Yazılar

Pişir ile her evde bir şef olacak…

Pişir ile her evde bir şef olacak…

Türkiye’nin alışveriş ve yemek alışkanlıklarını değiştirecek, dünyada eşi benzeri olmayan yepyeni bir mobil uygulama hayata geçiyor. Yeni nesil evde yemek pişirme ve gıda alışverişi uygulaması “pişir” kullanıcılarına özenle seçilmiş malzemeleri yıkanmış, doğranmış ve pişirmeye hazır halde evde deneyimleme imkânı sunuyor.

“Aç, birleştir, pişir” sloganı ile yola çıkan marka, şehir insanın mutfakta geçireceği zamanı kısaltarak, gurme lezzetleri herkesin evinde pratik bir şekilde pişirebilmesini hedefliyor. Platform, bu hizmeti sunan Türkiye’nin ilk ve tek mobil uygulaması…

“Aç, birleştir, pişir”

Yeni nesil evde yemek pişirme platformu “pişir”, az zamanda mutfakta mucizeler yaratmak isteyenler için hızlı, pratik, hesaplı ve lezzet garantili hizmet veriyor. Kullanıcılarına, “sen sadece aç, birleştir, pişir” mesajı veren uygulama ile pişir kullanıcıları birbirinden lezzetli ürünleri evlerinde pişirme deneyimi yaşayarak, kendilerini adeta bir şef gibi hissedecek.

Binlerce lezzet seçeneği

Gurme market ürünlerinin de sipariş verilebileceği uygulamada, Türk ve dünya mutfağından yüzlerce seçenek yer alıyor. Meksika mutfağından İtalyan mutfağına, zeytinyağlılardan paella’ya kadar 100’ün üzerinde çeşit ile başlangıç yapan pişir’de hedef, binin üzerinde çeşit sunmak. Herkesin damak tadına uygun lezzetler bulabileceği pişir’in geniş yemek kategorisinde; çorba, atıştırmalık, garnitür, bowl, salata, makarna, et ve tavuk yemekleri, deniz mahsulleri ve Türk mutfağının seçkin lezzetleri de bulunuyor.

Metro Chef hazır yemek serisi raflarda

Metro Chef hazır yemek serisi raflarda

Metro Türkiye bünyesindeki ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro’nun şefleri tarafından özel olarak hazırlanan Metro Chef Hazır Yemekler Serisi’nin üç yeni lezzeti tüketicilerin beğenisine sunuldu.

Serinin yeni üyeleri Karidesli Kuskus, Somon Fümeli Firik Bulgur, Ton Balıklı Bulgur Pilavı ile birlikte toplam dokuz farklı çeşitte nefis ve pratik yemeğin tadını artık Metro kalitesi ile dilediğiniz yerde kolayca çıkarabileceksiniz.

Metro Türkiye, tüketicinin yenilenen ihtiyaçlarını ve sağlıklı beslenme trendlerini göz önünde bulundurarak “Metro Chef Hazır Yemekler Serisi”ni müşterileriyle buluşturuyor. Gurme bir dokunuş sağlama amacıyla Metro Chef markası altında sunulan bu lezzetler, Metro Türkiye bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro şefleri tarafından özel olarak hazırlandı.

Tek başına ya da salataların üzerine ilave ederek tüketebileceğiniz Karidesli Kuskus, Somon Fümeli Firik Bulgur ve Ton Balıklı Bulgur Pilavı’ndan oluşan nefis ve pratik yemekler aynı zamanda zengin protein kaynağı olması ile de öne çıkıyor. Karidesli Kuskus’ta yüzde 10 oranında karides bulunurken, Somon Fümeli Firik Bulgur yüzde 13,8 oranında somon füme, Ton Balıklı Bulgur Pilavı ise yüzde 13 oranında ton balığı içeriyor. Ayrıca sürdürülebilirliği daima işinin merkezine yerleştiren Metro Türkiye bu benzersiz lezzetleri hazırlarken denizlerdeki ekosistemin de devamlılığını dikkate alıyor. Ton Balıklı Bulgur Pilavı yunuslara zarar vermemek için tasarlanmış yasa ve politikalara uygun şekilde avlanmış DolphinSafe belgeli ton balıkları ile üretiliyor.

Bu üç lezzetin yanı sıra Metro Chef Hazır Yemek Serisi’ndeki diğer lezzetler ise şunlar: Metro Chef Gelibolu Sardalya Konservesi, Metro Chef Norveç Uskumru Konservesi, Metro Chef Fileto Palamut Konservesi, Metro Chef Halhalı Zeytinli ve Zahterli Ton Balığı, Metro Chef Kapya Biberli ve İsotlu Ton Balığı, Metro Chef Zeytinyağlı Ton Balığı.

Yayla Agro’dan BPA’sız ambalaj

Yayla Agro’dan BPA’sız ambalaj

Yayla Agro, ürünlerindeki kalitesini yeni nesil ambalajlarıyla da sürdürüyor. Soğuk zincire ihtiyaç duymayan BPA’sız özel ambalajlarıyla hem insan sağlığını hem de ambalajın içindeki gıdayı ve besin değerlerini koruyor. Evlerimizde pişirdiğimiz bir yemeği iki yıl saklamamız imkansız ama işte bu yeni nesil ambalaj teknolojisi sayesinde içine herhangi bir katkı ya da koruyucu konulmadan 24 ay saklanabiliyor.

Yayla Agro üretim tesislerinde son teknoloji ile üretilen Yemek Hazır serisi, renklendirici ve koruyucu gibi katkı maddeleri kullanılmadan pişirildiği haliyle tüketiciyle buluşuyor. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri, Helal-Kosher, BRC ve IFS Global Gıda Güvenliği standardına, İSG, Covid-19 Güvenli Üretim ve çevre ile ilgili yasal mevzuata uygun olarak üretilen bu ürünler içerikleri kadar ambalajlarıyla da güvenli gıdanın adı oluyor.

Özel filmlerden oluşan dört katlı laminasyon yapısına sahip Yayla Yemek Hazır ambalajları, kolay açılabilme özelliği ile de tercih ediliyor. Üstelik cam ve teneke kutulara oranla 10’da 1 daha az yer kaplayan ambalaj, yeterli küçük depolama alanıyla önemli avantaj sağlarken lojistijk sırasında harcanan karbon emisyonunu azaltan yönüyle çevreyi koruyor.

Duru ‘Pratik’ ile zor tarifler kolaylaştı

Duru ‘Pratik’ ile zor tarifler kolaylaştı

Duru Pratik, yeni reklam filmlerinde en zor görünen yemek tariflerine ‘pratik’ çözümler getiriyor.

Duru Bulgur’un inovatif ürün grubu “Duru Pratik”, üç farklı temada hazırlanan yeni reklam filmlerinde tüm Türkiye’yi kolay ve pratik bir şekilde hazırlanan tariflerle buluşmaya davet ediyor.

‘Duru Pratik Lezzete lezzet katar’ sloganının yer aldığı reklam filmleri, mutfakta hazırlanışı zor görünen ve en çok vakit kaybettiren tariflerle ilgili tüketicilere önemli ipuçları veriyor.

Reklam filmlerinde farklı karakterler ve farklı senaryolar üzerinden bezelye çorbası, barbunya, Meksika fasulyesi, nohut cipsi, humus gibi tariflerin Duru Pratik ürünleriyle kolayca hazırlanabildiği teması işleniyor. Duru Pratik’te hepsi haşlanmış olmak üzere; fasulye, kırmızı fasulye, nohut, barbunya, börülce, aşurelik buğday, bezelye ve mısırdan oluşan ürünler, sofralara lezzet ve sağlığı bir arada sunuyor. Duru Pratik ürünleri sadece kuru bakliyat, su ve tuz içeriyor.

Raf ömrünü uzatan ambalaj

Raf ömrünü uzatan ambalaj

Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM)’da geliştirilen patentli, gıdaların raf ömrünü uzatan nano-kil katkılı gıda ambalaj teknolojisi, TreeT BUBA Tarım ve Teknoloji şirketi tarafından lisanslandı. Böylece önümüzdeki dönemde gıdaların raf ömrünü uzatan ambalaj filmleri tüketicinin kullanımına sunulabilecek

Bilim insanları 20 yıldır özellikle ambalajlara odaklanarak, gıdaların bozulmasını engellemenin alternatif yollarını arıyor. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) Araştırmacısı Hayriye Ünal ve ekibi, bu çok yönlü ambalaj ihtiyacını karşılamak amacıyla farklı işlevler kazandırılmış kil nanotüpleri içeren bir ambalaj filmi geliştirdi.

Sebze ve meyveler artık çürümeyecek

Geliştirilen ambalaj malzemesi gıdaların bozulmalarını önlemeyi hedefliyor. Nano-kil içerikli ambalaj filmi, meyve ve sebzelerden salınan ve bozulmalarına neden olan gazları absorb edebiliyor. Ayrıca bu ambalaj filmleri anti-bakteriyel ajanlar ile katkılandırıldığında gıdaların üzerindeki bakteri oluşumu engelleniyor. Nano-kilin ambalaj içinde olması bir bariyer özelliği sağlıyor, bozulmaya sebep olacak gazların içeri girmesini engelliyor.

Yapılan çalışmalar, buzdolabında dahi çabuk bozulabilen domates, çilek, yeşillikler, muz ve tavuk gibi gıdaların, geliştirilen ambalaj filmleri ile paketlendiğinde raf ömürlerinin belirgin şekilde arttığı ortaya koydu.

Yayla Yemek Hazır serisinden yeni lezzetler eklendi

Yayla Yemek Hazır serisinden yeni lezzetler eklendi

Yayla Yemek Hazır; katkısız, koruyucusuz, ev yapımı tadında yemekleri ile hayat kurtarıyor. Yemek Hazır ailesi, seriye yeni eklenen etli yemekleri, pirinç pilavları ve pilavın en iyi eşlikçisi meyve hoşafları ile daha da büyürken lezzet çıtasını da yukarıya taşıyor. Çorbadan pilakiye, etli kuru fasulye ve nohuttan pilava, makarnadan hoşafa kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Yayla Yemek Hazır, iştah açıcı oldukları kadar bağışıklık sistemini güçlendiren besleyici yemekler sunuyor. Soğuk zincire ihtiyaç duymayan BPA’sız özel ambalajı ile içerisinde yer alan yemeklerin besin değerini ve lezzetini koruyor. Yemek Hazır ailesi şimdi çeşit çeşit çorba, pilaki ve bulgur pilavlarına eklenen etli kuru fasulye, etli nohut yemeği, nohutlu pirinç pilavı, şehriyeli pirinç pilavı, garnitürlü pirinç pilavı, basmati pirinç pilavı ve ferahlatıcı tadıyla pilavın yanına çok yakışan kayısı hoşafı, üzüm hoşafı ve karışık hoşaf seçenekleri ile daha da zengin.

İster ambalajından çıkarıp tencerede ya da tavada ısıtın ister ambalajıyla birlikte mikrodalga fırında 2 dakika ısıtarak veya sıcak suda 5 dakika bekleterek afiyetle tüketin.

Duru Pratik’den Bezelye

Duru Pratik’den Bezelye

Duru Pratik ailesinin yeni ürünü “Duru Pratik Bezelye”, sofralara hızlı, sağlıklı ve pratik çözümler sunuyor.

Duru Bulgur’un inovatif ürün grubu Duru Pratik, Duru Pratik Bezelye ile portföyünü zenginleştirdi. Haşlanmış fasulye, haşlanmış kırmızı fasulye, haşlanmış nohut, haşlanmış börülce, haşlanmış aşurelik buğday ve haşlanmış mısırdan oluşan ürün ailesine yeni katılan haşlanmış bezelye, lezzet ve sağlığı bir arada sunuyor.

Yayla Argo’dan 6 adımda daha güçlü bağışıklık sistemi

Yayla Argo’dan 6 adımda daha güçlü bağışıklık sistemi

2020 yılında tanıştığımız ve hepimizin hayatını değiştiren Covid-19 salgını, tüm dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Bilim insanları koronavirüsü yok edecek formüller üzerinde çalışırken dünya nüfusu maske, mesafe, temizlik kalkanı ile kendini hastalıktan korumaya çalışıyor. Havaların soğumasıyla birlikte açık alanlardan kapalı ortamlara geçilirken Covid-19 ile benzer belirtiler gösteren grip gibi bulaşıcı hastalıklarda da artış gözleniyor. Bulaşıcı hastalıklara karşı en önemli savunma aracının güçlü bir bağışıklık sistemi olduğunu söyleyen Yayla Agro Sağlıklı Beslenme Departmanı Diyetisyeni Nihal Tunçer, güçlü bir bağışıklık sistemi için ise sağlıklı ve dengeli beslenme, kaliteli ve yeterli uyku, düzenli egzersiz öneriyor.  

Küresel bir salgın olarak tüm dünyayı etkisi altına Covid-19’dan korunmak herkesin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Maske, mesafe, temizlik derken en çok konuşulan konulardan biri de bağışıklık sistemini güçlendirmek oluyor. Ortalıkta çok fazla kirli bilgi dolaşması ise kafaları karıştırmaya devam ediyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi için yapılması gerekenleri adım adım anlatan Yayla Agro Sağlıklı Beslenme Departmanı Diyetisyeni Nihal Tunçer, sağlıklı ve dengeli beslenmeye ek olarak; uyku kalitesi ve süresi, düzenli egzersiz, aktif bir sosyal hayat ve ruh sağlığı farkındalığının güçlü bir bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı olduğunu söylüyor.

Güçlü bir bağışıklığın sadece Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklarda değil obezite, şeker ve kalp damar hastalığı gibi hastalıkların tedavisinde de önemli bir role sahip olduğunu belirten Tunçer, bulaşıcı hastalık mevsiminin kapıyı çaldığı bugünlerde güçlü bir bağışıklık sistemi için şunları öneriyor:

1-Yeterli ve dengeli beslenin, vitamin ve mineral takviyesi kullanmayın

Bağışıklığı güçlendiren, hem bireyi hem gezegeni kucaklayan sağlıklı bir beslenme “Sürdürülebilir Akdeniz Diyeti” ile mümkün. Akdeniz diyetinde tam tahıllı besinler, sebze ve meyveler, yağlı tohumlar (badem, fındık, ceviz vb.) baskın şekilde tüketilir. Süt ve süt ürünleri ihtiyaç kadar alınırken kırmızı et, basit şeker ve doymuş yağ tüketimi kısıtlanır. Covid-19 kapsamında yapılan son çalışmalar bu tip sağlıklı bir beslenmenin yeterli olduğunu, ek herhangi bir vitamin veya mineral takviyesinin koronavirüse karşı bir fayda sağlamadığını ortaya koyuyor.

   2-Bağışıklığı zayıflatan tek tip beslenmeden uzak durun           

Bağışıklığımızı güçlendirmek için yeterli ve dengeli beslenme planı içerisinde, makro ve mikro besin ögelerinin (karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller) toplam enerji alımına göre önerilen düzeylerde olması gerekiyor. Çoğu zaman hızlı hayatlarımızın içinde, belki de farkında olmadan en çok aksaklığa uğrayan beslenme şeklimiz ve düzenimizdir. Bazen ruhsal durumumuz, bazen yaşadığımız yoğunluk besin seçimlerimizi etkileyebilirken daha çok tek tip bir besine yönelebiliriz. Veya uygulanan diyet programı gereği özellikle tek bir besin/ besin grubunu daha çok tüketebiliriz. Örneğin, sağlıklı bir beslenme planı içinde, günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı (tam tahıl, bulgur, makarna, meyve ve sebze) minimum 130 gram civarında olmalıyken ketojenik diyet uygulayan bireyler yaklaşık 50 gramın altında karbonhidrat almaktadır. Günlük ihtiyacın altında bir karbonhidrat alındığında ise; hızlı bir şekilde karbonhidrat açığını kapatmak için basit şeker ve işlenmiş gıdalara eğilim artar. Bu da sağlıklı beslenme dengesini bozarak bağışıklığı zayıflatır.

3-Antioksidan içeriği yüksek gıdalar tercih edin, baklagilleri tüketin

Bazı besinler içerdikleri vitamin ve minerallerin yanı sıra antioksidanlar gibi bağışıklığı kuvvetlendirici bileşikler içeriyor. Antioksidanlar hücre hasarına ve hastalığa yol açabilecek serbest radikallerle savaşırken, bağışıklık sistemimiz için kritik öneme sahiptir. Laboratuvar ortamında yapılan bir çalışmada;  akciğer hücrelerinin bakladan elde edilen öz ile tedavisi sonucu antioksidan kapasitesini yüzde 62,5 artırdığı görülmüştür. Bunun yanı sıra baklagiller güçlü antioksidan kapasitesine sahip olan, yaşlanmayı geciktirdiği bilinen “glutatyon” adını verdiğimiz bileşiklerden son derece zengindir. Baklagiller ile birlikte, beslenmenizde taze sebze ve meyvelere de yer vererek antioksidan kapasitesini artırabilirsiniz. Meyve ve sebzeler özellikle soğuk algınlığı süresini kısaltan C vitaminin temel kaynağıdır.

4-Prebiyotikleri besin zincirinize katın

M.Ö. 500 yılında, Hipokrat bütün hastalıklar bağırsaklarda başlar diyerek insan sağlığında ve hastalığında bağırsakların önemine dikkat çekmiş; son yıllarda da bu alana ilgi artmaya başlamıştır. Hatta buna ek olarak bağırsaklar ikinci beyin olarak adlandırılmaktadır. Pek çok hastalığın temelinde bağırsaktaki faydalı bakteri sayısının (probiyotikler) azaldığı, zararlı bakteri sayısının arttığı gözlenmektedir. Bağışıklık sistemimizin de ortalama yüzde 70’i bağırsaklarımızda bulunur. Bağırsaklarımızdaki faydalı bakterileri artırmak daha güçlü bir bağışıklık ve daha sağlıklı bir beden için son derece önemli. Faydalı bakterilerin temel besin kaynağı ise prebiyotiklerdir. Günlük beslenmemizde prebiyotik içeren besinlere yani diyet posasından zengin besinlere yer vermeliyiz. Akdeniz diyetinde yer alan tam tahıllar, bulgur, baklagiller, meyve ve sebzeler prebiyotik besinler arasında yer alır. Bu sayede bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler artırıp bağışıklığımızı güçlendirebiliriz. Bunun yanı sıra bağırsak sağlığı için faydalı tarhana, turşu, yoğurt, kefir gibi fermente besinlere de yer vermeliyiz.

5- Altı saatten az uyumayın

Uyku ile bağışıklık sistemi arasında da çok sıkı bir ilişki vardır. Yetersiz ve kalitesiz bir uyku hastalıklara yakalanma riskini artırır. 164 sağlıklı yetişkin üzerinde yapılan bir çalışmada her gece 6 saatten az uyuyanların, her gece 6 saat ve daha fazla uyanlara göre soğuk algınlığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Yetişkin bir bireyin her gece 7 saat veya daha fazla uyuması gerekirken; gençlerin 8-10 saat, daha küçük çocuk ve bebeklerin 14 saate kadar uyuması sağlıklı bir beden ve güçlü bir bağışıklık sistemi için son derece önemlidir. Uyku problemi yaşayanların özellikle televizyon, bilgisayar veya telefondan yayılan ‘mavi ışığı’ uyumadan en az 1 saat önce sınırlandırmaları gerekiyor. Mavi ışık sirkadiyen ritmi yani vücut saatini bozarak vücudun doğal uyuma ve uyanma düzenine zarar veriyor.

6-Egzersizle bağışıklık sisteminizdeki savaşçı hücre sayısını artırın

Haftada 2,5 saatlik yürüyüş, koşu, doğa yürüyüşü, bisiklete binme gibi bir egzersiz ile hem mutluluk hormonu olarak bilinen “endorfin” hormonunun salınımı hem de bağışıklık sistemindeki savaşçı hücre sayısı artıyor. Egzersiz, haftada 5 gün 30 dakika olarak veya 3 gün 50 dakika şeklinde planlanabilir. Egzersiz, stres hormonlarının da salınımını yavaşlatıp vücudun bağışıklık sistemini aktive etmiş olur.

CarrefourSA’dan “Taze Hazır Yemek”

CarrefourSA’dan “Taze Hazır Yemek”

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, müşterilerini Türk mutfağındaki lezzetlerden sandviç çeşitlerine, salatalardan ızgaralara kadar güvenilir, sağlıklı ve taze hazır yemeklerle buluşturuyor.

CarrefourSA marketlerinde yer alacak olan hazır yemekler, 6 aylık bir Ar – Ge çalışması sonucunda ortaya çıktı. Türk gastronomi kültüründe tencere yemeği olarak bilinen lezzetlerden sandviç çeşitlerine, salata ve ızgaralara kadar mönüde 32 çeşit ürün bulunuyor. Tüm ürünlerin ham maddeleri, market içindeki reyonlardan günlük olarak alınıyor. Ürünler, taze bir şekilde müşterilerle buluşuyor. Ürünlerin fiyatları 9,95 TL ile 27,95 TL arası değişiyor.

İlki 2019 yılında hizmete giren Lezzet Arası restoranlarından, bugün için MaltepePark, Forum İstanbul, Marmara Forum, MarmaraPark, Fulya, Naitulus, Metropol İstanbul, Bursa Nilüfer, Adana M1, İzmir Balçova, Mersin Palm City, Hilltown Karşıyaka ve Pendik Neomarin olmak üzere toplam 13 adet bulunuyor.

Migros’tan yeni bir marka: Migros Ev Lezzetleri

Migros’tan yeni bir marka: Migros Ev Lezzetleri

Müşterilerinin sofralarına her zaman sağlıklı, güvenli ve kaliteli ürünler ulaştıran Migros, Migros Ev Lezzetleri markasını kurdu. Migros müşterileri bundan sonra Türk sofralarının vazgeçilmez lezzetlerini dakikalar içerisinde sofralarına koyabilecek.

Migros Ev Lezzetleri markasını kuran Migros, sunduğu birbirinden leziz, taze, kaliteli ve uygun fiyatlı ev yemekleri menüleriyle, yemek pişirmeye zamanı olmayan, ancak sofralarına güvenilir gıda koymak isteyenlerin hayatını kolaylaştırmayı hedefliyor.

Migros, Türk mutfağının en sevilen 22 yemeğini Migros Ev Lezzetleri markası altında hazır ev yemeği olarak müşterilerine sundu. Migros Ev Lezzetleri’nin menüsünde, mevsimine göre en taze ve kaliteli malzemelerle hazırlanan sebze yemeklerinin yanı sıra ezogelin çorbadan, karnıyarık yemeğine, tas kebabından limonlu cheesecake’e kadar en çok tercih edilen lezzetler yer alıyor. Menüde ayrıca, tavuklu wrap, hindi fümeli sandviç ve sebzeli wrap gibi hızlıca ayaküstü veya ofiste yenilebilecek ürünler de bulunuyor.