Yazılar

Emirates, İstanbul uçuşları başlıyor

Emirates, İstanbul uçuşları başlıyor

Emirates, 21 Aralık itibariyle İstanbul’a günlük uçuşlarına yeniden başlayacağını duyurdu.

İstanbul’un eklenmesiyle, Emirates’in Avrupa ağını 31 destinasyona genişletirken yolcuların Dubai’de tek bir aktarmayla geniş global ağındaki uçuş noktalarına güvenle ve kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Emirates’in EK 121 sayılı uçuşu Dubai’den saat 14:20’de kalkarak İstanbul Havalimanı’na 16:20’de varacak. EK 122 sayılı dönüş uçuşu ise saat 20:05’te İstanbul Havalimanı’ndan havalanarak Dubai’ye 01:20’de varacak. İstanbul’a ve İstanbul’dan yapılan uçuşlar her gün Boeing 777- 300ER ile gerçekleşecek.

Muallim Ocakbaşı lezzetleri kapınızda

Muallim Ocakbaşı lezzetleri kapınızda

Geleneksel Ocakbaşı lezzetlerine kattığı özel yorumlarıyla dikkat çeken ve yenilikçi tarzıyla kısa sürede müdavimlerini kazanan Muallim Ocakbaşı; güvenli alanından uzaklaşmak istemeyen müşterilerine eşsiz bir ayrıcalık sunuyor!

Antepli kebap ustasının geleneksel lezzet anlayışına sadık kalarak hazırladığı, son zamanlarda lezzet gurmelerinin menzilinden çıkmayan Muallim Ocakbaşı; evinde kalmak isteyen müdavimlerinin güven ve konforuna oldukça önem veriyor. Pandemi sebebiyle 22.00’dan sonra ocakbaşı keyfini yaşayamayan müşterilerine sunduğu hijyenik, özenli ve hızlı servis alternatifiyle ocakbaşı lezzetlerini evlere getiren Muallim Ocakbaşı; kalabalık sofraların geleneksel misafiri oluyor.

İletişim: 0212 259 22 33 ve yemeksepeti.com

Axessliler 300 TL’ye varan kaybolmayan chip-para kazanıyor!

Axessliler 300 TL’ye varan kaybolmayan chip-para kazanıyor!

Axess Mobil’den yılbaşına özel kendi kampanyalarını yapanlar 300 TL’ye varan chip-para veya 100.000’e varan Mil Puan kazanıyor. Üstelik cebe inen Axess ve Wings ile anında kart sahibi olmak ve kampanyalardan faydalanmak da mümkün.

Yıl boyu birbirinden kazançlı kampanyalar sunan Axess, yoğun ilgi gören Axess Mobil’in müşteri odaklı kampanyası “Kendi Kampanyanı Kendin Yap”ı bu yeni yıl döneminde de hayata geçirdi. Axess, Wings ve Akbank Kart sahipleri akaryakıt, market, restoran, elektronik, kozmetik ve giyim sektörlerinden dilediğini seçerek ödül tipini ve harcama tutarına özgürce belirliyor ve kendi kampanyalarını oluşturuyor. Axessliler ve Akbank Kart sahipleri kampanya kapsamında 300 TL’ye varan kaybolmayan chip-para kazanırken, Wings kart sahipleri ise dilerse chip-para dilerse 100.000’e varan Mil Puan kazanıyor. Kampanyadan faydalanmak için tek yapılması gereken; 11 Aralık – 3 Ocak tarihleri arasında Axess Mobil’den seçilen en fazla 2 farklı sektörden kampanya oluşturmak.

Öne çıkan bazı kampanyalar;

Çiçeksepeti.com’da rozetli ürünlerde %15 indirim

Koton’da 150 TL’ye 30, 250 TL’ye 50 TL chip-para

adL mağazalarında veya adL.com.tr’de 500 TL ve üzeri ilk alışverişe 75 TL chip-para ve 7 taksit

D’S damat mağazalarında 750 TL ve üzeri ilk alışverişe 75 TL chip-para ve 6 taksit

D&R mağazalarında veya dr.com.tr’de 200 TL ve üzeri ilk alışverişe 40 TL chip-para ve 7 taksit

Tazedirekt’de 300 TL ve üzeri ilk alışverişe 50 TL indirim

CarrefourSA’dan farklı günlerde yapılacak 200 TL ve üzeri 3.alışverişe 50 TL chip-para

Shell’de 4 kere 125 TL ve üzeri akaryakıt harcamasına 40 TL chip-para

Ikea’da 250 TL ve üzeri alışverişlerde vade farksız 6 taksit

Vestel bayisi Axess üye işyerlerinde 18 aya varan taksit

Sodexo’nun“Hemen Yolda” uygulaması siparişlerini yüzde 42 arttırdı

Sodexo’nun“Hemen Yolda” uygulaması siparişlerini yüzde 42 arttırdı

Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nin yatırım yaptığı yeni nesil akıllı paket servis çözümü Hemen Yolda, sağladığı avantajlarla üye restoranlara pandemi öncesi döneme kıyasla yüzde 42 oranında sipariş artışı sağladı.

“Hemen Yolda” yeni nesil akıllı paket servis yazılımı, üye iş yerlerinin paket servislerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmesini sağlarken, müşterilerin de online olarak siparişlerinin nerede olduğunu takip etmesine imkan tanıyor.

Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri İş Geliştirme ve İş Ortaklıkları Direktörü Berna Şamiloğlu Acar, şöyle dedi:

“Bu sayede üye iş yerlerimiz müşterilerine çok daha iyi bir paket servis deneyimi sunuyorlar, harita üzerinden mahalle ve sokak detayında sipariş performanslarını ve hangi bölgelere kaç adet sipariş ulaştırdıklarını detaylı bir şekilde görebiliyorlar. Kurye operasyonlarını da verimli bir şekilde yönetme imkanına sahip oluyorlar. Online platformlardan gelen tüm siparişlerin tek bir ekrandan kolayca takip edilebildiği Hemen Yolda ile aynı zamanda siparişlerin kaç dakikada teslim edildiği, ortalama paket tutarları ve sipariş sürecinde hangi aşamada ne kadar süre harcandığı da görülebildiğinden kurye operasyonları daha hızlı, verimli ve etkili şekilde yürütülüyor. Pandemi süreci ile birlikte paket servisin verimli bir şekilde yönetimi, iş ortağı olduğumuz restoranlar için çok daha önemli hale geldi. Biz de bu çözümümüz ile onların her an yanında olarak, müşteri memnuniyetinin ve iş hacimlerinin artmasına katkı sağlamaktan ötürü mutluluk duyuyoruz.’

 

Domino’s’tan 1000 kişilik istihdam atağı

Domino’s’tan 1000 kişilik istihdam atağı

Büyümeye devam eden Domino’s, önümüzdeki dönemde de açılacak yeni şubelerle birlikte 1.000 kişilik istihdam fırsatı sunacak.

Pandemi döneminde franchise’ları tüm hızıyla çalışmaya devam eden Domino’s, herkesin evde kaldığı bu süreçte eve servis tarafında yüzde 15 ila 20 arasındaki satış artışı yakaladı. Türkiye dışında Azerbaycan, Gürcistan ve Rusya’nın da içinde bulunduğu DP Eurasia’da 10 aylık dönemde Türkiye yüzde 23,3 oranında büyüme yakalarken toplam satışlar 853,1 milyon liraya yükseldi.

Türkiye genelinde 545 restoranı ve 7.500’den fazla çalışanı bulunan Domino’s, lezzet elçisinden, mutfak personeline, restoran müdüründen dağıtım ekibine kadar birçok farklı pozisyonda eleman alacak. Büyüme planlarında 2021 yılı için önceliği Doğu Anadolu Bölgesi’ne veren Domino’s, Bitlis, Bingöl, Tunceli, Ardahan ve Muş’ta şube açmayı hedefliyor. Böylece içinde bulunulan pandemi gibi sıkıntılı bir dönemde açılacak yeni şubelerle pek çok kişiye iş imkanı sunuluyor.

Mezopotamya’nın altın üçgenini Jolly ayrıcalığıyla keşfedin

Mezopotamya’nın altın üçgenini Jolly ayrıcalığıyla keşfedin

Güneydoğu Anadolu’nun tarihini ve eşsiz doğal güzelliklerini görmek gezginleri her zaman heyecanlandırmıştır. Gezi tutkunlarının 4 mevsim ilgi gösterdiği tur olan Mezopotamya’nın altın üçgeni, Jolly ayrıcalığıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’den hareketle uçakla gerçekleşiyor.

Sınırsız doğal güzellik, kültür, heyecan ve yöresel tatlarıyla damak çatlatan Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı doyasıya gezebilmek için Jolly’nin her Perşembe İstanbul, Ankara ve İzmir çıkışlı turlarına 3 gece 1.999 TL’den başlayan fiyatlarla katılabilirsiniz.

İlk rota Diyarbakır… Yaklaşık 5 yüzyıllık tarihi olan Hasanpaşa Hanı’nda kahvaltı ile güne başlayacak ve Diyarbakır Surları, Diyarbakır Ulu Camii, St. George Kilisesi, Diyarbakır Müzesi’ni ve Ardından “yaş otuz beş, yolun yarısı eder.” şiiri ile tanıdığımız Diyarbakırlı Şair Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi’ni ziyaret edeceksiniz.

Mardin Turu sırasında rotalar; Hasan Keyf, Malabadi Köprüsü, Dara Antik Kenti, Deyrul Zafaran Manastırı’nı gösterirken geçmiş dönemlere doğru yolculuğa çıkarak içinde bulunduğunuz tarihi atmosferin tadını çıkartabilirsiniz. Ulu Cami Mahallesi, Abbaralar, Şehidiye Cami, Şahtana Evi, Mardin’in taştan dar sokakları gezileri sırasında kendinizi başka bir dünyada bulacaksınız.

Ardından rota Dara Antik Kenti, Zerzevan Kalesi, Göbeklitepe olacak. Sonrasında ise Harran, Balıklı Göl, Ayn-el Zeliha Gölü, Hz. İbrahim Makamı gezileri siz değerli gezginleri bekliyor olacak.

Gezi İstanbul’un lezzetleri Gezen Şef’de

Gezi İstanbul’un lezzetleri Gezen Şef’de

Gezi İstanbul, pandemi kısıtlamalarıyla birlikte ekmek çeşitlerinden pasta ve çikolatalarına, kahve çeşitlerinden eşsiz tatlarına kadar zengin bir mönüyü “Gezen Şef” adlı özel donanımlı araçlarla müşterilerine ulaştırmaya başlıyor.

Özel Donanımlı Araçlarla, Adeta Mutfaktan Çıkmışçasına

“Gezen Şef”, Gezi İstanbul’un mutfağında üretilen doğal, katkısız, el yapımı ve taze ürünlerden hazırlanan lezzetleri, sipariş aldığı adreslere şeflerin son dokunuşlarını yaptıkları sıcaklık ve sunumla teslim edecek. Mönüde yer alan tüm ekmek çeşitleri, pastane ürünleri, el yapımı çikolatalar, organik kahveler, “Gezen Şef” paket servisine sipariş verilebiliyor.

Doğal, Katkısız ve El Yapımı Gerçek Çikolatalarla Yılbaşı Pastası

Gezi İstanbul, pasta üretim ve koordinasyonunu yürüten Executive Şef Zeki Çal’ın Alman, Avusturya ve İstanbul tatlarını harmanlanmasından ortaya çıkan zengin bir ürün gamı sunuyor.

Yılbaşı kutlamalarının en tatlı üyesi yılbaşı pastaları, Gezi İstanbul’un doğal, katkısız ve el yapımı gerçek çikolata eşliğinde evlere servis ediliyor.

Gezi İstanbul’dan Yılbaşı Sepetleri

Yılbaşının vazgeçilmezi olan, içinde çikolataların yanı sıra, tatlı ve tuzlu pastane ürünleri bulunan yılbaşı sepetleri, Gezi İstanbul’da… Gezi İstanbul, 200 – 500 TL arasında değişen ve farklı ebatlarla içeriğe sahip sepetleri, müşterilerine ulaştırıyor.

Gezi İstanbul Ayrıcalığıyla Yılbaşı Hindisi

Gezi İstanbul, yeni yıl sofralarının vazgeçilmez lezzeti hindi siparişi alarak “Gezen Şef” ile yılbaşı akşamı evlere ulaştıracak. Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar ve özel iç pilav eşliğinde hazırlanan organik hindinin tam olanı 550 TL, yarım olanı da 300 TL’den sipariş alınıyor.

Sipariş ve Bilgi için: 444 76 39 / 0555 256 55 31 / www.geziistanbul.com

Burger King’nden PlayStation

Burger King’nden PlayStation

Burger King®, PlayStation iş birliği ile yeni yıl keyfini ikiye katlıyor. Tıkla Gelsin® yenilenmiş mobil uygulaması veya www.tiklagelsin.com web sitesi üzerinden, 25 TL ve üzeri online sipariş veren lezzet tutkunları Sony’nin yeni nesil oyun konsolu PlayStation 5 için çekiliş hakkı kazanıyor.

TAB Gıda’nın E-ticaret platformu Tıkla Gelsin® yenilenmiş mobil uygulaması veya www.tiklagelsin.com web sitesi üzerinden verilecek siparişlerde PlayStation 5 kazanma şansı sunuyor. 7 Aralık 2020 – 10 Ocak 2021 tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında kullanıcılar, 25 TL ve üzeri her siparişlerinde yeni bir çekiliş hakkı kazanarak şanslarını katlayacak.

Aşı eğilimi artıyor

Aşı eğilimi artıyor

Ipsos’un gerçekleştirdiği Koronavirüs Salgını ve Toplum araştırmasının 34. Döneminden derlenen veriler bu hafta aşı konusundaki kamuoyu görüşlerine odaklandı:

Vatandaşın aşı yaptırma eğilimi

Hangi aşılara daha çok güvenildiği

Aşı yaptırmayacakların yaptırmama nedenleri

Ipsos’un araştırmasında ortaya konuldu.

Satın alınacak olan aşıya güvenmediği için aşı yaptırmayacağını belirtenlerin oranı son bir haftada artış gösterdi. Kasım ayında bu oran %10 iken, Aralık’ın ilk haftasında %18’e yükseldi.

 Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de salgın vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor.

Artan Vaka Sayıları ve Yeni Kısıtlamalarla Beraber Salgın Ülkenin En Önemli Sorununda Tekrar İlk Sıraya Yükseldi.

Koronavirüs vakasının Türkiye’de ilk kez Mart ayında görülmesiyle beraber virüs ülke gündeminde ilk sıraya yerleşmişti ve normalleşme süreci başlayana kadar vatandaşlar salgını en önemli sorun olarak tanımlamıştı. Bu dönemde salgın %84 seviyesine kadar yükselmişti. Kısıtlamaların esnetilmesiyle beraber salgınla ilgili endişeler nispeten azalmış ve bu durum ekonominin salgını geçerek tekrar ilk sıraya yerleşmesine neden olmuştu. Kasım sonuna gelindiğinde ise günlük vaka sayılarının ortalama 30bin olduğu bir döneme giriş yapıldı ve vatandaşların %45’i salgını en önemli sorun olarak işaret etti. Bugüne gelindiğinde salgın ve ekonomi arasındaki fark arttı. Ülkenin en önemli sorunu denildiğinde %49’u salgın, %38’i ekonomiye atıfta bulunuyor.

Toplumda Koronavirüs Aşılarına Yönelik Güven Henüz Oluşmadı

Aşı çalışmaları yoğun bir şekilde devam ederken, toplumda hangi aşının ne kadar etkili veya güvenilir olduğuna dair tartışmalar başladı. Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırmasında; en çok gündeme gelen 5 aşıya vatandaşların güven duyup duymadıkları soruldu. Genel itibariyle, aşılara ilişkin güven düzeyi düşük ve bu neredeyse hepsi için geçerli. Özellikle Çin’in Sinovac aşısına dair toplumda büyük bir güvensizlik hakim… Vatandaşların sadece %11’i Sinovac aşısına güven duyuyor. Tüm aşılar arasında güven skorunun yüksek olduğu tek aşı, BioNTech ve Pfizer’in birlikte geliştirdiği aşı (%41). Vatandaşları aşı yaptırma konusunda teşvik etmek için Çin Sinovac aşısının bilimsel verilerle daha iyi anlatılması gerektiği görülüyor. Aksi halde, toplumsal bağışıklık kazanmak için istenilen seviyenin yakalanamaması riski söz konusu olabilir.

Toplumda Aşı Yaptırmama Eğilimi Güçleniyor.

Salgının sona ermesine dair en büyük umut hala aşı, ancak aşı yaptırmakla ilgili toplumda bir uzlaşma olmadığını veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Hatta zaman içinde aşı yaptırmayı düşünenlerin oranında 8 puanlık bir düşüş görülüyor.  Vatandaşların %43’ü aşı kullanıma hazır olduğunda yaptırmayı düşünüyor, ancak %26’lık bir kesim aşı yaptırmama eğilimi içinde… Aşıyla ilgili kafalarda soru işaretlerinin zaman içinde azalıp aşı yaptırma eğiliminin güçlenmesi gerekirken, ülkemizde tam tersi bir durum yaşanıyor. Ekim sonunda aşı yaptırmam diyenler %18 iken, Aralık başında bu oran %26’ya ulaştı. Ipsos bu araştırması ile erkeklerin kadınlara kıyasla aşı yaptırmaya daha sıcak baktığını tespit etti (erkekler: %48, kadınlar: %38). Kadınlar ise erkeklere göre aşı yaptırma konusunda daha kararsız kaldığı görülüyor. (Kadınlar: %35, %27).

Satın Alınacak Olan Aşıya Güvenmediği için Aşı Yaptırmayacağını Belirtenlerin Oranı Son 1 Haftada Artış Gösterdi.

Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırmasının 34. Döneminde; satın alınacak olan aşıya güvenmediği için aşı yaptırmayacağını belirtenlerin oranın son bir haftada arttığı izlendi.  Aşı yaptırmayı düşünmeyenler veya kararsız olan bireyler, koronavirüs aşısının yeni olmasından ötürü olası yan etkilerinden endişe ettiklerini ifade ediyor. Diğer bir ifadeyle aşıların güvenirliği konusunda toplumda büyük bir tedirginlik var. Bu gerekçeyi, ülkemizde satın alınacak olan aşıya güven duyulmaması takip ediyor. Kasım ayında bu oran %10 iken, Aralık’ın ilk haftasında %18’e yükseldiği görülüyor. Sonuç olarak, satın alınması planlanan Çin aşısına düşük güvenin etkisi burada da ortaya çıkıyor..

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmesinde; “Yaz başında normalleşme konuşuyorduk. Mesela ekonomi gibi hayatımızın “normal” sorunları gündeme geri dönmüştü. Bir kaç ay önceki bu durum, karantina altındaki hafta sonunda boş sokaklara bakınca çok uzak bir geçmiş gibi görünüyor. Giderek daha fazla yakınımızın, tanıdığın hastalık veya vefat haberlerini alıyoruz. Bunun doğal bir sonucu olarak da ülkemizin en büyük sorunu hangisidir sorusuna baskın bir şekilde gelen yanıt yine salgın oldu. Yaşadığımız bu felaketten tek çıkış yolu aşı ve ileride geliştirilecek tedaviler. Ancak henüz toplumda aşı konusunda güçlü bir güven seviyesi oluşmadı. Ekim ayı sonunda her iki kişiden biri ya aşıya karşı ya da aşı yaptırma konusunda kararsızdı. Aralık ayına kadar geçen sürede aşı karşıtlarının oranı 1.5 kat arttı ve geldiğimiz son durumda her dört kişiden biri aşı yaptırmam diyor.

Aşı yaptırırım diyenlerin oranı ise %43’e kadar düşmüş durumda. En çok güvenilen Pfizer-BioNTech aşısında da tablo benzer, her dört kişiden biri yaptırmam diyor, ancak %40’lık bir güven seviyesi var. Çin firması Sinovac tarafından geliştirilen aşıya güven ise %11 oranında, bu da alternatifleri arasında en düşük güven seviyesi demek oluyor. Aşı yaptırmam diyenlerin yarısı markadan bağımsız yeni bir aşı olacağı için yan etkilerinden endişe ediyor. Çin menşeili aşıya düşük güven, aşı yaptırmam diyenlerin oranındaki artışı da açıklayan unsurlardan biri. Tedarik, dağıtım, uygulamanın normal olarak zaman alacağı aşılanma sürecinde üstüne bir de “aşı yaptırmam” diyen vatandaşların çokluğu toplumsal bağışıklığa ulaşmamızı zorlaştıracak gibi görünüyor. Yetkililerin, uzmanların gerek aşıların geliştirme süreçlerine dair bilgilendirmeler ile yol göstererek, gerekse aşı yaptırmak suretiyle örnek teşkil ederek öncülük etmeleri gerekiyor.” dedi.

Anne olmayı önleyen sinsi hastalık

Anne olmayı önleyen sinsi hastalık

Kasık, alt karın bölgesi ve belde oluşan kronik ağrılar… Yoğun ve uzun süren adet kanamaları, ara kanamalar… Şiddetli tablolarda oluşan kansızlık… Cinsel ilişkide ağrı ve bunun sonucunda gelişen, cinsel isteksizlik… Daha da kötüsü, hamileliği önleyebilmesi, hamilelik oluşsa dahi ardı ardına düşüklere yol açabilmesi! Gerek başka hastalıklarla ortak belirtileri olması, gerekse adet döneminde yaşanan sorunların olağan olarak düşünülüp hekime başvurulmaması nedeniyle tanı konulması bazen yılları bulabilen bu hastalığın adı; adenomiyozis.

Rahim iç boşluğunu döşeyen endometrium dokusu, her ay adet kanamasıyla vücuttan atılıyor. Bu dokunun çeşitli faktörlerin etkisiyle rahim duvarı kası içerisinde büyümesine ‘adenomiyozis’ deniliyor. Östrojene bağımlı olduğu için üreme çağındaki kadınları etkileyen ve menopoz döneminde sona eren adenomiyozisin görülme sıklığıyla ilgili net bir veri olmasa da, oldukça yaygın bir sağlık problemi olduğu belirtiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müberra Namlı Kalem, kadının yaşam kalitesini oldukça düşürebilen adenomiyoziste en önemli sorunun tedavide geç kalınması olduğuna dikkat çekerek, “Başka hastalıklarla ortak belirtiler göstermesi tanı konulmasını güçleştiriyor. Ayrıca hastalar yoğun adet kanamalarının ve kasık bölgesindeki sancıların olağan bir durum olduğunu düşünerek, hekime başvurmaya gerek duymayabiliyor. Yıllarca bu ağrıları çekmek durumunda kalıyor, daha da kötüsü annelik hayaline kavuşamıyorlar. Bu nedenle özellikle kasık ağrısı ve yoğun kanama durumunda mutlaka hekime başvurulmalı, hiçbir yakınma olmasa dahi yıllık jinekolojik muayeneler asla ihmal edilmemeli” diyor.

Nedeni henüz bilinmiyor

Adenomiyozisin oluşum nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli teoriler öne sürülüyor. Bilimsel olarak henüz izah edilemese de, adenomiyozis hastalarında aile hikayesine sık rastlanması, genetik faktörün de etkili olduğunu düşündürüyor. Bunun yanı sıra doğuştan rahim kasında endometrium odaklarının olması, rahmin iç duvarı ile orta kas tabakası arasında hasarlar oluşturan sezaryen ve doğum travmaları gibi cerrahi işlemler, enfeksiyonlar ve rahim duvarına yerleşen kök hücreler gibi pek çok etkenin nedeni olabileceği belirtiliyor.

Bu belirtilerden biri bile varsa…  

Adenomiyozis hastaların yüzde 35’inde hiçbir belirti vermeyebiliyor veya çok hafif yakınmalarla seyredebiliyor. Doç. Dr. Müberra Namlı Kalem en sık görülen belirtileri sıralayarak, bu yakınmalardan biri bile varsa, mutlaka hekime başvurmak gerektiği uyarısında bulunuyor:

  • Aşırı ve uzun süren adet kanamaları: Adet kanamalarının 7 günden fazla sürmemesi gerekiyor. Günlük kullanılan ped sayısı ise 2-4’ü geçmemeli.
  • Adet dışında gelişen ara kanamalar.
  • Adet sırasında oluşan ve başka bir nedeni bulunamayan şiddetli kramplar veya keskin, bıçak saplanır tarzda oluşan alt karın ağrısı.
  • Kronik kasık ve bel ağrıları, pelviste dolgunluk hissi.
  • Cinsel ilişkide ağrı ve bunun sonucunda oluşan cinsel isteksizlik.
  • Nedeni tespit edilemeyen düşükler.
  • İnfertilite
  • Yoğun adet kanamaları sonucu oluşan kansızlık: Bu tablonun sonucunda kronik yorgunluk, mutsuzluk, enerjide düşüş, anksiyete veya depresyon gelişmesi.

Anne olmayı önleyebiliyor

Adenomiyozisin yol açtığı bir başka önemli sorun ise infertiliteye neden olması, hamile kalınsa bile ardı ardına düşük riskini artırması. Doç. Dr. Müberra Namlı Kalem, adenomiyozisin hamileliği 2 şekilde etkilediğini belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Birinci etkisi, rahim duvar yapısını bozarak spermin tüplerden geçişini bloke etmesi. İkincisi ise hamilelik oluştuğunda embriyonun yerleşeceği ortamda yüksek basınç oluşturarak tutunmaya engel olması.” Doç. Dr. Müberra Namlı Kalem, adenomiyozis vakalarında düşük riskinin 2 katına çıktığını vurgulayarak, “Adenomiyozis tespit edilmemişse hastanın hamile kalma veya hamilelik oluştuysa bunu sürdürme şansı giderek azalıyor. Adenomiyozise eğer endometriozisin yumurtalık, tüpler ve karın zarı tutulumu eşlik ediyorsa, risk daha da artıyor. Tanı konulmuşsa, tüp bebek yöntemi ve düşük riskine karşı koruyucu tedbirlerin daha yoğun uygulanması sayesinde hastanın anne olma şansı oldukça yükseliyor.”

Düzenli muayene çok önemli

Düzenli yapılan jineokolojik muayeneler ve hekimin adetler konusunda bilgilendirilmesi erken tanıda büyük önem taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müberra Kalem özellikle aile öyküsü olanlarda yıllık kontrollere çok erken yaşta başlanması gerektiği uyarısında bulunarak, “Ailede bu hastalık olsun veya olmasın, ilk adet görüldüğü yıllarda, yani 13 – 14 yaşlarında jinekolojik muayene olunmalı. Ardından 20 yaşına kadar 3-4 yılda bir muayene yeterli gelecektir. 20’li yaşlardan itibaren yıllık kontroller ise ihmal edilmemelidir.” diyor. Normalden büyük rahmin olması, tanı için önemli bir ipucu olarak görülüyor. Tanı ultrasonografiyle konulabiliyor, ancak şüpheli durumlarda MR (manyetik rezonans görüntüleme) yöntemine ihtiyaç duyulabiliyor.

 Tedaviyle çözüm sağlanabiliyor

Adenomiyoziste tedavi hastanın yaşına, yakınmalarına ve çocuk sahibi olmak isteyip istemediğine göre düzenleniyor. Örneğin adet kanaması çok yoğunsa kanamayı azaltmaya yönelik hormon takviyeleri, ağrı yakınması varsa ağrıyı dindirmeye yönelik ağrı kesici ilaçlara başvuruluyor. Şiddetli ağrı ve yoğun kanamaya sebep olabilen veya hamile kalmaya engel olduğu düşünülen adenomiyozis odakları ilaçla küçültülebiliyor ya da uygun ameliyat teknikleri ile çıkarılabiliyor. Semptomlar çok şiddetliyse ve hasta üreme çağını tamamlamışsa, kesin çözüm için rahmin alınması önerilebiliyor. Ancak ağrı ve kanamayı kontrol altına alan ilaçların kullanıldıkları sürece faydalı olduklarını, bırakıldıklarında ise sorunların yeniden başladığını vurgulayan Doç. Dr. Müberra Namlı Kalem, “İlaç tedavisinin yanı sıra bir başka seçeneğimiz ise progesteron salgılayan spiraller. Uygun olan hastalarda başvurduğumuz spiraller 5 yıl boyunca kanama ve ağrı şikayetlerini belirgin oranda azaltabiliyor ve hastalığın ilerlemesini durdurabiliyor. Bu yöntemle hasta ameliyat olmaktan kurtulabiliyor.” diyor.