Yazılar

Vegan beslenmenin en büyük nedeni de aile ve çevre baskısı…

Vegan beslenmenin, hem faydaları hem de zararları olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Zayıflamaya yardımcı olmak, tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları riskini azaltmak gibi faydaları varken, vücut bağışıklığının zayıflaması, kansızlık, unutkanlık artışı, yorgunluk, kemik hastalıkları, ruhsal hastalıklar riskini arttırmak gibi riskleri de vardır.” dedi. Çoğu vegan bireyin depresif hissetmeye daha meyilli olduğuna vurgu yapan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bu durumun muhtemel nedenleri olarak aile ve toplum baskısı nedeniyle dışlanma korkusu, sürekli her ortamda kendilerini birilerine uzun uzun açıklama ve kabul ettirme zorunluluğu hissetmeleri, tercihlerine saygı duyulmaması, anlaşılamamaları nedeniyle yalnız hissetmeleri ve önyargılara maruz kalmaları sayılabilir.” açıklamasını yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, vegan beslenmenin ruh sağlığı üzerindeki etkisinden bahsetti.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl

Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl

Veganizm birçok kişi için vicdani gelişimin bir parçası…

Vejetaryen bireylerin yüzde 10’unun vegan bireylerden oluştuğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “‘Dünya Hayvan Vakfı’ verilerine göre, dünya genelinde vegan yaşam tarzını benimseyen yaklaşık 90 milyon birey bulunuyor. Buradan hareketle dünya nüfusunun yüzde 1,1’inin vegan olduğu söylenebilir. Vegan bireylerin büyük çoğunluğu, kadınlardan oluşuyor.” dedi.

Veganizmin, diğer diyetlerden farklı olarak, sadece bir ‘beslenme’ çeşidi olarak görülmediğini hatırlatan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Veganizm aynı zamanda hayvanların ‘yaşam haklarını savunan’ etik ve politik bir anlayışın ürünüdür. Birçok birey açısından, vicdani gelişimin bir parçası olarak görülür. Veganlar, et ve hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri, bal, yumurta gibi hiçbir ürünü tüketmezler. Bazı veganlar, hayvan kaynaklı ipek, deri, yün gibi giysileri ve hayvansal yağ içeren sabunları da kullanmazlar. Hatta vegan bireyler sirk, boğa güreşi, hayvanat bahçesi gezisi ve at yarışları gibi etkinliklere katılmayı etik bulmazlar.” açıklamasını yaptı.

Vegan beslenme depresif süreçleri tetikliyor!

“Vegan beslenmenin, bir taraftan zayıflamaya yardımcı olmak, tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları riskini azaltmak gibi faydaları varken, öte yandan vücut bağışıklığının zayıflaması, kansızlık, unutkanlık artışı, yorgunluk, kemik hastalıkları, ruhsal hastalıklar riskini arttırmak gibi riskleri de vardır.” diyen Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları söyledi:

“Bildiğimiz gibi duygularımız yediğimiz besinleri etkiler, yediğimiz besinler de duygularımızı etkiler. Beslenme ile psikiyatrik bozukluklar arasındaki en güçlü ilişki ‘depresyon’ riski için bulunmuştur. Vegan tipi beslenmenin, bireylerde protein, kalsiyum, demir, çinko, B12 vitamini, D vitamini, yağ asitleri açısından yetersizlikler oluşturması nedeniyle beyin kimyasallarını olumsuz etkilediği ve depresif süreçleri tetiklediği bilinmektedir.”

Vegan beslenen bireylerin en büyük sorunu tercihlerine saygı duyulmaması…

Vegan beslenmenin ruh sağlığına en olumlu etkisinin, bireyin sadece kendisini değil, aynı zamanda başka bir canlının yaşama hakkını önemseyerek vicdani duruş sergilemesi olduğunu aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Diğer canlıların yaşam koşullarına değer vererek saygı göstermesinin sonucunda, kişiye anlamlı bir yaşam sunar.” dedi.

Bunun dışında çoğu vegan bireyin depresif hissetmeye daha meyilli olduğuna vurgu yapan Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu durumun muhtemel nedenleri olarak aile ve toplum baskısı nedeniyle dışlanma korkusu, sosyal ortamlardan kaçınma, vegan ürünlere ulaşmanın maddi güçlükleri ve kısıtlı erişim, sürekli her ortamda kendilerini birilerine uzun uzun açıklama ve kabul ettirme zorunluluğu hissetmeleri, duygularını çoğu zaman bastırmak zorunda kalmaları, tercihlerine saygı duyulmaması veya tercihlerinin sorgulanması, anlaşılamamaları nedeniyle yalnız hissetmeleri, aşağılanma, önyargılara maruz kalma sayılabilir. Tüm bunların sonucunda, birey, kendisini değersiz ve ötekileştirilmiş olarak hissetmektedir. Araştırmalar, bu tarz olumsuzlukların bazı vegan bireyler üzerinde depresyon, kaygı, stres, öfke gibi psikososyal riskler oluşturduğu sonucuna varılmıştır.”

Bazı çalışmalarda vegan tipi beslenmenin depresif belirtileri azalttığı yönünde bulgular elde edildiğini hatırlatan Dr. Mert Sinan Bingöl, çoğu çalışmayla da hem diyetteki demir, B12, demir, çinko, Omega-3 yağ asitlerinin eksikliği nedeniyle, hem de bireysel, ailesel ve çevresel zorluklar nedeniyle vegan bireylerin depresyon riskinin arttığı sonucuna varıldığını kaydetti.

Vegan bireylerin, ruhsal sorunları aşmaları için öneriler…

Vegan beslenmenin hem yararı hem zararı görülebildiğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bireylerde protein, kalsiyum, demir, çinko, B12 vitamini, D vitamini, yağ asitleri açısından yetersizlikler görülmemesi için, bu beslenme tarzının diyetisyen kontrolünde uygulanması gerekir. Diyetlerindeki besin içeriklerinin dengeli olması, düzenli uyku ve düzenli egzersiz yapmaları önemlidir. Ayrıca vegan bireylerin, sıklıkla ailelerinden olumsuz tepkiler almaları nedeniyle, daha fazla üzüntü, öfke, stres gibi psikososyal risk faktörleriyle baş etmek durumunda kalmamaları için, ailelerin vegan bireylere anlayışla yaklaşmaları önemlidir.”

Vegan ve vejetaryen mutfağının yeni adı “Telezzüz”

Vegan ve vejetaryen mutfağının yeni adı “Telezzüz”

Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Divan Grubu, zincirine yeni bir halka daha ekledi. Bağlarbaşı Abdülmecit Efendi Korusu’nda özenle tasarlanan konsepti ile hayata geçirilen Telezzüz, zengin vegan ve vejetaryen menüsüyle lezzetlerin doğal buluşmasını misafirlerine sunuyor. Bir lokantanın ötesinde etik ve sürdürülebilir değerleri gözeten bir hareketin parçası olan Telezzüz, menüsü, konumu, mimari yaklaşımı ve sanat eserlerinin yer aldığı dekorasyonu ile benzersiz bir gastronomi deneyimi sunuyor. Telezzüz’ün ödüllü ve yaratıcı şef Bahtiyar Büyükduman liderliğindeki mutfak ekibi, menüde yer alan her bir reçeteyi vegan ve vejetaryen geleneklerden beslenerek modern bir yaklaşımla yeniden yorumluyor.

Vegan ve vejetaryen menüsü, özenle seçilmiş şarapları ve özel kokteylleri de içeren bar menüsü, sanat eserlerinin yer aldığı şık dekorasyonu ile tüm misafirlerini bekliyor.

Bilgi: (0216) 576 76 71

Vegan ayı kutlanıyor

Vegan ayı kutlanıyor

Türkiye’nin ilk bitki bazlı et üreten şirketi VEGGY, sağlıklı, lezzetli ve doğa dostu gıdaları tabakalarımıza taşıyor.

“En etkili değişim tabağımızda başlar” mottosuyla harekete eden VEGGY, küresel olarak “Vegan Ayı” kabul edilen Ocak’ta farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor.  VEGGY, bitkisel bazlı etleri hayvansal gıdaya alternatif protein içermesi açısından da geleceğin gıdası olarak tanımlıyor.

İklim değişikliği, tarım, ekoloji konuşan kanaat önderleri, sanatçı, gazeteci, şef ve influencerlarla bir araya gelerek “Happy Veganuary” kutlaması yapan VEGGY, ay boyunca çeşitli şirketlerin bünyesinde tadımlar da gerçekleştirecek.

VEGGY, vegan menülere sahip Big Chefs, Sushico, Populist, BurgerLab, BTA, YUZU, Coni&Co, DoyDos Burger gibi restoranların yanı sıra Starbucks’ta da hayvansal kaynaklı ete alternatif, kendi ürünlerinden oluşan bir lezzet deneyimi sunuyor.

Vegan, %100 bitkisel çikolata

Vegan, %100 bitkisel çikolata

Callebaut’un yeni nesil çikolatası NXT: Süt ve süt ürünü içermeyen, laktoz içermeyen, herhangi bir yemiş (fındık, badem) içermeyen, alerjen içermeyen, glutensiz, %100 bitki bazlı ve vegan -Bitter ve s_tlü çikolatalar.

Belçika çikolatası markası Callebaut’un 175 yılı aşkın deneyimi ve Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirdiği, %100 bitki bazlı, süt ve süt ürünleri içermeyen NXT S_tlü çikolata sektörde çığır açacak. Yeni nesil çikolata NXT Bitter ve NXT S_tlü, 10kg ve 2,5kg’lik alternatifleri raflarda yerini aldı.

Vegan ürün sayısı artıyor

Vegan ürün sayısı artıyor

Metro Türkiye, alternatif beslenme şekillerini tercih edenlerin tüm ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamak için vegan ve bitki bazlı ürün çeşitliliğini her geçen gün artırmaya devam ediyor.

Gıda ve gıda dışı 400’e yakın vegan ürüne raflarında yer veren Metro Türkiye, sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmek amacıyla bitki bazlı ve vegan beslenen şef, restoran sahipleri ve konu uzmanları ile 1 Kasım Dünya Vegan Buluşması’nda Feriye Mutfak’ta bir araya geldi.

Metro Türkiye, alternatif protein kaynaklarını çeşitlendirerek sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda vegan ve bitki bazlı beslenenlerin her ihtiyacını uçtan uca karşılayan ve her geçen gün ürün çeşitliliğini genişletmeye devam eden Metro Türkiye, sadece evdeki mutfaklarda vegan ürün tüketimini desteklemekle kalmıyor profesyonel mutfaklarda ve restoran menülerinde vegan reçetelerin daha fazla yer alması için de çalışıyor.

Vegan yaşam çocuk gelişimini olumsuz etkiler mi?

Vegan yaşam çocuk gelişimini olumsuz etkiler mi?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Sultan Kaba, vegan beslenme hakkında bilgiler verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Sultan Kaba

Çocukların vegan yetiştirilmesi konusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanları ikiye bölüyor. Vegan beslemek sağlık açısından doğru mu?

Besin alerjisi gibi tıbbi zorunluklar olmadığı sürece çok katı kısıtlamaların olduğu hiçbir yasaklı beslenme modelini desteklemiyorum. Vegan beslenmenin çocukluk çağında büyüme ve gelişme üzerine etkilerinin uzun dönemde güvenli olduğuna dair bilimsel kanıtlar yok. Kaldı ki önermemiz için klasik beslenme modeline üstünlüğünün kanıtlanmış olması gerekir.

Vegan beslenmek çocukların gelişimini, boy uzamasını vb. faktörleri etkileyebilir mi?

Kesinlikle, etkileyebilir. Çocukluk çağının yetişkin dönemden en önemli farklarından biri vücut büyümesinin ve beyin gelişiminin hızlı olmasıdır. Büyüme konusunda genetik, beslenme ve hormonların rolü çok büyük. Vegan beslenme şekli özellikle protein ve mikronutrientlerin eksikliği konusunda yüksek risklidir. Protein eksikliği direkt büyüme geriliğine yol açabileceği gibi, vitamin ve mineral eksikliklerinin de katkısıyla büyümede gerekli hormonların yapımında ve etkisinde de azalmaya yol açarak sağlıklı büyümeyi aksatabilir.

Vegan beslenen bir çocuğun gelişimi ideal boy kilo eğrisinin altında kalıyorsa yeterli beslenmiyor diyebilir miyiz? Bu durumda vegan beslenmeyi kesmek gerekir mi?

Beslenme yetersizlikleri büyüme geriliği olan çocuklarda en sık karşılaştığımız nedenlerden biri. Öncelikle vegan beslenme bir yaşam biçimi.  Karşımızda bir çocuk olduğunu düşünürsek anne babaların çocuk adına, hem uygulamada zorluklar taşıyan,  hem de çocuğun vücut sağlığı üzerine olumsuz sonuçları olabilecek bir yaşam biçimine karar vermelerini doğru bulmuyorum.

Ancak yine de bu konuda ısrar söz konusu ise, vegan beslenme biçimini benimseyen ailelerin çocuklarının sağlık kontrollerinin daha sıkı bir şekilde yapılması gerekir.  Vegan beslenen çocuklarda kalsiyum, B12, çinko ve demir eksikliği riskleri artmıştır. Bu takviyelerin ilaç şeklinde sürekli alınması gerekir ki, hiç pratik değil.  Biz yetişkinler için de ilaç uyumu en büyük zorluklardan biri iken çocukların sürekli ilaç kullanmaya uyum sağlamaları hiç inandırıcı değil. Evet, vegan beslenmeyi kesmek gerekebilir.

Bir çocuğun ek gıdaya geçiş döneminde ve sonrasında beslenme rutini nasıl olmalı?

İlk 6 ay kesinlikle sadece anne sütü ile beslenmeli. Anne de gebeliğin başından itibaren ve emzirdiği sürece dengeli ve yeterli beslenmeli. Mikronutrient eksiklikleri giderilmelidir. 6 aylık olduktan sonra tamamlayıcı beslenmeye başlanmalı ancak anne sütü 2 yaşa kadar sürdürülmelidir. Anne sütüne ek olarak, güvenli ve temiz gıdalar çocuğun verdiği tepkiler ve  çiğneme becerisi göz önüne alınarak, miktar  ve çeşitlilik  açısından  kademeli bir şekilde arttırılmalıdır. Çocukluk çağı beslenmesinde 4 ana besin (ekmek ve tahıl grubu – sebze meyve grubu – et grubu – süt grubu)   mutlaka yer almalıdır. Öncelikle kahvaltı vazgeçilmez öğün olmalıdır. Gece uzun süren açlık sonrası beynin ihtiyacı olan ilk enerji kaynağı kahvaltı öğünü ile sağlanmalıdır. Kahvaltıda yumurta, gün içinde ara öğünlerde yoğurt çocukların sevdiği ve anne açısından hazırlanması kolay besinlerdir.

Doğru beslenme davranışı geliştirmek istiyorsak çocuklar hazırlanan besinlerin tamamının tüketilmesine zorlanmamalı, beslenmeyi öven davranışlardan da kaçınılmalıdır.

Çocukların ihtiyacı olan besinler sadece bitki bazlı gıdalardan alınabilir mi yoksa çocuğun et ve süt ürünlerine de ihtiyacı var mıdır?

Sadece bitkisel kaynaklarla dengeli beslenme sağlayamayız. Hayvansal ürünlere kesinlikle ihtiyaçları var. Örneğin demir hem baklagillerde hem et ürünlerinde var gibi bir savunmayla karşılaşabiliyoruz. Ancak, vitamin minerallerin biyoyararlanım dediğimiz bir süreci var.  Baklagille bağırsağa gelen demir, kırmızı et ile bağırsağa gelen demir kadar iyi emilemeyebilir.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde de anne sütünün içeriğinin demir ve B12 vitamininden zengin olması, bizim dışardan ilaç şeklinde vermemize göre daha etkin olacaktır.

Mesela çocuk inek sütü yerine sadece badem, soya, yulaf vs sütü tükettiğinde yeterli kalsiyumu almış olur mu ya da gerekli kalsiyumu alması için ille de inek sütü, peyniri, yoğurdu mu tüketmesi gerekir?

Özellikle de kalsiyum konusu çok önemli. Bitki bazlı sütlerde kalsiyum yok denecek düzeyde. Kalsiyum beyin gelişimi, kemik sağlamlığı, büyüme hususunda çok gerekli. Kesinlikle hayvansal kaynaklara ihtiyaç var. Yumurta, balık, et ve süt ürünlerinin yerini hiçbir bitkisel kaynak alamaz.

Ancak süt ya da yoğurt ya da peynir konusunda üçünden biri arasında tercih yapılabilir. Çocukluk çağında 3 yaştan ergenlik dönemine kadar ortalama 600 mg/gün gibi kalsiyuma gereksinim duyulur. Ergenlikte bu ihtiyaç iki katına çıkar.  Yeterli kalsiyum alımı için günde 2-3 porsiyon süt ürünü tüketilmelidir. (Bir bardak süt ve yoğurtta 300 mg, bir kibrit kutusu peynirde 200 mg kalsiyum vardır)

Et tüketmeyen, doğumundan itibaren vegan beslenen çocuklarda ileriki yıllarda sağlık sorunları görülme riski daha mı fazla?

Her ne kadar vegan beslenmede kalp sağlığı üzerine olumlu etkilerden bahsedilse de yasaklı beslenme modellerinde besin eksikliklerinin sonuçları da korkunçtur. Potansiyel eksiklikler açısından denetleme ve eksikliklerin düzenli olarak takviye edilmesi her zaman uygulanamayacağı için özellikle kemik sağlığı ve beyin sağlığı üzerine olumsuz etkileri çok muhtemeldir. Ders başarısı ve sosyoentellektüel kapasitede kayıplar da yine maalesef olabilir.

Çocukların henüz kendi tercihlerini yapamayacak yaşlarda vegan ya da et yiyen diye ayrılması doğru mu?

Ben yanlış buluyorum. Klasik beslenme şekline üstün olduğu kanıtlanmamış ve yasaklardan oluşan bir beslenme biçimi,  özellikle çocukların yasaklara karşı çok direnç gösterip tam tersi davranışları göstermeye eğilimli olduklarını düşünürsek,  kişilik gelişimlerini de etkileyebilir.

Ergenlik döneminden sonra çocuk kendi isterse böyle bir tercih yapacaktır. Çocukluk döneminde yönlendirme yapmaktan kaçınılmalıdır.

Ebeveynlerinin beslenme şekli hem çocukluk döneminde hem de çocuk yetişkin olduğunda besin tercihleri üzerinde etkili olmaktadır. Bu açıdan da çocuk büyüyünce hayvansal ürünler tüketmeyi doğru bulsa bile, çocukluk döneminde ailede uygulanan vegan beslenme tutumundan dolayı, damak tadı gelişmemiş olmadığı için hayvansal gıdaları yiyemeyebilir.

Vegan beslenmede ihtiyaç duyduğunuz her şey Metro Türkiye’de!

Vegan beslenmede ihtiyaç duyduğunuz her şey Metro Türkiye’de!
Vegan beslenme tarzı, son yıllarda daha çok hayatımıza girmiş durumda. Metro Türkiye raflarında temel gıda maddelerinden hijyenik ürünlere, Türk mutfağının vazgeçilmezi olan ürünlerin vegan muadillerinden kahvaltılık seçeneklere kadar 300’e yakın ürün sunarak, vegan ve bitki bazlı beslenmeyi tercih edenlerin tüm ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamayı amaçlıyor.
Tüketiciler, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabilmek, doğal kaynakların aşırı tüketimini önlemek ve sürdürülebilir yarınlar için vegan beslenmeyi artık alternatif bir beslenme biçimi olarak ele alıyor. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması beklentisi nedeniyle sürdürülebilir protein kaynakları, mevcut ihtiyacı karşılamak adına iyi bir alternatif haline geliyor. Bitki bazlı proteinlerin üretiminde, hayvansal proteinlerin üretimine oranla daha az kaynak kullanılması bitki bazlı beslenmeye eğilimi artırırken çevresel hassasiyetler ve hayvan refahını koruma sebebiyle vegan yaşam biçimini tercih edenlerin sayısı da giderek artıyor. Bu doğrultuda veganlığın insanlığa, doğaya ve hayvanlara olan faydaları göz önüne alınarak 1994 yılından bu yana her yıl 1 Kasım günü, Dünya Vegan Günü olarak kutlanıyor.

Starbucks’tan Vegan beslenenlere özel lezzetler

Starbucks’tan Vegan beslenenlere özel lezzetler

Misafirlerinin ihtiyaç ve beklentilerine değer veren Starbucks, yiyecek menüsünü bitkisel beslenmeyi tercih edenleri de mutlu edecek lezzetlerle genişletiyor.

Vegan tüketimine uygun olarak hazırlanan yeni menüsü; Kare ciabatta sandviç ekmeği içerisinde vegan peynirli, soslu vegan şinitzel’den oluşan Çıtır Pane Ciabatta, Dikdörtgen ciabatta sandviç ekmeği içerisinde soslu vegan mini köftelerin yer aldığı Mini Sebze Köfte Ciabatta, Ve Kare foccacia sandviç ekmeği içerisinde 3 çeşit vegan peynir’den oluşan 3 Lezzetli Focaccia’dan oluşuyor.

Healthyish’den kışa özel menü

Healthyish’den kışa özel menü

Bebek’in kalbinde yer alan ve incelikle dekore edilen mekanda misafirler, hem sağlıklı hem de lezzetli yiyecek ve içeceklerin yanı sıra dünya mutfağının klasik lezzetleri de şef Bora Günebak’ın yenilikçi mutfak anlayışı ile tadabilecekler.

Healthyish; yenilenen kış menüsüyle hem göze hem de damak zevkine hitap ediyor. Vitamin ve protein deposu doyurucu smoothielerden, leziz lime soslu somon ızgaraya, taze meyve ve açai tozu ile besin değerleri zenginleştirilen kaselerden 3 Peynirli Gnocchi’ye kadar dünya mutfağından birçok lezzet bulmak mümkün.

Menü planlamasında özel misafirlerinin hassasiyetlerini de göz önünde bulunduran Healthyish Cafe, glüten içermeyen özel yapım ekmekleri, vegan, raw ve işlenmiş şeker içermeyen ürünleri ile de tüm misafirlerinin beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Menüde değişmeyen vegan burger, tatlı ve atıştırmalıklara ek olarak kış menüsünde kestaneli ve istiridye mantarlı vegan pizzayı tadabileceksiniz.

Adres: Bebek mah. Cevdetpaşa Cad. Sağlık apt. No:24 B 34342 Beşiktaş/İstanbul