Yazılar

2026’nın En Güvenli Havayolları Listesi Açıklandı

Etihad Zirvede, Qantas ve Emirates İlk 10’da

Uçakla seyahat, istatistiklere göre en güvenli ulaşım yöntemi olmaya devam ediyor. Ancak bazı yolcular hâlâ uçmaktan çekinebiliyor. Bu nedenle havacılık güvenliği uzmanlarının hazırladığı yıllık rapor, filo yaşı, ciddi olay geçmişi, pilot eğitimi ve türbülans önleme kriterlerine göre havayollarını sıralıyor. İşte 2026 yılında uçmak için en güvenli tam hizmet veren havayolları:

10- Korean Air: Güney Kore’nin ulusal havayolu, modern Airbus A350 ve Boeing 787 uçaklarıyla filosunu yeniliyor. Asiana Airlines ile birleşme süreci devam ediyor.

9- Virgin Australia: Brisbane, Melbourne ve Sydney merkezli havayolu, 100’den fazla Boeing 737 ile Avustralya ve Güneydoğu Asya’da hizmet veriyor.

8- EVA Air: Tayvan merkezli şirket, kuruluşundan bu yana büyük bir kaza yaşamadı. Washington DC’ye yeni aktarmasız uçuş başlattı.

7- Singapore Airlines: Skytrax ödüllerinde dünyanın en iyi ikinci havayolu seçildi. Changi Havalimanı’ndaki özel imkanlarıyla öne çıkıyor.

6- Air New Zealand: Güvenlik sıralamasında altıncı sırada yer aldı. Küçük farklarla liderler arasında rekabet sürüyor.

5- Emirates: Airbus A380 filosuyla dikkat çekiyor. Dubai’deki bağlantı merkezi yolculara geniş imkanlar sunuyor.

4- Qatar Airways: Doha merkezli havayolu, ABD’nin birçok şehrine uçuyor. Hamad Havalimanı’ndaki modern tesisleriyle öne çıkıyor.

3- Qantas: 1920’den bu yana faaliyet gösteren Avustralya’nın ulusal havayolu, dünyanın en uzun uçuşlarından bazılarını gerçekleştiriyor.

2- Cathay Pacific: Hong Kong merkezli şirket, 80. yılını kutluyor. Modern Airbus A350 ve Boeing 777 filosuna sahip.

1- Etihad Airways: Abu Dabi merkezli havayolu, 2003’ten bu yana büyük bir olay yaşamadan güvenlikte zirvede yer alıyor.

 

 

#HavayoluGüvenliği #EtihadAirways #Qantas #Emirates #SingaporeAirlines #AirNewZealand #CathayPacific #KoreanAir #VirginAustralia #EVAair

Rumkale’de 7. Su Sporları Festivali 4 Bin 440 Sporcuyu Ağırladı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 7. Uluslararası Rumkale Su Sporları Festivali, 4 bin 440 sporcunun katılımıyla Fırat Nehri’nde gerçekleştirildi. Festival, dragon bot yarışları, yüzme, bisiklet ve doğa yürüyüşlerinin yanı sıra su ve hava gösterileriyle sporu, tarihi ve doğayı bir araya getirdi.

Rumkale’nin eşsiz manzarasında düzenlenen festivalde Türkiye Dragon Bot Yarışması öne çıktı. 37 takımdan 740 sporcu Fırat’ın sularında mücadele etti. Gaziantep’i 10 takımın temsil ettiği yarışlarda sporcular uyum ve dayanıklılıklarını sergiledi. Flyboard, jet ski, jetcar ve paramotor gösterileri izleyicilere heyecanlı anlar yaşattı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Her yıl daha güçlü bir katılım oluyor. Rumkale’yi dünyaya tanıtmak için çalışıyoruz. Sporun kaybedeni yoktur” dedi. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve protokol üyeleri de sporculara başarılar diledi.

Festival kapsamında doğa yürüyüşleri, bisiklet sürüşleri ve çadır kampları da düzenlendi. Etkinliklerin sonunda konser programıyla katılımcılar keyifli vakit geçirdi. Yarışmaların ardından dereceye giren takımlara ödülleri verildi.

 

 

#RumkaleFestivali #GaziantepBüyükşehir #SuSporları #DragonBot #FıratNehri #Gaziantep #YerelYönetim #FestivalHaberi #SporEtkinliği #DoğaVeTarih

Pegasus, Smartwings Satın Alımına Onay Aldı

Pegasus Hava Yolları, Çekya Rekabet Kurumu UOHS’dan Çek havayolu şirketi Smartwings’i satın alması için koşullu onay aldı. 154 milyon euro (8,6 milyar TL) değerindeki anlaşma, Pegasus’un Avrupa’daki varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak duyuruldu.

UOHS, onayı “etkin rekabetin korunması” şartına bağladı. Bu kapsamda Pegasus, Prag–Antalya hattında yaz sezonuna ait bazı uçuş slotlarını başka bir havayolu şirketine devretmeyi taahhüt etti.

Smartwings, 49 uçaktan oluşan filosuyla 80 noktaya düzenli uçuş gerçekleştiriyor. Şirket, 2018’de Czech Airlines’ın kontrolünü devralmış ve 2024’ten itibaren operasyonlarını tamamen Smartwings markası altında sürdürmeye başlamıştı.

1990’da kurulan Pegasus, 2025 sonu itibarıyla 55 ülkede 158 uluslararası hatta uçuş gerçekleştiriyordu. Ana operasyon merkezi İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı olan Pegasus, satın almanın ardından Smartwings markasının korunacağını açıkladı.

 

#Pegasus #Smartwings #HavayoluHaberi #UOHS #AvrupaHavacılığı #SatınAlma #EkonomiHaberi #SabihaGökçen #Havayolu #RekabetKurumu

Seyahatte Bavul Kilidi Kullanmalı mısınız?

Seyahat sırasında bavul kilidi kullanımı tartışmalı bir konu. Uzmanlar, kilidin hem avantajları hem de dezavantajları olduğunu belirtiyor. İşte öne çıkan noktalar:

Artıları:

İç huzuru sağlar: Kilit kullanmak, eşyalarınızın güvende olduğunu bilerek daha rahat hissetmenizi sağlar.

Hırsızları caydırır: Kilit, çantanızı açmayı zorlaştırarak hırsızların başka hedeflere yönelmesine neden olabilir. TSA onaylı kilitler güvenlik kontrollerinde sorun çıkarmaz.

Fermuarların açılmasını önler: Seyahat sırasında fermuarların açılması ve eşyaların dökülmesi riskini azaltır.

Dezavantajları:

Dikkat çekebilir: Kilit, çantada değerli eşyalar olduğu izlenimi yaratabilir.

Anahtar veya şifre sorunu: Anahtarı kaybetmek veya şifreyi unutmak, eşyalarınıza erişimi zorlaştırabilir.

Uzmanlar, değerli eşyaların her zaman el bagajında taşınmasını ve kilidin yalnızca ek bir güvenlik önlemi olarak görülmesini öneriyor.

 

 

#BavulKilidi #SeyahatGüvenliği #Yolculuk #Bagaj #TSA #HırsızlıkÖnlemi #Seyahatİpuçları #Valiz #Güvenlik #TatildeGüvenlik

Uçakta Asla İçmemeniz Gereken İçecekler

Türbülans, gecikmeler ya da ağlayan bebekler uçuşu zorlaştırabilir; ama içecek seçimi tamamen bize bağlıdır. Yanlış seçimler yolculuğun konforunu ciddi şekilde etkileyebilir. İşte uçakta uzak durmanız gereken içecekler:

Kahve ve çay: Uçaktaki su depolarının temizliği belirsizdir, bu nedenle risk taşır.

Alkol: Susuzluğu artırır, baş ağrısı ve yorgunluğu tetikler.

Enerji içecekleri: Uyku düzenini bozar, alkolle birleştiğinde zararlı olabilir.

Meyve suyu: Sağlıklı görünse de yüksek şeker içerir.

Gazlı içecekler: Kabin basıncı nedeniyle şişkinliği artırır.

 

En iyi seçenek su! Havacılık Tıp Birliği, havada geçirilen her saat için 240 ml su içilmesini öneriyor. Güvenlikten sonra kendi şişenizi doldurmak en pratik çözüm.

 

#UçuşSağlığı #Uçaktaİçecek #KahveÇay #Alkol #Enerjiİçeceği #MeyveSuyu #Gazlıİçecek #Suİçin #SağlıkHaberi #Yolculuk

Tatil Sonrası Alkol Kullanımı Bağımlılık Riski Taşıyor

Tatil döneminde değişen günlük rutinlerin, alkol tüketiminin artmasına zemin hazırlayabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun bağımlılığa dönüşebildiğini söylüyor.

Özellikle tüketim miktarının giderek artması ve alkolü kontrol etmekte zorlanılmasının riskli kullanıma işaret ettiğini aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “‘Tatildeyim, bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlayan sık ve yüksek miktarda alkol tüketimi, kişinin alkolle kurduğu ilişkinin değişmesine yol açabilir.” dedi. Tatil sonrasında alkol tüketiminin devam etmesinin göz ardı edilmemesi gereken bir belirti olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çetin, alkol kullanımıyla ilgili değişimlerin erken fark edilmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, tatil döneminde artabilen alkol tüketiminin riskli kullanıma ve bağımlılığa dönüşme riski hakkında açıklamalarda bulundu.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Alptekin Çetin

Sık ve yüksek miktarda alkol tüketimi, riskli kullanıma dönüşebilir!

Tatil dönemlerinde günlük rutinin değiştiğini, uyku ve beslenme düzeninin bozulabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Alkol tüketimi de bu değişimlerden etkilenebiliyor.” dedi.

Tatilin, birçok kişi için sorumluluklardan uzaklaşma ve rahatlama dönemi olarak görüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Ancak ‘tatildeyim, bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlayan sık ve yüksek miktarda alkol tüketimi, kişinin alkolle kurduğu ilişkinin değişmesine yol açabilir. Özellikle her gün alkol alma, içilen miktarı giderek artırma ve alkolsüz eğlenemeyeceğini düşünme gibi davranışlar riskli kullanımın göstergeleri arasında yer alır.” diye konuştu.

Alkolün duyguları düzenleyen bir araç haline gelmesi, bağımlılık riskini artırabilir!

Alkolün kısa süreli olarak gevşeme ve rahatlama hissi oluşturabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Bu etki kişinin stres, kaygı ve olumsuz duygularla başa çıkmak için alkole yönelmesini kolaylaştırabilir. Kişi bir süre sonra yalnızca sosyal ortamlarda değil; sıkıldığında, kaygılandığında, uyumakta zorlandığında veya kendisini kötü hissettiğinde de alkol kullanmaya başlayabilir. Alkolün duyguları düzenleyen bir araç haline gelmesi, bağımlılık gelişimi açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir durumdur.” dedi.

Tatilde artan tolerans daha fazla alkol tüketimine yol açabilir!

Aynı rahatlama veya keyif hissini yaşayabilmek için zamanla daha fazla miktarda alkol tüketme ihtiyacı duyulmasının ‘tolerans gelişimi’ olarak tanımlandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başlangıçta bir veya iki kadehle yetinebilen kişi, ilerleyen günlerde aynı etkiyi hissedebilmek için daha fazla alkol tüketebilir. Tatil döneminde birkaç gün üst üste devam eden yüksek miktardaki tüketim, kişinin alkol toleransını artırabilir. Tatil sona erdiğinde tüketim eski düzeyine dönmüyorsa veya kişi alkol kullanmadığı zaman huzursuzluk yaşıyorsa profesyonel destek düşünülmelidir.”

Alkol bağımlılığında kullanım sıklığından çok kontrol kaybı önemli!

Alkol bağımlılığının yalnızca her gün alkol içmekle tanımlanamayacağına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kontrol kaybı belirleyici unsurlardan biridir.” dedi.

Bağımlılık açısından asıl değerlendirilmesi gerekenin, kişinin ne kadar sıklıkla içtiğinin yanında alkol kullanımını kontrol edip edemediği olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kişi planladığından daha fazla içiyor, bırakmayı ya da azaltmayı denemesine rağmen başarılı olamıyor, sorumluluklarını aksatıyor veya zarar görmesine rağmen kullanmayı sürdürüyorsa burada ciddi bir sorun olabilir. Yalnızca tatillerde veya hafta sonlarında alkol kullandığını belirten kişiler kısa sürede yüksek miktarda tüketim yapabilir. Kişinin her gün alkol kullanmaması, kullanım biçiminin güvenli olduğu anlamına gelmez. Kısa sürede yüksek miktarda alkol tüketmek; muhakeme bozukluğu, denge kaybı, trafik kazaları, düşmeler, şiddet davranışları, korunmasız cinsel ilişki ve alkol zehirlenmesi gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle yalnızca kullanım sıklığına değil, bir seferde tüketilen miktara ve ortaya çıkan sonuçlara da bakılmalıdır.” açıklamasını yaptı.

Tatil sonrası alkol tüketiminin sürmesi, sorun işareti olabilir!

Tatil bittikten sonra alkol tüketiminin sürmesi, kişinin içmek için fırsat yaratmaya başlaması veya eski yaşam düzenine dönmekte zorlanmasının göz ardı edilmemesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Kişinin akşamları rahatlamak, uyumak veya günlük stresini azaltmak gibi sebeplerle alkol kullanmaya devam etmesi, geçici bir tatil davranışının kalıcı bir alışkanlığa dönüşmeye başladığını gösterebilir.” dedi.

Alkolle ilgili bazı durumların görülmesi halinde kişinin kullanım alışkanlığının dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre alkol tüketmek, alkolü azaltma ya da bırakma girişimlerinde başarısız olmak, aynı etkiyi hissedebilmek için giderek daha fazla içmek, alkol kullanılmadığında huzursuzluk, titreme, terleme veya uyku sorunu yaşamak, alkol nedeniyle aile, iş veya sosyal yaşamda sorunlarla karşılaşmak, riskli durumlarda alkol kullanmak, yaşanan fiziksel veya psikolojik zararlara rağmen tüketimi sürdürmek, eğlenmek, sosyalleşmek veya rahatlamak için alkole ihtiyaç duyduğunu düşünmek, alkol kullanımını çevreden gizlemek veya tüketilen miktarı olduğundan az göstermek, tatil bittikten sonra da aynı tüketim düzenini devam ettirmek gibi davranışlar ortada bir sorun olduğu anlamına gelebilir.” şeklinde konuştu.

Alkol kullanımı ile altta yatan ruhsal sorun birlikte değerlendirilmeli!

Bağımlılık riskinin herkeste aynı olmadığı bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Gençler, dürtü kontrolü güçlüğü yaşayanlar, depresyon veya kaygı bozukluğu bulunanlar ile ailesinde bağımlılık öyküsü olan kişiler daha yüksek risk altında olabiliyor.” Dedi.

Alkolün bazen ruhsal sorunların belirtilerini geçici olarak bastırıyor gibi görünebileceğini; ancak uzun vadede kaygı, depresif belirtiler, uyku sorunları ve dürtüsel davranışların daha da artabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çetin, kişi alkolü psikolojik sıkıntılarından uzaklaşmak için kullanıyorsa hem alkol kullanımı hem de altta yatan ruhsal sorunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yoğun alkol kullananlar, bırakma sürecini sağlık profesyoneli desteğiyle planlamalı!

Uzun süredir düzenli ve yüksek miktarda alkol kullanan kişilerin, tıbbi değerlendirme olmadan alkolü aniden bırakmasının riskli olabileceği uyarısında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Bağımlılık gelişmiş kişilerde alkolün aniden kesilmesi; titreme, terleme, çarpıntı, yoğun kaygı, uykusuzluk, nöbet ve bilinç değişiklikleri gibi ciddi yoksunluk belirtilerine yol açabilir. Bu nedenle düzenli ve yoğun alkol kullanan kişiler, bırakma sürecini mutlaka bir sağlık profesyonelinin desteğiyle planlamalı.” dedi.

Alkol kullanımındaki değişimin erken fark edilmesinin önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Alkol kullanımıyla ilgili yardım istemek için kişinin hayatının tamamen bozulmasını beklemek gerekmez. Tüketim miktarı artmışsa, kontrol etmek zorlaşmışsa, tatil sonrasında kullanım devam ediyorsa veya alkol kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığını etkilemeye başlamışsa bir psikiyatri uzmanına başvurulmalı. Erken dönemde alınan destek, riskli kullanımın bağımlılığa dönüşmesini önleyebilir ve tedavi sürecini kolaylaştırabilir.”

 

 

#AlkolKullanımı #Bağımlılık #TatilSonrası #Psikiyatri #ÜsküdarÜniversitesi #SağlıkHaberi #AlkolRiskleri #ProfesyonelDestek #RuhSağlığı #NPİSTANBUL

Ayvalık’ta İlk Zeytin Hasadı Başladı: Rekolte 400 Bin Ton

Köklü Zeytincilik, 11 Eylül’de düzenlenen “7. Geleneksel Yılın İlk Zeytin Hasat Etkinliği” ile Türkiye’de yılın ilk zeytin hasadını gerçekleştirdi. Etkinliğe Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin gibi isimler katıldı.

Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, bu yıl 400 bin tonluk rekor bir zeytinyağı üretimi beklendiğini açıkladı. Kürlek, “Fiyatlarda artış olmayacağı için geçen yıla göre yüzde 30 daha uygun olacak” dedi. Türkiye’nin 200 milyon zeytin ağacıyla dünyada ikinci sırada olduğunu vurgulayan Kürlek, ambalajlı ürünlere destek verilmesi gerektiğini belirtti.

Etkinlikte katılımcılar yılın ilk zeytinyağı tadımını da yaptı. Kürlek, iç tüketimin hâlâ düşük seviyelerde olduğunu hatırlatarak, “İçilebilen tek sıvı yağ zeytinyağıdır. Tüketimi artırmak için kamu spotları ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı” ifadelerini kullandı.

#Ayvalık #ZeytinHasadı #Zeytinyağı #KöklüZeytincilik #GıdaHaberi #Ekonomi #Tarım #Balıkesir #Zeytin #SağlıklıYaşam

Serap Görünme, Hayal Köseoğlu ve Mehmet Sinan Kuran KANZEN’de Buluşuyor

Chi Art Gallery, 9 Eylül – 10 Ekim 2026 tarihleri arasında Serap Görünme, Hayal Köseoğlu ve Mehmet Sinan Kuran’ın farklı disiplinlerdeki üretimlerini bir araya getiren KANZEN sergisine ev sahipliği yapıyor.

Japonca’da “tamlık” ve “bütünlük” anlamına gelen kanzen, serginin düşünsel çerçevesini oluşturuyor. Sergi, farklılıkların benzerlik aramadan yan yana durarak nasıl bir bütün oluşturabileceğini sorguluyor. Fotoğraf, resim ve çizim üzerinden gelişen üç ayrı sanatçı pratiği, ayrışmalarını koruyarak ortak bir zeminde buluşuyor.

Serap Görünme: Su altı fotoğraflarıyla beden ve çevre arasındaki ilişkiyi duyusal bir deneyime dönüştürüyor.

Hayal Köseoğlu: Renk ve biçimi içsel deneyimlerin görünürlük kazandığı bir ifade alanı olarak kullanıyor.

Mehmet Sinan Kuran: Çizgi ve karakterlerle özgün bir evren kurarak farklılıkların bütünlük içinde var olabileceğini gösteriyor.

Bu üç ayrı dünya, KANZEN sergisinde benzetilmeden, kendi bütünlükleri korunarak yan yana geliyor. İzleyici, önce her sanatçının bağımsız dünyasına giriyor; ardından geri çekildiğinde farklılıkların yan yana durabilme biçiminden doğan uyumu deneyimliyor.

 

 

 

#ChiArtGallery #KANZEN #SanatSergisi #İstanbulSanat #SerapGörünme #HayalKöseoğlu #MehmetSinanKuran #ÇağdaşSanat #SanatHaberi #Sergi

Çocukluk ve Yetişkinlik Arasında Sanatsal Bir Yolculuk

Art Rooms, yeni sergi sezonunu Deniz Doğruyol’un “Inner Talks” başlıklı kişisel sergisiyle açıyor. Çocukluk ve yetişkinlik arasındaki iç konuşmaları resim, obje ve mekân yerleştirmeleriyle görünür kılan sergi, hatırlamanın ve değişmenin bugünün içinde nasıl yaşamaya devam ettiğini sorguluyor.

Büyük gözlü kız figürleri, çizgili çoraplar, el yazıları ve tabela biçimindeki nesnelerle kurulan görsel dünya, çocuksu bir atmosferin altında yetişkin benliklerle karmaşık bir ilişkiyi ortaya çıkarıyor. Doğruyol, masumiyet ile bugünün sesini aynı anlatıda buluşturuyor.

Sergi, 17 Eylül – 19 Ekim 2026 tarihleri arasında pazar hariç her gün 13.30 – 20.30 saatleri arasında Girne’deki Art Rooms’da ziyaret edilebilecek.

 

 

 

#DenizDoğruyol #InnerTalks #ArtRooms #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #GirneSanat #SanatHaberi #KişiselSergi #İçKonuşmalar #Sergi

Christiane Peschek’ten Anka Kuşu Kalesi SANATORIUM’da

SANATORIUM, 17 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sanatçı Christiane Peschek’in kişisel sergisi “Anka Kuşu Kalesi”ne ev sahipliği yapıyor. Sergi, dünyayı insan merkezli bir bakışın ötesinde; hafıza biriktiren, dönüşen ve yeniden üreten canlı bir sistem olarak ele alıyor.

Peschek, jeolojik süreçleri bedensel ve duygusal deneyimlerle buluşturarak ziyaretçiyi dönüşüm, madde, bellek ve zaman arasındaki ilişkiler üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergi, sabit bir galeri sunumundan farklı olarak altı hafta boyunca sürekli değişen bir yapı olarak tasarlanıyor. 24 farklı yeryüzü koşulundan oluşan döngü, serginin her aşamasında yeni bir evreye geçerek izleyicilere farklı deneyimler sunuyor.

Yerleştirmeler, ritüeller, sesler ve yazılar aracılığıyla genişleyen mimari, ziyaretçiyi insanın Dünya ile kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye çağırıyor. Sergi boyunca ziyaretçiler ayakkabılarını çıkararak ritüelistik bir arınma deneyimine katılıyor, kokulu küller ve tütsüler eşliğinde bedensel bir yolculuğa çıkıyor. Çok kanallı ses yerleştirmeleriyle desteklenen bu deneyim, bedenle doğrudan hissedilen bir sergi atmosferi yaratıyor.

Sergiye eşlik eden “Gaia Scripts” adlı monografik yayın ise Peschek’in pratiğini kapsamlı biçimde ele alıyor. SANATORIUM ve MOUSSE tarafından yayımlanan kitap, sanatçının bedensel, teknolojik ve ekolojik sistemler arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarına geniş bir perspektif sunuyor.

 

 

 

#ChristianePeschek #AnkaKuşuKalesi #SANATORIUM #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #GaiaScripts #SanatHaberi #Beyoğlu #Sergi