Yazılar

Pera Müzesi’nde ikinci kahve molası

Pera Müzesi, Kahve Molası sergisi kapsamında Mart ayında başladığı “Ustaların İzinde” temalı rehberli tur serisinin ikincisini sanatseverlerle buluşturuyor. 6 Eylül’de düzenlenecek sergi turunda katılımcılar, Kütahya’da dönemin seramik sanatına yön veren ustalardan Minas Avramidis’in üretimlerini yakından tanıma fırsatı bulacak.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan yola çıkarak hazırlanan Kahve Molası sergisini farklı bir pencereden keşfe çağırdığı “Ustaların İzinde” sergi turu serisine, ikinci etkinlikle devam ediyor.

Kütahyalı seramik ustalarının eserlerine mercek tutan serinin ikincisinde Minas Avramidis’in (1877-1954) mitolojiyi seramik sanatının incelikleriyle harmanladığı, sadakat ve erdem kavramlarını vurgulayan “Hikaye-i Jönöviev” tasvirli tabakları inceleniyor. Koleksiyon sorumlusu Yavuz Selim Güler rehberliğinde gerçekleşecek ve katılımcılara sergide bulunmayan eserleri görme fırsatı da sunan tur, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı İmpartorluğu’ndaki toplumsal değişimlere ışık tutuyor.

30 dk sürecek rehberli tur ücretsiz ve dili Türkçedir. Kontenjanımız sınırlıdır. Tura katılmak için resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

ŞOK Marketler 7. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı

ŞOK Marketler, 7. Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket; enerji verimliliği, gıda israfını önleme ve fırsat eşitliği alanlarındaki yenilikçi projeleriyle dikkat çekiyor. “ŞOK’ta Ben de Varım” projesiyle kadın istihdamına ve yerel üretime katkı sağlıyor.

Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını Yıldız Holding’in “İsrafsız Şirket” iş modeli çerçevesinde yürüten ŞOK Marketler’in sürdürülebilirlik raporunda, öncelikli konuları arasında yer alan enerji verimliliği ve atık yönetimi, gıda atığının ve israfının azaltılması, sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, çalışanların yetkinlik gelişimi ve memnuniyeti, sorumlu tedarik zinciri, müşteri deneyimi ve memnuniyeti gibi alanlardaki iyi uygulamalarına yer verildi. ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışıyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin vurgulandığı raporda, şirketin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları; ‘Doğanın Geleceği için Çalışmak’, ‘Paydaşlarla Güçlenmek’, ‘Amaç Odaklı Ürünler ve İş Modelleri ile Geleceğe İlham Vermek’ odakları altında toplanıyor.

Sürdürülebilir tarıma katkı

ŞOK Marketler’in sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında öne çıkan projelerinden biri ‘Tarladan Sofraya Doğru Tarım Projesi’ oldu. 2020 yılından beri devam eden proje kapsamında sözleşmeli tarım faaliyetleri ile çiftçilere alım garantisi sunularak tarım üretimi teşvik ediliyor, tarım arazilerinin boş kalması engellenerek toprağın verimliliği korunuyor. Aynı zamanda ziraat mühendisleri aracılığıyla çiftçilere hastalıklarla mücadele, çevreyi koruma ve kontrollü ilaç kullanımı konularında bilgi sağlanarak sürdürülebilir tarıma katkıda bulunuluyor. Hasat sırasında ve sonrasında uygulanan yöntemlerle ürünlerin zarar görmeden ve en az israfla müşteriler ile buluşması sağlanarak da gıda israfı azaltılıyor. Bu kapsamda 2023 yılında 150 çiftçiye 40 saat eğitim verildi.

Uğur Demirel: “Geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için kararlılıkla çalışıyoruz.”

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, sürdürülebilir başarıyı finansal performansın yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı performansla birlikte tanımladıklarını belirterek şunları söyledi: “Her adımımızı geleceği düşünerek atıyoruz. İsrafsız şirket iş modelimize sıkı sıkıya bağlı kalarak tüm mağaza ve depolarımızda enerji verimliliğini artırmak ve çevresel etkilerimizi minimize etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Müşterilerimize en kaliteli ve güvenilir ürünleri en uygun fiyatlarla sunarken, dijital dönüşüm yatırımlarımızla verimliliğimizi artırıyoruz. Sürdürülebilirlik, iş modelimizin kalbinde yer alıyor ve geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer katmak ve her anlamda sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak için azimle çalışmaya devam edeceğiz.”

Doug Aitken “İçimdeki Şehir”

Borusan Contemporary, kültür sanat sezonunun açılışında Amerikalı multidisipliner sanatçı ağırlıyor.

Kariyerinde pek çok ödül, uluslararası sergi ve yayın bulunan Aitken’in, kültür dünyasının çok yönlü sanat yönetmeni Jérôme Sans küratörlüğünde gerçekleştireceği monografisi “İçimdeki Şehir”, 2007-2024 yıllarını kapsayan yapıtları ile ziyaretçileri mekâna özgü bir yolculuğa çıkarırken, modern yaşamın olağanüstü bir izdüşümünü sunuyor. Sanatçının, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu siparişiyle ürettiği son heykelini de içeren sergi, 14 Eylül 2024 – 17 Ağustos 2025 tarihleri arasında Perili Köşk’te ziyaret edilebilecek.

Perili Köşk, sergiyle eşzamanlı olarak Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan Ebedi Prelüt sergisine de ev sahipliği yapacak. Müzenin yeni alımlarının da sanatseverlerle buluşacağı seçki, uluslararası çağdaş sanatın önde gelen isimlerinin güncel yapıtlarını Dr. Necmi Sönmez küratörlüğünde bir araya getiriyor.

Ziyaret saatleri ve önemli bilgiler:
Borusan Contemporary yalnızca hafta sonları 10.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Ayrıca, 11.00-13.00-15:00-17:00’de düzenlenen ücretsiz rehberli sergi turları için info@borusancontemporary.com  adresi üzerinden rezervasyon yapılmalıdır. Son ziyaretçi kabulü 18:00’da yapılmakta olup giriş ücretleri ve ziyaret bilgileri ile ilgili detaylara Borusan Contemporary’nin internet sitesi üzerinden erişilebilmektedir.

Bodrum Touch Sanat’ta iki sergi birden

Ahmet Yeşil’in “İz/ler Üzerine” Sergisi ve Gülten İmamoğlu’nun “Evrenin Tözü” Sergisi Bodrum Touch Sanat’a sanatseverlerle buluştu.
Ahmet Yeşil’in “İz/ler Üzerine” Sergisi “iz/ler” kavramının eksenindeki çalışmalarını bir araya getiriyor. Eserlerinde oldukça geniş bir renk paleti kullanan sanatçı, ip ya da urgan gibi formların kıvrımlandığı ve katlandığı bir görsellikte sanatın geleneksel sınırlarına meydan okuyor. Bu benzersiz üslubu ile Ahmet Yeşil, ilk bakışta sıradan gibi görünen malzemeleri ve izlenimleri düşündürücü görsel deneyimlere dönüştürüyor. Kıvrımlı formlarla izleyicileri resimsel alanı keşfetmeye davet ediyor.

Gülten İmamoğlu’nun “Evrenin Tözü” Sergisindeki eserleri ise varlık, yaratılış, zaman, yaşam, doğum, ölüm, aşk, tutku ve kolektif bilinç gibi felsefenin kalbinin attığı sonsuz soruların mitsel köklerine inerken, yaşamın anlamını taçlandırmanın yollarını arıyor.  Sanatçının bu sergi için özenle oluşturduğu seçkisinde Evrenin Tözü’ne dair ipuçlarını yakalamak sanatseverlere kalıyor.

Touch Sanat : Hebil Caddesi No:11/43 Göltürkbükü Bodrum

İletişim için: 0536 846 2559

Fransız Riviera’sının kalbi “Mas Sculpture” da atacak

Richard Mas, modern heykel alanının önde gelen sanatçılarından biriydi ve eserleri fantasmagoriques bir tarza dayanıyordu. Mas’ın yapıtları, bugünün kaotik hayatına karşı pozitif varoluş biçimlerini karşılayabilecek sürreal, post-fütürist yeni bir estetik önermekteydi. 2021 yılında hayatını kaybettikten sonra geride 450’den fazla heykelden oluşan büyük bir sanatsal miras bıraktı. Richard Mas’ın vefatından sonra, eşi ANNA MAS, onun sanat mirasını yaşatma ve tanıtma konusunda önemli bir rol oynuyor. “Mas Sculpture” adlı bir sanat kuruluşu kuran Anna Mas, Richard Mas’ın eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Anna Mas ile Fransa’nın Cote D’Azur bölgesine bağlı Villeneuve-Loubet (Alpes Maritimes) ‘de ki Richard Mas’ın atölyesinde buluştuk. Adeta Alice Harikalar Diyarını andıran atölyenin içinde bizi güzel yüzü ile karşıladı.

Röportaj: Melis Bayraktar

Fransız Riviera’sının kalbi “Mas Sculpture” da atacak Röportaj: Melis Bayraktar

Richard Mas’ın vefatından sonra sanatsal süreci sürdürmek zor bir süreç olabilir. Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Sanatsal süreci sürdürmek, elbette zorluklarla dolu bir süreç. Richard Mas’ın özgün yaklaşımını devam ettirmek ve onun eserlerini canlı tutmak için çocuklarımla beraber elimizden geleni yapıyoruz. Eserlerin tanıtımı ve pazarlaması, sanat eserlerinin korunması, sergilenmesi ve satılması gibi önemli sorumlukları üstlendik. Bizim için zorlu bir sorumluluk bu. Vizyonunu sürdürebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Mesela Richard’ın eserleri Londra, Gstaad, Hong Kong, Miami, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sergilendi. Monaco Botanik Bahçesi’nde ve Cannes Film Festivali’nde Croisette’de yer alıyor.

Ayrıca, Richard’ın heykelleri, Fransa’da Saint Laurent du Var’da Nice’e yakın bir alışveriş merkezi olan Cap 3000’de sergileniyor. Bu büyük sergi 11 eserini içeriyor. Richard Mas, sanat eserlerinin sadece galerilerde ve müzelerde değil, herkesin erişebileceği alanlarda bulunması gerektiğini savunurdu. Bu sergi sayesinde 2022’den bu yana geniş bir kitleye ulaştık bile. Güney Fransa’da “El Şeklinde Kanatlı Horoz” heykelinin önünde fotoğraf çekilmeyen kimse kalmadı herhalde.

Richard Mas

Kadınlar Gerektiğinde baş kaldırıyor!

Cannes Film Festivali zamanı Armani’de ilk sergilendiği günü hatırlıyorum. Ben de önünde fotoğraf çekilmiştim. ‘Horoz/Tavuk’ heykelini tasarlama fikri Richard Mas’a nereden geldi biliyor musunuz?

Richard’ın her projesinin kendine has zihinsel süreci vardı. Tasarım sürecini zihinsel sürecinden geçirerek tamamlardı. “Horoz ve Tavuk” heykelinin tasarlanma bahsedecek olursam; ilhamını kültürlerden ve kadınlardan almıştı. Dünyanın o an içinde bulunduğu ekonomik krize karşı doğmasını hayal ettiği güneşten, kadınların daha güçlü bir şekilde seslerini çıkartmasından… Bakın, son yıllarda artık kadın, erkekle eşit olmaktan çok kendi varlığını ortaya koyuyor. Gerektiğinde baş kaldırıyor! Gücünü gösteriyor. Geçtiğimiz senelerde 71. Cannes Film Festivali’nde 82 kadın cinsiyet eşitsizliğini protesto etti. Eski Hollywood film yapımcısı Harvey Weinstein artık Cannes Film Festivaline gelemiyor. Bunların hepsi kadınların seslerini çıkartması sayesinde.

Neden horoz/tavuk sembolünü seçtiğine gelince de biliyorsunuz kültür ve sanatta, oldukça zengin ve derin anlamlar taşıyan sembol grupları bulunmaktadır. Söz konusu sembol gruplarından en popüleri ise, şüphesiz hayvan üslubu ismiyle de üsluplaşmış olan hayvan sembol grubudur.

Sembollerle anlatım, en eski devirlerden beri her türlü coğrafyada ve birçok kültürde en ileri seviyede kullanılagelmiştir.

Dünya kültür ve sanat arenasına baktığımızda horoz, inanç ve ışık anlamına gelen büyük bir sembolik değer. Ve horozun her sabahki ötüşü, karanlığın üzerine doğan güneş veya kötülüğün üzerine doğan iyilik anlamına geliyor. Ayrıca Fransa’nın da inatçı ruhunu temsil ediyor.

Horoz heykelinin kanatlarındaki ve başının üzerindeki (ibikleri) kadın elleri de Neolitik ve Kalkolitik çağlarda, “Ana Tanrıça” olarak taçlandırılan “Kybele” ‘yi bolluğu ve bereketi simgeliyor.Richard Mas

Osmanlı sanatında da çok sayıda horoz/tavuk figürüne rastlanmıştır

Daha önce duydunuz mu bilmiyorum fakat İslam ve Türk geleneklerine baktığımızda da horoz özellikle de beyaz horoz önemli bir sembol olarak kullanılmıştır.

Evet zaten sadece Fransa’da değil birçok kültürde horoz, güneşin ve gururun sembolü olarak algılanmış, onun ötüşüyle güneşin doğuşu arasında ilişki kurulmuştur.

İslam ve Türk geleneklerine baktığımızda da bunu görürüz.

Hun devrine ait Pazırık kurganlarından çıkarılan eserler arasında horoz/tavuk figürleri çok fazladır. Selçuklu ve Osmanlı dönemi minyatür, hat, fresk, maden, ahşap, taş ve halı sanatında, özellikle Selçuklu sanatının en gözde eserlerinden olan Varka ve Gülşah minyatürleri ile Osmanlı sanatına ait Hümayunname ve Zübdetü’t Tevarih minyatürlerinde çok sayıda horoz/tavuk figürüne rastlanmıştır.

Richard Mas

Richard Mas’ın sanat mirasını yaşatmak için Mas Sculpture’ı kurdunuz. Ne zaman ve nerede açılacak? Açılışı heyecanla bekliyorum.

Richard Mas’ın vefatından sonra çocuklarımızla birlikte Mas Sculpture’ı kurarak onun sanat mirasını yaşatmaya karar verdik. “Mas Sculpture” yakın zamanda kendi atölyesinde açılacak. 450’den fazla eserini geniş bir kitleyle buluşturmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizi randevu ile kabul edeceğiz.

Fransa’da bile Richard’ın heykellerini çok açık buldukları için galerilerinde sergilemek istemeyen galericiler vardı.

Fransa ile kıyasladığınızda Türkiye’de sanatın durumu nedir?

Türk sanatı egemen sanat piyasasında yer bulmaya başladı. Çok bilinçli sanatçılarınız, galericileriniz var. Richard’ın sergilerinde birçok Türk sanatseverle tanıştım.

2014 yılında Cannes Film Festivali sırasında İstanbul Mercure Otel’in sanat danışmanı, Richard’ın Festival için tasarladığı “Mr and Mrs Smile” heykelini satın aldı. Mr and Mrs Smile eserinin hikayesi aslında hepimizin içinde bulunduğu bir hikaye… Kabus ve umut… 2000 yılından bu yana 150 bin kişiden fazlası hayatını terör saldırılarında kaybetti. İstanbul, Ankara, Nice, Paris ve diğer saldırılarda hepimizin canı fazlasıyla acıdı. Çok korktuk… Bu heykel, saldırılara inat umutla gülebilen, gülmemiz gerektiğini hatırlatan bir heykel. Heykeller İstanbul Taksim’deki Mercure Hotel’in lobisinde. Merak edenler orada görebilirler.

Richard Mas

Bunun yanı sıra, Sanatın özellikle heykelin insan yaşamında yer alabilmesi, insanın bunu kendine katabilmesi ve sanatla sunulan yeni dünyaların insan tarafından algılanabilmesi her çağda ve her coğrafyada zor olmuştur. Dünya Sanat Tarihi incelendiğinde genelde sanatın, özelde heykelin bu zorlu yürüyüşü kimi zaman toplumsal yapıya, kimi zaman toplumsal inançlara, kimi zaman toplumun siyasal duruşuna bağlanarak açıklanmıştır.

Bu nedenle heykel kimi zaman kilisenin, kimi zaman sarayın, kimi zaman politikanın yollarında zorluklarla yürürken, kimi zaman özgürlüğüne susamış, ancak bunu elde ettiği zamanlar da bile zorluklardan kendini kurtaramamıştır. Maalesef heykel sanatı bugün bile aynı olmasa bile benzer zorluklarla karşı karşıya. Kendimden örnek vereyim; Fransa’da bile Richard’ın heykellerini çok açık buldukları için galerilerinde sergilemek istemeyen galericiler vardı bir dönem.

Sucuk & Bratwurst’un ‘Sand Carstle’ eseri MOMO Bodrum’da

Mercedes-Benz ve Pilevneli Gallery iş birliğiyle, dünyaca ünlü sanatçı topluluğu Sucuk & Bratwurst’un “Sand Carstle” eseri, yaz sezonu boyunca MOMO Bodrum’da ziyaretçilerle buluşuyor.

Mercedes-Benz’in ikonik G-Serisi şeklindeki dev bir kum kalıbını sembolize eden eser, çocukluk yıllarının neşesini ve yaratıcılığını yetişkinliğin rafine stiliyle birleştiriyor.

Pilevneli Gallery iş birliğiyle sergilenen “Sand Carstle” isimli eser, hareketli ve sabit üç boyutlu ve dijital eserleriyle tanınan Sucuk & Bratwurst imzasını taşıyor. Mercedes-Benz’in sürdürülebilirlik vizyonu ile uyumlu olarak çevre dostu malzemeler ve tekniklerle hayata geçirilen eser, markanın yenilikçi ve estetik yönünü yansıtırken çocukluk anılarına atıfta bulunan tasarımıyla sanat tutkunlarını geçmişe yolculuğa çıkarıyor.

Misela’nın 15. yılına özel “Crafting Realms” sergi̇si̇

Misela’nın 15 yıllık serüvenine bir övgü niteliği taşıyan ve zanaatkarlığı yaratıcılıkla buluşturan “Crafting Realms” sergisi İstanbul’da Galata Rum Okulu’ndaki ilgi gören ilk edisyonu ve New York’taki ikinci edisyonunun ardından Londra’nın Regent’s Park bölgesinde gerçekleşti.

Serginin kürasyonu New York – İstanbul merkezli multidisipliner kültürel platform ISTANBUL’74 tarafından üstlenildi. Ödüllü yönetmen Alphan Eşeli’nin Misela tasarımlarını yapay zekayla birleştirerek yarattığı 15 eserden oluşan sergi, sanat ve moda arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayarak, gelenek ve yeniliği bir araya getiriyor. Yapay zeka kullanımıyla şekillendirilen 15 eser, Misela’nın ikonik tasarımlarından hareketle gelenek ve yenilik arasında bir ilişki kurarak yaratıcı ifadenin sınırlarını zorlamayı amaçlıyor.

Assos’tan ilham aldı

Assos’tan ilham aldı

Hepsiburada’nın sanat platformu Sanatburada, sanatçı Cevdet Mehmet Kösemen’in Assos ve Çevresinden Gerçeküstü Manzaralar” isimli özel seçkisini sanatseverlerle buluşturuyor. Seçki, Assos ve çevresindeki manzaralar, canlılar ve tarihi mekanlardan ilham alan 15 yeni eserden oluşuyor. Kağıt üzerine akrilik boyayla yapılan eserlerdeki doğaçlamalar ve renk seçimleri, Kösemen’in beğeniyle takip edilen tarzını yansıtıyor.

Beş duyuya hitap eden sergi

Beş duyuya hitap eden sergi

Magnum, her yıl haz peşinden koşanları, farklı disiplinlerden etkinliklerle haz dünyasında keşfe çıkartıyor.

“MAGNUM 5 SENSES OF PLEASURE” ile yeni lezzetlere, inovasyonlara ve 5 duyuya hitap eden duyusal bir deneyim için kapılarını açtı. Magnum hazzıyla “MAGNUM 5 SENSES OF PLEASURE” deneyim alanı Galataport İstanbul, M1 Blok teras katında 31 Temmuz tarihine kadar haz tutkunlarını bekliyor.

Devrim Erbil “Yatay Derinlik”    

Devrim Erbil “Yatay Derinlik”    

Çağdaş resmin yaşayan efsanesi, resmin şairi Devrim Erbil’in tüm zamanlarından eserlerini içeren ‘‘Yatay Derinlik’’ sergisi sanatseverlerle buluştu.

Titanic Luxury Collection Hotel, MAJİ Art Gallery Bodrum’da gerçekleşen sergiye Bodrum’da tatil yapan sanatseverler katıldı.

“Yatay derinlik” sergisi usta sanatçının tüm dönemlerine ait eserlerde kullanmış olduğu tüm uygulama tekniklerinin eşsiz sunumu ile Uğur Batı’nın küratörlüğünde gerçekleşti. “Yatay Derinlik”, Devrim Erbil’in sanat hayatında eşi görülmemiş bir sergi olarak sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sanatseverler, bu eşsiz deneyimle sanatta derin bir yolculuğa çıktı.