Yazılar

Ezgi Tombul: Hayallerimin Peşinden Gitme Niyetim Var

Ezgi Tombul: Hayallerimin Peşinden Gitme Niyetim Var

Oyunculuk kariyerinin başlangıcından, unutulmaz anılarına ve yeni projelerine kadar her şeyi anlatan Ezgi Tombul, kariyer hedeflerini ve genç oyunculara tavsiyelerini Pause Dergisi’ne anlattı. “Birbirinden farklı karakter oynamak istiyorum” diyen Tombul, samimi açıklamalarıyla ilham veriyor.

Röportaj: NAZAN ORTAÇ

Ezgi Hanım, oyunculuk kariyerinize nasıl başladınız? Bu yolculuğunuzda sizi en çok etkileyen ve yönlendiren kimler oldu?

Kariyer, mesleki başarı üzerine kurulu bir kelime, ben daha çok mesleğe duyduğum arzunun nasıl oluştuğundan bahsedebilirim, çünkü, bence kariyer, peşinden gittiğin arzunun pozitif getirisi sadece, onun yanıtını da ben veremem. Ortaokulda ‘elinde fırçayla şarkı söyleyen çocuk’ değil, utangaç bir çocuktum, annem bana daha iyi hissetmem için tiyatro kursunu önerdi ve ben orada tutkumu buldum. Çeşitli tiyatro toplulukları ve ardından konservatuvarla devam eden süreçte, fitili annemin ateşlediğini söyleyebilirim.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde aldığınız eğitimin kariyerinize nasıl bir katkısı oldu?

Benim okulumun ya da herhangi bir okulun amacı bence ilgilendiğin dalla yıllarca yoğrulmanı sağlamak. Okul yılları boyunca, zaten yapmayı istediğin ‘oyun oynamayı’ defalarca yapıyorsun, deneye yanıla, tekrar ve tekrar… Bu bağlamda, benim okulumun bana katkısı esneklik kazanmam oldu.

“Keşanlı Ali Destanı” ve “Hatırla Gönül” dizilerinde yer aldığınız dönemle ilgili unutamadığınız anılarınız var mı?

“Keşanlı Ali Destanı”, benim ilk işim olması sebebiyle kalbimde yeri çok başka, okuldan yeni mezun olmuş ve Çağan Irmak’ın dizisinde oynuyorum, o hissi hiç unutmuyorum. Geçmişte çalıştığım her işi mutlulukla anıyorum ve bunu değerli buluyorum.

Ezgi Tombul

Yeni projeniz “Sorgu Odası” dizisinde nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

‘Sevilay’ karakterini oynuyorum. Sevilay, aile travmaları sebebiyle yaralı, kendisiyle mutsuz ve mutsuzluğunu da etrafına yayan bir karakter. Boşandığı eşi Metin’le sağlıklı sınırlar koyamamaları, Sevilay’ı git gelli bir ruh haline sokuyor.

Dizinin konusu ve hikayesi hakkında biraz daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

Bir cinayetin failinin araştırıldığı olay örgüsünün yanı sıra, birbirlerine çeşitli önyargılar geliştirmiş, birbirini yaftalayan kişilerin; ‘ötekini’ tanıdıkça dönüştükleri, anladıkları, dayanışmayı seçtikleri bir polisiye hikaye diyebilirim.

Hazal Kaya ve Çağlar Ertuğrul ile aynı projede yer alıyorsunuz… Daha önce birlikte çalışmış mıydınız?

Hayır daha önce çalışmamıştık, ilk kez tanışıyoruz.

Ezgi Tombul

Dizinin yönetmeni Deniz Yorulmazer ile çalışmak nasıldı? Yönetmenle olan işbirliğiniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yönetmenimiz ne istediğini çok iyi bilen, bilmenin ve işini iyi yapmanın huzurunu tavrına yansıtan biri, görüntü yönetmenimiz Neco Akdeniz ile birlikte çok güzel bir iş çıkarıyorlar, ben de bir parçası olduğum için mutluyum.

Polisiye dram türündeki bu dizi, kariyerinizde nasıl bir yer tutuyor? Bu türde çalışmak size neler kattı?

Ben, bu işin polisiye aksında bulunmuyorum. Benim karakterim çok incinmiş, kendini sürekli dibe çeken bir karakter onunla birlikte ben de çekiliyorum oynarken.

Oyunculuk kariyerinizdeki hedefleriniz ve hayalleriniz nelerdir? Gelecekte hangi tür projelerde yer almak istersiniz?

Hayallerim, arzularım var ve onların peşinden gitme niyetim var. Genel olarak bahsetmem gerekirse, oyunculuk yapmayı yıllar boyunca sürdürebilmeyi ve her platformda birbirinden başka karakterleri oynamayı isterim.

Ezgi Tombul

Son olarak, kariyerine yeni başlayan oyunculara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Sizin yolunuzdan ilerlemek isteyenlere neler önerirsiniz?

Oyunculuk yapmayı istemesinin nedenini bulmasını, bu neden eğer otantik bir nedense devam etmesini, işlerin yolunda gitmeyeceği zamanlar olacağını o süreci rahat atlatabilmesi için duygu durumunu en hızlı şekilde dengelemesinin kendince yolunu bulmasını öneririm

Açık hava sinema keyfi başlıyor

Açık hava sinema keyfi başlıyor

The Roof at The Ritz -Carlton, Istanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde açık hava sineme keyfi başlıyor.

Her salı The Roof’un büyülü ambiyansında gerçekleşecek açık hava sineması gösterimi, saat 21:00’da başlıyor. Biletino üzerinden bilet satışlarının yapıldığı açıkhava sinema gecelerinde Dune, Joker, The Lord of the Rings, Ocean’s 8 gibi en çok izlenen filmler yer alıyor.

Dune – 25 Haziran

Joker – 2 Temmuz

The Fellowship of the Ring – 8 Temmuz,

The Two Towers – 16 Temmuz

The Return of the King – 23 Temmuz

Ocean’s 8 – 30 Temmuz

“Efsane” filmi efsane kadro ile geliyor

“Efsane” filmi efsane kadro ile geliyor

Yapımcılığını Aytaç Ağdağ’ın yapımını Aytaç Medya ve Zirve Yapım’ın üstlendiği, senaryo ve yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir’in oturduğu ‘Efsane’ filminin basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısına katılan Efsane filmi oyuncularından; Şinasi Yurtsever, Rojhat Özsoy, Elif Ongan Tekçe, Serdar Gökhan, Cengiz Bozkurt, Ahmet Kural, Selçuk Aydemir, Cemile Canyurt, Tuana Tezsay, Ayhan Taş ve Sadi Celil Cengiz gibi isimler, filme dair merak edilen soruları yanıtladı.

Efsane

Çekimleri Çorum’da geçen ve ‘Yoğurtçuoğlu Ailesi’nin tirajikomik hikayesine değinen ‘Efsane’nin senarist ve yönetmenliğini üstlenen Selçuk Aydemir, çekimler boyunca eğlenceli anların ardı arkasının kesilmediğini ifade ederken, izleyicisinden tam not alacak bir komedi filmi ortaya çıkarttıklarının da altını çizdi.

Filmde, başta Hollywood sineması olmak üzere dünya çapında kullanılan dijital bir çekim yöntemiyle iki farklı karakteri aynı anda canlandıran başrol oyuncusu Ahmet Kural ise başarılı performansıyla dikkat çekti.

Swissôtel açık havada sinema keyfini başlattı

Swissôtel açık havada sinema keyfini başlattı

‘Açık Havada Popcorn Kokusu Var”  Swissôtel The Bosphorus içerisinde yer alan Sultanpark’ta başlıyor.

Farklı film zevklerine hitap eden, geçmişten günümüze ses getiren, Oscar ödüllü filmler yaz boyunca Swissôtel’in 1000’den fazla dev ağacı içinde barındıran muhteşem korusu içerisinde gösterime sunuluyor. 19 Haziran Pazartesi günü ilk gösterime başlayacak olan açık hava sinemasında yaz boyunca çeşitli tarihlerde pazartesi günleri 21:00’da patlamış mısır ve içecek eşliğinde filmin keyfi çıkıyor.

Bilgi ve biletler www.mobilet.com adresinde.

 

Swissôtel Açık Hava Sineması Takvimi
I WANNA DANCE 19 HAZİRAN PAZARTESİ
PARİS’TE GECE YARISI 3 TEMMUZ PAZARTESİ
BOHEMIAN RAPSODI 17 TEMMUZ PAZARTESİ
GREEN BOOK 31 TEMMUZ PAZARTESİ
THE GENTLEMAN 7 AĞUSTOS PAZARTESİ
ELVIS 14 AĞUSTOS PAZARTESİ
LA LA LAND 21 AĞUSTOS PAZARTESİ
LEON 4 EYLÜL PAZARTESİ

 

‘Üçlü Pürüz’den ilk görüntüler

‘Üçlü Pürüz’den ilk görüntüler

Heyecanla beklenen komedi filmi “Üçlü Pürüz”den ilk görüntüler geldi. Başrollerini Okan Cabalar, Emrah Kaman ve Korhan Herduran’ın paylaştığı komedi filmi 21 Nisan’da vizyona girecek.

Yapımcılığını Selçuk Aydemir ve Aytaç Ağdağ’ın üstlendiği, genel koordinatörlüğünü Ediz Kentkuran’ın yaptığı “Üçlü Pürüz” için geri sayım başladı.

Konuk oyuncu Haluk Levent

AHBAP kurucusu Haluk Levent’in de konuk oyuncu olarak rol aldığı ve sürpriz bir role hayat verdiği “Üçlü Pürüz”ün konusu şöyle: Ailelerinden gizli bir şekilde evlenen Fatih (Özgür Can Çoban) ve Eda (Ecenaz Üçer), bankacı olan arkadaşları Serhat’tan (Okan Çabalar) sahte nikâh memuru olmasını ve Adana’ya gelerek ailelerinin karşısında nikâhlarını kıymalarını ister. Adana yolculuğunda Serhat’a nikâh şahidi olmaları için ortak arkadaşları Haktan (Emrah Kaman) ve Utku da (Korhan Herduran) eşlik eder. Ancak yolculukları sırasında arabaları çalınır. Üç arkadaşın yaşayacağı talihsizlikler bununla sınırlı kalmayacak, düğüne yetişmeye çalışırken kendilerini geri dönüşü olmayan bir maceranın içinde bulacaklardır!

Frankofon Film Günleri başlıyor

Frankofon Film Günleri başlıyor

Institut français Türkiye, Frankofoni etkinlikleri çerçevesinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa’da Mart ayı boyunca Frankofon Film Günleri düzenliyor.

Belçika, Kanada, Lüksemburg, Isviçre Büyükelçilikleri ve Alliance Française Bursa işbirliği ile düzenlenecek Frankofon Film Günleri’nde toplam 9 uzun metrajlı film Türkçe altyazı ile gösterimde olacak.

Frankofon ülke sinemalarından toplam 9 uzun metraj filmden oluşan seçki Institut français Türkiye’nin İstanbul ve İzmir şubeleri ile Ankara Büyülü Fener sinemasında ve Bursa Çeksanat’ta 10 – 26 Mart tarihleri arasında gösterime girecek.

“Fransızca konuşan sinemanın en iyileri ve en yetenekli genç yönetmenlerin filmleri.”

Florent Signifredi, Görsel-İşitsel İşbirliği Ataşesi

Dişi Aslanların Kükrediği Tepe, Luàna Bajrami

Güle güle mutluluk, Ken Scott

İncir ağaçlarının altında, Erige Sehiri

Olga, Elie Grappe

Zero Fucks Given, Emmanuel Marre ve Julie Lecoustre

Tori ve Lokita, Luc Dardenne ve Jean-Pierre Dardenne

Mutluluğa giden yol, Nicolas Steil

Kazablanka Ritimleri, Nabil Ayouch

Bir Aşk ve Arzu Öyküsü, Leyla Bouzid

90’lı yıllara hayran oldu

90’lı yıllara hayran oldu

Mahsun Kırmızıgül’ün merakla beklenen filmi Prestij Meselesi’nde pavyon şarkıcısı Ayşen, karakterine hayat veren Melisa Döngel, filmin geçtiği 90’lı yıllara hayran olduğunu belirtti.

3 Şubat’ta vizyona girecek olan Prestij Meselesi’nin başrol oyuncularından güzel oyuncu Melis Döngel, filmin çekimlerinde 90’lı yılları yaşama fırsatı bulduğunu ve çok sevdiğini açıkladı.

‘90’larda yaşamak isterdim’ diyen genç oyuncu, o dönemde insanların birbirlerine karşı çok daha anlayışlı, nazik ve saygılı olduğunu söyledi.

Prestij Meselesi ile ilk sinema filmi mutluluğunu yaşayan Döngel, vizyon tarihini büyük bir heyecanla beklediğini vurguladı.

Bursa Bülbülü’nden ilk görüntüler

Bursa Bülbülü’nden ilk görüntüler

Yapımcılığını BKM’nin üstlendiği, Hakan Algül’ün yönetmen koltuğuna oturduğu ve Ata Demirer’in hem senaryosunu yazıp aynı zamanda başrolünde yer aldığı ‘Bursa Bülbülü’ filmi çok yakında Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.

Ata Demirer, Cem Gelinoğlu, Özge Özacar, Tarık Papuçcuoğlu ve Melek Baykal gibi birçok önemli ismi buluşturan filmden ilk kareler yayınlandı.

BURSA BÜLBÜLÜ CENGİZ

Bursa’da bir çay bahçesinde şarkıcılık yapan ve en büyük tutkusu kaset çıkarmak olan Cengiz’in hayatı Taşkın’la karşılaşmasıyla değişir. Taşkın’ın babası, dönemin ünlü bestekarı Şerafettin’in yaptığı bir bestenin kaseti için çok iyi bir çıkış olacağını düşünerek ağabeyinden borç alan Cengiz’in bu süreçte Taşkın ve Taşkın’ın kız kardeşi Arzu ile yaşadığı birbirinden talihsiz olaylar zinciri izleyenlere keyifli ve eğlenceli anlar yaşatacak.

Filmde ayrıca Celil Nalçakan, Toygan Avanoğlu, Berkay Tulumbacı, Seda Türkmen, Aycan Koptur, İnci Şen, Hakan Akın, Seçil Mutlu, Erkan Taşdöğen, Murat Kılıç, Neslihan Arslan, Ramiz Mullamusa, Cem Zeynel Kılıç, Bedir Bedir, Erkan Üçüncü, Uğur Arda Başkan, Muharrem Türkseven, Cem Cücenoğlu, Kerem Alp Kabul, Emre Şen, Mert Asker ve Irmak Ecem Aydemir gibi isimler yer alıyor.

Gazino kültürünün hala revaçta olduğu 1980’lerde geçen ‘Bursa Bülbülü’, zengin kadrosu ve renkli hikayesiyle çok yakında sadece Disney+’ta.

Şişli’de açık hava sinemaları

Şişli’de açık hava sinemaları

Şişli Belediyesi 1970’li yıllarda çok meşhur olan çok hava sinemalarına tekrar start verdi. İstanbul’un eski yerleşim bölgelerinden biri olan Şişli, teknolojinin gelişmesi ve ekonomik mücadeleye yenik düşen sinemaları ile ünlüdür. As, İnci, Tan, Kent gibi kışlık Kulüp, Arzu gibi yazlık sinemaları zamana yenik düşerek tarih sahnesinden silinmişti. Şişli Belediyesi yazlık sinemaları tekrar canlandırmak için semt parklarına kurduğu özel platformlarla yazlık sinema keyfini vatandaşın ayağına getiriyor. Şimdilik birkaç film ile başlayan sinema keyfi, göreceği talebe göre yolun devam edecek.

Berfin Beydilli, “Büyük konuşmak, değil büyük işler yapmak istiyorum”

“Büyük konuşmak, değil büyük işler yapmak istiyorum”

Hayata başlarken yaptığı kariyer planını 360 derece değiştiren genç oyuncu Berfin Beydilli, değişen hayatını Pause City’s okurları ile paylaştı. Berfin Beydilli çocukluk hayali olan oyunculuk dışında eğitim alsa da bu aşkı hiç bitmemiş. Tekrar kariyer planlaması yapan genç oyuncu, Şafak Sezer’in başrolünü üstlendiği Göktaşı filmi ile dikkatleri üzerine çekti.

 

“Daha çok başındayım ama uzun ve güzel bir yolun beni beklediğine çok inanıyorum”

 

“Partnerim Bülent Çolak ile güzel bir enerji yakaladık. İlk işim her açıdan benim için çok büyük bir şanstı”

 

“Şafak Sezer çok merhametli, çok insancıl ve yardım sever. İlk filmde Şafak abi ile oynamam benim için büyük şanstı”

 

 

-Berfin seni biraz tanıyalım?

Tabi ki. 24 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Üniversite son sınıftan beri yaklaşık 3 yıldır oyunculuk eğitimi alıyorum. Ailem bu konuda en büyük destekçim… Yapımcılığını Sinehane’nin yaptığı Caner Erzincan’ın yönettiği Göktaşı filminde Nur karakterini canlandırdım. Sevdiğim işi yapıyor olmaktan dolayı mutluyum. Daha çok başındayım ama uzun ve güzel bir yolun beni beklediğine çok inanıyorum.

 

-Oyuncu olmaya nasıl karar verdin?

İzlediğim bir tiyatro oyunundan sonra bu kıvılcım oluştu bende. Oyuncular, oyun sırasında farklı biri, bittiğinde kendileri oluyorlar. Kendinden başka biri olabilme özgürlüğü çok etkilemişti beni. Çünkü hayal kurmayı hep çok sevdim. Başkalarının yerinde hayal ederdim mesela kendimi. Ben olsam ne yapardım nasıl davranırdım diye. İnsanları izlemeyi çok severdim. Sonra okulun staj döneminde okuduğum bölümle ilgili çalışmayacağıma karar verdim. Yaptığın işin seni mutlu etmesi çok önemli çünkü… Oturup düşündüğümde de kendimi en mutlu en özgür hissedeceğim işin oyunculuk olduğunu keşfettim. Bizim işimizde hayal ve hayat arasında çok ince bir çizgi bence. Bir dünya kuruluyor ama baktığımız zaman yine insandan yani gerçek ilişkilerden yola çıkılıyor. Bir şekilde insanların yaşanmışlıklarına dokunuyoruz. Bu da çok özel bir durum bence…

-Oyunculuk eğitimi almaya devam ediyor musun ve kimden?

Başkent İletişim Bilimleri’nde eğitim almaya başladığım dönemde hocam Ali İpin benim bu işe devam etmem ve yapmam için çok cesaretlendirmişti. Ardından Duru Tiyatro’da hocalarımdan sonrasında Craft Atölye’de Harika Uygur’dan eğitim aldım. No:10 Studios’ta Hilal Saral’dan aldığım eğitim en önemli basamaklardan biriydi benim için. Şu anda da Mehmet Ertansel’den eğitim alıyorum. Eğitim sürecinde Duru Tiyatro’nun ‘İki Bekar’ ve İstanbul Halk Tiyatrosu’nun ‘Barut Fıçısı’ oyunlarının yönetmen yardımcılığını yaptım. Bir de bence oyunculukta eğitimin gerçekten sonu yok. Sadece oyunculuk eğitimi olarak da değil sürekli kendini beslemen gerektiğini düşünüyorum. Bunun için binicilik eğitimi aldım, kickbox yaptım, pilates yapıyorum. Yani hep çok keyifli bir hazırlık sürecindeyiz aslında.

 

-Göktaşı filmiyle seni tanıdık proje nasıl geldi biraz bahseder misin?

Yönetmenimiz Caner Erzincan bana filmi ve Nur karakterini anlattığında sıcacık, bol kahkahalı bir iş dinlemek beni çok heyecanlandırdı. Hemen bir audition aldık ve sonrasında oyuncu koçuyla hazırlık sürecimiz oldu. Trakya şivesi olduğu için alanda da çok çalıştım. Trakyalı arkadaşlarımla sohbet ettim, çiçekli ablalarla oturup konuştum, tepkilerini izledim. Şive için kitaplar okudum. Bir de Nur çok farklıydı benden, onun o kilit noktalarını çözümledim. Zaten sette gerçekten çok güzel bir ekiple çalıştım. Partnerim Bülent Çolak ile güzel bir enerji yakaladık. İlk işim her açıdan benim için çok büyük bir şanstı.

 

-Filmde yaşadığın ilginç bir anın oldu mu?

Bizim set arkamız başlı başına komediydi aslında. Özellikle düğün sahnesini çekerken hazırlığım bitti çekim alanına gidiyoruz. Köy meydanı o kadar kalabalıktı ki şok olmuştum. İnsanlar baya başka illerden düğünü izlemeye gelmişler. Bazı teyzeler düğünü gerçek düğün zannediyordu. Adetmiş mesela benim için gelin baklavası yaptırılmıştı. Gerçek takı getirenler olmuştu.

 

-Şafak Sezer ile çalışmak nasıldı?

Ben Şafak abiyle ilgili biraz sinirli ve zor biri diye duymuştum. Bundan dolayı tedirgin ve belki de yanlış ama önyargılıydım. Sonra sete gittik bakıyorum anlatılanlarla alakası olmayan, ekibine sahip çıkan, insanlara yardım eden, çok merhametli ve gerçekten abilik yapan bir Şafak Sezer vardı karşımda. Setimizin sonlarına doğru Şafak Sezer’in eşi Esra abla ile kızları Irmak ve Sudem’de setimize geldi. Çok çok güzel, samimi bir aile tanıdım. Set bitti hala görüşüyorum Şafak abilerle.

 

-Şimdilerde dizi oyunculuğu çok popüler.. Dizi mi film mi dersek ne dersin?

Oynadığın Karakter derim. Çünkü eğer sen karaktere, hikayeye inanıyorsan bir noktadan sonra o sensen artık, dizi ya da film olması önemli değil bence.

 

-Hollywood yıldızları belirli dönemlerde sinemadan uzaklaşır ve Brodway’de tiyatro yapar. Kariyerinin başındasın ama tiyatro yapmak istiyor musun?

 

-Tiyatro sahnesine çok saygı duyuyorum. Bu tabi ki dizi ya da sinemayı kolay buluyorum demek değil. Zaten böyle bir şey düşünsem işime saygısızlık etmiş olurum. Ama o sahneyi ayrı bir yerde tutuyorum bir oyuncu olarak. Bir şeyi yapacaksam da tam olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden her şeyin bir zamanı var.

 

-Beğendiğin oyuncular arasında kimler var yerli yabancı?

Tabi ki sadece söylediğim isimlerle cevabın tam verilmiş olması mümkün değil ama ilk aklıma gelen isimler Haluk Bilginer, Halit Ergenç, Demet Akbağ, Demet Evgar… Yabancı olarak da Meryl Streep, Natalie Portman, Tom Cruise, Cate Blanchett

 

-Kariyerinde gelecek planlaman nedir?

Her şey için gerçekten inanmak ve istemek çok önemli. Ben de bu anlamda yaptığım işlerle, oynadığım karakterlerle gerçekten insanların izlerken yüreğine dokunmak istiyorum. İnsanlar benimle birlikte yaşasınlar izledikleri süre içerisinde bence bu çok önemli. Zaten bunu başarmaya başladığım ya da başarabildiğim noktada kariyer planlamamda doğru yoldayım demektir. İlerleyen dönemlerde geri dönüp baktığımda güzel işler bırakmış olmak istiyorum.

-10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Sette görüyorum. Şaka tabi…  Bunu şimdiden kestirmek elbette ki güç… Elimden gelenin en iyisini yaparak ilerlemek en büyük amacım. Bu yolda gerçekten sevdiğim bana destek olan insanlarla ilerliyorum. Bence her oyuncu bir marka ben de kendi markamı en güzel şekilde temsil ediyor olacağımı düşünüyorum. Büyük konuşmak, değil büyük işler başarmak istiyorum.

 

 

 

Başarının  Sırrı

Bu soruya cevap vermek benim için çok erken. Türkiye’de bir yere gelmek çok zor. Mücadele etmek ve her seferinde tekrar tekrar pes etmeden denemek gerekiyor. Ben yolun başındayım. 10 yıl sonra bu sorunun cevabını vermek istiyorum.