Yazılar

Kadının kalbi erkeklerden daha mı hızlı çarpıyor?

Kadının kalbi erkeklerden daha mı hızlı çarpıyor?

Kadınlar ve erkekler arasındaki farklar sıralanmaya başlayınca konu dönüp dolaşın kadının duygusallığına, hassasiyetine geliyor. Öyle ki kadın kalbinin hassaslığından bahsediliyor. Peki, ya söylenenlerin tıbbi olarak bir doğruluğu var mı? Kadın ve erkek kalbi farklı mı çarpıyor? Daha hassas olmak kadınları kalp hastalıklarına karşı daha korunaksız mı yapıyor? Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, kadın ve erkek kalbi arasındaki farklılıkları sıralarken “Erkekler ve kadınlar arasında pek çok fark var. Erkeklerin ve kadınların kalbinin farklı ‘çarptığını’ söyleyebiliriz. Kalp ve dolaşım sisteminde hem hastalık riski ve semptomları hem ilaca verilen yanıt açısından önemli ayrımlar bulunuyor. Ancak kadınlar, kalp ve damar sağlığı açısından biraz şanssız görünse de sağlıklı bir yaşam tarzı ile risklerin önüne geçebilir. Örneğin, sadece egzersiz ve sigaradan uzak durmak bile kadınları bu hastalıklardan koruyabilir” diye konuşuyor.

Kalbin yapısı ve etki şekli temelde hem kadınlarda hem de erkeklerde aynı ancak boyut, işlev ve risk faktörlerine verilen tepki açısından çeşitli farklıklar görülüyor. Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, bu farklılıkları şöyle sıralıyor:

 

  1. Erkeklerin kalbi kadınlara göre daha büyük. Kalp ağırlı, kiloya göre hesaplanıyor. Erkeklerde kalp, vücut ağırlığına göre yaklaşık 5,7 gr/kg olurken kadınlarda sadece 4,8 gr/kg. Buna göre kadınların kalp ağırlığı ortalaması 200-280 gram iken, erkeklerde 250-390 gram arasında değişiyor.
  2. Bir kadının kalbi, oksijen ihtiyacını karşılayabilmek için erkek kalbinden daha hızlı çarpıyor. Kadın kalbi dakikada ortalama yaklaşık 70 kez atarken erkeklerde bu sayı 60’a düşer.
  3. Kalp hastalığı tanısı alanların yüzde 57,8’i erkek ve yüzde 42,2’si kadın. Ancak kalp hastalıkları kadınlarda daha şiddetli ilerliyor.
  4. Kadınların kalp hastalığından hayatını kaybetme oranı erkeklere göre yüzde 8 daha fazla. Bunun en önemli nedeni ise birçok kadının riskin farkında olmaması ve kalp krizi belirtilerini doğru yorumlayamaması.
  5. Kalp krizi kadınlarda farklı belirti gösteriyor. Sol göğüs boşluğunda keskin ağrı ve şiddetli gerginlik gibi klasik belirtiler onlarda daha az görülüyor. Ancak nefes darlığı, kürek kemikleri arasında ve üst karın bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma olasılığı daha yüksek. Bu nedenle kadınlar kalp krizi işaretlerini tam olarak tespit edemediğinde geç kalabiliyor.
  6. Diyabeti olan kadınların kalp hastalığından hayatını kaybetme riski, erkeklere oranla yüzde 50 daha fazla. Araştırmalar; diyabet, sigara ve obezite ile psikolojik ve sosyal stres faktörlerinin kadınları daha olumsuz etkilediğini gösteriyor.
  7. Damar hastalıklarına kadınlar daha geç yakalanıyor. Tanı alan hastalar arasında kadınlar, erkeklerden ortalama 10 yaş daha büyük oluyor.

Kan yapısı da farklı

Kadın ve erkek kalbindeki farklılıkların yanı sıra kan ve damar yapısının da cinsiyete has özellikleri olduğunu vurgulayan Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, şunları söylüyor:

“Kadınların kanlarında neredeyse dörtte bir daha az hemoglobin (kırmızı kan hücrelerinde depo edilen, demir açısından zengin protein) bulunur. Hemoglobin kandaki oksijeni taşıdığından, organlara oksijen taşınması erkeklere oranla daha düşük olur. Oksijen kaynağı yaşla birlikte azalıyor. Erkekler için bu oran yılda yüzde 1 oranında gerçekleşirken kadınlarda yüzde 0.8 düzeyinde azalma oluyor.”

Damarları daha ince

Kadınların damar yapısı erkeklere oranla daha ince ve hassas olduğu için küçük plak (damarda biriken yağ) parçaları bile büzüşmeye neden oluyor. Küçük trombüsler (kalp ve damar iç yüzüne yapışan kitle) damarları tamamen kapatabiliyor. Kadınlık hormonlarının hastalıklar üzerine etkileri hakkında bilgi veren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, şu noktalara dikkat çekiyor:

“Doğal östrojenin yağ metabolizması ve dolayısıyla kolesterol seviyesi üzerinde olumlu bir etkisi bulunuyor. Bu, genç kadınların vazokonstriksiyona (damar daralmasına) daha az yatkın olmasının nedenlerinden biri. Ayrıca kadınlık hormonları damar genişletici etkiye sahip. Bu etki kadınları en azından menopoza kadar koroner kalp hastalıklarından korumaya da yardımcı oluyor. Ancak menopoza giren kadınlar verilen hormon replasman tedavisinde dikkatli olunmalı. Çünkü bu hormonların kan pıhtılaşması üzerinde etkileri var. Özellikle sigara, yüksek kolesterol veya tansiyon gibi diğer risk faktörleri varsa, tromboz riski artar. Doza bağlı olarak, doğum kontrol hapları yoluyla verilen hormonların da tromboz, kalp krizi ve felç riskini artırabileceği unutulmamalı.”

Risk faktörlerinin etki düzeyi değişiyor

Sağlıksız bir yaşam tarzı kadınları daha çok vuruyor. Sigara içen kadınlarda kalp hastalıkları riskinin erkeklere göre daha yüksek olduğunu kaydeden Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Ayrıca diyabet, erkeklere kıyasla kadınlarda kalp krizi riskini iki kattan fazla artırıyor. Günlük stres ve depresyonun da kadınlar üzerindeki etkisi büyük” diyor.

Kadınlar hastalığı hafife alıyor

Hastalığa yaklaşım da kadın-erkek arasındaki farklardan biri. Genelde kadınların kalp sorunlarını hafife alma eğiliminde olduğunu söyleyen Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Göğüs ağrısı ve çarpıntıyı, olağanüstü duygusal durumlara yoruluyor. Geçici ve önemsiz bir rahatsızlık olarak düşünülüyor. Oysa erkekler kadınlara oranla şikayetlerini daha dikkate alıyor ve doktor önerilerine daha iyi uyuyor” diye konuşuyor.

Kalpte yaşanan rahatsızlıklar ciltte nasıl belirti verir?

Kalpte yaşanan rahatsızlıklar ciltte nasıl belirti verir?

Kalp hastalıkları günümüzde en sık hastalık ve ölüm sebebidir. Yaşla birlikte sıklığı artmakla birlikte şeker hastalığı, yüksek kolesterol, sigara, yüksek tansiyon, bel bölgesinde yağlanma, hareketsiz yaşam bilinen en önemli risk faktörleridir. Risk faktörlerinin artması ile birlikte sıklığı da artmaktadır. Risk faktörleri neticesinde kişide ani kalp krizi olarak ya da yaşla birlikte ilerlemiş aterosklerotik hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ceyhan Türkkan, kalpte yaşanan rahatsızlıkların ciltte nasıl belirti gösterdiğini anlattı. 

Ateroskleroz en basit anlatım ile damar duvarında yağ birikmesidir ve genetik, beslenme, hareket gibi birçok faktörün rol oynadığı ilerleyici bir hastalıktır. Ateroskleroz kalp damarları ile birlikte beyin damarları, bacak damarları, böbrek ve barsak damarları öncellikli olmak üzere vücuttaki bütün damarları etkiler. Kişiden kişiye de öncelik sırası değişir. Damarlar dışında kalp kasını veya kalp kapakları etkileyen hastalıklar da kalp yetmezliği veya ritim bozuklukları olarak da karşımıza çıkabilir.

Tüm bu hastalıklar bazen gözle görülür şekilde bize ipuçları verebilir. Bunları fark etmek, erken tanı koyup, risk faktörlerini azaltmamızı ve hastalığın seyrini yavaşlatmamızı veya durdurmamızı sağlayabilir. Peki bunlar nelerdir?

1.Göz çevresinde yağ birikintileri: Yüksek kolesterol varlığında bazı kişilerde göz çevresinde düzensiz sınırlı, sarımtırak renkli yağ birikintileri olabilir, ateroskleroz ve artmış kalp krizi riski ile ilişkilidir.

2.Yağlanmış göbek: Göbekten alınan kilolar herkeste şeker hastalığı, yüksek tansiyon, ateroskleroz ve artmış kalp krizi riski ile ilişkilidir.

3.Yemek sonrası karın ağrısı: Kişinin kilosundan bağımsız yemek sonrası gelişen, bir süre devam eden ve sonra geçen karın ağrısı ateroskleroz hastalığının belirtisi olabilir.

4.Bacak ve ayaklarda şişme: Her iki bacakta gelişen, bastırınca iz bırakan, cildi geren bazen kaşıntıya sebep olan şişlikler kalp yetmezliğinin bulgusu olabilir, tek taraflı olması genelde toplardamar hastalıklarında görülür.

  1. Saçlarda dökülme: Erken yaşta ortaya çıkan kellik mekanizması net olmasa da saç köklerini besleyen ince damarın yetersizliği sonucu olabilir, bu da genel damar hastalığının bir belirtisi olabilir.
  2. Bacak kıllarında azalma: Ateroskleroz sonucu bacak damarlarında darlıklar ve tıkanmalar bacaklara giden kan akımında azalmaya ve bacak kıllarında dökülmelere sebep olabilir, genelde yürümekle bacak ağrısı ile birliktedir.
  3. Yanaklarda kızarıklık: Kalp kapak hastalıklarında, özellikle de mitral kapak darlıklarında özlenir ve hastalığın ilerlemiş olabileceğini gösterir.
  4. Dudaklarda morarma: Özellikle doğuştan gelen kalp hastalıklarında görülen, bebeklik çağında ağlamakla artan, ilerleyen yaşlarda efor sonucu belirginleşen, kirli ve temiz kanın karışması sonucu dudaklarda morarma görülebilir.
  5. Cinsel fonksiyonlarda azalma: Sertleşme sorunu ateroskleroz sonucu damar hastalığının belirtisi olabilir, sigara kullanımı ile çok yakın ilişkilidir.
  6. Nabız atışlarında belirginleşme veya düzensizleşme: Kalp ritim bozukluklarında, kalp kapak hastalıkları ile birlikte veya yüksek tansiyon sonucu görülebilir. Yaşla birlikte felç riskinde artış görülür.

Kalp sağlığınızı riske atmamak için hayati öneriler!

Kalp sağlığınızı riske atmamak için hayati öneriler!

Vücudun sağlıklı ve zinde olması için günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmesi gereken spor, tüm faydalarına rağmen Covid-19 enfeksiyonu sonrası kuralına uyulmadığında hayati riske neden olabiliyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan “Antrenmanlara başlamadan önce kişinin günlük yaşam aktivitelerini rahatça tamamlayabilmesi ve aşırı yorgunluk ya da nefes darlığı gibi şikayetleri olmadan 500 metreyi rahatça yürüyebilmesi gerekiyor.” diyor. Peki Covid-19 enfeksiyonundan sonra spora başlamak için en doğru zaman hangisi? Yeniden ağır antrenmanlara başlamadan önce neler yapmalı? Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, sporu günlük yaşam alışkanlığı haline getiren ancak Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle ara vermek zorunda kalanlara, yeniden spora başlamadan önce uyulması gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 2 hafta ara verilmeli!

Covid-19 enfeksiyonundan sonra güvenli bir şekilde egzersize başlamak sadece profesyonel sporcular için değil amatörler ve fiziksel aktiviteye önem verenler için de dikkatle atılması gereken bir adım. Çünkü bu virüsün belirtileri arasında miyokardit adı verilen ağır seyredebilen kalp kası iltihaplanması, kalpte ritim problemleri ve hızlı başlayan kalp yetmezliği gibi tablolar yer alıyor. Pandeminin ilk günlerinden itibaren gözlemlenen bu duruma değinen Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, kalp kası hasarını gösteren belirtilerin hastalığın kötüye gittiğine işaret ettiğini ve vakaların yüzde 8-17’sinde kalp tutulumu olduğunu belirterek “Covid-19 geçiren sporcularda ve kişilerde bu enfeksiyonun net bir şekilde kontrol edilmesinden önce egzersize yeniden başlamak erken oluyor. Çünkü hastalığın evriminin ve potansiyel uzun vadeli kalp ve akciğer komplikasyonlarının daha iyi açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Öte yandan egzersiz eğitiminin, kardiyovasküler rahatsızlıkların gelişiminin önlenmesine katkıda bulunabileceğini unutmamalıyız” diyor. Kalp tutulumu olmayan ve belirti göstermeden Covid-19 geçiren sporcuların 2 hafta spordan uzak kalması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Murat Turfan, “Hastalık belirtisi gösterenlerde bu süre iyileşmenin ardından 4 haftayı bulabilir. Her iki durumda da iyileşme döneminin sonunda kalp tutulumunun olmadığına dair olumlu sonuçlar varsa kişi yeniden egzersizlere, antrenman programlarına dönebilir.” diyor.

 Ağır antrenman öncesi tetkik şart

Covid-19 öyle bir virüs ki enfeksiyon geçirildikten sonra belirti göstermeyen kalp kası hasarına yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle ağır antrenmanlara başlayacak olanların bazı kan testleri, EKG, maksimal egzersiz testi gibi yöntemlerle değerlendirilmesi gerekiyor. Kalp kası iltihabı tanısı alınması halinde hastalığın ciddiyetine göre spordan 3-6 ay uzak durulması şart.

Spora yeniden başlamanın ölçüsü 500 metre yürüyüş

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan “Antrenmanlara geri dönmeden önce kişinin günlük yaşam aktivitelerini rahatlıkla yapabilmesi, aşırı yorgunluk ya da nefes darlığı olmadan 500 metre yürüyebilmesi gibi noktalara dikkat edilmeli. Ayrıca kalp atış hızı, egzersizin zorluk derecesi, uyku, stres, yorgunluk ve kas ağrısı gibi noktalar da iyi değerlendirilmeli. Aşırı yorgunluk gibi bir durum çıkarsa kişi hemen dinlenmeye çekilmeli ve en az 24 saat dinlenmeli.” diyor.

Egzersize geçişin beş aşaması

Kişinin sağlığına tam olarak kavuşmasının ardından egzersizlerini de programlayabileceğini kaydeden Doç. Dr. Murat Turfan, spora dönüşün beş aşamasını şöyle sıralıyor:

  1. Aşama: Egzersize yeniden başlandığında en az iki gün, günde 15 dakika veya daha az süreyle yürüme, koşu, sabit bisiklet gibi hafif aktiviteler yapılabilir. Egzersizin yoğunluğu maksimum kalp atış hızının yüzde 70’inden fazla olmamalı. Yaşınızı 220’den çıkararak maksimum kalp hızınızı bulabilirsiniz. Örneğin, 35 yaşındaysanız Covid-19 sonrası yapacağınız ilk egzersizde kalp atış hızınız 130’un altında olmalı. Bu ilk aşamada direnç antrenmanı yapılmamalı.
  2. Aşama: Üçüncü gün 30 dakika ya da daha az süreyle basit egzersizler yapılabilir. Egzersiz yoğunluğu maksimum kalp atış hızının yüzde 80’inden fazla olmamalı.
  3. Aşama: Dördüncü gün yürüyüş ya da basit egzersiz sürenizi 45 dakikaya çıkabilirsiniz. Karmaşık egzersizlere geçebilirsiniz. Maksimum kalp atış hızınızın yüzde 80’inden fazla olmayan yoğunlukta, hafif direnç antrenmanı yapabilirsiniz.
  4. Aşama: Beşinci ve altıncı gün bir saat boyunca normal egzersiz yapabilirsiniz. Yoğunluk maksimum kalp atış hızının yüzde 80’inden fazla olmamalı.
  5. Aşama: Yedinci günde tam aktivitelerinize geri dönebilirsiniz.

Covid-19 geçirmişseniz kalp kontrolü yaptırın!

Covid-19 geçirmişseniz kalp kontrolü yaptırın!

Covid-19, akciğerlerde ağır hasar ve solunum güçlüğü ile tanınsa da hastalığın yol açtığı kalp problemleri giderek daha sık karşılaşılan sorunlar arasında dikkat çekiyor. Her geçen gün bir yenisi yayınlanan çalışmalar da, Covid-19’un kalpte yol açtığı kısa ve uzun vadeli etkilere dair endişeleri derinleştiriyor. Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, Covid-19’un kalpte yol açtığı sorunları “kalp krizi, ritim bozuklukları, kalp kası iltihabı, kalp zarı iltihabı ve kalp yetersizliği” olarak beş ana başlık altında toplarken hastalık geçirenlerde kalp muayenesini öneriyor. Prof. Dr. Murat Sezer, kalp hastalarının Covid-19’u daha ağır geçirebildiğine dikkat çekerek iyileşmenin ardından kalpte manyetik rezonans (MR) görüntülemesiyle yapılacak kontrolün önemini vurguluyor.

Covid-19 kalp hastalarında ağır seyrediyor

Salgının Çin’de ortaya çıktığı günden bu yana geçen zamanda koronavirüs kaynaklı çeşitli kalp problemleri gözlemleniyor. Dünyanın farklı yerlerindeki doktorların deneyim paylaşımları ile Covid-19’un neden olduğu kalp sorunlarının gerçek boyutunun da ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Murat Sezer, “Araştırmalara göre Covid-19 geçiren her 5 ya da 10 hastadan birinde değişik derecelerde kalp problemleri ortaya çıkıyor ve bu hastalarda Covid-19 daha şiddetli seyretme eğiliminde oluyor.” diyor. Öncesinde bir kalp rahatsızlığı olup olmadığı bilinmeyen kişilerin koronavirüsü atlattıktan sonra kalpleri manyetik rezonans (MR) ile görüntülendiğinde bu kişilerin yüzde 70 – 80’inin kalbinin değişik bölgelerinde devam eden iltihabi reaksiyonlar görülebiliyor. Bu hastaların önemli bir kısmının Covid-19’u hiçbir belirti vermeden geçirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Sezer, “Peki, Covid-19 kalbi nasıl etkiliyor?” sorusuna ayrıntılı bir şekilde cevap veriyor.

  • Kalp krizini tetikliyor

Araştırmalar, Covid-19’un kalbe yönelik etkilerinin başında kalp krizi olduğunu gösteriyor. Bu hastalarda kalp krizi riskini artıran mekanizmalardan özellikle ikisinin öne çıktığını anlatan Prof. Dr. Murat Sezer, “Zaten kalp damar hastalığı olanlarda Covid-19’un iltihabi etkisi sebebiyle damarda daralmaya yol açan kolesterol plağı yırtılıyor ve ortaya çıkan pıhtı, kalbi besleyen damarları tıkayarak kalp krizine neden olabiliyor. Ayrıca hastaların akciğerlerindeki hasar dolayısıyla kanda azalan oksijen miktarı da kalp krizini tetikleyebiliyor. Kalp krizine yol açan başka bir durum ise, kalp kasını besleyen mikro dolaşımda pıhtılaşma ile tıkanmaların ortaya çıkmasıdır.” diyor.

  • Ritim bozukluğu tek belirti oluyor

Kalpte görülen sorunların ikinci sırasında ritim bozuklukları geliyor. Koronavirüs hastalarında iyi veya kötü huylu ritim bozuklukları ile sık karşılaşılıyor. Her 5 Covid-19 hastasından 4’ünde ritim bozuklukları görülebiliyor. Bu bozuklukların kalpte elektrik iletimini sağlayan yolların iltihabına bağlı olarak ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sezer, “Hatta başka hiçbir belirtiye sahip olmayan bazı hastalarda çarpıntı hissi, ilk ve tek şikayet olabiliyor.” diye bilgi veriyor.

  • Kalp kası iltihaplanıyor

Covid-19’a yakalanan hastalarda kalp kası iltihabı görülmesi de sık rastlanan bir durum olabiliyor. Hastaların bir kısmında bu iltihap zamanla çözülürken bazılarında iyileşmenin uzun sürebildiğini kaydeden Prof. Dr. Murat Sezer, “İyileşme sonrasında bile kalpte standart görüntüleme yöntemleri ile görülemeyen yara izleri kalabiliyor.” diye konuşuyor.

  • Kalp zarı iltihaplanıyor

Hastaların bir kısmında kalbi çevreleyen zarlarda iltihap ve sıvı birikimi izlenebiliyor. Bazen hiç belirti yaşanmadığı gibi bazen de iltihabın ve toplanan sıvının ciddiyetine bağlı olarak keskin göğüs ağrısı gibi şikayetler veya nefes darlığında artış da yaşanabiliyor. Covid-19 tutulumuna bağlı olarak kalp zarı yaprakçıkları arasında biriken sıvı, standart görüntüleme yöntemlerinden ekokardiyografi ile kolaylıkla tanınabiliyor ve çoğunlukla kendini sınırlandırıp zamanla emilerek kaybolabiliyor.

  • Kalp yetersizliği yaşanıyor

Covid-19 gibi insan vücudunu tamamen etkileyen hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Bu artan yük hastaların bir kısmında büyük sorunlara yol açmazken halihazırda kalp hastalığı olan hastalarda ve /veya Covid-19 sebepli kalp kası iltihabı gelişen hastalarda ise kalp, işini zorlukla yapabilir hale gelebiliyor. Kalp yetersizliği olarak tanımlanan bu durumda kalbin pompa gücünün azaldığını dile getiren Prof. Dr. Murat Sezer, yaşanan durumu “Kalp akciğerlerdeki kanı uzaklaştıramıyor, akciğerlerde biriken sıvı nefes almayı daha da zorlaştırıyor.” diye anlatıyor.

Hastalık sonrası kalp muayenenizi yaptırın

Covid-19 geçiren kalp hastalarında virüsün yol açtığı hasarın tespit edilebilmesi tedavi planlaması açısından büyük önem taşıyor. Kalbin manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemiyle tetkik edilmesinin koronavirüs sebepli ödem ve iltihap gibi durumları görmek, etkilenen kalp fonksiyonlarını ve hasarlı bölgeleri tespit etmek için önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Murat Sezer, “Böylece ileri dönem için risk belirlemesi yapabilmek veya uygun tedavi ve önerileri hastalara sunmak mümkün hale gelebilir. Özellikle önceden kalp hastalığı olanlarda koronavirüs sonrası kalp MR’ının hastalığın yol açtığı sorunların tespitinde altın standart olacağı öngörülüyor.” diyor.

Egzersizden önce 2-4 hafta dinlenme

Özellikle hastalığın bitişinden sonra yoğun egzersiz programlarına dönmeden önce 2-4 hafta kadar istirahat ve kardiyolog muayenesi öneriliyor. Muayenede kalpte iltihap ya da fonksiyon bozukluğu saptanması durumunda ise istirahat süresinin 4-6 aya kadar uzayabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sezer, sözlerini “Gebelik, kanser veya romatizmal hastalık gibi özel durumlarda ise hastanın takipli olduğu hekime danışması ve kendisine önerilenlere harfiyen uyması Covid-19’un uzun dönemdeki etkilerini en aza indirmek adına doğru bir adım olacaktır.” diye noktalıyor.

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Covid -19 pandemisinde yaşanan ölümler tüm dünyada korku yaratsa da, kardiyovasküler hastalıklar hala dünya çapında bir numaralı ölüm nedeni olarak yerini koruyor. Öyle ki küresel ölümlerin tümünün yaklaşık yüzde 30’unu kardiyovasküler hastalıklar oluşturuyor. Mevsimlerin kardiyovasküler olayların sıklığı üzerine yapılan çalışmalarda, özellikle sonbahar ve kış mevsimi gibi soğuk aylarda ölüm riski daha yüksek bulunmuş. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, ölümlerdeki bu artışın tek bir nedeni olmadığına dikkat çekerek, “Sıcaklık değişimi, fiziksel aktivite azlığı, hava kirliliği, enfeksiyonlar ve hatalı beslenme alışkanlıkları gibi çoklu risk faktörleriyle bağlantılı oluyor. Önemli olan diğer risk faktörleri de kandaki fibrinojen, kolesterol ve vazoaktif hormonların (damar büzüşmesi nedeni olan hormonlar) soğuk aylarda yükselme eğilimi oluşudur.” diyor.

Ayrıca bir diğer faktör ise sonbahar ve kış mevsiminde mevsimsel grip ve benzeri enfeksiyonların artışıyla birlikte Covid-19’a yakalanma riskinin artması. “Bugüne kadarki tecrübeler virüs enfeksiyonu öncesi kronik sağlık sorunları olanların olmayanlara göre hastaneye yatırılma olasılığının 6 kat ve ölme riskinin 12 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.” uyarısında bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, Covid-19’lu yaklaşık 3 kişiden birinde kardiyovasküler hastalık olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Pandemi sürecinde hastanelerde daha az kalp krizi ve felç vakaları olsa da, bu tablo her iki problemin azalmakta olduğu anlamına gelmiyor. Son istatistikler, insanların hastaneye başvurularını ertelediklerini veya tamamen kaçındıklarını gösteriyor. Oysa hastane dışı ani ölüm sıklığında artış mevcut. Kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalıklar hala dünyanın önde gelen ölüm nedenidir.” Peki Covid-19 pandemisinde kalp hastaları kış aylarında sağlıklarını korumak için hangi önlemleri almalılar? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Kanal kış aylarında kap hastalarının dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Sağlık kontrollerinizi ertelemeyin

Kontrollerinizi yaptırmak için pandeminin geçmesini beklemeyin. Eski normal günlere dönmek için önümüzde uzun bir yol var. Beklemeniz, geri dönüşümsüz sağlık problemi veya uzun hastane yatışlarıyla sonuçlanabilir.

Düzenli kullanmanız gereken ilaçları ve tedavileri aksatmayın

En çok da riskin arttığı bu soğuk aylarda ve pandemi ortamında kan şekeri, tansiyon, kolesterol ve tiroit gibi değerleriniz normal olmalı. Böylece tüm vücut sisteminiz daha güçlü olur.

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabilir

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabiliyor. Bunun sonucunda damarlarda spazm veya büzüşme atakları yaşayabilirsiniz. Çok soğukta yürüyüş yapmak, sauna, soğuğa yakın suyu olan deniz veya havuzda yüzmek ve soğuk suyla duş yapmak oldukça riskli. Soğuk havada dışarı çıkmanız gerekli olursa, kıyafetinizi sizi sıcak tutacak şekilde seçmeli ve ağır fiziksel aktiviteden kaçınmalısınız

D vitamini önemli

Pandemi nedeniyle uzun süre evde kaldınız ve artık kış mevsiminde D vitamini üretiminiz de pek olmayacak. D vitamini iskelet sistemi için önemli olduğu kadar, bağışıklık sistemi, bazı hormonların üretilebilmesi, damarlar, kalp kası ve tiroit sağlığı için de gerekli. D vitamini seviyenizi normal sınırlarda tutun.

Kilo kontrolü için çalışmanın tam zamanı

Evde kalmak çoğumuzda kilo almaya neden oluyor. İdeal kilonuzun üzerindeyseniz hem kardiyovasküler hastalıklar hem de solunum problemleri için riskiniz artıyor. Günlük kalori alımınızı düşürüp sağlıklı beslenip egzersiz yaparak kilo vermeyi deneyin. Her besinde “Sağlıklı mı ve bunu yakabilecek miyim?” diye kendinize sorun. Tek başınıza başaramayacağınızı düşünüyorsanız bir diyetisyenden yardım isteyin.

Egzersizi unutmayın

“Evde kalmak ve sosyal mesafe kuralı, hareketsiz kalmanızı gerektirmez.” diyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, şu öneride bulunuyor: “Sağlıklı bir kalp damar sistemi için haftada 5 gün, 20-30 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin. Evinizde veya sokağınızda maske ve sosyal mesafeye dikkat ederek yürüyebilirsiniz. İnternetteki egzersiz programlarını da doktorunuza danışıp uygulayabilirsiniz.”

Kendinizi dinleyin

Kalp krizi, felç ve Covid-19 enfeksiyonu belirtilerini kaçırmayın. Göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, ishal, tat ve koku kaybı, boğaz ağrısı, ateş, titreme veya bilinç bulanıklığı şikayetiniz olursa, hastaneye başvurun.

Grip ve zatürre aşıları hiç olmadığı kadar önemli

Grip ve zatürre aşıları sizi Covid-19’a karşı değil ama başka virüs ve bakteri enfeksiyonundan koruyabiliyor. Hastalansanız bile hastalık sürecini daha hafif atlatmanızı sağlayabiliyor. Doktorunuz da uygun buluyorsa grip ve zatürre aşısı yaptırmanızda fayda var.

Mikroplardan korunun

Covid-19 korunma prensipleri en çok sizin için geçerli. Maske kullanımı, sosyal mesafe ve el temizliğinizin hala en güçlü koruyucularınız olduğunu unutmayın.

Aktif kalmaya çalışın

İzolasyon duygusu beden ve ruh sağlığına zarar verebiliyor. Dolayısıyla evdeyseniz ve yalnızsanız, değer verdiğiniz insanlarla ve dünya ile bağlantıda kalın. Kendinize hobiler edinin, bedeninizi ve zihninizi meşgul edecek uğraşlar bulun.

Bu belirtilerde her ‘dakika’ çok önemli

Pandemi nedeniyle acil durumlarda hastaneye başvurmaktan korkmayın. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal tedaviyi ertelemenin çok ciddi sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Unutmayın ki kalp krizi ve felç ciddi sakatlığa yol açabiliyor, daha da kötüsü ölümcül olabiliyor. Dolayısıyla bu hastalıklar Covid-19 enfeksiyonundan hala daha tehlikeliler. Acil bir durumda her dakika önemlidir. Göğüs ağrısıyla birlikte bir veya iki kolda, sırtta, boyunda veya çeneye yayılan ağrı veya rahatsızlık ile nefes darlığı, kalp krizi belirtileridir. Ani yüz sarkması, kol veya bacakta güçsüzlük ya da konuşma güçlüğü de inme semptomlarıdır. Bu yakınmalarda ‘önemsizdir, geçer’ demeyin, acil yardım isteyin.”