Yazılar

ETİ’den Kuraklığa Dayanıklı Yerli Buğday

Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden ETİ, tarımsal Ar-Ge yatırımları kapsamında geliştirdiği kuraklığa dayanıklı Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadını gerçekleştirdi. 2004 yılında Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından başlatılan çalışmalar, TÜBİTAK ve TAGEM iş birliğiyle ilerletildi. Kurak iklim koşullarına dayanıklılığı ve geniş adaptasyon kabiliyetiyle öne çıkan Kanatlı Buğdayı, çiftçiler ve gıda sektörü için iklim risklerine karşı güvenilir ve yüksek verimli bir hammadde kaynağı sunuyor.

ETİ Global CEO’su Ercan Öz, “ETİ olarak 10 yıl önce dahil olduğumuz ve bugün ilk hasadını gururla gerçekleştirdiğimiz Kanatlı Buğdayı, tarımsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun en somut adımlarından biri. İklim krizine karşı kırılgan geleneksel tarım modellerine alternatif olarak geliştirdiğimiz bu çeşit, gıda sektörümüzün geleceğini güvence altına alacak” dedi.

ETİ, 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık alanda başlattığı sözleşmeli tarım modelini bugün yaklaşık 350 bin dekara taşıdı. Şirket, çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleriyle destek verirken, ziraat mühendisleri aracılığıyla sahada teknik danışmanlık sağlıyor. Ayrıca kalite kriterlerine uygun ürünler için alım garantisi ve ücretsiz nakliye imkânı sunuyor.

Tarımsal Ar-Ge çalışmalarını üniversiteler, araştırma enstitüleri ve bilimsel kuruluşlarla ortak projelerle sürdüren ETİ, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen “Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu” unvanına sahip. TÜBİTAK destekli projeler ve tohum ıslah programları sayesinde tescil ve tedarik süreçlerini hızlandıran şirket, yüksek nitelikli tohumlarla Türkiye’nin tarımsal kapasitesine ve gıda sanayisinin geleceğine katkı sağlamaya devam ediyor.

#ETİ #KanatlıBuğdayı #TarımsalArGe #SürdürülebilirTarım #GıdaSanayi #ÇiftçiDestek #TÜBİTAK #TAGEM #TarımHaberleri #GurmeHaber

Bodrum’da Eylül Tatili DoubleTree by Hilton’da

Bodrum’da Eylül ayı, deniz ve doğayla iç içe tatil yapmak isteyenler için en keyifli dönemlerden biri olarak öne çıkıyor. Yazın enerjisi devam ederken, daha sakin bir atmosferde tatil yapmak isteyenler için DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort öne çıkan adreslerden biri oluyor.

Torba beldesinde denize sıfır konumda yer alan tesis, mavi bayraklı plajıyla misafirlerine Eylül ayında da deniz keyfi sunuyor. Yenilenen açık havuz tasarımı ise ferah atmosferiyle yüzmek, serinlemek ve güneşin tadını çıkarmak isteyenlere gün boyunca eşlik ediyor. Doğayla iç içe konaklama seçenekleri, spa, hamam, sauna ve spor salonu olanaklarıyla tatil boyunca dinlenme ve yenilenme imkânı sağlıyor.

Okulların açılmasıyla birlikte daha sakinleşen Bodrum’da tatiline hareket katmak isteyen misafirler için tesiste voleybol, basketbol, tenis, kano ve deniz bisikleti gibi aktiviteler sunuluyor. Yetişkinler için yoga, pilates, aqua zumba, boccia, darts, plaj voleybolu ve okçuluk gibi seçenekler de mevcut. Animasyon ekibi ise yetişkin ve çocuklara yönelik aktivitelerle tatil deneyimine eğlence katıyor.

Gastronomi tarafında sabah, öğle ve akşam açık büfe seçeneklerinin yanı sıra akşam saatlerinde farklı mutfaklara odaklanan restoranlar öne çıkıyor. Skorpina’da deniz ürünleri, Poco’da ise İtalyan mutfağı misafirlere sunuluyor. Günün sonunda canlı müzik performanslarıyla Bodrum’un keyifli atmosferi tatili tamamlıyor.

Evcil hayvan dostu yaklaşımı, ferah sosyal alanları ve doğayla bütünleşen ambiyansı ile DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort, Eylül ayında da misafirlerine konforlu ve keyifli bir tatil vadediyor.

#Bodrum #DoubleTreeByHilton #EylülTatili #TurizmHaberleri #OtelKonforu #DenizVeDoğa #Spa #Gastronomi #Konaklama #TatildeKeyif

Aidiyetin izinde…

İnsan Bedeninde Duygusal Haritalar

Hande Şekerciler, yeni heykel serisi “Antinomy” ile 23–27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek Contemporary Istanbul 2026’da JD Malat Gallery B151 numaralı standında sanatseverlerle buluşuyor. Londra’ya taşınmasının ardından yeni atölyesinde üretmeye başlayan sanatçı, bu seride insanın aynı anda taşıdığı çelişkili duygulara odaklanıyor.

Çelişkilerin Haritası: Antinomy

“Gitmek isterken kalmak, severken öfkelenmek…” Şekerciler’in yeni heykelleri, insanın birbiriyle çelişen duyguları aynı anda yaşayabilme hâlini görünür kılıyor. Önceki çalışmalarında bütün bedeni ele alan figürlerin yerini bu kez yüzler, boyunlar, omuzlar ve eller alıyor. Beden, içsel çatışmaların haritasına dönüşüyor.

Felsefi Çıkış Noktası

Serinin adı Antinomy, Yunanca anti (karşı) ve nomos (yasa) sözcüklerinden türeyen; birbiriyle uyuşmayan iki önermenin aynı anda geçerli olmasını tanımlayan kavrama gönderme yapıyor. Şekerciler, bu kavram üzerinden insanın tek bir duyguya indirgenemeyen doğasını araştırıyor. Londra’ya taşınma sürecindeki belirsizlik ve kaygılar da serinin çıkış noktasını oluşturuyor.

Eller ve Çelişkiler

Yeni işlerde özellikle yüzlere eşlik eden eller dikkat çekiyor. Eller, hem kişinin kendi üzerinde yarattığı baskıyı hem de dışarıdan gelen müdahaleyi temsil ediyor. Aynı form, farklı ve karşıt okumaları mümkün kılıyor. Klasik heykel geleneğini dijital üretim teknikleriyle birleştiren sanatçı, farklı malzemeler üzerinden insanın duygusal dünyasını araştırmayı sürdürüyor.

Hande Şekerciler’in yeni işleri, Contemporary Istanbul 2026 kapsamında JD Malat Gallery B151 numaralı standında görülebilecek.

#HandeŞekerciler #Antinomy #ContemporaryIstanbul #JDMalatGallery #ÇağdaşSanat #HeykelSanatı #SanatSergisi #İstanbulSanat #SanatHaberleri #SergiEtkinliği