Yazılar

Kadın hakları için daha fazla işbirliği

Kadın hakları için daha fazla işbirliği

Bengi Vargül Şen

Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü tüm dünyada ve ülkemizde pandeminin yarattığı zorlukların gölgesinde kutlanıyor. Pandeminin yarattığı sağlık krizi ve ekonomik krizde en fazla etkilenen toplumsal grupların başında kadınlar geliyor. Kadınlar sağlık çalışanları olarak pandemiyle mücadelenin en ön saflarında yer alırken, ekonomik daralma da kadınların uzun yıllar boyunca elde ettiği kazanımları geri götürme riskini beraberinde getiriyor.

Bazı verilere bakarsak, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin 2019’da yayınladığı istatistiklere göre dünya çapında yapay zekâ ve veri analizi profesyonellerinin sadece yüzde 26’sı kadın. Dünyanın 39 ülkesinde kız ve erkek çocukları mirastan eşit pay almıyor. Dünya kadınlarının yüzde 30’u partnerleri tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddet gördüklerini ifade ediyor. Toplumsal eşitliğin en yüksek düzeyde olduğu ilk 5 ülke; İzlanda, Norveç, Finlandiya, İsviçre ve Nikaragua. Toplumsal eşitliğin en düşük düzeyde olduğu ilk 5 ülke; Yemen, Pakistan, Irak, Suriye ve Çad. Dünya çapında bugünkü koşulların sürdüğünü varsayarsak, toplumsal eşitliğe 99.5 yıl sonra ulaşabileceğiz. Küresel iş gücüne katılım oranı kadınlar için yüzde 63, erkekler için yüzde 94. Fortune 500 şirketlerinin yüzde 6.6’sında kadın CEO görev yapıyor. Dünya çapında yüzde 41 oranında kadın, doğum yardımı alıyor. Kadınların ev işlerine (ücretsiz) olarak katılımı erkeklerin 3 katı daha fazla. Dünyada kadın parlamenter oranı 2020 yılında 24.9 oranında gerçekleşti. Dünya çapında çocuklarıyla yalnız yaşayan ebeveynlerin yüzde 84’ü kadın. Dünyada film yapımcısı kadın oranı yüzde 21.

Kadın ve erkeğin hak ve özgürlüklerde, fırsatlara erişimde ve temsilde eşitliği esastır. 21. yüzyılda sürdürülebilir kalkınmayı tam anlamıyla başarmış bir ülke olmak için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamalıyız. Toplumsal cinsiyet eşitliği demokrasi ve kapsayıcı büyümenin de vazgeçilmez bir unsurudur.

Teknolojik dönüşüm odağında dünya ve ülkemiz yepyeni bir dönemin içinden geçiyor. Bu dönüşüm, toplumsal cinsiyet uçurumunu kapatabilmek için mutlaka değerlendirilmesi gereken bir fırsat sunuyor. Kadınları ve kız çocuklarını dijital becerilerle güçlendirmek, teknolojinin dönüştürdüğü geleceğin işlerinde kadınların eşit yer almasını sağlamak hedefiyle eğitim ve işgücü politika ve eylemlerini önceliklendirmek gerekiyor.

Bir diğer önemli sorun olan kadına yönelik şiddet konusunda da şiddete sıfır tolerans anlayışının toplumda yerleşmesi, mevcut yasalar ve hukuksal yaptırımların etkili şekilde uygulanması gerekiyor. Kadınların güven içinde yaşadığı, güçlendiği ve toplumu da güçlendirdiği bir iklimi yaratabilmeliyiz.

Bu sorunların temelinde bir zihniyet dönüşümünün gerekliliği yatıyor. Çözüm için devlet, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerekiyor. Toplumsal farkındalık ve zihniyet dönüşümü için bu konuların gündemde tutulması, iyi örneklerin çoğaltılması önem kazanıyor. İletişimciler, bu alanda yapılan çalışmaların çarpan etkisinin artması için daha fazla rol üstlenebilir. Bu dönemde farklı disiplinlerde çalışan uzmanların işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız bulunuyor.

 

Lüleburgaz’da Kadınlarla iş birliği

Lüleburgaz’da Kadınlarla iş birliği

Lüleburgaz Belediyesi ile S.S. Kadın Akademisi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi arasında Lüleburgaz’daki kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer alması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokolü imzalayan Belediye Başkanı Murat Gerenli, “Kadının toplumsal hayattaki hak ettiği yere gelmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

İşbirliği ile kadınların ekonomik, sosyal, kültürel becerileri ve üretim yetkinlerinin geliştirmesi sağlanacak. İlçede kadınlara yönelik sorunların çözümünde aktif rol alan STK ve kamu kurumları ile ortak çalışmalar gerçekleştirilecek.

Lüleburgaz’da yaşayan ve desteklenmesi gereken kadın, çocuk ve ailelere eğitim sunacak. Bununla birlikte kadın aile ve çocuklara yönelik sorunları çözmede danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilecek. Bunlarla da sınırlı kalınmayacak. İlgili kurumlarla kadının iletişimi sağlanarak, kadınlara yönelik mesleki yetkinlik, kültürel, sanatsal, sportif, sağlık ve hobi amaçlı kurslar ve atölye çalışmaları açılacak. Bu kurslarla birlikte kadının kişisel gelişimine katkıda bulunup sosyal ve kültürel hayatta daha aktif bir şekilde rol alması sağlanacak.

Lüleburgaz’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde anlamlı bir iş birliği protokolüne imza atıldı. Protokol töreninde Başkan Gerenli, S.S. Kadın Akademisi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Deniz Şahin, Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Güncer ve Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Samet Servet hazır bulundu. Başkan Gerenli, 8 Mart gibi böylesine anlamlı bir günde kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer alması için Lüleburgaz Belediyesi adına iş birliği protokolü imzalamaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Berna Öztınaz “Cinsiyet eşitsizlik büyüyor”

Berna Öztınaz “Cinsiyet eşitsizlik büyüyor”

 Kadın ve erkek arasındaki iş gücüne katılım hakkında bir konuşma yapan PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, “OECD ülkelerinde kadının iş gücüne katılım oranı yüzde 65’e yakınken Türkiye’de bu oran yüzde 31,9. Bu oran Türkiye’de 10 milyon kadının işgücüne katılmasıyla eşitlenebilir.

G20 liderleri, 2025’e kadar iş gücüne katılım farkını yüzde 25 azaltmayı taahhüt etti. Bu gerçekleşirse küresel ekonomi 5,8 trilyon dolar kazanacak. Ve bu rakam da pandeminin ekonomik yaralarını sarmada kadının önemini net olarak ortaya koyuyor” dedi.

PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği, tüm dünyada toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin büyüdüğünü ve pandeminin kadının güçlendirilmesi ile ilgili çabaları sekteye uğrattığını vurguladı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yapan PERYÖN, pandemi sürecinde çalışan kadınların yaşadığı zorlukların ekonomik yansımaları olduğunu belirtirken, duraklama döneminin bir an önce bitmesinin global ekonomi açısından hayati önem taşıdığının altını çizdi.

Kadın istihdamında düşüş yaşandı

PERYÖN’ün Avrupa Birliği’nce desteklenen Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme Hibe Programı kapsamında; İstanbul Gedik Üniversitesi ortaklığında ‘Çalışma Hayatının Çeşitlilik Odaklı Yapılandırılması’ amacıyla hayata geçirdiği ‘İş’te BirlİKte’ projesi çerçevesinde hazırlanan Sosyal Etki Raporu, kadınların içinde bulunduğu risk ve sonuçlara ışık tuttu. Buna göre; Türkiye’de kadın istihdamı 2019’da yüzde 32,2 iken, TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) Eylül 2020 verilerinde kadınların iş gücüne katılımı yüzde 31,9 olarak gerçekleşti, istihdam oranı ise yüzde 26,9’a geriledi. Sosyal Etki Raporu’nda refere edilen ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) tarafından yayımlanan raporda, pandemi sürecinde çalışma hayatında kadın istihdamının düşmesi üç sebebe dayandırıldı:

  • Kadınların yoğun olarak çalıştığı sektörlerde ekonomik daralma nedeniyle istihdamda azaltma yoluna gidilmesi ve iş yerlerinin kapanması.
  • Kadınların çalıştığı yerlerde güvencelerinin az olması, yarı zamanlı veya geçici işler olması nedeniyle işten çıkarılmalarının ekonomik sıkıntıyı giderme şeklinde değerlendirilmesi.
  • Kadınların evde bakım ve ev işleri sorumluluğunu üstlenmeleri nedeniyle gün içerisinde zamanlarının bölünmesi.

Raporda toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iş yeri politikaları ve hane içi kültürüne de yerleştiğinden, kadınların evdeki işlerini aksatmamaları için işten ayrılmalarının beklenmesi sonucunu doğurduğuna da dikkat çekildi.

 Pandemiden en çok kadın çalışanlar etkilendi

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi verilerine göre; pandemi sürecinde ön saflarda yer alan sağlık sektörü çalışanlarının küresel olarak yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Türkiye’de doktorların yüzde 50’si, hemşirelerin yüzde 70’i, ebelerin ise tamamı kadınlardan oluşuyor. Sağlık sektöründe çalışan kadınlar, pandemi süresince yüksek risk altında ve iş/özel hayat dengeleri altüst olarak görev yapıyor. Pandeminin özellikle ilk aylarında en çok etkilenenler tekstil giyim mağazacılığı ve konuk ağırlama sektörü oldu. Her iki sektörde de kadın çalışan oranının yüzde 50’nin üzerinde olması, kadınların süreçten orantısız etkilenmeleri sonucunu doğurdu. Hedefler İçin İş Dünyası Platformu’nun Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) koordinasyonunda hazırladığı ‘Covid-19 Krizinin İşletmeler Üzerindeki Etkilerinin İkinci Anket Sonuç Raporu’na göre, pandemi krizinden en çok kadın çalışanlar etkilendi. Özellikle çocuk, hasta bakımı, hijyen ve gıda güvenliği gibi aile ve ev işine ilişkin sorumlulukların artmasıyla kadın çalışanlar üzerinde daha yoğun bir etki oluştu. Firmaların yüzde 34’ü, koronavirüs krizinin etkisiyle ortaya çıkan koşulların, kadınları erkeklerden daha fazla etkilediğini ifade etti. Hatta bu algı, üst düzey kadın yöneticisi olan firmalarda daha da belirgin olarak hissedildi.

“Kadının soyut becerileri büyük avantaj”

PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, ‘İş’te BirlİKte’ projesi çerçevesinde ortaya koydukları Sosyal Etki Raporu’nda da belirtildiği gibi, bir yanda önyargılar, bir yanda kalıplaşmış yargılar diğer tarafta ise davranışsal bir bileşen olarak ayrımcılık olduğunun altını çizdi. Öztınaz; “Daha önemli bir sorun, kadınların kendilerini değerlendirme biçimleriyle ilgili. Kadınların yetenek ya da beceri açısından herhangi bir eksiği olmamasına rağmen kendilerini işe uygun ve yeterli görmemelerinin önüne geçilmesi gerekiyor. Kalıplaşmış yargılar ve ayrımcılık, farkındalık çalışmalarıyla azalabilir. Kadının soyut becerileri iş dünyası için büyük avantaj oluşturabilir” diye konuştu.

G20 liderleri işgücüne katılım farkını yüzde 25 azaltacak

Kadın ve erkek arasındaki iş gücüne katılım farkının azalmasının ekonomik iyileşme için hayati önem taşıdığını belirten Berna Öztınaz sözlerini şöyle tamamladı: “Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranları yüzde 65’e yakınken Türkiye’de bu rakam yüzde 31,9. Bu oran Türkiye’de 10 milyon kadının işgücüne katılmasıyla eşitlenebilir. G20 liderleri, 2025 yılına kadar iş gücüne katılım farkını yüzde 25 azaltmayı taahhüt etti. Eğer bu taahhüt yerine getirilebilirse küresel ekonomi 5.8 trilyon ABD doları kazanmış olacak. Ve bu rakam da pandeminin ekonomik yaralarını sarmada kadının önemini net olarak ortaya koyuyor.”

CarrefourSA, Kadınlar Günü’nü “Üretici Pazarı” ile kutladı

CarrefourSA, Kadınlar Günü’nü “Üretici Pazarı” ile kutladı

CarrefourSA, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, geleneksel hale getirdiği “Üretici Pazarı” ile kutlayarak kadın üreticilerle müşterilerini buluşturdu.

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Fulya Hiper’de gelenekselleştirdiği “Üretici Pazarı” ile kutladı. CarrefourSA’nın bu yıl üçüncü kez düzenlediği Üretici Pazarı’na Pales, Antre Gourmet, Tipi, Beta Gıda, Mimi tarım, No on Kahve, Ezgi Gıda, Lezzet Mantı, Gurme Mantar, ForFarming ve Baysarı Tarım Ürünleri ile Yolören Köyü Kalkınma Kooperatifi ve Korkuteli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi katılarak müşterilerle bir araya geldi.

Trendyol ‘Eşit Değilsek Eksiğiz’ diyor!

Trendyol ‘Eşit Değilsek Eksiğiz’ diyor!

Trendyol, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hazırladığı yeni reklam filmi ile  #EşitDeğilsekEksiğiz diyor.

Türkiye ortalamasının üzerinde kadın istihdamı ve onbinlerce kadın girişimcisiyle kadınların iş hayatındaki konumuna katkı sağlayan Trendyol, 8 Mart’a özel hazırladığı filmiyle de eşitliğin önemini vurguluyor.

Trendyol kendi bünyesinde %41, satıcılarındaki %54 kadın çalışan oranlarıyla Türkiye ortalamasının üzerinde kadın istihdamı yaratarak işgücünde cinsiyet eşitliğine önemli katkı sağlıyor. Türkiye’de kadın işverenlerin oranı %10 iken, Trendyol satıcılarının %25’i kadınlardan oluşuyor.

Kadınları dijital ekonomide etkin bir şekilde var olmaları için teknoloji, eğitim, pazarlama ve finansman gücüyle destekleyen Trendyol’da sadece pandemi döneminde 17 bin kadın girişimci satışa başladı. Ayrıca Trendyol’un ikinci el platformu Dolap’taki 1.1 milyon bireysel satıcıdan yaklaşık 400 bini ev kadını ve Dolap üzerinden kullanmadıkları eşyaları satarak ev ekonomisine destek oluyorlar.  Trendyol, daha fazla kadının ekonomiye katılması ve ekonomideki yerinin güçlenmesi için tüm olanaklarıyla çalışmaya devam ediyor.

Fatma Şahin “Elinde bayrakla ülkemizi darbecilere dünyayı dar eden her biri kahramanlık abidesi kadınlarımız”

Fatma Şahin “Elinde bayrakla ülkemizi darbecilere dünyayı dar eden her biri kahramanlık abidesi kadınlarımız”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin

Kadınlar Günü Mesajı

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur? Kadınlara önerileriniz nedir?

Kadınlar Günü; toplumun en değerli yapı taşı olan kadınlarımıza atfedilmiş anlamlı bir gündür. Zamanla değişen kadın algısı ile birçok toplumda olduğu gibi maalesef bizim toplumumuzda da bazı değerler değişmiş ve kadın cinsiyet ayrımcılığına maruz kalmış ve en temel bazı haklarının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Halbuki bizim medeniyetimizde, kültürümüzde, dinimizde kadının bambaşka bir değeri olduğunu biliyorsunuz.

Bir kadın olarak kendi güçlerinin farkına varsınlar. Kolları sıvayarak toplumsal hayata ve ekonomiye güç kazandırsınlar. Unutmasınlar ki güçlü medeniyetlerin arkasında güçlü kadınlar vardır.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Bana en büyük ilham ve gücü veren kadın annemdir. Her çocuk için en büyük rol model annesidir. Beni okutabilmek, bugünlere getirebilmek için büyük fedakârlıklar yaptı. Gücünün farkında olup, önce ailesine sonra topluma mimarlık yapan her kadın bana ilham veriyor.

Bir kadına bakınca Müçtehid Hazreti Ayşe’yi görürüz. Biz bir kadında Ertuğrul Gazinin annesi Hayme Ana’yı, istiklalin sembolü Nene Hatun’u, Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım’ı görürüz. Biz bir kadında 15 Temmuz gecesi namlulara meydan okuyan Cennetleri, Şerifeleri, Demetleri, Ayşeleri görürüz. Biz o gece dilinde tekbir, elinde bayrakla ülkemizi darbecilere dünyayı dar eden her biri kahramanlık abidesi kadınlarımızı görürüz.

Dünyanın güzelleşmesi kadınların mutluluğuna, kadınların huzuruna bağlıdır. Kadınlarımızı, annelerimizi sadece Kadınlar Günü’nde hatırlamayalım. Yaşamımızda fark yaratan kadınları her gün başımıza taç edelim. Onlardan alınan ilhamla dünyanın daha güzel bir yer haline geldiğini hep birlikte görelim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü unutmayalım:  “Dünyada her şey kadının eseridir.” Bizim kadınlarımız, geleceğimizi inşa ediyor.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Benim yolculuğumun kadınlarımıza, genç kızlarımıza, çocuklarımıza örnek olduğunu, yol gösterdiğini, umut verdiğini bilmek de bana müthiş bir mutluluk veriyor.

Toplumun mimarı olan en kıymetli hazine kadınlarımızdır. Çünkü kadın geleceği inşa eder. Bu yüzden kadının toplumdaki öneminin bilincinde olarak hak ve özgürlüklerini benimseyerek, hayatın bütün alanlarına etkin bir şekilde katılmalarına imkân sağlayacak şartları hazırlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlarımızın, hayatın tüm alanlarında daha etkin olmalarını sağlayacak şartları hazırlamaya ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Varlıklarıyla yaşamlarımızın her anına anlam katan kadınlarımıza yönelik şiddet ve ayrımcılığın son bulduğu güzel bir dünya kurabilme dileğiyle, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum”

Sizce başarının sırrı nedir?

Bence başarının sırrı, kararlılık, azim, özveri ve kendi gücünün farkına vararak adım atmaktır.

Altın Mimir “Ütopik olmayan gerçek kadın”

Altın Mimir “Ütopik olmayan gerçek kadın”

Avukat Altın Mimir

Kadınlar Günü Mesajı

Kadınlar gününün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş hayatınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Kadınlar günü demek biraz yanlış, emekçi kadınlar günü bugün. Bu günün anlamı da kadının kendine, değerine, sahip olduklarına, gücüne sahip çıkması için verdiği mücadelede gizlidir. Günümüzün en büyük problemlerinden olan kadın-erkek cinsiyet ayrımcılığının önüne geçmek için  farkındalık yaratmak adına bugünü anlamlı buluyorum. Esasen böyle bir farkındalık yaratmak zorunda olmamızda bir o kadar beni üzmekte. Ütopik olmayan gerçek kadın – erkek eşitliğinin sağlanmasına kadar ben bu farkındalıklarının sadece 8 martta değil, her gün aralıksız dile getirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. İlk kurulan anaerkil  toplumda cinsiyete yada başka unsurlara dayalı ayrımcılık olmadığı için sadece toplumun sürdürülebilirliği için yeterli üretim ve eşit paylaşım vardı. Ancak bugün ne yazık ki toplumun yarısını oluşturan kadınların neredeyse hiçbir hakkı yok. yasalarda var olması bu hakkın gerçek manada varlığı anlamını taşımıyor. Günümüzde kadının başta   yaşam hakkı olmak üzere, çalışma, eğitim, seçme/seçilme gibi en temel hakları dahi ne yazık ki her geçen saniye tırpalanmakta. Ve bizler hem kadınlara ve hem de erkeklere, kadınlarında  aynen erkekler gibi gerçek manada tüm haklara sahip olduklarını anlatmak için sarf ediyoruz. Yani ben bu farkındalığın oluşması için sürdürdüğümüz çabayı çok önemsemekle birlikte keşke böyle bir günü yaşamak , böyle bir günü anlamlandırmak zorunda olmasaydık diyorum. Bu manada bütün bireyleri özellikle çocukları gençleri ve anne ve babaları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günüyle alakalı farkındalık yaratmak için seferber olmalarını önemle tavsiye ediyorum. Biz vazgeçmeyeceğiz. Dünyadaki tüm kadın ve erkeğin eşit olduklarına inandıkları ve bunu hayata geçirdikleri güne kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Dünyadaki tüm kadınlar;  en bebeğinden en yaşlısına kadar hepsi benim için ilham kaynağı. Kimisinin  yaptıklarını yaparak kendime ilham alıyorum, kimisinin de yaptıklarını yapmayarak  kendimi korumak amacıyla ilhamıma ekliyorum. Bir kısmı yapacaklarım için, bir kısmı da yapmamam gerekenlerle bana gösteriyor. Yani her birimiz her halükarda etrafımıza çok anlayarak bakmamız, olanları içselleştirmemiz, sebep sonuç ilişkilerini değerlendirerek gözlemlerimizden yola çıkarak yapacaklarımıza karar vermemiz gerekiyor.

Sizde ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen, örnek alanlara rol modelsiniz… Bu anlamda kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Bizler farklılıklarımızın farkında olarak bunun bizi zenginleştiren, bunun bizi güzelleştiren, bunun bizi gerçek mutluluğa götüren bir tamamlama, bir tanımlanma olduğunu bilmemiz gerekiyor. Fiziksel farklılığımız, bizim farklı işlevlerimizin, farklı motivasyonlarımızın, farklı görevlerimizin olduğu anlamına gelir. Bu birimizin, birimizden üstünlüğü manasında değildir. Hiç kimse kadın veya erkek bir diğerinin üstü değildi, hiç kimse bir diğerinin altı, emir eri değildir. Birbirimize ihtiyacımız sonsuzdur. Biz eğer birlikte olursak güçlü oluruz, biz eğer birlikte olursak gerçek refahı sağlarız. Biz hayatın her alanında; evde, okulda, sokakta, sosyal alanda, siyasette , iş hayatında her yerde birlikte olursak daha çok üretir, daha verimli işler yaparız. Kadın ve  erkek eşit olursa toplumdaki şiddet ortadan kalkar . Çünkü erkek şiddetinin en temel sebebi cinsiyet ayrımcılığıdır. Cinsiyet ayrımcılığının mağduru sadece kadınlar değil, erkeklerde bu hastalığın mağdurlarıdır. Birlikte üretip, ihtiyaçlarımız ölçüsünde paylaşım önce yoksulluğu, sonrada şiddeti sonlandırır. Biz yaradılanların en şanslısıyız. aklımız ve vicdanımız var. Onları kullanarak birbirimizi sevelim ve birbirimize ihtiyacımızın sonsuz olduğunun farkına varalım.

Sizce başarının sırrı nedir?

Bu aslında bir sır değil, başarının sırrı mırrı yok. Başarının herkes tarafından bilinen bir gerçekliği var; o da çok çalışmak, çok çalışmak, çok çalışmak. İstikrarlı bir şekilde vazgeçmeden, zaman zaman yaşayacağımız başarısızlıklardan da ders alarak her zaman daha iyisini yapmak için düştüğümüz her yerden kalkabilmektir başarı. Bunu yaptığımız müddetçe, her halükarda başarılı olacağımız %100 dür.

Ahu Özyurt “Ülkede çok güçlü bir kadın varlığı mevcut”

“Ülkede çok güçlü bir kadın varlığı mevcut”

Ahu Özyurt  Gazeteci ve Tv Programcısı

Kadınlar Günü Mesajı

Kadınlar gününün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş hayatınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

8 Mart Çalışan ve Emekçi Kadınların günüdür. Hakları için mücadele ederken hayatlarını kaybeden kadınları andığımız ve beraberliğimizin gücünü kutladığımız bir gündür. Ben yakın zamana kadar bu günleri gereksiz ve sembolik bulurdum. Ama son beş yıldır özellikle “Gece Yürüyüşü”nün verdiği heyecanı ve mutluluğu anlatmam mümkün değil. Tüm zorluklara rağmen bu ülkede çok güçlü bir kadın varlığı mevcut.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Marie Curie, Kraliçe 1. Elizabeth, Antik Yunandan Hypatia, çağdaş Türkiye’den de Afet İnan, Latife Hanım, meslekten Christian Amanpour, ABD Siyasetinden Stacey Abrams, iletişimci Şeyda Taluk, bütün öğretmenlerim ve elbette annem Gürayten Özyurt.

Sizde ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen, örnek alanlara rol modelsiniz… Bu anlamda kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Kadın hareketi bütün dünyada çok güçlü bir yere ilerliyor. Bütün kalbimle söylüyorum ki erkeklerin üzerindeki baskıyı, beklentiyi azaltmamız gerek. Gücü paylaşmalıyız. Türkiye’de erkekler toplumun yaralı ve kırgın çocukları olarak büyüyüp kızgın adamlar oluyor. Oysa kadınların güç verdiği, yardım ettiği yükünü aldığı ve karar mekanizmalarında yer aldığı toplumlarda erkekler daha mutlu olur. Salgın bize gösterdi ki bu denli karmaşık işleri kadınlar daha iyi yönetiyor. Kriz denince kadınları çağıracaksınız ki nasıl çözüldüğünü herkes görsün.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarılı olmak bence tartışmalı bir kavram. Mutlu, huzurlu ve sağlıklı olmak artık daha gerçek öncelikler. Başarı tıklanma sayınız, aldığınız beğeni ya da izlenme oranınız değil. Kazandığınız para da değil. Özgürlüğünüz, insanlara dokunabilme gücünüz. Başarı, sevdiklerinize özgürce sarılabilme hakkı. Başarı insan olarak kendini bilmek ve kendinle barışmaktır.

İlklere ve başarılara imza atan kadınlar Nex Level AVM’de

İlklere ve başarılara imza atan kadınlar Nex Level AVM’de

JLL Türkiye tarafından yönetilen Next Level Alışveriş Merkezi, ziyaretçilerini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye’nin en güçlü, alanında ilklere imza atmış başarılı kadınlarının görselleri ile karşılıyor.

Dönemin zorluklarına rağmen büyük işlere imza atarak alanlarında ilk olmayı başaran kadınlar bu özel günde Next Level AVM ziyaretçilerine ilham olmaya devam ediyor.

AVM içerisine asılan görsellerde ülkemizin gurur kaynaklarından biri olan, Türkiye’nin ilk gökbilimci ve dekanı Nüzhet Gökdoğan, 1919 yılında Türk tiyatrosunda sahneye çıkarak ilk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale, kadınların Türkiye’de tüm haklara kavuşması ve toplumun kalkınmasında rol oynaması için çeşitli çalışmalar yapmış olan ilk kadın büyükelçi Filiz Dinçmen, yaşadığı dönemde birçok şair yetiştiren ve sonrasında da çok kişiye ilham veren ilk şairimiz Mihri Hatun, Türkiye’nin ilk kadın pilotlarından biri olmasının yanında dünyanın da ilk kadın savaş uçağı pilotu olan Sabiha Gökçen ve çok sayıda başarılı kadın yer alıyor.

Migros’dan hedef 1 Milyon kadın

Migros’dan hedef 1 Milyon kadın

Migros, yepyeni bir eğitim platformunu hayata geçiriyor. Cinsiyet ve fırsat eşitliğini esas alan politikalarıyla topluma değer katan çalışmalara imza atan Migros, “Kadın Akademisi”  kadınlara destek veriyor.

Farklı konularda aldıkları eğitimlerle kendilerini geliştirmelerine ve yeni beceriler edinmelerine katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Kişisel gelişim eğitimleri, hobi kazandırma ve mesleki eğitimler gibi birçok alanda üyelerine destek verecek olan Migros Kadın Akademisi, işini kurma noktasına gelen kadınların çalışma hayatına katılımlarına ve ürettikleri ürünleri pazarlamalarına da destek olacak. Migros, bu akademi aracılığıyla 1 milyon kadına ulaşmayı hedefliyor.

Tarım, aile, kişisel gelişim, sağlık, hobi ve mesleki eğitimlerin yanı sıra girişimcilik, finans, inovasyon ve dijitalleşme gibi konularda da alanında uzman akademisyenlerden eğitim alma fırsatı sunulan Migros Kadın Akademisi’ne MigrosTV üzerinden kolaylıkla erişilebiliyor.