Yazılar

Unutulmaz Sevgililer Günü’nün adresi Hilton Istanbul Bakırköy

Unutulmaz Sevgililer Günü’nün adresi Hilton Istanbul Bakırköy

Hilton Istanbul Bakırköy 14 Şubat Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak için misafirlerini benzersiz program ile karşılıyor.

Sevgililer Günü’ne özel Makri Restaurant’ın canlı müzik eşliğinde sunulan özenle hazırlanmış bir menü hazırladı.

Makri Restaurant şeflerinin romantik geceye özel hazırladıkları Sevgililer Günü menüsünde havyar, somon ve bıldırcın yumurtası ile başlangıç, ıspanaklı kiş ile ara sıcak, dana lokum ile ana yemek ve finalde de tatlı olarak Sevgililer Günü pastası yer alıyor.

Hilton İstanbul Bakırköy muhteşem ambiyansı ve tarihi yarımada manzarasıyla bu unutulmaz gecede sizi bulutların üzerinde hissettirecek anları yaşatacak…

Lifelong Spa’da Sevgililer Günü için çiftlere özel tüm masajlarda %40 indirim uygulanacak. Hilton İstanbul Bakırköy misafirleri ayrıca VIP Suit Masaj odasında bulunan hamam, sauna ve jakuzi kullanımı, kese köpük, masaj ve sürpriz ikramlarla dolu bir gün geçirmek için  %30 indirimden de yararlanabilecekler.

Boğaz manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

Boğaz manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

CVK Park Bosphorus Hotel Istanbul, Sevgililer Günü’ne özel birbirinden farklı kutlama alternatifleriyle tüm çiftleri aşklarını tazelemeye davet ediyor.

Eşsiz boğaz manzaralı odalarının yanı sıra, canlı müzik performansları ve spa kullanım alanlarına özel indirimleriyle fark yaratan CVK Park Bosphorus Hotel, unutulmaz bir Sevgililer Günü vaat ediyor.

İstanbul’un ruhunu yaşatan Izaka Terrace, 14 Şubat’ta size ve sevgilinize unutamayacağınız bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Sevgililer Günü’nde Izaka Terrace’ı tercih eden çiftleri eşsiz lezzetlerden oluşan A la carte menüsünün yanı sıra Solanch De La Rosa’nın canlı performansı ile romantik ve eğlenceli bir gece bekliyor.

İstanbul’un en büyük Spa merkezi olan Safira Spa&Fitness’ta romantik çift masajının keyfini çıkarabilirler. Yüzde 25 indirime sahip Bali ve Aromaterapi çift masajları ve VIP oda kullanımı sunuyor.

Efsane Damak’tan yeni reklam filmi geldi

Efsane Damak’tan yeni reklam filmi geldi

Çikolata ile fıstığın efsanevi aşkı Damak, 90’ıncı yılını geride bırakırken yepyeni bir reklam kampanyasıyla çikolata severlerin karşısına çıkıyor.

Reklam filminde, Damak’ın nesiller boyu değişmeyen lezzetiyle ilk görüşte ve ilk dokunuşta yarattığı heyecanın ortaya çıkardığı mutluluk vurgulanırken, tüketicilere beklenmedik zamanlarda hem kendilerine hem de sevdiklerine sunacakları “bi’ Damak güzellik” anları için ilham olunması amaçlanıyor.

Reklam Künye:

Reklam veren: Nestlé Damak

Reklam veren marka ekibi: Gizem Kartal Sükan, Nareg İşler, Burak Çelik, Ece Güven, Fulya Özsöz

Kreatif Ajans: Dentsu Creative

Kreatif Direktör: Semih Altıner

Kreatif Ekip: Salih Can Akalın, Kerim Orhan, Bahadır Öztürk, Gülce Üzün

Strateji Direktörü: Tuna Öngü

Müşteri İlişkileri Direktörü: Eldem Çulpan

Müşteri İlişkileri: Seren Koyuncu, Mehmet Ali Bahçeli, Anıl Demirci, Faruk Ege Çulpan

Ajans Prodüktörü: Eda Kof

Prodüksiyon Şirketi: Panda Film

Yönetmen: Hakan Kemiksiz

Reklamveren Prodüktorü: Hilal Erdebil

Müzik: Kerem Doğrar

Medya Ajansı: Dentsu Türkiye

Pınar Süt 50 yıldır süt üreticilerini destekliyor

Pınar Süt 50 yıldır süt üreticilerini destekliyor

Pınar Süt, 1973 yılından bu yana süt çiftçiliğini destekleyerek Türkiye’yi sağlıklı, güvenilir süt ve süt ürünleriyle buluşturmaya devam ediyor. Süt sektörünün lider markası olarak İzmir’den sonra Eskişehir ve Şanlıurfa yatırımları ise Anadolu’nun ve hatta Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişiminde önemli rol oynuyor.  Pınar Süt, 20 binden fazla süt üreticisiyle çalışarak günlük 3 milyon litre çiğ süt işliyor.  Süt hayvancılığının sürdürülebilir bir şekilde gelişmesine destek olan Pınar Süt, bulunduğu bölgelerdeki süt üretimine canlılık kazandırırken, aynı zamanda et ve yem ticaretinin gelişimine de katkı sağlıyor.

Pınar Süt’ün gıda güvenliği, kalite, hayvan sağlığı ve beslemesindeki uzmanlığı, inovasyon ve yenilikçiliğe verdiği önem ile 50 yıldır sektörün lideri olduğunu belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, “Üreticilerimiz, tedarikçilerimiz, bayilerimiz ve çalışanlarımızla birlikte 500 bin kişilik bir ekosisteme sahibiz. Sağlıklı ve mutlu nesiller için tüm dünyaya karşı sorumluğumuzun bilincinde olarak, çalışmalarımızı toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilen, bilim temelli, kalite odaklı iş anlayışı ile belirlediği iş hedefleri doğrultusunda yürütüyoruz. Bu çalışmalar arasında üreticilerimizi desteklemek ve çiğ sütün kalitesini artırmak için gerçekleştirdiğimiz “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesiyle birlikte genç çiftçilerin sürdürülebilir tarım ve kırsal yaşam beklentilerini anlamayı ve sürdürülebilir tarımda yer almasını teşvik etmek amacıyla   “Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişimi Programı”nı hayata geçirdik. Bizler için en önemlisi, genç çiftçileri süt üreticiliğini devam ettirmek için ikna edip tarımı sürdürülebilir kılmak. Özellikle son yıllarda tarım sektöründe yaş ortalaması yükseliyor.

Yapılan araştırmalar, üreticilerin yarıdan fazlasının 50 yaşın üzerinde olduğunu gösteriyor. Sektörün yenilenmesi, teknolojinin süreçlere daha fazla dahil edilmesi, farklı görüş açılarıyla zenginleşmesi için süt sektörünün genç üreticilere ihtiyacı var. Tarımın geleceği için sürdürebilirlik çok önemli. Bu yolda başlattığımız Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişimi Programı ile gördük ki genç çiftçiler, üretim ve karar verme mekanizmalarında daha çok yer almak istiyor. Bunun için de Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde projemizle gerçekleştirdiğimiz eğitimlere katılıyorlar. Pınar Süt olarak 1973 yılında başladığımız çiftçi eğitimlerimizi 8 yıldır Pınar Enstitüsü çatısı altında devam ettiriyoruz. Pınar Enstitüsü “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesiyle şimdiye kadar 14 farklı ilde 8 binin üzerinde üreticiye hayvan sağlığı, hayvan besleme ve hijyen eğitimleri verdik. Süt sektöründe Türkiye’nin öncü markası olarak, ülkemizdeki süt üretimini ve bölgesel kalkınmayı destekleyerek geliştirdiğimiz için gurur duyuyoruz.” dedi.

Eğlenceye farklı bir soluk “CUBA 42”

Eğlenceye farklı bir soluk “CUBA 42”

İstanbul’un kalbi Maslak’ta, Cuba esintili dekorasyonu, Güney ve Latin mutfağından esinlenmiş egzotik mutfağı ile Cuba 42 kapılarını açtı.

1 Şubat Çarşamba caz, funk, soul ve kendi parçalarından oluşan repertuarı ile sahnede sihir yaratan Ceyda Köybaşıoğlu’nu ağırlıyor…

İnteraktif sahne show’u ile konuklarını şaşırtan, dans ettiren, eğlendiren, sahnedeki müzik serüveninde geçmişten günümüze parçalarla heyecanlandıran ödüllü sanatçı Ceyda Köybaşıoğlu’nu hem bass çalarken hem de şarkı söylerken, seyirciler arasında dans ederken, her an, her umulmadık performansta görebilirsiniz.

CUBA 42

42 Maslak’ta hizmet veren Cuba 42;  Pazar günleri hariç her gün 12:00 – 00:00 saatleri arasında, Güney ve Latin Amerika esintili egzotik tapaslar, josper fırından muhteşem lezzetler ile öğlen ve akşam servisinde lezzet, müzik ve dans tutkunu müdavimlerini ağırlıyor.

Adres; Maslak, Ahi Evran Cd. No:6, 34485 Sarıyer/İstanbul

Telefon; 0536 494 14 84

Ameliyatsız mide küçültme vücuda sağlık ve form veriyor

Ameliyatsız mide küçültme vücuda sağlık ve form veriyor

 Çağımızın hastalığı obezite, günümüzde tüm dünyada en ciddi sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Son yıllarda sıklığı artan obezitenin artış trendinde olduğu ve hızla yaygınlaşmaya devam edeceği öngörülüyor. Yapılan çalışmalar ülkemizdeki obezite sıklığının %33 olduğunu, yani artık her 3 kişiden birinin obez olduğunu gösteriyor. Türkiye obezite görülme sıklığı konusunda Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Günümüzde obezite tedavisi ameliyatsız bir şekilde, teknolojik bir yöntemle ağızdan mideye girilerek tamamen endoskopik olan ve kesi yapılmaksızın uygulanan mide küçültme yöntemiyle yapılabiliyor. Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yaşar Çolak, endoskopik mide küçültme işlemi hakkında bilgi verdi.

Pause Dergi

Prof. Dr. Yaşar Çolak

Obezite birçok hastalığı beraberinde getiriyor

Obezite sadece dış görünüş kaygısı ve estetik bir problem değildir, birçok kronik sağlık sorununu beraberinde getirmektedir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği karaciğer yağlanması, bel fıtığı, diz ve eklem şikayetleri, kalp damar hastalıkları, kalp krizi ve birçok kanserle de yakından ilişkilidir. Obezite özellikle kadınlarda; meme, rahim ve yumurtalık kanserleri, erkeklerde; mide ve kolon kanseri gibi kanserleri gibi aslında en sık görülen kanserleri tetiklemektedir. Ayrıca karaciğer, pankreas ve böbrek kanseri sıklığında da ciddi artışlara neden olmaktadır. Obez kişiler normal kilodaki insanlara göre hem kalp damar hastalıkları hem de kanserler nedeni ile daha erken yaşlarda hayatlarını kaybedebilmektedir.

Endoskopik mide küçültme işlemi avantajları ile öne çıkıyor

Son yıllarda obezite tedavisinde obezite ameliyatlarına ek olarak alternatif, modern endoskopik yöntemler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemler içinde en öne çıkan uygulama ise endoskopik mide küçültme yöntemidir. Endoskopik mide küçültme; herhangi bir kesi yapılmadan, endoskopi işlemindeki gibi ağız boşluğundan mideye ulaşılıp, midenin içinden dikişler atılarak midenin küçültüldüğü bir işlemdir. Karından herhangi bir kesi yapılmamakta ve midenin herhangi bir kısmı kesilip çıkartılmamaktadır. Bu da işlemin hem risklerini minimuma indirmekte hem de çok hızlı bir iyileşme dönemi avantajlarını sunmaktadır. Endoskopik mide küçültme işlemi için 2 kriter bulunmaktadır. Bunlardan biri Vücut Kitle İndeksi’nin (VKİ) 30’un üzerinde olması, diğeri de kişinin doğal yolları denemiş ve kilo verememiş olmasıdır. Öncelikle kişi obezite hastası olarak tanımlanmış olmalıdır. Boya göre kilonun oranını gösteren VKİ, 30’un üstünde olmalıdır. Bu oranın normal değeri 25’in altıdır. VKİ’nin 25-30 olduğu grup; kilolu, 30’un üstü olduğu grup ise obez olarak adlandırılmaktadır.  İkinci kriter ise kişinin en az 6 ay boyunca diyet yapması, fiziksel aktiviteyi artırması ve spor yapmasına rağmen yeterli kilo verememesi ya da kilo verip, kilolarını tekrar alması yani doğal yöntemlerle kilo kaybı sağlayamamasıdır.

Hastalar günlük hayatlarına hızlıca dönebiliyor

Obez kişilerde mide hacmi 1500-2500 mililitre kadardır. Endoskopik mide küçülteme operasyonuyla bu hacim 300 mililitreye kadar indirilebilmektedir. Operasyondan 1 hafta kadar önce bir kontrol endoskopisi yapılması gerekmektedir. Buradaki amaç, midenin içine atılacak dikişlere engel teşkil edecek gastrit, ülser ve tümör gibi hastalıkların varlığını belirleyebilmek ve işlemden önce tedavi etmektir. Yine işlemden 1 hafta kadar önce mide koruyucu ilaç kullanılması önerilmektedir. Operasyon günü ise hasta aç gelmelidir. Endoskopik mide küçültme işlemi sonrasında hasta 1 gece hastanede kalır, ertesi gün ise taburcu olmaktadır. Hastanede kalış sadece kontrol amaçlıdır, hastaların daha konforlu bir gece geçirmeleri içindir. Operasyon sonrasında hasta 2 gün içinde normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

Mide herhangi bir kısmı çıkarılmadan küçültülüyor

Endoskopik mide küçültme işlemi genel anestezi altında yapılmakta olup, uygulama yaklaşık 1,5 saat sürmektedir. Özel donanımlı, ucunda dikiş seti olan endoskopik bir cihazla ağız boşluğundan midenin içine girilip midenin içinden tam kat dikişler atılarak midenin hacmi küçültülmektedir. Endoskopik mide küçültme işlemi, obezite cerrahisinde karşılaşılabilecek risklerin minimuma indirmesiyle avantaj sağlamaktadır. Endoskopik mide küçültme işleminde midenin herhangi bir kısmı çıkarılmaz, mide kendi içine dikilerek küçültülmektedir. Dikilen alanlar ise büzüşük bir halde kalmaya devam etmektedir. Midenin herhangi bir kısmının çıkarılmamış olması başka bir avantaj daha sağlamaktadır. O da obezite ameliyatları sonrasında görülebilen vitamin ve demir eksikliklerinin yaşanmamasıdır. Endoskopik mide küçültme işleminden sonra hasta vitamin ya da demir takviyesi kullanmak durumunda kalmamaktadır. İyileşme süresinin daha hızlı olması diğer bir avantajıdır.

Güvenli ve yan etkisi çok düşük bir işlemdir

Konusunda uzman hekimler tarafında yapılması gereken endoskopik mide küçültme işlemi ehil ellerde oldukça güvenlidir. Yapılan çalışmalarda ciddi bir yan etkisinin olmadığı kanıtlanmıştır. Dünya ölçeğindeki büyük sağlık otoriteleri, Amerikan Sağlık Dairesi (FDA) tarafından da onaylanmış bir işlemdir. İşlemden sonra bir diyetisyen kontrolünde hastalar belirli aralıklarla düzenli olarak takip edilmektedir. İşlemden sonraki ilk 1 hafta sıvı bir diyetle beslenilmesi önerilmektedir. 2. hafta püre tarzında daha yumuşak gıdalara, 3. hafta ise normal gıdalara kademeli olarak geçilmesi sağlanmaktadır. Endoskopik mide küçültme işleminden sonra yaklaşık yüzde 20- 30 civarında kilo kaybı olması beklenmektedir. Kişi endoskopik mide küçültme işlemi sonrası kısa sürede iş ve sosyal yaşamına dönebilmekte, hızlıca kilo vererek obezitenin olumsuz etkilerinden kurtulmakta ve ideal formuna kavuşabilmektedir.

Cengiz İmren’den ömürlük imza

Cengiz İmren’den ömürlük imza

Yaptığı şarkı ve bestelerle adından sıkça söz ettiren Cengiz İmren, yapımcı Hayrettin Güneş ile Grand Müzik çatısı altında buluştu.

Bugüne kadar müzik piyasasına sunduğu tüm şarkılarının hakkını ömür boyu sürecek bir anlaşmayla yapımcı Hayrettin Güneş’e teslim etti. Konu hakkında konuşan İmren, ”Kimsenin cesaret edemediğini yaptım. Ömürlük bir imza attım. Bugüne kadar ne kadar şarkım varsa hepsinin haklarını verdim. Bir çok sanatçı arkadaşım şuan benden eski şarkılarımın yanı sıra, yeni şarkı da istiyor. Artık benden şarkı istemelerine gerek yok. Eski ve yeni şarkılarım için bundan sonra tek yetkili adres Grand Müzik olacak dedi.”

Mustafa Ceceli imzalı ilk düet

Bugüne kadar bir çok ünlü sanatçıya şarkı veren Cengiz İmren, müzik kariyerinde de bir ilke imza atacak. Kendisine bir çok ünlü isimden düet teklifi geldiğini ama sıcak bakmadığını söyleyen İmren, bu kuralını da bozacak. Sesini, yaptığı işleri beğendiğim ve gelecek gördüğüm dediği Mustafa Yılmaz ile düet yapıp kamera karşısına da geçecek. İkilinin düet çalışması düzenlemeleri ve aranjesiyle Mustafa Ceceli imzası taşıyacak.

Barış Demirel, Kayra “Özlesem de Birini”

Barış Demirel, Kayra “Özlesem de Birini”

Barış Demirel’in yerli rap sahnesinin önemli isimlerinden Kayra ile iş birliği yaptığı “Özlesem de Birini” 24 Şubat’ta Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlanacak “Bi’ Aralar İyiydim” isimli albümünden önceki son single olma özelliğini taşıyor. Yakın coğrafyamızın seslerinden çokça etkilenen Barış Demirel, trompet, pop, hip hop ve dub ekseninde dinleyicilerine orijinal bir tecrübe sunuyor.

“Özlesem de Birini”nin, prodüktörlüğünü ise Da Poet ve Barış Demirel birlikte üstleniyor.

Twister Dürüm “Al Geldi”

Twister Dürüm “Al Geldi”

KFC’nin imza ürünlerinden Twister Dürüm’ü Doritos iş birliği yeni reklam filminde “Al Geldi” anlarına da yeni bir boyut kazandırıyor.

KFC Türkiye, Doritos iş birliğiyle geliştirdiği imza ürünü Twister ile lezzeti zirveye taşıyor. Taptaze KFC tavuklarının Doritos’un özgün baharatlarıyla buluştuğu Doritos Twister, yepyeni ferah yoğurt sosuyla birleşince eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

KFC Türkiye’nin yeni kampanyasında günlük hazırlanan taptaze KFC tavukları ve yeni Doritos Twister’ın iştah kabartan lezzeti baş rolde. Geçtiğimiz Eylül ayında tüketici içgörülerinden yola çıkarak aniden gelen KFC yeme isteklerini konu alan “Al Geldi” kampanyasının devamını, bu kez reklam filmi klişelerini mizahi bir dille ele alırken görüyoruz.

İki ayrı filmden oluşan reklam kampanyası TV ve dijital platformlarda yayına girerken, radyo ve yenilikçi açık hava kullanımlarıyla da destekleniyor.

KÜNYE

Reklam Veren: KFC Türkiye (İŞ Gıda)

CMO: Özkan Özyavuz

Pazarlama Müdürü: Aslı Gazioğlu

Dijital Pazarlama Müdürü: Halil Söyler

Kıdemli Marka Uzmanı: Ayşenur Demir

Dijital Pazarlama Kıdemli Uzmanı: Anıl Güneş

Pazarlama Uzmanı: Almira Sepet

Dijital Pazarlama Uzmanı: Alihan Balkan

Reklam Ajansı: BLAB İstanbul

Yapım Şirketi: HANN Yapım

Yapımcı: Soydan Soysal

Oyuncular: Dilek Hasırcıoğlu, Berk Aliyi, Orkan Akdoğan, Buğrahan Çağlar, Beyza Elçin, Zeynep Şahin, Pelin Ünlü, Yasemin Akçay

Seslendiren: Serkan Keskin

Yönetmen: Duygu Güzelmeriç

Görüntü Yönetmeni: Alp Korfalı

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik: 3K1A

Medya Planlama Ajansı: Carat

PR Ajansı: Golin İstanbul

Öğretmenler “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde buluştu

Öğretmenler “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde buluştu

Küratörlüğünü Zeynep Öztürk’ün üstlendiği, 55 görsel sanatlar öğretmeni “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergide buluştu.

Dolmabahçe Sanat Galerisi, 25 Ocak Çarşamba günü açılan yeni bir karma sergiyle sanatseverleri bir araya getirdi.

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim – İş Öğretmenliği Bölümünden mezun olmuş ve şu an kutsal bir meslek olan “Öğretmenlik” ile binlerce öğrenciye dokunan 55 görsel sanatlar öğretmeninin yolu bu kez de “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde kesişiyor. Sergiye katılan öğretmenler eserleriyle, sanatın büyüleyici ve bütünleyici yönünü ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergi 5 Şubat’a kadar Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.