Ipsos; Pandemiye rağmen ev dışına çıkma oranı halen yüksek
Ipsos; Pandemiye rağmen ev dışına çıkma oranı halen yüksek
Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor…
Ipsos Araştırma Şirketi gerçekleştirdiği “Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının” 23 döneminde; bu çalışmanın 3. döneminden bu yana vatandaşların son 1 haftada evden dışarı çıkma davranışını mercek altına aldı. Salgının ilk dönemlerinde, Nisan ayında, dışarı çıkanların oranı karantina %63’lere kadar düştüğü görülmüştü. O dönem evden zorunlu olmayan ihtiyaçlar için dışarı çıkma oranı ise çok düşüktü, dışarı çıkanların en fazla 5’te birinin zorunlu olmayan nedenlerle dışarı çıktığı Ipsos tarafından tespit edilmişti. 
ZORUNLU OLMAYAN İHTİYAÇLAR İÇİN EVDEN DIŞARI ÇIKANLAR
Evden dışarı çıkanların oranı normalleşmenin başlamasıyla beraber %80’lerin üzerine çıktı ve yaz döneminde bu oran %92’lere kadar ulaştı. Bu dönemde dışarı çıkan her 10 kişiden yaklaşık 5- 6’sı zorunlu olmayan ihtiyaçlar için de dışarı çıktığını ifade etti. Eylül ayına girmemizle beraber hem yaz döneminin sona ermesi, hem de yeni eğitim yılının başlamasıyla beraber eve dönüşler başladı. Ancak salgının ilk döneminden farklı olarak kişisel karantinanın çok yaygın olmadığını bu çalışmada görülüyor. Dışarı çıkma oranı halen yüksek (%84), elde edilen bilimsel veriler ile dışarı çıkanların yarısı zorunlu olmayan ihtiyaçlar için çıktığını işaret ediyor (%52). 
TOPLUM DIŞARIDA YEME-İÇME KONUSUNDA NE KADAR ENDİŞELİ?
Temmuz ortasında yaptığımız araştırmamızda her 10 vatandaştan 7’sinin restoran-café gibi yeme-içme yerlerine halen gitmediği Ipsos araştırması tespit edilmişti. Her ne kadar yaz döneminde bu oranda kısmi azalma olsa da endişenin baki kaldığı görülüyor. Toplumun %87’si dışarıda yeme-içme konusunda halen endişeli. Hatta bu konuda endişenin oldukça güçlü olduğu söylenebilir. Vatandaşların %54’ü çok endişeli hissettiğini ifade ediyor.

EVE YEMEK SİPARİŞ ETME KONUSUNDA DA AYNI ENDİŞEYİ TAŞIYOR MUYUZ?
Dışarıdan sipariş edilen yemeğin veya ambalajın virüs taşıyacağına dair endişe bireylerin evde yemek yapma veya evde yapılan yemeği yeme eğilimini güçlendirmişti. Normalleşme ile başlayan süreçte, dışarıdan eve yemek sipariş etme oranlarında da artış görüldüğü izlendi.. Ancak dışarı yeme-içme konusunda olduğunda gibi dışarıdan eve yemek siparişinde de çoğunluk endişeli hissediyor. Her 4 kişiden 3’ü bu konuda endişesini dile getiriyor (%77). Yine de dışarıda yeme-içmeyle karşılaştırıldığında endişe seviyesinde 10 puanlık bir fark olduğunu not etmek gerekiyor. 
KUAFÖRE/BERBERE GİTMEYE İLİŞKİN ENDİŞE DÜZEYİ NASIL?…
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2016 verilerine göre Türkiye’de kadın ve erkek kuaförlüğü işyeri sayısı yaklaşık 86bin, esnaf ve sanatkarlar işyeri sayısında sıralamada 3. sırada yer alıyor. Sadece özel günlerde değil günlük hayatta da kuaför ve berbere gitmek toplumda oldukça yaygın bir davranış ancak salgınla beraber kuaföre-berbere gitme oranlarında ciddi düşüşler yaşandığı verilerle izleniyor.. Vatandaşların %87’si halen kuaföre-berbere gitmek konusunda endişeli hissettiğini ifade ediyor. Artan vaka sayıları nedeniyle bu endişenin yakın zamanda ortadan kalkmayacağını söylemek mümkün.
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmelerini şöyle iletti;
“Salgına tepki verirken ilk dönemde toplum olarak bir standardımız vardı. Mecbur olmayanlar evden çıkmamaya dikkat ediyordu, restoranlar, zaten kapalıydı ama açık olsalardı bile çoğunluk dışarıda yeme-içmeye hiç sıcak bakmıyordu. Kuaföre, berbere gitmek akıllardan bile geçmiyordu. Nisan ayı ortalarında her on kişiden dördünün bir hafta boyunca evden çıkmadığı dönemler yaşadık. Tabi bunda yaş gruplarına getirilen kısıtlamaların da rolü büyüktü. Yaz ayları boyunca bu standarttan uzaklaştık, öyle bir dönem geldi ki on kişiden dokuzu o hafta içinde mutlaka evden çıkar hale geldi. Ve bu dışarı çıkışların yarısı da zaruri nedenlerle değildi.
Son haftalarda ise endişelilik seviyemizde doğal olarak bir yükseliş var. Evden çıkmayanların oranında bir artış görüyoruz. Dışarıda yemekten, kuaföre gitmekten endişe duyanlar artıyor. Vaka sayıları Mayıs başındaki seviyesine döndükçe biz de toplum olarak yavaş yavaş salgın ile savaşta fabrika ayarlarımıza dönmeye başladık. Buna hepimizin ihtiyacı ve mecburiyeti olduğu kesin” dedi…

+90 544 455 22 63

































Koronavirüs Salgını Sonrası ve sona ermesi gibi iki başlıkta elden edilen bulgulara bakıldığında: Salgının sona erdiğine dair bir açıklama yapılırsa ne düşünürsünüz sorusu önemli bir soru olarak görülüyor. Çünkü aslında bu soruya verilen yanıt salgın sonrasında insanların tutum ve davranışlarına dair bir ipucu veriyor. Ipsos Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasına göre insanların çok büyük bir kısmı, dörtte üçüne yakın bir kısmı, böyle bir açıklama yapılsa dahi bunun salgının tamamen bitmediği ancak kontrol altına alındığı anlamına geleceğine inanıyor. Ve bu nedenle de bazı önlemlerin hayatımızda kalmaya devam edeceği düşüncesi hakim. Bu aslında insanların birey olarak da bir süre daha, belki kesin tedavi/aşı bulunana dek önlem almaya devam edeceklerinin bir göstergesi.







