Yazılar

Anıl Bayraktar “Bedenimden De Ağır”

Anıl Bayraktar “Bedenimden De Ağır”

Anıl Bayraktar dördüncü single’ı “Bedenimden De Ağır” ile yaklaşık bir yıllık suskunluğuna son veriyor. “Bedenimden de Ağır” 11 Kasım’da Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanıyor.

Sözü ve müziği Bayraktar’a ait olan şarkının düzenlemesinde ise Çağahan Öztürk ve Mete Han Tokuşoğlu imzası bulunuyor. Indie müzik alanında kendine bir yer oluşturmaya başlayan Bayraktar yeni şarkısında şehir hayatının ve ilişkilerinin kaosu üzerine tespitlerde bulunuyor.

 

 

Kezzo, Eypio “Can’t Touch This”

Kezzo, Eypio “Can’t Touch This”

Son dönemde hız kesmeden çalışmalarına devam eden Kezzo, bu kez bir featuring ile karşımıza çıkıyor.

Eypio’nun eşlik ettiği “Can’t Touch This”, eleştirel sözleriyle de dinleyici düşünmeye sevk ediyor. Beatlerinde Kezzo’nun imzası olan “Can’t Touch This” hareketli altyapısı ile eğlenceli ve dinamik bir hava yaratıyor. Güncel soundun etnik melodilerle harmanlandığı teklide kullanılan klarnet soloları Balkan coğrafyasının coşkulu ezgilerini parçaya taşıyor. Single çalışmasını ‘’Ülkenin müzik endüstrisini mizahi bir şekilde anlatan eğlenceli bir şarkı.’’, olarak tanımlayan Kezzo’nun sözlerinde tiye alan bir yaklaşımın yanında flowları da oldukça dikkat çekiyor. “Can’t Touch This”   DMC etiketi ile tüm dijital platformlarda yayında!

Stüdyodan sahneye

Stüdyodan sahneye

Yaz aylarındaki yoğun konser maratonunun ardından yeni şarkı kayıtları için stüdyoya kapanan başarılı sanatçı Betül Demir, yaklaşık iki aylık bir aranın ardından yeniden İstanbullu hayranlarının karşısına çıktı.

Rezervasyonları saatler öncesinden tükenen mekanda kapalı gişe bir performansa imza atan Betül Demir, kendisini dinlemeye gelen misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı.

”Stüdyodan çıktığımda muhteşem bir trafik vardı. Yaklaşık yarım saat aracımın gelmesini bekledikten sonra sıkılıp yürümeye karar verdim. İnanır mısınız uzun ince bir yolda 4 kilometreye yakın koşar adım yürümüşüm. Sahneye zor yetiştim desem yeridir. Yani anlayacağınız bu gece karşınıza ekstra bir idman yapmış oldum.” sözleri ile herkesi tebessüm ettiren başarılı sanatçı, İstanbul’un trafiğinin dünyanın en çözümsüz problemlerinden biri olduğunu yaşayarak anladığını söyledi.

Tan Taşçı rekorunu egale edecek

Tan Taşçı rekorunu egale edecek

Tan Taşçı, Bayhan Prodüksiyon organizasyonuyla bu yıl Mayıs ayında başlayan 2022 yaz turnesinin İstanbul ayağında dün gece 17. kez Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava sahnesindeydi.

Sanatçı geçen yıl 16 konserle kırdığı kendi Harbiye rekorunu bu yıl 19 konserle egale edecek. Taşçı, 3-4-6-7-9 Kasım performansları ile Harbiye tarihinde yaz konserlerini Kasım ayına taşımayı başaran “Kasım ateşini yaktık. Üşümeyin yeter.”

Konserlerinin açılışını “Zor İşimiz Zor” ile yapan Tan Taşçı, “Kasım konserlerini bekliyorum demiştim, o günlere geldik. Kasım ateşini yaktık, siz üşümeyin yeter.” diyerek kendi şarkıları ile hit olmuş coverlarından oluşan repertuarı ve alev alev sahnesiyle Harbiye’de unutulmaz Kasım gecelerine imza atmaya devam ediyor.

Pelin Alios “Bırak Kendini Suya”

Pelin Alios “Bırak Kendini Suya”

Müzik yolculuğunda attığı adımları ve içinden geçtiği duyguları şarkılarıyla ele alan Pelin Alios, ‘İçimdeki Çocuk’ şarkısının ardından yalnızlık duygusuna teslimiyetini işlediği ‘Bırak Kendini Suya’yı Garaj Müzik etiketiyle yayınladı.

Söz ve müziği Pelin Alios’a ait olan Bırak Kendini Suya’nın aranjesi Çağatay Azad, vokal kayıt ve editi Kaan Arslan’a, mix-masteringi Ufuk Kevser’e ait.  Yönetmen koltuğunda Derya Mansur’un yer aldığı klibin oyuncuları, dans terapistiyle çalışarak hepimizin hayatta ve ilişkilerde yaşadığı yalnızlık duygusunu ekrana taşıdı. İki ayrı gün ve iki ayrı mekanda çekilen klibin başrollerinde Elçin Biçer ve Can Cecikoğlu oynuyor.

Wyndham Grand İzmir Özdilek’te kendinizi şımartın

Wyndham Grand İzmir Özdilek’te kendinizi şımartın

Yılın ilk ara tatiline özel konaklama fırsatlarıyla tatilini İzmir’de geçirecek olan ziyaretçiler için Wyndham Grand İzmir Özdilek, doğayla iç içe ayrıcalıklı konumu eşliğinde huzurlu bir tatilin adresi oluyor.

Konforlu bir tatilden daha fazlası…

Wyndham Grand İzmir Özdilek’in misafirleri, tatil boyunca otelin içinde bulunan Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal & Wellness Center’da; kapalı havuz, termal havuz, jakuzi, Türk hamamı, sauna, buhar odası ve fitness center’ı kullanabiliyor. Ebeveynler masaj veya bakım hizmetlerinden faydalanırken çocuklar ve gençler deniz kıyısında ve kent ormanında ücretsiz sunulan bisikletlerle keyifli anlar yaşayabiliyor. Misafirler, Carême Restaurant’da canlı piyano müziği ve eşsiz deniz manzarasının keyfini sürerken seçkin lezzetlerin tadına varabiliyor. Sağlık dolu bir gün için de otelin termal havuzu ve masaj terapileri sizi yeniden doğmuş gibi hissettirecek.

Bilgi için: +90 232 292 13 00

Nasıl Derler Bilirsin “Dönemem Artık Eve”

Nasıl Derler Bilirsin “Dönemem Artık Eve”

Dinleyici kitlesini her geçen gün büyüten alternatif müziğin sevilen gruplarından Nasıl Derler Bilirsin, yeni şarkısı “Dönemem Artık Eve” ile dinleyiciyle buluştu.

Sony Music etiketiyle yayınlanan şarkının sözü ve bestesi Alper Altıntaş, düzenlemesi Nasıl Derler Bilirsin imzası taşıyor. FadeOut Studios’ta Kerem Çakıroğlu prodüktörlüğünde kaydedilen şarkı, yine harika bir hikayenin kahramanı olmaya davet ediyor dinleyiciyi. İnsanların başarı içgüdüsünü aşk teması üzerinden anlatan Nasıl Derler Bilirsin, şarkının enerjisi ile de dinleyeni harekete geçirecek.

“Dönemem Artık Eve”  tüm platformlarda yayında, Alper Altıntaş tarafından hazırlanan lyric videosu da Sony Music Türkiye youtube kanalında yayında.

Bel fıtığı artık gençlerin de sorunu!

Bel fıtığı artık gençlerin de sorunu!

Bel ağrıları toplumumuzda her 10 kişiden 8’inin hayatında en az bir kez yaşadığı ciddi sağlık sorunları arasında yer alıyor. Her ağrı ‘fıtık’ anlamına gelmiyor, ancak bel ağrılarının sık nedenlerinden biri, omurlar arasındaki disklerde fıtıklaşma oluyor. Yaşam kalitesini oldukça düşürebilen bel fıtığı genellikle 30-50 yaş aralığında görülse de, günümüzde gelişen teknoloji nedeniyle daha durağan bir yaşam sürülmesi ve obezite sorununun giderek yaygınlaşması, bu hastalığın artık 20’li yaşlardaki gençlerin de sorunu haline gelmesine neden oluyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, bel fıtığında erken tanı ile tedavinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ancak toplumda doğru sanılan bazı hatalı bilgiler ve bu doğrultuda hareket edilmesi zaman kaybına neden oluyor, bunun sonucunda tedaviden etkin sonuç alınmasını önleyebiliyor. Daha kötüsü kas gücünde azalma, ilerleyen zamanda ise felç gibi ciddi sorunlara bile neden olabiliyor. Dolayısıyla bel fıtığıyla  ilgili doğru bilgi sahibi olmak ve bu doğrultuda korunma yöntemlerini uygulamak, fıtık sorunu başlamışsa gerekli tedavi planı için hekime ulaşmak büyük önem taşıyor” diyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, bel fıtığı hakkında toplumda doğru sanılan 9 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Dergi

Dr. Murat Hamit Aytar

Yerde yatmak bel ağrısına iyi gelir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, belimizi korumak, destek almak ve dinlendirmek için yerde yatmak doğru değil. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “Omurganın hafif şeklini alan ama çökmeyen orta sertlikteki yataklar, yani tam ortopedik veya yoğun içerikli visco grubu yataklar en ideal yatak olarak görülüyor” diyerek şöyle devam ediyor: “Çok sert veya çok yumuşak yataklar uygun olmayıp, yerde yatmak kötü bir tecrübedir. Sizi belde tutukluk ve daha çok ağrı ile kalkar hale getirecektir.”

Sürekli korse-kuşak takmak bele faydalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sert veya yumuşak korsenin akut ağrıların olduğu erken dönemde, 1-2 hafta gibi kısa süreyle kullanımı fayda sağlıyor. “Korse beli destekliyor, ters hareketlerden kısmen de olsa koruyor, sıcak tutuyor, soruna karşı farkındalık da yaratıyor” bilgisini veren Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, ancak uzun süre düzenli kullanımın merkez bölge kaslarında tembelliğe ve güçten düşüşe yol açarak asıl istenen amacın tam tersine etki yapacağı uyarısında bulunuyor.

Bel fıtığının tek tedavisi ameliyattır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, tedavi planlamasında ilk seçenek konservatif, yani ameliyat dışı tedaviler oluyor. Sorunlu disk konservatif tedavi yöntemleriyle tamamen eski sağlıklı haline dönmese de hasta bu tedavilerle ömür boyu ağrısız bir yaşam sürebiliyor. İstirahat, korse, ilaç tedavisi ile başlanıp gereğinde fizik tedavi programları, bele lokal enjeksiyon tedavileri de uygulanıyor. Bel fıtığı sorunlarının yüzde 90’ında konservatif tedaviden oldukça başarılı sonuçlar alındığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, ”Ameliyat diğer tedavilerden fayda görmeyen ve artan şikayetleri olan hastaların son ama en etkin tedavi seçeneği olmakla birlikte çok şiddetli, tedaviye cevap vermeyen ve bacaklara yayılan ağrılar, nörolojik muayenede kayıplar ile idrar tutamama veya kaçırma gibi durumlarda ise ilk tedavi seçeneği haline geliyor” diye konuşuyor.

Ameliyat dışı yöntemler fıtığı kalıcı olarak iyileştirir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel kemikleri arasındaki disklerde, eklemlerde ve kemik yüzeylerinde oluşan yıpranmalar uzun zamana yayılabilen ciddi süreçler olup, tamamen eski hallerine dönmüyorlar. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “İstirahat, ilaç ve korse gibi ameliyat dışındaki tedavilerle bu bölgeler daha iyi, yük kaldırır, sorun yaratmaz ve şikâyete neden olmaz hale geliyorlar. Özellikle sinir dokulara olan basılar azalıyor veya kayboluyor, bu sayede ciddi rahatlama sağlanıyor” bilgisini veren Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “Ancak ameliyat sorun yaratan dokuları ortadan net olarak kaldıran yöntem iken konservatif tedaviler ılımlı, kısmi fayda ile kesin çözüm sunmayıp omurganın iyileşmesine katkı sağlıyorlar” diyor.

Sülük, hacamat, kupa çekme gibi yöntemler etkili tedavi yöntemleridir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sülük, hacamat ve kupa çekme gibi yöntemler ciddi bir tedavi seçeneği olmayıp belin kendi kendini iyileştirme mekanizmalarına kısmen hizmet eden, bir nevi basit konservatif teknikler arasında yer alıyor. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “Bel fıtığı deriden çok derinde, birçok anatomik koruyucu yapıyla örtülü ve omurlar arasındaki disklerde gelişiyor. Dolayısıyla bu tür cilt ve cilt atını etkileyebilecek yöntemlerin o derinliğe ulaşıp tedavi sağlaması beklenmemelidir” diyor.

Ameliyat bel fıtığını kalıcı olarak iyileştirir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yine yaygın inanışın aksine ameliyat bel fıtığını kalıcı olarak iyileştirmiyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar,  ameliyatın en etkili, en hızlı ve faydanın en net sağlandığı tedavi yöntemi olsa da bel fıtığında kalıcı iyileşme sağlamadığına işaret ederek,  “Ameliyat yırtılmış, patlamış ve sinir dokuları ezip bası yaratan disk parçalarının ortadan kalkmasına, sinirleri daraltan kanal yapılarının genişletilerek rahatlatılmasına net fayda sağlıyor. Ancak dejenere bozuk disk eklem yapı yine yerinde kalıyor ve bu nedenle koruma, kilo kontrolü, egzersiz gerekirse fizik tedavi – rehabilitasyon yöntemleri kalıcı, uzun dönem fayda için elzemdir. Dolayısıyla ameliyat fıtık sorunuyla mücadelede ilk raundu bize hızla kazandırıyor ama net kalıcı fayda için tüm koruma ve tedavilerin de yapılması büyük önem taşıyor” diye konuşuyor.

Pause Dergi

 Bel fıtığı ameliyat sonrası hep nüks eder. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı ameliyatlarında başarı oranı yüzde 90’lar gibi çok yüksek oranda görülüyor. Tekrarlama ihtimali ise ameliyatın yeterliliğine (örneğin; bel kayması da var ise sadece fıtık temizlemekle ilgili ameliyat yeterli olmayabiliyor), omurga yapısına ve disk, eklem, bağ ile kas dokularının yeterliliğine ve kişinin kendini koruma kapasitesine göre değişmekle birlikte, bu risk yüzde 5-10 gibi düşük bir oranda seyrediyor. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “Tabi ki doğru hastada doğru seçilmiş ameliyat yöntemi çok önemlidir. Mikroskop eşliğinde yapılan mikrodiskektomi ameliyatı ya da endoskopik diskektomi, yani kapalı kamera sistemiyle girilerek gerçekleştirilen ameliyatlarda işlemler çok küçük bir alanda gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla eklem, kemik, kas dokuları ve disk kapsülü gibi sağlıklı yapılarda minimum hasar oluşturup, güvenle uygulanıyor” diyor. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, belimize yapılan ameliyat ne kadar minimal invaziv, bir başka deyişle sağlıklı dokulara en az zarar verecek, en kontrollü yöntem ise toparlama ve iyileşme süresinin de o kadar kısa sürede gerçekleşeceğini belirterek, “Hastaların fazla kiloları varsa bu yükten kurtulmaları ve zamanı geldiğinde uygun egzersizlerle güçlü bir omurga sağlamaları bel fıtığı nüksünü minimum seviyelere indiriyor, hatta hastaların büyük çoğunluğunda hiç tekrarlamıyor” diyor.

 Bel fıtığı genetiktir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı genetik bir hastalık değildir. Ancak omurganızın yapısı, disk kalitesi, eklem yapılarınızın gücü, bağ doku çatınız ve vücut kitle indeksiniz genetik olabilir. “Bunlar bele ait sorunları kolaylaştıran faktörler olarak genetik yatkınlık nedeni olabilirler” diyen Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bel fıtığı sorunu ise multifaktöriyeldir, yani genetik ve sonradan çevresel birçok etkenden neden alır. Ailenizde bel ile omurga sorunları sık görülüyorsa bu daha dikkatli olmanız ve koruma önerilere uymanızın daha da önemli olduğu anlamına gelir.”

Bel fıtığı ameliyatları cinsel fonksiyon kaybı yapar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sanılanın aksine ameliyat değil, asıl omurilik kanalına ciddi bası etkisi yapan fıtık sorunları cinsel fonksiyon kusurları ve idrar kaçırma gibi sorunlara yol açıyor. Dr. Öğretim Üyesi Murat Hamit Aytar, “Tabi ki hatalı ameliyat sinir yapılarına zarar verirse böyle bir risk oluşur ama bu cerrahi tedavinin normal seyri değil, olması asla istenmeyen ve beklenmeyen bir komplikasyon olarak karşımıza çıkabilir” diyor.

Mavi “deniyorum, ama”

Mavi “deniyorum, ama”

Mavi’nin yeni şarkısı “deniyorum, ama” Universal Music Türkiye etiketiyle bugün yayımlandı. Türkçe hip-hop sahnesinde yaptığı çıkışlarla isminden sıkça söz ettiren Mavi’nin yeni şarkısı, akustik gitar eşlikli dingin müziği ve etkileyici sözleriyle yetenekli sanatçının türler arasındaki başarısını kanıtlar nitelikte bir çalışma olarak dinleyiciyle buluşuyor.

Sözleri ve müziği Mavi imzası taşıyan “deniyorum, ama”nın prodüktörlük görevini ise Oğul Avcı üstleniyor.

Konuya Fransız “EYVALLAH”

Konuya Fransız “EYVALLAH”

“Buz Sarkıtı” ile dijital platformlarda alternatif gruplar arasında yükseliş geçen ve “Hallice Halim” ile kitlesini oluşturan Konuya Fransız yeni teklileri “EYVALLAH” ile dinleyicisi ile buluşmaya hazırlanıyor. Elektronik altyapı ile rock soundunun birleştiği şarkının sözleri ve bestesinde de grup üyelerinin imzası var. Şarkının sürpriz olarak bir de Hakan Kurşun tarafından dinleme deneyimini arttıran Dolby Atmos versiyonu da hazırlandı. “EYVALLAH”ın aranjesi Konuya Fransız ve Emre Malikler tarafından yapıldı, mix ve mastering’i ise Emre Malikler’e emanet.