Yazılar

Domino’s’tan bir yeni lezzet daha

Domino’s’tan bir yeni lezzet daha

Dominos’tan bir yenilik daha. Muhteşem ikili tavuk ve patatesi birleştiren bu lezzet en çok sevilen sos seçenekleri ile iştah kabartıyor. Lezzet tutkunlarının damaklarını şenlendirecek bol soslu lezzet bombası Soslu Tavuk & Patates, eve servis siparişlerde sadece 24,99 TL.

Leziz çıtır tavuk finger ile patatesin en güzel halinin birleştiği Soslu Tavuk & Patates, iştah kabartıyor. Çıtır tavuk finger ve patatesin barbekü ve cheddar sos seçenekleri ile buluşmasıyla ortaya çıkan bol soslu lezzet bombası yiyenleri kendine hayran bırakıyor.

2 farklı seçenek ile sipariş verebileceğiniz Soslu Tavuk & Patates çeşitlerinden dilediğin biri eve servis siparişlerde sadece 24.99 TL. Dilerseniz Barbekü Soslu Tavuk & Patates, dilerseniz Cheddar Soslu Tavuk & Patates anında kapınızda!

Klima hastalıklarına dikkat  

Klima hastalıklarına dikkat  

Yazın aşırı sıcaklarında ev, araç ve ofiste ‘imdada yetişen’ klimalar, hızla serinleterek o an serinletici etkisiyle mutluluk veriyor ancak fark ettirmeden de yatağa düşürüyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım “Bugünlerde klima kaynaklı hastalıklara sık rastlıyoruz. Aşırı soğuk ve kuru havaya uzun süre maruz kalınması ve vücut direncinin düşmesi, kolaylıkla üst solunum yolları, alt solunum yolları ve akciğerde bazı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Covid-19 ile benzer şikayetlere yol açabilmesi nedeniyle de sıkıntı yaratıyor” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, klima ile gelen hastalıkları ve korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 pandemisinde maske kullanımı kritik önem taşırken, bunaltıcı yaz sıcaklarına aşırı nemin de eklenmesi günlük yaşamı çok büyük ölçüde olumsuz etkiliyor. Nefes aldırmayan sıcaklarda adeta imdadımıza yetişen klimalar ise, farkında olmadan hasta edip yatağa düşürebiliyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, klima kaynaklı hastalıkların; klimanın fiziksel ve rezervuar etkilerine bağlı olmak üzere iki şekilde gelişebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Klimanın fiziksel etkilerine bağlı olarak, ani ısı değişiklikleri ve ortamın aşırı soğuması nedeniyle bazı rahatsızlıklar gelişebiliyor. Aşırı soğuk ve kuru havaya sürekli maruz kalınması ve vücut direncinin düşmesi, kolaylıkla üst solunum yolları, alt solunum yolları ve akciğerde bazı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlarken; bunun yanında klima ile ortama yayılan tozlar da özellikle alerjik yapısı ve astımı olan kişilerin şikâyetlerini ve krizlerini tetikliyor, astım krizlerinin ortaya çıkmasına ve şiddetli kuru öksürüklere neden olabiliyor. Ayrıca klimaların üflediği soğuk havaya direkt maruz kalmak, yüzdeki sinir kılıfını etkileyerek ödem ve yüz felci yapabiliyor, kas ağrılarına, kas tutulmalarına neden olabiliyor.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Belirtileri örtüşebiliyor!

Klima hastalıklarının Covid-19 enfeksiyonu ile örtüşebildiğini, bu nedenle ‘klima çarptı’ diye geçiştirmeyip doktora görünmek gerektiğini belirten Dr. Zekai Tarım “Klima hastalıkları da tedavi edilmezse ölüme sebep olabiliyor. Tedavi için en az 2 hafta süreyle bu bakterilere yönelik uygun antibiyotikler kullanılması gerekebiliyor. Kişide ilk 24-48 saat içinde halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ve baş ağrıları, sonrasında ateş, kuru öksürük, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi şikayetler görülebilirken, hastaların küçük bir kısmında da sinir sistemi bulguları, konsantrasyon bozuklukları hatta komalık durum oluşabiliyor.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bağışıklık sistemini vuruyor!

Klimaların üflediği havanın, solunum yollarındaki lokal bağışıklık sistemini zayıflatarak virüs ve bakterilerin yerleşip çoğalmasına sebep olabileceğini, klimanın çalışması ile havadaki nem oranının azalarak, mekanda yoğunlaşan kuru havanın, burun içi dokularda ve boğazda tahrişe yol açabileceğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım şöyle konuşuyor: “Sürekli nemli olan klima filtrelerinde zamanla virüsler, bakteriler ve mantarlar üreyebilir. Temizliği ve bakımı düzenli yapılmayan klimaların filtre sistemlerinde biriken ve klimaların açılmasıyla iç ortama yayılan mikroorganizmalar solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olabilir. Klima hastalıklarından en yaygın olarak görüleni lejyonella pnömonisidir. Lejyonella pnömonisi klima bakterilerinin neden olduğu bir zatürredir. Bu bakteri nemli ortamlarda ve klima sistemlerinde rahatlıkla yaşayabildiği için, sebep olduğu hastalığa halk arasında ‘klima hastalığı’ denir. Hastalığa neden olan bakteriler, bakım ve dezenfeksiyon koşullarına uyulmadığı takdirde klimalarda üreyip, solunan havayla akciğerlere yayılarak hastalığa neden olur. Bu bakterinin sağlıklı bir vücutta hastalık yapma potansiyeli oldukça zayıftır, ancak vücut direncinin düşüklüğü hastalık oluşumunu kolaylaştırır. Kanser, diyabet, alkolizm, kronik akciğer veya karaciğer hastalığı olanlarda, yoğun sigara kullananlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla hastalığın gelişme sıklığı artar.” Pause Sağlık, Pause Dergi

Klima hastalıklarına karşı 5 etkili önlem!

  1. Klimaların bakım ve temizliği her yıl yapılmalıdır. Filtreleri değiştirilmelidir. Bakteri filtresi kullanılmalıdır.
  2. Ortamın aşırı soğutulmamasına dikkat edilmelidir. Klima kaynaklı sağlık problemleri genellikle bilinçsiz veya aşırı kullanım sonucu oluşur. Sıcak yaz günlerinde mekan içi ve dışındaki sıcaklık farkı ve ani hava değişimi vücut direncini düşürür. Ortam için en ideal sıcaklık 21-23 derecedir.
  3. Nem dengesini koruyucu klimalar tercih edilmelidir veya bulunduğunuz ortamda nemi sağlamak için 1 bardak su bulundurulabilir. Ortamdaki ideal nem oranı yüzde 40-60 arasında olmalıdır.
  4. Klimalardan düzenli örnekler alınıp, düzenli aralıklarla laboratuvarda incelenmelidir.
  5. Klima kullanırken direkt klima rüzgarına maruz kalınmamalı, karşısında oturulmamalı ve klima yeri bunlar göz önüne alınarak belirlenmelidir. Klimalar belirli zaman aralıklarıyla ısısı yavaş yavaş düşürülerek kullanılmalıdır.

Yalıkavak Marina’dan fidan bağışı

Yalıkavak Marina’dan fidan bağışı

Yalıkavak Marina, yaralarımızın sarılması ve zümrüt ormanlarımızın yeniden yeşermesine katkıda bulunmak için TEMA Vakfı’na 30 bin fidan bağışlıyor.

Birlikte yaşamın ve umudun yeniden yeşermesi için tüm gücüyle çalışmaya devam edecek olan Yalıkavak Marina, Bodrum ve ülke genelinde meydana gelen orman yangınları nedeniyle başlatılan fidan dikimi kampanyasına destek oldu.

Denizleri ve doğayı korumak konusunda sosyal sorumluluk çalışmaları yürüten Yalıkavak Marina; Tema Vakfı’nın “Yaşamı Yeniden Yeşerteceğiz” kampanyasına destek olarak, tüm paydaşlarını ve misafirlerini de kampanyaya dahil olmaya davet ediyor.

Cep boyutunda SSD

Cep boyutunda SSD

Western Digital (NASDAQ: WDC) bugün, cep boyutundaki tasarımı performansla birleştiren yeni taşınabilir depolama çözümü WD Elements™ SE SSD’yi duyurdu.

Bu kompakt cihaz, dosyaları hızlı bir şekilde taşımak için taşınabilir bir sürücüye ihtiyaç duyan tüm kullanıcıların tam aradığı çözüm. WD Elements SE SSD ile kullanıcılar, hem dizüstü bilgisayarları hem masaüstü bilgisayarları hem de diğer cihazlarda ister iş ister eğlence amaçlı olsun tüm içerikler üzerinde tam kontrole sahip.

400 MB/sn’ye** varan okuma hızları ve 2 TB’a* varan kapasitelerle bu yeni taşınabilir SSD, kullanıcıların her gün daha fazlasını yapabilmeleri için büyük dosyaları hızla taşımalarına olanak tanıyor. Sürücünün tak-ve-çalıştır özelliği, kutudan çıkar çıkmaz kullanıma hazır olduğu ve herhangi bir iş akışına sorunsuz bir şekilde entegre olabileceği anlamına geliyor.

WD Elements SE SSD, 2 metreye kadar düşmeye dayanıklı kompakt, taşınabilir bir tasarıma sahip ve tüm bu özellikleri de bu yeni sürücüyü sürekli hareket halinde olanlar için mükemmel bir çözüm haline getiriyor. Western Digital’in depolamada herkesçe bilinen dayanıklılık mirasını sürdüren bu yeni sürücü, dünya çapında üç yıllık sınırlı bir garanti süresi ile destekleniyor.

Fiyat 480 GB* kapasiteli sürücü için son kullanıcı önerilen fiyatı 89,99 €’dan başlıyor.

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’dan Tema’ya bağış

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’dan Tema’ya bağış

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul otelin açılışından beri sürdürülebilirlik fonunda biriken tüm geliri, Ormanlara ve doğal hayata yeniden can vermek üzere Tema Vakfına bağışlıyor.

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul, ülkemizin içerisinde bulunduğu orman yangını felaketinde, geleceğimizi yeniden yeşillendirecek tohumları atmak üzere Tema Vakfına destek oluyor. Global Six Senses markasının bir standardı olarak her otelin oda gelirinin %0.5’ini, su satışlarının ise %50’sini aktardığı Sürdürülebilirlik Fonu ile Six Senses markası dünya çapında sürdürülebilirlik çalışmalarına destek veriyor. 2019 Aralık ayında açılan Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul da bu fonda biriken parayı TEMA vakfına bağışlayarak ülkemizin yeniden yeşillenmesine katkı sağlıyor.

Şampiyonada ilk kadın dümenci

Şampiyonada ilk kadın dümenci

Nevra Eker Güryel, bu sayede J/70 Dünya Şampiyonası’na katılacak olan ilk Türk kadın dümenci de olacak.

Türk yelkenciliğinin gelişimine katkıda bulunan Eker Süt Ürünleri, bir kez daha uluslararası bir yarışta ülkemizi temsil edecek. 7-15 Ağustos 2021 tarihleri arasında Amerika’nın Kaliforniya Eyaleti’nde gerçekleştirilecek J/70 Dünya Şampiyonası’na katılacak olan Eker Yelken Takımı’nın dümencisi ise, Eker Süt Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker Güryel olacak.

Yarışa katılacak tek Türk takımı olan Eker’in yarıştaki en önemli hedefi ise Corinthian sınıfında kürsü gören ilk Türk takımı olma onurunu elde etmek olacak.

Daha önce katıldığı J / 70 Midwinter Şampiyonası’nda Corinthian Sınıfı birincisi olan Eker Yelken Takımı, J / 70 Dünya Şampiyonası’na ise Nevra Eker Güryel’in liderliğinde hazırlanıyor.

Pek çok önemli yarışta Eker kadın çalışanlarının yer aldığı Efsane Ladies‘in dümenciliğini yapan Nevra Eker Güryel, böylece uluslararası bir yarış deneyimi kazanacak.

Yazın en sık görülen hastalıklar

Yazın en sık görülen hastalıklar

Pandeminin gölgesinde geçirdiğimiz yaz mevsiminde beslenmeden tatil planlarına dek birçok konuya her zamankinden fazla özen göstermek gerekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya “Yaz mevsimi tatil planlarının yapıldığı, sosyal mesafenin kısaldığı ve dikkatin daha çok dağıldığı bir dönem. Toplumsal aşılanma oranının artışıyla birlikte Covid-19 tedbirleri konusunda biraz daha rahatız, daha serbest hareket ediyoruz. Ancak, Covid-19 salgını hala bir risk ve aslında bu rahatlığa, sosyal mesafelerin kısalmasına da izin vermiyor! Bir yandan Covid-19’un bulaşma riski devam ederken bir yandan da, yaza özgü enfeksiyon hastalıkları hayatımızı zorlaştırıyor, kısıtlıyor. Yaz enfeksiyonlarından korunmak için bazı kurallara mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor” diyor. Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya; yazın en sık görülen bakteriyel, viral, paraziter ve mantar enfeksiyonlarından korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yazın en sık görülen hastalıklar

Dizanteri

Dışkıyla, iyi yıkanmamış ellerle ve besinler aracılığıyla bulaşır. Yüksek ateş, kusma, kanlı ishal,  iştah kaybı ve kırgınlık vardır. Korunmak için el ve tuvalet hijyenine özen gösterilmeli, meyve ve sebzeler bol sirkeli suyla yıkanmalıdır. Tedavisinde mutlaka bir hekimin düzenlediği antimikrobiyal ilaçlar kullanılmalıdır. Bazen hastanede tedavi gerekebilir.

Besin zehirlenmesi

Çoğunlukla stafilokok adındaki bakterilerin toksinleriyle oluşur. Nadiren E.coli ve salmonella da neden olabilir. Stafilokok toksinleri en çok çiğ/pişmiş et, krema, dondurma ve açıkta tutulan yiyeceklerde bulunur. Bulaşık besini yedikten 6-8 saat sonra kusma, ishal, kırıklık başlar. Bu süreç gürültülü olsa da, yaklaşık 12 saat içinde kendiliğinden tamamlanır. Antibiyotik tedavisine ihtiyaç yoktur. Kaybedilen sıvı ve elektrolitler ağız yolu ile ya da damardan takviye edilir.

Rota virüsü

Rota virüsü özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda bağırsak iltihabına yol açan bir virüstür. Hastalık şiddetli ateş, ishal ve kusma ile kendini gösterir, dışkı ile bulaşır, her mevsimde görülür. Çok şiddetli sıvı kaybıyla ölüme neden olabilir. Özgül bir ilacı yoktur,  korunmak için aşı geliştirilmiştir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Turist diyaresi

Seyahat, tatil, iş gezisi gibi nedenlerle gezen kişilerde görülür. E.coli ya da giardia adlı mikroplar ile hastalık oluşur. Genellikle az gelişmiş coğrafyalara yapılan gezilerde daha sık görülmektedir. Tedavisinde antimikrobial ilaçlar kullanılır. Temel neden el, tuvalet hijyeni eksikliğidir.

Salmonella enfeksiyonları

En tipik örneği tifo ve paratifodur. Yüksek ateş, kırgınlık, ishal, eklem ağrıları, karın ağrıları sık görülür. Dışkı aracılığı ile bulaşır. Aracıları eller ve besinlerdir. Genellikle hastanede yatırılarak, antibiyotik desteğiyle tedavi gerekir.

El-ayak-ağız hastalığı

En sık çocuklarda görülen, yakın temas ile bulaşan ve en sık coxakie ile enterovirüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Adından da anlaşılacağı gibi ağızda çok ağrılı yaralar, el ve ayak içlerinde ağrılı şişlikler ile karakterizedir. Özgül bir tedavisi yoktur. Tedavide ağrı kesiciler kullanılır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Konjonktivit

Göz akını döşeyen konjonktivanın iltihabıdır. Çok ağrılıdır. Genellikle ekovirüsler, enterovirüsler neden olur. Havuzlar, ortak kullanılan havlular, kirli eller ile bulaşır. Üzerine genellikle bakteriyel enfeksiyon eklendiği için, antibiyotikli göz damlaları ile tedavi yapılır.

Suçiçeği

Varisella zoster virüsü etkendir, çok bulaşıcı bir hastalıktır. Temas ya da hava yolu ile bulaşır. Özgül bir tedavisi yoktur. 1995 yılından bu yana etkin olarak aşılama yapılmaktadır.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)

Viral bir hastalıktır, özellikle Tokat-Kastamonu illerinde yaşayan kenelerin aracılık ettiği ölümcül bir viral hastalıktır. Özgül bir tedavisi yoktur. Isıran keneyi gelişigüzel çıkartmamak ve mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Lyme hastalığı
Çok geniş bir belirti grubu vardır, her sistemi tutar. Borrelia adı verilen bir mikroorganizma ile bulaşır. Antibiyotik tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Dış kulak yolu hastalıkları
“Eksternal otit ya da “yüzücü kulağı” adı ile bilinirler. Yaz mevsiminde çok sık görülürler. Bakteri ya da mantar enfeksiyonlarıdır. Çok ağrılıdır ve işitme kaybına neden olurlar. Yüzme, suya dalma, kulağı yabancı cisimle karıştırma sonucunda oluşurlar. Ağrı kesici ve antimikrobiyal kulak damlaları ile tedavi edilirler. Yüzerken kulak tıkacı kullanmak, kulak çöplerini dış kulak yoluna sokmaktan kaçınmak gerekir.

İdrar yolu enfeksiyonları
Yaz mevsiminde, özellikle kadınlarda çok sık görülür. Kadınların idrar yollarının kısa olması, onları bu enfeksiyonlara karşı korumasız hale getirir. Havuz/sauna kullanımı ve cinsel ilişki sonrasında sık rastlanır. Alt üriner sistem enfeksiyonları mesane ile sınırlıdır ve “sistit” adını alır. Üst üriner sistem enfeksiyonlarında böbrek iltihabı (pyelonefrit) oluşur. Sistitler daha kolay ve kısa sürede tedavi edilirler. Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya “Kişisel hijyene özen göstermek, temizliğinden emin olunan havuz ve tuvalet gibi yerlerden yararlanmak enfeksiyon olasılığını azaltır. Kadınlarda önden arkaya doğru temizlenme vurgulanmalıdır, böylece kendi kendine bulaştırma engellenir. Enfeksiyonlar hangi mevsimde görülürse görülsün, engellemenin yolu kişisel ve çevresel hijyenden geçmektedir. Elleri bol sabunla yıkamakla, bu enfeksiyonları önemli ölçüde azaltmak mümkündür” diyor.

KONA menzil rekoru kırdı

KONA menzil rekoru kırdı

Hyundai Yeni KONA Electric, tek şarjla toplam 790 kilometreye ulaşarak yeni bir kilometre taşına ulaştı.

Tam şarjlı 64 kWh pile sahip KONA Electric, İspanya’nın Madrid şehrinde gerçekleştirilen rekor sürüşünde toplam 15 saat 17 dakika yol alarak inanılmaz bir menzil elde etti. Bu süre zarfında, ortalama 52 km/s hız ortalamasıyla 790 kilometre yol kat eden araç, 100 kilometrede 8,2 kWh elektrik tüketti. Bu değer, 100 kilometredeki 14,7 kWh olan WLTP standardının oldukça altında.

İspanyol EL PAÍS gazetesinin otomotiv editörleri tarafından gerçekleştirilen test sürüşü, Madrid Teknik Üniversitesi’nin Otomobil Araştırma Merkezi olan INSIA’da başladı. INSIA, KONA EV’nin şarj portunu şarj ettikten sonra kapatarak mühürledi ve sonrasında da testi onayladı. Test, Madrid’in çevre yolu olan M-30 boyunca gerçekleştirildi ve INSIA genel merkezine gidiş dönüş yollarını içeren bir rotayla tamamlandı. Test için kullanılan 150 kW’lik (204 PS) KONA Electric, tamamen standart ve üzerinde herhangi bir modifikasyon bulunmuyor.

Çevre dostu KONA Electric, Hyundai’nin mobilite alanındaki başarısını kanıtlarken aynı zamanda sektördeki öncülüğü için de son derece önemli bir model. Hyundai KONA Electric, çok yakın bir süre içerisinde Türkiye’de de satışa sunulacak.

İbis ve Sony Music ile müzik tutkunları bir araya geliyor

İbis ve Sony Music ile müzik tutkunları bir araya geliyor

Accor çatısı altındaki ibis otelleri tüm dünyada müzik tutkunlarını buluşturarak global müzik misyonunu sürdürüyor. ibis ve Sony Music Entertainment iş birliği ile dünyaca ünlü yıldızlar Prinz Pi, Sam Fischer ve The Avener’ın liderlik ettiği yeni “ibis MUSIC We Are Open” turları başlıyor. İbis ayrıca Sony Music küratörlüğünde müzik severlerin evde, seyahatte ve diledikleri her yerde dinleyebilecekleri çalma listeleri sunuyor.

Sosyal medyadan canlı yayın

Temmuz ve Ağustos boyunca Prinz Pi, müzikseverleri hip-hop, R&B ve pop müzikle Türk yapımcı Hend’i, Fransız yazar-besteci-tercüman Enaé’i ve müzik türlerine meydan okuyan Brezilyalı müzisyen Kdu Dos Anjos’u keşfetmeye davet edecek. Daha önceki turlarda olduğu gibi, her müzik performansı sanatçının ülkesindeki bir ibis otelinde gerçekleştirilecek. İbis, dünyanın dört bir yanındaki müzikseverleri Instagram TV, Facebook ve YouTube üzerinden canlı yayınları izleyebilecekleri ve sanal tura katılabilecekleri Instagram hesapları olan @ibishotels’i takip etmeye ve müzik coşkusuna katılmaya davet ediyor.

Evden daha verimli çalışmak için 5 efektif ipucu

Evden daha verimli çalışmak için 5 efektif ipucu

Evden çalışmak, pandemi sürecinde hayatımıza hızla giren bir yenilik oldu. Evden çalışmaya yatkın veya elverişli mesleklerin haricinde birçok iş kolu da mücbir sebeplerden dolayı evden çalışma yöntemini kullanmaya başladı. Evden çalışma tecrübesi olmayanlar, neyi nasıl yapacaklarını hızla değerlendirmeye ve bir yol bulmaya çalıştı. Nihayetinde ülkemizde mart ayında yaygınlaşan evden çalışma yöntemi devam ediyor.

Ofiste çalışmak kadar kolay olmayan evden çalışmanın zorluklarını nasıl aşabiliriz? Bilgisayar başında saatlerce oturup aynı zamanda da evde olmanın rehaveti arasında kalmamak için neler yapmalıyız?

İlk duyulduğunda kulağa hoş gelen evden çalışma şekli, zamanla yerini farklı düşüncelere bırakabiliyor. Çünkü ofis ortamında tamamen iş odaklı bir çalışma yürütülürken, evde bu şartlar tam oluşmadığından aksaklıklar yaşanabiliyor. Çalışan açısından motivasyonun daha fazla arttığı söylense de işe adaptasyon zamanla düşebilir. Motivasyonunuzu daima yüksek tutmak için sizlere bazı önerilerimiz var.

  1. Evinizi ofis gibi kullanmaya çalışın

Evden çalışmayı verimli hale getirecek önerilerimizin başında çalışma ortamının düzenlenmesi geliyor. Ofisteki masanızda veya çalışma alanınızda bulunan malzemeleri evinize taşıyın. Bilgisayarınız içinde yüklü programlar veya dokümanlar hayati öneme sahiptir. Eğer çalışma alanınızla ilgili arşiviniz, kayıtlı dosyalarınız veya kısa yollarınız iş yerindeki bilgisayarınızdaysa onlara ihtiyacınız olacağını unutmayın.

Evinizde kendinize bir çalışma odası veya alanı kurun. İş yaptığınız saatlerde sizi bundan alıkoyacak her şeyden izole olmaya çalışın. Evinizin bir odasını ofisteki çalışma alanınız gibi tasarlayın ve bu şekilde kullanın. Mola saatleriniz dışında bu alanda olacağınızı ve işlerinizle ilgileneceğinizi evde bulunan aile fertlerine anlatın. Eğer çocuklarınız bunu anlayamayacak kadar küçükse, onlarla bu süre içinde ilgilenmesi için yardımcı bulundurun.

Evinizdeki ofisiniz hazırsa işe adaptasyonunuz da yüksek olacaktır. Etrafta dikkatinizi dağıtacak ne kadar nesne varsa hepsini ortadan kaldırmalısınız.

  1. Günü planlayın

Sabah işe başlama saatiniz, molalarınız, yemek saatiniz ve işi bitirme saatlerinizi planlayın. ‘Nasıl olsa evdeyim, uyandığım zaman işe başlarım’ mantığı ile asla hareket etmeyin. Bu sizin işe başlama ve çalışma saatlerinizde sürekli oynamalara neden olacaktır. Düzenli olmayan çalışma saatleri de hem verimsiz hem de oldukça yorucu olur. Evden çalışmak iş yerindeki gibi ev ile irtibatın koptuğu bir ortam olmadığı için evde yapılacak işlerle de karşılaşabilirsiniz. Bunları da bu planlamaya dahil edebilirsiniz. Gün boyu hiç masadan kalkmadan çalışmak neredeyse imkânsızdır. Evde olduğunuz için de masadan kalktığınızda ev içinde neler yapabileceğinizi düşünün. Ancak bu yapılabilecek olan şeylerin sizi işten koparmasına izin vermeyin.

Planlamada size yardımcı olabilecek uygulamaları kullanmaktan çekinmeyin. İşinize ilişkin görevlerin bir listesini hazırlamak, gerçekten size yardımcı olabilir. İster gerçek bir defter ajandadan ister çevrimiçi bir uygulamadan faydalanabilirsiniz.

Planlı yapılacak her işin iyi bir zaman tasarrufu olacağını aklınızdan çıkarmayın.

  1. Mola verin, egzersizler yapın

Çalışmak kadar dinlenmek de önemlidir. Çalışma saatleri içinde verilecek kısa molalar sizi yeniden işe bağlar ve adaptasyonu güçlendirir. Evden çalışma düzeninde de saatlerce masa başında çalıştıktan sonra kısa molalar vermek gerekir. Örneğin çayınızı veya kahvenizi işinizi yaparken masanızda değil, masadan ayrılarak evin salonunda içebilirsiniz. Veya balkona çıkarak temiz bir nefes alıp, kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Bu kısa mola geride kalan saatlerin verdiği yorgunluğu kısmen de olsa azaltacaktır.

Molalarda yapılacak bir diğer faydalı iş de egzersizler olabilir. Hatta egzersiz yapmak için ayrıca mola verebilirsiniz. Sürekli oturmaktan kaynaklı yorgunluk, bilgisayar kullanmaktan dolayı el ve kolların hareketsizliğini egzersizlerle gidermeye çalışın. Hareket etmek insanı gerçekten kendine getirir. Küçük el kol hareketleri, bel ve boyun çevirme egzersizleri yapabilirsiniz. Aşağıdaki basit egzersiz hareketlerini evde kolayca uygulayabilirsiniz:

Boyun esnetme

Yukarı doğru esneme

Omuz silkme egzersizi

Göğüs açma egzersizi

Dize sarılma egzersizi

Şınav veya mekik çekmek

El bileği egzersizleri

Bu küçük egzersiz hareketleri için 10 veya 15 dakikalık kısa bir zaman ayırmak yeterli olacaktır.

  1. İletişim

Eğer bir takım çalışması ile çalışıyorsanız ve evden çalışma düzeninde iseniz işiniz biraz zorlaşacaktır. Çünkü ofiste çalışırken sürekli yakınınızda olan çalışma arkadaşlarınız artık kendi evlerindeler ve ofisteki gibi sizi her an duyacak kadar yakın değiller. Bu artık dijital yollarla aşılabilecek bir konu haline geldi. Kendisine not iletmeniz gereken arkadaşınıza e-mail gönderdiniz ama hemen cevap almanız gerekiyor. O anda ekip arkadaşlarınızdan biri mola mı verdi? Gönderdiğiniz maili gördü mü bilemiyorsunuz. Çalışma arkadaşlarınız sizi duyacak kadar yakın olmadığı için, anlık olarak iletişim kurabileceğiniz yeni kanallar belirlemeli ve aradaki iletişimi sağlamlaştırmalısınız.

Görüntülü toplantı programları veya yazılı mesaj kanalları ile daha aktif bir iletişim kanalı oluşturabilirsiniz.

  1. Beslenme, yeme-içme

Ofisteki çalışma düzeninde yemek saatleri belirli bir düzende iken evden çalışma düzeninde farklılık gösterebilir. Sürekli evde olduğunuz için her an yiyecek ve içecekler elinizin altındadır. Ancak bu durum bir dezavantaja dönüşebilir. Sürekli olarak bir şeyler atıştırmak bedeninizi yorar. Hareketsizlik de bu yorgunluğu artırır. Bu yüzden yeme-içme ve atıştırmaları mümkün olduğu kadar kontrol altında tutmaya çalışın.

Besleyici, duyurucu, hazmı kolay ve hafif yiyecekleri tercih edin. Ara öğün olarak da ceviz, badem, fındık gibi kuruyemiş gibi hem sağlıklı hem de enerji bakımından sizi destekleyici besinler tüketin. Taze mevsim meyveleri de ara öğünlerin sağlıklı aperatifleri olarak tüketilebilir. Vücudumuz için suyun önemi zaten biliyoruz; öyleyse gün içerisinde su tüketmeyi ihmal etmemelisiniz. Çalışma masanızda bir sürahi ve bardak bulundurmayı da ihmal etmeyin.

Cips, bisküvi gibi ambalajlı ve katkı maddeli ürünleri böyle durağan zamanlarda tüketmekten kaçınmak sağlığınız açısından önemlidir.

Evde çalışma veriminizi artıracak küçük alternatifler

Koronavirüs süreci devam ettiği sürece veya daha sonrasında başka sebepler söz konusu olup da evden çalışmak gerektiğinde yapılabilecekleri bu şekilde sıralamak mümkün. Bu 5 madde öncelikli olarak dikkat edilmesi gerekenler olup elbette başlı başına yeterli değildir. Bunun yanında çalışmayı kolaylaştıracak birçok şey de sayılabilir:

Temiz hava almanın insan üzerindeki yenileyici etkisi göz ardı edilemez. Eviniz bir site içerisindeyse 10 dakika mola vererek açık havaya çıkmak ve derin nefes egzersizi de başlı başına bir yenilenme ve enerji depolama terapisi gibi olacaktır.

Kısa bir yürüyüş iş stresinden uzaklaşıp dinlenmenize, konsantrasyonunuzu yeniden kazanmanıza katkı sağlayacaktır.

Müzik dinlemek için kısa bir süre bir koltuğa oturup ayaklarınızı uzatabilir, gözlerinizi kapatabilir ve kendinizi müziğin ritmine bırakabilirsiniz.

Kısa videolar ve eğlenceli oyun aktiviteleri de bu molalarda yapılabilecekler arasında değerlendirilebilir.

İş yerinizdeyken aralarda arkadaşlarınızla yaptığınız sohbetleri gündem dışı konuşmaları evde de aile fertleriyle yapabilirsiniz. Eğer evde çocuklar varsa onlarla ilgilenebilir, derslerini kontrol edebilirsiniz. Anneniz veya babanız yanınızdaysa günün koşuşturması arasında onlarla kısa bir sohbet edebilirsiniz.

Bütün bu aktiviteler kişiden kişiye değiştirilerek yelpaze daha da genişletilebilir. Asıl önemli olan işten uzaklaşma ve adaptasyonu bozma haline dönüşmemesine dikkat etmektir. Molalarınızı işin akışı arasında belirli bir zaman diliminde yapmak faydalı olacaktır. Verimli hale getirilmiş bu küçük aktiviteler size önemli bir motivasyon sağlayacaktır.