Yazılar

Izaka Terrace menüsünü yeniledi

Izaka Terrace menüsünü yeniledi

Head Chef Serhat Eliçora ve ekibi tarafından yenilenen Izaka Terrace menüsü, misafirlerine benzersiz lezzetler sunuyor

Head Chef Serhat Eliçora ve deneyimli mutfak ekibi eşliğinde itinayla hazırlanan ve Anadolu mutfağı başta olmak üzere dünya mutfaklarının eşsiz lezzetlerini kucaklayan Izaka Terrace’ın her kültürü kapsayan menüsü, özel şarap koleksiyonu, seçkin içki ve kokteyl alternatifleriyle tamamlanıyor.

Izaka Terrace

Kış menüsü, her kültürü kapsayan ve kucaklayan çağdaş dünya mutfağı örnekleri sergileyerek birleştirici ve bütünleştirici bir mutfak felsefesini yansıtıyor. Bu toprakların özgün malzemeleriyle uluslararası standartları birleştirerek özenle hazırlanan evrensel tabaklar Izaka Terrace misafirlerinin gastronomi yolculuğunu daha da zenginleştiriyor.

Izaka Terrace

Izaka Terrace,  haftanın 7 günü 12.00-02.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlıyor. Her Çarşamba, Cuma, Cumartesi Fredi Yarcan’ın “Blue Nights” isimli eşsiz solo gitar performansını Izaka Terrace, 20.30-23.00 saatleri arasında canlı olarak sahnesinde ağırlıyor.

Pazar büyüyünce hedef de büyüdü

Pazar büyüyünce hedef de büyüdü

Humm Organic, organik atıştırmalık pazarının lider markaları arasına yerleşti. Pazarda yeni bir kategori açan %100 yerli sermayeli Türk markası Humm Organic’in hedefi, önümüzdeki 5 yılda 5 kat daha büyümek.

Özellikle Covid 19 sonrası sağlıklı beslenmeye olan ilginin artmasıyla, temiz içerikli ürünlere ve organik gıda tüketimine olan ilgi de arttı. Gıda endüstrisi, taleplere yanıt olarak daha sağlıklı ve doğal ürünler üretmeye yöneldi, organik gıda pazarı büyüdü.

2017 yılında, öncelikle çocukların sağlıklı beslenmelerine katkı sağlamak misyonuyla kurulan Humm Organic, nitelikli ve iyi beslenmenin yaygınlaşması adına atılan doğru adımlar sayesinde son 3 yılda 3 kat büyüme kaydederek, organik atıştırmalık pazarının lider markaları arasına yerleşmeyi başardı.

2024 yılında sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da büyümeyi hedefliyoruz

Organik gıda pazarındaki büyüme ile beraber hedeflerini büyüttüklerini söyleyen Humm Organic Genel Müdürü Şirin Işık şöyle devam etti: “Sadece çocukların değil aile içindeki tüm bireylerin rahatlıkla tüketebileceği bir marka olarak konumlanıyoruz. Bu durum iletişim ve pazarlama faaliyetlerimize de yansıyor. Satış kanallarımız genişliyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde hedefimiz 5 kat büyümek. Bu nedenle 2024’teki iş planımızın başında yurt dışına açılmak var. İlk yıl itibariyle ciromuzun yaklaşık yüzde 10’a yakınının ihracat kaynaklı olacağını öngörüyoruz. Yüzde 100 yerli sermayeli bir Türk markası olarak global pazarlarda da başarılı olacağımıza inanıyoruz.”

Gıda sektörü 32. kez buluşacak

Gıda sektörü 32. kez buluşacak

Sektördeki son yenilikleri ve gıda trendlerini sergileme ve keşfetme imkânı sağlayan Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı – WorldFood İstanbul’un tarihi belli oldu. 3-6 Eylül 2024 tarihlerinde 80 ülkeden 900’ü aşkın satın almacıyı Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ağırlanacak.

Fuar Direktörü Semi Benbanaste gıda sektöründeki gelişmeler ışığında fuarın önemini dile getirerek:

“31. yılında rekor rakamlara ulaşan fuarımızda, 73 ülkeden 800’ün üzerinde yabancı satın almacı ağırladık ve şampiyonlar ligine yükseldik. Fuarımızı dünya çapında tanıtmak ve uluslararası katılımı teşvik etmek için yoğun çalıştık. Dünyadaki bütün alıcı ve satıcıları bir araya getiren bir cazibe merkezi olmak adına çeşitli gıda sektörlerinden ve coğrafyalardan gelen katılımcıları bir araya getirdik. 2023 yılında gıda sektöründeki gelişim seyrine baktığımızda tarım ve gıda ürünlerindeki tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ile birçok ülkede tarım ve gıda ürünleri ithalat talebinin yükseldiğini görüyoruz. Türkiye tarım ve gıda ürünlerinde bölgesinde önemli bir tedarikçi olarak artan ithalat taleplerini karşılamaya 2023 yılının ilk üç çeyrek döneminde de devam etti. Gıda ve Tarım Ürünleri İthalatı ise ilk 9 ayda 15,15 milyar dolar olarak gerçekleşti” dedi.

32. yılımızda hem ziyaretçi hem katılımcıların artan memnuniyetini daha bir üst seviyeye taşırken aynı zamanda 2024 yılında daha fazla yenilik, daha büyük iş birlikleri ve daha fazla katılım ile fuarımızın başarısını büyütmeyi ve ülke ekonomisine sunduğumuz katma değeri katlayarak artırmayı hedefliyoruz. Bu başarı hikayesini birlikte yazmaya devam edeceğiz.” dedi.

Ekici Süzme Peynir’e “Üç Yıldız”

Ekici Süzme Peynir’e “Üç Yıldız”

Ekici Peynir, International Taste Institute ITI tarafından yapılan tat değerlendirmeleri sonucunda Ekici Süzme Peynir üç yıldız aldı.

Türkiye’nin önde gelen peynir markalarından Ekici Peynir, Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsü’nün her yıl düzenlediği “2024 Lezzet Ödülleri” bu yıl da dünyadaki en lezzetli ürünleri ödüllendirmeye devam ediyor. Brüksel merkezli Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsü, bünyesinde birden çok Michelin yıldızlı uzman şef ve sömeliyeleri ile yaptığı değerlendirmeler sonucunda Ekici Süzme Peynir lezzet ödülüne layık gördü.

2017’den bu yana Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsü tarafından ödüllendirilen Ekici Süzme Peynir beşinci kez üç yıldız alarak 2019 yılında kazandığı “Kristal Lezzet Ödülü’nü” bu yıl da korudu.

Ekici Peynir Genel Müdürü Burçin Ekici, “60 yılı aşkın süredir en kaliteli sütlerden Türk damak tadına uygun peynirler üreten Ekici olarak Türkiye’yi dünyada temsil etmekten gurur duyuyoruz. Ülkemizin süt kalitesi sayesinde kaliteli ve lezzetli peynirler üretmeye ve yaptığımız AR-GE çalışmaları ile yepyeni lezzetleri peynir severlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Ekici Peynir’in birbirinden lezzetli ürün çeşitleri Avrupa, ABD hatta Çin’de büyük ilgi görüyor” dedi.

İyi yaşam platformu Palandöken’de buluştu

İyi yaşam platformu Palandöken’de buluştu

İyi yaşam platformu, ayurvedik ve sade yaşam platformu Polat Palandöken’de bir etkinliğe imza attı.

Dağ yaşantısı deneyimini iyi yaşam pratikleri ile buluşturan Polat Palandöken, iyi olma halini bulma yolculuğuna çıkarıyor.

Farkındalık yaratan, bilgilendiren ve ilham veren iyi yaşam platformu Live to Bloom ve ayurvedik, iyi ve sade yaşam platformu MÄMÄCEY’in ortak küratörlüğünde, Wings ana sponsorluğunda ve iyi yaşam tutkunu davetlilerin katılımıyla MÄMÄBLOOM etkinliği gerçekleşti.

Polat Palandöken

3 günlük bu özel etkinliğin ilk günü, 2024 Michelin Genç Şef ödülü sahibi The Red Baloon’un Head Şefi, Şef Ulaş Durmaz’ın özel olarak hazırladığı vegan ve glütensiz öğlen yemeği menüsü ile başladı.

Polat Palandöken

Ardından, IIN bütünsel beslenme ve sağlık koçu Egemen Erden ile “The Body’s Wisdom” etkinliği MÄMÄCEY’in kurucusu IIN bütünsel beslenme ve sağlık koçu, Chopra Ayurveda eğitmeni Ceylan Sel Sohtorik ve Live to Bloom’un kurucusu Ceren Ceylan Ertaç moderatörlüğünde gerçekleşti. The Studio Polat Palandöken’de ünlü yoga eğitmeni Chris Chavez ve deneyimli yoga eğitmenleri Ray Rizzo ve Zeynep Gürsoy, nefes ve farkındalık koçu Raquel Habib’in katılımıyla açılış seremonisi takip etti. Açılış, Raquel Habib’in somatik nefes pratiği ile devam etti. Gün, Polat Palandöken’in içinde yer alan MOMO Après-ski’de düzenlenen akşam yemeği ile sonlandı.

Mistik atmosferde Sevgililer Günü

Mistik atmosferde Sevgililer Günü

Argos in Cappadocia, mistik atmosferinde Sevgililer Günü haftasına davet ediyor. Sevgililer Günü haftasında sizi  özel etkinliklerle buluşturuyor. 16 Şubat’ta Tuna Kiremitçi, “Şairin Şarkıları” adlı müzikal gösterisiyle romantizm rüzgarları estirirken, 17 Şubat’ta Levon Bağış’ın özel sunumuyla gerçekleşecek etkinlik, gastronomi tutkunlarını bir araya getirecek.

Argos in Cappadocia

İsterseniz her güne, nefes egzersizi ve sabah yogasıyla başlayarak sabah ritüelinizi Kapadokya’nın benzersiz atmosferinde gerçekleştirebilirsiniz. Huzurlu ve doğayla iç içe olma imkânı sunan “Winter Corner” da sevdiklerinizle keyifli anlarınızın adresi olacak.

Manzaranın tadını sükûnet içinde çıkarmak isteyenler de Güvercinlik Vadisi bakan özel bir köşede “Kış Pikniği”ni deneyimleyebilir. Diğer romantik alternatifler ise “Şömine Menüsü”nün sunduğu şömine başı lezzetleri ve Türkiye’nin en büyük doğal yeraltı mahzenlerinden biri olan kav seçkileriyle “Tadım Deneyimi”…

Argos in Cappadocia

Dünyanın en eski manzarasına sahip Nahita’da, Anadolu köklerinden ve hikayesinden ilham alan eşsiz lezzetleriyle kış menüsünü tadabilir, günün yorgunluğunu atmak için “Terapi Odası”nda rahatlatıcı bir masajla, size ait dinlendirici ve huzurlu zamanın keyfini çıkarabilir ya da muhteşem Güvercinlik Vadisi ve Erciyes manzarası eşliğinde, ısıtmalı “Açık Havuz” deneyimini keşfedebilirsiniz.

Bilgi  +90 384 219 31 30

Bu yıl sonun kadar hedef 200 şubeye ulaşmak

Bu yıl sonun kadar hedef 200 şubeye ulaşmak

Tüketiciler son dönemde yerli ve milli markalara daha fazla önem veriyor. Kahve sektörü ise bunların başında geliyor. Yerli ve milli marka Arabica Coffee House, Türkiye’de 150’e yakın şubesi ile nitelikli kahve severlere hizmet vermeye devam ediyor.

“Fark Yarat Öncü Ol” sloganı ile yola çıkan Arabica Coffee House, işletmelerinde kullanılan ürünler ile ilgili yaptığı yatırımlar ve kurduğu gıda üretim tesisinin yanı sıra konsept ve atmosferiyle kahve severlerin dikkatini çekiyor. Kahvesini kendi ithal eden, günlük 3 ton kahve kavurma kapasitesine sahip fabrikasında kahvelerini kavurarak misafirlerine iyi kahve sunan Arabica Coffee House, kahve severlerin güven duyduğu bir buluşma noktası olma özelliğini koruyor.

Hedef 200 şube

Arabica Coffee House CEO’su Av. Sertaç Yalçın, yerli ve milli değerlere bağlılıklarını korurken, sürekli olarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı hedeflediklerini vurgulayarak; “Yüzde yüz yerli ve milli marka olarak Arabica kahve çekirdeklerini kahve kavurma fabrikamızda özenle kavurup misafirlerimize taze, kaliteli ve güvenilir kahve deneyimi sunuyoruz. Butik hizmet ruhunu kaybetmeden büyüyen şirketimiz, adeta bir girişim ve ARGE firması gibi hareket ederek sektördeki gelişmeleri yakından takip ederken, sektörün otoritesi olmak için yoğun çaba ve iş birlikleri geliştiriyor. Yerli markamız Arabica Coffee House ile pazar payımızı artırarak güvenle yolumuza emin adımlarla ilerliyoruz. Şu an Türkiye genelinde 140’a yakın şubemiz var, 2024 yılı sonu itibariyle de bu sayıyı 200’ü geçmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Kendinizi bir anda Ortcağ’da bulacaksınız

Kendinizi bir anda Ortcağ’da bulacaksınız

Jorvik Viking Festivali York İngiltere 11-19 Şubat

‘Viking’ kelimesini duyduğunuzda genellikle İskandinavya’yı düşünürsünüz, ancak Birleşik Krallık’taki suların ötesinde York da zengin bir İskandinav mirasına sahiptir. Antik York kentinde her yıl bir hafta süren bu etkinlikte anılan da budur. Türünün en heyecan verici ve atmosferik tarihi festivallerinden biridir. Festival, Viking istilasının Anglo-Sakson İngiltere üzerindeki etkisini araştırıyor.

Etkinlikler arasında büyüleyici yürüyüşler ve konuşmalar, yaşayan tarih kampları ve dramatik savaş gösterileri yer alıyor. İskandinav destanlarını ve hikayelerini dinleyin, Viking gibi giyinin, uzmanlarla tanışın, bir kılıç alın, Viking çağı el sanatlarından bazılarını öğrenin, okçulukta şansınızı deneyin ve muhteşem yırtıcı kuşları tam uçuşta görün. Her yıl düzenlenen En Güçlü Viking yarışmasında kaslarınızı esnetin.

Melankoli aslında depresyonun ağır hali…

Melankoli aslında depresyonun ağır hali…

Gizemli bir duygu hali olan melankoli, sıklıkla hüzünle eş anlamlı olarak kullanılsa da uzmanlar bu kelimenin depresyon ve hüzün arasında farklı bir kavram olduğunu belirtiyor. Melankoli kişinin kendisini yataktan kaldıracak sebebi dahi bulamadığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Hayatta ve ayakta kalacak hedefler yok olmaya başlar melankolide, bu noktada depresyonla örtüşen taraflar vardır. Melankolik depresyon ise depresyonun çok ağır bir türüdür.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, melankoli hakkında bilgi verdi.

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, sanatçı Erol Evgin’in seslendirdiği şarkıda ‘’Dipsiz bir kuyu gibi karardı dünya’’ dediğini hatırlatarak, “Melankoli tam da dünyamızın dipsiz bir kuyu gibi kararması aslında, zaman zaman melankoli kelimesini biz hüzün gibi kullansak da melankoli, depresyon ve hüzün arasında kavramsal olarak farklar vardır.” dedi.

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Derin acılı bir mutsuzluk, umutsuzluk var…

Melankoli kelimesinin Milattan Önce 400’lü yıllardan itibaren Hipokrat tarafından bir takım ruhsal hastalıkları tanımlamak için kullanılan kadim bir kelime olarak karşımıza çıktığını anlatan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Özellikle tarih boyunca sanat ve felsefe açısından yaratıcılığın ön koşulu gibi görülüp romantize edilse de psikolojik açıdan değerlendirdiğimizde çok acı verici bir tablo karşımıza çıkar. Keder, derin acılı bir mutsuzluk, umutsuzluk, kişinin sevme kapasitesinin kaybı, hüzün, dış dünyaya karşı ilgisizlik, basit gündelik aktivitelerden kaçınmalar da bulunması, kendisine yönelmiş suçluluk duyguları, öz saygını azalması gibi belirtiler söz konusu melankolide.” diye konuştu.

Melankolik depresyon depresyonun çok ağır bir türü

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, bu kelimenin zamanın ruhuna göre de anlamını değiştiren bir kelime olduğunu, melankolik depresyon olarak ele alındığında duygu durumunda melankolinin depresyonla örtüşen taraflarının var olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Biz melankoliye baktığımızda kişinin egosundan, benliğinde, o enaniyetinde büyük ölçüde bir zayıflama görürüz. Ego boş ve değersiz haldedir. Kişi adeta cezalandırılmayı bekleyen, kendini kötüleyen, eleştiren bir haldedir. Melankoli kişi kendisini yataktan kaldıracak sebebi dahi bulamaz. Hayatta ve ayakta kalacak hedefler yok olmaya başlar melankolide, bu noktada depresyonla örtüşen taraflar vardır. Melankolik depresyon ise depresyonun çok ağır bir türüdür. Özellikle melankoli içerisindeki kişide terk edilmişlikle dolu bir ruh hali vardır. Yalnızlıkla örülmüştür. Ruhu kasvet, iç sıkıntısı umutsuzluk, karamsarlık tüm bunlar melankolik depresyonda gördüğümüz belirtilerdir.”

Freud melankoliyi acı verici bir yara gibi tarif ediyor

Freud’un melankoliyi “Kişinin kendilik değerinde bir düşüş vardır, kişi kendi ihtiyaçlarından ve arzularından uzaklaşmaya neredeyse sebep olan bir geri çekilme biçimine girer; benliği ıssızlaşır, güçsüzleşir’’ diye acı verici bir yara gibi tarif ettiğini anlatan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Bu noktada depresyonla melankoliyi karşılaştırdığımızda melankoli ne hüzün diye hafifletebileceğimiz bir durumdur ne de depresyondaki belirtilerle tek başına karakterizdir. Melankoli aslında depresyonun ağır halidir.” dedi.

Kişide belirgin zayıflama, halsizlik görülür

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, melankoli kişinin ruhsal durumundaki çökkünlükten ziyade fiziksel belirtilerin de görüldüğünü ifade ederek, “Kişinin hareketlerinde yavaşlama söz konusudur. Bununla birlikte kişinin önceden yapmayı sevdiği şeylerden hoşlanmadığı, keyif almadığı bu sebeple davranışsal olarak birtakım kaçınmalar yaşadığı görülür. Gittikçe dış gerçeklikten iç gerçekliğe doğru kapandığı birtakım davranışsal bozulmalar da görülür. İştahsızlık, uykusuzluk gibi fizyolojik belirtiler de olur. Kişide belirgin zayıflama, halsizlik, postüründe içe kapanık pozisyon karşımıza çıkabilir.” dedi.

Çevresel stres faktörlerinin melankoliyi de depresyonu da etkilediğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Dolayısıyla deneyimlediğimiz her şey melankolik bir ruh haline girmemize etki gösterebilir. Mizacımızın bir etkisi vardır, genetiğimizin bir etkisi vardır, çevresel faktörlerin de etkisi vardır.” diye konuştu.

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Depresif belirtiler geçicidir, kişinin karakterini değiştirmez

Melankolide kişinin iç dünyasında yalnızlık ve sıkıntı olduğunu, neredeyse zihinsel uğraşısının da sadece kendisiyle ilgili olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Tüm zihinsel uğraşları da ona suçluluk, pişmanlık gibi duyguları hissettiren, yaralayan hatta neredeyse cezalandırılma arzusu doğuran şekilde işgalci düşüncelerdir. Kişi melankolik bir depresyondaysa bu depresif belirtileri onun kişilik özellikleriyle karıştırmamamız gerekiyor. Depresif belirtiler geçicidir, kişinin karakterini değiştirmez.  Bu durumda kişilik özellikleriyle hastalığı ayırt etmek durumundayız.” dedi.

Güneş ışığının daha az ve günlerin daha kısa olması melankoliyi etkiliyor

Hormonlar, mevsimsel değişiklikler, yaşamımızdaki çevresel streslerin artması karşısında melankolinin etkilenebildiğini de söyleyen Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Bununla birlikte melankolinin şiddeti etkilenebilir. Yastayken sevdiğimiz bir nesnenin somut olarak kaybını yaşarız, fakat melankolide gerçeklikte var olan sevdiğimiz bir nesnenin kaybından ziyade bunu kaybetme ihtimali gibi daha soyut bir düzlem söz konusudur. Her ikisinde de ortak birçok nokta vardır. Hissedilen duygular birtakım güçlükler gibi. Fakat ayrıştıkları nokta özellikle yasta sevilen bir kişinin somut olarak kaybının yaşanmasıdır. Melankolide kişi daha çok iç dünyasında yalnızlaşır.” şeklinde devam etti.

Güneş ışığının daha az olması ve günlerin daha kısa olmasının melankoliyi etkileyip etkilemediğine ilişkin de Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Elbette etkilemektedir. Klinik açıdan değerlendirdiğimizde sonbahar, kış ayları itibariyle depresyon artmaktadır.” dedi.

Arınarak yepyeni  bir başlangıç için iki günlük program

Arınarak yepyeni  bir başlangıç için iki günlük program

Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul’un Spa ve Wellness merkezi Six Senses Spa, cilt bakımları ve holistik terapileriyle sizi ve sevdiklerinizi iki günlük bir programda yenilenmeye ve canlanmaya çağırıyor.

Markanın bütüncül sağlık anlayışını ortaya koyan imza masajlar, terapiler ve cilt bakımlarına ek olarak, sürdürülebilirlik felsefesini yansıtan Alchemy Bar ve harika manzaralı bir sonsuzluk havuzu ile fark yaratıyor.

Six Senses Spa, “City Escape” ve “Let Go & Restart” olarak adlandırılan yeni ve yoğun programlı iki günlük arınma paketlerini özellikle şehirden ayrılmadan vücudunu ve zihninni arındırmak isteyeceklere özel olarak hazırladı.

İki günlük arınma

Bu yeni ve kapsamlı arınma paketlerinde konaklama mecburiyeti olmaksızın yenilenmeniz mümkün. Her iki pakette de vücudunuzun arınması için özel detox menüleri ve terapileri ile vücut yapınıza uygun ve sadece size özel fitness seansları dışında, uyku takibi ve imza masajlar sizi önümüzdeki yıla hazırlamak için özellikle bulunuyor. Six Senses Spa sadece vücudunuzu değil zihninizi de arındırmanız için sizi stresten uzaklaştıracak yoga derslerini ve meditasyonu da eklediği bu iki günlük paketlere Boğaz’da yürüyüş ve Türk hamamında geleneksel masajı da ekleyerek her zevke ve her arzuya göre bir arınma seçeneği ni muhakkak sunuyor.

Bilgi:  +90 212 355 55 00