Yazılar

En çok satan elektrikli NISSAN LEAF

En çok satan elektrikli NISSAN LEAF

Satış rakamı 400 bini geçen ilk elektrikli otomobil: NISSAN LEAF

Japon otomotiv devi NISSAN’ın elektrikli modeli LEAF, 400 bin satış adedine ulaşarak yeni bir rekor kırdı.  LEAF, elde ettiği yeni satış rakamıyla sürdürülebilir mobiliteye geçiş sürecinde NISSAN’ın lider konumunu güçlendirdi.

İlk nesliyle 2010 yılında piyasaya sunulan Nissan LEAF, yüksek teknoloji ve elektrikli sürüş deneyimini erişilebilir fiyatlarla pazara sunarak geniş kitlelere ulaşma başarısını sürdürüyor.

NISSAN Intelligent Mobility özellikleriyle donatılmış ve otonom sürüş özellikleriyle dikkat çeken NISSAN’ın elektrikli otomobili LEAF, piyasaya sürüldüğü 2010 yılından bu yana toplamda 400 bin satış adedine ulaşarak rekorlarına bir yenisini ekledi.

Dünyanın en çok satan elektrikli otomobili ünvanını elinde bulunduran NISSAN LEAF, son dönemde Kuzey Avrupa, Çin, Japonya ve ABD’de yoğun ilgi görüyor. 2018 yılında Avrupa’da da en çok satan elektrikli otomobil olan NISSAN LEAF, aynı zamanda Norveç’te en çok satan binek otomobil olmuştu.

NISSAN’ın Global Pazarlama, Satış ve Elektrikli Araçlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Daniele Schillaci konuyla ilgili olarak, “Bu bizim için bir dönüm noktası. Sayısı bugün 400 bine ulaşan ve gittikçe artan müşterilerimizin NISSAN LEAF’e duyguğu güven ve heyecanın güçlü bir göstergesi.” dedi.

LEAF ile yıllık 3,8 milyon varil petrol tasarrufu

2010 yılından bu yana LEAF sahiplerinin arabalarıyla kat ettiği yol toplamda 10 milyar kilometreyi geçerken, bugüne kadar satılmış olan tüm LEAF’ler her yıl 3,8 milyon varil petrolden tasarruf sağlıyor.

Birinci kuşak LEAF’i piyasaya sürerken, sıfır emisyonlu araçların üretiminde ve tanıtımında küresel bir lider olma taahhüdünü de üstlenen NISSAN, hükümetler ve kamu hizmeti veren şirketlerle yaptığı iş birlikleriyle elektrikli araç kullanımını teşvik etmeye, şarj işlemini kolaylaştırmanın yanı sıra daha elverişli hale getirmeye ve elektrikli araba akülerine ikinci bir kullanım alanı yaratmaya yönelik çalışmalar yaparak öncü rolünü sürdürüyor.

Bu çalışmalar kapsamında NISSAN Enerji girişimini kurarak dünyanın birçok yerinde ortaklıklar kuran NISSAN, elektrikli araç akülerinin daha fazla enerji depolamasını; evlerde, işyerlerinde ve elektrik şebekelerinde yedek güç kaynağı olarak kullanılmasını ve elektrikli araçların daha kullanışlı hale gelmesini sağlamak suretiyle verimli enerji kullanımını teşvik ediyor.

LEAF artan menziliyle 2019’da da Liderliğin Güçlü Adayı

CES 2019’da yenilenen versiyonu LEAF E-Plus ile müşterilerine güç ve menzil açısından daha fazla seçenek sunan NISSAN 2019 yılı için de dünyanın en çok tercih edilen elektrikli markası olma yolunda ilerliyor.

NISSAN LEAF E-Plus, NISSAN Intelligent Mobility’i “Akıllı Güç, Akıllı Sürüş ve Akıllı Entegrasyon” alanında kaydedilen ilerlemeyle temsil ediyor. NISSAN LEAF, 322 km’ye varan sürüş menzili, neredeyse sessiz çalışan motoru, yumuşak ve hassas gaz pedalı ile birçok müşterinin ihtiyacını karşılarken, NISSAN LEAF E-Plus %40’ın üzerinde bir artış ile 458 km’lik bir sürüş menzili sunuyor.

Arjantin’de tango festivali

Tango Konferansı

Arjantin-Buenos Aires 11-17 Mart

Tango Arjantin’de doğmuş tüm dünyaya sarmış bir dans. Her yıl geleneksel hale gelen Uluslararası Tango Konferansı ile tüm dünyadan tango severler bu şehirde buluşuyor. Dünyadaki en seksi dans, Tango’nun ait olduğu, yaşadığı, UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan edildi.

“20 Soruda Ben” Çiğdem Tunç

“20 Soruda Ben” Çiğdem Tunç

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Savurganlık yaptığım enderdir. Tutumlu yaşamayı ilke edinmişimdir. Akılsız ve hesapsız hareketlerle kendimi kimseye muhtaç duruma düşürmek istemesem de, şu anda yanımda oturan Genel Müdürüm Alper Çorumluoğlu “hocam sizin yerinize ben söyleyeyim; bu ekonomik açıdan zorlu senede tüm özel tiyatrolar dört beş kişilik oyunlar sahneye koyarken siz kalktınız yirmi kişilik oyun yaptınız” dedi. Ben aynı fikirde değilim. Bana kalırsa son savurganlığım geçtiğimiz aylarda kendime on numara beş yıldız bir Ankara tatili hediye etmiştim.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Hem de her dakika, ama sonunda hep ben haklı çıkarım. Kendim bana anlatır durur, sabırla dinlerim ama son sözü gene ben kendim söylerim.

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Olmaza mı? Benim de her insan kadar içimde ukde kalmış pek çok eylemim vardır. Keşke Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nu bundan onbeş yirmi sene önce kursaymışım diyorum son günlerde kendime. Şimdiye markasını çok daha net yaratmış, kıdemli bir özel tiyatro olacaktım ve yüzlerce kişiye tiyatro yoluyla ekmek dağıtmış sayılacaktım.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz

Bilemiyorum ama son yıllarda hayatımıza giren özellikle sosyal medya ve mecralarında karşıma beni tanımlayan iki sözcük çıkıyor ve bu beni çok onurlandırıyor. Bir efsane olarak tanımlıyorlar, ikincisi ise asalet vurgusu yapıyorlar, bu da çok hoş bir şey ancak ben aksini söyleseler dahi ikna kabiliyetimin düşük olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman ortamdaki en akil, en pratik zekâya sahip ve cesur kararlar alabilen kimlik ben olmama karşın hayretle insanların daha zayıf daha dengesiz ve daha isabetsiz görüşler sunana diğerlerinin peşinden gitme eğiliminde olduklarını görüyor ve bunda da çok hiddetleniyorum.

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Var. Aşkta aşırı kıskanç olma ve hükmetme gayretim. Neden böylesin ki? Sen ki yaşadığın hayat ve kariyer sonucunda özgüveni dört dörtlük olması gereken bir kadınsın Çiğdem! Neden karşımdaki adamın beynini didik didik edipte paranoyak senaryolar üretip adamı kaçırtırsın ki kendinden?

6-Neyi romantik bulursunuz?

Yağmuru, karı, kışı, Pazar akşamı gidilen salaş balıkçı lokantalarını, sahneyi, geceyi…

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Oyuncu yevmiyeleri, veteriner ve kedi maması harcamaları.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Korkunun hiçbir şekli tuhaf sayılamaz çünkü bu bir itkidir. Varsa mutlaka bir nedeni vardır. Bu sizin kontrolünüzde olabilecek bir şey değildir. Bir hikayesi ve bir tarihçesi mutlaka mevcuttur. En büyük korkumla yüzleştim. Annemi kaybetmekti. Yaşadım ve taşlaştım. Şimdilerde bir kedim hastalanmışsa ve klinikteyse oradan gelecek ansızın bir arama en büyük korkum. Bir tane daha var. Namerde muhtaç olmak.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Sınırsızca uykuya ayrılmazı gerek saatleri ecin devesi gibi geceleri uyanık geçirerek harcıyorum. Birde üstelik iş hayatımız gereği güne geç başlama gibi bir lüksüm yok. Oysaki insanlar gece uyur, gündüz yaşar.

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Güzel bir durum. Son yıllarda televizyon program veya dizisi üretmememe rağmen yıllara dayalı bu şöhretin hala tükenmeyip de bana saygı ve sevgi olarak dönüştüğü anları çok seviyorum.

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Evet inanıyorum. Tabi şöhret kişi tarafından doğru kullanılıyor ise ne ala. Örneğin toplumun peşinden sürükleyen kişilerin örf ve ahlaka, vatan sevgisine aykırı davranmayıp özellikle gençler ve çocuklar üzerinde olumlu mesajları olabilecek eylem ve duygular içerisinde bulunmalarını çok destekliyorum.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

Evet. İngilizce, İtalyanca, biraz da Almanca.

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Ona vaktim olması. On yedi yaşımdan bu güne aralıksız çalışma hayatı içerisinde bulunduğum için ve mesleğime son noktayı kendi kararımla koymaya yeminli olduğum için herhangi bir B-planının beni rahatlatmasına ve azmimi gevşetmesine izin vermemiştim bu güne kadar. Varsa bir B-planı, o kendi gelir kritik bir dönemeçte beni zaten bulur diye düşünüyorum.

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Hayır söyleyemem. Düşünüyorum… Çok şey bilmiyor toplum benim hakkımda. Derhal ve kocaman ve kıpkırmızı ve delişmen ve yerden yere vuracak ve çok büyük bir aşk hikayesinin başrolünde yer almak istiyorum. Özel hayatımda olmayacak ise varsın sahnede, ekranda veya perdede olsun.

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Kocaman bir tiyatro binası getirip, şehrin ortasına kurup dünyayı bile kıskandıracak teknik donanımları ile dünyaya kafa tutacak, eserler üretebilecek maddi gücü kendime sağlamak isterdim. Birde ayazda soğukta insan veya hayvan tüm canlıları sıcacık bir battaniye ile korumaya almak, hepsinin içerde olmasını sağlayabilmek isterdim.

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Kendi kendimin kahramanıyım…

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Dürüstlük, emeğe saygı ve her ne olursa olsun doğruluktan vazgeçmeme gayreti.

18-Yemek yapar mısınız? Yapabilidiğiniz en güzel yemek nedir

Yaparım. Kısa zamanda çok çeşit çıkartabilirim. Birçok şey geliyor aklıma ama size fırında patates, yanında salçalı tavuk, mevsim salatası ve ayva tatlısı yapayım, parmaklarınızı yemeseniz bile o sofradan tok ve pek mesud kalkarsınız.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

İstanbul’un hastasıyız orası tartışılmaz ama Ankara aşkımızda çok iyi bilinir. Herkes pek şaşırabilir ama ben Ankara’yı çok romantik bir şehir olarak görür ve bu şehirdeki dostlukların, kış aylarının, yoğun sanat ortamının, sanat siyaset ilişkilerinin… Kısacası kentin her duyguyu uç boyutlarda yaşamasının hayranı olmuşumdur. Ankara’da iş ile ilgili bir pozisyon var olsa hiç düşünmeden hem kendimi hem tiyatroyu başkente taşır ve belki de daha mutlu olarak yaşamayı sürdürürdüm.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Tatilde maceraya izin vermeyi sevmiyorum. Benim için tatil; tanıdığım, beni hayal kırıklığına uğratmayacak, sessiz, sakin, huzur ve deniz dolu bir Ege coğrafyasıdır. Ayvalık-Cunda adasını tek geçerim ve istikrarla her yaz bu güzelliği yaşamaya gitmek isterim. Arada kış tatili de olsa tadından yenmez. Mesela Abant Yedi Göller… Bembeyaz karlar altında gölün çevresinde sucuk ekmek yesek de dolaşsak fenamı olurdu sanki!

Dokuz bin yıllık tarih Çatalhöyük

Dokuz bin yıllık tarih “Çatalhöyük”

Çatalhöyük, Orta Anadolu’da, yaklaşık olarak 9 bin yıl önce yerleşim yeri olmuş, oldukça geniş bir Neoliti ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir. Doğu-batı yönlerinde yan yana iki höyükten oluşur. Doğu Çatalhöyük olarak adlandırılan yerleşme Neolitik Çağ’da, Çatalhöyük olarak adlandırılan batıdaki höyük ise Kalkolitik Çağ’da iskan görmüştür. Konya’nın 52 km güneydoğusunda, Hasandağı’nın yaklaşık olarak 136 kilometre uzağında, Çumra ilçesinin 11 km kuzeyinde, Konya Ovası’na hakim buğdaylık bir arazide yer alır.

ÇATALHÖYÜKHöyükler kabaca 2 bin yıl kesintisiz iskan edilmişlerdir. Özellikle neolitik yerleşimin genişliği, barındırdığı nüfus, oluşturduğu güçlü sanat ve kültür geleneği son derece dikkat çekicidir. Yerleşimde 8 binden fazla kişinin yaşadığı kabul edilmektedir. Çatalhöyük’ün diğer neolitik yerleşimlerden temel olarak farkı, bir köy yerleşmesini geçip, kentleşme evresini yaşamış olmasıdır. Dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük sakinleri, ilk tarımcı topluluklardan biri olarak kabul edilir. Bu özelliklerinin bir sonucu olarak 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne, 2012 yılında ise Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.

ÇATALHÖYÜKİnsanlığın gelişiminde önemli bir evre olan yerleşik toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Çatalhöyük Neolitik Kenti, Güney Anadolu Platosu’nda geniş bir alan üzerinde yer almaktadır. İki höyükten oluşan Çatalhöyük Neolitik Kenti’nin daha uzun olan Doğu Höyüğü, M.Ö. 7400 ve 6200 yılları arasına tarihlenen 18 Neolitik yerleşim katmanından oluşmaktadır. Söz konusu katmanlarda, sosyal örgütlenmeyi ve yerleşik hayata geçişi simgeleyen duvar resimleri, rölyefler, heykeller ve diğer sanatsal öğeler yer almaktadır. Batı Höyüğü ise M.Ö. 6.200 ve 5.200 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Döneme ait kültürel özellikler göstermektedir. Bu özellikleriyle Çatalhöyük, aynı coğrafyada 2000 yıldan fazla bir süredir var olan köylerden kentsel hayata geçişin de önemli bir kanıtıdır.

ÇATALHÖYÜKÇatalhöyük’teki içlerine çatılardan girilen birbirine bitişik evler ile sokağı olmayan yerleşim ünik bir özellik sergilemektedir. Ortadoğu ve Anadolu’da diğer Neolitik alanlar bulunmuş olmasına rağmen, Çatalhöyük Neolitik Kenti, kalıntıların boyutu, yaşayan toplumun yoğunluğu, güçlü sanatsal ve kültürel gelenekler ve zaman içindeki sürekliliğin benzersiz bileşimi ile olağanüstü evrensel değer taşımaktadır.

Ferhat Kaan Şahin

ferhatks@gmail.com

Instagram: fksahin

Alfa Romeo’da fırsat 

Alfa Romeo’da fırsat

Alfa Romeo, kompakt sınıftaki temsilcisi Giulietta özelinde avantajlı bir satın alma kampanyasını devreye alıyor.  Yepyeni bir Alfa Romeo satın almak isteyenlere cazip ödeme alternatifleri sunan kampanyada benzersiz tasarımı ve sürüş keyfiyle öne çıkan Giulietta modeli, 139 bin 900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla satın alınabiliyor. Kampanyada 50 bin TL’ye kadar 12 ay vadeli faizsiz kredi seçeneğinden de faydalanılabiliyor.

Alfa Romeo, lüks ve prestijli kompakt sınıf temsilcisi Giulietta özelinde bir kampanya devreye alıyor. Şubat ayında geçerli olacak kampayada yüksek verimliliğiyle dikkat çeken, 120 HP güç ve 320 Nm tork üreten, 1,6 litrelik Multijet II turbo dizel motora ve 6 ileri çift kavramalı TCT şanzımana sahip Giulietta Progression, 139 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 5 inçlik dokunmatik ekranlı Uconnect multi medya sistemi, DNA sürüş modu, 16 inçlik alüminyum alaşımlı jantlar, LED gündüz farları ve çift pinyonlu gelişmiş direksiyon sistemi gibi donanımlarıyla ön plana çıkan tüm Giulietta modelleri 50 bin TL’ye kadar 12 ay vadeli, eşit ödemeli faizsiz kredi seçeneğiyle de satın alınabiliyor.

Alfa Romeo’nun SUV temsilcisi Stelvio’yu satın almayı hedefleyen otomobil tutkunları içinse Şubat ayına özel olarak peşin alımlarda anında yüzde 10 indirim ve bu indirimle birlikte kullanılabilecek 250 bin TL’ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi fırsatı bulunuyor.

 

Holy Week

Holy Week

İspanya-Sevilla 25-31 Mart

İspanya’nın Sevilla ve Granada şehrinde yapılan, (Mübarek Hafta) Holy Week, yine dini ayin olarak başlayan bir festival. Dini kıyafetlerle yürüyüşle başlayan Holy Week, ayın son günü kadar devam ediyor.  Toplumsal gruplamalar ve rütieller ile kıyaslandığında daha derinden tutulan gelenekleri sindirmek isterseniz Andalucia’ya gelmek için harika bir zaman. Birçok kişi Andalucia’yı ziyaret etmek için yılın bu zamanlarından kaçınır. Nedeni hem kalabalıklar hem de şişirilmiş fiyatlar. Ama bu deneyim için önemli diyorsanız, kesenin ağzını biraz daha açacaksınız.

Yeni ASX

Mitsubishi Motors, 2020 model ASX kompakt SUV modelinin dünya prömiyerini Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdi.

Mitsubishi Motors Corporation (MMC), 5-17 Mart arasında düzenlenecek 89. Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda 2020 model ASX kompakt SUV modelinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

En büyük pazarlarını Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya ve Çin’in oluşturduğu ASX, 2009 yılında lanse edildiğinden bu yana dünyanın 90 ülkesinde yaklaşık 1.32 milyon adet sattı. MMC’ın en çok satan üçüncü aracı olan ASX, şirketin küresel stratejisinde kilit bir rol üstleniyor.

2020 model ASX kompakt SUV’un dış tasarımı, MMC’ın küresel “Drive your Ambition” sloganının bir ifadesi olarak kullanılan “sağlam ve zeki” tasarım felsefesi kapsamında büyük bir değişimle görücüye çıkıyor.

ASX ile kullanım kolaylığı

ASX, şehir için tasarlanmış kompakt bir SUV. Hafif ve kompakt bir gövde ile sürücüye mükemmel bir hakimiyet alanı sağlarken, keyifli ve kolay bir sürüş sağlıyor.

Avrupa pazarlarına 5 ileri vitesli manuel şanzıman ya da 6 vitesli Spor Modlu INVECS*1-III CVT şanzıman ile uyumlu 2.0L MIVEC*2 16 valf motor seçenekleri, iki ve dört tekerden çekişli versiyonlarla piyasaya girecek ASX’te ayrıca, RISE güvenlikli gövde ve “Önden Çarpışmayı Yumuşatma” (FCM) fren sistemi gibi özelliklerle güvenli bir sürüş dinamiği yer alıyor.

*1: Akıllı ve Yenilikçi Araç Elektroniği Kontrol Sistemi

*2: Mitsubishi Yenilikçi Valf zamanlayıcı Elektronik Kontrol Sistemi

Mitsubishi ASXASX’in Yenilikleri

Tasarım – Konsept: Dikkat çekici tasarımı, Mitsubishi’nin imzası olan sağlamlığın yanı sıra güçlü bir imaj yansıtırken sürücüleri kendi isteklerini takip etmeye ve yeni mücadelelere davet ediyor.

Ön görünüm: Yeni ASX, Mitsubishi Motors’un ön tasarım konseptine yeni bir bakış açısı getiriyor. Tampon, ön ızgara ve çevresindeki tasarımı, güç ve sağlamlığını yansıtıyor. Sinyal lambalarını ve sis farlarını tamponun ucuna konumlandıran LED aydınlatma düzeni, ön görünüme Mitsubishi imzasını atıyor.

Arka görünüm: ASX’in güçlü ve keskin hatlı arka tasarımına LED arka farlar damgasını vuruyor.

Renk: ASX şimdi canlı, yoğun parlak “Elmas Kırmızısı”, sportif ve enerjik “Güneş Işığı Turuncusu” ve şık “Meşe kahverengi” renk seçenekleriyle sunuluyor.

Mitsubishi ASXAkıllı telefon görüntü ve ses iyileştirmeleri

Geliştirilmiş olarak sunulan Smartphone-link Display Audio – SDA (akıllı telefonlar ile bağlantılı görüntü ve ses) ile bağlantı ileriye seviyeye ulaşıyor.

Yedi inçten sekiz inçe yükselen ekran boyutu ile USB belleklerdeki videolar artık SDA ekranından izlenebilecek.*3

Üst donanım seviyesindeki modellerde Tom Tom*4 navigasyon sistemine yer veriliyor. Akıllı telefonla internete bağlanarak gerçek zamanlı trafik bilgilerine artık kolayca erişilebiliyor.

Yakın vadede hız göstergesi, kilometre sayacı, uyarı lambası ve diğer araç bilgilerinden yararlanan bir uygulama sunulacak. Uygulama, kalan yakıtı kontrol edecek ve en yakın akaryakıt istasyonlarına navigasyonla yönlendirecek, optimum bakım ve muayene aralıkları konusunda kılavuzluk edecek.

*3: Sadece araç stop ettirildiğinde.

*4: Hollanda merkezli şirket, trafik, navigasyon ve harita ürünleri sunmaktadır.