Yazılar

Gizemini hala koruyan “Manazan Mağaraları”

Gizemini hala koruyan “Manazan Mağaraları”

Karaman’a yaklaşık 40 km uzaklıkta yer alan yüksekliği ile dikkat çeken Manazan Mağaraları göreni kendine hayran bırakıyor.

Manazan Mağaraları Yeşildere (İbrala) ve Taşkale (Kızıllar) Köyleri arasında uzanan Yeşildere Vadisi’nin doğusunda, Karaman–Yeşildere Taşkale yolu üzerindedir. Karaman’a yaklaşık 40 km uzaklıkta yer alır.

Mağaralar, kil oranı yüksel kireçtaşlarından oluşan bir arazide, yüksek kaya kütlelerine tamamen insan eliyle oyularak yapılmış 5 katlı toplu yerleşkelerdir. İlk iki katı doğu batı yönünde ve hücre şeklinde birçok odacaktıktan oluşur. Doğu ve batı yönlerinde vadiyi yüksekten kontrol edebilecek stratejik bir konumu vardır. Orta kısımdaki yüksek kayaya oyulan diğer katlar, bölge halkı tarafından sırasıyla, Kum Kale, At Meydanı ve Ölüler Meydanı olarak isimlendirilmiştir.

Mağaraların ön cephesi doğal olaylar sonucu tahrip olduğundan günümüzde belirgin bir girişi yoktur. Birinci katta oyuntular şeklinde birçok mezar odaları vardır. Bu katta doğudan batıya doğruya sıralanan odalardan bazılarının şapel olduğu tespit edilmiştir. Bunların içerisinde bazı geometrik şekillerin ve freskoların izleri bulunmaktadır. Şapellerin en büyüğü doğu bölümde yer almaktadır.

Üstü beşik tonozlu olup yamaçta yer alan güney cephe doğal olaylar sonucu yıkılmıştır. Mağaraların ne zaman oyulduğunu kesin olarak ortaya koyacak veriler olmamakla birlikte buradan ele geçen küçük buluntulardan mağaraların Bizans Devri’nde 6 ve 7’nci yüzyıllarda oyulduğu ve yerleşildiği anlaşılmaktadır. Mağaraların hem güvenlik açısından hem de killi kireç taşının ısı ve nemi sabit tutması özelliği nedeniyle oyulmuş ve kullanılmış olduğu tahmin edilmektedir.

Manazan Mağalarına ulaşım oldukça kolaydır.

Karaman’a gittikten sonra, araba ile ya da toplu taşıma araçlarıyla kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Toplu taşıma için kent merkezinden ya da köyden kalkan dolmuşlar ile ya da D330 karayolu üzerinden arabanızla ulaşabilirsiniz.

Ferhat Kaan Şahin

Jolly ile izole tatil

Jolly ile izole tatil

Jolly, şehrin boğucu havasından kurtulup, Akdeniz ve Ege’nin güzelliklerine açılan tatil planlayanlara fırsatlarla dolu “Mavi Yolculuk Yat Turları”nı öneriyor.  3 ve 7 günlük seçeneklerle planlanan turlar, Bodrum, Fethiye, Marmaris ya da On İki Adalar’ı keşfedebilirsiniz.

Jolly’nin mavi tur önerilerinden biri olan 3 gece 4 günlük  Bodrum – Karacasöğüt Turu’na klimalı kamaralarda tam pansiyon konaklamalı olarak kişi başı 1.824TL’den  başlayan fiyatlarla katılabilirsiniz. Bu turda yolculuğunuz bembeyaz evleri küçük dar sokakları ile sevimli ve hareketli tatil beldesi Bodrum’dan başlıyor. Bodrum’dan zeytin bahçeleri ve akvaryum gibi tertemiz koyları ile ünlü Orak Adası’na geçiliyor. Takip eden rota,  küçük bir balıkçı köyü olan Çökertme.

Gezinin bir diğer göz alıcı noktası Gökova’da bulunan ve irili ufaklı 6 adadan oluşan Yedi Adalar ile devam ediyor. Buhur ağaçlarının muhteşem kokusu eşliğinde Küfre, Uzun liman ve Babuş Bükü’nde deniz, kum ve güneşin olağanüstü güzelliklerine yapılan bir yolculuğun ardından Roma döneminden kalma antik kalıntılar ve eserlerle yine bir doğa harikası olan Sedir Adası’na doğru hareket ediliyor. Bu adada altın renkli kumu ve berrak denizi ile Kleopatra plajı bulunuyor. Bu plajda paraşüt, jet ski ve deniz bisikleti gibi spor aktiviteleri mevcut. Eşine başka hiçbir yerde rastlayamayacağınız küçücük kumsalı ve antik kalıntılarıyla, bu ada adeta bir açık hava müzesini andırır. Öğleden sonra tekne  Karacasöğüt’e demirlenir rota burada son bulur.

Yeni moda kum sörfü

Yeni moda kum sörfü

Katar Ulusal Turizm Konseyi (QNTC), kar tatillerini kaçıran kayakçılar ve snowboardcular için alternatif sunuyor: çölde kum sörfü… Şimdiler turizm atağına kalkan Katar, gezginlere ve tatilcilere farklı alternatifler sumaya devam ediyor. Kısıtlamalar nedeniyle kayak tatilini kaçıranlara çölde kumda kayak keyfine davet ediyor.

Çölde alternatifler;

 Kum sörfü

Katar’ın İç Denizi Khor Al Adaid yakınlarındaki çölde kum sörfü yapmak, maceracıları konfor alanlarından çıkaracak olan büyüleyici bir deneyimdir. Heyecan verici bir deneyim arayanlar, ılık Arap esintisinde kumlardan aşağı kaymanın keyfini çıkarabilir.

Dune bashing

Yeni ve dinamik bir deneyim arayan macera severler için, çölde quad bike ile kum tepelerini fethetmenin heyecanını yaşayın.

Çöl Safarisi

Katar, çöl safarisi için ideal bir konumdur ve ziyaretçilere Doha’dan bir saatten daha kısa bir mesafedeki 11.4372 kilometrelik çölü keşfetme şansı sunar. Ziyaretçiler, profesyonel bir 4WD sürücüsünün sürdüğü klimalı 4×4’lerle Katar çölünde süzülürken heyecan verici bir deneyim yaşayacaklar. Ağzının tadını bilen misafirler, gerçekten eşsiz bir yemek deneyimi için, çöl safarilerini yıldızların altında, mum ışığı eşliğinde bir akşam yemeğiyle sonlandırabilirler.

Deveye binme

Katar, inişli yokuşlu muhteşem çöl tepelerini deve sırtında keşfetmek için mükemmel bir yerdir. Bu görkemli hayvanlar, misafirlere Khor Al Adaid veya Al Wajbah Kalesi gibi yerleri ziyaret dahil benzersiz ve otantik bir deneyim sunacak.

Jolly ile Survivor adasına yolculuk

Jolly ile Survivor adasına yolculuk

Ramazan Bayramı için Jolly ile Dominik Cumhuriyeti’ne ve Acun Medya Yarışma Parkuruna gitmeye hazır olun! 12-17 Mayıs 2021 tarihinde THY’nın direkt uçuşu ile 5 gece her şey dahil kişi başı 2.469$’dan başlayan fiyatlarla Vizesiz Dominik Cumhuriyeti sizleri bekliyor.

Tatil planlarınızda dünyanın en güzel plajları, altın rengi kumları ve tropik ormanlarında unutulmaz anlar yaşamak varsa; bu tur tam size göre!

Zamandan tasarruf edip kısa ama güzel anılar biriktirebileceğiniz bir tatil yapmayı düşünürseniz; 5 gecelik Dominik Cumhuriyeti Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Bu turda Avrupalıların Amerika kıtasındaki en eski yerleşim yeri olan bu toprakların tarihi dokusunu da adım adım keşfedeceksiniz.

Santo Domingo şehir turunda; Plaza Espana bölgesinde bulunan Kristof Kolomb’un oğlu Diego’nun ve Kolomb’un aile üyelerinin yaşadığı saray, Nicolás de Ovando’nun heykeli, tarihi kraliyet evinin önündeki 1990 yılında Santo Domingo Kolonyal Şehri UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne eklenen 1753 tarihli güneş saati, Dominik’in ulusal kilisesi Panteon Nacional göreceğiniz tarihi yapılardan sadece birkaçı.

Jolly misafirleri ayrıca Acun Medya tarafından Dominik Cumhuriyeti’nde yapılan yarışma çekimlerini izleme ve kendi aralarında yarışma imkanına da sahip olacaklar.

“Kaplumbağa Terbiyecisi” Osman Hamdi Bey ve müzesi

“Kaplumbağa Terbiyecisi” Osman Hamdi Bey ve müzesi

OSMAN HAMDİ BEY (1842 -1910)

Osmanlı’ dan günümüze; İstanbul’ u en güzel resimlerini yapan ressam, kendisini en çok “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı popüler olan eseri ile tanıdık.

Popüler olmuş, evde, işyerinde veya bir cafe da görmeye aşina olduğumuz resimler vardır.  Bu yapıtlar adeta zihinlerimize nakşetmiş gibidir. Asılı oldukları duvarlarda ortamın havasını değiştirirken, bizlerin de hayatlarına misafir olurlar. Mutluluk, hüzün veya stress yaşadığımız anlara şahitlik ederler. Her ne kadar bir nesne olsalar da; mekan içinde yaşadığımız o anlara tanıktırlar. “Kaplumbağa Terbiyecisi” yağlı boya eseri de bu tipte çok bilinen Osman Hamdi bey’ in eseridir. Sanatçımızı en çokta bu ünlü resmi ile tanıyoruz.

Osman Hamdi Bey; Ailesinin ikisi kız altı çocuğun en büyüğü olarak 10 Aralık 1842’de İstanbul‘da dünyaya gelmiştir. Babası, Fransa’ da mühendislik eğitimi almış ve Osmanlı’ nın ilk maden mühendisi ve sadrazamlık yapmış devlet adamı İbrahim Ethem Paşa’ dır.

İmparatorluğun iyi eğitim almış, zeki ve yetenekli yüzü batıya dönük sanatçı, bürokrat, arkeolog kimliği ile ülkesine çok yünlü hizmetleri olmuştur. Birazda ilklerin insanı olmuştur.  İlk müze yöneticisi, ressam, arkeolog ve Kadıköy‘ün ilk belediye başkanı olmuştur.

Maarif-i Adliye okuluna devam ederken, yaptığı kara kalem resimlerle dikkatleri üzerine çekmiştir. Babasının yönlendirmesi ile birlikte; hukuk öğrenimi için Paris’e gönderilmiş. Paris’te süren hukuk öğrenimi sürecinde ünlü ressamlar Jean-Léon Gérôme ve Boulanger‘in atölyelerinde usta, çırak ilişkisi ile çıraklık yaparak resim eğitimleri almıştır.

Kendisi ile aynı dönemlerde, Paris’e resim öğrenimi için Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyyid resim eğitimi için gönderilmişlerdir. Eğitimleri sonrası yurda dönen bu üç kişi, Osmanlı’ da; Türk resim sanatının oluşmasına öncülük eden sanatçılar olmuşlardır.

Osman Hamdi bey; İlk Türk arkeoloğu olarak o günkü Osmanlı toprakları olan Bağdat’ta ilk arkeolojik çalışmalarını başlatan olmuştur. Osmanlı’ da Arkeoloji’ nin bilim dalı olarak kabulü konusunda çok çaba göstermiştir. Bugün İstanbul arkeoloji müzesinde sergilenen dünyaca ünlü; (Sayda Kral Mezarlığı) Lübnan’ da ortaya çıkardığı İskender Lahdi’ni bulup İstanbul’ a getiren arkelog olmuştur. Nemrut dağı ve Lagina (Muğla, Yatağan) arkeoloji çalışmalarını kendisi başlatmıştır.

Gülhane parkı içerisinde kurulan Müze –i Hümayun (İstanbul Arkeoloji Müzesi) müzenin kurucusu olup, 29 yıl yöneticiliğini yapmıştır. Müze sadece sergi alanları ile değil, içerisinde fotoğrafhane, kütüphane ve modelhane bölümleri ile faaliyete geçmiştir. Müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına ekleten kişi olmuştur. Türk müzeciliğine katkılarından ötürü, kendisi çağdaş Türk müzeciliğinin kurucusu sayılmaktadır. O dönemde yabancı arkeologların kazılar sonrası eserleri yurtdışına çıkarmalarının önünde geçmek için, yasal düzenlemeler yaptırtmıştır. Bu sayede batılı ülkelere Osmanlı topraklarından çıkan eski eserlerin kaçırılması önlenmiştir.

2 Mart 1883’ de açılan ve ülkemizin ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’ nin kurucu müdürlüğünü yapmıştır. Okulun mimari tasarımı, inşası ve akademik kadro oluşturulmasında büyük katkıları olmuştur. Okulun günümüzde ki adı; Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi.

Yurtiçi ve yurtdışı devlet hizmetinde olduğu görevlendirmeler içerisinde; 1875 yılında Kadıköy‘ün ilk şehremini (belediye başkanı) olarak bir yıl görev yapmıştır.

Eskihisar köyünde (Gebze) yer alan evini çok sevdiği ve yaz aylarını burada geçirdiği bilinmektedir. Dünya çapında ses getiren ünlü eserlerini şehirden uzak, Eskihisar köyünde yer alan evinde üretmiştir. Osman Hamdi bey’ in en çok ilgi gören; “Kaplumbağa Terbiyecisi” (1906), “Silah Taciri” (1908) eserleri arasındadır.  Sanatçının eserlerinden bazıları; İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Londra, Liverpool ve Boston müzelerinde yer almaktadır.

İstanbul, Kuruçeşme’ de bulunan yalısında 24 Şubat 1910’ da hayata gözlerini yummuş olup vasiyeti gereği Eskihisar’ a defnedilmiştir.

Sanatçının Eskihisar’ daki köşkü “Osman Hamdi Bey müzesi” olarak kişisel eşyaları muhafaza edilerek, 1987 yılından itibaren müze olarak ziyaretçilerine açıktır.

Müze Adresi: Eskihisar Mahallesi Gebze / Kocaeli  Telf: 0262 655 63 49

Murat Söker

e-posta: neexss@gmail.com

intagram: murat_soker

Turizm gözde adası “Bozcaada”

Turizm gözde adası “Bozcaada”

Bozcaada, Türkiye‘nin üçüncü büyük, Ege Denizi’nde ise Gökçeada‘dan sonra ikinci en büyük adası ve Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. Türkiye’nin (büyukşehir merkez ilçeleri hâriç) köyü olmayan tek ilçesidir. Yüzölçümü 40 km2, anakaraya uzaklığı 6 km’dir. 2020 yılı verilerine göre ilçe nüfusu 3,052′ dir. İlçede kışları nüfus düşmekte, yazları ise tatilcilerle artmaktadır. Bağcılık, deniz turizmi ve rüzgâr santralleriyle ön plana çıkar.

Ada, İngilizce’de hem Tenedos (Yunanca adı) hem de Bozcaada (Türkçe adı) olarak bilinir. Yüzyıllar boyunca birçok başka isim de Ada için kullanılmıştır. Tarihi kaynaklarda geçen eski Yunan adları, Leukophrys,  Calydna, Phoenice ve Lyrnessus’ tur. Adanın resmi Türkçe adı Bozcaada’dır.  Tenedos adı Atina Apollodorus ‘a göre Truva Savaşı sırasında adayı yöneten Yunan kahramanı Tenes‘ den türetilmiştir ve Truva Savaşı ‘nda Aşil tarafından öldürülmüştür. Apollodorus, adanın aslında Tenes adaya çıkıp hükümdar olana kadar Leocophrys olarak bilindiğini yazar. Ada, Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı ele geçirmesiyle Bozcaada olarak tanındı. Genellikle Yunan ile Türk nüfusu adaya farklı isimler kullanırken Tenedos adı, adanın Osmanlı tarafından fethedilmesinden sonra Bozcaada ile birlikte ortak ad olarak kalmıştır.

Ada’nın tarihine Çanakkale Boğazı’nın girişinindeki konumu damga vurmuştur. Yunanlar Troya Savaşı sırasında adayı bir üs olarak kullanmışlardır. Tenedos ünlü tarihçi Heredot’un eserlerinde sık sık anılmıştır. Uzun yıllar Bizans İmparatorluğu’na bağlı kalan ada, 1377’de askeri yardım karşılığında Venedik’e bırakılmıştır. Bunu kendi çıkarları için bir tehlike olarak gören Cenevizlilerin itirazı üzerine başlayan çatışmalar, 1381’de Torino antlaşmasıyla son bulmuş ve ada tarafsız bölge ilan edilmişir. Adadaki tüm halk, Venedik tarafından Girit’in Kandiye kentine taşınmıştır.

Fatih Sultan Mehmet döneminde 1455’te Gökçeada ile birlikte fethedilen Bozcaada, Venedik’in tekrar asker çıkarmasıyla kaybedilmiş, 1464’te Mahmut Paşa tarafından geri alınmıştır.

Önemli konumu dolaysıyla birçok kez çatışmalara sahne olan ve işgaller göre ada, bir dönem Rusya tarafından da ele geçirilmiştir.

Son olarak 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakılmıştır.

Ayazma plajı özellikle ince taneli, altın sarısı kumu, etrafındaki restoran ve kafeler nedeniyle kesinlikle adanın 1 numaralı plajıdır. Ayazma plajının dışında hemen yanında yer alan Sulubahçe ve devamındaki Habbele Plajı ve Akvaryum ayrıca tercih edilebilir. Adada seyahat dolmuş vasıtasıyla da sağlanır. Yaz aylarında her 15 dakikada bir hareket eden dolmuşlarla her noktaya ulaşım mümkündür. Dolmuşun yanı sıra bisiklet, ATV, scooter ve motosiklet de kiralanabilir.

Habbele plaji daha sakin olan ve yerli turistler tarafından tercih edilen, adanın en güzel koyunda yer alan plajıdır. Sahili irili ufaklı taşlardan oluşsa da, denizi ince kumdan oluşur. Her zaman pırıl pırıl ve durgun olan denizde, balıklarla birlikte yüzebilirsiniz.

Eylül ayı içerisinde “Bağbozumu” şenlikleri yapılır. Adanın görkemli kalesi de gezilip görülmelidir. Bozcaada Türkiye’nin Rüzgâr enerjisi ile elektrik üretimi yapılan sayılı yerlerinden biridir. Rüzgâr türbinlerinin bulunduğu mevkii, özellikle gün batımında olağanüstü bir manzara sergiler. Akşam saatlerinde çarşı içinden kalkan dolmuşlar, ada turu fırsatı sunar ve yol boyunca enfes görüntüler Rüzgâr türbinleri mevkiinde gün batımı ile doruğa çıkar. Ancak türbinlere giden yolun sonları çok kötüdür.

Adada çok hareketli olmasa da gece hayatı vardır. İlçe merkezinde 1 tane bar müzikli eğlence sunar. Ancak adaya gitmeyi planlayan misafirlerin gece hayatı ve hareketlilikten çok dinginlik ve istirahat beklentisi ile gelmeleri tavsiye olunur.

Ada kıyıları balıklar için doğal bir sığınak ve üreme bölgesidir. Bu yüzden ada etrafında trolle avlanma yapılamaz. Amatör balıkçılar tarafından büyük rağbet görmektedir.

Adada konaklamak için en ucuz ve yaygın imkân pansiyonlardır. Gerek Türk gerekse Rum mahallelerindeki tarihi evler adalı aileler tarafından turistlere kiralanır. Özellikle son zamanlarda otel sayısında artış yaşanmıştır. Ayrıca günlük fiyat prensibiyle kiralan evler de mevcuttur. Adada “Her şey dâhil konsepti” bulunmaz, genellikle sadece sabahları kahvaltı verilir.

Son yıllarda artan kaliteli butik konaklama merkezleri sayesinde Bozcaada otelleri, son dönemin en önemli tatil ve cazibe merkezlerinden biri haline gelmiştir. İlerleyen yıllarda adada bulunan eski Rum evlerinin restorasyonuna devam edilmesi sonucunda adada daha pek çok butik otel yapılması beklenmektedir.

Ada, Çanakkale sınırları içerisinde yer almaktadır. Çanakkale’nin Geyikli beldesinden arabalı vapur yardımıyla adaya ulaşım mümkündür. Ayrıca adaya Çanakkale merkezden deniz otobüsü seferleri de vardır. Tarife saatleri mevsim ve hava şartlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Yaz aylarında her saat başı karşılıklı seferler düzenlenmekte olup kış aylarında sefer sayısı azalmaktadır.

Yaz döneminde adaya araçla ulaşım için telefon ile randevu almanız gerekmektedir. Dönüş içinde randevu sistemi geçerli olup dönüş saatinden 15 dakika önce iskelede olmanız yeterlidir. Bozcaada’ya gidiş dönüş bilet satılmaktadır.

Ferhat Kaan Şahin

Eski görkemini arayan şehir “Harar”

Eski görkemini arayan şehir “Harar”

Harar, Etiyopya‘nın doğusunda yer alan tarihi bir şehirdir. Başkent Addis Ababa‘ya yaklaşık 500 kilometre mesafedeki tarihi kentin nüfusu 2005 senesi istatistiklerine göre 122 bin kişidir. 2006 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır.

7.yüzyılda kurulan kent Adal Sultanlığı‘nın merkezi oldu ve 1529’da Osmanlı Devleti‘nin desteklediği Ahmad Gran tarafından, Hristiyan Habeş Krallığı’na karşı mücadelesinde başkent yapıldı. Kahve ticareti, sepetçilik ve ciltçilik sektörleriyle 16. Yüzyılda altın devrini yaşayan Harar, Ahmad Gran’ın mücadelesini kaybetmesinin ardından eski önemini yitirdi. 19. Yüzyıl sonlarına kadar şehir devlet olarak varlığını sürdüren Harar, bu devirde Osmanlı Devleti’ne bağlı Mısır Hıdivliği tarafından zapt edildi ve fiilen Türk yönetimine girdi. 1885 yılından sonra 2 yıl bağımsız kalan Harar daha sonra Etiyopya tarafından işgal edildi. Günümüzde şehirde Müslüman ve Hristiyanların yanı sıra, yerli kabilelerin kendilerine özgü dinlerinin olduğu kozmopolit bir nufüs yaşamaktadır.

Harar, şehri çevreleyen taş duvarın yanı sıra, eski şehir, Feres Magala meydanında merkezlenmiş 110 cami ve daha birçok türbeye ev sahipliği yapıyor. Dikkate değer binalar arasında Medhane Alem Katedrali, Ras Makonnen Wolde Mikael’in evi, 1959’da Antun Augustinčić tarafından yapılan ve Haziran 2020’de yıkılan Ras Makonnen Anıtı, Arthur Rimbaud’un evi, on altıncı yüzyıl Jami Camii ve tarihi “Büyük Beş Harar Kapıları” sayılabilir.. Harrar Beer Stadyumu, Harrar Beer Bottling FC’nin maçlarını oynadığı kompleksin adıdır. Pazarı da ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Benekli sırtlanları etle besleme konusunda uzun süredir devam eden bir gelenek, 1960’larda turistler için etkileyici bir gece şovuna dönüşmüştür ve değişik bir deneyim olarak aklınızda bulunması gerekir. Diğer ilgi çekici yerler arasında şehre bakan en yüksek amba, eski bir vahşi at popülasyonuna ev sahipliği yapan Kondudo veya “W” dağı sayılabilir.

Harar Brewery 1984 yılında kurulmuştur. Harar’daki bira fabrikasının yanındaki sosyal kulüpte biralarının tadına bakılabilir.

Fransa’dan Charleville-Mézières, ABD’nin Georgia eyaletinden Clarkston, Cibuti’den Arta ve Türkiye’den Şanlıurfa Harar’ın kardeş şehirleridir.

Harar’a ülkemizden direkt uçuş bulunmasa da aktarmalı uçuşları inceleyebilir ya da Etiyopya’nın başkendi Addis Ababa’ya giderek, oradan alternatif yollarla Harar’a ulaşabilirsiniz.

Fiyortlar ülkesi Norveç

Fiyortlar ülkesi Norveç

Arktik tundrayı keşfe çıkmak, eşsiz manzaralı takımadalarda gezinti, görkemli fiyortların cazibesi ve hiç batmayan gece yarısı güneşinin sıcaklığı. Bu deneyimler ve daha fazlası, Norveç’te yazın en iyi şekilde tadını çıkarmanın yolunu oluşturan seçeneklerden bazıları. Evet bu yazımda sizlere yazın çıkılacak Norveç tatilinde deyimleyebileceğiniz sıradışı etkinliklerden bahsedeceğim.

GECE YARISI GÜNEŞİNİ GÖRMEK İÇİN TELEFERİKLERE BİNİN

Kuzey Norveç’in Fløya Dağı’ndaki Storsteinen’in (Big Rock) görkemli manzaralarını deneyimleyin. 420 metre yüksekliğe sahip Storsteinen’in Fjellheisen teleferiği ile yukarıya doğru çıkılması kabaca dört ila beş dakika sürüyor. En tepede, Tromsø ve çevresindeki adaların muhteşem manzarasını sunan bir gözlem güvertesi bulacaksınız. Yaz aylarında, teleferik saat 1: 00’e kadar çalışmaktadır. Güneybatı sahil kasabası Bergen’deki ikonik Fløibanen füniküleri, sizi deniz seviyesinden 1.050 metre yüksekte, şehri çevreleyen yedi dağdan biri olan Fløyen’e götürür. Zirveye ulaşmak beş ila sekiz dakika sürüyor ve siz yukarıya çıkarken seyahatin kendisi Bergen limanının ve tarihi mimarisinin muhteşem manzarasını sunuyor. Füniküler yıl boyunca çalışıyor ve saat 11: 00’e kadar açık.

TROLLSTİGEN’İN NEFES KESİCİ MANZARASINI KEŞFEDİN

Strynefjell ve Romsdal arasındaki manzaranın içinden 66 mil hızla geçen popüler bir yol olan etkileyici Geiranger-Trollstigen Ulusal Turist Rotası boyunca cesaretiniz varsa araba kiralayın. Yol boyunca uçurumlar, dik dağ sıraları ve derin fiyortların yanı sıra şelaleler yer almaktadır. 1936’da açılan Trollstigen (Troll Yolu), Kongen (Kral), Dronningen (Kraliçe) ve Bispen (Piskopos) gibi görkemli isimlere sahip dağlarla çevrilidir ve 11 tane adrenaline neden olan büküm ve yüzde 9’luk keskin bir eğim sahiptir. Fotoğraf fırsatları için durabileceğiniz ve panoramik manzaraların tadını çıkarabileceğiniz altı dinlenme alanı da cabası!. En popüler durak Flydalsjuvet’tir ve UNESCO tarafından korunan Geirangerfjord’a bakan görüntüleme platformuna sahiptir.

NORVEÇ FİYORTLARI ARASINDA GEMİ GEZİYE ÇIKIN

Muhtemelen Norveç’in ihtişamını tecrübe etmenin en popüler yolu, derin fiyortlarını dik dağ yüzlerini gemi gezisi ile görüntülemektir. Hurtigruten, ülkenin sahil şeridini ve fiyortlarını (Lysefjord, Hardangerfjord ve Sognefjord gibi yol boyunca duran) kapsamlı bir şekilde barındıran yolculuklar sunmaktadır. Lysefjord 26 mil uzunluğunda ve 1.384 fit derinliğinde ve ikonik Preikestolen (Müezzin Kayası), Lysefjord’un üzerinde 1.982 fit yüksekliğe sahip düz bir platodur. Norveç’in en büyük ikinci fiyortu 111 mil uzunluğundaki Hardangerfjord’dur. Hardangerfjord’daki duraklar arasında, 560 metreden daha fazla bir şelale olan Vøringsfossen için bilinen Eidfjord belediyesi yer alıyor. Nærøyfjord 11 mil uzunluğunda ve en dar noktasında sadece 820 feet genişliğindedir ve asma vadileri ve konik kanyonları vardır. Ve Norveç’in  büyükannesi ve en büyük fiyortu olan Sognefjord, deniz seviyesinden 4.593 feete kadar yükselen ve küçük tarım toplulukları ve şelaleleri ile noktalanmış dikey dağ yüzlerine sahip en dramatik fiyort manzaralarını sunmaktadır.

Son olarak Norveç’e gitmek için, İstanbul’dan her gün Oslo-İstanbul arası direk ve aktarmalı uçuş bulmak mükündür. Norveç AB üyesi olmamasına rağmen, Schengen Vizesi kabul etmektedir.

Ferhat Kaan Şahin

Titanic Deluxe Bodrum,  2021 sezonunu yeniliklerle açıyor

Titanic Deluxe Bodrum,  2021 sezonunu yeniliklerle açıyor

Bodrum’un en güzel koylarından Güvercinlik’te, Ege’nin turkuaz sularını kesintisiz bir manzarayla karşılayan Titanic Deluxe Bodrum, tüm yenilikleriyle konforlu ve eğlenceli bir tatil vaadediyor.

Titanic Deluxe Bodrum, bu yıl eklenen ana havuza doğrudan erişimi olan swip-up odaları, balkonunda jakuzisi olan exclusive swip-up odaları ile ruhunuzu dinlendirmenin en keyifli halini sunuyor.

Misafir konforu ve memnuniyeti için kişiye özel yaklaşımlar ile, lüks ve şıklığı bir arada sunan Titanic Deluxe Bodrum, uzman şeflerin yönettiği her damak tadına hitap eden a’la carte restoranları ve iddialı lezzetleri ile de öne çıkıyor. Türk mutfağını Avrupa’ya tanıtan Hasır, Uzakdoğu’nun en egzotik lezzetlerini sunan Nori, ünü Avrupa’ya yayılan steakhouse markası Beef Grill Club ve en taze deniz ürünlerini bulabileceğiniz Begonvil Restoran bu yaz yeni mekanlarında seçkin lezzetlerin tadını çıkarmanız için sizleri bekliyor.

Çocuklarınızla geçireceğiniz güvenli bir tatil için otelin bu yıl yenilenen, oyun ve atölyeler ile zenginleşen Tini Kids Club’ında minik misafirleri yeni bir heyecan, yeni maceralar ve yeni keşifler bekliyor. Çocuklara özel restoran bölümünde farklı, eğlenceli ve bir o kadar da lezzetli menülerle en değerli misafirler tabaklarını renklendirip, öğünlerini birer vitamin deposuna dönüştürebilecekler.

Eğlenceyi doyasıya yaşamak isteyenler için exclusive temalı özel partiler, temalı dinner showlar, özel eğlence geceleri, happy hour partileri, ünlü sanatçılar ve premium show grupları ile renklenerek yaz akşamlarına damgasını vuracak.

Tatilde spordan vazgeçemeyenler için Altınordu Futbol Okulu ve Hasan Karlı Muay Thai Okulu’nun yanı sıra profesyonel ekipler eşliğinde gün boyu 13 farklı spor aktivitesi eşsiz bir fırsat sunuyor.

350 metre uzunluğundaki bembeyaz kum plajında tüm güneşlenme alanları özel pavillon şeklinde tasarlanmış Titanic Deluxe Bodrum’un yemyeşil bahçelerinde yer alan hamaklarda huzurla dolacağınız, yeşil ve mavinin ahengini doyasıya yaşayacağınız rüya gibi bir tatil sizi bekliyor.

Tatilsepeti’nden doğa ile iç içe tatil keyfi

Tatilsepeti’nden doğa ile iç içe tatil keyfi

Tatilsepeti, şehrin boğucu atmosferinden uzaklaşıp kendini doğanın kucağına bırakmak için sabırsızlanan misafirlerine doğa otelleri, dağ evleri ve dahası yeşil ile mavinin bir arada olduğu birbirinden avantajlı tatil alternatifleri sunuyor.

Tatilsepeti, şehrin karmaşasından uzaklaşıp doğanın eşsiz serüvenini deneyimlemek isteyen misafirlerine Sapanca, Ağva, Şile gibi İstanbul’a yakın rotalardan, Çanakkale, Ayvalık, Cunda ile oksijeni bol Ege’den Karadeniz’e kadar, birbirinden eşsiz konaklama seçenekleri sunuyor. Özellikle kısa süreli tatil fırsatlarını değerlendirmek adına vazgeçilmez noktalardan olan doğa ile iç içe bu otellerde, keyifli bir kaçamak yapabilirsiniz. Detaylı bilgi için https://www.tatilsepeti.com/doga-otelleri linkini ziyaret edebilirsiniz.

İstanbul’un yanı başında küçük bir mola

İstanbul’a 1.5 saat uzaklıkta bulunan Sapanca, doğal güzellikleri ve göl kenarında sıralanan  otelleriyle tatilcilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Özel aracınızla kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz bu sakin tatil beldesinde doğa yürüyüşleri yaparak şehrin tüm karmaşasını unutabilir, doğal güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz. Detaylı bilgi için https://www.tatilsepeti.com/istanbula-yakin-oteller ve https://www.tatilsepeti.com/haftasonu-otelleri  linklerini ziyaret edebilirsiniz.

Yer altından gelen mineral

Sağlık turizmi için sıklıkla tercih edilen termal oteller de seçenekler arasında yer alıyor. Özellikle kış aylarında rahatlatıcı bir tatil için tercih edilen termal otellerde görevli sağlık koçları, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan yer altından gelen mineralli kaplıca suları ile romatizma ve eklem ağrıları gibi hastalıklar için yardımcı tedavi şekilleri belirleyerek dileyen misafirlere hizmet veriyor. Termal otellerin başında, İstanbul’a yaklaşık olarak iki saat uzaklıkta bulunan Yalova ve Bursa otellerinin pek çoğu her şey dahil konsept ile hizmet veriyor. Detaylı bilgi için https://www.tatilsepeti.com/termal-oteller linkini ziyaret edebilirsiniz.

Kartpostalları süsleyen Karadeniz dağları

Doğa tatillerinin gözdesi konumlardan bir diğeri ise, Karadeniz’in eşsiz dağları. Rize’nin Ayder Yaylası’nın dinginliğinde doğanın ilham verici manzaralarını gözlemleyebilir, yöresel yemeklerini deneyimleyebilirsiniz. Karadeniz rotasını tercih edecekseniz, özellikle yaz aylarında Ordu ve Giresun’daki yaylalarda festivallerin ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

2 çocuk ücretsiz otel seçeneği

Muğla, Marmaris, Antalya, Bodrum, Çeşme, Fethiye ve benzeri destinasyonlarda yer alan otellerde 2 çocuğunuz için de ücretsiz konaklama imkanı sunan otellere https://www.tatilsepeti.com/2-cocuk-ucretsiz-otelleri linki üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bir Gece Bizden kampanyası

Tatilsepeti’nin 3 gece kal 2 gece öde yahut 4 gece kal 3 gece fiyatı öde gibi avantajlar sağladığı Bir Gece Bizden kampanyası ile ücretsiz gecelemeden yararlanabilirsiniz. Detaylı bilgi için https://www.tatilsepeti.com/yurtici-oteller?ara=oda:2;tarih:15.01.2021,18.01.2021;kampanya:3&RT=7 linkini ziyaret edebilirsiniz.

Şimdi Al, 4 Ay Sonra Öde

Tatilsepeti, 31 Aralık 2021 tarihine kadar yapılan rezervasyonlarda ve 29 Ocak 2021 ile 31 Aralık 2021 günleri arasındaki konaklamalarda geçerli Şimdi Al, 4 Ay Sonra Öde kampanyası ile misafirlerine ödeme kolaylığı sunuyor. Yapı Kredi bireysel kredi kartları, ticari kredi kartları ve Anadolubank Worldcard’lar için geçerli olan kampanyaya World Eko ve World Business Eko kartlar, Albaraka ve Vakıfbank Worldcard’lar dahil değildir. Rezervasyon iptali durumunda, misafirin rezervasyonunda bulunan iptal ve iade koşulları geçerlidir. Ertelemeden faydalanmak için ise, Joker Vadaa seçeneği kullanılmalıdır.