Şarkıcı Ege’nin sevilen şarkıları “Yaz Aşkım” ve “Delice Bir Sevda” eşliğinde kurgulanan film, nostaljik ve eğlenceli bir hikâye sunarak tatilseverleri Ege’ye özel fırsatlarla buluşturuyor.

Filmde midye ve ahtapot karakterleri, Bodrum, Kuşadası ve Marmaris gibi Ege’nin en popüler destinasyonlarını kendilerine özgü bir dille anlatıyor. “Say say bitmez Ege’nin güzellikleri” mesajıyla ilerleyen hikâye, finalde “Delice Bir Sevda” şarkısıyla duygusal bir tona bürünüyor. Reklam filmi, TatilBudur’un Ege destinasyonlarına sunduğu avantajlı tatil seçeneklerini öne çıkararak tatilseverleri kampanyaları keşfetmeye davet ediyor. 

KÜNYE:

Reklamveren: TatilBudur

Reklamveren Yetkilisi: Barış Nefesoğlu, Ece Keskin Rezaiazar, İdil Aras

Reklam Ajansı: Muhabbet 

Ajans Başkanı & CCO: Kenan Ünsal, Emrah Karpuzcu

Kreatif Direktör: Enes Hadzibegoviç

Kreatif Grouphead: Burcu Bağ

Müşteri İlişkileri Direktörü: Rayka Eskinazi

Dijital Ekip: Gül Ölez, Melis Atlıtürk

Ajans Prodüktörü: Cansu Rakıcı

Yapım Şirketi: Multivitamin

Yapım Prodüktörü: Övgü Akgürgen

Yönetmenler: Derhan&Irmak

Görüntü Yönetmeni: Gürol Beşer

Yardımcı Yönetmen: Sinan Adıgüzel

Post Prodüksiyon: Roots Post Prodüksiyon

Colorist: Mesut Kesici

Offline: Kubilay Ertürk

Kostüm Şefi: Gülseren İlban

Make up&Hair: Filiz Karabek

Işık Şefi: Fermuz Tuna

Set Amiri: Ömer Usta

Ses Operatörü:Ömer Mınak

 

 

#TatilBudur #EgeTatil #ReklamFilmi #YazAşkım #DeliceBirSevda #Bodrum #Kuşadası #Marmaris #TurizmHaberleri #TatilFırsatları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çanakkale Sardalyası Omega-3 ve Protein Kaynağı

Dardanel, yeni iletişim kampanyasıyla Çanakkale Sardalyası’nın besleyici gücünü öne çıkarıyor. “Tanıştıralım: Süper Besin Dardanel Sardalya” söylemiyle hayata geçirilen kampanya, sardalyanın içerdiği Omega-3, protein, kalsiyum ve vitaminleri akılda kalıcı bir anlatımla tüketicilere sunuyor.

Doğallığını koruyan üretim anlayışıyla hazırlanan Dardanel Çanakkale Sardalya, yalnızca sardalya, zeytinyağı ve tuz içeriyor. Yemeye hazır formu sayesinde sandviçlerden salatalara, ekmek üstü tariflerden ara öğünlere kadar günün her anında pratik bir alternatif oluşturuyor.

Yeni reklam filminde öne çıkan “Protein, kalsiyum, B12, Omega-3… Hepsi onda!” mesajı, sardalyanın zengin içeriğini sade ve etkili bir şekilde aktarıyor. Çanakkale Sardalyası, yıl boyunca Dardanel kalitesi ve güvencesiyle sofralara ulaşıyor.

 

 

#Dardanel #ÇanakkaleSardalyası #SüperBesin #Omega3 #Protein #GıdaHaberleri #SağlıklıBeslenme #DenizÜrünleri #TürkMarkası #BesleyiciGıda #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Xiaomi REDMI Pad 2 Türkiye’de Satışta

Xiaomi, taşınabilirliği güçlü performansla buluşturan yeni REDMI Pad 2 (9.7 inç) modelini Türkiye’de satışa sundu. Kompakt tasarımı ve geliştirilmiş donanımıyla dikkat çeken tablet, eğlence ve üretkenlik için optimize edilmiş özellikleriyle öne çıkıyor.

Yeni model, 9.7 inç 2K ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 600 nit parlaklığa ulaşabilen outdoor modu ile akıcı bir kullanım sunuyor. Üçlü TÜV Rheinland sertifikasıyla göz sağlığını koruyan ekran, kullanıcıya uzun süreli konfor sağlıyor. 6nm Snapdragon 6s 4G Gen 2 işlemcisi ve 7600 mAh bataryasıyla yaklaşık 2 güne varan kullanım ömrü sunan cihaz, geliştirilmiş soğutma sistemi sayesinde uzun süreli performans sağlıyor.

Xiaomi HyperOS 3 işletim sistemiyle gelen REDMI Pad 2; kişiselleştirme seçenekleri, “paylaşılan pano” gibi akıllı bağlantı özellikleri ve Google “Circle to Search” desteğiyle kullanıcı deneyimini ileriye taşıyor. 7.4 mm inceliğinde metal unibody gövdesiyle şık ve dayanıklı olan tablet, grafit gri ve gümüş renk seçenekleriyle satışa sunuluyor.

Türkiye’de 4GB + 64GB modeli 7.299 TL, 4GB + 128GB modeli ise 9.299 TL fiyat etiketiyle Xiaomi’nin resmi internet sitesi ve yetkili mağazalarda bulunabiliyor.

 

 

#Xiaomi #RedmiPad2 #TeknolojiHaberleri #TabletDeneyimi #Snapdragon #HyperOS #CircleToSearch #2KEkran #MobilTeknoloji #TürkiyeSatış #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Belek’in Kalbinde Modern ve Konforlu Tatil

Mercure Antalya Belek, Akdeniz’in en gözde turizm destinasyonlarından biri olan Belek’te kapılarını açarak bölgeye yeni bir konaklama deneyimi kazandırdı. Modern mimarisi, zarif iç tasarımı ve bölgenin canlı ruhunu yansıtan atmosferiyle otel; hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirlere çağdaş bir konfor sunuyor.

Mercure Antalya Belek

83 odasıyla hizmet veren Mercure Antalya Belek, havuz manzaralı odaları, kapalı ve açık yüzme havuzları, modern spor salonu, toplantı salonları ve gastronomi odaklı restoranlarıyla dikkat çekiyor. Olivetto Restoran ve Tangelo Snack & À La Carte Restoran’da Akdeniz ve Türk mutfağından ilham alan özenle hazırlanmış yemekler misafirlerle buluşuyor. Bu mutfak deneyimi, Mercure markasının yerel kültürden beslenen gastronomi tutkusunu yansıtıyor.

Mercure Antalya Belek

Otelin yaşam alanları gün boyu misafirlere sıcak ve rahat bir atmosfer sunacak şekilde tasarlandı. Havuz alanı gündüzleri sakin bir dinlenme mekânı olurken, akşamları zarif bir buluşma noktasına dönüşüyor. Spor salonu ise konukların tatilleri boyunca rutinlerini kesintisiz sürdürmelerine olanak tanıyor. Ayrıca 175 kişilik Mercure Toplantı Salonu ve 40 kişilik City Line Toplantı Salonu, iş dünyasına yönelik modern çözümler sunuyor.

Mercure Antalya Belek

Accor’un ödüllü sadakat programı ALL Accor üyeleri, açılışa özel kampanyalarla indirimler, ücretsiz oda yükseltmeleri ve ekstra ödül puanları kazanma fırsatına sahip olacak. Bu avantajlar, Mercure Antalya Belek’in bölgenin gelişen turizm manzarasına katkısını güçlendiriyor.

Accor yöneticileri, otelin açılışının Türkiye’nin turizm pazarına olan güveni ve uzun vadeli büyüme potansiyelini yansıttığını belirtiyor. Mercure Antalya Belek, Akdeniz misafirperverliğini Accor’un dünya çapında tanınan hizmet standartlarıyla birleştirerek hem yerel hem de uluslararası misafirlere unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Mercure Antalya Belek

#MercureAntalyaBelek #AccorHotels #TurizmHaberleri #BelekOtel #AkdenizTatil #OtelAçılışı #KonaklamaDeneyimi #Gastronomi #AkdenizTurizmi #ALLAccor #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Takviyeler Mucize Değil, Doktor Kontrolü Şart

Günümüzde vitamin ve takviye ürünlerine ilgi hızla artıyor. Ancak bilinçsiz vitamin ve takviye kullanımı sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Takviyelerin gerekli durumlarda ve hekim kontrolünde kullanılması gerekiyor. Yoğun yaşam temposu, stres ve daha sağlıklı olma isteği, vitamin ve takviye ürünlerine yönelimi artırıyor. Sağlıklı yaşam için öncelikle sağlıklı beslenme, düzenli yaşam ve temel koruyucu sağlık önlemlerinin alınması önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Akçay, doğru vitamin ve takviye kullanımı hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ali Akça

Prof. Dr. Ali Akçay

En sık D vitamini ve B vitamini eksikliği görülüyor

Toplumda en yaygın görülen eksikliklerin başında D vitamini ve B grubu vitaminleri gelmektedir. Vitamin eksiklikleri genellikle halsizlik, çabuk yorulma ve odaklanma güçlüğü gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

Test yaptırmadan takviye kullanmayın

Vitaminlerin de birer kimyasal madde olduğu unutulmamalıdır. Gelişigüzel kullanım fayda sağlamayabileceği gibi yan etkilere de yol açabilmektedir. Takviye kullanımına başlamadan önce hekim değerlendirmesi önerilmektedir.

Takviye ihtiyacı duyulan gruplar;

Sağlıklı yemek seçimi yapamayacak yaşta olan gelişim çağındaki çocuklar ve ileri yaştaki bireyler en sık vitamin eksiliğine maruz kalırlar. Bunların dışında;

  • Gebeler ve emziren anneler
  • Düzenli ilaç kullananlar
  • Veganlar ya da özel diyet uygulayanlar
  • Önceden var olan eksikliklerle gelen yeni göçmenler
  • Önemli yoksulluk yaşayanlar
  • Alkol kullanım bozukluğu olanlar
  • Bağırsak emilim bozukluğu olanlar
  • Sınırlı güneş ışığına maruz kalanlar
  • Mide ve bağırsak cerrahisi öyküsü olanlar
  • Zayıflama iğneleri kullananlar
  • Doğuştan metabolizma bozuklukları olan hastalar
  • Hemodiyalize giren hastalar gibi çeşitli özel hasta gruplarında görülür

“Doğal” olması güvenli olduğu anlamına gelmiyor

Bitkisel veya doğal olarak pazarlanan ürünlerin tamamı güvenli olmayabilir. Birçok takviyenin etkinlik ve güvenilirliğine ilişkin bilimsel verilerin sınırlı olduğu bilinmektedir.

Fazla vitamin sağlığı tehdit edebilir

Özel mağazalardan, internetten ve hatta eczanelerden temin edilebilen çok yüksek etkili vitaminleri alan kişilerde, tek tek vitaminlerin zararlı seviyelerine kolayca ulaşılabilir. Hap başına doz yüksek olmasa bile, çok sayıda hap alınarak da yüksek dozlara ulaşılabilir. Suda çözünen vitaminler (B ve C vitaminleri) vücutta birikmediği için genellikle yüksek dozlarda zararsızdır ve yan etkiler yalnızca önerilen günlük alım miktarının binlerce katı dozlarda ortaya çıkar. Ancak önerilen dozun 10-25 katı dozda C vitamini alındıktan sonra böbrek taşı riski artmaktadır.

Yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K vitaminleri) vücutta birikme yapabildikleri için suda çözünen vitaminlerden daha fazla zararlı etkilere sahiptir. D vitamini, bazı kişilerde günlük 4000 ünite (önerilen üst sınır) kadar düşük dozlarda bile kanda kalsiyum seviyelerinin artmasına ve böbrek taşı gelişimine neden olabilir. Gebelikte A vitamini, önerilen günlük alım miktarının birkaç katı kadar düşük dozlarda bile teratojeniktir. A vitaminin sigara içme veya asbest maruziyeti nedeniyle yüksek risk altında olan yetişkinlerde akciğer kanseri riskini artırdığı görülmektedir. Günlük 400 ünitenin üzerindeki E vitamini takviyesinin tüm nedenlere bağlı ölüm oranında artışla ilişkili olabileceğine dair endişeler vardır.

Takviyeler mucize değil

Vitamin ve mineral takviyelerinin kilo verme, enerji artırma veya genç kalma konusunda sağlıklı bireylerde belirgin bir fayda sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Dengeli beslenen kişilerde rutin takviye kullanımı genellikle önerilmemektedir. Mevsim değişikliklerinde de herkesin vitamin kullanması gerekmez. Takviye ihtiyacının kişiye özel değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öncelik sağlıklı yaşam olmalı

Vitamin eksikliklerini önlemede en etkili yöntem dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli güneş ışığı ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmaktır. Takviye kullanımı ise yalnızca gerekli görülen durumlarda doktor kontrolünde planlanmalıdır.

 

#VitaminTakviyesi #SağlıkHaberleri #BilinçsizKullanım #Dvitamini #Bvitamini #SağlıklıYaşam #Beslenme #TakviyeÜrünleri #MemorialHastanesi #ProfAliAkçay #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Boyun Fıtığında Mikrocerrahi ile Etkin Tedavi

Boyun fıtığı yetişkinlerde boyun ağrısının yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Hastalığın şiddeti hafiften şiddetliye ve hatta yaşamı tehdit edici düzeye kadar değişebiliyor. Boyun fıtığı özellikle, uzun süre masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren banka devlet daireleri gibi yerlerde çalışanlarda; diş hekimi, santral görevlisi gibi bazı meslek gruplarında yaptığı iş gereği sık görülüyor. Ayrıca genetik olarak kasları zayıf olanlarda, spor yapmayan kişilerle, bedenen ağır iş yapan inşaat işçiliği gibi meslek gruplarında boyun fıtığı ile daha fazla karşılanıyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, boyun fıtığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Mahmut Akyüz

Prof. Dr. Mahmut Akyüz

Kol ve ellerde kuvvet kaybına neden olabilir
Boyun fıtığı aynı bel fıtığı gibi omur kemikleri arasında amortisör görevi gören jel kıvamındaki disklerin yırtılarak, çevrelerindeki omurilik ve sinir köklerine bası yapmasıyla ortaya çıkar. Fıtık hangi seviyede ise bu seviye uyan ve etkilenen sinir kökü alanında kaslarda zedelenmeler ve ağrı olur.

Fıtık hangi seviyede ise bu seviyeye uyan ve etkilenen sinir kökü alanında kaslarda ağrı gelişir. Eğer sadece tek bir sinir etkilenmiş ise, kolda, el ve parmaklara kadar vuran ağrı, sızlama, karıncalanma, eğer ciddi bası varsa kol ve ellerde kuvvet kaybı izlenir. Bundan bir aşama daha ileri gider ve omurilik sıkışırsa bu bulgulara ek olarak ayaklarda da karıncalanma yanma, uyuşma, yürüme zorluğu idrar ve büyük abdesti kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar. Burada oluşan hasar nadir de olsa zamanla vücut tarafından onarılabilir.

Tedavi kişinin şikayetlerine göre şekillenir
Boyun fıtığında şikayetlerin oluş şekli ve hikayesinin tam olarak öğrenilmesi, ayrıntılı nörolojik muayene, uygun radyolojik incelemeler ve gerekli olan durumlarda uygulanan sinir elektrosu tetkiki (EMG) ile tanı konur. Boyun fıtığında tedavinin kişinin ağrıdan etkilenme derecesi, muayene ve radyolojik bulgular ve beklentilerine göre ayarlanması gerekir. Ufak ve sinir basısı oluşturmayan fıtıklarda yaşam konforunu artırmaya ve ağrıyı azaltmaya yönelik fizik tedavi, egzersiz, kaplıca ve medikal masaj tedavileri uygulanabilir. Bunların tedavi edici özelliğinden çok rahatlatıcı ve zaman kazandırıcı fonksiyonları vardır. Kimi zaman yıllar içinde küçülme ihtimali ortaya çıkar. Bunların dışındaki alternatif tedaviler çekme, lazer ve ozon tedavisi gibi yöntemlerin riskleri olabilir ancak etkinliği yoktur.

Ameliyatı son çare olarak görmek doğru değil
İlaç, istirahat ve diğer tedavi yöntemleri ile rahatlamayan ya da nörolojik belirtileri olan hastalara cerrahi tedavi yöntemleri önerilir. Uygun hastaya, uygun zamanda ve doğru girişimin yapılması önemlidir. Son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek doğru değildir ve mikrocerrahinin etkinliğini düşürür. Boyun fıtığında mikrocerrahi güvenilir ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Ameliyat 2 cm’lik kesilerden, özel ameliyat mikroskobu ile yapılır ve ortalama 2 saat sürer. Ameliyatın 2. haftasındaki kişiler normal yaşantılarına rahatlıkla dönebilirler.

Ameliyattan sonra düzenli egzersiz önemli
Hastalar, başarılı bir operasyondan sonra yaşantılarındaki risk faktörlerinden olabildiğince uzaklaşmalı, düzenli ve istikrarlı egzersiz programlarına mutlaka uymalıdır. Ameliyat sonrası yapılan egzersizler sonucu destekler. Ayrıca kilo azaltılması, düzenli egzersiz programları, fizik tedavi gibi yardımcı tedbirlere başvurulması önemlidir. Bu operasyonlardan sonra haftada 3 gün 1’er saatlik egzersiz programları, elde edilen başarılı sonucu destekleyecektir.

 

#BoyunFıtığı #SağlıkHaberleri #MemorialHastanesi #ProfMahmutAkyüz #OmurgaSağlığı #BeyinCerrahisi #FizikTedavi #Mikrocerrahi #BoyunAğrısı #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Lipton Ice Tea’den Tropikal Yaz Lezzeti: Portakal & Mango

Lipton Ice Tea, yazın ferahlık arayanlara tropikal bir dokunuş katıyor. Portakal ve mango aromalı yeni çeşidiyle marka, soğuk çay deneyimini daha da zenginleştiriyor. Portakalın ferahlatıcı aroması ile mangonun egzotik notalarını buluşturan bu özel lezzet, sıcak günlerde serinleme molalarının yeni favorisi olmaya aday.

Yeni ürün, hem tek başına hem de yemeklerin yanında keyifli bir eşlikçi olarak öne çıkıyor. Lipton Ice Tea’nin zengin portföyüne eklenen Portakal & Mango aromalı seçenek, farklı damak zevklerine hitap ederek markanın yenilikçi ve ferahlatıcı içecek deneyimini genişletiyor.

Yeni ürün, hem tek başına hem de yemeklerin yanında keyifli bir eşlikçi olarak öne çıkıyor. Lipton Ice Tea’nin zengin portföyüne eklenen Portakal & Mango aromalı seçenek, farklı damak zevklerine hitap ederek markanın yenilikçi ve ferahlatıcı içecek deneyimini genişletiyor.

 

 

#LiptonIceTea #PortakalMango #YazLezzeti #SoğukÇay #GurmeHaber #İçecekHaberleri #TropikalTat #YazFavorisi #PepsiCo #Ferahlık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bang & Olufsen Beo Grace Altın Rengiyle Geldi

Bang & Olufsen, ses teknolojisini zarif bir tasarım objesine dönüştüren yeni nesil ürünü Beo Grace’i altın rengi seçeneğiyle teknoloji tutkunlarının beğenisine sundu. Markanın yüz yıllık tasarım ve zanaatkârlık mirasını çağdaş bir yorumla taşıyan Beo Grace, güçlü ses performansını estetik bir formda buluşturuyor.

Altın rengiyle mücevher estetiğini yansıtan Beo Grace, 12 mm titanyum sürücüler, Dolby Atmos uyumlu Spatial Audio teknolojisi ve Adaptif Aktif Gürültü Engelleme özellikleriyle dikkat çekiyor. IP57 sertifikası sayesinde suya ve toza dayanıklı olan ürün, uzun ömürlü batarya sistemiyle de teknoloji ve tasarımı bir arada sunuyor.

Bang & Olufsen’in üstün akustik uzmanlığıyla geliştirilen Beo Grace, günlük stilin bir parçası olmanın yanı sıra kullanıcıya doğal ve etkileyici bir ses sahnesi yaşatıyor.

 

 

#BangOlufsen #BeoGrace #TeknolojiHaberleri #SesTeknolojisi #SpatialAudio #DolbyAtmos #AltınRenk #GürültüEngelleme #PremiumKulaklık #AkustikDeneyim #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gemi Turlarına İlgi Artıyor: Uçuşsuz Seyahat Trendde

Gemi turları, konforlu ve planlı tatil deneyimi sunarak son yıllarda daha geniş bir kitleye hitap etmeye başladı. Özellikle gençler ve yoğun tempoda çalışan profesyoneller, “uçuşsuz seyahat” ve “yavaş seyahat” trendleri sayesinde kruvaziyer turlara yöneliyor.  Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, 2026’da gemi turlarına olan talebin daha da güçlenmesini beklediklerini belirtiyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı bir önceki yıla göre %13,2 artarak 2 milyon 138 bin 136’ya ulaştı. Aynı dönemde limanlara yanaşan kruvaziyer gemi sayısı da %15,1 artışla 1375’e çıktı. Bu veriler, kruvaziyer turizminin yükselişini açıkça ortaya koyuyor.

Türkiye çıkışlı gemi turları, pratiklik ve erişilebilirlik açısından öne çıkarken, Yunan Adaları rotaları en çok tercih edilen destinasyonlar arasında yer alıyor. Mikonos, Santorini, Rodos ve Kos gibi popüler adalar kısa süreli tatillerde yoğun ilgi görüyor. Akdeniz ve Adriyatik rotalarında ise İtalya, Fransa ve İspanya kıyılarını kapsayan programlar dikkat çekiyor.

Coral Travel, yeşil pasaport sahiplerine özel indirimler, avantajlı fiyatlar ve esnek ödeme seçenekleriyle gemi turlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Mehmet Kamçı, “Uçuşsuz seyahat tercihleri ve yavaş seyahat yaklaşımı, gemi turlarına ilgiyi artırıyor. Türkiye çıkışlı programlarımız ve Yunan Adaları başta olmak üzere sunduğumuz rotalarla misafirlerimize konforlu ve deneyim odaklı bir tatil sunuyoruz” dedi.

 

#CoralTravel #GemiTurları #Kruvaziyer #YavaşSeyahat #UçuşsuzSeyahat #TurizmHaberleri #YunanAdaları #AkdenizTurları #CruiseTurizmi #Tatil2026 #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity