Yazılar

Balparmak’ın yeni reklam filmi yayında

Balparmak’ın yeni reklam filmi yayında

Balparmak’ın genç oyuncu Aslı Bekiroğlu’nun rol aldığı “Bir Kaşık Bal” temalı yeni reklam filmleri yayına girdi. İlk reklam filminde bir kaşık balın güne iyi bir başlangıç yapmaya yardımcı olduğu anlatılırken, ikinci reklam filminde ise yeğenine ballı yoğurt getiren Bekiroğlu, “Güzel bir uyku için bal gibi yenir” diyor.

Dünyanın en mucizevi besini olan balın, doğallığını ve saflığını korumak için çalışan Balparmak’ın “Bir Kaşık Bal” temalı yeni reklam filmleri yayına girdi. Genç ve başarılı oyuncu Aslı Bekiroğlu’nun rol aldığı reklam filmlerinde “Bal gibi yenir” sloganıyla her sabah ve yatmadan önce bir kaşık bal tüketilmesi öneriliyor. Her iki reklam filmi de Balparmak’ın uzmanlığıyla, özenle seçilen balların en doğal haliyle sofralara geldiğini hatırlatıyor.

İlk reklam filminde annesi kahvaltı hazırlarken mutfağa giren Aslı, kavanoza uzanıp bir kaşık bal yiyince annesi “Uyanır uyanmaz bal mı yenir” diye soruyor. Aslı ise “Bal gibi yenir” diyerek yanıtlıyor. Reklam filmi, her sabah bir kaşık bal tüketmenin güne iyi bir başlangıç yapmaya yardımcı olduğunu anlatıyor.

İkinci reklam filminde ise elinde bir kase ballı yoğurtla yeğeninin odasına giren Aslı, “Önce ballı yoğurt, sonra cuppa yatak” diyor. Yeğeninin “Hiç balla yoğurt mu yenir” sorusunu da “Güzel bir uyku için bal gibi yenir” diyerek yanıtlıyor.

 

 

Bodrum kırsal turizm için atağa kalkıyor

Bodrum kırsal turizm için atağa kalkıyor

Bodrum’da bu yıl ilki düzenlenen Tarımsal Kalkınma Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Bodrum Belediyesi’nce, turizm kenti Bodrum’da kırsal kalkınmayı sağlamak ve tarım-turizm entegrasyonunu gerçekleştirmek amacıyla akademisyen, STK ve kamu kurum temsilcilerinin de katılımıyla düzenlenen “1. Tarımsal Kalkınma Çalıştayı”nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Bildirgede, Bodrum’da kadın üreticilerinin desteklenmesi ve yerel işletmelerin kooperatif çatısı altında birleştirilmesi ile ekolojik turizm konusunda atılacak adımlara dikkat çekilerek, arıcılık, tıbbi aromatik bitkiler ve Karaova’da yetiştirilen ürünlerin üretim, satış, pazarlama ve tanıtımı konusunda Belediye’nin öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalar sıralandı.

Bodrum’un tarım ve turizm envanteri çıkarılarak, katma değeri yüksek ürünlerin üretimi desteklenecek ve üreticilere eğitimler verilerek, sadece kırsal turizme yönelik konaklama tesisleri oluşturulacak. Bodrum Belediyesi, bu amaçla imar planlama çalışmalarına öncülük edecek.

 

28 maddeden oluşan Çalıştay sonuç bildirgesi:

  1. Bölgede Tarımsal Üretim Kooperatifi (Kırsal Kalkınma Kooperatifi ) kurulacak ve içinde Kadın üretiminin desteklenmesi ile ilgili yerel küçük işletmeler kooperatifin ana hedefinde bulunacaktır.
  2. Ekolojik turizm, Kırsal turizm konusunda çalışmalar yapılacaktır.
  3. Arıcılık ve arı yetiştirme merkezi kurulacak üreticiler apiterapi ve apiturizm konusunda desteklenecektir.
  4. Tarımsal atıkların(budama artığı dal vs.)geri dönüşümü yapılarak kompost gübresi üretilecek ve çiftçilere dağıtılacaktır.
  5. Tarımsal ürünlerin pazarlanmasına Belediye olarak destek verilecektir.
  6. Gençleri tarıma çekmek için çalışmalar yapılacaktır.
  7. Tıbbı aromatik bitkiler ve bunlardan üretilen uçucu yağ üretimi desteklenecektir.
  8. Bodrumda bitki ve hayvansal ürün üretimi ile ilgi bilgiler oluşturulacaktır.
  9. Bodrum Hal’inde Üretici Birliklerine ürün satışı konusunda kolaylıklar sağlanacaktır.
  10. Tarım üretim konusundaki örnek işletmeler desteklenecektir.
  11. Üniversite öğrencilerini desteği ile sosyal medya üzerinden Bodrum Markalı Ürünlerin pazarlanması için çalışmalar yapılacaktır.
  12. Bölgelere göre üretim planlamaları yapılacaktır.
  13. Belediyenin yetkisinde bitkisel ve hayvansal üretim merkezlerine ve ürünlere eko üretim güvencesi ile Yeşil bayrak sertifikası verilerek kalite güvenlik sistemi kurulacaktır.
  14. Bodrum markalı butik ürünler üreten işletmeler desteklenecektir.
  15. Gıda A.Ş.’ nin tüzüğü kooperatiflerle ortak çalışmalara yapılacak şekle dönüştürülecektir.
  16. Yağmur suyu hasadı için göletler oluşturulacaktır.
  17. Bağcılık ve şarap üretimi desteklenecektir.
  18. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin bölgedeki etkileri tespit edilecektir.
  19. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin (örneğin ,süt, et ,zeytin ,mandalina) işlenmesi ve paketlenmesi ile ilgili tesislerin kurulacaktır.
  20. Tarım ve turizm envanterinin yenilenmesi ve değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılacaktır.
  21. Envanterden sonra üretim ve ürünle ilgili öncelikler ve hedef kitleler belirlenecektir.
  22. Kooperatif üyesi üreticilere pazarlarda öncelik sağlanacak ve pazarlama ile ilgi alternatif sunulacaktır.
  23. Kooperatif bünyesinde ortak makine parkı kurulacaktır.
  24. Bodrum bölgesi Endemik Bitkileri ile ilgili çalışmalar yapılacaktır.
  25. Bölgemize adapte olabilecek katma değeri yüksek ürün üretimi konusunda yeni çalışmalar planlanacaktır.
  26. Bütün tarımsal üretimler ve ürünle ilgili Üreticiye Sertifikalı Eğitimler düzenlenecektir.
  27. Arazi büyüklüğü 5 dönümün üzerinde olan mandalina bahçeleri, zeytinlikler ve üzüm bağları gibi alanlara sadece kırsal turizme yönelik 750 m2 yi geçmeyecek konaklama tesisi yapılabilmesi için gerekli imar planlama çalışması yapılacaktır.
  28. Belediyenin önderliğinde yerelden yetkin ve bilimsel kişilerden oluşan danışma ve çalışma grubu oluşturulacak ve stratejik plan ortaya konulacaktır.

 

Türk margarin sektörünün başarısı

Türk margarin sektörünün başarısı

Sektörün istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini söyleyen Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, dünya hala trans yağ limitlerini tartışırken, ülkemizde margarin sektörünün bu yıl “Trans yağsız” üretimde 12. yılını kutladığını belirtti.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden gıda sektörü gerek iç tüketimin gerekse de ihracatın artmasıyla büyümeye devam ediyor. Margarin sektörünün 2019’u verimli geçirdiğini söyleyen Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, 2019’da yapılanları değerlendirdi.

“Gıdada bilgi kirliliğine karşı farkındalığı yükselttik”

MÜMSAD’ın 2019 yılında gıda alanındaki bilgi kirliliğiyle ve önyargılarla mücadele etmeye devam ettiğini söyleyen Ebru Akdağ, “Bilimsel gelişmelerin, global trendlerin sıkı takipçisiyiz. Üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik, Gıda Mühendisliği Bölümleri, tıp doktorları, paydaş STK’lar ve fikir liderleri ile sürekli iletişim halindeyiz. Bugüne kadar Türkiye genelinde 30 şehirde 57 üniversitede düzenlenen sempozyumlarla, yaklaşık 10.500 öğrenciye, 6.500 sağlık uzmanına ve akademisyene ulaştık. 2020’de yoğun bir ajandamız var. Daha fazla kişiye ulaşarak gıda güvenliğine dair bilgi alışverişinde bulunacak ve gıdada bilgi kirliliğine karşı verdiğimiz mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

2019’da dünyanın gündeminde trans yağ vardı

Türkiye’de gıda ürünlerinde kullanılmasına izin verilen “Trans yağ yoktur” logosunun 12 yıldır MÜMSAD’ın üzerinde tescilli olduğunu söyleyen Ebru Akdağ, “2019 yılının margarin sektörü için en heyecan verici yanı, trans yağsız üretimin 12. yılında başarı hikayemizin hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda daha çok yankı bulmasıydı. Brüksel’de düzenlenen IMACE (Avrupa Margarin Birliği) Uzmanlar Kurulu Toplantısı’nda ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında Elazığ’da düzenlediği uluslararası sempozyumda Türkiye margarin sektörünün trans yağı yok etme başarısını anlattık. Sektörün gönüllü uygulamasıyla trans yağların elimine edilmesi dünyada örneğine az rastlanır bir başarı hikayesi” diye konuştu.

Gıda ürünlerinde tuz azaltma çalışmaları yıllardır devam ediyor

MÜMSAD’ın gönüllü olarak öncülük ettiği bir diğer alanın da ürünlerde tuz azaltma uygulaması olduğunu söyleyen Akdağ, “MÜMSAD çatısı altındaki firmalar yıllardır aşamalı olarak ürünlerinde tuzu azaltma adımları atmaktadır ve konulan hedefler de Sağlık Bakanlığımız tarafından takdirle karşılanmıştır. Biz MÜMSAD olarak gıda güvenliğini ve toplum sağlığını her şeyin üzerinde tutuyoruz. Unutmayalım ki hepimiz birer tüketiciyiz ve hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için en güvenilir olanı seçmek bizim de sorumluğumuzdur.” değerlendirmesini yaptı.

Enza Home Saraybosna’da

Enza Home Saraybosna’da

Yataş Grup, Saraybosna’daki ilk Enza Home mağazasını açtı. Açılışa Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın’ın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Bosna Hersek Büyükelçisi Haldun Koç ve Bosna Hersek Ticari Ataşesi Sevgin Güngör katıldı.

Yatak, ev tekstili ve mobilya sektörünün yenilikçi markası Yataş Grup, 2019’un son çeyreğinde de yurtdışındaki mağazalaşma atağını artan bir ivmeyle sürdürüyor. Yataş Grup, bu çerçevede Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da ilk Enza Home mağazasını açılışını gerçekleştirdi. Düzenlenen açılış törenine Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın, Türkiye Cumhuriyeti Bosna Hersek Büyükelçisi Haldun Koç ve Bosna Hersek Ticari Ataşesi Sevgin Güngör katıldı. Saraybosna Enza Home mağazasının açılışıyla, Grubun yurtdışındaki mağaza sayısı da 74’e ulaştı.

 Açılışta konuşan Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın, Bosna Hersek pazarındaki hedeflerinin 4 yıl içinde 4 mağaza açmak olduğunu söyledi.

 

İş mutluluk getirir mi?

İş mutluluk getirir mi?

İşiniz sizi mutlu ediyor mu? Eğer gelişmiş bir ülkedeyseniz pek de etmediğini söyleyebiliriz. Global araştırmamıza göre “Anlamlı bir işe sahip olmak” 29 mutluluk kaynağı içerisinde 13. sırada belirtiliyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler ise bu konuyu 11. sırada belirtiyor.

Sevdiğin işi yapmak ve iş hayatında mutluluk konuları günümüzde en çok tartışılan konuların başında geliyor. Her şeyden önce işimiz günümüzün büyük bölümünü geçirdiğimiz alan olarak karşımıza çıkıyor.

İş verenler çalışanlarını elde tutmak için daha fazla çaba gösteriyorlar ve sonuç olarak; iş-yaşam dengesi, esnek çalışma alanları ve uzaktan çalışma gibi iş yerlerinin dönüşüm sinyallerini gösteren bazı trendler karşımıza çıkıyor.

Ipsos Global Advisor Araştırmamız kapsamında 28 ülkede mutluluğu araştırdık. Bu Araştırma kapsamında anlamlı bir işlerinin olması bireyleri ne kadar mutlu ediyor konusunu da irdeledik. Buna göre anlamlı bir işe sahip olmak belirtilen 29 muhtemel mutluluk kaynağı içerisinde 13. sırada belirtiliyor. Sağlık, hayat şartları, hobiler, güvenlik, anlamlı bir hayat, arkadaşlar ve daha fazla para gibi faktörlerin tümü anlamlı bir işe sahip olmaktan önce geliyor.

Anlamlı bir işe sahip olmayı mutluluk kaynağı olarak üst sıralarda gösteren ülkelerin başında gelişmekte olan ülkeler geliyor. Kolombiya (%90), Peru ve Meksika (%89), Güney Afrika ve Arjantin (%88) Anlamlı bir işe sahip olmayı mutluluk kaynağı olarak en az gören ülkeler ise genelde gelişmiş ülkeler olarak karşımıza çıkıyor. (Sırbistan hariç (%74): ABD, Belçika, Almanya (%72), İngiltere (%71), Fransa (%67), Kanada (%63), Japonya (%58) Sonuçları değerlendiren Wharton School of Business’dan Profesör ve Total Leadership adlı kitabın yazarı Stew Friedman şunları iletiyor. “Gelişmekte olan pazarlardaki insanlar kendi yeteneklerini gösterebilecekleri böylelikle de onlara iş hayatında bir anlam ve amaç hissi verecek imkanlara sahip olmayabilirler. Dolayısıyla bu konularda daha beklentili olduklarını ve bunu mutluluk için de bir kaynak olarak gördüklerini söyleyebiliriz.”

 

Ebeveynleri gibi yaşamak istemiyorlar

Anlamlı bir işe sahip olmanın mutluluk kaynağı olarak gençler tarafından yaşça büyük bireylere kıyasla daha fazla görüldüğü yine Ipsos Global Advisor Araştırmamızda görülüyor.

35 yaş altı bireylerin %85’i anlamlı bir işlerinin olması mutluluk kaynağı diyor, bu oran 35-49 yaş aralığında da %84 olarak görülüyor. 50 yaş üstü bireylere bakıldığında bu oran 18 puan düşerek %66’yı buluyor.

Sonuçları değerlendiren The Myths of Happiness adlı kitabın yazarı Prof. Lyubomirsky bu bulguların milennialler konusunda yapılan birçok araştırmayı yansıttığını belirtiyor ve milenniallerin iş-yaşam dengesi ve anlamlı bir işe sahip olmayı önemsediklerini vurguluyor. Ve ekliyor: “Daha yaşça büyük bireyler iş hayatına atılırken anlamlı bir işe sahip olmayı çok önceliklendirmemiş olabilirler ve belki şimdi bundan pişmandırlar.”

Wharton İş/Hayat Entegrasyonu projesini 1991 yılında hayata geçiren Prof. Friedman ise insanların artık ebeveynleriyle aynı hayatı yaşamak istemediklerini belirtiyor ve günümüzde insanların kendilerini tamamen işe adamak istemediklerini söylüyor. Ve ekliyor: “Günümüzde artık şirketler, iş yerlerinin ne kadar aile ortamı gibi olduğunu ve çalışanlarının sosyal hayatlarını önemsediklerini göstermeye gayret ediyorlar.

Global olarak baktığımızda hobiler ve ilgi alanları ve hayatı anlamlı hissetmek (%85), hayatlarını kontrol edebildiklerini hissetmek ve hayatlarının tatmin edici bir yönde ilerlediğini görmek (%84) ve sahip olunan boş zaman (%84) gibi faktörler “anlamlı bir işe sahip olmak” faktöründen daha fazla mutluluk kaynağı olarak belirtiliyor.

Sosyal etkiye sahip olmak

Gençlerin anlamlı bir işe sahip olmayı mutluluk kaynağı olarak görmeleri altında yatan nedenlerden biri de dünyayı biraz daha iyi bir yer haline getirmek konusundaki düşünceleri olabilir. Yine Ipsos Global Advisor araştırmamız gösteriyor ki araştırmaya katılan 35 yaş altı bireylerin yarısından biraz fazlası (%52) hayatlarının bir anlamının olmasını hissetmenin onlara mutluluk verdiğini belirtiyor, bu oran 35-49 yaş arasında %48’e, 50-74 yaş aralığında ise %41’e düşüyor.

 

Altınyıldız Classics Kosova’da

Altınyıldız Classics Kosova’da

Erkek giyim markası Altınyıldız Classics, yurt dışı atılımlarını sürdürüyor. Balkan ülkelerinden Kosova’nın tarihi şehri Prizren’de ilk mağazasını ABI Çarshia AVM’de açan Altınyıldız Classics, yeni konseptiyle 210 metrekarelik alanda hizmet vermeye başladı.

Her biri kendi içinde rahatlıkla kombinlenebilen çok yönlü tasarımlardan hem şık hem de casual tarzda yorumlan parçalara, takım elbiseden gömlek ve aksesuara kadar ürettiği her ürün ile şıklığı, inovatif tasarımlarıyla rahatlığı zirveye taşıyan Altınyıldız Classics, günün her anına uygun stil sahibi tasarımlarını Kosova’daki yeni müşterileriyle buluşturacak.

Yurtdışı yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten Altınyıldız Classics Uluslararası Operasyonlar ve Satış Direktörü Osman Çavuşoğlu, “2020 yılında da yurtdışında hızla büyümeye devam edeceğiz. En az 10 yeni mağaza açarak toplamda 30-35 mağaza ile yurtdışındaki müşterilerimize hizmet vermeyi planlıyoruz. Orta ve Doğu Avrupa ile Kuzey Afrika, öncelikli olarak büyümeyi hedeflediğimiz bölgeler arasında yer alıyor” diyerek yurtdışı yatırım planlarını özetledi.

Can Oflaz “Hayal”

Can Oflaz “Hayal”

Yaptığı loop cover çalışmalarıyla büyük beğeni toplayan Can Oflaz, bu kez sevilen yorumlarını biraraya getirdiği “Hayal” albümüyle dinleyiciyle buluşuyor.

Bir Sezen Aksu şarkısı olan “Vay” ile loop macerasına başlayan sanatçı, şimdi de bu maceranın güzel bir ürünü olan “Hayal” albümünde yine bir Sezen Aksu şarkısı olan ve iki yıldır üzerinde çalıştığı “Vazgeçtim” ile çıkış yapıyor. Sözleri Sezen Aksu, bestesi Ara Dinkjian imzası taşıyan Vazgeçtim’in yanı sıra dinleyici tarafından çok beğenilen Vay, Aç Kapıyı Gir İçeri, Kimse Bilmez, Elleri Ellerime, Olduramadım ve Uçurtma da albümün diğer sürprizleri. Daha önce yayınladığı ve hala büyük ilgi gören Fikrimin İnce Gülü yorumu da bu albümde yerini alıyor.

Düzenlemelerini Can Oflaz’ın üstlendiği albümün, çıkış şarkısı Vazgeçtim’in klibinde yönetmen koltuğunda ise Emre Kabaşabanoğlu oturuyor

Benimle Söyle’nin yeniden başlayacağı ve jüri koltuğunda Can Oflaz’ın da yer alacağı bu yarışma öncesi, “Hayal” albümünü sunan sanatçı, yeni single’ının da müjdesini veriyor.

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek loop sistemi ile tek başına sahne alan Can Oflaz, Sony Music etiketiyle yayınlanan albümde, sevilen loop cover çalışmalarını tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluştururken, çıkış şarkısı Vazgeçtim’in klibi de CanOflazVevo kanalında yayında.

Sevda Giray, Sibel Can’ın şarkısına yeniden hayat verdi

Sevda Giray, Sibel Can’ın şarkısına yeniden hayat verdi

Sevda Giray, Sibel Can’ın yıllar önce seslendirdiği “Unuttu Seni” adlı slow şarkıyı yeniden yorumlayıp kliplendirdi

Sevenlerine ikinci klip şarkısı “Unuttu Seni” ile tekrar merhaba diyen Sevda Giray, Sibel Can’ın yıllar önce seslendirdiği şarkıyı yeniden yorumladı. Sözü Sibel Karabaş, müziği Ercan Irmak’a ait olan şarkının aranjörlüğünü Selim Çaldıran yaptı. Özdemir Müzik imzalı çalışmada, Sevda Giray’ın fotoğraflarını Zeynel Abidin Ağgül çekti. Digital platformlarda yayınlanan şarkı çok beğenildi. Gördüğü ilgiden memnun olduğunu ve çok iyi geri dönüşler aldığını söyleyen Sevda Giray “slow şarkılarda daha başarılıyım” dedi.

Bmojileri çok sevdik

Bmojileri çok sevdik

Günde ortalama 540 dakikamızı sanal dünyada dijital iletişim ile geçiriyoruz. Dünya genelinde her gün 80 milyar, ayda 560 milyar mesaj gönderiliyor. Çocuklarda bile günlük emoji kullanma oranı yüzde 36 civarı. İletişimin dijitalleştiği günümüzde teknoloji girişimcisi Emir Bahadır’ın üç sene önce yarattığı Bmoji, bireylerin dijital iletişimi kişiselleştirmelerini ve kendi tarzlarını yaratmalarını sağlayan yepyeni bir iletişim dili sunuyor. Amerika pazarının ardından Avrupa ve Türkiye’de de hızla büyüyen Bmoji kullanıcılarına sunduğu el çizimi emojilerle dijital ortamda da kendileri olma fırsatı veriyor.

Alanında rakibi olmayan Bmoji’yi özel kılan unsur, güçlü bir tasarım ekibini akıllı teknoloji ile birleştirerek, eksikliği hissedilen kişisel dokunuşları dijital iletişimde kullanımına sunması. Kullanıcılar kendilerine birebir benzeyen Bmoji’lerle kişisel ifadelerini dijital iletişime taşıyabiliyor.

Bahadır: “Dijital ortamda daha samimi bir iletişim sağlıyoruz”

Bmoji kullanıcılarının kendi kişisel özelliklerini dijital platfomlara yansıtabildiğini ve mesajlaşmalarını daha samimi hale getirdiğini belirten App’in kurucusu Emir Bahadır, “Bmoji, algoritmalarını 2 senelik bir süre zarfından geliştirdik. 80’in üzerinde yüz ifadesini kişiselleştirebiliyoruz. Bmoji iletişimi kişiselleştirmekten öte, daha samimi bir çizgiye çekerek sağlıklı ve doğru bir iletişim kurulmasına da yardımcı oluyor,” dedi.

Markalar için görselliğin gücünü kullanabilecekleri bir alan

Bahadır şöyle devam etti: “Bmoji bireyler için olduğu kadar markalar için de önemli bir iletişim aracı. Günümüzde markalar reklam ve tanıtım bütçelerinin giderek artan bir kısmını dijital iletişime ayırıyorlar. Bu anlamda markaların da aslında görselliğin gücüne ihtiyaçları olduğunu düşünüyoruz. Tüm dijital içeriğin büyük bir açlıkla tüketildiği, önümüze güncellemelerin son hızla düştüğü bir dünyada ve ekranı kaydırırken kaçırdığımız birçok detay arasında, bir markanın mesajını ya da imajını öne çıkarması gerçekten çok zor. Bu anlamda farklı bir iletişim dili kullanmak, markaya özel Bmoji’lerle kişisel iletişimde bir duygu ya da hareket durumunu öne çıkarmak, diğer bir deyişle aslında markaları da bir nevi kişiselleştirmek; çok farklı bir müşteri iletişim yöntemi fırsatı sunuyor.”

SMS, iMessage, Whatsapp, Instagram, Facebook gibi sosyal medya kanallarında kullanım imkanı sağlayan Bmoji çok yakında Wechat, Telegram gibi yeni iletişim platformlarında da kullanılabilecek.

Honnor 20 Lite Türkiye’de

Honnor 20 Lite Türkiye’de

Güçlü selfie ve üçlü arka kameralarının yanı sıra dikkat çeken tasarımıyla HONOR 20 Lite, Türk kullanıcılarının karşısına çıkıyor.

HUAWEI Technologies çatısı altında gençlere yönelik teknolojik ürünleriyle değer yaratan HONOR, akıllı telefon ailesinin yeni üyesi HONOR 20 Lite’ı Türk kullanıcıların beğenisine sunuyor. 2 farklı renk seçeneğiyle tarzını yansıtmak isteyen kullanıcılara dikkat çekici opsiyonlar sunan HONOR 20 Lite, 32MP yapay zekâ ile güçlendirilen ön kamerası ve geniş açılı fotoğraflar çekebilen üçlü arka kamera özellikleriyle öne çıkıyor. Türk Telekom müşterileri, HONOR 20 Lite’a Eskiyi Getir kampanyasına özel 12 ay boyunca aylık 199 TL’ye sahip olabiliyor

Telefon kamerası ile yiyeceklerin kalorisini ölçün

AI sayesinde kameranın odağında bulunan gıdaların kalorisini öğrenebiliyor, satın almak istediğiniz bir ürünün barkodunu okutarak online fiyatını görebiliyor, metinlerin çevirisini yapabiliyorsunuz. Arka tarafta bulunan kameralar, saniyede 480 karelik süper ağır çekim videolar kaydedebilirken, yine çektiğiniz videolardaki sarsılmaları AI ayesinde engelleyebilen stabilizasyon özelliğine de sahip.