Yazılar

Anıl Piyancı, Anse “Yeniden Başlar”

Anıl Piyancı, Anse ile düet yaptığı yeni şarkısı “Yeniden Başlar” ile dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Söz ve bestesi Anıl Piyancı ve Anse’ye ait olan şarkı, Sezer Dinç’in düzenlemesiyle güçlü bir müzikal altyapıya kavuşurken, Can Serezli’nin mix’i ve Maven Mastering’in son dokunuşlarıyla kusursuz bir kaliteye ulaşıyor.

“Yeniden Başlar”, derin anlamlar içeren sözleriyle dinleyicilere hayatın döngüselliğini ve her zor anın ardından yeniden başlamanın mümkün olduğunu anlatıyor. “Gördüğün hiçbir şey gerçek değil aslında” ve “Yeniden başlar, dönüyor dünya aşkla” gibi sözlerle, hem bireysel çatışmaları hem de evrensel bir umut mesajını işleyen şarkı, dinleyenleri ruhsal bir yolculuğa çıkarıyor.

Zaxi Restoran menüsü yenilendi!

Hilton Istanbul Maslak, Zaxi Restoran’ın menüsünü yeniledi. Executive Chef Ceyhan Aşcıoğlu’nun liderliğinde yenilenen Zaxi menüsünde ev yapımı Kiş Loren’den taze baharatlı Somon Provensal’a, İncirli Hurma Tatlısı’ndan Kahveli Krem Brule’ye kadar pek çok yeni lezzet menüde yer alıyor.

Yenilenen menüye eklenen lezzetler arasında, karides, mozzarella, orman mantarlarıyla hazırlanan ev yapımı Kiş Loren, kuşkonmaz, ızgara mantar, ıspanak, kremalı limon sos ile servis edilen taze baharatlı Somon Provensal, dana şiş, Adana kebap, kuzu pirzola, susamlı piliç şiş ve yasemin pilavı ile servis edilen Şefin Izgarası yer alıyor.

Menünün gözdeleri tatlılar

Menüye eklenen yeni tatlılar misafirler tarafından yoğun ilgi görüyor. Biskotti ve orman meyvelerinin eşlik ettiği Kahveli Krem Brule, Hindistan cevizi sütü sosu ve böğürtlen sorbe ile sunulan İncirli Hurma Tatlısı ve çikolata, çarkıfelek meyvesiyle birlikte servis edilen Limon Tatlısı mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden.

Tel:    0 212 305 10 00

E- Mail:         maslak.info@hilton.com

Adres:          Maslak Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:233 Sarıyer İstanbul

 

Siyah beyaz buluşma noktası

Koç Topluluğu çatısı altında faaliyet gösteren Divan Grubu, zincirine bir yenisini daha ekliyor. Siyah ve beyazın buluştuğu noktada İstanbul’un eşsiz manzarasını yansıtan White Pepper; geçmişin mirasını, modern lezzetlerle tabaklara taşıyor.

Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda konumlanan White Pepper’da geçmişin izlerini taşıyan tatlar, modern dokunuşlarla harmanlanarak zamansız bir deneyim yaşatıyor.

Türk mutfağının simge lezzetlerinden hünkarbeğendi, kuzu incik, ağır ateşte pişirilmiş dana kürek, kebap çeşitleri, taze deniz ürünleri White Pepper’ın ana yemekleri arasında yer alıyor. Sebze tercih edenler için hazırlanan bol çeşitli zeytinyağlı ve salata menüsü her öğüne ferahlık katıyor. İstanbul’un vazgeçilmez sokak lezzetlerinden balık ekmek, kokoreç taco, mangal köfte her lokmada şehrin izlerini damaklara taşıyor. Lahmacun, pide ve pizza çeşitleri ise taş fırında pişirilerek misafirlere sunuluyor. Her tabakta bambaşka bir keşif vadeden restoranın tatlı menüsü ise Antep usulü katmer, irmik helvası ve revaniden rokoko, profiterol, parfe gibi sevilen lezzetlere uzanıyor.

Muhteşem İstanbul manzarasına nazır geniş terası ile beraber 2 katta hizmet veren White Pepper, 12.00 – 00.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

Tel: 0212 291 39 90

Şişecam Cumhuriyet Bayramı’na özel film

Şişecam, Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te ilan ettiği ve Ata’nın 10. Yıl Nutku’nda ‘en büyük bayram’ olarak ifade ettiği Cumhuriyet’i, 29 özel filmle kutluyor. 101. yaşında Cumhuriyet’in bize kattıklarını ve Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün devrim ve öğretilerini bir kez daha hatırlatmak amacıyla hazırlanan 29 kısa film, Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi olmadığına, aynı zamanda yaşam hakkının, eşitliğin ve özgürlüğün teminatı olduğuna vurgu yapıyor.

KÜNYE

Reklamveren: Şişecam

Reklamveren yetkilileri: Arzu Özcan, Şenol Gündüz, Celil Kaya, Gözde Mıdık

Reklam Ajansı: Punch BBDO

CCO: Ali Musa Paça

ECD: Erçin Sadıkoğlu

CSO: Yelda Aktuna

Genel Müdür Yardımcıları: Gülin Erdoğan, Koray Öztürk

Kreatif Direktör: Tolga Özbakır

Yaratıcı Ekip: Ceren Demir Zigaloğlu, Emre Ünaylı, Kahraman Berk Özgül, Öykü Avaroğlu, Emre Eryücel, Ecem Yurdagül, Müzeyyen Yıldız, Merve Çalışkan

Müşteri Ekibi: Merve Kandiş, Derya Çağdaş

Strateji Ekibi: Aysu Abdula, Melisa Bakar

Grafik: Ozan Küme

Ajans Prodüktörleri: Nurcan Habip Gök, Begüm Kaptanoğlu

Prodüksiyon Şirketi: Depo Film

Yönetmen: Serdar Dönmez

Animasyon: Baran Baran Animasyon Ofisi

Müzik: Mert Tünay

Fotoğraf: ‘Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık’ 29 Ekim 1933/Uşak

Fotoğrafı Çeken: Hüsnü Kazım Özler

Sergilendiği Yer: Uşak Belediyesi Kent Tarihi Müzesi

Nobu Matsuhisa’dan 30.Yıl dönümüne özel menü

Şef Nobu Matsuhisa’nın özel olarak hazırladığı menü, 7-12 Ekim tarihleri arasında dünya çapında tüm Nobu Restaurant’larında deneyimlenebilecek.

Tarihte ilk olarak 1994 yılında New York şubesiyle gastronomi yolculuğuna başlayan Nobu, Ekim ayında 30 yaşına giriyor. Şef Nobu Matsuhisa’nın eşsiz gastronomi algısıyla geçmişe uzanan tariflerini derleyerek hazırladığı menü, 7-12 Ekim tarihleri arasında tüm Nobu Restaurant’larında aynı anda sunulacak.

Şef Nobu; “Menü için hazırladığım tabakların birçoğu benim eski tariflerime dayanıyor. Bu yüzden 30.Yıl için hazırladığımız menü benim için çok özel bir anlam taşıyor” diyor.

Şef Nobu’nun ilk tariflerinden kırmızı Japon çipura, Anticucho soslu Japon Mirai bifteği ve Nobu’nun ünlü lezzetlerinden tereyağlı Morina balığı gibi tabaklardan oluşuyor. Nobu New York şubesinin orijinal tatlılarından çikolatalı bento kutusunun modern versiyonu ise bu efsanevi menüye eşlik edecek. Restoranın 30 yıllık tarihin bir parçası haline gelen tanıdık lezzetlerin yanı sıra yeni yorumlanan tabaklar da 7-12 Ekim tarihleri arasında misafirleriyle buluşacak.

Tel: +90 212 334 30 34

Muratbey’den dilimli ızgara peynir

Muratbey, inovatif peynir çeşitleriyle sofralara lezzet katmaya devam ediyor. Muratbey, sonbaharın gelişiyle birlikte sağlıklı beslenme düzenine geçenler ve pratik tarifler arayanlar için ızgara peyniri öneriyor

Dilimli Izgara Peynir, sağlıklı ve doyurucu bir alternatif olmasının yanı sıra, günlük kalsiyum ihtiyacının %88’ini, fosfor ihtiyacının ise %86’sını karşılamasıyla dikkat çekiyor.

Izgara peyniri, 5 dakika ılık suda beklettikten sonra yağsız bir tavada ya da tost makinesinde tutarak, 3-4 dakika içerisinde eşsiz bir burger keyfine eşlik edebilir hale getirebilirsiniz. Burgerin içerisine eklenecek taze yeşilliklerle bu lezzeti çok daha sağlıklı bir öğüne dönüştürmek mümkün. ”Yedikçe yiyesim var” dedirten hem günlük öğünlerde hem de özel anlarda sofraları lezzetlendiren ızgara peynir, sonbaharın huzur dolu anlarına eşlik ediyor.

Hatice Aslan ‘Kadının Türküsü’

Ünlü oyuncu Hatice Aslan, Mahmut Çınar’ın hazırladığı, 10 şarkılık, ‘Kadının Türküsü’ albümünde yer alıyor. Kadının Türküsü’nün albümün son şarkısı ünlü oyuncu Hatice Aslan’ın yorumuyla hayat buldu.

Ünlü oyuncu Hatice Aslan, Kadının Türküsü projesine yalın ve çok duygulu bir eser ile katkıda bulunuyor. Bir Kırım türküsü olan Kadifeden Kesesi, Hatice Aslan’ın duru sesi ve yorumuyla müzikseverlerle buluşuyor. Genç ve yetenekli müzisyen Hüseyin Can Pala’nın düzenlediği Kadifeden Kesesi ile Kadının Türküsü albüm serisinin ilk albümü Kadının Türküsü- 1 de tamamlanmış oluyor.

Illy lezzetleri Celestyal cruise’larında

Celestyal, Arap Körfezi cruise yolculuğuna hazırlanan Journey gemisinde de kahve keyfini yaşatacak

Celestyal 1 Ekim Dünya Kahve Günü’nü kutlamak için Discovery’den sonra Journey’de de Illy işbirliğiyle Cafe Nation’ı açtığını duyurdu. Uzman kahve barı ‘Café Nation’, Kasım ayı sonlarında Journey gemisiyle başlayacak olan Arap Körfezi sezonuna hazır.

Gemideki café mönüsünde baristalar tarafından hazırlanmış sıcak kahveler, bitki çayları, kremalı sıcak çikolatalar ve frappuccino’lar, buzlu kahve ve çaylar ile soğuk demlenmiş kahve yer alıyor. Ayrıca beşi tek kökenli, harmanlanmış premium veya kafeinsiz olmak üzere yedi farklı kahve çeşidi de sunuluyor. Café Nation’da 90’dan fazla özel içeceğin yanı sıra konukların siparişlerini kişiselleştirme seçeneği de bulunuyor. 1933 yılında kurulan dünyanın en tanınmış kahve markalarından biri olan Illy, dünya çapında yetiştirilen Arabica çekirdeklerinin en iyi yüzde 1’inden elde ediliyor. Benzersiz karışımının arkasında yüzde 100 Arabica çeşitlerinden üretilmesi yatıyor.

Cilt bakımı ve inovasyon bir arada

NIVEA Türkiye, etkinlikte cilt bakım dünyasından değerli isimlerle bir araya geldi. Cilt bakımında geleceği şekillendiren yeniliklerin de sergilendiği NIVEA Skin Lab, tüketiciler ile buluştu.
Gerçekleşen etkinlikte, makyaj sanatçıları Fezi Altun ve Seçkin Sunguç, sağlıklı ve ışıltılı bir cildin makyajın kalıcılığı üzerindeki etkilerini anlattı. Dermatolog Seçil Demirci Thiamidol içeriğinin leke karşıtı özelliklerini detaylandırırken, Beslenme Uzmanı Nazlı Yüksel Dönmez şekerin sebep olduğu kırışıklardan bahsederek daha sıkı ve sağlıklı bir cilt için uygulanabilecek pratik öneriler sundu. Davetliler, Skin Lab’ın özel deneyim alanlarında cilt analizlerini yaptırarak kendileri için uygun olan NIVEA ürünlerini keşfetti.
Yeni NIVEA Q10 Çift Etkili Serum, içeriğindeki saf Q10 ve NIVEA tarafından geliştirilen GLYCOSTOP teknolojisi ile şekerin sebep olduğu kırışıklık görünümü azaltıyor ve yeni kırışıklık görünümüne karşı savaşıyor. Sadece 1 haftada daha sıkı bir cilt sağlıyor.

NIVEA’nın leke karşıtı bakımda uzman Luminous630 serisinin yeni üyesi NIVEA Luminous630 CC Krem, anında etkisi ile koyu leke görünümünü kapatırken, Luminous630 teknolojisi ile 2 haftada lekeler üzerinde gözle görülür etki sağlıyor.

Pazarda bir ilk olarak, %5 Serum içeren Aydınlatıcı ve Yenileyici Micellar Makyaj Temizleme Suyu çeşitleri ise suya dayanıklı makyajı bile kusursuz şekilde temizlerken konsantre içerikleri ile cilt ihtiyacına uygun bakım sağlıyor.

Cansel Elçin ile ‘Misery’ üzerine

Cansel Elçin ile ‘Misery’ üzerine

Gerilimi tiyatro sahnesine taşımak

Stephen King’in ikonik gerilim romanı ‘Misery’, Cansel Elçin’in başrolü ve çevirisiyle tiyatro sahnesine taşınıyor. Elçin, Paul Sheldon karakterini canlandırırken yaşadığı zorlukları, Sedef Akalın ile yakaladığı dinamik enerjiyi ve izleyicilere sundukları farklı atmosferi anlattı.

RÖPORTAJ: NAZAN ORTAÇ

Tema Sanat Yapım Sercan Akkaya’nın yapımcılığını üstlendiği ve Kayhan Berkin’in yönettiği oyun, 11 Ekim’de Zorlu PSM’de gerçekleşecek prömiyeriyle izleyici karşısına çıkacak. Ekim ve kasım ayları boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek olan bu gerilim dolu yapım, Anadolu turnesi kapsamında da Türkiye’nin çeşitli illerinde de tiyatro severlerle buluşacak.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

‘Misery’ gibi kült bir eserde, Paul Sheldon karakterine hayat vermek sizin için nasıl bir deneyim oldu? Karakterin zorlukları ve derinlikleriyle başa çıkarken neler hissettiniz?

Paul Sheldon karakterini canlandırmak benim için oldukça keyifli fakat bir o kadar da zordu. Oyunun büyük kısmında bir sandalyede oturuyor olsam da fiziksel olarak farklı ve zorlayıcı bir deneyimdi. Paul Sheldon, tacize uğrayan, acı çeken ve zaman zaman baygın olan, ama ayık olduğunda bulunduğu durumdan kurtulmak için çabalayan bir yazar. Bu duygu yoğunluğu ve fiziksel sınırlamalar, karakterin derinliklerine inmemi sağladı.

Bu projede yalnızca başrolü oynamakla kalmayıp oyunun çevirisini de üstlendiniz. Bir eseri hem dil açısından uyarlamak hem de sahnede canlandırmak nasıl bir süreçti?

Pandemi döneminde evdeyken, ‘Misery’ filmi aklıma geldi. Tiyatro uyarlaması olup olmadığını araştırdım ve 2017’de Londra’da Bruce Willis’in oynadığı bir versiyona rastladım. Metni bulduktan sonra, pandemi sürecinde oyunu çevirdim. Yönetmenimiz Kayhan Berkin projeyi yönetmeyi kabul edince, yapımcımız Sercan Akkaya’nın desteğiyle hayalimiz hızla gerçeğe dönüştü.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

‘Misery’, Stephen King’in ikonik bir gerilim romanı. Kitabın ruhunu tiyatro sahnesine taşırken, sinema ve edebiyat arasındaki bu geçişi nasıl yorumluyorsunuz? Sahnede izleyiciyi nasıl bir atmosfer bekliyor?

‘Misery’, tiyatroya uyarlanması çok uygun bir eser. Hızlı temposu ve sürekli bir sonraki sahneyi merak ettiren ritmiyle, sahneye kolayca taşınabiliyor. Yönetmenimiz Kayhan Berkin’in yaklaşımıyla, Stephen King’in dünyasına sadık kalırken, izleyici farklı bir atmosferle karşılaşacak. Bu uyarlama, sinema kadar etkileyici bir gerilim sunmayı başarıyor.

Annie Wilkes karakteriyle karşılıklı sahnelerinizde, gerilimi dorukta tutan o dinamiği nasıl yakaladınız? Sedef Akalın ile sahnedeki enerjiniz hakkında ne söylemek istersiniz?

Sedef olmasaydı bu oyunu yapamazdık. Annie Wilkes karakteri için adeta biçilmiş kaftan. Kibar, saygılı bir hemşireyken ani ve sert değişimlerle karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtabiliyor. Prova süreci boyunca çok çalıştık ve bunu eğlenerek yaptık. Uğur Baran’ın Buster rolüyle aramıza katılmasıyla taşlar tamamen yerine oturdu.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

Bu oyun izleyiciyi nasıl etkileyecek sizce?

İnsan, konfor alanından çıkmadığı sürece yaşamanın ve nefes almanın değerini fark edemiyor. Paul Sheldon da kurtulduktan sonra şükretmeyi öğreniyor. Belki bu oyun, izleyicilere de şükretmeyi hatırlatacak.

Oyunun Anadolu turnesi de olacak. Farklı şehirlerde, farklı izleyici kitlelerine bu gerilim dolu hikâyeyi taşımak sizin için nasıl bir heyecan yaratıyor?

Anadolu turneleri her zaman çok farklı ve kıymetlidir. Hangi oyunu götürürsek götürelim, oradaki seyirciyle buluşmak beni her zaman mutlu eder. ‘Misery’ gibi bir gerilimi farklı şehirlerde izleyicilerle paylaşmak heyecan verici.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

Sinema ile tiyatro arasındaki farklar malum, fakat sizce ‘Misery’ gibi gerilim dolu bir hikâye sahnede mi yoksa sinemada mı daha etkileyici? Sizin bu projeye olan yaklaşımınız ne yönde?

Sinemada izlerken ‘Misery’ beni çok etkilemişti, ancak bu projede tiyatroda yer aldığım için benim açımdan sahnede daha etkileyici. Tiyatronun canlı atmosferi, gerilim duygusunu daha yoğun hissettiriyor.

Gerilim türünde bir tiyatro oyunu oynamak, seyirciyle anlık bir duygu paylaşımı gerektiriyor. Sahne üzerinde bu gerilimi canlı tutmak ve izleyiciyle etkileşimde olmak nasıl bir deneyim?

Gerilim unsuru oyunda baskın olsa da yer yer komik anlar da yaşanıyor. Normal şartlarda bir araya gelmeyecek iki karakterin çatışması komediye sebep oluyor. Ayrıca, aralarında tek taraflı imkânsız bir aşk da var, bu da dinamikleri ilginç kılıyor. Seyirciyle bu duyguları paylaşmak, canlı bir etkileşim yaratıyor.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

SERCAN AKKAYA

İddialı bir projenin doğuşu

Stephen King’in kült eseri, yapımcı Sercan Akkaya’nın önderliğinde tiyatro sahnesine uyarlanıyor. Akkaya, projeyi hayata geçirme sürecini, gerilim türünün sahnede yaratacağı etkiyi ve Anadolu turnesiyle geniş kitlelere ulaşmanın heyecanını paylaşıyor.

Bu projeyi hayata geçirme süreciniz nasıl geçti?

Aslında biz başka bir proje üzerine konuşurken Cansel attı bu fikri ortaya. Stephen King’in ‘Misery’sini çevirdiğini söyledi. Duyduğumuz anda çok heyecanlandık zaten. Biz iddialı bir projeyi yapmanın heyecanını yaşarken bir de kendisi oynamak istediğini söyleyince heyecanımız ikiye katlandı. Tabii bu oyunun bir diğer karakteri Annie’de çok güçlü bir isim olmalıydı. Bu aşamada da Cansel bize nokta atışı bir öneriyle geldi. Sedef Akalın… Kendisine projeyi anlatıp teklifte bulduk ve o da bu rol için en az bizim kadar heyecanlandı. Sonrasında yönetmenimiz Kayhan Berkin’le kesişti yollarımız. Tabii böyle bir ekip de bir araya gelince artık geriye sadece başlangıç adımını atmak kalıyordu. Hemen harekete geçtik. Büyük bir heyecanla başladığımız projede şimdi sıra prömiyer heyecanımızda.

Sercan Akkaya

Gerilim türünde bir tiyatro oyunu sahnelemek yapımcı olarak hangi zorlukları ve fırsatları beraberinde getirdi? Bu türde izleyiciyi sahnede tutmak için hangi yaratıcı çözümler düşündünüz?

Gerilim hem tiyatro hem de sinemada zordur. Biz de elbette başta biraz çekindik. Fakat Stephen King tiyatroda çok da karşımıza çıkan bir yazar olmadığı için bu kadar ses getirmiş, iddialı ve şaşırtıcı bir romanın uyarlamasını sahneye taşımayı bir fırsat olarak gördük. Elbette her tiyatro yapımcısının gişe kaygısı vardır. Fakat biz bu proje için o kadar doğru insanlarla bir araya geldik ki çok farklı bir projeye imza atacağımıza inanıyoruz. Dekor, kostüm, ses, ışık, afiş tasarımı ve tabii mi yönetmenimiz zaten alanında oldukça başarılı insanlar. Herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. Eminim ki tüm bunların birleşiminden seyircinin üzerinde büyük bir etki bırakıp, yankı uyandıracak farklı bir proje geliyor.

Oyunun Türkiye’nin farklı illerinde sahnelenecek olması ve Anadolu turnesi fikri nasıl gelişti? Farklı bölgelerdeki izleyicilerin oyuna olan tepkisini nasıl öngörüyorsunuz?

Türkiye’nin farklı illerindeki tiyatro severlerle bu projeyi buluşturmayı çok istiyoruz. İzmir, Ankara, Bursa, Eskişehir ve tabii ki yurt dışı turneleri planlıyoruz. Bunları yapmak için itici gücümüz aslında oyun çıkmadan aldığımız olumlu yorumlar ve yine tiyatro severlerin projeye olan ilgisi. Tema Sanat Yapım olarak bu tepkiler karşısında kayıtsız kalmak istemedik ve ‘Misery’i Türkiye’nin dört bir yanında seyirciyle buluşturmak için gün sayıyoruz.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

Oyunun prodüksiyon sürecinde dekor, kostüm ve sahne atmosferi gibi unsurları nasıl şekillendirdiniz? İzleyiciyi oyunun içine çekecek bu unsurlar üzerine nasıl çalıştınız?

Yönetmenimiz Kayhan Berkin bizi bu konuda çok başarılı ve tecrübeli insanlarla buluşturdu. Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Merve Yörük’e ait. O dönemi ve atmosferi besleyecek en önemli unsurlardan bir tanesi de bu. O yüzden bu konuda da ciddi bir çalışma yapıldı. Işık tasarımımız Ayşe Sedef Ayter de oyunu bambaşka bir boyuta taşıyarak büyülü bir atmosfer yarattı. Tüm bunların yanında bir yapımcı olarak afiş tasarımına çok önem veriyorum. Çünkü afiş seyirciyi tetikleyecek ilk unsur. Ethem Onur Bilgiç de bu anlamda bizim için büyük bir şans. Sonuç olarak böyle bir ekiple ilmek ilmek işlenen bir proje izleyiciyi de muhakkak içine çekecektir.

‘Misery’ gibi sinema ve edebiyat dünyasında büyük bir yere sahip olan bir hikâyeyi tiyatroya uyarlarken, izleyicinin beklentilerini karşılamak adına ne tür yenilikler veya özgün dokunuşlar yaptınız?

Her eser her yeni dokunuşla karşılaştığında özgünleşir. Şu anda günümüz tiyatrosunun en başarılı yönetmenlerinden Kayhan Berkin de kendi dokunuşlarıyla sinema filminden bağımsız bir reji koydu sahneye. Kitabı okuyanlar da bambaşka bir dünya ile karşılaşacaklar. Bu yeni ve iddialı dünyanın yapımcısı olduğum için kendimi çok mutlu ve şanslı hissediyorum.

Sedef Akalan, Cansel Elçin

Oyun program ve tarihleri:

11 Ekim 2024 / Saat:20:30 / ZORLU PSM PRÖMİYER

18 Ekim 2024 / Saat:20:30 / FİŞEKHANE

19 Ekim 2024/  Saat 20:30/ BİLETİNİAL MOİ

1 Kasım 2024 / Saat: 20:30 / BEYLİKDÜZÜ AKM

4 Kasım 2024 / Saat:20:30 / DASDAS

22 Kasım 2024 / Saat:20:30 / FİŞEKHANE

28 Kasım 2024/ Saat:20:30 / İZMİR İSTİNYE ART

29 Kasım 2024 / Saat:20:30 / BURSA BOAB SAHNE