Yazılar

Türkiye’den vizesiz ve kimlikle gidilebilecek ülkeler

Türkiye’den vizesiz ve kimlikle gidilebilecek ülkeler

Vize işlemlerinin bitmek tükenmek bitmeyen prosedürleri ve masrafları, vize istemeyen ülkelere olan ilgiyi bir hayli artırıyor. Türkiye’den vize istemeyen, online vize kolaylığı sağlayan ve kapıda vize veren ülkeler de gün geçtikçe artmaya devam ediyor. İşte 2022 yılı itibarıyla, Türkiye’den vize almadan, online vize alarak ya da kapıda vize kolaylığıyla gidebileceğiniz ülkeler listesi…

Vizesiz ve kimlikle gidilen ülkelerin listesi güncellendi.

Listeye iki yer daha eklendi

Yurt dışına seyahat etmeyi düşünenlerin ilk araştırdıkları konuların başında kimlikle gidilebilen ülkeler ve vizesiz ülkeler yer alıyor. Yapılan son anlaşmalarla kimlikle gidilen ülkeler listesine 2 ülke daha dahil oldu. İşte o ülkeler ve vizesiz kalınabilecek süreler…

Türkiye’nin pasaport olmadan yani kimlik kartı ile ziyaret edebileceği ülke sayısı 5’ten 7’ye yükseldi. Belirli kriterleri sağladıktan sonra bu ülkelere yeni kimlik kartları ile pasaport olmadan seyahat yapılabiliyor. İşte pasaport ve vize olmadan sadece kimliğiniz ile gidebileceğiniz ülkeler…

Vizesiz ve kimlikle gidilen ülkeler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC, Türk vatandaşlarından pasaport istemiyor. 30 güne kadar vize almaya ihtiyaç duymadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni keşfetmeye yeni çipli kimlik kartınızı göstererek gidebilirsiniz. Eski ve fotoğrafsız kimlikler artık KKTC girişlerinde kabul edilmemektedir.

Ukrayna’ya hem vizesiz hem de pasaportsuz gidebilirsiniz. 180 gün içinde 90 güne kadar giriş izni veren Ukrayna’ya eğer pasaport almadan seyahat etmek istiyorsanız yeni tip fotoğraflı ve çipli kimlik kartınızın olması gerekmektedir.

GürcistanTurist olarak Gürcistan’ı ziyaret etmek isterseniz 1 yıla kadar ülkeye vizesiz giriş yapabilirsiniz. Ayrıca pasaportsuz turlara katılabilir, sadece kimlik göstererek seyahat edebilirsiniz. Yalnız sadece yeni fotoğraflı ve çipli kimlik kartı sahiplerinin pasaport olmadan ülkeye giriş yapabileceğinin altını çizmekte fayda var.

Azerbaycan‘a vize almadan, pasaport göstermeden sadece yeni tip fotoğraflı ve çipli kimlik belgenizle seyahat edebilirsiniz. Bu vize muafiyetine bağlı olarak iki ülke vatandaşları 90 günü aşmamak kaydıyla pasaportsuz giriş-çıkış yapabilirler.

Moldova Çipli kimlik kartıyla vize almadan seyahat edebileceğiniz Moldova’da 90 günü aşmayacak seyahatleriniz için vize muafiyetinden yararlanarak ülkeye giriş yapabilirsiniz.

SırbistanTürk vatandaşları yeni kimlik (çipli kimlik) kartıyla vize almadan ve pasaport olmadan ziyaret edebiliyor.

Bosna Hersek Türk vatandaşları yeni kimlik (çipli kimlik) kartıyla vize almadan ve pasaport olmadan ziyaret edebiliyor.

Türkiye’den vize istemeyen ülkeler

Antigua ve Barbuda  Vizesiz  90 Gün

Arjantin    Vizesiz  90 Gün

Arnavutluk   Vizesiz  90 Gün

Bahamalar   Kapıda Vize  240 Gün

Bahreyn   Online Vize 30 Gün

Barbados  Vizesiz  180 Gün

Belarus-Beyaz Rusya Vizesiz  30 Gün

Belize  Vizesiz  90 Gün

Birleşik Arap Emirlikleri  Online Vize  29 Gün

Bolivya   Vizesiz  90 Gün

Botsvana Vizesiz  90 Gün

Brezilya    Vizesiz  90 Gün

Brunei    Vizesiz  30 Gün

Cape Verde   Kapıda Vize  30 Gün

Chibuti     Online Vize  90 Gün

Cook Adaları    Vizesiz  31 Gün

Doğu Timor     Kapıda Vize        30 Gün

Dominika  Vizesiz  21 Gün

Dominik Cumhuriyeti  Kapıda Vize        30 Gün

Ekvador   Vizesiz  90 Gün

El Salvador   Vizesiz  90 Gün

Endonezya   Vizesiz  30 Gün

Ermenistan   Vize ve Online Vize  21 Gün

Esvatini   Vizesiz  30 Gün

Fas  Vizesiz  90 Gün

Fiji    Vizesiz  90 Gün

Fildişi Sahili   Online Vize        90 Gün

Filipinler   Vizesiz  30 Gün

Guatemala  Vizesiz  90 Gün

Güney Afrika Cumhuriyeti    Kapıda Vize   30 Gün

Güney Kore   Vizesiz  90 Gün

Haiti    Kapıda Vize  90 Gün

Honduras  Vizesiz  90 Gün

Hong Kong   Vizesiz  90 Gün

Irak    Kapıda Vize  10 Gün

İran   Vizesiz  90 Gün

Jamaika   Vizesiz  90 Gün

Kamboçya  Kapıda Vize ve Online Vize  30 Gün

Karadağ   Vizesiz  90 Gün

Katar   Vizesiz  90 Gün

Kazakistan   Vizesiz  30 Gün

Kenya     Online Vize 90 Gün

Kırgızistan  Vizesiz  90 Gün

Kolombiya   Vizesiz  90 Gün

Komorlar    Kapıda Vize

Kosova  Vizesiz  90 Gün

Kosta Rika   Vizesiz  90 Gün

Kuveyt      Kapıda Vize        90 Gün

Laos  Kapıda Vize ve Online Vize  30 Gün

Lübnan   Vizesiz  90 Gün

Madagaskar   Kapıda Vize   30 Gün

Makao   Vizesiz  30 Gün

Makedonya Cumhuriyeti   Vizesiz  90 Gün

Maldivler    Kapıda Vize  30 Gün

Malezya   Vizesiz  90 Gün

Mauritius  Vizesiz  30 Gün

Meksika Online Vize   180 Gün

Mısır   Vizesiz  30 Gün

Moğolistan  Vizesiz  30 Gün

Mozambik Kapıda Vize  28 Gün

Nikaragua  Vizesiz  90 Gün

Özbekistan  Vizesiz  30 Gün

Palau Cumhuriyeti Kapıda Vize  30 Gün

Panama Vizesiz  180 Gün

Paraguay    Vizesiz  90 Gün

Peru  Vizesiz  90 Gün

Saint Kitts (Saint Christoper) ve Nevis Adaları    Kuzey Amerika Vizesiz  90 Gün

Saint Lucia   Vizesiz  180 Gün

Saint Vincent ve Grenadinler Vizesiz  30 Gün

Samoa     Vizesiz  90 Gün

Sao Tome ve Principe   Vizesiz  15 Gün

Senegal  Kapıda Vize  90 Gün

Seyşeller  Vizesiz  90 Gün

Singapur   Vizesiz  30 Gün

Solomon Adaları   Vizesiz  90 Gün

Sri Lanka Kapıda Vize ve Online Vize  30 Gün

Sudan    Kapıda Vize  30 Gün

Surinam Kapıda Vize 90 Gün

Suriye  Vizesiz  90 Gün

Şili   Vizesiz  90 Gün

Tacikistan  Kapıda Vize ve Online Vize  60 Gün

Tanzanya  Kapıda Vize  90 Gün

Tayland   Vizesiz  30 Gün

Tayvan  Kapıda Vize  30 Gün

Togo Kapıda Vize

Tonga   Kapıda Vize   31 Gün

Trinidad ve Tobago  Vizesiz  30 Gün

Tunus   Afrika    Vizesiz  90 Gün

Tuvalu    Vizesiz 30 Gün

Turcs & Caicos  Vizesiz  90 Gün

Uganda   Kapıda Vize  90 Gün

Umman Kapıda Vize ve Online Vize  10 Gün

Uruguay  Vizesiz  90 Gün

Ürdün  Vizesiz  90 Gün

Vanuatu Vizesiz  90 Gün

Venezuela Vizesiz  90 Gün

Zambiya  Vize ve Online Vize  30 Gün

Zimbabve  Kapıda Vize ve Online Vize  30 Gün

TROYA ANTİK KENTİ

TROYA ANTİK KENTİ

Efsaneleri, aşk ve kahramanlık destanı ile anılan; Troya’ nın gizemli mitolojik hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Troya antik kenti; Çanakkale, Tevfikiye köyü sınırları içinde bulunuyor. Şehrin Anadolu ve Avrupa yakaları olması sebebiyle, Asya kıtasında yer almaktadır. Binlerce yıllık geçmişi ile dünyada hep merak edilen çalışmalar yapılmış bir bölgedir. İlk yerleşimin M.Ö. 3000 yıllarında olduğu düşünülmektedir. Dönemi itibariyle şehir devletlerin kurulduğu dönemlerde varlığını sürdürmüştür. Şehir yangınlar, savaşlar ve deprem sebebiyle dokuz kez yeniden kurulduğu araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir. Şehrin kurucuları ise ilk yerleşim sağlayan Dardanos kral soyundan gelenler olmuştur. Rivayete göre şehrin kuruluş efsanesi; Dardanos kraliyet ailesinden olan İlos katıldığı bir yarışmada benekli bir inek kazanır. Şehrin bilicileri İlos’ a ineği serbest bırakmasını ve ineğin ilk mola verdiği bölgede bir şehir kurmasını öğütlerler. İlos, öğüdü dinlemiş ve serbest bıraktığı ineği Hisarlık Tepesi’nde oturmuştur. Bu sebeple İlos’un burada bir şehir kurup şehre İlion adını verdiği rivayet edilir.”

Yüzyıllar sonra; Antik şehrin keşfediliş hikayesi de Homeros’ un eserleri sayesinde olmuştur. Heinrich Schliemann, adında Alman tüccar ve amatör arkeolog’ un İlyada’ yı defalarca okuması ve bölgeye yönelik merakı sonucu kişisel girişimi ile 1868 yılında ilk kazılar başlamıştır. Tabii ki bu merakının masum olmadığı biliniyor. Yaptığı kazılarda bölgeden çıkan kıymetli tarihi eserleri yurtdışına kaçırdığı anlaşılmıştır.

Troya antik kenti arkeolojik kazılardaki bulgulara göre; Çanakkale Boğazı’nın güney girişine yaklaşık 4,8 kilometre mesafedeki Hisarlık adlı bir tepeciğin üzerinde yer almaktadır.  Şehrin kuruluşu sonrası güçlü bir devlet olması sebebiyle, devasa surlara sahip iç kalesiyle nüfuzlu bir şehir olduğu bilinmektedir. Kazılarda Troya’nın bin yıllık dönemi süresince defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ve bölgesinde önemli bir şehir olarak varlık gösterirken, savaşlar veya doğal afetler ardından harabeye dönüşü kentin tarihinde yer almaktadır. Orta Çağ dönemine dek, Troya’nın inişlerle ve çıkışlarla dolu öyküsünün devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölge dönemi itibariyle dünyaya yön veren hükümdarlar tarafından saygınlık görmüş bir merkez olmuştur. Savaş sonrası şehirden ayrılıp Roma imparatorluğunun kurulduğu topraklara giden Aeneas’ in, Roma’nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’un atası olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple Roma İmparatorlarının hep saygı duyduğu bir bölge olmuştur. Makedonya’ nın kurucusu döneminin güçlü imparatorlarından; Büyük İskender (MÖ 356-323) bölgeye duyduğu saygıdan dolayı önem vermiştir. Troya’yı yeniden eski ihtişamına getireceğine yemin edip, şehrin yeniden imarı ve vergiden muaf tutulması emrini vermiştir.

Troya Savaşı’na ait hikayelerden esinlenerek yaratılmış film vizyona girmesi ile son dönemlerde büyük ilgi görmüştür.

Bugüne gelirsek; günümüz arkeologları ve tarihçiler Homeros eserinde anlattığı savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı, zamanını ve nasıl gerçekleştiğini belirleme çabaları sürüyor. MÖ 1300 yılı civarında savaşın gerçekleştiğidir. Yıkıntılar arasında mancınık bulunması savaşın bu zamanda geçtiğine işaret etmektedir. Savaşın daha sonra, MÖ 1190 civarında gerçekleşmiş olması da ihtimaller dâhilindedir. Bu tarihe gelindiğinde Troya yeniden inşa edilmiş ama şehir, Akdeniz’deki birçok benzeri gibi saldırıya uğramış ve tarumar edilmiştir.

Kazıların 1865 yılından bu yana sürdüğü Troya’da şehrin mimarisi ve hazineleri gün yüzüne katmanlar halinde çıkmaktadır. Arkeologlar 4 bin yıldan da eski dönemde Troya’nın büyük bir refah içinde yaşadığını artık biliyorlar. Hükümdarların bıraktığı devasa hazineler arasında binlerce altın yüzüğün yanı sıra altın, gümüş, elektrum, bronz, bakır kaplar ve birçok silah bulunmaktadır.

Efsanevi şehir Troya antik kenti kazılarında bulunan eserler 2018 yılında hizmete açılan Troya Arkeloji müzesinde sergilenmektedir.

Efsanesi:

Troya’ da yaşananları MÖ 800 yılında yaşamış olan İonia’ lı (İzmir çevresi) Homeros’ un İlyada ve Odysseia eserlerinden biliyoruz. M.Ö. 1180’e tarihlenen Troya Savaşının anlatıldığı eserlerinde; Sparta Kraliçesi Helen, bir düğün nedeniyle şehre gelen eski Troya Prensi Paris’ e gönlünü kaptırır. Paris’ in babası Troya kralı iken, Zeus babasını cezalandırarak krallığı elinden almış ve Paris’ i İda dağlarında çoban yapmıştır.

Aşkın başlangıç hikayesi ise; Kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis’in düğünleri sırasında güzellik tanrıçası Afrodit, kraliçe Helen, Zeus’un kızı Athena ve Zeus’un eşi Hera, düğüne çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş tarafından masalarına atılan, üzerinde “en güzele” yazılı altın elma için harekete geçmeleridir. Altın elma paylaşılamayınca kavga çıkar. Bu durum üzerine Zeus, seçimi Paris’ in yapmasını ister. Bu rekabet yüzünden masada ki kadınlar Afrodit, Athena ve Hera, Paris’ e vaatlerde bulunurlar. Paris, Helen’ i en güzel kadın olarak seçer. Evli olan Helen ile aralarında bu olaydan sonra yasak aşk başlar. İki aşık, Troya’ ya kaçarlar yani Antik Yunan’ dan, Asya’ ya kaçmışlardır. Sparta Kralı kendisini küçük düşüren bu olayı temizlemek için kardeşi Mykene kralı Agamemnon’ un başında olduğu Akha ve birleşik Antik Yunan ordusunu karşı kıyıya gönderir. Troya’yı savunmak için ise Troya Kralı Priamos’un oğlu Hektor’ un komuta ettiği, Anadolu’ dan gelen askeri birlikler ile savunma sağlanır. Helen’ i geri almak için harekete geçen ordular ile başlayan savaş on yıl sürer. Yıllarca süren savaşta, yorulurlar ve birbirlerine karşı üstünlük sağlayamazlar.

Akha ordusu, Kral Odysseus’un fikrini geçekleştirerek savaşın sonunu getirirler. Bugünde şehrin simgesi olan; devasa bir tahta bir at inşa ederler. İçerisine Odysseus ve seçkin askerler gizlenirler. Gece karanlığında tahta atı barış sembolü olarak Troya’nın kapısına bırakılır. Çekildikleri söylenen diğer askerleri taşıyan gemiler Bozcada arkasında kalan bölgeye saklanırlar. Savaş yorgunu, barış arzusunda olan Troyalılar; sessizlik üzerine karşı tarafın geri çekildiğini ve barış için tahta at bırakıldığına inanırlar.  Barış için bırakılan tahta atı surların içine alırlar. Gece yarılarına kadar barış kutlamaları içi şarap içip eğlenip sızarlar. Bu sebeple savunmasız kalan şehrin kapıları, atın içinden çıkan Akhalı savaşçıların saldırısı ile açılır. Savunmasız kalan Troya’nın surlarına yönelen Akha ordusunun saldırısı ile Troya şehri tamamen harabe haline gelir. Troya’ da taş, taş üstünde bırakılmadan yakılıp, yıkıldığı büyük felaket yaşanır. Bu son pusu içeren darbe ile Troya şehri ve Paris’in sonu gelmiş olur.

 

Paris’ in babasının elinden krallığın alınması ile ilgili sözü edilen kehanet gerçekleşir.

Zeus’ a iletilen kehanete göre, Paris’ in babasının yönettiği şehir yerle bir olacaktır. Bu yüzden krallık ellerinden alınmış ve Paris dağlara sürülmüştür. Bu savaş ile birlikte Troya kehanet edilen kaderini yaşamış olur. Savaş sırasında Zeus zaman, zaman her iki tarafı da desteklemiştir. Bu konuda kendisini en çok etkileyen eşi Hera olmuştur.

Zaferi kazanan Menelaos, eşi Helene’yi alarak Yunanistan’a doğru gemisi ile yolculuğa çıkar.

Yıllar süren savaşa neden olan kraliçe Helen’e olan iki erkeğin tutkusu neden olması sebebiyle; savaş sırasında Menelaos ve Paris düello yapmak istemişlerdir. Bu sayede savaşın uzamadan bir sonuca varması düşünülmüştür. Düello sonucunda kazananın ödülü Helen’e sahip olması ve savaşın bitişidir. Düelloyu istemeyen Zeus’ un eşi olan Afrodit’ in müdahalesi ile düello gerçekleşmez.

Homeros’un İlyada ve Odysseia epik şiir eserleri dilimize harika bir tercüme ile çevrilmiştir. Okurken elinizden bırakamayacağınız sürükleyici, etkileyici düşündürücü bir üsluba sahip eserlerdir.

Truva ören yeri milli park sınırları içerisinde yer almaktadır. Truva, dünyanın önemli medeniyetlerinden Roma imparatorluğunun başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bölgeye yaptığınız ziyarette; savaş kalıntıları ve surları incelemek geçmişin mitolojik hikayelerine keyifli bir yoluculuk yaptıracaktır. Mitolojide bahsi geçen tahta Truva Atı ise Çanakkale şehir merkezinde ziyaret edilebilmektedir.

 

Troya Müzesi ve Ören Yeri Hakkında:

Tevfikiye Köyü, Çanakkale: Telefon: 0 286 283 00 61

Ulaşım: Araç ile yolculuk da; Çanakkale – Ezine istikametine devam edilirken, Çıplak köyü istikametine devam edilmesi ile ulaşılmaktadır. Truva antik kentine şehir merkezinden kalkan dolmuşlar ile ulaşım mümkündür.  Şehir merkezine 30 km mesafededir.

Murat Söker  e-posta: neexss@gmail.com

Jolly ile 29 Ekim’de yer yüzü cennetine yolculuk

Jolly ile 29 Ekim’de yer yüzü cennetine yolculuk

 Bergama Kralı Attalos’un ‘Bana bir yeryüzü cenneti bulun’ buyruğuyla kurulan ve adını kurucusundan alan Antalya’da bir yaz rüyası yaşamanın tam sırası. Jolly ile birçok ilden uçak ya da otobüsle katılabileceğiniz Antalya ve Olympos Turları için en yakın tatil olan  29 Ekim tatilini değerlendirebilirsiniz. 3 gece ve üzeri konaklama yapabileceğiniz bu turun başlangıç fiyatı ise 729 TL olarak belirlendi.

Antalya’da sizleri ilk olarak Aspendos karşılayacak. Ardından ise dilerseniz bir tabiat harikası olan Köprülü Kanyon’da rafting heyecanını tadabilirsiniz. Köprü Çay’ın buz gibi sularında gerçekleştirebileceğiniz adrenalin dolu raftingin ardından ise sizleri Düden Şelalesi bekliyor olacak.

Turun ikinci rotası ise muhteşem doğası ve bakir güzelliği ile meşhur Adrasan olacak. Adrasan’ı takiben korsan şehri Phaselis ve dünyaca ünlü ağaç evleriyle meşhur Olympos sizlere ev sahipliği yapacak.

Antalya’daki bir diğer rotanız ise Cumhuriyet Meydanı. Burada Ulusa Yükseliş Anıtı, Antalya Saat Kulesi, Yivli Minare gibi şehrin en önemli simgelerinin hikâyelerini dinleme fırsatı bulacaksınız.