Baba-oğul reklam filminde

Baba-oğul reklam filminde

Kuruluş tarihinden bugüne gerçekleştirdiği marka yatırımları ile bilinen Türkiyenin ilk tonbalığı üreticisi Dardanel, yatırımlarına devam ediyor.

Yatırımlarını hız kesmeden devam ettiren marka, Türkiye’de “baba – oğul”  şirket sahiplerinin yer aldığı ilk reklam filmini yayınladı.

1991 yılından bugüne yayınladığı reklam filmleri ile reklam yatırımlarına ara vermeden devam eden markanın 2019 yılında çektiği son reklam filmi ise; Dardanel Kurucu Başkanı Niyazi Önen ve Dardanel CEO’su Mehmet Önen’in aynı filmde yer alması ile gerçekleşti.

Baba-oğul arasındaki boy farkının esprili bir dille ele alındığı reklam filmi, Türkiye’de “baba – oğul”  şirket sahiplerinin yer aldığı ilk reklam filmi olma özelliğini taşıyor.

Reklam filmi

https://www.youtube.com/watch?v=vqCRMYxYmM4

 

 

Aroma’dan sağlıklı içecek Sa-de

Aroma’dan sağlıklı içecek Sa-de

Türkiye’nin ilk meyve suyu markalarından Aroma, Türkiye’de bir ilke imza atarak Aroma Sa-de markası ile Yeni Nesil İçecek Kategorisini yaratıyor.

Şeker ilavesiz, tatlandırıcı, renklendirici ve katkı maddesi içermeyen yeni nesil sağlıklı içecek Aroma Sa-de, iyi yaşam yaklaşımını benimseyen, formda kalmayı seven, günlük sıvı alımına dikkat eden tüketicilerin beklentileriyle buluşuyor.

Her damak tadına uygun 3 farklı lezzeti bulunan Aroma Sa-de; Nane-Limon- Elma, Tarçın-Kuşburnu ve Zencefil-Limon çeşitleriyle, çevreye duyarlı karton Tetrapak ambalajlarda raflardaki yerini almaya başladı.

Aroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Atom Duruk;

Aroma, Aroma Sa-de ile Türkiye’de yeni bir kategori açıyor. Form ve sağlık alanına yönelik “Yeni Nesil İçecek” kategorisi, farklılaşan tüketici taleplerine yanıt veriyor.  Aroma Sa-de ile ilgili bilgi veren Aroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Atom Duruk “Aroma olarak, 1968 yılından bu yana sektörün öncü ve lider markası olarak birçok ilke imza attık. Bunların arasında Türkiye’nin ilk %100 meyve suyu ile yeni bir kategori yaratmamız, 1 lt. ve 200 ml cam şişede meyve suyu üretmemiz ve pazara ilk defa karışık vitaminli meyve suyu sunmamız bulunuyor. Şimdi de sektörü yepyeni bir kategoriyle tanıştırıyoruz” dedi. Mahmut Atom Duruk sözlerine şöyle devam etti “Tüketicilerin kendilerine dönük yatırımlarını Aroma Sa-de ile

destekliyoruz. Form ve sağlık segmentinde tüketicilerimize sunduğumuz Aroma Sa-de ürün grubumuzu genişleteceğimiz gibi, farklı faydalara hitap eden yeni ürünlerimizle, Aroma’nın bu alanındaki varlığını büyüteceğiz. Düşük kalorili, şeker ilavesiz, tatlandırıcı, koruyucu ve renklendirici içermeyen Aroma Sa-de, tüketicilerimize kendilerini iyi hissettirecek, içimi son derece keyifli bir ürün. Aroma Sa-de, global trendlerin yanı sıra, pazarın, pazarın büyüme trendlerinin, sağlık sektörü uzmanlarının görüşlerinin ve tüketici iç görülerinin bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıktı.”

Soğuk Çeşme sokak evleri otel oldu

Soğuk Çeşme sokak evleri otel oldu

Dorak Holding’in imzasını taşıyan proje ile Yeşil Ev ve Soğuk Çeşme Sokağı’ndakiler dahil toplam 17 konak; asıllarına uygun olarak restore edilen Sarnıç Fine Dining Restaurant ve tarihi Sarnıç SPA/Jakuzi; Sofia Garden Cafe ve Sofia Teras Restoran, Hagia Sofia Mansions-Curio Collection By Hiton çatısı altında hizmet vermeye başladı.

Projenin bölge turizmine büyük bir katkı sağlaması hedeflenirken; misafirlere de tarihin bir parçası olan konaklarda unutamayacakları bir konaklama deneyimi yaşatması bekleniyor.

Hilton’un konuklarına eşsiz bir deneyim yaşattığı Curio Collection otelleri yerel dokunun bir parçası olarak, şehrin ruhunu yansıtmasıyla ön plana çıkıyor. Bu nedenle farklı şehirlerdeki her bir Curio otelinin kendi kimliği bulunuyor.

Sultanların Evi’nde konaklama imkanı

İstanbul’da yerel ve büyüleyici deneyimler yaşamak isteyen gezginlere tarihin kalbinde, sultanların evinde konaklama imkanı sunan Hagia Sofia Mansions-Curio Collection by Hilton, Sultanahmet’in ikonik evlerinden Yeşil Ev ile Ayasofya ve Topkapı Sarayı’nın arasında yer alan tarihi Soğuk Çeşme Sokağı’ndaki Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini teşkil eden konaklarda, 78 odasıyla misafirlerini ağırlıyor. Dünya standartlarının üzerinde bir hizmet kalitesine sahip olan Hagia Sofia Mansions-Curio Collection by Hilton, eşsiz konumuyla konuklarına, Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı’na komşuluk etme imkânı da sunuyor.

Osmanlı saray geleneğini, misafirperverliğini, konukseverliğini devam ettirerek misafirleri o dönemin kıyafetleri ile karşılayan “Guest Ambassador- Misafir Elçileri de ilk defa “Hagia Sofia Mansions – Curio Collection by Hilton’un Soğuk Çeşme Sokağı’ndaki konaklarında görev alıyor. Otelin bünyesinde, Soğuk Çeşme Sokağı’nda bulunan Sofia Store’da, Hagia Sofia Mansions – Curio Collection by Hilton’da kullanılan birçok obje ve özel tasarım ürünler de satışa sunuluyor.

9 bin metrekarelik bir alanda, misafirlerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkaran Hagia Sofia Mansions-Curio Collection by Hilton, Sultan Ahmet Camii’ne 70 metre, Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı’na 50 metre, Kapalıçarşı’ya 600 metre mesafede yer alıyor.

Türkiye’nin En Beğenilenleri açıklandı

Türkiye’nin En Beğenilenleri açıklandı

 Türkiye Barometresi Yeni Yıl Özel Raporu…

Ipsos tarafından her yıl tekrarlanan Türkiye Barometresi Yeni yıl Özel Araştırması kapsamında Türkiye’nin en beğenilen TV Dizileri, Oyuncuları ve Televizyoncuları belirlendi.

  • 2019’un en beğenilen dizileri,
  • 2019’un’un en beğenİlen kadın dizi oyuncuları,
  • 2019’un en beğenilen erkek dizi oyuncuları
  • 2019’un en beğenilen tv programcısı

İstanbul, 31 Aralık 2019

Türkiye Barometresi Yeni yıl Özel Raporu araştırmasına göre; Türkiye’nin en beğendiği TV Dizisi «Çukur» (%9) olarak belirtilirken, bu diziyi «Mucize Doktor» (%8) dizisi takip etti.

Türkiye Barometresi Araştırmasına göre Türkiye’nin en beğendiği kadın dizi oyuncuları Kadın Dizisindeki rolü ile Özge Özpirinççi ve Mucize Doktor dizisinden Sinem Ünsal (%5) olurken en beğenilen erkek dizi oyuncusu ise Çukur dizisinde rol alan Aras Bulut İynemli (%6) oldu.

Türkiye’nin En Beğendiği Televizyoncu ise %18’lik bir oranla Acun Ilıcalı seçildi. Ilıcalı, aynı araştırmanın bir önceki yılında da yine Türkiye’nin en beğenilen televizyoncusu olarak belirtiliyordu.

 

Ipsos’un Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Sosyal Araştırmalar Hizmet Birimi Lideri Özlem Bora şu değerlendirmeleri iletti:  “Türkiye’de yerli dizi seyretme oranı %90’a yakın. Diğer bir deyişle hepimiz en az bir yerli dizi seyrediyoruz. Toplamda öne çıkan dizilere baktığımızda her türden dizileri görebiliyoruz. Çukur son 3 senenin favori dizisi olarak listenin başını çekiyor. Mucize doktor yeni bir dizi olmasına rağmen ve konu ve içerik olarak Çukur’dan çok farklı bir kulvarda olmasına rağmen onun kadar beğeniliyor. Ancak cinisyet bazlı beğeni değerlendirmesi yapıldığında resim farklılaşıyor.

Kadınların %92’si dizi seyrederken erkeklerde bu oran %78’e gerilemekte. Beğenilen diziler ise tür olarak oldukça farklı. Mucize doctor Kadınların gözdesi. Kadınlar empati kurabilecekleri, mağduriyetin olduğu  ve duygusal içeriklere daha yakın dururken,  Erkeklerde Çukur liste başı ve daha polisye ve aksiyon dizilerine eğilimin yüksek olduğunu görüyoruz. Ama Mucize doctor erkeklerin de ilk 5’inde.

Çukur başladığı ilk günden beri oldukça sadık bir izleyici kitlesine sahip ve karakterleri ile öne çıkan ve anılan bir dizi haline geldi. 2 senedir yayında olan bu dizi  özellikle erkekler ve  millenials kitlesi tarafından ilgiyle izleniyor. Dizide mahalle kavramı, dayanışma ve dışardan gelen tehditlere karşı birlikte durulması dizinin çekim noktalarının başında gelmekte.

Geçtiğimiz yıl kadınların başrolde olduğu dizilerin sayısında artış görmüştük. Bu yıl da en beğenilen kadın dizi oyuncularında Kadın, Avlu gibi dizilerin etkisi olduğunu görüyoruz.”

 

 

İlginç Yılbaşı gelenekleri

İlginç Yılbaşı gelenekleri

Yılbaşı kutlamaları dünyanın farklı bölgelerinde farklılık gösteriyor. Bu bir birinden ilginç yeni yıl kutlamalarının bazıları.

Maskeli baloyu andırıyor

İsviçre’de yeni yıl diğer ülkelere göre biraz daha farklı karşılanıyor. İsviçre halkı yılın son ve yeni yılın ilk gününü iyi ve kötü ruhları simgeleyen çeşitli kostümler giyerek kutluyor. Bu gelenek, İsviçre kültürünü diğer ülkelerden farklılaştırmayı başarıyor.

Şans getireceğine inanılıyor

Brezilya’da yeni yıla girildiğinde tüm halk beyaz elbiseler giyiyor. Beyaz elbiselerin kötü ruhları kovacağı düşünülüyor. Ayrıca Brezilyalılar, yeni yıla girerken toplamda 7 takla atıyorlar ve bu ritüelin 7 dilek hakkı kazandıracağına inanıyor.

Çiçeklerle dolup taşıyor

Çinliler yeni yıl kutlamalarına başlamadan önce evlerini temizliyor. Bu gelenek Çinlilere kötü ruhları kovacaklarını ve yeni yılda tertemiz bir sayfa açacaklarını düşündürtüyor. Ayrıca Çinliler yeni yılın şans ve bereket getirmesi için evlerine farklı çiçekler satın alıyor.

Altın paraları simgeliyor

Filipinler halkı da yeni yıla ilginç bir gelenekle merhaba diyen ülkeler arasında yer alıyor. Filipinler halkı yuvarlak cisimlerin altın paraları simgelediğine inanıyor ve bu yüzden yılbaşı sofralarını yuvarlak meyveler ile süslüyor. Yeni yılın ilk dakikalarında ise bu meyveler tüketiliyor. Bu geleneğin bolluk, bereket ve mutluluk getireceğine inanılıyor.

Adeta yarışıyorlar

İskoçların ilginç yeni yıl gelenekleri oldukça dikkat çekiyor. Saatler yeni yılın ilk dakikalarını gösterdiğinde İskoçlar en değer verdikleri insanların evine ilk ayak basan kişi olmak için adeta yarışıyor. Ayrıca İskoçlar, yeni yılın şans getirmesi için ilk ayak bastıkları evlere ekmek, tuz, para ve kömür gibi çeşitli hediyeler de götürüyor.

Bol bol kahkaha atıyorlar

Bir diğer ilginç yeni yıl geleneği de Japon kültüründe bulunuyor. Japonlar da yeni yıla nasıl girersen tüm yılın öyle geçeceğine inanan toplumlar arasında yer alıyor. Japonlar, yeni yılın kötü enerjiyi kovması, mutluluk ve iyi şans getirmesi için kapıların önüne ip asıyor, saat 00.00’ı gösterdiğinde ise yeni yılın neşeli geçmesi için bol bol kahkaha atıyorlar.

 

Kaynak: Generali Sigorta

Jolly “Mirasım Türkiye”

Jolly “Mirasım Türkiye”

Turizm sektörüne yön veren Jolly,  Tophane i Amire’ de gerçekleştirdiği etkinlikle Türkiye’nin zengin mirasını gelecek nesillere bırakmak için  “Mirasım Türkiye”  diyerek sürdürülebilirlikle ilgili başlattığı çalışmaların detaylarını kamuoyu ile paylaştı.

Jolly yeni iletişim kampanyasıyla Türkiye’nin önemli doğal ve kültürel miraslarını tanıtarak, bu mirasın sahibinin gelecek nesiller olduğuna dikkat çekiyor. Bu farkındalık çalışmaları paralelinde ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile gelecek nesiller için sürdürülebilir turizm bilinci oluşturmak amacıyla uzun soluklu bir iş birliğine imza atacağını açıkladı. Jolly, düzenlediği panelde de fikir önderleri ile Türkiye’nin sahip olduğu zengin mirası ve sürdürülebilir turizmin gerekliliğinin tartışıldığı bir platform oluşturdu.

Panelde Yazar, belgesel yapımcısı Nebil Özgentürk’ ün moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Prof.Dr. İlber Ortaylı, televizyoncu Cem Seymen, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Sukhrob Khojimatov ve Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu birer konuşma yaptı.

 

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar:“ 33 yıldır turizme gönül vermiş bir şirket olarak yerel işletmelerde istihdam yaratarak ekonominin gelişimine destek olmak için elimizden geleni yaptık; sektörü geliştirmek adına, ülkemizin zengin mirasını gelecek nesillere aktarmak için tek yolun sürdürülebilir turizm olduğuna inanıyoruz. 2020’de sürdürülebilir turizm konusunda farkındalık yaratma ve kapasite geliştirme konularında UNDP ile birlikte çalışacağız. Amacımız hem yerel halk ve işletmelerde hem de ziyaretçilerde farkındalık yaratarak sürdürülebilir turizm alanında kapasite artırımına destek olmak olacak ” dedi.

 

“Tarihi Değerlerimizin Korunmasında ve Geleceğe Aktarılmasında

Hepimize Görev Düşüyor”

Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu:  “Çok zengin bir tarih ve kültür mirasına sahibiz. Bu mirasın tanıtımı için Jolly olarak uzun süredir çalışıyoruz, şimdi bu zengin mirasın korunup yeni nesillere aktarımı konusunda harekete geçiyoruz ve gelecek nesillere bırakabileceğimiz en büyük miras onların da kendi çocuklarına bırakabileceği güzel bir Türkiye inancından yola çıkarak “Mirasım Türkiye” diyoruz. Bu bilinci oluşturmak için ortaya koyduğumuz iletişim kampanyamızı bugün itibariyle başlatıyoruz.” şeklinde söz aldı.

Develioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Yerelin gücüne inanıyor, yerel istihdamı desteklemek ve kaybolmakta olan zanaat ve gastronomi değerlerimizin devam etmesi için çalışıyoruz. Bu mirası gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevi. Bunun için sivil toplum kuruluşları, fikir önderleri, yerel yönetimler, basın ve özel sektör temsilcilerini desteğe davet ediyoruz.

İskoçya’da kayak zamanı

İskoçya’da kayak zamanı

İskoçya denilince ilk akla gelen, etekli gayda çalan beyler, gözün alabildiğince yeşil çayırlar, şato ve tarihi binalardan oluşan şehirler… Bu yazımızda İskoçya’nın pek fazla bilinmeyen bir yönünü kaleme aldık. Kayak konusunda çok popüler olmasa da farklı bir deneğim için İskoçya’ya gitmelisiniz. Biz sizin için deneyimledik. Ve kaleme aldık.

Glencoe Dağı

Tesis, Rannoch Moor’da olağanüstü doğal güzelliğe sahip bir alanda yer almaktadır ve ikonik Buachaille Etive Mor’un çarpıcı manzaralarını sunmaktadır. Yaz aylarında panoramik günlük turlar, dağ bisikleti, tepe yürüyüşü, tırmanma, fotoğrafçılık etkinlikler oluyor. Kış kayaklarında, snowboard, kızak ve çığ kurtarma eğitimi verilmektedir. Tesis, İskoçya’nın en uzun ve en dik kayak pistine sahiptir.

1956’da kurulan Glencoe, İskoçya’nın en eski Kayak merkezidir ve daha deneyimli kayakçı için harika bir yer olarak ün kazanmıştır. Çarpıcı manzara ve ünlü ‘flypaper’ (İngiltere’nin en dik kara koşuları) dahil olmak üzere harika koşu seçenekleri ile Glencoe, daha deneyimli kayakçı ve snowboardcu için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer.

Ancak az sayıda insanın bildiği şey Glencoe’un kar sporlarına yeni başlayanlar için mükemmel bir ortam yaratan geniş bir plato alanına sahip olmasıdır.

Tesis, Nisan ve Mayıs aylarında kayak yapmak anlamına gelen olağanüstü kar tutma özelliklerine sahip büyük bir havzada bulunan ‘Meall a’ Bhuiridh Massif’teki 200 hektarlık muhteşem manzara arasında yer almaktadır.

Çığ alıcı verici eğitim parkı, ücretsiz kızak alanı. Kayak kiralama, kayak okulu ve günlük olarak harika ev yapımı yemekler servis eden 2 kafe bulunmaktadır.

Yerinde konaklama tüm yıl boyunca kamp alanıda kullanabilirsiniz. Kamp ve kamp aracına girişler de mevcut. Kamp  alanlarında duş ve kurutma odaları bulunmaktadır.

Cairngorm Dağı

Cairngorms Ulusal Parkı’nın kalbindeki Cairngorm Dağı İskoçya’nın en bilindik kayak alanlarından. Yaz kış açık olan tesissilerden oluşan dağ, kışında ayrı bir keyifli. Yeni başlayan ve çocuklar için özel pist, kar sporların her kolunu deneyebileceğiniz bir pist. Çocukları ve yetişkinleri memnun etmek için yüksek hızlı boru kaydırağı bir ekol. Cairngorm Dağı, yalnızca 2000 metreden fazla panoramik manzaralar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda 2 kafe, dağ mağazası, kış aylarında kar sporu aktiviteleri ve yaz aylarında ücretsiz aile aktiviteleri sunuyor.

Cairngorm Cafe & Cas Bar

Daylodge binasında bulunan Cairngorm Café & Cas Bar, her gün sabah 8.45 – 4.15 arasında sıcak kahvaltı, lezzetli öğle yemeği, ev yapımı tepsi fırınları, atıştırmalıklar, sıcak ve soğuk içecekler servis etmektedir.

Cairngorm Dağı Mağazası

Mountain Shop, fantastik dağ kıyafetleri ve aksesuarları, ev eşyaları, hediyeler ve çok daha fazlasını sunuyor. Cairngorm Dağı ve inanılmaz unsurları, florası, faunası sizi etkileyecektir.

Cairngorms’un Kuzey Kordonları’nı keşfetmek için yürüyüşlere katılın.

Bu, dağların bu kısımlarında hayatta kalan vahşi yaşamı ve kordonları yakından görebileceğiniz günlük yürüyüşler düzenleniyor. İnşa edilmiş patikalar ve açık zeminin bir karışımı üzerinde yürüyeceksiniz.

Kar sporları sezonu

Cairngorm Dağı, 50 yıldan fazla bir süredir kar sporu sunmakta. 30km kayak pisti, 11 asansör ve tamamen serbest park alanı mevcut. Kar sporları sezonu genellikle aralık ayından nisan ayına kadar sürer, ancak bu durum hava durumuna bağlı olarak yıldan yıla değişir. Kendi kayak veya snowboard ekipmanınıza sahip olmak zorunda değilsiniz, kiralık ekipman bulunuyor.

 

Glenshee Kayak Merkezi

Adını Gaelic ‘Perilerden Glen’den’ alan Glenshee, kesinlikle İskoçya’daki en büyülü kayak deneyimlerinden birini sunuyor.

İngiltere’deki en büyük tatil köyü, dört dağ ve üç vadi boyunca uzanan ve 21 asansör ve çekiciyle övünen 2.000 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Glenshee, 40 km kar pistinden oluşan 36 koşu seçeneği sunuyor. En uzun koşu parkuru olan Glas Maol, 2 km’lik muhteşem bir kayak alanına kadar uzanırken, kapsamlı kar yapma olanakları sayesinde merkez daha uzun süre açık kalır

Sirena Marine üç modeliyle deniz tutkunları ile buluşuyor

Sirena Marine üç modeliyle deniz tutkunları ile buluşuyor

Türkiye’nin ilk seri tekne üreticisi Sirena Marine, Almanya Düsseldorf’ta düzenlenen dünyanın en eski ve en kapsamlı kara fuarı Boot Düsseldorf 2020’de, yeni motoryat modeli Sirena 88 ile görücüye çıktı. Motoryatta diğer bir model olan Sirena 58, yelkenlide ise Euphoria 54 ile deniz tutkunlarının beğenisine sunuldu.

Sirena 88;

Lüks, performans ve eğlenceyi 27 metrelik bir tekne hacminde buluşturuyor. Sirena Marine’in mükemmeliyetçi üretim kalitesini de gözler önüne seriyor. Sınıfının en geniş teknesi olan Sirena 88, yükseltilmiş kaptan köşkü, 5 kamarası ve panoramik manzaraya sahip 1 ana kamarasıyla ile olağanüstü bir hacme sahip. Yerden tavanın yarısına kadar yükselen cam paneller kamaralara benzersiz bir aydınlık veriyor.

Ana güvertedeki yemek masasında 10 kişi ağırlanabiliyor, kıç tarafındaki oturma grubu ise yine konuklarla zaman geçirmek için birebir. Ön güvertedeki güneşlenme alanı tekneyi lüks bir beach club’a dönüştürüyor. Kokteyl masası, yemek masası, barı ve opsiyonel jakuzisiyle Sirena 88’in flybridge’i ise başlı başına bir sosyalleşme alanı.

Sirena 88’in verimli ve güçlü performansının altında yüksek teknoloji var. Daha hafif bir gövde ve daha dengeli bir seyir için karbon fiber ile üretildi. Maksimum hızı 25 knot’a kadar çıkabilen Sirena 88’in, 9 knot’ta 2,100 deniz miline ulaşması hedefleniyor. Üstelik bu gücüne rağmen, bu boyda bir teknede rastlanamayacak bir sessizliğe de sahip.

Sirena 58;

Güncellenmiş motorlarıyla hem rakiplerinden daha güçlü hem de daha fazla emniyet ve kusursuz performans özelliğiyle ayrılıyor. Eşsiz doğa manzaralarını gözler önüne seren geniş dış yüzey alanlarına ve gerek kabinleri, gerek salonuyla daha ferah iç alanlara sahip. Sirena 58 yatlarında iki ve üç kabinli olmak üzere iki farklı versiyon bulunuyor. İki kabinli versiyon her birinin ayrı banyosu bulunan iki geniş master kabine sahip.

İlk versiyonda master kabin teknenin orta kısmında yer alıyor. Pruvada iki adet çift kişilik odası ve sol borda da üçüncü bir çift kişilik kabini bulunuyor. Üç kabinli Sirena 58’in farklı yerleşim planlı ikinci versiyonunda ise güverteden pruvadaki geniş master kabine doğrudan geçiş sağlanıyor. Yatın orta kısmında iki çift kişilik kabin daha bulunuyor. Her iki versiyonda da tüm kabinlerin kendine ait banyosu var. Eşsiz doğa manzaralarını gözler önüne seren geniş dış yüzey alanlarına ve gerek kabinleri gerek salonuyla daha ferah iç alanlara sahip olan Sirena 58, güncellenmiş motorlarıyla hem rakiplerinden daha güçlü, hem de daha fazla emniyet ve kusursuz performans sunabiliyor

Euphoria 54;

Dünyanın önde gelen yat tasarımcısı German Frers tarafından tasarlanan Euphoria serisinden doğan Euphoria 54, lüks ve performansı birleştiren özellikleri ile yelkenli tekne severlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.  Euphoria 54, yapılan iyileştirmelerle kazandığı haklı başarıyı sürdüreceğini bir kez daha ortaya kokuyor. Zarif ve modern hatlarıyla oldukça çarpıcı bir görünüme sahip olan Euphoria 54, her türlü hava koşulunda üstün bir performans sunmasını sağlayan bir mühendisliğe sahip. Performans, estetik ve konfor ve bir yelkenlinin kullanım kolaylığını çok iyi dengeleyen Euphoria 54, geniş dış yaşam alanlarıyla ve seyir keyfini artıran iç konforuyla yelkenli tekne tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.

 

Anadolu’nun hazinelerini Jolly ile keşfedin

Anadolu’nun hazinelerini Jolly ile keşfedin

Kars, Van, Erzurum, Elazığ, Erzincan, Sivas ve daha niceleri… Doğu Anadolu’nun cennet köşeleri Jolly ile keşfinize amade. 2020 erken rezervasyon fırsatı ile kişi başı 500 TL’ye varan indirimle birçok ilden çıkabileceğiniz bu keşif turuna uçak ve otobüs ile katılabilirsiniz. 5 gece sürecek olan Doğu’nun Hazineleri Turu’nun başlangıç fiyatı ise 1.819 TL olarak belirlendi.

Malatya… Malatya’da, Amerika’da bulunan Grand Kanyonun ardından dünyanın en büyük ikinci kanyonu olarak bilinen Karanlık Kanyon ve Fırat Nehrinin dağları delerek oluşturduğu yer yer 800 metrenin üzerine çıkan, sarp ve dik yamaçların kıyısı boyunca uzanan bu yol sizleri hayrete düşürecek. Ardından ise Kemaliye-Divriği arasında insanların elleri ile oyarak açtığı yol, sizleri karşılayacak.

Elazığ’da Harput Kalesi’ni göreceksiniz. Burada 4.000 yıllık tarihi Harput Kalesi’ne neden Süt Kalesi denildiğini, Arap Baba Türbesi’nin ve ‘Bitlis’te beş minare’ türküsünün hikâyelerini öğreneceksiniz.

Bu turdaki bir diğer rotanız ise Van olacak. Burada Kral Gagik adına yaptırılmış olan ve bir dönem Ermeni vatandaşlarımızın en üst düzey ruhani liderlik makamı olan Akdamar Adası sizleri karşılayacak. Ardından ise göl kıyısında eşsiz bir manzaraya sahip Van Kalesi, Kedi Evi ve halı, kilim atölyeleri sizleri bekliyor olacak.

Turun devamında ise Bend-i Mahi Çayı üzerinde bulunan Muradiye Şelalesi, Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı siz tatil severleri karşılayacak.

Dedeman’dan yeni yatırımlar

Dedeman’dan yeni yatırımlar

Dedeman Turizm Grubu, dünyadaki en iyi 20 kayak merkezi arasında gösterilen Erzurum Palandöken’deki iki oteliyle 27. kış sezonunun açılışını yaptı.

Dedeman Turizm Grubu Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Banu Dedeman, Dedeman Turizm Grubu Otellerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Gündüz Yeşil ve Dedeman Turizm Grubu İş Geliştirmeden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Nadir Kadakal, Dedemen Turizm Grubu’nun yatırımları ve gelecek planları hakkında bilgi verdi

Dedeman Turizm Grubu, Türkiye Kayak Federasyonu tarafından, Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı merhum Murat Dedeman ismi ile 17-20 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Murat Dedeman FIS Cup müsabakası öncesinde, Palandöken’de büyüme hedeflerini paylaştı.

Toplantıda konuşan Dedeman Turizm Grubu Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Banu Dedeman; “Dedeman markası için Palandöken’in her zaman çok özel bir yeri vardır. Her zaman da öyle olacak. Geçtiğimiz Temmuz ayında kaybettiğimiz liderimiz, babam Murat Dedeman, Türkiye’nin içinde bulunduğu zor koşullara rağmen, dönemin valisinin de yönlendirmesi ile 1993 yılında Palandöken Kayak Merkezi’ndeki ilk otel yatırımını gerçekleştirmişti. Murat Dedeman sadece 1994 yılında hizmete giren otelimizin değil, aynı zamanda Palandöken Kayak Merkezi’nin de gelişmesini sağladı. Bu yatırım ile Türkiye yeni bir destinasyon kazanırken, bölge kayak merkezi haline gelerek uluslararası pazarda da yer bulmaya başladı. Geçen 25 yılda Palandöken çok yol aldı. Şimdi arzumuz, Palandöken’in dünyanın kayak merkezi haline gelmesidir” dedi.

 

“Hedefimiz 10 yılda 50 otele ulaşmak”

Banu Dedeman, “Türkiye’nin ilk uluslararası otel zinciri olan Dedeman Turizm Grubu’nun bugün geldiği nokta, hem aile olarak bizim hem de ülkemiz turizm sektörü için gurur kaynağıdır. Hedefimiz bundan böyle verimlilik içinde büyüme ve yaygın hizmet ağını genişletmek olacaktır. 1966 yılından bugüne kadar değerlerimiz, geleneklerimiz ve tecrübemizle ülkemize ve sektörümüze hizmet ettik. Kurumsal yapımızı güçlendirmek ve zincirimize yeni halkalar katarak büyümek için grubun başlattığı sürdürülebilir büyüme ve değişim stratejisine uygun olarak oluşturduğumuz “İcra Kurulu” ile yeni başarılara imza atmayı, şuan 17 olan otel sayımızı 10 yılda 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

 

Banu Dedeman konuşmasında, Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından her sene dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen Alp Disiplini FIS Cup müsabakasının, bu sene ülkemizde, Palandöken’de yapılacak olmasından ve müsabakanın Murat Dedeman’ın adı ile gerçekleşecek olmasından dolayı büyük onur duyduklarını belirtti.

 

Müsabakanın Murat Dedeman FIS Cup ismi ile düzenlenmesini sağlayan Türkiye Kayak Federasyonu’na teşekkürlerini sunan Banu Dedeman, “Uluslararası kayakçılar ile kayak tutkunlarını bir araya getirecek müsabakaya, yeni adıyla Murat Dedeman Pisti ev sahipliği yapacak. Bir vefa örneği göstererek piste Murat Dedeman isminin verilmesini sağlayan başta Erzurum Valiliği ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Erzurum Ticaret Borsası gibi çok değerli kurumlara, Türkiye’nin ve Erzurum’un önde gelen sivil toplum kuruluşlarına şükranlarımı iletiyorum” dedi.