Yazılar

Sabiha Gökçen tecrübelerini paylaştı

Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) Latin Amerika ve Karayipler (LAC) Birliği Sabiha Gökçen Havalimanı’nı ziyaret etti.

İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Havalimanı, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin önde gelen havalimanlarının üst düzey yöneticilerini ağırladı. Programda havacılık sektöründe dijital dönüşüm, inovasyon, yolcu güvenliği ve seyahat konforunun artırılmasına yönelik çözümler değerlendirildi.

Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin önde gelen havalimanlarının üst düzey yöneticileri, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nı ziyaret ederek buradaki operasyonları yakından inceledi. Uluslararası Havalimanı Konseyi (Airports Council International – ACI) – Latin America and the Caribbean (LAC) iş birliğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında İstanbul’da ziyaretlerde bulunan heyet, Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’su Alp Er Tunga Ersoy ve yöneticilerle bir araya geldi. Havacılık sektörünün bu önemli buluşmasında, havalimanlarındaki yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik çözümler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’su Alp Er Tunga Ersoy, “Tüm dünyada hızlı bir büyüme kaydeden havacılık sektöründe farklı coğrafyalardaki mevkidaşlarımızla yeni ilişkiler kurmak, iş birliği olanakları ve ortak problemleri tartışmak çok faydalı. ACI -LAC üye havalimanlarını havalimanımızda ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyduk. Bu ve benzeri buluşmalar küresel havacılığın geleceğine yönelik heyecanımızı artırıyor. Sınırlı süreli bu ziyarette ‘Şehrin Havalimanı’ olarak dünya havacılık sektöründe parmakla gösterilen Sabiha Gökçen Havalimanı’nın başarı hikayesini kendileriyle paylaşma, hayata geçirdiğimiz dijital dönüşümden operasyonel verimliliğin artırılmasına, ticari operasyonlardan erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğe kadar farklı alanlardaki inovatif uygulamalarımızı aktarma fırsatı bulduk.” dedi.

ACI-LAC Genel Direktörü Dr. Rafael Echevarne, Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’su Alp Er Tunga Ersoy’a sıcak misafirperverlikleri ve katkılarından dolayı teşekkür plaketi sundu.

Huawei’dan kadınlara özel saat

Huawei, Watch GT5 Pro kadın saat modellerini ön satışa sunuyor.

Huawei, yeni Watch GT5 Pro kadın saat modellerini kullanıcılarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Şık tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle öne çıkan Watch GT5 Pro kadın saat modelleri hem günlük yaşam hem de spor aktiviteleri için kullanıcılara pek çok işlevsel çözüm sunuyor.

Serinin 42 mm versiyonu, zarif beyaz seramik gövdesi ile dikkat çekiyor ve dayanıklılığıyla öne çıkıyor. Seramik malzeme, hafifliği ve zarafeti ile saatin hem şık hem de sağlam olmasını sağlıyor. Ayrıca altın varak desenleri ve ince işçiliği, saatlerin tasarımını daha da estetik hale getiriyor.

42 mm Watch GT5 Pro kadın saatleri, profesyonel düzeyde sağlık ve spor takibi için gelişmiş HUAWEI TruSense sistemi ile donatıldı. Bu sistem sayesinde kullanıcılar, kalp atış hızı, kandaki oksijen seviyesi gibi yaşamsal verileri anlık olarak takip edebilirler. Ayrıca 24 saat boyunca EKG okumaları da bu saatlerle mümkün hale geliyor.

Gloria Serenity Resort SPA ile hem zihnen hem bedenen rahatlayın

Gloria Serenity Resort, SPA, özel imza bakımlarıyla bedenini ve zihnini yenilemek isteyen misafirlerine 2024 sezonunda da özgün deneyimler yaşatıyor.

SPA merkezinde sunduğu kişiye özel bakımları ve modern wellness dünyasında devrim yaratan Float Tank SPA terapi yöntemiyle konuklarını zinde ve yenilenmiş bir ciltle karşılamaya hazırlıyor.

Float Tank SPA terapi
Modern wellness dünyasında devrim yaratan Float Tank SPA terapi yöntemi, rahatlama ve stres azaltılması, kas ve eklem ağrılarının hafifletilmesi, zihinsel netlik ve yaratıcılığın artırılması, uyku düzeninin iyileştirilmesi gibi birçok fayda sağlıyor. Sinir sistemi üzerinde sakinleştirici etkisi bulunan bu cihaz, magnezyum sülfatın iyileştirici özellikleri sayesinde kas ağrılarını azaltıyor. Beynin dinlenmesi ve yenilenmesi ile yaratıcılık ve odaklanmayı artırırken, sağladığı duyusal yoksunluk sayesinde uyku kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor.

Özel olarak tasarlanmış, içi yoğun tuzlu su ile dolu havuzlardan oluşan Float Tank SPA, sıfır yer çekimi ortamında yüzerek vücudu tüm stres ve gerginliklerden arındırıyor. Bu benzersiz deneyim, duyusal arındırma özelliği ile zihinsel ve fiziksel rahatlama sağlıyor.

Epsom tuzu kullanılarak hazırlanan tank, vücudun su üzerinde kolayca yüzmesini sağlıyor ve böylece tamamen ağırlıksız bir ortamda derin rahatlama, arınma ve yenilenme hissi sunuyor. 45 dakika süren bu seans boyunca kullanıcılar tamamen yenilenerek rahatlıyor.

Geniş ve ferah tasarımıyla kullanıcılarına kapalı veya sıkışık hissetmeden, vücut sıcaklığına (yaklaşık 34.5°C) ayarlanan suyun varlığı neredeyse hissedilmiyor. Tank, dış ses ve ışıkları tamamen izole ederek huzurlu bir ortam sunuyor. Kullanıcılar dilerse hafif bir ışık veya müzik eşliğinde seansı geçirebiliyor. Her kullanım sonrası gelişmiş filtrasyon sistemleri ile su temizlenerek dezenfekte ediliyor, böylece hijyen en üst düzeyde tutuluyor.

Çörek otu kahve deneyimi

Nigella, kahve severlere ve sağlık bilincine sahip tüketicilere yepyeni bir deneyim sunuyor. Çörek Otu Kahvesi. Geleneksel çörek otunun sağlığa olan faydalarını, kahvenin eşsiz aromasıyla birleştiren bu yenilikçi ürün, kahve alışkanlıklarını yeniden tanımlıyor. Çörek otunun şifalı etkisinden her daim yararlanmak ve kahvede farklı bir tat deneyimi yaşamak isteyenlere hitap eden bu yenilikçi ürün, 200 gramlık paketlerde satışa sunuldu. Nigella Çörek Otu Kahvesi’nin, sade, kış ve kremalı olmak üzere 3 çeşidi bulunuyor.

Oktoberfest coşkusu havalimanlarına taşıyor

TAV Havalimanları’nın yiyecek-içecek iştiraki BTA Food & Services, Oktoberfest’i havalimanlarına taşıyor.

3-7 Ekim tarihleri arasında BTA’nın Tickerdaze ve Brewmark markalarının İstanbul Havalimanı, İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı ve Milas-Bodrum Havalimanı şubelerinde gerçekleştirilecek etkinlikler, uçuş öncesi tüm misafirlere unutulmaz bir festival deneyimi yaşatacak!

Etkinlikler kapsamında Bavyera bardağını en uzun süre havada tutma, ring toss, beer pong, çark çevirme, Octoberfest trivia gibi birbirinden ikonik oyunlar ve festivale özel menüler uçuş öncesinde misafirlere eşlik edecek. Geniş ekranlarda canlı spor yayınları, zengin içecek menüsü ve lezzetli atıştırmalıklarla dolu keyifli ortamıyla Tickerdaze, festival boyunca dünya çapında popüler içecek markaları ve imza kokteyller sunacak. Brewmark ise Oktoberfest ruhunu gastro pub konseptiyle birleştirecek. Rahat ve samimi atmosferiyle dikkat çeken mekân, özenle seçilmiş premium içecek çeşitleri, enfes pub lezzetleri ve Oktoberfest’e özel yiyecek menüsüyle festivale katılanları benzersiz bir deneyim yaşatacak.

 

 

Tchibo’dan Sonbahar lezzeti “Pumpkin Spice Latte”

Tchibo, sonbaharın gelişiyle mevsimin heyecanla beklenen lezzeti Pumpkin Spice Latte’yi kahve severlerle buluşturuyor.

Kahve uzmanı Tchibo, mevsime özel tatlara göre dönemsel olarak yenilediği menüsünün Ekim ayı içeceği Pumpkin Spice Latte ile sonbahar esintisini damaklara getiriyor. Sezonun simgeleşmiş lezzeti bal kabağı ve lattenin efsanevi uyumundan doğan Pumpkin Spice Latte, sonbaharın ruhunu ve sıcak renklerini her yudumda hissettiriyor.

Nestlé 1927 ailesinin yeni üyesi: Nestlé 1927 Gold Çikolata

Nestlé Professional Türkiye, profesyonel mutfaklara özel çikolata ailesine yeni bir üye ekledi. Yoğun karamelize lezzeti, eşsiz karamel rengi, ideal akışkan kıvamıyla yeni Nestlé 1927 Gold Çikolata, tatlı portföyünü genişletmek isteyen şef ve işletmecilerle buluşuyor.

Ev dışı tüketim sektöründe, müşterilerinin ihtiyacına yönelik yiyecek ve içecek çözümleri sunan Nestlé Professional, global ve yerel pazar trendlerini yakından takip ederek, yenilikçi ve lezzetli çözümler sunmaya devam ediyor. Son dönemlerde trend olan ve tüketiciler tarafından sıklıkla tercih edilen karamelli tatlılara farklı bir dokunuş katacak Nestlé 1927 Gold Çikolata, pasta çeşitleri, sufle, ekler, donut, kurabiye, dondurma gibi geniş bir yelpazede kullanıma sunulmak üzere Nestlé Professional portföyündeki yerini aldı.

“Yeni Nestlé 1927 Gold Çikolata, Lezzet Ustalarının İmza Çikolatası”

Nestlé Professional Genel Müdürü Lorenzo Viganò; “Nestlé Professional olarak, sektör profesyonelleri için fark yaratan ürünler geliştirmeye devam ediyor ve çikolata ailemizin yeni üyesi; lezzet ustalarının imza çikolatası Nestlé 1927 Gold Çikolata’yı pazara sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Nestlé 1927 Gold Çikolata’nın, özel tatlar yaratmada ilham kaynağı olacak bir ürün olmasını hedefliyoruz. Nestlé Professional olarak, inovasyon, kalite, müşteri odaklılık prensiplerimizle ve yepyeni ürünlerle, çikolata sektöründe güçlü varlığımızı pekiştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Nestlé’nin Türkiye’deki ilk çikolata fabrikası olan Feriköy Çikolata Fabrikası’nın anısı için oluşturulan Nestlé 1927 markasıyla Nestlé, yerel çikolata kültürüne olan bağlılığını gösteriyor.

Söke’den Mor Un

Meyve ve sebze özütlerinden üretilirken renklendirici eklenmeyen Söke Mor Un ile birbirinden leziz ve sağlıklı yiyecekler hazırlayabilirsiniz.

Söke, Söke Mor Un’u ekmek, kek, krep gibi tatlıdan tuzluya tüm hamur işlerinde kullanabilmek mümkün. Söke Mor Un, içerisinde yüksek antosiyanin içeren kırmızı meyve ve sebze özütleri (siyah havuç, böğürtlen, yaban mersini ve karadut) ile buğday unu karışımından oluşuyor. Rengini meyve ve sebze özütlerinden alıyor, renklendirici içermiyor. Mor buğday unu, una rengine veren antosiyanin sayesinde yüksek antioksidan içeriklidir ve dünyadaki bilinen en düşük glisemik indeks değerine de sahip. Söke Mor Un ile yiyecekler hem renkleniyor hem de leziz ve sağlıklı bir hal alıyor.

Burdur’da turizm 12 aya yayılacak

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) turizmi ülke geneline ve 12 aya yaymak hedefiyle başlattığı “Turizm Yüzyılı” projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

Burdur’da geniş katılımla gerçekleştirilen toplantıda konuşan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek “Tam anlamıyla keşfedilmemiş destinasyonları gündeme getirmek, hatırlatmak en verimli şekilde tanıtmak ve pazarlamak gerekiyor” dedi.

Bağlıkaya, Burdur turizmini ortak akılla geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Turizm Yüzyılı Burdur Lansman Toplantısı; Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, DEİK Başkanı Nail Olpak, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’ın yanı sıra bürokratlar, akademisyenler, turizm sektör temsilcileri ve çok sayıda basın mensubunun katılımıyla Burdur’da gerçekleştirildi.

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya: Ortak Akılla Hareket Etmeye Büyük Önem Veriyoruz

Toplantının açılışında konuşan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek “Dünyanın dört bir yanında turizm pastasından daha fazla pay almak isteyen birçok ülke, vizyoner yaklaşımlarla yeni destinasyonlar ve yeni turizm ürünleri yaratırken biz de 4-5 şehre ve yılın belli dönemine sıkışan mevcut durumu değiştirmek, sürdürülebilir başarıyı yakalamak ve hep daha iyisini yapmak için yılmadan çalışmaya devam etmeliyiz. Turizmdeki mevcut başarıların artarak devam etmesi için ülkemizdeki paha biçilemeyen, henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş estinasyonları gündeme getirmek, hatırlatmak en verimli şekilde tanıtmak ve pazarlamak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Turizm Yüzyılı projesinde ortak akılla hareket etmeye büyük önem verdiklerini belirten Firuz Bağlıkaya, “Turizm Yüzyılı kapsamında düzenlediğimiz geniş katılımlı toplantılarda ortak akılla, daha önce yapılmış olan değerli çalışmalarla birlikte doğru bir yaklaşım ve strateji oluşturmaya özen gösterdik. Bu vesileyle projemize inanarak bizimle çalışmalara katılan destek veren, görüş bildiren, başta rektörümüze ve akademisyenlerimize, turizmcilerimize, Burdur halkına ve değerli basın mensuplarına teşekkür ediyorum” dedi.

Bağlıkaya: “Burdur’u kitle turizminin tahrip ediciliğinden uzak tutmalıyız”

Kitle turizminin tahrip ediciliğinden uzak tutarak ve katma değer yaratarak Burdur turizmini geliştirmek istediklerini ifade eden Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burdur’u kitle turizminin tahrip ediciliğinden uzak tutmak çok önemli. Bu güzel kenti tarihi ve kültürel değerleri, gastronomisi, el değmemiş güzellikteki doğasıyla, öne çıkan bir destinasyon olarak konumlandırmalıyız. Turizmin kent ekonomisi için katma değer yarattığı turizm girdisinin bölgede yaşayanlara katkı sağladığı bir Burdur hayal ediyoruz. Burdur’u geçip gidilen değil, konaklanan, gezilen, vakit geçirilen bir şehir olarak görmek istiyoruz.”

Yeni mahsul şişelendi

Köklü Zeytincilik, yeni mahsul zeytinyağını satışa çıkardı. Erken hasat, taş baskı, soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağı, 0,8’den az asit derecesi ve meyvemsi acılığa sahip tadıyla öne çıkıyor.

Köklü Zeytincilik, 2024/2025 dönemine ait ilk zeytinyağını da satışa sundu. Erken hasat, taş baskı, soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağı, 08,’den az asit derecesi ve meyvemsi acılığa sahip tadıyla öne çıkıyor. Yeni mahsul zeytinyağı, zeytinin taş değirmende ezilerek hiçbir kimyasal işleme uğramadan ve soğuk sıkım metoduyla faydalı vitamin ve mineralleri öldürülmeden üretiliyor. Zeytin daneleri henüz olgunlaşmadan, yeşil olarak toplanmış zeytinlerden herhangi bir kimyasal işleme maruz kalmadan üretilen erken hasat zeytinyağında taze meyve aromasını en üst seviyede hissedebilmek mümkün.

Yeni Mahsul Erken Hasat Taş Baskı Soğuk Sıkım Natürel Sızma Zeytinyağı 1 Lt Galon Şişe: 700 TL.