Yazılar

SushiCo’dan yeni tatlar menülerde yerini aldı

SushiCo, yaz sezonuna özel olarak hazırladığı yeni menüsüyle misafirlerini taze ve özgün lezzetlerle buluşturuyor. Kore ve Çin mutfağının güncellenmiş klasiklerine kadar uzanan bu özel menüyle mevsimsel geçişlere uygun, çeşitliliği yüksek ve farklı damak zevklerine hitap eden tabaklar sunuluyor.

Yaz menüsünde öne çıkan lezzetler şu şekilde;

Karides Spring Roll: Çıtır Çin yufkası içerisinde aromalandırılmış karides ve yuzu aromalı Japon mayonezi ile servis ediliyor.

Mongolian Chicken: Paylaşıma uygun ve zengin aromalarla marine edilmiş tavuklar, körili Japon mayonezle sunuluyor.

Ballı Kore Tavuk: Yaz menüsünün en sevilenlerinden biri olmaya aday olan lezzet; tatlı-acı sos ve yer fıstığı aromasıyla hazırlanan tavuk, göbek marul eşliğinde servis ediliyor.

Tsunami Roll

Fresh Kimchi Salad: Kimchi sosla tatlandırılmış taze sebzelerden oluşan ve tabaklar arası geçişin lezzeti!

Eggplant Rocket: Tüm yazların en gözdelerinden olan bu unutulmaz lezzet, panko kaplamalı kızartılmış patlıcan, chilli garlic sos ile birlikte servis ediliyor.

Bao Burger (Karidesli): Bao bun ailesinin en yeni üyesi olan tazecik karides köftesi, bao burger ekmeği ve özel soslarla hazırlanıyor.

Sakura Levrek Salata: Şef Sakura’nın imza salatası, patatesle kaplanmış levrek, misolu Japon mayonezli sosuyla sunuluyor.

Japchea: Tatlı patates nişastasından yapılan Kore usulü noodle, sebzeler ve dana eti ile hazırlanıyor, noodle’ların en yenisi!

Teriyaki Somon Bowl: Tek tabakta birçok lezzet! Somon, basmati pilav, avokado, lahana salatası ve nori cipsi ile birlikte tek tabakta tam bir öğün.

Chilli Beans Chicken: Çin mutfağından ilham alan, tavuk ve Çin fasulyesinin dengeli acı notalarıyla ana yemek deneyimi sağlanıyor.

Tsunami Roll: Tempura tekniğiyle pişirilmiş somon, baharatlı tenkasu ve acılı Japon mayonez içeriyor.

Ballı Kore Tavuk

Ballı Kore Tavuk

Shiso Bomb Roll: Organik olarak SushiCo için yetiştirilen shiso yaprağı, somon ve krem peynir ile hazırlanarak kekremsi bir lezzet sunuyor.

Mizu Roll: Mango, somon ve maguro içeren sushi; yuzu ponzu sos ve salatalık eşliğinde sunuluyor. Mizu Roll her lokmasıyla yazın tazeliğini hissettiriyor.

Menü geçişleri, her yıl Mayıs ve Kasım aylarında, mevsimsel tazelik ve tedarik zincirindeki kalite hassasiyeti göz önünde bulundurularak titizlikle gerçekleştiriliyor.

Aslı’dan börek alana, soğuk baklava hediye!

Aslı, Kurban Bayramı’na özel hazırladığı kampanyayla sofraları lezzetle donatıyor. Bayram süresince tüm Aslı mağazalarında geçerli olacak kampanya kapsamında, 2 kilogram el açması su böreği alan misafirlere, 400 gram Antep fıstıklı soğuk baklava hediye ediliyor.

Dudullu tesisinde her gün taptaze olarak hazırlanan, el açması su börekleriyle öne çıkan Aslı; özenle hazırlanmış Antep fıstıklı soğuk baklavasıyla da damaklarda iz bırakıyor.

Egenin yeni gastronomi durağı Simurg Sea, Mabou

Kaz Dağları’nın eteklerinde, doğayla iç içe özgün konaklama deneyimi sunan Simurg Inn, yaz sezonunu yepyeni bir iş birliğiyle karşılıyor. Otelin sahilinde konumlanan Simurg Sea, İstanbul’un gastronomi markası Mabou Pera tarafından hayata geçirilen Mabou Beach konseptiyle misafirlerini ağırlayacak.

Simurg Sea

Bahçeden toplanan taze otlarla tandır usulü pişirilen etler, odun fırınında ağır ağır pişen ıstakozlu kuru fasulye, Kemah tuzuyla kaplı, bol tereyağlı balıklar ve daha fazlası; doğayla uyumlu, rafine bir sofra deneyimi sunuyor.

Simurg Sea

Ziyaretçiler Mabou Beach’te gün boyu servis edilecek özel bir plaj menüsüyle karşılanıyor. Club Sandwich’ler, Foccacia’lar, mevsim meyveli Alman turtaları ve özenle hazırlanmış mezeler hem hafif hem tatmin edici bir lezzet yelpazesi sunuyor. Kavrulmuş kimyonlu humus, tatlı-acı muhammara ve günlük hazırlanan tarator gibi tatlar da doğa içinde uzayan yaz sofralarına eşlik ediyor.

Simurg Sea

Akşam saatlerinde ise ilhamını Akdeniz mutfağından alan menüdeki her malzeme, doğallığını kaybetmeden, özenle işleniyor. Simurg Sea ve Mabou Beach, bu yaz doğayla uyum içinde, lezzet, sadelik ve samimiyet arayan herkes için yeni bir buluşma noktası olacak.

Pizza Italiante’den bir ilk: Tantuni Pizza

Pizza Italiante, yepyeni bir tatla pizza severlerin karşısına çıkıyor. Pizza Italiante’nin mutfak şefleri tarafından özenle hazırlanan ve Türkiye’de bir ilk olan Tantuni Pizza; geleneksel tantuni harcı, bolca mozarella peyniri, taze maydanoz, nane ve misket limon eşliğinde servis ediliyor. Pizza Italiante, her ısırıkta Mersin sokaklarının sıcaklığıyla İtalya’nın taş fırınlarını buluşturduğu bu özel lezzetiyle, Dünya Pizza Yarışması’na katılmayı da planlıyor.

Dr. Oetker’den tropik lezzet Mango Passion!

Dr. Oetker, tüketicilerinden tam not alan Cool Lime ve Berry Hibiscus ürünlerinin ardından ferahlatıcı içecek serisine tropik aromalı yepyeni bir seçenek ekliyor: Mango Passion!

Mango ve çarkıfelek aromalarının dengeli uyumunu ve harika lezzetini bir araya getiren Dr. Oetker Mango Passion, sıcak yaz günlerinde serinlemek için mükemmel bir seçenek sunuyor.

Dr. Oetker’in ferahlatan içecek serisini hazırlamak son derece pratik. 1 litrelik içecekleri hazırlamak için ihtiyacınız olan 5 su bardağı buzdolabında soğutulmuş su ve 1 dakika. Pratik bir şekilde su ile karıştırılarak hazırlanan içeceklere, dilerseniz buz ilave edebilirsiniz.

LAV’da yaz sezonu başladı

Sıcak havalar, serin tarifler LAV karaf ve sürahilerde hayat buluyor. Naneli limonatadan reyhan şerbetine, alkali sudan meyveli içeceklere dolu dolu serinlik, LAV karaf ve sürahilerle yaz keyfine eşlik etmeye hazırlanıyor.

Vera karaf, sade ve zarif formuyla limonata gibi ferah içeceklerin berraklığını ön plana çıkarıyor. Günlük kullanıma olduğu kadar açık hava ikramlarına da çok yakışıyor. 1200cc hacmiyle gün boyu herkese yetecek serinliği içinde saklayabiliyor.

Çiçek desenli yüzeyi ve renkli enerjisiyle Bloom sürahi, doğal bitkilerle hazırlanan şerbetlere ve ev yapımı meyve sularına görsel bir tat katıyor. Bahçede ya da balkon masasında misafirlerin ilgisini ilk o çekiyor. Tasarımı sayesinde buzdolabı içecek rafına rahatlıkla sığıyor.

Truva sürahi, 1400cc geniş hacmi ve kapaklı yapısıyla tüm gün serin kalmak isteyenler için ideal bir seçenek oluyor.

Modern çizgileri ve şeffaf cam formuyla Fonte karaf, özellikle renkli içecekleri görsel bir deneyime dönüştürüyor. Kapağı sayesinde her an her yerde hazır serinletmeyi bekliyor.

İstanbul’dan Burgas’a seferler başlıyor

İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), deniz ulaşımında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 24 Haziran 2025 itibarıyla İstanbul Sarayburnu Limanı’ndan Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki incisi Burgas’a düzenli deniz otobüsü seferleri başlıyor.

Karadeniz’in büyüleyici manzaraları eşliğinde yaklaşık 5 saat sürecek bu deniz yolculuğu hem yaz tatilini planlayan gezginler hem de ticari seyahat yapanlar için eşsiz bir alternatif sunuyor. Seferler haftanın üç günü karşılıklı olarak İstanbul’dan saat 15.00’da, Burgas’tan ise saat 08.00’da gerçekleştirilecek. İDO’nun Burgas hattı ile artık Avrupa sadece bir deniz yolculuğu kadar yakın!

Bulgaristan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke olduğu için bordo pasaport sahibi Türk vatandaşlarının seyahat öncesi vize almaları gerekmektedir. Yeşil pasaport sahipleri ise, son 6 ay içinde 90 günü aşmamak kaydıyla vizesiz seyahat edebilir. Bulgaristan için kapıda vize uygulaması bulunmamaktadır.

Bilet: www.ido.com.tr

Efor Çay performansı ile dikkat çekiyor

Türk çay sektörünün dinamik oyuncusu Efor Çay, sadece üretim hacmiyle değil, kurumsal vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve yatırımcı nezdinde kazandığı güvenle de fark oluşturuyor. Mayıs 2025 itibarıyla BIST 100 endeksine dahil olan şirket, bu kısa sürede gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekti.

Borsada güçlü yükseliş: %594’lük piyasa değeri artışı

Borsada işlem görmeye başladığı 5 Temmuz 2024 tarihinde 14,87 TL kapanış fiyatıyla piyasa değeri 5,4 milyar TL olan Efor Çay, 27 Mayıs 2025 itibarıyla hisse başı fiyatını 103,2 TL’ye yükselterek 37,46 milyar TL piyasa değerine ulaştı. Bu etkileyici performans, yaklaşık %594’lük bir değer artışına karşılık geliyor. Yatırımcı güveninin somut bir göstergesi olan bu yükseliş, Efor Çay’ın stratejik dönüşüm kapasitesini ve finansal disiplinini kanıtlıyor.

Lojistik gücü

Artvin ve Trabzon’da yer alan iki entegre tesiste günlük toplam 1.178 ton çay işleme kapasitesine sahip olan Efor Çay, bu yönüyle Türkiye’nin en büyük çay üreticileri arasında yer alıyor. Tokat’ta bulunan 30.000 m²’lik lojistik ve paketleme merkezi sayesinde, Anadolu genelindeki dağıtım operasyonlarını entegre ve verimli şekilde yönetiyor.

55 ürün

Dökme çaydan bardak poşet çaya, O.P.A. Ceylon çayından bitki ve meyve çaylarına kadar 55 farklı ürün grubuyla raflardaki yerini alan Efor Çay, sadece hane tüketimine değil, ev dışı tüketim pazarına da aktif çözümler sunuyor.

Ediz Kaboğlu: “Yatırımcı güveni ve sürdürülebilirlik, Efor’un temel taşlarıdır”

Efor Çay Genel Müdürü Ediz Kaboğlu, markanın bu stratejik başarısına dair şunları belirtti: “Efor Çay olarak hem iç pazarda hem de küresel ölçekte sorumluluğumuzun farkındayız. Bugün Brand Finance gibi prestijli bir kuruluşun güçlü markalar listesinde yer almak, sadece bir sonuç değil; stratejik kararlılığımızın ve kurumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde AR-GE, dijitalleşme ve sürdürülebilir tarım politikalarımızla hem finansal hem de çevresel etkilerimizi katlayarak artıracağız.”

Domino’s Pizza Eurasia Group’ta iki üst düzey atama 

Domino’s ve Coffy markalarının çatı organizasyonu Domino’s Pizza Eurasia Group’ta iki üst düzey atama gerçekleştirildi.

DP Eurasia Pazarlama ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı (CMDO) görevine Nedim Nahmias, DP Eurasia İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcılığı (CHRO) görevine Seda Erdem Yılmaz getirildi.

Nedim Nahmias kimdir?

Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünde aldığı lisans derecesinin ardından Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi bölümünden yüksek lisans derecesiyle mezun olan Nahmias, Stanford Üniversitesi’nden İnovasyon ve Büyüme, California Üniversitesi Irvine’dan Pazarlama ve Ürün Yönetimi alanlarında eğitim gördü. 2004 -2025 yılları arasındaki 21 yıl boyunca Yemeksepeti’nde farklı görevlerde üst düzey pozisyonlarda rol alan Nahmias, halen Mavi Giyim’de Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Seda Erdem Yılmaz kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve İşletme bölümleri çift anadal mezunu olan Seda Erdem Yılmaz, Fulbright bursuyla ABD Tulane Üniversitesi’nde MBA derecesini tamamladı. Kariyerine Ernst & Young’da başlayan Seda Erdem Yılmaz, ardından Peppers & Rogers Group, PwC ve Ata Holding’de Strateji ve Başkanlık Ofisi Direktörü olarak çalıştı.  2024 ve 2025 yıllarında üst üste iki kez Türkiye’nin en beğenilen 50 CHRO’su listesinde yer alan Yılmaz, son olarak Ata Group Teknoloji Şirketleri CHRO’su olarak görev alıyordu.

 

Varis akciğerde pıhtıya neden olabilir!

Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak… Tüm bunlar, çağımızın sıradan alışkanlıkları gibi görünse de kişinin konforunu gitgide azaltan hatta akciğer atardamarında pıhtıya bile yol açabilen varis hastalığına zemin hazırlıyor. Bu yaşam tarzının yaygınlığı sebebiyle de varis kadınlarda daha sık olmak üzere her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, erken teşhis edildiğinde günümüz tıp teknolojisiyle varisin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Hastalığın erken dönemlerinde ağrıyla birlikte bacak damarlarında belirginleşme ve hafif şişlik oluşur. Doktora bu dönemde başvurulması, varis hastalığının operasyona gerek kalmadan modern tıp yöntemleriyle etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlar” diyor.

Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten

Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten

Her 5 kişiden 1’inin sorunu!

Ülkemizde görülme oranı yüzde 20 olan, bir başka deyişle her 5 kişiden 1’ini etkileyen varise, son yıllarda, özellikle pandemi dönemiyle birlikte hareketsizliğin artması nedeniyle daha sık rastlanıyor. Hamilelik, doğum ve doğum kontrol ilaçlarıyla ortaya çıkan hormonal değişimler ile genetik yatkınlık gibi etkenlerle varisin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüzde 15 oranında daha fazla olarak kayıtlara geçiyor.  Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, varis oluşumunu kolaylaştıran risk etkenlerini şöyle sıralıyor: “Yaş, genetik faktör, hamilelik, obezite, hareketsizlik veya uzun süre ayakta kalmak damarlarda varis oluşumunu tetikler. Varis, özellikle uzun saatler oturarak veya ayakta çalışma zorunluluğu olanlarda; örneğin öğretmenler, bankacılar, garsonlar, doktorlar ve uçuş personelinde yaygın olarak gözlemlenir.”

Ağrıyla başlıyor, krampla devam ediyor

Varis hastalığı, bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ve kirli kan akışında bozulma sonucunda damarların belirgin ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla ortaya çıkıyor. Varis ilk yıllarda çoğunlukla görüntü rahatsızlığı verse de büyük damar paketlerinin oluşmasıyla ağrı ve kramplar yaşanıyor. Bu nedenle hastalar genellikle ağrı şikayetiyle doktora başvuruyor. Ağrıya bacak damarlarında daha önce görülmeyen mavi veya morumsu şişlikler, ödem oluşumu, damar çevresinde kaşıntı, ayaklarda yanma, merdiven çıkarken zorlanma ve özellikle geceleri artan bacak krampları eşlik ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Bu aşamada bacakları yukarı kaldırmak, soğuk suyla duş almak ve varis çorabı kullanmak ağrıyı hafifletebilir. Daha ileri aşamalarda ise bacaklarda yaralar ve damarlarda ani kanamalar gelişebilir” şeklinde konuşuyor.

Akciğerde pıhtıya yol açabiliyor!

Varis denildiğinde aklımıza ‘estetik bir sorun’ geliyor. Oysa varisin sadece estetik görünümü değiştirmekle sınırlı kalmadığına, tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına da neden olabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Varis ciddi bir iş gücü kaybına yol açabilir. İleri aşamalarda küçük travmalarla bile ciddi kanamalar oluşabilir. Hastaların yaşam kalitelerini bozan ve bazı klinik durumlarda özelikle akciğer atardamarına pıhtı kaçmasına neden olabilen bir hastalıktır” sözleriyle uyarıda bulunuyor.

Hastaya uygun tedavi planı oluşturuluyor

Yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarını hafifletse de kalıcı tedavi için mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Hekime başvuran hastalara yapılan muayene ve tetkiklerle tanı konuluyor,  hastalığın evresi belirleniyor. Damarların iç yapıları, kanın akış yönü ve hızı, damar duvarlarının durumu ve olası pıhtılaşmalar için doppler ultrason incelemesine başvuruluyor. Böylece kılcal varis gibi ilk evrelerden ileri evrelere kadar farklı seviyeler için hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor.

Erken teşhis ciddi sorunların oluşmasını önlüyor

Tedavide öncelikle hastanın yaşam kalitesini arttırıp hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek ve gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek hedefleniyor. İyileşmeyen yaralar ve emboli (vücutta dolaşan bir kan  pıhtısının damar tıkanıklığına neden olarak organın ya da dokunun kan akışını önlemesi) gibi ciddi klinik durumların ortaya çıkmaması için erken tanının önemini vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, şunları dile getiriyor: “Varisten tamamen kurtulmanın mümkün olmadığına yönelik yanlış bir fikir olsa da erken teşhis ve doğru yöntemlerle günümüzde bu hastalık tedavi edilebilir. Medikal tedavide ilaçlar ve varis çorapları kullanılır. Cerrahi tedavide ise damarların yakılarak çıkarılması, endovenöz termal ablasyon ve skleroterapi gibi prosedürler uygulanır. Tecrübeli merkezlerde gerçekleştirilen tedavi sonrasında varis hastalığının tekrarlama oranı da yüzde 1’den daha azdır.”

Tedavi sonrasında hayat tarzı değişimi şart!

Tedavi sonrası dönemde ise hastaların kontrollerini ihmal etmemeleri, sağlıklı beslenmeleri ve hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Örneğin, sürekli oturarak çalışan bir kişinin sık molalar vererek ayağa kalkma süresini arttırması bile fayda sağlar. Hastalara, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri tavsiye edilir” diyor.