Yazılar

İftarda ve sahurda nasıl beslenmeli  

İftarda ve sahurda nasıl beslenmeli  

Ramazan ayının bahar aylarına denk gelmesi ve günlerin uzun olması nedeniyle aç kalma süreci uzun oluyor. Süre uzun olduğundan iftar, sahur ve bu iki öğün arasında geçirilen süredeki yeme içme düzeni oldukça önem taşıdığını belirten Uzman Diyetisyen ve Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, iftardan sahura yapılması gerekenleri sıraladı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uzman Klinik Psikolog ve Uzman Diyetisyen Merve Öz

İftarda hemen ana yemeğe yönelmeyin

Ramazan ayına sayılı günler kala iftarda yapılması gereken en önemli noktanın orucu çorba ile açtıktan sonra 15 dakika ara verilmesi olduğu uyarısında bulunan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Uzman Klinik Psikolog ve Uzman Diyetisyen Merve Öz, bu aradan sonra ana yemeğe geçilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Fazla yağlı beslenmeyin

İftarda kızartma ve hamur işi tüketilmemeye çalışmalı önerisinde bulunan Dyt. Merve Öz, “uzun süre açlıktan sonra yenilen yağlı yiyecekler sindirim güçlüğüne ve mide rahatsızlığına neden olabilir” diye konuştu.

Pilav ve makarnaya iftarda yer vermemeye çalışın

En kaliteli karbonhidratın ekmek olduğunu dile getiren Dyt. Merve Öz, pilav, makarna ve bulgur pilavı yerine ilk tüketilmesi gerekenin ekmek olması gerektiği uyarısında bulundu. Tam buğday ekmeği gibi kaliteli ekmekler hem doygunluğu artıracak hem de kan şekerinde ani artışlara neden olmayacağı için daha sağlıklıdır.

Beyaz ekmek ya da pide tüketmemeye özen gösterin

Ramazanda en çok tüketilen ürünlerin başında pide geliyor. Pidenin beyaz ekmek olduğundan, kan şekerinde ani artışa neden olacağını belirten Dyt. Merve Öz, şöyle devam etti: “Ayrıca lezzeti nedeni ile sınırlar koymak zor olduğundan, pide yerine en kaliteli karbonhidrat olan ekmek tüketilmelidir. Fakat tüketeceğiniz ekmek tam buğday, siyez, tam tahıllı, çavdar ekmeği olmalıdır. Kansızlık problemi yaşanmıyorsa kepek ekmeği de tüketilebilir.”

Salatasız iftar sofrasına oturmayın

Salata mide hacmini doldurarak kalorili yiyeceklerden çok yemeyi engelleyebiliyor. Ayrıca salatadan alınacak lif bağırsak tembelliğinizi rahatlatacaktır.

Yoğurt ya da kefir tüketimini ihmal etmeyin

Yoğurt ve kefirin içeriğinde bulunan probiyotikler sayesinde, Yoğurt ve kefirin bağışıklığı güçlendiren çok belirgin bir etkisi olduğunu anlatan Dyt. Merve Öz, “Bağırsak florasını düzenleyen yoğurt ve kefir, ramazan ayında yaşanan konstipasyon (kabızlık) probleminin giderilmesine de yardımcı olur. Ayrıca kefirin glisemik indeksinin düşük olması ve yüksek protein içeriği ile midede uzun süre kalarak tokluk hissi sağlanabilir” diye konuştu.

Mutlaka sahura kalkın

Ramazan ayında sahura kalkılmadığında vücut uzun süre aç kalıyor. Bu durumun kas yıkımına ve metabolizma yavaşlamasına yol açacağını ifade eden Dyt. Merve Öz, bunun sonucunda da bağışıklığın düşeceğini söyledi.

Sahurda hafif ve doyurucu yiyecekler tercih edin

Sahurda hamur işleri, kızartmalar gibi ağır yiyeceklerin yenilip yatıldığı için sabah kalkınca midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmesine neden olacağına vurgu yapan Dyt. Merve Öz, bunların yerine kahvaltılık ve çorba gibi hem doyurucu hem de hafif besinlerin tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Sahurda yumurtayı sofranızdan eksik etmeyin

Sahurda tüketilen bir adet yumurtanın hem gün içinde tok kalınmasını sağladığını hem de protein bakımından zengin olduğundan günlük protein ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacağını söyleyen Dyt. Merve Öz, yumurta anne sütünden sonra en kaliteli protein olduğuna da dikkat çekiyor.

İftarla sahur arasında bol su için

Oruçlu geçen süre uzadıkça vücudumuz da susuz kaldığına işaret eden Dyt. Merve Öz,  “Bunu önlemenin yolu ise iftarla sahur arasında 10-12 bardak su tüketmek.  İhtiyaç duyulan su miktarını, yaklaşık kilo başına 30 ml olarak hesaplamak mümkün.  Örneğin 60 kilo olan biri için 60 x 30 ml = 1800 ml. suya ihtiyacı var” diye konuştu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bağırsak tembelliği için lif içeriği yüksek bir ara öğün yapın

“Kuru kayısı, kuru erik, kuru incir, armut bağırsaklarınızı rahatlatan meyveler arasında yer alır” diye konuşan Dyt. Merve Öz,  “bağırsak tembelliğini uzun süredir yaşıyorsanız gece yatmadan ılık suyun içine 3 adet kayısı atın ve sahura kalktığınızda suyu içip kayısıları yiyebilirsiniz” diyerek sözlerini sürdürdü.

İftar ile sahur arasındaki ara öğünde meyve tüketin

Meyvelerde bolca bulunan antioksidan moleküller, hücre hasarını önlemeye yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmektedir. Çeşitli ve renkli beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini hatırlatan Dyt. Merve Öz, farklı meyveler tercih edildiğinde farklı antioksidan moleküller almış olunacağından hep aynı meyve yerine çeşitli meyveler tüketmeye özen gösterilmesi gerektiğini de aktardı.

Tatlıyı fazla kaçırmayın

İftarın açılmasıyla birlikte birçok kişi için tatlı vazgeçilmez oluyor. Dyt Merve Öz, “Tatlıdan alacağınız kalori yerine, vitamin ve mineral deposu meyve tüketmeye özen gösterin. Tatlı tüketecekseniz eğer, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlı veya dondurma tercih edebilirsiniz. Ama tüketeceğiniz meyveyi ya da tatlıyı hemen yemek sonrasında tüketmek yerine 2 saat ara vererek tüketmeye dikkat edin” dedi.

Yürüyüşünüzü ihmal etmeyin.

Düzenli yapılan egzersizlerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı destekleyerek bağışıklığımızı güçlendirdiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Uzman Klinik Psikolog ve Uzman Diyetisyen Merve Öz, şunları da belirtti: “Her hangi bir engel bir durum yoksa kendinizi çok yormadan her gün 30 dakika yürüyüş yapmayı ihmal etmeyiniz.”                                         

Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için ne yapmalı?

Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için ne yapmalı?

Ramazan ayına sayılı günler kala pek çok evde hazırlıklar başladı. Ramazanda öğün saatlerinin ve beslenme sıklığının azalacağı, tüketilen besin içeriklerinde farklılıklar olacağı, ilaç saatlerinin yeniden ayarlanması gerekeceği için uzmanlar, özellikle kronik hastalığı olanlara olası bir sağlık sorununa karşı mutlaka doktora danışmalarını öneriyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı orucun faydalarının yanı sıra bazı kurallara dikkat edilmediğinde şişkinlik, hazımsızlık ve reflü gibi sindirim sistemi şikayetlerinin artabileceğini belirterek “Beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile reflüsü olmayan bireylerde reflü yakınmaları tetiklenebilir ve daha önceden reflü tanısı almış olan hastaların şikayetleri artış gösterebilir. Reflü hastalığı mideden yemek borusuna mide içeriği ya da asidinin kaçışı olarak tanımlanır ve ülkemizde her 4-5 kişiden birinde görülür. Göğüs kemiği arkasında yanma, ağıza acı su gelmesi, boğazda yanma, kuru öksürük, ses kısıklığı ve göğüs ağrısı gibi bulgularla kendini gösterebilen reflüye karşı Ramazanda da bazı kurallara dikkat etmek gerekir” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, reflü başta olmak üzere sindirim sistemi sorunları yaşamamak, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için kaçınılması gereken 8 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Suna Yapalı

  • İftar ve sahurda büyük porsiyonlar

Uzun saatler aç ve susuz kalındıktan sonra iftarda büyük porsiyonlar ile mideyi doldurmak reflü başta olmak üzere sindirim sistemi sorunlarına davetiye çıkaracaktır. İftarda çorba, ana yemek ve salata tüketmek yeterlidir. Porsiyonlar büyük olmamalıdır. İftarı 1 bardak su, zeytin ya da hurma veya çorba ile açtıktan sonra, ana yemeğe geçmeden önce yemeğe ara verilmelidir. Ana yemeği takiben meyve ya da tatlı hemen tüketilmemelidir. Sahurda ise uzun süre aç kalınacağı endişesi ile aşırı yemekten kaçınılmalıdır.

  •  İftar ve sahurda hızlı yenilmesi

Birçok kişi iftarda uzun süreli açlığın üzerine hızlı bir şekilde yemek yemektedir. Sahurda ise genellikle uykudan uyanıp hızlı bir sahur yapıp tekrar uyumaktadır. Oysa ki, hızlı yemek yenilmesi midede şişkinlik ve hazımsızlık hissine yol açar ve reflü yakınmalarını tetikler. Bu nedenle iftar ve sahur için yeterli zamanı ayırarak, iyi çiğneyerek yavaş bir şekilde yemek gereklidir.

  • Yemek sonrası uzanmak

Ramazan ayında reflüyü tetikleyen en önemli yanlış davranış şekillerinden birisi iftardan hemen sonra uzanmak ya da sahurda yemek sonrası hemen yatmaktır. Bu hatalı davranış daha önceden reflüsü olmayan hastalarda reflü sorunu başlamasına yol açarken, Ramazan ayında reflü şikayetleri ile hekime başvuruların da ana nedenlerindendir. İftardan hemen sonra uzanmamalı ve uyumadan önceki son 3 saatte atıştırmalıklar tüketilmemelidir. Sahurda ise hafif besinler tüketerek bir süre evde dolaşmak, yatağın baş kısmını da yükselterek yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını engeller ve reflüyü önlemeye yardımcı olur.

  • İftar ve sahurda reflüyü tetikleyen gıdalar tüketmek

İftar ve sahurda tüketilen gıdaların içeriği de oldukça önemlidir. Kızartmalar, yağlı ve baharatlı gıdalar, çikolata, çiğ soğan ve sarımsak, aşırı karbonhidrat içeriği olan şerbetli tatlılar reflüyü tetikleyeceği için uzak durulmalıdır. Yağlı yiyecekler mide boşalımını yavaşlatır ve reflü oluşumunu kolaylaştırır. İftarda sebze yemeği, kuru baklagiller, haşlama ya da ızgara et tüketilebilir. Tatlı olarak iftar sonrası sütlü ve hafif tatlılar tüketilebilir. Sahurda ise protein içeriği yüksek olan yumurta ve peynir gibi yiyeceklerin yanında tam tahıllı ekmek ve domates, salatalık ve zeytin eklenerek hafif bir kahvaltı yapılabilir. Simit, açma, poğaça, börek gibi karbonhidrat içeriği yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır.

  • Aşırı kafein ve şeker içeren içecekler tüketmek

Özellikle iftar sonrası pek çok kişi aşırı çay ve kahve tüketmektedir. Kafein içeren bu içeceklerin tüketilmesi vücuttan su kaybını arttıracağından gün içerisinde vücudun daha susuz kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çay, kahve ve kafein içeren sıvı tüketiminde aşırıya kaçılmamalı

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Yeterince su tüketmemek

Vücudun su ihtiyacının karşılanması için günlük toplam 1.5-2 lt su tüketilmesine özen gösterilmelidir. Ayrıca iftar ve sahurda yemek yerken mideyi su ile doldurmamalı, su tüketimi iftar ile sahur arasındaki süreçte sağlanmalıdır. Yeterli su içilmesi, mideden yemek borusuna kaçan asidin de temizlenmesini sağladığı için reflü gelişimini önleyecektir.

  • İftardan sonra ağır egzersiz yapmak

Özellikle iftardan hemen sonra egzersiz yapılmamalıdır. Mide boşalımının sağlanması için yemekten en az iki saat geçtikten sonra egzersiz yapılmalıdır. Ağır egzersizlerden kaçınmalı, 30-45 dakikalık hafif-orta tempolu yürüyüşler yapılmalıdır.

  • Ramazan ayında aşırı yemek

Pek çok kişi Ramazan ayında uzun süreli açlık ve kalori açığı ile kilo verirken, yanlış beslenme alışkanlıkları ve beslenme tercihleri kilo artışına da yol açabilir. Uzun süreli açlık sonrasında aşırı yemek, yağlı ve karbonhidrat içeriği yüksek gıdalar tüketmek, iftardan sonra atıştırmaya devam etmek metabolik dengeyi bozarak kilo artışına ve bel çevresinde yağlanmaya yol açar. Kilo artışı reflü yakınmalarını tetikleyecektir. Ramazan ayında sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo kontrolü sağlanması reflü dahil tüm sindirim sistemi sorunlarının tetiklenmesini de önler.

Reflü hastaları dikkat!

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, reflü hastalarının Ramazan ayında oruç tutup tutamayacağı konusunda şu bilgileri veriyor: “Hastalığın şiddeti ve klinik tablosu her hastada farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle tanı konulmuş reflü hastaları oruç tutmadan önce hekimlerine mutlaka danışmalıdır. Hafif reflü hastaları oruç tutabilirler ve Ramazan ayı süresince ilaç kullanmaları gerekebilir. İlaç almalarına, yaşam tarzı ve beslenme değişikliklerine rağmen reflü yakınmaları olan ve ağır reflüsü bulunanların ise oruç tutmaları önerilmez.”

 

Geleneksel Ramazan sofraları Sheraton Istanbul Levent’e

Geleneksel Ramazan sofraları Sheraton Istanbul Levent’e

Ramazan’ın geleneksel sofraları Sheraton Istanbul Levent’e kuruluyor.

Birlikte açılan oruçlara Ramazan ayı boyunca geleneksel fasıl müziği eşlik ediyor. Sahur servisi de veren Sheraton Istanbul Levent, bu kutsal ayda Ramazan geleneklerini yaşamak ve yaşatmak isteyen herkesi bir araya getiriyor.

Sheraton Istanbul Levent

Ramazan ayı süresince sunacağı bu aya özel lezzetlerden oluşan zengin açık büfe ile geleneksel iftar sofralarında herkesi bir arada olmaya davet ediyor.

Her damak tadına uygun farklı alternatiflerin ve klasik Ramazan lezzetlerinin sunulduğu açık büfede başlangıç olarak pastırma ve kavurma dahil kahvaltılıklar, taze ve kuru meyveler yer alıyor.

Sheraton Istanbul Levent

Sıcacık bir mercimek, yayla ya da ezogelin çorbası, mezeler, salatalar ve lahana sarması, biber dolması gibi klasik zeytinyağlılardan oluşan leziz seçenekler iftar büfesinde ana yemeklere geçmeden önce sunulan çeşitli alternatifler.

Sıcak büfedeki ana yemek seçenekleri arasında şiş, döner ve ızgara şeklinde et, tavuk ve balık spesiyallerinin yanı sıra börekler ve ızgara sebzeler de yer alıyor.

Sheraton Istanbul Levent

Ramazan’ın vazgeçilmezi tüm tatlıların yer aldığı tatlı büfesinde baklava, güllaç, revani, aşure ve ayva tatlısı gibi klasiklerin yanında cheesecake, çikolatalı puding ve creme caramel gibi uluslararası damak tadına hitap eden pek çok tatlı seçeneği de sunuyor.

Geleneksel ramazan şerbeti, ayran, çay ve kahvenin de dahil olduğu iftar büfesinin kişi başı ücreti 360 TL.

Le Méridien Istanbul Etiler’de renkli Ramazan menüsü  

Le Méridien Istanbul Etiler’de renkli Ramazan menüsü  

Le Méridien Istanbul Etiler, Ramazan’ı da kendine özgü modern zarafetiyle karşılıyor.

Le Méridien Istanbul Etiler’de, açık büfe iftar menüsü ve her akşam mutlaka et döner servis ediliyor. Otel’de ayrıca Sahur hizmeti de sunuluyor.

Le Méridien Istanbul Etiler’de renkli Ramazan menüsü  

İftar geleneği olan kahvaltılıklar ve kuru yemişlerden sıcacık çorbalara, geleneksel zeytinyağlılar, iştah açan mezeler ve salatalardan et, tavuk ve balık alternatiflerinin sunulduğu leziz ana yemek seçeneklerine kadar zengin çeşitlerin yer aldığı iftar büfesinde her akşam mutlaka et döner servis ediliyor.

Geniş tatlı büfesinde baklavadan güllaca pek çok geleneksel Ramazan tatlısının yanı sıra taze meyveler ve popüler lezzetler de yer alıyor. Çay, kahve, ayran ve geleneksel Ramazan şerbetinin de ikram edildiği açık büfe iftar menüsü kişi başı 390 TL ücret ile sunuluyor.

 

IST TOO Restoran’da iftar

IST TOO Restoran’da iftar

Shangri-La Bosphorus, Istanbul; bu Ramazanda IST TOO Restoran’ın her damak zevkine hitap eden, zengin iftar büfesiyle ağırlıyor.

Uluslararası gurme kültürlerin farklı tatları ile buluşturan IST TOO’nun Ramazan’a özel hazırladığı iftar büfesinde, çorba çeşitlerinden zeytinyağlılara, pidelerden et yemeklerine kadar iştah kabartan ve sofralara lezzet katan birçok seçenek yer alıyor.

Shangri-La Bosphorus, Istanbul

Ramazan ayına özel olarak IST TOO’da kurulan istasyonlarda birebir, canlı hazırlanan iftar yemekleri, renkli şovlara dönüşüyor.

Gözleme istasyonu, mantı istasyonu gibi sıcağı sıcağına hazırlanan ve servis edilen tatlarla Shangri-La Bosphorus, Istanbul, IST TOO’da ağırladığı misafirlerine unutulmaz lezzet deneyimleri yaşatıyor. Özel şıracılar tarafından servis edilen çeşit çeşit Osmanlı şerbetleri ve rengarenk Osmanlı macunları gibi geleneksel lezzetler IST TOO’nun iftar büfesinde kendini gösteriyor.

Shangri-La Bosphorus, Istanbul

Her akşam geleneksel Türk sanat müziği performansının eşlik edeceği iftar yemeklerinde, baklava ve güllaç gibi ramazanın vazgeçilmez tatları da saat 19:30-22:00 arasında özel tasarımlarla konuklara sunulacak.

Bilgi ve rezervasyon için: 0212 275 88 88

Kimler Oruç Tutmamalı?

Kimler Oruç Tutmamalı?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, Ramazan ayında beslenme ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Ramazan ayı kilo kontrolünü yönetmek ve sağlık açısından çok önemlidir. Su ve besinlerin kıymetinin en çok bilindiği bu dönemde tabii ki akıllara oruçta beslenme ile ilgili birçok soru gelmektedir. Bunlardan en popüler olan birkaç soruya birlikte cevap aramaya başlayabiliriz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy

Ramazan ayında neden kilo alınır?

Sahur ve iftar arasındaki ortalama 15-16 saatlik sürede besin alımı yapılmaması gereken bu ibadette genel olarak en sık yapılan hataların başında tek öğün beslenmek geliyor. Tek öğün beslenmek öğün yapıldıktan birkaç saat sonrasından başlayarak gün boyu devam eden düşük kan şekeri anlamına gelir. Dolayısıyla uzun süre açlıktan sonra yapılan ilk öğünde daha hızlı, fazla ve basit karbonhidratları içeren besinlerle beslenmek kilo almaya sebep olabilir. Diğer yandan metabolizma hızı uzun süreli açlıklarda yavaşlar ve bu durumda kilo almak mümkün hale gelebilir.

Genel olarak oruç tutulan dönemde enerji düşüklüğü sebebiyle hareketsiz kalmak da kilo kazanımının diğer nedenleri arasında yer alabilir. Gün içerisinde yapılan fiziksel aktivitenin oruç tutarken azalması vücudun enerji harcamasını olumsuz etkilediğinden her ne kadar besin alımı aynı düzeyde olsa da kilo kazanımı kaçınılmaz olacaktır.

Toplumumuzda geleneksel hale gelmiş bol çeşitli iftar davetleri ve iftardan sonra tüketilen genellikle porsiyonu abartılan şerbetli tatlılar da kilo almaya sebep olan etmenler arasında yer almaktadır.

Sahurda ve iftarda hangi besinleri tercih etmeliyiz?

İlk olarak sahur ihmal edilmeyerek sağlıklı bir sahur yapılmalıdır. Sahurda, uzun süre tok kalmanıza fayda sağlayacak yeterli protein ve bol lif içeren bir öğün yapılmalıdır. Örnek vermek gerekirse; kaliteli protein kaynaklarından yumurta, peynir, yoğurt, süt ve kefir gibi gıdalardan biri veya birkaçı mutlaka sahur menünüzde yer almalıdır. Bol lif ve sağlıklı besin ögeleri içeren yulaf ezmesi gibi tahıllar, sebzeler ve meyveler de sahur menünüzde yer almalıdır.

İftarda ise hafif iftariyeliklerle başlangıç yapılabilir. Örneğin; peynir, zeytin, kuru domates, ceviz gibi çiğ kuruyemişler, kuru kayısı, hurma gibi kuru meyveler. Devamında besleyici bir çorba tüketilerek bir süre ara verilmelidir. Ana ve yardımcı yemekler gayet hafif olmalı ve çok tuzlu, baharatlı ve yağlı olmamalıdır. Yeşil sebzeleri yoğunlukla barındıran bir salata, günlük ihtiyacı karşılamak için gerekli olan protein kaynakları iftar menüsünde mutlaka olmalıdır.

İftar sonrasında en az bir ara öğün yapılmalıdır. Bağışıklığa destek sağlayacak antioksidanlar içeren meyveler, sağlıklı yağlar içeren yağlı tohumlarla birlikte bir ara öğün yapılabilir. Haftada 1-2 gün hafif bir sütlü veya meyveli tatlı tercih edilebilir. İftardan sonra sindirim sisteminin rahatlamasına destek olacak bitki çayları içilebilir.

Son olarak en önemli olan günlük su ihtiyacı doğru zamanlarda ve miktarda içilerek karşılanmalıdır.

Kimler oruç tutmamalı?

Oruç ibadeti yerine getirilirken sağlığı olumsuz etkileyecek durumlarda ara verilmeli ya da sağlık durumu elverişli olmayan bireyler oruç tutmakta ısrar etmemelidir.  Akut veya kronik hastalıklara sahip olan insanlar için oruç ibadeti muaf sayılırken bazı bireyler yine de oruç tutmayı isteyebilirler. Bu durumda sağlık takiplerini yapan hekimlerin ve diyetisyenlerin önerilerine uyarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Oruç tutması riskli olanlar arasında en başta diyabet hastaları, hipoglisemi takları yaşayan bireyler, hamileler ve emziren anneler gelmektedir.

Boğaza karşı iftar Four Seasons Hotel Bosphorus’da

Boğaza karşı iftar Four Seasons Hotel Bosphorus’da

Four Seasons Hotel Bosphorus Ramazan ayında misafirlerini Boğaz’ın kalbinde, özlemle beklenen iftar sofralarında ağırlamanın heyecanını yaşıyor. Sahur ve iftar sofralarında bir araya gelmenin huzur ve mutluluğunu yaşatacak olan otel, Ramazan’ın ruhunu yansıtan, bereketli ve özel içerikler hazırladı.

Boğaza karşı iftar Four Seasons Hotel Bosphorus’da

AQUA’nın fasıl grubu eşliğinde sunacağı Osmanlı konseptli açık büfesinde, geniş ve leziz meze çeşitleri, soğuk lezzetlerden oluşan büfesi, ızgara çeşitleri, döner gibi sevilen ve Ramazan ayının olmazsa olmaz tatları yer alıyor. Executive Chef Görkem Özkan ve yetenekli ekibi tarafından özenle hazırlanan bu lezzetlere lokum, lokma, Osmanlı macunu gibi Osmanlı döneminin geleneksel ruhunu yansıtan tatlılar eşlik ediyor.

Boğaza karşı iftar Four Seasons Hotel Bosphorus’da

Terasın en güzel noktalarından birinde konumlanan Boğaz kıyısında yer alan Ocakbaşı’nın çevresindeki 7 adet cam iglo ise Ramazan ruhunu İstanbul Boğazı’nın benzersiz güzelliği eşliğinde yaşamak için ideal bir seçenek sunuyor. Ocakbaşı, soğuk ve sıcak başlangıçların, geniş kebap seçeneklerinin ve Türk tatlılarının yer aldığı set menüyü misafirleriyle buluşturuyor.

İglolar, Boğaz manzarasının keyfine vararak sahur keyfini sevdikleriyle birlikte samimi bir atmosferde yaşamak isteyen konuklar için de benzersiz bir deneyim vadediyor. Dileyenler, sahur menüsünü odalarının konforunda oda servisi menüsünden de sipariş edebiliyor.

Bilgi ve rezervasyon için 0212 381 40 00

İftarda  Ne Yiim’den 3 menü

İftarda  Ne Yiim’den 3 menü

Ne Yiim, Ramazan ayında da leziz seçeneklerle müdavimlerini ağırlıyor. Ne Yiim,  iftarda ne yiyeceğini düşünen tüketicileri birbirinden lezzetli menülerle buluşturuyor. Ne Yiim’in başarılı şefleri tarafından özenle hazırlanan menüler, doyurucu içeriği ve lezzet dolu tatlarıyla iftar sofralarını unutulmaz kılıyor.

Ramazanda çorba, köfte veya hamburger ve sütlü tatlıdan oluşan birinci menüsüyle anne köftesi tadı ve truf soslu çizburger gibi ürünleri ile standart ramazan mönülerinden farklı bir deneyim yaşatıyor.

İkinci menüsünde ise İtalyan mutfağına hayran olanlara göz kırpan Ne Yiim; lezzetli çorbaları, özel tariflerine sadık kalınarak orijinal reçeteler ile hazırlanmış makarnaları ve lezzetli sütlü tatlılardan oluşan bir seçenek sunuyor. Hem vakti az olan, hem de uygun fiyatı ile iftar saatlerini lezzetli bir deneyime dönüştüren marka; üçüncü mönüsü ile çorba, kerevizli jambonlu sandviç ve ayran ile iftar masalarına farklılık katıyor. Tazecik ekşi mayalı ekmek içinde benzersiz kereviz sosu ve jambon ile hazırlanan sandviç menü, uygun fiyatıyla da dikkat çekiyor.

Aila’da iftar ziyafeti

Aila’da iftar ziyafeti

Fairmont Quasar Istanbul’un bahçe katında yer alan ve Anadolu mutfağının lezzet mirasını kusursuz servis anlayışı ile birleştiren Aila, Ramazan ayı boyunca, çok özel bir iftar menüsü sunuyor.

Aila’nın Mutfak Şefi Kemal Can Yurttaş tarafından hazırlanan iftar menüsünde zengin iftariyelikler, tıpkı bir aile sofrasındaki gibi, paylaşım esası ile masaya servis edilen soğuk başlangıçlar ve ara sıcakların yanı sıra Anadolu’nun zengin mutfak mirasından ilham alınarak oluşturulan seçmeli ana yemekler ve leziz tatlı büfesi yer alıyor.

Aila iftar menüsüne eşlik eden klasik Türk müziği ezgileriyle, misafirlerini ağırlamaya hazır…

Rezervasyon: 0531 258 33 33

www.ailaistanbul.com

Ramazan’ın Geleneksel Lezzetleri Grand Hyatt İstanbul’da

Ramazan’ın Geleneksel Lezzetleri Grand Hyatt İstanbul’da

Grand Hyatt İstanbul bu yıl da Ramazan ayına özel zengin bir iftar menüsü hazırladı. Şef İzzet Ayva’nın menüsünü titizlikle hazırladığı ve farklı yörelerin lezzetlerini bir araya getiren açık büfeye, Kanun Sanatçısı Özge Doğru’nun canlı performansıyla keyifli bir müzik ziyafeti de eşlik edecek.

İftara özel açık büfede Grand Hyatt İstanbul misafirlerini; Kars gravyeri, Erzincan tulumu, Medine hurması, Aydın zeytini, mangal ateşinde kebap ve etler, ağır ateşte pişmiş güveç çeşitleri, Kayseri mantısı gibi farklı yörelerin lezzetleri bekliyor. Ramazan pidesi ve Ramazan şerbetinin de yer alacağı büfede, Ramazan sofralarının olmazsa olmazı güllaç ve baklava da seçenekler arasında.

İftar sofralarını aileleri, iş arkadaşları ve dostlarıyla ayrıcalıklı bir lezzet yolculuğuna dönüştürmek isteyenler konuklarını, 34 Restoran’ın ferah atmosferinde, şehrin ortasına gizlenmiş bahçesinde ya da 10 kişilik özel bölümünde ağırlayabilir.

Ramazan ayı boyunca kişi başı 375 TL olan açık büfe iftarda, 10 kişi ve üzeri gruplar için de avantajlı fiyatlarla sunuluyor. İftar menüsü 0-6 yaş arası çocuklar için ücretsiz, 6-12 yaş arasındaki çocuklar için yüzde 50 indirimli.

Bilgi ve rezervasyon için: 0531 651 00 70