Yazılar

Ege Subaşı’ndan İlk Kişisel Sergi: Gündelik Hayatın Sessiz Dönüşümlerine Odaklanıyor

Ege Subaşı’nın İlk Kişisel Sergisi Chi Art Gallery’de Ziyarete Açılıyor

Sanatçı Ege Subaşı’nın ilk kişisel sergisi olan “Geride Bir Şey Unuttuğumdur”, 3 Kasım-5 Aralık 2026 tarihleri arasında Chi Art Gallery‘de sanatseverlerle buluşacak. T. Melis Golar’ın danışmanlığını üstlendiği sergi, zamanın insan bedeni, nesneler ve manzaralar üzerindeki etkilerini resim ve yerleştirme çalışmaları üzerinden ele alıyor.

Adını Adalet Ağaoğlu’nun Yazsonu romanındaki bir cümleden alan sergi, geçmişte yaşanan anların hafızada ve bedende bıraktığı izleri merkeze alıyor. Kısa bir yolculuk, mevsim geçişi ya da gün içindeki ışık değişimleri gibi sıradan deneyimlerin ardından ortaya çıkan dönüşümler, sanatçının eserlerinde görünür hâle geliyor.

Zaman ve hafıza arasındaki ilişki sorgulanıyor

Subaşı’nın üretim pratiğinde önemli bir yer tutan geçicilik kavramı, sergideki portre ve manzara resimleri aracılığıyla yeniden yorumlanıyor. Yaz mevsiminden kalan görüntüler, yolculuk sırasında karşılaşılan manzaralar ve bedende oluşan izler, zaman içinde değişen hafızanın parçaları olarak izleyiciye sunuluyor.

Boş bir hamak, dinlenen bir beden veya biçimi dağılmış bir portre gibi imgeler ise yazın beraberinde getirdiği sakinlik, bekleyiş ve geçicilik hissine gönderme yapıyor. Sergi, büyük kırılmalardan çok gündelik yaşamın içinde fark edilmeden gerçekleşen küçük değişimlere odaklanıyor.

Gündelik hayatın sessiz dönüşümleri eserlerde yer buluyor

“Geride Bir Şey Unuttuğumdur”, manzaralar, nesneler ve figürler üzerinden geçmişin nasıl yeniden hatırlandığını ve hafızanın zamanla nasıl dönüşüme uğradığını araştırıyor. Sanatçı, tanıdık yaşam sahneleri aracılığıyla hatırlamanın sabit bir süreç olmadığını, yaşanan deneyimlerin zaman içinde farklı anlamlar kazanabildiğini ortaya koyuyor.

İlk kişisel sergisiyle izleyicinin karşısına çıkan Ege Subaşı, zaman, hafıza ve geçicilik ekseninde geliştirdiği görsel anlatımını kapsamlı bir seçkiyle sunuyor.

“Geride Bir Şey Unuttuğumdur” başlıklı sergi, 3 Kasım-5 Aralık 2026 tarihleri arasında Chi Art Gallery’de ziyaret edilebilecek.

 

#EgeSubaşı #GerideBirŞeyUnuttuğumdur #ChiArtGallery #Sanat #Sergi #ÇağdaşSanat #GüncelSanat #İstanbulSanat #KişiselSergi #ResimSanatı #Yerleştirme #SanatHaberleri #KültürSanat #AdaletAğaoğlu #Hafıza #Zaman #Geçicilik #Sanatsever #Galeri #ArtExhibition

Kremlin Palace’ta Yılbaşı Coşkusu Üç Gece Sürecek

Antalya’da faaliyet gösteren Kremlin Palace, 2027 yılına özel hazırladığı yılbaşı programını duyurdu. Otel, 31 Aralık 2026 – 2 Ocak 2027 tarihleri arasında düzenlenecek üç gecelik etkinlik serisinde Bengü, Erol Evgin ve Simge’yi ağırlayacak.
ATG Hotels bünyesinde hizmet veren tesisin “Sarayda Bir Gece” konseptiyle hazırladığı program kapsamında konserlerin yanı sıra canlı müzik performansları, dans gösterileri ve DJ etkinlikleri gerçekleştirilecek.

Yılbaşı Gecesinde Bengü Sahne Alacak
31 Aralık akşamı düzenlenecek yılbaşı programında Bengü, misafirlerle buluşacak. Yeni yılın ilk dakikalarının ardından eğlence, DJ performanslarıyla devam edecek.

Erol Evgin ve Simge Yeni Yıl Programında
Programın ikinci gününde Türk pop müziğinin deneyimli isimlerinden Erol Evgin sahne alırken, üç günlük organizasyonun finali ise 2 Ocak’ta Simge konseriyle yapılacak.
Kremlin Palace tarafından hazırlanan program, yılbaşını Antalya’da geçirmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilere yönelik tatil seçenekleri arasında yer alıyor. Otelden yapılan açıklamaya göre yılbaşı dönemi için rezervasyonlar devam ediyor.

 

#KremlinPalace #Antalya #Yılbaşı2027 #AntalyaTatil #Bengü #ErolEvgin #Simge #YılbaşıProgramı #Konser #Turizm #Otel #AntalyaOtelleri #YeniYıl #Tatil #Seyahat #YılbaşıTatili #ATGHotels #MüzikEtkinliği #TürkiyeTurizmi #AntalyaEtkinlikleri

Eksim Holding, 40. Yılına Özel Reklam Filmini Yayınladı

Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılı kapsamında hazırladığı yeni reklam filmini izleyiciyle buluşturdu. Rafineri imzası taşıyan filmde, holdingin enerji, gıda, elektrik dağıtımı ve girişim sermayesi gibi farklı alanlardaki faaliyetleri günlük yaşamdan sahneler eşliğinde anlatılıyor.

Reklam filminde kurumsal başarıların doğrudan aktarılması yerine, özel olarak hazırlanan bir şarkı ve insan hikâyeleri üzerinden ilerleyen duygusal bir anlatım tercih edildi. Film, holdingin farklı sektörlerdeki faaliyetlerinin günlük yaşamla olan bağlantısına odaklanıyor.

Yapay Zekâ ve Geleneksel Prodüksiyon Bir Arada

Filmin yapım sürecinde üretken yapay zekâ teknolojileri ile geleneksel reklam filmi prodüksiyon yöntemleri birlikte kullanıldı. Şarkı ve görsel içeriklerin oluşturulmasında yapay zekâ desteğinden yararlanılırken, senaryo geliştirme, tasarım, kurgu ve seslendirme süreçleri profesyonel ekipler tarafından yürütüldü.

Aylar süren hazırlık sürecinin ardından tamamlanan filmde, Eksim Holding’in 40 yıllık yolculuğu gündelik yaşamdan kesitlerle ekrana taşınıyor.

KÜNYE

Reklamveren: Eksim Holding

Reklamveren Temsilcileri: Ahmet Yaman, İbrahim Başelçin

Reklam Ajansı: Rafineri

ECD: Can Erdoğan

Kreatif Direktörler: Vehbi Bozdağ, Ozan Aslan

Kreatif Grup Başkanları: Ezgi Yıldırım, Erdem Belener

Kreatif Ekip: Atakan Aksakal, Miraç Son, Elif Setenci, Buket Halıcı

Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Zühre Erdoğan

Strateji Grup Başkanı: Ege Ayakduran

Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Ahmet Ekin Kutevu

Müşteri Direktörü: Edvina Gülzari Arıcan

Prodüksiyon: Açelya Ülkümen, Utku Nacar

Prodüksiyon Firması: Pickle

Yönetmen: Flux

AI Direktör: Ferdi Çağlıyan

Kurgu Direktörü: Serkan Arca

AI Artist: Aykut Tüzemen, Barış Kaan Kapucu

Mecralar: TV, internet, radyo, gazete, dergi

 

#EksimHolding #ReklamFilmi #Kurumsalİletişim #YapayZeka #AI #Markaİletişimi #Rafineri #KurumsalReklam #EnerjiSektörü #GıdaSektörü #DijitalPazarlama #ReklamDünyası #Teknoloji #Medya #İletişim

Smart Chef Ürünleriyle Mutfak Operasyonlarında Verimlilik Artıyor

Yeme içme sektörüne yönelik ürün ve hizmetler sunan Metro Türkiye mutfak operasyonlarını kolaylaştırmayı amaçlayan Smart Chef ürün grubunu profesyonel kullanıcılarla buluşturuyor. Meyve, sebze, et ve donuk gıda kategorilerindeki ürünlerden oluşan seçki, hazırlık süreçlerinde zaman kaybını ve gıda firesini azaltmaya yönelik çözümler içeriyor.

Smart Chef ürünleri; soyulmuş sarımsak, sarımsak püresi, hazır salata çeşitleri, doğranmış sebzeler, donuk deniz ürünleri ve çeşitli pastacılık ürünleri gibi kullanıma veya pişirmeye hazır alternatiflerden oluşuyor. Bu ürünler özellikle restoran, otel ve toplu tüketim noktalarındaki yoğun operasyonlarda iş süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Hazırlık Sürelerinde Tasarruf Sağlıyor

Metro Türkiye’nin paylaştığı bilgilere göre, Smart Chef ürünlerinin sağladığı zaman ve operasyonel verimlilik avantajları İstanbul Okan Üniversitesi akademik heyeti tarafından hazırlanan bağımsız bir değerlendirme raporunda incelendi.

Çalışmada, mutfakta geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünler ile hazır kullanıma sunulan ürünler karşılaştırıldı. Analiz sonuçlarına göre soyulmuş sarımsak, dondurulmuş karışık sebze, içli köfte ve döner ürünlerinde hazırlık sürelerinde önemli ölçüde zaman tasarrufu elde edilebildiği belirtildi.

Operasyonel Verimlilik Ön Planda

Gıda sektöründe artan iş gücü maliyetleri ve operasyonel verimlilik ihtiyacı, hazır kullanıma uygun ürünlere olan ilgiyi artırıyor. Şefler ve işletmeler açısından hazırlık aşamalarını kısaltan çözümler, özellikle yoğun servis saatlerinde iş akışının daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor.

Smart Chef ürünleriyle ilgili detaylı bilgilere Metro Türkiye’nin internet sitesinde yer alan ürün katalogları üzerinden ulaşılabiliyor.

#MetroTürkiye #SmartChef #ProfesyonelMutfak #HoReCa #GıdaSektörü #Restoran #Otelcilik #MutfakÇözümleri #Gastronomi #Şefler #MutfakYönetimi #DonukGıda #HazırÜrünler #OperasyonelVerimlilik #YemeİçmeSektörü

OPPO Find X10 Serisi Türkiye Yolunda: 200 MP Kamera Yarışı Kızışıyor

Akıllı telefon üreticisi OPPO, yeni amiral gemisi Find X10 Serisi’nin küresel lansman sonrası Türkiye pazarına geleceğini açıkladı. Şirketin yeni serisi, gelişmiş kamera özellikleri, yüksek kapasiteli bataryası ve yeni nesil işlemcileriyle dikkat çekiyor.

Kamera Teknolojileri Öne Çıkıyor

Find X10 Serisi’nin en dikkat çeken özelliklerinden biri kamera sistemi oldu. OPPO’nun paylaştığı bilgilere göre Find X10 Pro Max modelinde, Hasselblad iş birliğiyle geliştirilen üç adet 200 megapiksel kameradan oluşan sistem yer alıyor. Seride ayrıca yeni nesil LUMO Görüntü Motoru da kullanılıyor.

Cihazlar, 4K ve 8K video kayıt desteği sunarken, içerik üreticilerine yönelik Open Gate kayıt teknolojisiyle farklı formatlarda düzenleme esnekliği sağlamayı hedefliyor.

Büyük Batarya ve Yeni Nesil İşlemci

Yeni seride Find X10 modeli MediaTek Dimensity 9600M işlemciden, Find X10 Pro Max ise MediaTek Dimensity 9600 Pro platformundan güç alıyor.

OPPO, her iki modelde de 8.000 mAh kapasiteli silikon-karbon batarya kullandığını belirtiyor. Şirket verilerine göre cihazlar, kullanım senaryosuna bağlı olarak tek şarjla iki güne kadar kullanım süresi sunabiliyor.

Türkiye Lansmanı Yıl Sonunda

Find X10 Serisi, yeni ColorOS 17 işletim sistemi ve yapay zekâ destekli özelliklerle birlikte gelecek. Serinin Türkiye satış tarihleri ve fiyat bilgileri ise ilerleyen dönemde açıklanacak.

Teknoloji sektöründe rekabetin yoğunlaştığı premium akıllı telefon segmentinde OPPO’nun yeni serisinin, özellikle mobil fotoğrafçılık ve uzun pil ömrü arayan kullanıcıları hedeflediği görülüyor.

#OPPO #OPPOFindX10 #FindX10ProMax #AkıllıTelefon #Teknoloji #MobilTeknoloji #Hasselblad #200MPKamera #Android #MediaTek #Dimensity9600Pro #ColorOS17 #MobilFotoğrafçılık #TeknolojiHaberleri #YeniTelefon #AkıllıCihazlar #8KVideo #MobilKamera #TürkiyeLansmanı #TelefonTeknolojileri

Philips, Kavisli QHD Monitör Serisine İki Yeni Model Ekledi

Philips Monitörleri, kavisli monitör serisini 27E3C2500 ve 32E3C2500 modelleriyle genişletti. Yeni modeller, QHD çözünürlük, 144 Hz yenileme hızı ve Adaptive-Sync teknolojisi gibi özellikleriyle hem çalışma hem de eğlence odaklı kullanım senaryolarına hitap ediyor.

27 inç ve 31,5 inç ekran seçenekleriyle sunulan monitörlerde 2560×1440 piksel QHD çözünürlük ve 1500R kavisli VA panel yer alıyor. Modeller, daha geniş çalışma alanı sunarken film ve oyun deneyiminde daha etkileyici bir görüntü hedefliyor.

144 Hz Yenileme Hızı ve HDR10 Desteği

Her iki modelde de bulunan 144 Hz yenileme hızı ve Adaptive-Sync teknolojisi, özellikle oyunlarda daha akıcı görüntü performansı sağlamayı amaçlıyor. Monitörler ayrıca HDR10 desteği ve 0,5 ms MPRT tepki süresiyle geliyor.

Philips’in SmartContrast teknolojisi ise görüntü içeriğine göre kontrast seviyesini otomatik olarak ayarlayabiliyor.

Günlük Kullanım İçin Tasarlandı

Yeni modellerde göz konforunu desteklemek amacıyla SoftBlue düşük mavi ışık teknolojisi ve Flicker-Free ekran teknolojisi yer alıyor. EasyRead modu ise uzun süreli belge ve metin okumalarında daha rahat bir kullanım sunuyor.

HDMI ve DisplayPort bağlantı seçenekleri bulunan monitörlerde ayrıca dahili stereo hoparlör sistemi de yer alıyor. Kullanıcılar ekran açısını eğilebilir stant sayesinde ayarlayabilirken, VESA desteği ile monitörleri duvara veya monitör koluna monte edebiliyor.

Philips ayrıca aynı seride yer alan 27E3C2200 ve 32E3C2200 modelleriyle Full HD çözünürlük tercih eden kullanıcılara alternatif seçenekler sunuyor.

#PhilipsMonitör #Philips #QHDMonitör #KavisliMonitör #GamingMonitor #144Hz #Teknoloji #Monitör #BilgisayarDonanımı #AdaptiveSync #HDR10 #OyuncuMonitörü #OfisTeknolojileri #TeknolojiHaberleri #DisplayPort #HDMI #BilgisayarEkipmanları #PhilipsMonitor #PCGaming #Donanım

Leyla Borovalı’nın İlk Solo Sergisi “İki Dirhem Bir Çekirdek” Sanatseverlerle Buluşuyor

offgrid art project, sanatçı Leyla Borovalı’nın ilk kişisel sergisi **“İki Dirhem Bir Çekirdek”**e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Küratörlüğünü Senem Çağla Bilgin-Keys’in üstlendiği sergi, 5 Kasım 2026 – 5 Ocak 2027 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

Otmar Uras iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, seramik üretim sürecini yalnızca sanatçının şekil verdiği bir alan olarak değil; ateş, duman, organik maddeler ve zamanın da etkin rol oynadığı dönüşüm süreci olarak ele alıyor. Sergide yer alan çalışmalar, tamamlanmış bir nesne ile dönüşümünü sürdüren bir form arasındaki ilişkinin izlerini taşıyor.

Seramikte Süreç ve Dönüşüm Teması

Leyla Borovalı’nın eserleri, kusursuz geometrik formlar yerine, malzemenin doğal davranışlarıyla şekillenen yüzeylere ve organik formlara odaklanıyor. Sanatçının üretim pratiğinde, tasarım kadar malzemenin ateş ve çevresel unsurlarla kurduğu ilişki de belirleyici rol oynuyor.

Söke’nin buğday başakları ve saplarıyla gerçekleştirilen pişirim süreçleri sonucunda oluşan yüzey dokuları, her eserin kendine özgü bir karakter kazanmasını sağlıyor. Sırsız seramiklerde ortaya çıkan siyah, toprak tonları ve metalik geçişler, üretim sürecinin izlerini görünür kılan unsurlar arasında yer alıyor.

“Tamamlanmışlık” Kavramını Sorguluyor

Sergi, adını özenli ve kusursuz görünümü ifade eden “iki dirhem bir çekirdek” deyiminden alıyor. Ancak eserler, bu kusursuzluk algısını malzemenin öngörülemeyen doğasıyla karşı karşıya getiriyor. Ateşin, dumanın ve zamanın etkisiyle değişen yüzeyler, seramiğin yalnızca sonuç odaklı değil, devam eden bir süreç olarak da değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor.

Borovalı’nın ilk solo sergisi, izleyicileri seramiğin yalnızca estetik yönüne değil, üretim sürecini şekillendiren unsurlara ve malzemenin dönüşümüne de odaklanmaya davet ediyor.

“İki Dirhem Bir Çekirdek”, 5 Ocak 2027 tarihine kadar offgrid art project’te ziyaret edilebilecek.

#LeylaBorovalı #İkiDirhemBirÇekirdek #OffgridArtProject #Sanat #Sergi #ÇağdaşSanat #SeramikSanatı #KişiselSergi #İstanbulSergileri #KültürSanat #SanatHaberleri #Seramik #ÇağdaşSanatçı #Galeri #KültürSanatEtkinlikleri

İstanbul’da Sonbahar Sofraları Mesai’de Şekilleniyor

İstanbul’un sonbaharla birlikte değişen atmosferi, şehir manzarası eşliğinde gastronomi deneyimi sunan mekanlara olan ilgiyi artırıyor. Gümüşsuyu’nda hizmet veren Mesai İstanbul, Boğaz manzarası ve çağdaş ocakbaşı konseptiyle misafirlerini ağırlıyor.

Şehrin farklı noktalarını 360 derece izleme imkânı sunan mekân, cam tavanlı mimarisi sayesinde gün ışığından gece manzarasına kadar farklı atmosferler oluşturuyor. Gün batımından akşam saatlerine uzanan deneyim, İstanbul’un değişen silüetini farklı bir açıdan izlemek isteyenler için alternatif bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

Mesai İstanbul

Mevsimsel Ürünler Ön Planda

Mesai’nin mutfak yaklaşımı, Türk mutfağının geleneksel lezzetlerini modern yorumlarla bir araya getiriyor. Menünün temelinde mevsimsel ürünler ve malzemenin doğal karakterini ön plana çıkaran bir anlayış yer alıyor.

Başlangıç seçenekleri arasında Trüflü Biber Borani, Bombay Pilaki, Mutabbel, Gambilya Fava ve Maummara gibi paylaşıma uygun lezzetler bulunuyor. Ara sıcaklarda Yaprak Ciğer, Yabani Ot Kavurma, Pastırmalı Humus ve Ege Otları Pide dikkat çekerken, ana yemeklerde Mesai Kebap, Ali Nazik ve Kuzu Şiş öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor.

Restoranın mutfağında kullanılan ürünlerin mevsimselliği, pişirme teknikleri ve sunum detayları, geleneksel tariflerin güncel gastronomi anlayışıyla buluşturulmasını amaçlıyor.

Boğaz Manzarasına Karşı Uzayan Sofralar

İstanbul’da sosyal yaşamın önemli unsurlarından biri olan paylaşım kültürü, Mesai’nin konseptinde de kendine yer buluyor. Ortak paylaşılan mezeler, birlikte tüketilen ana yemekler ve uzun sohbetlere eşlik eden servis anlayışı, mekânın sunduğu deneyimin temel parçaları arasında bulunuyor.

Boğaz manzarasıyla bütünleşen atmosferiyle Mesai, sonbahar döneminde gastronomi ve şehir yaşamını bir arada deneyimlemek isteyenler için değerlendirebilecek alternatif adreslerden biri olarak öne çıkıyor.

Mesai İstanbul

Adres: İnönü Caddesi No: 26, Gümüşsuyu, İstanbul

Tel: 0532 056 37 24

Mesai İstanbul

 

#Mesaiİstanbul #İstanbulRestoranları #GurmeHaberleri #İstanbulGastronomi #BoğazManzarası #Ocakbaşı #TürkMutfağı #FineDining #İstanbulLezzetDurakları #RestoranHaberleri #MekanÖnerisi #GastronomiDünyası #İstanbuldaNeYenir #ŞehirLezzetleri #SonbaharRotaları #YemeİçmeKültürü #LezzetRehberi #İstanbulMekanları #GurmeYaşam #FoodieTurkey

Venedik Bienali’nde Canlı Sanat Deneyimi

Estonyalı sanatçı Merike Estna, Venedik Bienali’nde sıra dışı bir projeye imza attı. Sanatçı, beş ay boyunca ziyaretçilerin gözleri önünde çalışarak 22 büyük tuvalden oluşan “The House of Leaking Sky” serisini tamamladı.

Annelik, kadın sanat tarihi ve üretim süreçlerine odaklanan proje, sanatın yalnızca sonuç değil, yaratım süreciyle de deneyimlenebileceğini gösteriyor. Estna’nın eski bir kilise içinde kurduğu atölye, bienal boyunca yaşayan ve sürekli dönüşen bir sanat alanına dönüştü.

Sanatseverler, yalnızca tamamlanmış eserleri değil, bir tablonun doğuşuna da tanıklık etme fırsatı buldu.

Londra’da Kore Sanatına Yolculuk

K-pop ve Kore sineması dünya çapında ilgi görmeye devam ederken, Londra’daki British Museum ziyaretçilerini Kore’nin binlerce yıllık sanat mirasıyla buluşturuyor.

“Korea” adlı sergi, MÖ 300’den günümüze uzanan yaklaşık 100 eseri bir araya getiriyor. Sergide Budist tapınak çanları, tarihi seramikler, porselenler ve geleneksel resimler yer alırken, Güney Kore’nin ulusal hazineleri arasında kabul edilen önemli eserler de sanatseverlerle buluşuyor.

Samsung’un eski başkanı Lee Kun-hee’nin koleksiyonundan parçaların da yer aldığı sergi, Kore kültürünün müzik ve sinemanın çok ötesine uzanan köklü geçmişine ışık tutuyor.

Korea sergisi, 31 Ocak 2027 tarihine kadar British Museum’da ziyaret edilebilecek.