Yazılar

Bob Marley’in ülkesi “Jamaika”

Bob Marley’in ülkesi “Jamaika”

Jamaika, Amerika kıtasında, Küba’nın güneyinde, Büyük Antiller’de yer alan bir Karayip ada ülkesidir.

Yüzölçümü, 10.990 km², sahil şeridi, 1.022 km dir. İkliminde; tropikal, sıcak, nemli hava etkindir; iç kısımlarda ise ılıman iklim görülür. Tropikal bir cennet olan bu ada ülkesinin arazisi çoğunlukla dağlıktır. Karayiplerin üçüncü büyük adası olan Jamaika, aynı zaman eşsiz kahve çekirdeklerinin üretildiği Blue Mountain’a ev sahipliği yapar. Kahveseverlerin favorileri arasında yer alan Blue Mountain çekirdekleri, sınırlı üretim kapasitesi ve kendine özgü aroma ve tadından dolayı en pahalı kahve çekirdekleri arasına yer alır.

’nın başlıca şehirleri Kingston, Portmore, Spanish Town, Mandeville, Ocho Ríos, Port Antonio, Negril ve Montego Bay’dir. Kingston ayrıca dünyanın yedinci büyük doğal limanına ev sahipliği yapar. Kristof Kolomb 5 Mayıs 1494 yılında adaya ulaştığında “Gözlerimin gördüğü en güzel ada” olarak tariff etmiştir. Kolomb adaya “Santiago” adını vermiştir ancak adanın yerlileri tarafından kullanılan Xaymaca, “Jamaica” olarak kullanılmaya devam etmiştir. Adaya yerleşen İspanyollar, neredeyse tüm yerli halkı öldürmüşlerdir. Ada 1655 yılında İngiltere egemenliğine geçince, adadaki İspanyollar sürgün edilmiş, yeterli kolonileşme sağlanamadığı için de değerli şeker üretiminde kullanılmka üzere Afrika’dan çok sayıda köle getirildi. Günümüzde Jamaika halkının büyük çoğunluğu bu sebeple Afrika kökenlidir.

Adada resmi dil İngilizcedir ancak yerel halk kreyol bir dil olan Jamaika Patoisi lehçesini konuşmaktadır (Birden fazla dilin birleşmesiyle oluşmuştur)

Jamaika aynı zamanda Reggae müziğinin efsanesi Bob Marley’in de vatanıdır. Jamaika’ya gittiğiniz Bob Marley Müzesi’ni de ziyaret etmeyi sakın unutmayın. Jamaika’daki diğer ziyaret edilmesi gereken yerler Kraliyet evi, Aziz Cathrine Katedrali, Ulusal Galeri, Fern Gully, Mavi (Blue Mountains) ve John Crow Dağları milli parkı, Crocodile Pond (Timsah Göleti), Long Bay ve tabi ki Karayip Korsanları efsanelerine konu olan meşhur Port Royal’dir.

Bu güzel cennetten bir köşe adaya ne yazık ki Türkiye’den direkt ulaşım imkanı yoktur. Bunun için Amerika, Küba ya da Avrupa ülkerinden aktarmalı uçuş yapmanız gerekecektir. Jamaika Türkiye vatandaşlarına vize uygulamıyor olsa da, aktarma yapacağınız ülkeye giriş için vizeniz olduğundan emin olun. Jamaika ulaşmanın bir diğer yolu da deniz seferleridir ve birçok gemi tatili paketinin içinde yer almaktadır.

Ferhat Kaan Şahin pausedergi@gmail.com

TROYA ANTİK KENTİ

TROYA ANTİK KENTİ

Efsaneleri, aşk ve kahramanlık destanı ile anılan; Troya’ nın gizemli mitolojik hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Troya antik kenti; Çanakkale, Tevfikiye köyü sınırları içinde bulunuyor. Şehrin Anadolu ve Avrupa yakaları olması sebebiyle, Asya kıtasında yer almaktadır. Binlerce yıllık geçmişi ile dünyada hep merak edilen çalışmalar yapılmış bir bölgedir. İlk yerleşimin M.Ö. 3000 yıllarında olduğu düşünülmektedir. Dönemi itibariyle şehir devletlerin kurulduğu dönemlerde varlığını sürdürmüştür. Şehir yangınlar, savaşlar ve deprem sebebiyle dokuz kez yeniden kurulduğu araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir. Şehrin kurucuları ise ilk yerleşim sağlayan Dardanos kral soyundan gelenler olmuştur. Rivayete göre şehrin kuruluş efsanesi; Dardanos kraliyet ailesinden olan İlos katıldığı bir yarışmada benekli bir inek kazanır. Şehrin bilicileri İlos’ a ineği serbest bırakmasını ve ineğin ilk mola verdiği bölgede bir şehir kurmasını öğütlerler. İlos, öğüdü dinlemiş ve serbest bıraktığı ineği Hisarlık Tepesi’nde oturmuştur. Bu sebeple İlos’un burada bir şehir kurup şehre İlion adını verdiği rivayet edilir.”

Yüzyıllar sonra; Antik şehrin keşfediliş hikayesi de Homeros’ un eserleri sayesinde olmuştur. Heinrich Schliemann, adında Alman tüccar ve amatör arkeolog’ un İlyada’ yı defalarca okuması ve bölgeye yönelik merakı sonucu kişisel girişimi ile 1868 yılında ilk kazılar başlamıştır. Tabii ki bu merakının masum olmadığı biliniyor. Yaptığı kazılarda bölgeden çıkan kıymetli tarihi eserleri yurtdışına kaçırdığı anlaşılmıştır.

Troya antik kenti arkeolojik kazılardaki bulgulara göre; Çanakkale Boğazı’nın güney girişine yaklaşık 4,8 kilometre mesafedeki Hisarlık adlı bir tepeciğin üzerinde yer almaktadır.  Şehrin kuruluşu sonrası güçlü bir devlet olması sebebiyle, devasa surlara sahip iç kalesiyle nüfuzlu bir şehir olduğu bilinmektedir. Kazılarda Troya’nın bin yıllık dönemi süresince defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ve bölgesinde önemli bir şehir olarak varlık gösterirken, savaşlar veya doğal afetler ardından harabeye dönüşü kentin tarihinde yer almaktadır. Orta Çağ dönemine dek, Troya’nın inişlerle ve çıkışlarla dolu öyküsünün devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölge dönemi itibariyle dünyaya yön veren hükümdarlar tarafından saygınlık görmüş bir merkez olmuştur. Savaş sonrası şehirden ayrılıp Roma imparatorluğunun kurulduğu topraklara giden Aeneas’ in, Roma’nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’un atası olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple Roma İmparatorlarının hep saygı duyduğu bir bölge olmuştur. Makedonya’ nın kurucusu döneminin güçlü imparatorlarından; Büyük İskender (MÖ 356-323) bölgeye duyduğu saygıdan dolayı önem vermiştir. Troya’yı yeniden eski ihtişamına getireceğine yemin edip, şehrin yeniden imarı ve vergiden muaf tutulması emrini vermiştir.

Troya Savaşı’na ait hikayelerden esinlenerek yaratılmış film vizyona girmesi ile son dönemlerde büyük ilgi görmüştür.

Bugüne gelirsek; günümüz arkeologları ve tarihçiler Homeros eserinde anlattığı savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı, zamanını ve nasıl gerçekleştiğini belirleme çabaları sürüyor. MÖ 1300 yılı civarında savaşın gerçekleştiğidir. Yıkıntılar arasında mancınık bulunması savaşın bu zamanda geçtiğine işaret etmektedir. Savaşın daha sonra, MÖ 1190 civarında gerçekleşmiş olması da ihtimaller dâhilindedir. Bu tarihe gelindiğinde Troya yeniden inşa edilmiş ama şehir, Akdeniz’deki birçok benzeri gibi saldırıya uğramış ve tarumar edilmiştir.

Kazıların 1865 yılından bu yana sürdüğü Troya’da şehrin mimarisi ve hazineleri gün yüzüne katmanlar halinde çıkmaktadır. Arkeologlar 4 bin yıldan da eski dönemde Troya’nın büyük bir refah içinde yaşadığını artık biliyorlar. Hükümdarların bıraktığı devasa hazineler arasında binlerce altın yüzüğün yanı sıra altın, gümüş, elektrum, bronz, bakır kaplar ve birçok silah bulunmaktadır.

Efsanevi şehir Troya antik kenti kazılarında bulunan eserler 2018 yılında hizmete açılan Troya Arkeloji müzesinde sergilenmektedir.

Efsanesi:

Troya’ da yaşananları MÖ 800 yılında yaşamış olan İonia’ lı (İzmir çevresi) Homeros’ un İlyada ve Odysseia eserlerinden biliyoruz. M.Ö. 1180’e tarihlenen Troya Savaşının anlatıldığı eserlerinde; Sparta Kraliçesi Helen, bir düğün nedeniyle şehre gelen eski Troya Prensi Paris’ e gönlünü kaptırır. Paris’ in babası Troya kralı iken, Zeus babasını cezalandırarak krallığı elinden almış ve Paris’ i İda dağlarında çoban yapmıştır.

Aşkın başlangıç hikayesi ise; Kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis’in düğünleri sırasında güzellik tanrıçası Afrodit, kraliçe Helen, Zeus’un kızı Athena ve Zeus’un eşi Hera, düğüne çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş tarafından masalarına atılan, üzerinde “en güzele” yazılı altın elma için harekete geçmeleridir. Altın elma paylaşılamayınca kavga çıkar. Bu durum üzerine Zeus, seçimi Paris’ in yapmasını ister. Bu rekabet yüzünden masada ki kadınlar Afrodit, Athena ve Hera, Paris’ e vaatlerde bulunurlar. Paris, Helen’ i en güzel kadın olarak seçer. Evli olan Helen ile aralarında bu olaydan sonra yasak aşk başlar. İki aşık, Troya’ ya kaçarlar yani Antik Yunan’ dan, Asya’ ya kaçmışlardır. Sparta Kralı kendisini küçük düşüren bu olayı temizlemek için kardeşi Mykene kralı Agamemnon’ un başında olduğu Akha ve birleşik Antik Yunan ordusunu karşı kıyıya gönderir. Troya’yı savunmak için ise Troya Kralı Priamos’un oğlu Hektor’ un komuta ettiği, Anadolu’ dan gelen askeri birlikler ile savunma sağlanır. Helen’ i geri almak için harekete geçen ordular ile başlayan savaş on yıl sürer. Yıllarca süren savaşta, yorulurlar ve birbirlerine karşı üstünlük sağlayamazlar.

Akha ordusu, Kral Odysseus’un fikrini geçekleştirerek savaşın sonunu getirirler. Bugünde şehrin simgesi olan; devasa bir tahta bir at inşa ederler. İçerisine Odysseus ve seçkin askerler gizlenirler. Gece karanlığında tahta atı barış sembolü olarak Troya’nın kapısına bırakılır. Çekildikleri söylenen diğer askerleri taşıyan gemiler Bozcada arkasında kalan bölgeye saklanırlar. Savaş yorgunu, barış arzusunda olan Troyalılar; sessizlik üzerine karşı tarafın geri çekildiğini ve barış için tahta at bırakıldığına inanırlar.  Barış için bırakılan tahta atı surların içine alırlar. Gece yarılarına kadar barış kutlamaları içi şarap içip eğlenip sızarlar. Bu sebeple savunmasız kalan şehrin kapıları, atın içinden çıkan Akhalı savaşçıların saldırısı ile açılır. Savunmasız kalan Troya’nın surlarına yönelen Akha ordusunun saldırısı ile Troya şehri tamamen harabe haline gelir. Troya’ da taş, taş üstünde bırakılmadan yakılıp, yıkıldığı büyük felaket yaşanır. Bu son pusu içeren darbe ile Troya şehri ve Paris’in sonu gelmiş olur.

 

Paris’ in babasının elinden krallığın alınması ile ilgili sözü edilen kehanet gerçekleşir.

Zeus’ a iletilen kehanete göre, Paris’ in babasının yönettiği şehir yerle bir olacaktır. Bu yüzden krallık ellerinden alınmış ve Paris dağlara sürülmüştür. Bu savaş ile birlikte Troya kehanet edilen kaderini yaşamış olur. Savaş sırasında Zeus zaman, zaman her iki tarafı da desteklemiştir. Bu konuda kendisini en çok etkileyen eşi Hera olmuştur.

Zaferi kazanan Menelaos, eşi Helene’yi alarak Yunanistan’a doğru gemisi ile yolculuğa çıkar.

Yıllar süren savaşa neden olan kraliçe Helen’e olan iki erkeğin tutkusu neden olması sebebiyle; savaş sırasında Menelaos ve Paris düello yapmak istemişlerdir. Bu sayede savaşın uzamadan bir sonuca varması düşünülmüştür. Düello sonucunda kazananın ödülü Helen’e sahip olması ve savaşın bitişidir. Düelloyu istemeyen Zeus’ un eşi olan Afrodit’ in müdahalesi ile düello gerçekleşmez.

Homeros’un İlyada ve Odysseia epik şiir eserleri dilimize harika bir tercüme ile çevrilmiştir. Okurken elinizden bırakamayacağınız sürükleyici, etkileyici düşündürücü bir üsluba sahip eserlerdir.

Truva ören yeri milli park sınırları içerisinde yer almaktadır. Truva, dünyanın önemli medeniyetlerinden Roma imparatorluğunun başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bölgeye yaptığınız ziyarette; savaş kalıntıları ve surları incelemek geçmişin mitolojik hikayelerine keyifli bir yoluculuk yaptıracaktır. Mitolojide bahsi geçen tahta Truva Atı ise Çanakkale şehir merkezinde ziyaret edilebilmektedir.

 

Troya Müzesi ve Ören Yeri Hakkında:

Tevfikiye Köyü, Çanakkale: Telefon: 0 286 283 00 61

Ulaşım: Araç ile yolculuk da; Çanakkale – Ezine istikametine devam edilirken, Çıplak köyü istikametine devam edilmesi ile ulaşılmaktadır. Truva antik kentine şehir merkezinden kalkan dolmuşlar ile ulaşım mümkündür.  Şehir merkezine 30 km mesafededir.

Murat Söker  e-posta: neexss@gmail.com

Kandilli Pastanesi “Royal Afternoon Tea Box” ile evlerde

Kandilli Pastanesi “Royal Afternoon Tea Box” ile evlerde

Türkiye’nin değerli şefleri tarafından hazırlanan pastalarını Christofle servisler ve Hermes tabaklarda özel ve şık bir sunum ile servis eden Kandilli Pastanesi; zarafet ve estetiği buluşturarak tasarladığı özel “Royal Afternoon Tea Box” ile luxury patisserie deneyimini evlere geliyor.

Zengin menü içeriği ve şık sunumları ile günün her saati için ideal buluşma adresi olan Kandilli Pastanesi; pandemi döneminde misafir kabul edemiyor ancak özel olarak tasarladığı paket servis uygulaması “Royal Afternoon Tea Box” ile yüksek hizmet kalitesini evlere de taşıyor.  Yüksek kaliteli materyallar kullanılarak hazırlanan 4 katlı tasarımda, farklı ürün gruplarının lezzetleri birbirine karışmasın diye 16 ayrı bölme bulunuyor. Kapaklı dizaynı ile ürünler güvenli ve korunaklı bir biçimde geliyor. Kulp detayı ile kolay taşınabilirlik sağlıyor ve şık dizaynı ve estetik görünümü ile stand kapağı kaldırıldığında doğrudan servis olarak kullanılabiliyor. Royal Afternoon Tea Box, hijyenik bir şekilde Kandilli Pastanesi’nin kendisine ait olan soğutmalı ana dağıtım aracı ile yine Kandilli Pastanesi’nin kendi ekibi tarafından müşterilere ulaştırılıyor. Telefon ile Sipariş: 0 216 318 88 88 www.kandillipastanesi.com

Endonezya’da Sessizlik günü

Endonezya’da Sessizlik günü… Sessizlik günü Endonezya-Bali 17 Mart

Endonezya  Nyepi day  (Sessizlik Günü) Festival yürüyüş alayı ile başlıyor, geleneksel kıyafetler, müzik ve danslarla kutlamalar başlıyor.  Bu kadar ses ve şatafattan sonra neden adı Sessizlik günü olarak ilan edilmiş diye soracaksınız.  Sonra Bali’de 24 saat boyunca her şey durur. Ve sessizleşir. Dükkanlar kapanır arabalar çalışmaz sanki ölü bir şehri andırır. Hatta 24 saat boyunca  uluslararası havalananına da uçuş yasağı getirilir.

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI, 4 güne varan kullanım süresi ve kendi bluetooth kulaklığı bulunan akıllı spor bilekliği TalkBand B3 Lite’ı kullanıcılar ile buluşturuyor. TalkBand B3 lite, hayatın yoğun akışı içinde ne iletişimden ne de spordan eksik kalmak istemeyen kullanıcılar için geliştirildi.

Günlük hayatında sık telefon görüşmeleri yapan ve sağlıklı yaşama da önem veren kişiler için tasarlanan Talkband B3 Lite akıllı bileklik aynı zamanda bluetooth kulaklık olarak da kullanılıyor. Klipslere bastırarak çıkarınca aktif olan kulaklık, telefon görüşmesi yaparken, video izlerken veya müzik dinlerken de kullanılabiliyor. Özellikle toplu taşımada ve kalabalık ortamlarda gelen sesli mesajları dinlemek ve sosyal medyada videolar izlerken kullanmak için Talkband B3 Lite, en hızlı ve Pratik çözüm. 10 Metreye kadar Bluetooth bağlantı desteği ilke telefondan uzaklaşıldığında da bildirimleri görebilmeye ve konuşma yapılabilmesine olanak sağlıyor.

Telefon araması geldiğinde kulaklığı çıkardıktan sonra konuşma otomatik olarak başlıyor. Ayrıca aynı anda iki farklı telefonla bağlantı desteği de mevcut. TalkBand B3 Lite Konuşma yaparken arka plandaki gürültüyü tespit ederek engelliyor ve kaliteli bir telefon görüşmesi yapılmasını sağlıyor. Bu sayede kalabalık ve gürültülü ortamlarda özel görüşmeler çok daha rahat yapılabiliyor. Talkband B3 Lite bu özelliğiyle araç içerisinde özel konuşma yaparak kimsenin rahatsız olmadığı bir yolculuk geçirilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca bileklik üzerinden gelen aramayı sessize almak, aramayı reddetmek veya son aranan kişiyi tekrar aramak da mümkün.

TruSleep 2.0 ile uyku düzenini de takip edebiliyor. Koşu ve yürüyüş yaparken de size yardımcı olacak egzersiz verileri sunan TalkBand B3 lite, yakılan kalori, ne kadar süre egzersiz yapıldığı gibi verileri de gösteriyor.

HUAWEI TalkBand B3 Lite, verileri görüntülemek için geniş bir alan sunan 0,91 inç HD OLED renkli ekrana sahip. Sezgisel tasarlanan arayüz sayesinde kullanıcılar, bileklerini çevirerek veya yan kısımdaki fonksiyon tuşu ile istedikleri verileri gösteren ekranlar arasında kolayca geçiş yapabilirler.

Arayan kimliği, mesaj bildirimi ve telefon bulma özellikleri ile donatılan TalkBand B3 Lite, aynı anda iki akıllı telefon ile birden senkronize edilip, her ikisinden de çağrı alıp yanıtlayabiliyor. 4 güne kadar kullanım süresi sunan ve sadece 2 saat içinde şarj olabilen pili ile TalkBand B3 Lite günlük hayatı kolaylaştırarak profesyonel bir destek sağlıyor. TalkBand B3 Lite’ın hipoalerjenik malzemeden üretiliyor.

Nepal Renk Festivali

Renk Festivali, Nepal ve Hindistan 1 Mart

Nepal ve Hindistan, gerçekleşen en renkli festival…  Adı üstünde renk festivali, Şimdilerde Türkiye’de de benzeri yapılan renk festivalinin orijinal hali daha çekici. Hindistan’da Jaipur, Mathura, Braj Bhoomi ve Sri Krishna’da ve Nepal’de Katmandu’da düzenlenmekte.  Tanıdığınız tanımadığınız herkese gönül rahatlığı ile boya atabileceğiniz bir festival. Birileri boya atarken, birileri de üzerine su atarak, toz boyaların teninize yada kıyafetinize yapışması için çaba sarf ediyor.  Sinirlerinize hakim olun ve çocukça bir gün geçirmek için bu festivale katılın.

 

Su Çekme Festivali

Su Çekme Festivali, Japonya-Nara 1-14 Mart

Japonya  Omizutori (Su Çekme Festivali) Nara’daki Todai-ji tapınağında rahiplerin iyileştirme gücüne sahip olduğuna inanılan tanrısal suyu hazırladığı 1200 yıllık Budist töreni  Özellikle son derece büyük, yanan meşaleler ve ses çıkaran keşişler dolu 13 gün. Bu dönemde Otaimatsu olarak bilinen bir olay gerçekten görülmeye değer. 13 gün boyunca düzenlenen ayin görülmeye değer bir ritüel.

Frig Vadisi’nde bisiklet turu

Frig Vadisi’nde bisiklet turu 

Afyonkarahisar’ın kültürel mirasını tanıtmayı misyon edinen NG Afyon’un desteğiyle, bu yıl  7. kez düzenlenen ‘Frig Vadisi Bisiklet Turu’ 25-28 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. Frig Vadisi’nin binlerce yıllık tarihinin keşfedileceği turda, amatör ve profesyonel bisikletçiler ter dökecek.

Bisikletleri üzerinde 3 gün boyunca 180 km’lik bir parkuru tamamlayacak olan bisiklet severler, bölgenin binlerce yıllık tarih ve kültür mirasını keşfedecek. Binlerce yıldır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, ekstrem sporların son yıllardaki yeni rotası Afyonkarahisar’da, Frigya’nın izlerinin ve muhteşem kültürünün keşfedileceği bisiklet turu 3 gün sürecek.

3 gün boyunca Afyonkarahisar tarihinin keşfedileceği tur, Frig Vadisi’nin kalbi olan İhsaniye’den başlayacak. 65km’lik ilk günün parkuru Ayazini köyünde son bulacak. Bisiklet tutkunları turun ikinci gününde bölgenin Urumkuş ve Sarıcaova rotasına doğru hareket edecek. Üçüncü gün yine İhsaniye’den başlayacak olan bisikletliler, Arog filminin çekildiği Memeç Kayalıkları ve doğal güzelliğiyle bilinen Emre Gölü’nü ziyaret ettikten sonra başladıkları nokta olan İhsaniye’de turu sonlandıracaklar.

 Frig Vadisi Bisiklet Turu’na özel konaklama paketi

NG Afyon’un 25-28 Nisan tarihleri arasında ‘Frig Vadisi Bisiklet Turu’ için özel olarak sunduğu konaklama fırsatı, misafirlerini cezbediyor. NG Afyon’un iki kişilik odada, yarım pansiyon, 3 gece 2 kişi 2.220TL’den başlayan fiyatlarıyla konuklar unutulmaz bir deneyime imza atacak.

Las Fallas Festivali

Las Fallas Festivali

İspanya-Valensiya 15-19 Mart

Valensiya şehrinde yapılan Las Fallas Festivali İspanya’da yapılan en renkli festivaller arasında neredeyse birinci sırada yer alıyor.  Başlangıcı klasik Avrupa festivalleri gibi… Festivalin sonu diğerlerinden farklı… Festival sonunda şehrin tüm ışıkları kapatılıyor. Geçit töreni için yapılan objeler havai fişek ile saldırısına uğruyor. Yapılan bütün karikatür objeler havai fişeklerle yanıp kül oluyor.

Festival zamanı

İzlanda Airwaves, dünyadaki en havalı müzik festivali olarak ilan etti. 17. düzlenecek olan hem edebi, hem de mecazi anlamda serin bir festival olan ‘hava dalgaları’ beş gün süren bir parti edasında.

Reykjavik şehir merkezindeki çeşitli mekanlar festivale katılan müzikallerde ev sahipliği yapıyor. Organizatörler, bu sene sanatçılar da dahil olmak üzere yaklaşık 9000 festival katılımcısını ve müzik endüstrisinden insanın katılacağını öngörüyor.

Not: Katılmak için fotoğraflı kimlik belgesi gereklidir, en az 20 yaşında olmak şart. Reykjavik’te konaklarsanız, festival mekanları yürüme mesafesindedir. Sadece sağlam ayakkabılar ve sıcak giysiler giydiğinizden emin olun! Kasım ayında Reykjavik’te gece (ve günler de gelebilir!) Buz gibi olabiliyor. Reykjavik’te otelden daha çok daire var.