Yazılar

Domino’s’tan bir yeni lezzet daha

Domino’s’tan bir yeni lezzet daha

Dominos’tan bir yenilik daha. Muhteşem ikili tavuk ve patatesi birleştiren bu lezzet en çok sevilen sos seçenekleri ile iştah kabartıyor. Lezzet tutkunlarının damaklarını şenlendirecek bol soslu lezzet bombası Soslu Tavuk & Patates, eve servis siparişlerde sadece 24,99 TL.

Leziz çıtır tavuk finger ile patatesin en güzel halinin birleştiği Soslu Tavuk & Patates, iştah kabartıyor. Çıtır tavuk finger ve patatesin barbekü ve cheddar sos seçenekleri ile buluşmasıyla ortaya çıkan bol soslu lezzet bombası yiyenleri kendine hayran bırakıyor.

2 farklı seçenek ile sipariş verebileceğiniz Soslu Tavuk & Patates çeşitlerinden dilediğin biri eve servis siparişlerde sadece 24.99 TL. Dilerseniz Barbekü Soslu Tavuk & Patates, dilerseniz Cheddar Soslu Tavuk & Patates anında kapınızda!

Tarım ve Turizm Aynı Projede Buluştu, “Mısır Labirenti”

Tarım ve Turizm Aynı Projede Buluştu, “Mısır Labirenti”

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, İstanbul Kalkınma Ajansı, Şile Kaymakamlığı ve TÜRSAB tarafından desteklenen tarım ve turizm projesi Corn Maze (Mısır Labirenti) açılış için gün sayıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Türkiye’de 2 milyon hektar tarım alanının atıl durumda olduğuna dikkat çekilerek bu toprakların tarıma kazandırılması halinde yıllık ortalama 13 milyar liralık bir gelir artışı sağlanabileceği belirtilmişti. TÜİK ve SGK verilerine göre ise Türkiye’de tarım arazileri ve çiftçi sayısı azalıyor. Hâlâ çiftçilik yapmaya devam edenler de iklim değişiminin etkileri ve yüksek üretim maliyetleriyle karşı karşıya. Türkiye’deki tarım alanları 1990 yılında 28 milyon hektarken, son 30 yılda yaklaşık 5 milyon hektarlık bir erimeyle 23 milyon hektara kadar geriledi. 2000 yılında tarımdan geçimini sağlayan kişi sayısı 8 milyon kişi iken bu rakam günümüzde yarı yarıya azalarak 4 milyona kadar düştü.

Tarım ve Orman Bakanlığı atıl arazilerin tarım ve ekonomiye kazandırılması ve tarımı teşvik amacıyla geliştirilen projeleri destekliyor. Bu kapsamda alternatif uygulamalardan en yeni ve ilgi uyandıranlarından birisi olan “Mısır Labirenti” Türkiye’de ilk defa hayata geçiriliyor. Ağva’da yaklaşık 100 dönüm araziye sahip etkinlik alanında mısır bitkisi ekilerek dev bir canlı labirent oluşturuluyor. Avrupa’nın en büyük mısır labirentinin bulunduğu panayır, 21 Ağustos 2021 tarihinde kapılarını açacak ve ürünlerin toplanacağı Kasım ayının ortasına kadar ziyaret edilebilecek.

Bu dev panayır, mısır labirenti, yeme-içme alanları, balkabağı yemek workshopları, çocuk oyun ve gezi parkurları, gençler için korku labirenti, müzik grupları ve düzenlenecek özel etkinliklerle her yaştan ziyaretçi için eğlenceli ve özgün bir deneyim…

Şampiyonada ilk kadın dümenci

Şampiyonada ilk kadın dümenci

Nevra Eker Güryel, bu sayede J/70 Dünya Şampiyonası’na katılacak olan ilk Türk kadın dümenci de olacak.

Türk yelkenciliğinin gelişimine katkıda bulunan Eker Süt Ürünleri, bir kez daha uluslararası bir yarışta ülkemizi temsil edecek. 7-15 Ağustos 2021 tarihleri arasında Amerika’nın Kaliforniya Eyaleti’nde gerçekleştirilecek J/70 Dünya Şampiyonası’na katılacak olan Eker Yelken Takımı’nın dümencisi ise, Eker Süt Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker Güryel olacak.

Yarışa katılacak tek Türk takımı olan Eker’in yarıştaki en önemli hedefi ise Corinthian sınıfında kürsü gören ilk Türk takımı olma onurunu elde etmek olacak.

Daha önce katıldığı J / 70 Midwinter Şampiyonası’nda Corinthian Sınıfı birincisi olan Eker Yelken Takımı, J / 70 Dünya Şampiyonası’na ise Nevra Eker Güryel’in liderliğinde hazırlanıyor.

Pek çok önemli yarışta Eker kadın çalışanlarının yer aldığı Efsane Ladies‘in dümenciliğini yapan Nevra Eker Güryel, böylece uluslararası bir yarış deneyimi kazanacak.

Frambuazlı tulumba

Frambuazlı tulumba

Osmanlı Tulumbacısı yeni tulumba tatlısı “Frambuazlı Tulumba” tatlı severlerin karşısında.

Ostu Gıda, Balkan kültüründen mutfağımıza giren tulumbayı geleneksel reçetesine sadık kalarak ve günümüz damak tadına hitap ederek üretmeye devam ediyor.

Osmanlı Tulumbacısı, tulumbanın en renkli, en hafif hali “frambuazlı tulumba” ise içeriğindeki meyve özleriyle adeta lezzet şöleni yaşatıyor.

Osmanlı sarayının nadide tatlısı tulumbayı yaptığı çok uzun çalışmalar sonunda glikoz ve hiçbir katkı maddesi kullanmadan yeni, eşsiz ve keyifli birer lezzet lokmalarına dönüştürüyor.

Van Gogh sofra koleksiyonu

Van Gogh sofra koleksiyonu

Bella Maison, modern resim tarihinde önemli bir yere sahip olan dünyaca ünlü ressam Van Gogh’un eserlerinden ilham alan bir koleksiyon hazırladı.

Dekorasyon alanındaki trendleri yorumlayarak özgün tasarımlar sunan Bella Maison, lisanslı ürünler kategorisinde de önemli adımlar atıyor. Müşterilerine yeni tasarım deneyimleri yaşatmak isteyen Bella Maison, dünyaca ünlü Hollandalı ressam Vincent Van Gogh’dan ilham alarak tasarlanan özel ürünlerle koleksiyonunu zenginleştiriyor.

Sanat tarihinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilen Van Gogh’un unutulmaz eserleri, Bella Maison’un özel koleksiyonuyla yeniden karşımıza çıkıyor. Yarattığı duygular ve sunduğu deneyimle bir koleksiyondan fazlası olan Bella Maison Van Gogh Koleksiyonu, ünlü ressamın büyülü fırça darbelerini yaşam alanlarımızda hissetmemizi sağlıyor.

Tabaklar normal seramikten daha dayanıklı “stoneware” malzeme ile yapıldı

Bella Maison Van Gogh Koleksiyonu’nda; meşrubat bardağı seçenekleri, yemek tabağı, pasta tabağı, servis tabağı, kase, küçük kayık tabak, peynir tabağı ve reçellik bulunuyor. Koleksiyonda yer alan tabaklar, normal seramikten çok daha dayanıklı bir malzeme olan “stoneware” malzeme ile yapıldığından daha uzun ömürlü bir kullanım sağlıyor. Tabaklar bulaşık makinesinde yıkanabildiği gibi fırın ve mikrodalgaya da atılabiliyor. Bella Maison, titizlikle tasarlanan tabaklar için desen garantisi de veriyor. Kullanıcılar koleksiyonun özel parçaları olarak dikkat çeken bardakları da bulaşık makinesinde sorunsuz bir şekilde yıkayabiliyor.

Bella Maison’un, ihtiyaca ve zevke dayalı alışveriş keyfi için geliştirdiği “Mix and Match” konsepti Van Gogh Koleksiyonu’nda da uygulanabiliyor. Müşteriler, bu özel koleksiyonda bulunan her ürünü tekli olarak alabildiği gibi “Mix and Match” konseptiyle kendi takımlarını yaratma imkânına da sahip oluyor.

Beltur’da olimpiyat lezzetleri

Beltur’da olimpiyat lezzetleri

İBB’nin 2036 Olimpiyat Oyunları’nı İstanbul’da gerçekleştirme hedefinin ardından BELTUR, özel temalı bir ürününü menüsüne ekledi.

Oyunların simgelerinden esinlenerek hazırlanan “OlimpİST Burger” adlı ürün İstanbulluların beğenisine sunuldu. Üç mini burger, patates kızartması ve soslardan oluşan üründe, olimpiyatın beş halkasına atfen beş adet de soğan halkası yer alıyor.

“OlimpİST burger”de kırmızı, siyah ve yeşil renkli üç mini burger, patates kızartması ve Olimpiyat Oyunları’nın halkalarına atıf olarak 5 soğan halkası bulunuyor. Üründe ayrıca sos olarak salsa ve avokado sosu da yer alıyor. Mini burgerlerin üstüne takılan kürdanlarda ise “Hedef 2036” yazısı yer alıyor. Ağustos ayı sonuna kadar BELTUR’un Müze Gazhane ve Pendik Burger şubelerinde satışa sunulacak.

OlimpİST burger’de yer alan mini burgerlerin malzemeleri ise şöyle: Kırmızı Mini Burger’de Meksika püresi, kıvırcık, domates, salatalık turşusu, köfte ve cheddar sos; Siyah Mini Burger’de soğan reçeli, kıvırcık, domates, salatalık turlusu, köfte; Yeşil Mini Burger’de ise lütenitsa sos, kıvırcık, domates, salatalık turşusu, köfte ve yarım taze kaşar.

Caz akşamları devam ediyor

Caz akşamları devam ediyor

Next Level AVM, Teras Konserleri’ne Zeynep Burcu Altınel ve Murat Deryaoğlu ile devam ediyor.

Caz konserlerinin ilkini büyük ilgi gören Terry Jorrys & Coverangers ile gerçekleştiren AVM, bu kez de ziyaretçilerine Zeynep Burcu Altınel ve Murat Deryaoğlu ile müzik ziyafeti yaşatacak. Açık havada salgın önlemleri kapsamında gerçekleşecek olan konser, Ankaralılara keyifli bir yaz akşamı yaşatırken, birbirinden güzel şarkılarla kulağının pasını silecek.

30 Temmuz Cuma günü saat 20.00’da başlayacak olan konser, Başkentlileri müzik ve eğlenceye doyuracak.

Tat Gıda’dan dijital tarla

Tat Gıda’dan dijital tarla

Tat Gıda, domates tarımında çiftçi gelişimi, iletişimi ve tarımda dijitalleşmeyi kapsayan “Domatesin Önderleri” projesi kapsamında her yıl düzenlediği “Dijital Tarla Günü”nün 4.sünü gerçekleştirdi.

Akıllı tarım teknolojileri, zirai girdiler ve benzeri çözümler sunan çözüm ortaklarının yanı sıra çiftçilerin de katıldığı etkinlik büyük ilgi gördü.

Tat Gıda, çiftçi ile iletişimin artırılması ve çiftçinin gelişiminin desteklenmesi konularında çözümler üreten uygulamaları hayata geçirerek sektöre öncülük etmeye devam ediyor. “Domatesin Önderleri Programı” kapsamında bu yıl dördüncüsü gerçekleşen Dijital Tarla Günü’nde, Tat Gıda ve çözüm ortakları dijital tarım alanında yapılan uygulamaları paylaştı. Etkinliğe katılan alanında uzman firmalar, çiftçilere drone ile tarla kontrolü, uydu ve görüntü işleme teknolojileri ile bitki sağlığı takibi, akıllı sulama teknikleri, otomatik dümenleme, tarımsal iklim ve erken uyarı istasyonları, dijital toprak analizi cihazları, kameralı feromon tuzaklarla zararlı takibi ve uydudan domates ekim alanı tespiti ve rekolte tahminleme gibi çözüm ve teknolojilerle ilgili bilgiler verdi.

Domatesin Önderleri

Tat Gıda’nın beş yıldır devam eden “Domatesin Önderleri” projesiyle çiftçi gelişimi ve iletişimine verdiği önemi ve dijital tarım konusunda yapılan öncü çalışmaları vurgulayan Tat Gıda İşletme Direktörü Ali Onur yaptığı konuşmasında; “Tat Gıda olarak ülkemizdeki tarımı uluslararası standartlara yükseltmek ve bunu sürdürülebilir kılmak için faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Aynı zamanda yıl içinde belli aralıklarla çiftçilerimizle iletişim halinde kalarak güçlü bağ kuruyor ve bunu her gün daha ileri taşıyoruz. Öncü olmayı hedeflediğimiz bir diğer konu olan dijital tarım konusunda ise gerek bugün olduğu gibi yüz yüze gerekse Tat Lider Çiftçi mobil uygulamamızla çiftçimize dokunuyoruz. Mobil uygulama sayesinde çiftçilerimize önceden bilgilendirmelerde bulunabiliyor, 25 dekar üstü tarlalarının gelişimini ve bitki sağlığını uydu görüntüleri ile analiz ediyor ve ziraat mühendislerimizin yorum ve yönlendirmeleriyle çiftçilerimize ücretsiz bir şekilde uygulama üstünden iletiyoruz. Bugünün konusu olan Dijital Tarla Konsepti ile amacımız; tüm sektörün tarımda dijital dönüşüm konusunda farkındalığını artırarak çiftçilerle ve çözüm sağlayıcıları bir araya getirmek” dedi.

Pandemi nedeniyle tüm önlemlerin alınarak gerçekleşen Dijital Tarla Günü’nde aynı zamanda katılımcı firmalara plaket takdim edildi.

Argos in Cappadocia’da “Artist in Residance”

Argos in Cappadocia’da “Artist in Residance”

Argos in Cappadocia “Artist in Residance” projesiyle misafirlerinin yaratıcılığına güç, hayal gücüne zenginlik katacak eşşiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

Proje kapsamında 5 Ağustos’ta gerçekleştirilecek Art Goes Argos programın ilk konuğu ise Sudi Etuz’un yaratıcısı Şansım Adalı olacak.

Art Goes Argos programının ilk konuğu ise Sudi Etuz’un yaratıcısı Şansım Adalı olacak. İlham verici bir yolculuğa çıkaracak “Artist in Residence” programı pek çok farklı konuğuyla yıl boyunca devam edecek.

Argos in Cappadocia “Artist in Residence” ile misafirlerine; zengin bir tarih, eşşiz güzellikte manzaralar, yöresel ürünler ve geleneksel tariflerle hazırlanan menüler, otantik dekorasyonla buluşan mimarinin yanı sıra sanatla zenginleştirilmiş bir konaklama deneyimi sunuyor.

Yaratıcılığı özgür bırakacak ilham verici bu hikayenin bir parçası olmak, her sabah yeni bir rüyaya uyanmak ve eşsiz anılar biriktirmek isteyenler Argos in Cappadocia’da yerlerini şimdiden ayırtabilir.

Sağlıklı beslenme alışkanlığı takıntılı bir davranışa dönüşmemeli

Sağlıklı beslenme alışkanlığı takıntılı bir davranışa dönüşmemeli

Günümüzde sağlıklı beslenme konularının popülerlik kazanmasıyla ortaya çıkan alışkanlıklar kişilerde takıntılı biçimde bir beslenme alışkanlığına yol açabiliyor. Sabri Ülker Vakfı’nın derlediği bilgilere göre “Ortoreksiya Nervoza” olarak geçen sağlıklı beslenme takıntısı ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlara yol açabiliyor.

Besin tüketiminin normal olmayan boyutlarda artışı veya azalması, dış görünüşle ilgili memnuniyet duygusu, yeme davranışı ve vücut ağırlığı ile ilgili aşırı endişeli durumlar, zamanla bedensel ve psikososyal boyutlarda yeme bozukluklarını ortaya çıkarabiliyor. Yemek yemek insanların olağan biyolojik faaliyetlerinden biriyken, bireyler baskı, sıkıntı, depresyon, üzüntü, neşe veya öfke gibi durumlarda gerekenden daha fazla besin tüketebiliyor. Gerçekleşen bu durum bireyin biyolojik gereksiniminden değil psikolojik durumundan kaynak aldığı düşünülüyor. Gerekenden çok daha az yeme alışkanlığını ise doğru olmayan ancak içselleştirilen güzellik algısı tetikliyor. Toplumlarda yer alan doğru olarak bilinen yanlış beslenme alışkanlıkları uzun vadede birçok sağlık soruna yol açabiliyor. Günümüzde sağlıklı beslenme takıntısı olarak bilinen “Ortoreksiya Nervoza” (ON) da bu durumun bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Sağlıklı Beslenme Takıntısı (Ortoreksiya Nervoza) Nedir?

Ortoreksiya Nervoza, 1997 yılında ilk kez Dr. Steven Bratman tarafından besin ve beslenme ile ilgili kendi deneyimlediği durumu aktarmak amacıyla tanımladığı bir terim olarak karşımıza çıkıyor. Ortoreksiya terimi Latincedeki ‘orthos’ (doğru) ve ‘orexsis’ (açlık) kelimelerinden geliyor. Steven Bratman sağlıklı besinin tüketimi ile ilgili patolojik saplantıyı tanımlayabilmek için Ortoreksiya Nervoza (ON) kavramını kullanıyor.

Ortoreksiya Nervoza Bir Yeme Bozukluğu Mudur?

Henüz yeme bozukları kategorisinde yer almayan Ortoreksiya Nervoza’nın diğer yeme bozukluklarıyla benzerliği dikkat çekicidir. Günümüzde, sağlığı iyileştirmeye yönelik sorunlar dikkate alındığında en önemli kavramlardan birisi sağlıklı beslenmedir. Son yıllarda toplumdaki bireyler arasında Ortoreksiya Nervoza ya da saplantı düzeyinde yüksek duyarlılığa sahip yeme davranış bozuklukları davranışı da artış göstermektedir. Anoreksiya Nervoza ve Bulimiya Nervoza’daki takıntı diyetimizle aldığımız enerji (kalori) ve vücut ağırlığıyla ilgili iken Ortorektik takıntıda, zayıflık ve kilo kaybı yerine saplantı gösteren sağlıklı beslenme takıntısı öne çıkıyor. Bireyin tükettiği besin miktarı ve zayıf bir beden algısı yerine sağlıklı ve işlenmemiş, saf besinleri tüketebilmek ile ilgili saplantı, Ortoreksiya Nervoza’da ön planda yer alıyor.

Ortorektik bireyler, tıpkı obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalar gibi zamanlarının oldukça büyük bir kısmını bireysel olarak oluşturdukları katı kurallar ile geçirdikleri için sosyal ilişkilerinin bu nedenle azalabileceği belirtiliyor. Bireyin sağlıklı beslenmesi normal şartlarda patolojik bir durum değildir. Fakat bu durum takıntı haline geldiğinde ve bireyin hayatının merkezine yerleşerek hayatını diyeti yönetmeye başladığında kişilik ve davranışla ilgili bir bozukluk olarak değerlendirilebileceği bir gerçek.

Sağlıklı beslenme takıntısı sağlıksız bir diyet ile beslenmeye neden olabilir!

Ortorektik bireyler sağlıklı bir diyet ve mükemmele ulaşmak adına diyetlerinden eledikleri besinler nedeniyle zaman içerisinde diyetin besin çeşitliliğinin azalmasına neden olarak vitamin, mineral ve diğer besin ögeleri yönünden yetersizlik yaşamaya başlayabilirler.