Yazılar

Reyhan Karaca “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım”

 Türk pop müziğinin güçlü kadın seslerinden Reyhan Karaca, yıllardır sahnede ve stüdyoda kendine özgü yorumuyla iz bırakıyor. Duygularını olduğu gibi aktaran, sahiciliğiyle dinleyicinin kalbine dokunan Karaca, yeni albümüyle müzik yolculuğuna içten bir sayfa daha ekliyor. “Ağla Gönlüm” şarkısıyla kırgınlık, kabulleniş ve içsel vedalaşmayı anlatan sanatçı, kariyerinde kadın olmanın getirdiği zorluklara rağmen kendi sesini duyurmayı başarmış, özgünlüğüyle pop müziğin en özel isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Reyhan Karaca

Yeni albümünüzün hazırlık süreci nasıl geçti, sizi en çok hangi duygu yönlendirdi? 

“Ağla Gönlüm” aslında bir şarkıdan fazlası… benim içimde uzun zamandır susturduğum bir duygunun dışarı çıkma hali. Bu süreçte kendime şunu sordum: “Gerçekten ne hissediyorum?”

Cevap çok netti: Kırgınlık, kabulleniş ve biraz da içsel bir vedalaşma…

Bu şarkıyı söylerken hiçbir şeyi süslemedim. Çünkü bazı duygular vardır ya olduğu gibi anlatırsın ya da hiç anlatamazsın. “Ağla Gönlüm” tam olarak öyle bir şarkı benim için…

Albümdeki şarkılarınızda hangi temaları öne çıkarmak istediniz? 

“Ağla Gönlüm”le birlikte aslında şunu anlatmak istedim: Güçlü olmak, her zaman dimdik durmak değildir. Bazen en büyük güç, içindeki kırıklığı kabul etmektir.

Bu şarkıda aşk var ama acının içinden geçen bir aşk… Gurur var ama sessiz bir gurur… Ve en önemlisi, insanın kendiyle yüzleşmesi var.

Çünkü insan en çok, sustuğu yerde yoruluyor. Ben bu şarkıda o suskunluğu konuşturdum.

Reyhan Karaca

Bugünün müzik dünyasında kadın sanatçıların sesini duyurması sizce nasıl bir yol izliyor? 

Eskiden kapılar daha kapalıydı, şimdi anahtarlar çoğaldı ama rekabet de çok büyüdü. Kadın sanatçılar artık daha görünür ama aynı zamanda daha çok sınanıyor. Yine de sesini gerçekten bilen bir kadın, eninde sonunda duyuluyor.

90’lardan bugüne pop müzikte kadın sanatçı olarak yol almak nasıl bir deneyim oldu? 

Çok şey gördüm, çok şey öğrendim. 90’lar daha saf ama daha zor bir dönemdi. Şimdi her şey daha hızlı ama daha yüzeysel. Ben o iki dünyanın arasında kalmadım, ikisini de içimde özümsedim.

Erkek sanatçıların daha çok ön planda olduğu bir piyasada, kendi sesinizi duyurmak için hangi yolları denediniz? 

Hiç kimsenin gölgesinde durmamayı seçtim. Kendi hikâyemi anlattım, kendi duygumla söyledim. Çünkü taklit edilen değil, hissedilen kalıyor.

Kariyerinizde sizi en çok zorlayan dönem hangisiydi, nasıl aştınız? 

Sessiz kaldığım dönemler… İnsan unutulduğunu sanıyor ama aslında kendini yeniden kuruyor. Ben o dönemlerde müziğe değil, kendime yatırım yaptım. Sonra zaten her şey yerine oturdu.

Reyhan Karaca

Pop müzikte kadın sanatçı olmanın en büyük avantajı ve dezavantajı sizce nedir? 

Avantajı şu: Duyguyu çok derin anlatabiliyoruz. Dezavantajı ise sürekli görünüş üzerinden değerlendiriliyor olmak. Ses ikinci plana atılabiliyor bazen.

Güzellik, kıyafet, sahne imajı gibi konularda kadınların erkeklere göre daha fazla baskı altında olduğunu düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle. Kadın sahneye çıkınca önce nasıl göründüğüne bakılıyor. Erkek sahneye çıkınca ne söylediğine. Bu çok net bir fark. Bu yüzden de hep kendimi yeniledim ve hâlâ yeni çıkmış bir şarkıcı gibi heyecanla yenilikleri takip ediyorum.

Bu baskılarla başa çıkmak için kendi yöntemleriniz neler? 

Kendime şunu söyledim: “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım.” O noktadan sonra hiçbir yorum insanı yıkamıyor.

Kadın sanatçı olarak sahnede kendinizi ifade ederken en özgür hissettiğiniz an hangisi oldu? 

Şarkının içinde kaybolduğum an… O an ne kamera var ne seyirci ne de yargı. Sadece ben ve müzik kalıyoruz.

Günlük hayatınızda müziğin dışında sizi en çok besleyen şey nedir? 

Yalnız kalabilmek… Sessizlik benim en büyük ilhamım. Bir de hayata dışarıdan bakabilmek.

Reyhan Karaca

Kadın sanatçı olarak toplumdan aldığınız destek ve eleştiriler arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? 

Destek motive eder, eleştiri büyütür. Ama ikisini de dozunda almak gerekiyor. Çünkü ikisi de insanı yanlış yere götürebilir.

Genç kadın müzisyenlere en önemli tavsiyeniz ne olurdu? 

Kimseye benzemeye çalışmasınlar. Çünkü en güçlü şey, insanın kendi sesidir.

Yeni albüm sonrası müzik yolculuğunuzda hangi projeler sizi heyecanlandırıyor? 

Daha sahici, daha çıplak işler yapmak istiyorum. Belki akustik projeler, belki sürpriz iş birlikleri… Ama hepsinde tek şartım var: Gerçek olması. Daha çok şarkı üretip daha fazla kitlelere ulaşmak istiyorum.

Dijital çağda kadın sanatçıların kendilerini ifade etme imkânları sizce nasıl değişti? 

Artık kimseye ihtiyaç duymadan sesini duyurabiliyorsun. Ama bu sefer de gürültünün içinden sıyrılman gerekiyor. Yani özgürlük arttı ama mücadele şekil değiştirdi.

Hayalinizdeki sahne veya iş birliği nedir? 

Aslında benim için hayal artık büyük sahnelerden çok, doğru duyguyu paylaşabildiğim anlar…

Uzun zamandır içimde olan bir şey var: Genç meslektaşlarımla bir araya gelip birlikte üretmek. Onların enerjisiyle benim birikimimin buluştuğu, samimi ve sahici projeler yapmak istiyorum.

Bir de yıllardır ertelediğim bir şey… o düet meselesi.

Doğru zamanı, doğru sesi bekledim hep. Artık hissediyorum, o zamanı geldi. İçime sinen, gerçekten kalpten bir düet yapmak ve onu hayata geçirmek istiyorum. Çünkü bazen iki ses, tek başına anlatamadığını çok daha derin anlatabiliyor.

Reyhan Karaca

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #YeniAlbüm #PopMüzik #KadınSanatçılar #MüzikRöportaj #PauseDergi #TürkMüziği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş

Oyunculuk özgüvenini, duruşunu ve hayatını değiştirdi

Genç yaşına rağmen sahne ve kamera önünde güçlü bir duruş sergileyen Ayşe Sena Tiroğlu, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürmüş bir isim. Aynanın karşısında roller biçip oynayan küçük bir kızdan, bugün tiyatro ve dizi dünyasında kendini kanıtlayan bir oyuncuya dönüşen Tiroğlu, hem samimi hem de kararlı tavrıyla dikkat çekiyor. Oyunculuk serüvenini, sektördeki zorlukları ve gelecek hayallerini bizimle paylaştı.

Röportaj: Eyüp Sağsalim

Ayşe Sena Tiroğlu

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı, sizi bu yola yönlendiren ilk kıvılcım neydi?

6 yaşımdan beri hep oyuncu olmak istiyordum. Tiyatro ve drama kurslarına gittim, annem de destek oldu; setlere, tiyatroya götürüyordu. Hayalimden hiç vazgeçmedim. Herkes doktor, mühendis olmak isterken ben oyuncu olacağım diyordum. Aynanın karşısında kendime roller biçip oynuyordum. Sonra konservatuarı kazandım, okulu bitirdikten sonra bir süre çocuklara amatörce drama eğitimi verdim. Ardından profesyonel anlamda tiyatro ve kamera önü devam etti.

Genç yaşta dizi ve film sektöründe yer almak nasıl bir deneyim, sizi en çok hangi yönüyle etkiliyor?

Keyifli ama zor bir süreç. Normalde içime kapanık biriydim, oyunculuk beni çok değiştirdi. Özgüvenimi, duruşumu, diksiyonumu geliştirdi; içimden başka bir ben çıkardı.

Bugüne kadar oynadığınız roller arasında sizi en çok zorlayan ya da dönüştüren hangisiydi?

Bütün rollerimi severek oynadım. Zorluk yaşamadım ama tiyatrodan kamera önüne geçtiğim dönemde bazı sıkıntılarım oldu.

Ayşe Sena Tiroğlu

Kamera önünde kendinizi ifade ederken en çok hangi duyguyu yansıtmayı seviyorsunuz?

Ben özümde neşeli ve hayat dolu biriyim. Eğlendirirken, güldürürken düşündürmeyi seviyorum. Ama dram rolleri geldiğinde karakterimin dışına çıkmak beni mutlu ediyor.

Set ortamında sizi en çok motive eden şey nedir?

Küçük bir rol bile olsa, oradan güzel bir karakter çıkarıp başardığımı hissetmek.

Kariyerinizde örnek aldığınız, hayranlık duyduğunuz oyuncular var mı?

Kesinlikle Gonca Vuslateri. Bana göre karakter oyuncusu; bütün rollerinde duyguyu en iyi şekilde yansıtıyor.

Ayşe Sena Tiroğlu

Oyunculuk dışında hayatınızda sizi besleyen hobiler veya ilgi alanları neler?

Dans etmeyi, yüzmeyi, yoga yapmayı ve tiyatro izlemeyi çok seviyorum.

Genç bir oyuncu olarak sektörde karşılaştığınız zorluklar neler ve bunlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

Bu sektörde ne kadar yetenekli olursanız olun kendinizi kabul ettirmenin zorluğunu yaşıyorsunuz. Ben çocukluk hayalimi kaybetmek istemediğim için savaşmaya devam edeceğim.

Gelecekte hangi tür projelerde yer almak, hangi karakterleri canlandırmak isterdiniz?

Tarihimizde yer almış önemli kadın kahramanları oynamak isterim. Ekranda güzellik algısını kırıp karakter oyuncusu olarak devam etmek hayalim.

Hayranlarınıza ve sizi takip eden gençlere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Her mesleğin zorluğu vardır ama oyunculukta sabır ve sevgi olmazsa sürdürülmüyor. Ne olursa olsun hayallerinizden vazgeçmeyin.

#AyşeSenaTiroğlu #GençOyuncu #OyunculukHayali #TiyatrodanEkrana #HayallerindenVazgeçme #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mehmet Erdem’den Yeni Yorum: “Aldatıldık”

Türk müziğinin unutulmaz eserlerini yeniden yorumladığı serisine devam eden Mehmet Erdem, Sezen Aksu imzalı “Aldatıldık” şarkısını günümüz sounduyla yeniden seslendirdi. Bayhan Müzik etiketiyle 27 Mart’ta tüm dijital platformlarda yayınlanan eser, sanatçının karakteristik vokali ve yalın akustik düzenlemesiyle dikkat çekiyor.

Aldatıldık” Dijital Platformlarda Yayında

90’ların en güçlü şarkılarından biri olan “Aldatıldık”, Alper Atakan’ın düzenlemesiyle modern bir atmosfer kazanırken, eserin ruhuna sadık kalındı. Mehmet Erdem’in klasiklere getirdiği rafine yorum serisi, Nisan ayında sürpriz bir şarkıyla devam edecek.

#MehmetErdem #Aldatıldık #SezenAksu #BayhanMüzik #YeniTekli #TürkMüziği #KlasiklereModernDokunuş #MüzikYeniden #DijitalPlatformlarda #AlperAtakan #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Fuat Çağdaş Kimdir?

Medya dünyasında yükselen bir girişimci 

Fuat Çağdaş, Türkiye’de dijital medya yatırımlarıyla adından söz ettiren bir isim. 2017 yılında İnter Medya İletişim Hizmetleri çatısı altında yayın hayatına başlayan Pause Dergi ile sektöre güçlü bir giriş yaptı. Ardından yeme-içme ve turizm odaklı haber portallarıyla dijital medyanın nabzını tutmaya devam etti.

Yeni yatırımlar, yeni markalar 

Çağdaş, 2023 yılında iş dünyası ve politika ağırlıklı içerikleriyle öne çıkan Pause Journal’ı hayata geçirerek medya portföyünü genişletti. Bugün; Hanedancity, Pausedergi, Pausejournal, Pausesanat, Pausespor, Pausesaglik olmak üzere altı haber sitesi ve iki dijital dergi ile medya sektöründe emin adımlarla ilerliyor.

Dijitalde büyüme vizyonu 

Fuat Çağdaş, yalnızca yazılı içerikle sınırlı kalmayıp PauseTV YouTube kanalı ile görsel medyaya da yatırım yaptı. Çağdaş, “Dijitalde büyümeye devam edeceğiz” diyerek medya yatırımlarını geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koyuyor.

İş dünyasında güçlü bir figür 

Medyadaki deneyimlerini girişimcilik vizyonuyla birleştiren Çağdaş, dijital medya yatırımlarını çeşitlendirerek Türkiye’nin medya ekosisteminde kendine sağlam bir yer edindi. Onun hikâyesi, basit bir dergi girişiminden çok sektörler arası büyüyen bir medya dönüşümün örneği olarak dikkat çekiyor.

 

#FuatÇağdaş #PauseDergi #PauseJournal #PauseTV #MedyaYatırımı #DijitalMedya #İşDünyası #Girişimcilik #TürkiyeMedya #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Demet Akalın ve Gökhan Özen’den Yeniden “Korkak”

Türk pop müziğinin iki güçlü ismi Demet Akalın ve Gökhan Özen, yıllar sonra yeniden bir araya gelerek müzikseverlere sürpriz yaptı. İkilinin birlikte hazırladığı proje kapsamında yayınlanacak EP’nin ilk single’ı “Korkak”, Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Söz ve müziği Gökhan Özen’e ait olan şarkı, Demet Akalın’ın güçlü yorumuyla bambaşka bir ruh kazandı. Yenilenen düzenlemesiyle yeniden listelere giren “Korkak”, müzik dünyasında büyük heyecan uyandırdı.

Şarkının klibi, Rixos Tersane İstanbul’da çekildi. İkilinin performansını göz alıcı görsellikle buluşturan klip, parçanın duygusunu güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Pop müziğin hit makinesi Demet Akalın ile romantik şarkıların unutulmaz sesi Gökhan Özen’i aynı projede buluşturan bu özel çalışma, yaz sezonuna damga vuracak. Ardından gelecek yeni şarkılarla birlikte ikilinin bu birlikteliğinin müzik listelerinde güçlü bir etki yaratması bekleniyor.

#DemetAkalın #GökhanÖzen #Korkak #TürkPopMüziği #YeniSingle #SonyMusicTürkiye #MüzikMagazin #HitŞarkılar #YazSezonu #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Şarkıların En Saf Hali: “Romantik Akustik” Yayında

Üretken sanatçı Gökcan Sanlıman, yeni projesi “Romantik Akustik” ile müzikseverlere farklı bir deneyim sunuyor. Sanlıman’ın Eylül 2025’te yayımladığı “Nasıl Hayat?” albümünde yer alan parçaların akustik versiyonlarından oluşan bu özel seri, şarkıların en yalın ve en doğal hallerini bir araya getiriyor.

“Romantik Akustik”, şarkıların ilk ortaya çıktığı duyguyu koruyan sade ve samimi bir anlatım sunuyor. Piyano, gitar ve minimal düzenlemelerle şekillenen parçalar, sözlerin etkisini öne çıkarırken dinleyiciyi şarkıların özüne davet ediyor. Sanlıman’ın içten yorumuyla yeniden hayat bulan bu seri, müzikal sadeliğiyle dikkat çekiyor.

Sanatçı, bu projenin devamını getirmeyi planladığını belirterek, “Romantik Akustik” serisinin şarkıların en saf haliyle dinleyiciye ulaşmayı hedeflediğini ifade etti. Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle hazırlanan proje, tüm dijital platformlarda yayında.

#GökcanSanlıman #RomantikAkustik #NasılHayat #TürkMüziği #YeniProje #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #AkustikSeri #MüzikMagazin #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Cem Adrian’dan Yeni EP: “Yara”

Türk müziğinin en özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni enstrümantal EP’si “Yara” ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Sanatçının müzik ve kompozisyonunu tamamen kendi üstlendiği çalışma, müzikseverlerle yayınlandı

Toplam 6 parçadan oluşan EP’de yer alan tüm şarkıların mix ve mastering süreci de Cem Adrian tarafından gerçekleştirildi. Tamamen enstrümantal olarak hazırlanan “Yara”, sanatçının duygusal ve atmosferik müzik dünyasını yansıtan yeni bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Cem Adrian, bugüne kadar güçlü vokali ve sıra dışı müzikal yaklaşımıyla tanınırken, bu kez sözsüz bir anlatım tercih ederek müziğin saf duygularla buluştuğu bir deneyim sunuyor. “Yara”, sanatçının müzikal yolculuğunda farklı bir pencere açarken, dinleyicilere içsel bir keşif imkânı da sağlıyor.

#CemAdrian #YaraEP #YeniEP #EnstrümantalMüzik #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniÇalışma #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çağan Şengül ve Hande Mehan’dan Yeni Düet: “Anladım”

Alternatif sahnenin yükselen isimlerinden Çağan Şengül, milyonlarca dinlemeye ulaşan şarkıları ve sahnedeki güçlü performanslarıyla dikkat çekiyor. Sanatçı, bu kez Hande Mehan ile bir araya gelerek yeni düeti “Anladım”ı müzikseverlerle buluşturdu.

Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkı, ikilinin sahnedeki uyumunu ve duygulu yorumlarını stüdyo ortamına taşıyor. Söz ve müziği Çağan Şengül’e ait olan “Anladım”, ayrılık sonrası geriye kalan hislerle yüzleşmeyi ve kalabalıklar içindeki yalnızlık hissini sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.

Parçanın düzenlemesi Burak Bedirli imzası taşırken, yalın prodüksiyon iki sanatçının güçlü yorumunu ön plana çıkarıyor. “Anladım”, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi ve kısa sürede müzikseverlerin ilgisini çekmeye başladı.

Çağan Şengül ve Hande Mehan’ın bu iş birliği, alternatif pop sahnesinde yeni bir soluk olarak görülüyor. İkilinin sahnedeki uyumunu stüdyo kaydına taşıması, şarkının duygusal etkisini daha da artırıyor.

#ÇağanŞengül #HandeMehan #Anladım #YeniDüet #SonyMusicTürkiye #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Hayatın Tadı Elinde” Kampanyası Yeniden Ekranlarda

Türkiye’nin sevilen çikolata markası Tadelle, ikonik “Fiiller Kampanyası”nı yeniden hayata geçirerek tüketicileriyle kurduğu duygusal bağı güçlü bir reklam filmiyle pekiştiriyor. Günlük hayatta sık kullanılan fiilleri ambalajlarına taşıyan marka, yeni iletişim kampanyasında sevenlerine “Hayatın Tadı Elinde” mesajını veriyor.

Yeni reklam filmi, hayatın içinden samimi ve duygusal anları ekrana taşıyor. Özlem, sevgi, neşe ve şefkat gibi evrensel duygular; asker ile annesi arasındaki özlem dolu konuşmadan, sokakta kediyi okşayan genç kıza, gitar çalan bir delikanlıya ve okulda arkadaşlarıyla kahkahalarla vakit geçiren öğrencilere kadar sıcak hikâyelerle anlatılıyor.

Tadelle, lezzeti yalnızca tatla değil duygularla da buluşturan yaklaşımını bu filmle bir kez daha ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli prodüksiyon süreciyle hazırlanan üç farklı reklam filmi, güçlü görsel estetik ve duygusal hikâye anlatımıyla televizyon, radyo ve dijital platformlarda izleyiciyle buluşuyor.

Marka, “Hayatın Tadı Elinde” sloganıyla tüketicileri hayatın küçük anlarını fark etmeye, duygularını özgürce yaşamaya ve o anların tadını çıkarmaya davet ediyor.

Reklamveren:Tadelle

Reklamveren temsilcisi: Aslı Eren Şengezer, Gülçin Günlü, Gizem Eken, Beyza Yörük, Zeynep Begüm Ural

Reklam ajansı: Brothers & Sisters

Kreatif Grup Başkanı: Özge Günaydın

Kreatif ekip: Mehmet Cemre Özkan

Strateji: Fatih Akgül

Müşteri ilişkileri: Esra Demirbaş

 

#Tadelle #HayatınTadıElinde #ReklamFilmi #FiillerKampanyası #ÇikolataKeyfi #DuygularınDili #Markaİletişimi #ReklamHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

The Grand Tarabya’nın mutfağı Nilay Lale emanet

The Grand Tarabya Managed by Accor’un Executive Şef görevine Nilay Lale atandı.

Nilay Lale kimdir?

Nilay Lale, profesyonel kariyerine önce Fethiye ardından Ankara’da farklı restoran ve otellerde başladı.

Ardından Swissotel Ankara, JW Marriott Ankara ve Mandarin Oriental Bodrum’da görev alan Nilay, daha sonra Chefs & Jars Ankara’da Executive Şef olarak önemli çalışmalara imza attı. 2021 yılı itibarıyla KHAI Hotels bünyesinde Corporate Executive Şef olarak görev alan Nilay, Gault & Millau Türkiye tarafından 2024 ve 2025 yıllarında 1 Toque, 2026 yılında da 2 Toque ödülüne layık görüldü.

Muğla Üniversitesi Tarım Teknolojileri bölümünden mezun olan Nilay, yaklaşık 20 yıllık sektör tecrübesiyle, Şubat 2026 itibarıyla The Grand Tarabya Managed by Accor ekibine Executive Şef olarak katıldı. The Grand Tarabya Managed by Accor, Nilay Lale’nin ekibe katılmasıyla birlikte İstanbul’da Executive Chef’in kadın olduğu tek 5 yıldızlı lüks otel oldu.

 

#TheGrandTarabya #NilayLale #ExecutiveChef #AccorHotels #İstanbulGastronomi #KadınŞef #LüksOtel #FineDining #GastronomiHaber #MutfakSanatı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity