Yazılar

Korona bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinler tüketin

Korona bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinler tüketin

Koronavirüs hepimizin hayatını çok etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor. Vaka sayıları ve ölüm sayısının artmasıyla herkese endişe yaratıyor. Koronavirüse yakalanma riskimiz de şu günlerde çok yüksek görünüyor. Besin Alerjisi Derneği üyesi Alerji Diyetisyeni Ecem Tuğba Özkan, koronavirüse karşı bağışıklığımızı yükseltmek için nasıl beslenmemiz gerektiğini çok detaylı bir şekilde anlattı.

Koronavirüsünden korunmak ve hasta olduktan sonra iyileşebilmek için etkisi netleşmiş mucize bir besin yoktur. Ancak yapılan çalışmalar sonucunda bağışıklık sistemi güçlü bireylerde hastalık riskinin düşük olduğu görülmüştür.

Doğru beslenme ve sıvı alımı hayati önem taşır. Dengeli beslenen insanlar, daha güçlü bağışıklık sistemleri, daha düşük kronik hastalık ve bulaşıcı hastalık riski ile daha sağlıklı olma eğilimindedir. Bu yüzden vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, diyet lifi, protein ve antioksidanları almak için her gün çeşitli taze ve işlenmemiş yiyecekler yemelisiniz.

Fazla kilo, obezite, kalp hastalığı, felç, diyabet ve belirli kanser türleri riskinizi önemli ölçüde azaltmak için şeker, yağ ve tuzdan kaçının. Sağlıksız ve dengesiz beslenme, yetersiz uyku, enfeksiyon riskinde artışa ve hastalık sürecinde kişilerin iyileşmesinde gecikmeye neden olmaktadır.

Alerj Diyetisyeni Ecem Tuğba Özkan

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek altın değerinde bazı öneriler;

  • Öğünlerinizde çeşitliliğe önem verin: A, C, D, E, B 2, B 6, B 12 vitaminleri, folik asit ve demir, çinko, bakır gibi eser elementlerin yetersiz alımı  bağışıklık sistemini tehlikeye atar ve kişileri enfeksiyonlara yatkın hale getirir, bunun için her öğün tabaklarda besin çeşitliliği sağlanmalıdır.
  • Besinlerin temizliğine önem verin ve iyi pişmiş olmasına dikkat edin: Koronavirüsün gıdalarla bulaştığına dair bir bulgu olmasa da gıda hazırlama süreçlerinde temizliğin en üst düzeyde sağlanması, et ürünleri başta olmak üzere; pişen tüm yiyecekler iyi pişmiş olarak tüketilmelidir.
  • Yumurta ve süt ürünleri tüketin: Yumurta ve peynir uygun koşullarda saklandığında uzun süre dayanabilen ve kaliteli protein içeren besinlerdir. Vücudun hastalıklara savaşabilmesi için her gün yeterli protein alınması gerekmektedir. Ayrıca probiyotik takviyeli yoğurtlar ve kefir gibi ürünler de bağışıklık sistemini destekleyici etki gösterdikleri için her gün tüketilmeli.
  • Kompleks karbonhidrat içeren gıdalar tercih edin: İyi bir glisemik kontrol, enfeksiyon riskini ve şiddetini azaltmaya yardımcı olur. Bu süreçte kompleks karbonhidrat tüketimi kan şekerindeki dalgalanmalara engel olur, iyi glisemik kontrol, pnömoni olasılığını da azaltır. Basit karbonhidrat olan beyaz undan yapılmış ekmekler  yerine kompkeks karbonhidrat içeren tam tahıllı gıdalarla yapılan ürünler tercih edilmelidir. Örneğin normal ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, mısır ekmeği yerine yulaf ekmeği tercih edilebilir.
  • C vitamini önemli: Narenciye grubu meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için bu meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, salatalara taze limon sıkılmalı.
  • Balık tüketin: Balık, kırmız et ve kümes hayvanlarına kıyasla daha fazla yağ içerebilmesine rağmen genel olarak aynı miktardaki diğer etlerden daha az enerjiye sahip olduğu için tüketiminin artırılması gereken yiyeceklerdendir. Bu sebeple haftada en az 2 gün, mevsimine uygun, yağlı balık tüketilmesi faydalı olacaktır.
  • Zararlı yağlı gıdalardan uzak durun: Yemeklerde doymuş yağlar (örneğin yağlı et, tereyağı, hindistancevizi yağı, krema, peynir, gibi) yerine kalp ve damar sağlığı için koruyucu olan doymamış yağlar (örneğin balık, avokado, fındık, zeytinyağı, soya, kanola, ayçiçeği ve mısır yağı) tüketilmesi faydalı olacaktır.
  • Gıdaları taze tüketin: Önemli vitaminlerin kaybına yol açabileceğinden sebze ve meyveler fazla pişirilmemeli, konserve veya kurutulmuş sebze ve meyve kullanırken, tuz veya şeker eklenmemiş çeşitleri seçilmelidir.
  • Tuzdan kaçının: Hipertansiyon veya böbrek hastalıklarına olumsuz katkı sağlayabileceği için günlük tuz tüketimi 5 g’dan (yaklaşık 1 çay kaşığı) düşük olmalı ve iyotlu tuz kullanılmalıdır
  • Evde yemek yemeyi tercih edin: Diğer insanlarla temas oranınızı azaltmak ve koronovirüse maruz kalma olasılığınızı azaltmak için evde yemek yemeyi tercih edin. Restoranlar, kafeler gibi kalabalık sosyal ortamlarda hijyen her zaman mümkün değildir. Enfekte kişilerden gelen damlacıklar yiyeceklere bulaşabilir.
  • Bol su tüketin: Günde 2-2.5 lt su tüketimi önerilir. Bol su tüketmek fazla zararlı maddelerin vücudumuzdan atılmasına, mineral dengesi ve tansiyon dengesi için faydalı olacaktır.
  • Zerdaçal ve karabiber: Yetişkin yaşta olanlar baharat olarak günde 1 tatlı kaşığı zerdeçal ile beraber karabiber tüketilmesi antioksidan etkilerinden dolayı faydalı olacaktır. Zerdaçal ve karabiber birlikte kullanıldığında daha fazla antioksidan etki göstermektedir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÖRNEK BESLENME PROGRAMI 

 KAHVALTI

Kuşburnu veya ekinezya çayı

Haşlanmış yumurta

Beyaz peynir

Zeytin veya ceviz içi

Avokado

Bol yeşillik, kırmızı veya yeşil biber

Tam buğday ekmek

ÖĞLE

90 g et  (haftada 2 gün balık, 3 gün beyaz, 2 gün kırmızı et)

Haşlanmış, zeytinyağı ilaveli sebze yemeği (brokoli, tatlı patates, karnabahar, havuç)

Bulgur pilavı

Salata (marul, havuç, maydanoz, limon suyu)

İKİNDİ

3-4 yemek kaşığı yulaf

1 su bardağı süt

1 adet meyve (kivi, turunçgiller, nar)

1 avuç içi kadar yağlı tohum, kabak çekirdeği

AKŞAM

Balkabağı çorbası/mercimek çorbası

Kıymalı sebze yemeği (haftada 2 gün kıymalı kurubaklagil yemeği)

4 yemek kaşığı yoğurt (mümkünse probiyotik takviyeli)

Limonlu mevsim salata

Tam buğday ekmeği

Alerj Diyetisyeni Ecem Tuğba Özkan son olarak beslenmemizin düzenli olmasının bizleri koronavirüse karşı daha kuvvetli olmamızı sağlayacağını ve bu nedenle dengeli ve düzenli beslenmenin çok önemli olduğunu belirtti.

Obezite cerrahisinde 6 ay kuralı

Obezite cerrahisinde 6 ay kuralı

Bariatrik cerrahi, kilo kaybında yardımcı olan çeşitli obezite cerrahisi operasyonlarına verilen genel isimdir. Yapılan zayıflama ameliyatları sonrası verilen kilolar ile birlikte vücudun bazı bölgelerinde derilerde sarkmalar oluşur. Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan BabucçuZayıflama ameliyatları sonrası ideal kiloya sabitlendikten sonra vücut şekillendirme ameliyatı olursa en fazla verimi alır” dedi.

Prof. Dr. Orhan Babucçu, vücut şekillendirme ameliyatıyla ilgili şöyle konuştu; “Hastanın kilo vermesinden sonra vücudunda meydana gelen sarkmaların iyileştirilmesinde vücut şekillendirme ameliyatları önemli rol oynamaktadır. Oluşan sarkmaların düzeltilmesine sadece estetik amaçlı bakmamak lazım. Memelerde, karın bölgesinde, kol ve bacak bölgelerinde, kalçada ve sırt bölgesinde oluşan sarkmalar kişinin konforunu önemli ölçüde etkileyen sorunlardır. Birden fazla uygulanabilen operasyonlar ile bu sarkmalar toparlanabilmektedir.”

Obezite ameliyatı sonrası deri neden sarkar?

Kilo verdikten sonra derilerimizin sarkmasının nedeni derinin artık elastikiyetini kaybetmiş olmasıdır. Herhangi bir sebepten dolayı deri genişlerse belirli bir genişleme seviyesini aştıktan sonra o derinin içi boşalsa bile deri eski haline dönemez ve buna sarkma denir.

Sarkmalar en çok hangi bölgelerde görülür? Bunlardan kurtulmak mümkün mü?

Kilo vermeden sonra sarkmalar elbette en fazla kilo alınan yağın en fazla depolandığı alanlarda görülür. Yukarıdan aşağı sayacaksak; gerdan boyun bölgesi, kollar, göğüsler, karın yanlarımız, bacaklar, bacak içleri ve basenleri örnek verebiliriz. Tabii ki bunlardan kurtulmak mümkün, biz buna vücut şekillendirme ameliyatları diyoruz. Bir bütün olarak yaklaşıyoruz. Bunlar sırasıyla yüz ve boyun germe kol germe, meme dikleştirme, karın germe gerekirse yanlara liposuction ve bacak germe ameliyatı olarak sayabiliriz.

Mide ameliyat olduktan ne kadar süre sonra estetik ameliyat olunmalıdır?

Buna bir takvim üzerinden değil aslında baskül üzerinden cevap vermek lazım. Hasta ideal kilosuna indikten sonra 5-6 ay o kiloda kalırsa ondan sonra vücut şekillendirme ameliyatı olursa daha sağlıklı olur. Bu genellikle ameliyat sonrası bir yılı buluyor. Hastanın kilosu ideal kilosunda sabitlendikten sonra ameliyat olursa en fazla verimi alır. 

Bu ameliyatların hepsi aynı anda olabilir mi?

Teorik olarak bu sorunları kombine ameliyat dediğimiz ameliyatlarla yapılan her ameliyatta bir iki bölgeye uygulayarak toplamda 2-3 seansta çözmek mümkün. Bu ameliyatların araları bana göre en az 3-6 ay arası olmalı. Mesela ilk başta göğüs ve karın yapılabilir. Daha sonra kol ve bacak en sonda yüz bölgeleri hedef alınabilir. Ameliyatların sizin sağlığınız açısından belirli bir süreden daha uzun olmaması benim önerimdir. Hem sağlığımız hem görünümümüz estetiğimiz korunsun isterim.

Pandemi döneminde ağız ve diş sağlığının korunması

Pandemi döneminde ağız ve diş sağlığının korunması

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün vücuda ilk olarak ağız ve iletilen bulaştığı bilinmektedir. Virüsün yayılma hızı ve hasar verme oranını azaltmak için ağız hijyeni ve sağlığına geri dönüş, sonuç için girişini sürmek için bir bariyer gerektirir.

Pandemi döneminde ağız bakımı ve hijyeninin tanıtım ile ilgili açıklamalarda bulunan Hospitadent Dental Group Pendik Şubesi Başhekimi Ömer Kadıoğlu, “Hepimizin bu ve rutinimizi değiştirmemiz gereken ve pandemi yeni alışkanlıklarımızıdu Bu yeni alışkanlıkda beden sağlığımızın bir parçası olan ve sağlığımızı korumak için hijyen bunun için mutlaka günde en az iki kez dişler fırçalanmalı, diş fırçasının erişemediği alanlardaki bakteri plağını uzaklaştırmak için diş ipi, ara yüz fırçası veya ağız gargarası kullanımı gibi ek uygulamaları için bunun sıraya girmeden önce ve sonra eller mutlaka etkili bir şekilde yıkanmalıdır “diye konuştu.

Hiçbir sağlık sorunu ertelenmemeli

Ayrıca pandemi planlanmış tedavilerin, bu baskı ihmal edilmemesi ve tamamlanması vurgulayan Hospitadent Dental Group Pendik Şubesi Başhekimi Ömer Kadıoğlu, “Hiçbir sağlık sorunu için ‘tedaviye gerek yoktur’ ya da sonra düzeltme ‘gibi bir bakış açısı değildir. Nedeni istemiyor gibi görünen sorunlar ileride tedavisi daha güç bir hal alabilir. Bu yüzden en doğru yöntemle işin uzmanından görüş almak ve tedavi planlamalarını hazırlamaktır. Ayrıca basit gibi görünen bir sağlık sorunu zamanında tedavi edilmez sonuç verebilmektedir ”dedi.

6 ayda bir diş muayenesi şartı

Diş doktoruna her 6 ayda bir muayene olmak için gitmek hem ağız sağlığınız hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlamakta, hem de iyi gitmeyen bir durum var ise önlem alınmasını sağlamakta, tedavi etmek kolaylaştırmaktadır.

Pandemi sahasında başından beri Sağlık Bakanlığı dersleri takip ettik; Ağız, Diş Sağlığı Kuruluşları ve Sağlık Turizmi Derneği (ADİSSAD) ile ağız ve diş sağlığı sektöründe faaliyet gösteren diş hastaneleri, diş sağlığı, diş polikliniklerine en üst düzeye çıkarılması konusunda kadıoğlu, rekabete girdiklerini ve önerilerde bulundu;

Hastalar randevularına tam zamanında hastane araştırması kişilerle temasını en aza indirilmelidir. Önemli bir başka nokta da randevuya yalnız gidilmesi, bekleme salonunun kalabalıklaşması iltihaplı kişi sayısının artmasına sebep olabilir.

Bazı hastalarımız sadece diş tedavisi için yurt dışından gelmekte, bu durumda 14 gün kuralına uymalı ve toplumdan izole etmelidir.

Azerbaycan’a kimlikle seyahat müjdesi!

Azerbaycan’a kimlikle seyahat müjdesi!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Çok yakında sadece kimlik kartıyla seyahat edilebilecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov arasında imzalanan anlaşmaya göre, yakında Türkiye-Azerbaycan arasında sadece kimlik kartıyla seyahat edilebilecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, imzalanan protokolle Türkiye-Azerbaycan arasında çok yakında sadece kimlik kartıyla seyahat edilebileceğini duyurdu.

İran Ankara uçuşlarına başlıyor

İran Ankara uçuşlarına başlıyor

İran Air, İran Sivil Havacılık Kurumundan gerekli izinleri alarak Ankara’ya haftada bir uçuş gerçekleştirecek.

IRNA’nın haberine göre; İran Havayolları (İran Air) İran Sivil Havacılık Kurumundan gerekli izinleri alarak Ankara’ya haftada bir uçuş gerçekleştirecek.

Korona’nın başlaması ile birlikte dünya genelinde uçuşların azalmasına paralel olarak İran Air’de Ankara uçuşlarını durdurmuştu.

Almanların Noel için seçtiği 20 otel listesinde 8 Türk oteli var

Almanların Noel için seçtiği 20 otel listesinde 8 Türk oteli var

Seyahat teknolojileri ve veri sağlayıcısı Trevotrend, Noel tatili için Almanların online rezervasyon platformlarında en çok aradıkları ve rezervasyon yaptıkları otelleri açıkladı.

Seyahat teknolojileri ve veri tedarik firması Trevotrend, bu yıl ilk kez Noel tatilleri için (21 Aralık 2020 – 12 Ocak 2021 tarih aralığı için) özel bir değerlendirme gerçekleştirdi.

Trevotrend, bu tarih aralığında Noel tatilleri için Almanların en çok rezervasyon yaptığı otellerin listesini paylaştı.

Son dört haftada gerçekleştirilen rezervasyonların baz alınarak hazırlanan listede ilk sırada İspanya otelleri (%34) yer aldı. Onu, Türkiye (%25) ve Mısır otelleri (%12) izledi.

Dördüncü sırada Birleşik Arap Emirlikleri otelleri (%8) yer alırken; onu Maldivler (%6) ve Dominik Cumhuriyeti (%4) izledi.

Almanların tercih ettiği 20 otel

1.Iberostar Selection Fuerteventura Palace / Fuerteventura – İspanya

2.Lopesan Baobab Resort / Büyük Kanarya Adası – İspanya

3.R2 Rio Calma Hotel & Spa / Fuerteventura – İspanya

4.Lopesan Villa Del Conde Resort / Büyük Kanarya Adası – İspanya

5.Delphin Imperial / Türkiye

6.R2 Pajara Beach Hotel / Fuerteventura – İspanya

7.Aquaworld Belek / Türkiye

8.Dana Beach Resort / Mısır

9.Limak Lara de Luxe & Resort / Türkiye

10.Desert Rose Resort / Mısır

11.Lara Barut Collection / Türkiye

12.Side Crown Palace / Türkiye

13.Iberostar Playa Gaviotas / Fuerteventura – İspanya

14.Viva Wyndham Dominicus Beach / Dominik Cumhuriyeti

15.Club Mega Saray / Türkiye

16.Side Star Resort / Türkiye

17.Lemon & Soul Cactus Garden / Fuerteventura – İspanya

18.Side Star Elegance / Türkiye

19.Buganvilla Hotel & Spa / Fuerteventura – İspanya 🇪🇸

20.Kuredu Island Resort & Sangu Water Villas / Maldivler 🇲🇻

Kemer’e 4 adet mavi bayraklı halk plajı daha geliyor

Kemer’e 4 adet mavi bayraklı halk plajı daha geliyor

Mavi Bayrak uygulamasının ilk olarak başladığı turizm destinasyonlarından birisi olan ve her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kemer, Mavi Bayrak Sertifikasyon sistemini daha da geliştirecek.

Kemer Belediyesi, Göynük Halk Plajı, Mustafa Ertuğrul Aker Halk Plajı, Kındıl Halk Plajına ve Mavi Bayrak alınması için başvuruda bulunacak. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Çamyuva sahilinde yapımı gerçekleşecek olan halk plajı da mavi bayraklı olacak.

TÜRÇEV ( Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ) Antalya Mavi Bayrak Koordinatörü Lokman Atasoy, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ile bir araya gelerek, 2021 yılı Mavi Bayrak başvuruları hakkında bilgi verdi. Toplantıya TÜRÇEV Antalya Koordinatör Yardımcısı Ömer Keskin ile Kemer Belediyesi Mavi Bayrak Temsilcileri Halil Öncü ve Serap Minta da katıldı.

Aras Holding’de atama

Aras Holding’de atama

Elif İnci Aras, Aras Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı oldu.

Ortağı olduğu mobilya ve mimarlık firmasıyla 2010 yılında yollarını ayıran Elif Hanım, eğitimin hayatına geri dönmüştü. Bilgi Üniversitesi muhasebe ve denetim yüksek lisanı aldıktan sonra aile şirketi olan Aras Holding’de farklı kademelerde grev alan Elif Hanım Aras Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atandı. Şirketin denetim konularını ve sosyal sorumluluk konularında faaliyetlerini yürütecek.

Şirketten yapılan açıklamada; Aras Holding kurucusu Celal Aras anısına, 2009 yılında kurulan vakfın çatısı altında projeler gerçekleştirecek. Vakıf, Türkiye’nin her bölgesinde sosyal sorumluluk bilincini aşılayıp, sorunlara çözüm getirmeye çalışan, öğrencilere destek sağlayacak.

 

Easyjet Antalya uçuşlarına başladı

Easyjet Antalya uçuşlarına başladı

İngiltere merkezli ucuz havayolu şirketi EasyJet, Antalya uçuşlarına başladı. Easyjet, 5 Aralık’tan bu yana her cumartesi İngiltere’nin en işlek ikinci havalimanı olan Gatwick Havalimanı’ndan Antalya’ya uçuş gerçekleştiriyor. Şirketin, 22 Aralık itibari ile haftada 2 uçak ile seferlerine devam edeceği belirtildi. Hava yolu şirketi Easyjet’in, 27 Mart itibari ile de her gün Antalya’ya uçacağı ifade edildi.

Samsung siber zorbalığa karşı #FarkınaVar hashtag’i ile harekete geçti

Samsung siber zorbalığa karşı #FarkınaVar hashtag’i ile harekete geçti

Samsung Türkiye ve BTK öncülüğünde 2017’de başlayan ve siber zorbalığa karşı gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen “Siber Zorba Olma! #FarkınaVar” hareketi dördüncü yılında da devam ediyor. Sosyal medyada herkesi #FarkınaVar hashtag’i ile bu harekete katılmaya davet eden Samsung, anne ve babalara çocukların uğradığı siber zorbalığı fark etmeleri ve onları korumaları için önemli tavsiyelerde bulunuyor.

Siber zorbalığa karşı gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen Samsung Türkiye bu yıl da sosyal medya üzerinden #FarkınaVar hashtag’i ile yaptığı paylaşımlarla toplumu bilgilendirirken herkesi bu harekete katılmaya davet ediyor. Samsung ayrıca anne ve babalara çocukların uğradığı siber zorbalığı fark etmeleri ve onları korumaları için önemli tavsiyelerde de bulunuyor.

Siber zorbalar farklı taktiklerle saldırıyorlar

Ebeveynler ve çocukları siber zorbaların çeşitli taktikleri karşısında uyaran Samsung Türkiye; bu taktiklerin başında ifşaa, e-posta tehditleri, taciz,  kimlik avı, kötüleme, dedikodu gibi yöntemlerin geldiğini belirtiyor.

Dışlama: Hariç tutma, dışlama çok etkili bir siber zorbalık taktiği. Siber zorba dışlama amacıyla hedef çocuğa çeşitli mesajlar yolluyor.

Saldırma: Genelde grup odalarında, WhatsApp gruplarında, mesajlaşmalarda küfür, şiddet içeren sözlerle ortaya çıkan bir siber zorba taktiği.

İfşaa: Hedef çocuk ya da gencin kişisel görüntüsü istemi dışında herkese gönderiliyor. Bu hedef görüntüler ya da bilgiler hassas bilgiler ya da cinsel içerikli, özel görüntüler olabiliyor.

E-posta Tehditleri: Bu taktik siber zorbanın hedef çocuğu korkutacak e-posta ve tehditler yollaması ile başlıyor. Sonra da hedef genç ya da çocuğun bu korkusu arkadaşları ile paylaşılıyor.

Taciz: Hedef çocuğa ya da gence endişe veren, şiddet içerikli mesajlar gönderilerek taciz ediliyor.

Kimlik Avı: Kimlik avı, hedef çocuğu kendileri ve sevdikleriyle ilgili kişisel, finansal bilgileri ortaya çıkarmak için kandırmak, ikna etmek veya manipüle etmeyi gerektiren bir siber zorbalık taktiği. Siber zorba bu bilgiyi edindikten sonra, hedef çocuğun profiline hatta anne ve babasının kredi kartlarına vs. ulaşabiliyor.

Kimliğe Bürünme: Siber zorbalar kurbanın bilgilerini ele geçirdikten sonra onu taklit ederek sosyal paylaşım sitelerinde, e-postlarda çirkin paylaşımlarda bulunuyor.

Kötüleme ve Dedikodu: Kötüleme taktiği de siber zorbalıkta kullanılıyor. Siber zorbalar hedef çocuğa karşı acımasız söylentileri, dedikodu ve gerçek dışı ifadeleri yayıyor.

Çocuğunuzu siber zorbalara karşı nasıl korursunuz?

Bu taktiklerin çocukların psikoloji üzerinden olumsuz sonuçlara neden olabileceği gerçeğinden yola çıkan Samsung Türkiye, anne ve babalara siber zorbalara karşı alabilecekleri önlemler konusunda da şu tavsiyelerde bulunuyor:

Bilgisayar, cep telefonu ve diğer teknolojik araçlar için uygun kullanma kuralları belirleyin. Örneğin çocuklarınıza, hangi siteleri ziyaret edebileceklerini, hangilerini onaylamadığınızı, açıkça belirtin.

İnternet kullanımına ilişkin onaylamadığınız davranışları nedenleri ile birlikte açıklayın. Kuralların kolayca benimsenmesi için çocuğunuzun bu kurallara ilişkin itirazlarını ve onun nedenlerini de dinleyin. Bu kuralların belirlenmesine çocuklarınızı dâhil etmek, bu kuralların benimsenmesini sağlamak adına önemlidir.

Çocuklarınızın paylaşımlarını akıllıca yapmaları konusunda onlara yardımcı olun. Kendilerine ya da başkalarına zarar verebilecek paylaşımlardan kaçınmalarını söyleyin.

Çocuklarınızı, paylaştıkları içeriğin kimler tarafından görüleceği konusunda yönlendirin. Tanımadıkları kişilerle sosyal ağlarda da olsa iletişime girmenin riskleri konusunda konuşun.

Çocuklarınıza, şifrelerini kimseyle paylaşmamalarını söyleyin. Çünkü şifre paylaşmak onların kimlikleri ve aktiviteleri üzerindeki kontrollerinden ödün vermelerine neden olur. Siber zorbalık vakalarının bir kısmı, şifrelerin arkadaşlarla paylaşılmasından kaynaklanmaktadır.

Okul sınırları içinde teknoloji kullanımıyla ilgili kuralların konulması ve uygulanması konusunda okul yönetimi ve öğretmenlerle iş birliği içinde olun.