Yazılar
D-Resort Ayvalık Murat Reis’te kapılarını açıyor
D-Resort Ayvalık Murat Reis’te kapılarını açıyor
Ayvalık’ın oksijeni bol havasında, deniz ve ormanla bütünleşen atmosferinde keyifli bir tatil sunan D-Resort Ayvalık Murat Reis, 28 Nisan’da kapılarını açıyor.
Üstün hizmet kalitesinin yanı sıra Ege’nin iki yakasının sentezinden oluşan mutfağıyla D-Resort Ayvalık Murat Reis, bu sezon artizan lezzetleriyle öne çıkıyor.
Sarımsaklı Plajı, Cunda Adası, Kozak Yaylası, Küçükköy ve Şeytan Sofrası gibi bölgenin en gözde çekim merkezlerine birkaç dakikalık mesafede yer alan D-Resort Ayvalık Murat Reis, bölgesinde mavi bayraklı plaj sertifikasına da sahip.

Günün her saati en gurme lezzetler
Bu sezon artizan mutfağıyla öne çıkan Resort Ayvalık Murat Reis Kitchen Ege, Türk mutfağı üzerine çalışmaları ve yemek kitaplarıyla dünyaca ün kazanan Şef Ömür Akkor’un danışmanlığı ve imza tarifleriyle “en iyi” tercih edenleri bekliyor.
Gün içerisinde keyifli vakit geçirebileceğiniz barların zengin çeşitli kokteylleri ise hem gündüz hem de gece saatlerinde sizlere eşlik ediyor.

Hem bedensel hem ruhsal arınma
D-Resort Ayvalık Murat Reis’deki D-Spa, her ince ayrıntı düşünülerek özenle tasarlanmış spa merkezi, uzman terapistleriyle bakım ve masaj seçeneklerini sunarken, denize nazır manzaralı saunasında ve dinlenme alanlarında misafirlerine ayrıcalıklı olduklarını hissettiriyor.
Edremit Havaalanı’na 49 km. uzaklıkta olan ve düzenli uçuşlar ile D-Resort Ayvalık Murat Reis’e, İstanbul’dan 2 saatte ulaşmak mümkün.
Buraları görmeden Seul’u gezdim demeyin
Buraları görmeden Seul’u gezdim demeyin
Kardeş ülke Güney Kore, Türk turistleri ağırlamak üzere kapılarını açtı.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz seyahat edebildiği ülkelerin başında gelen Uzak Doğu’nun heyecan veren destinasyonu…
Buralara gitmeden Seul’den dönmeyin!
30 bin farklı kelebek bu parkta
2002 yılında Seul’da büyük bir evsel atık toplama bölgesinin yeşil alana dönüştürülmesiyle oluşturulan Dünya Kupası Parkı, içinde 5 farklı parkı barındırıyor. Seul’ün nefes kesen manzarasını gören 22 gözetleme noktasına sahip Haneul Parkı, 30 bin farklı türde kelebeğe de ev sahipliği yapıyor.

Güney Kore tarihi, bu müze köyde
Donuimun Müze Köyü, ‘hanok’ yani geleneksel Kore evleri ile Seul mimarisinin tarihi dönemlerini sergileyen binalardan oluşan gerçek bir ‘açık hava müzesi’. Köyde, ziyaretçiler 1900’lerden başlayarak 1980’lere kadar olan tüm mimari stilleri rahatlıkla inceleyebiliyor.
Samcheong-dong
Seul’ün en popüler yerlerinden Samcheong-dong, geleneksel güzellikteki hanok binalarının eşsiz tarihi ile galeri ve kafelerin modernliğini bir araya getirerek, ziyaretçilerine benzersiz bir atmosfer yaşatıyor.
Bukchon Hanok Köyün Gahoe-dong semtinde bulunan ve adını da Kore’nin bağımsızlığı için savaşan Koreli bir vatanseverden alan Baek In-je Evi ise, bu bölgede bir müze ve kültürel miras alanı olarak ziyaret edilebilecek özel yerlerden bir diğeri.

En renkli fotoğrafların adresi: Ikseon-dong
1920’lerde kurulan Ikseon-dong Hanok Köyü, ziyaretçilerine modern ve geleneksel unsurların eşsiz bir karışmını sunuyor. Tarihten fırlamış gibi olan Ikseon-dong’da yapılacak en güzel şey ise sokakları keşfetmek… Kıvrılıp dönen dar sokaklar, benzersiz bir şekilde dekore edilmiş mağaza ve kafelerle çevrili. Renkli dükkanlar fotoğraf kareleri için mükemmel bir fon oluştururken mağaza tabelaları ve türünün tek örneği olan duvar resimleri de Ikseon-dong’da yolunuzu bulmanıza yardımcı oluyor.
Demirciler caddesi Seoul Art Space Mullae ile sanata kapı açtı
2010 yılında kapılarını, sanat köyü Mullae Creative Village’ı da içerecek şekilde, yerli ile yabancı sanatçılar için yaratıcı bir destek merkezi olarak açan Seoul Art Space Mullae kapsamında, Mullae-dong’da bir zamanlar eski demir dükkanlarının bulunduğu demirciler caddesi, profesyonel bir yaratıcı alan olarak yenilendi. Yenilenen bu alan, yaratıcı her türlü etkinliklere destek verebilen ortak çalışma alanları, çok amaçlı tiyatrolar, kayıt stüdyoları ve seminer odaları içerecek şekilde tasarlandı.

The Hyundai Seoul: Seul’ün En Büyük Alışveriş Merkezi
Seul seyahatiniz, Seul’un en büyük alışveriş merkezi olarak geçtiğimiz yıl açılan The Hyundai Seoul ile artık çok daha farklı bir boyuta taşınıyor. Çevre dostu fütüristik bir mağaza konseptine sahip olan AVM’de, 30 global tasarımcı markanın yer aldığı ‘Exclusive Label’ katına ek olarak; ‘Tasty Seoul’ katında ise 90’a yakın ünlü yiyecek ve içecek markası yer alıyor.
Tatilsepeti’nden tatil önerileri
Tatilsepeti’nden tatil önerileri
Yaz mevsimi kapıya dayandı. Peki, siz güneşin tadını doyasıya çıkaracağınız tatil rotanızı belirlediniz mi?
Turizm sektörünün deneyimli oyuncularından Tatilsepeti, Ege’den Akdeniz’e, Karadeniz’den Güney Doğu Anadolu’ya, yurdun her köşesinden tatil alternatifleri sunuyor.
Sıcak havaların vazgeçilmez rotalarında, Tatilsepeti fırsatları ile yaz tatilinin keyfini çıkarmaya hazır olun! Ege ve Akdeniz’in eşsiz sahilleri, Karadeniz’in serin yaylaları, Güney Doğu Anadolu’nun eşsiz tarihi, cennetten bir köşe Kapadokya ve şehre yakın mesafede bulunan alternatif tatil rotaları… Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti, tatil dolu günleri karşılamak adına sabırsızlanan tatilseverlere, birbirinden avantajlı tatil önerileri sunuyor.

Eşsiz koyları ile Ege ve Akdeniz sahilleri
Tatilsepeti’nin yaz mevsimi rotalarının en başında, 184 metreye kadar ulaşan derinliğiyle Türkiye’nin en büyük gölleri arasında sıralanan Salda Gölü ve büyüleyici güzelliğiyle Pamukkale yer alıyor. 729,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Pamukkale ve Salda Gölü Turu’nu deneyimleyerek yazın keyfini çıkarabilirsiniz.
İdeal rotalardan biri de, Ege kıyılarında sıralanan Assos, Ayvalık, Bozcaada. Tatilin keyfini çıkarırken tarihi güzelliklerine hayran kalacağınız Assos, Ayvalık ve Bozcaada Turu’nun fiyatları, 699,00 TL’den başlıyor. Yurt içi tatil seçeneklerinin en gözde noktalarından bir diğeri ise, Kuşadası, Çeşme, Pamukkale. Masmavi denizi, rengarenk çiçekler ile süslenmiş taş evleri ve lavanta kokulu havası ile tatilcilere unutulmaz anlar vadeden Kuşadası, Çeşme, Pamukkale Turu, 1,599,00 TL’den başlayan fiyatlar ile tatilcileri bekliyor.
Karadeniz yaylaları sizi bekliyor
Yaz mevsimi tatil turlarında bir diğer seçenek, doğası ve doğal güzellikleriyle kendine hayran bırakan Karadeniz turu. Tarihi mekanları, yeşil çay tarlaları, serin yaylaları, eşsiz kanyonları ve temiz havasıyla unutulmaz bir tatil vadeden Karadeniz Bölgesi için, 679,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Zonguldak, Safranbolu, Amasra Turu, 1,949,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Karadeniz ve Yaylalar Turu ya da 1,839,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Karadeniz Rüzgarı ve Batum Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin efsaneleri
Tatilini deniz, kum, güneş dışında farklı bir şekilde değerlendirmek isteyenler için keşif dolu bir seçenek ise, GAP turu. Tarihin kokusunu içinize çekeceğiniz, Fırat ve Dicle nehirlerinin uyum içinde aktığı ve yemekleri ile bir lezzet şölenine dönen topraklar, yerli ve yabancı turistler tarafından oldukça ilgi çekiyor. Sayısız efsaneye, aşka ve savaşa şahitlik eden toprakları görmek adına, dilerseniz 2,199,00 TL’den başlayan fiyatlar ile GAP ve Mezopotamya Turu, dilerseniz 2,450,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Mardin, Hasankeyf, Diyarbakır Turu ya da 2,599,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Klasik GAP Turu’nu tercih edebilirsiniz.
Kapadokya keşfi
Eşsiz coğrafi özellikleri, mağara otelleri, yer altı şehirleri ve vadileriyle her mevsim yoğun ilgi gören Kapadokya, en keyifli tatil seçeneklerinin arasında yer alıyor. İsmini, bölgede meşhur olan uzun yeleli ve parlak atlardan alan şehir, bugün en güzel kültür gezilerine ev sahipliği yapıyor. Gezilecek pek çok noktası olan Kapadokya Göreme, Uçhisar, Ortahisar, Avanos gibi önemli merkezleriyle de adından söz ettiriyor. Yurdun cennet köşelerinden Kapadokya keşfi için 679,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Kapadokya Turu, 719,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Ankara çıkışlı Kapadokya Turu ve 1,459,00 TL’den başlayan fiyatlar ile İzmir hareketli Kapadokya Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Günübirlik turlar ile tatil kaçamağı
Uzun süreli tatil yapmaya vakit bulamayan tatilseverleri de unutmayan Tatilsepeti, şehrin karmaşasından biraz olsun uzaklaşmak isteyenlere günübirlik turlar öneriyor. Kent yaşamının telaşlı koşturmacasından yorulup kendini doğanın kucağına bırakmak için sabırsızlananlar, 199,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Şile, Ağva, Polonezköy Turu, 219,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Maşukiye, Ormanya, Sapanca Macera Turu ve 259,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Bursa, Gölyazı Turu’nu deneyimleyebilir.
İrlanda’nın en popüler küçük kasabaları
İrlanda’nın en popüler küçük kasabaları
Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin
İrlanda yemyeşil manzarası, zorlu golf sahaları, tarihi kaleleri ve eşsiz müziği ile ünlüdür. Çoğu gezgin Dublin, Belfast ve Galway gibi büyük şehirlere akın ederken, ülkenin en iyi özelliklerinden birini kaçırıyorlar: gerçek karakteri. Bu büyük şehirlerde Zümrüt Ada’nın en eşsiz İrlanda cazibesine bir bakış yakalayabilirken, bu en iyi, gelişen kırsal alanda biberli küçük kasaba ve köylerde bulunur.
Turistler, ayakları yere basmayan ve kalabalık yoldan saptıklarında, İrlanda kültürünün gerçek kalbini bulabilirler. Ziyaretçiler ne kadar uzağa giderlerse, İrlanda kırsalında bulunan faydaları elde etme olasılıkları o kadar artar. Büyüleyici bir manzaradan, berrak, kır havasından, eski binalardan ve yalnızca en genç kasabalarda bulunan türden dostça sohbetten bahsediyoruz.
İrlanda’nın daha az bilinen küçük kasabaları, renkli, sazdan çatılı kulübelerle dolup taşan şirin köylerden, bir deniz kenarındaki uçurumun üzerine tünemiş antik kalıntılara kadar, yerel tarihe daha huzurlu ve samimi bir bakış sunuyor ve yemek yenmek zor! İrlanda’daki en iyi küçük kasabalar listemizle seyahatlerinizi planlayın.

Kilkenny
Küçük bir kasaba için, Kilkenny kesinlikle turistik eğlenceyi nasıl paketleyeceğini biliyor. Kilkenny’deki en ilgi çekici yerler arasında Kilkenny Kalesi, Medieval Mile Müzesi, St. Canice Katedrali ve Yuvarlak Kule ve Black Abbey sayılabilir.
Ancak çoğu turistin bu güzel köyü seçmesinin en önemli nedeni ambiyansıdır. Canlı müzik, renkli mağazalar ve dolambaçlı bir Nore Nehri ile bir açık hava pazarını bir araya getirdiğinizde, Dublin’in sadece bir buçuk saat güneybatısında eğlenceli ve heyecan verici bir kaçamak için zemin hazırladınız .
Sokaklar ve ara sokaklardan oluşan bir labirent, turistleri orta çağ kasabasında bilinmeyen maceralara götürürken, modaya uygun mağazalar, biblolara meraklı olanları cezbeder. Kilkenny Medieval Mile olarak bilinen bu kompakt alan, ziyaretçileri katedralden kalenin kalbine götürür. Ayrıca, herhangi bir büyük şehir müzesine parası için bir şans verecek olan Ulusal Tasarım ve El Sanatları Galerisi’ni de geçer. İpucu: Şehrin en iyi manzarasını görmek için 30 metrelik Yuvarlak Kule’ye tırmanın.

Kinsale
Ooh Kinsale. Ne eşsiz muhteşem bir yer! Parlak renklere boyanmış dükkânlar, galeriler ve evler, bu orta çağ balıkçı limanının ana caddelerine hayat veriyor. Yatlar, dolaşmaya değer olan limanın çoğunu kaplar. Göz şekeri hakkında konuşun!
Kinsale’de çok sayıda ilgi çekici yer olsa da, burada yapılacak en keyifli şeylerden biri yemek yemektir. Bu küçük sahil kaçamağı, kaliteli restoranlarla doludur. Aslında, Kinsale, “İrlanda’nın Gurme Başkenti” olarak adlandırılan çok sayıda iyi yemek mekanına sahiptir. Bastion, beş servisli nefis bir tadım menüsü ile grubun lideridir, ancak The Supper Club, son derece güler yüzlü personel tarafından sunulan inanılmaz taze deniz ürünleri sunmaktadır.
Bir yürüyüş turunda kendinizi şımartın ya da 17. yüzyılda inşa edilmiş, yıldız şeklindeki etkileyici bir kale olan Charles Fort’u ziyaret edin. Hem Eski Kinsale Başkanı’na hem de Bandon nehrinin ağzına bakan Charles Fort’a bir asma köprü ile ulaşılmaktadır. Kinsale, İrlanda Cumhuriyeti’nin en büyük ikinci şehri olan Cork’tan sadece 40 dakika uzaklıktadır.

Dingle
Bu büyüleyici kasaba, İrlanda’nın güneybatı kıyısında yer almaktadır. Dingle Yarımadası’nda bulunur ve Dingle Körfezi’nden Blasket Adaları’na bakar . Hafta sonları ve tatillerde (özellikle yaz aylarında) ziyaretçi akınına uğrayan Dingle, kendini plaj serserileri ilan etmek için harika bir yerdir. Kumlu plajları, onu yüzücüler ve yürüyüşçüler için sıcak bir nokta haline getirir.
Çoğu Dingle’ı açık havada vakit geçirmek için ziyaret eder – sörf yapmak, bisiklete binmek, tekne gezintisi yapmak ve arkeolojik alanları kontrol etmek Dingle’de yapılacak şeyler listesinin başında gelir. Coumeenoole Plajı o kadar muhteşem ki nefesinizi kesecek. Ama atlamayın, akım tehlikeli derecede güçlü. Conor Pass’ın virajlı yolunu Dingle’den Kilmore Cross’a (kuzey tarafında) sürmek bir vurgu. İrlanda’nın en yüksek dağ geçidi, rakipsiz manzaralar sunuyor.
İpucu: Dingle Limanı’nın ağzında yaşayan şişe burunlu yunus Fungie’ye dikkat edin . Kasabanın maskotu oldu ve 1984’ten beri yüzüyor. Bazıları Fungie’yi Ekim 2020’den beri görmediklerini söylese de, hepimiz onun hâlâ buralarda yüzerek oynamayı beklediğini umuyoruz.

Tralee
County Kerry’nin başkenti Tralee, güneybatı İrlanda’nın Atlantik kıyısında yer almaktadır. Birçok eğlence mekanına ev sahipliği yapan bu şirin kasaba, engebeli arazisi, sarp kayalıkları, dağları ve okyanus manzaraları ile ünlüdür. Blennerville Yel Değirmeni’nin fotoğrafını çekmemek imkansız . Bu badanalı fener, dağların önünde ve denizin arkasında gururla duruyor.
Tralee Bay Wetlands Center, bir günü geçirmenin en iyi yolunu sunar. Doğadaki tahta kaldırımda dinlenmek ve sükunete boyun eğmek ya da su zorlamada elinizi denemek istiyorsanız, bu geniş nokta gevşemek için harika bir yerdir.
Tam anlamıyla rahatlamak için piknik yapmak için mükemmel, temiz ve huzurlu bir plaj olan Banna Strand’ı ziyaret edin. Son 60 yıldır her Ağustos, turistler Tralee’nin Gülü Uluslararası Festivali için Tralee’ye akın ediyor (popülerlik açısından sadece Aziz Patrick Günü’nden sonra ikinci sırada).

Portmagee
Portmagee’nin en iyi özelliklerinden biri konumudur. Bu şirin kasaba, Ring of Kerry’nin (diğer adıyla Iveragh Yarımadası ) yakınında yer almakta olup, bu kusursuz bölgeyi gezmek için onu mükemmel bir atlama noktası (veya geceleme molası) yapmaktadır. 179 kilometrelik dairesel rota, rakipsiz nefes kesici dağlar, deniz manzaraları ve dolambaçlı kırsal manzaralar sunar.
Eğlenceli, aydınlık evler sahili bekliyor ve balıkçı tekneleri hemen kıyıdan demirliyor. Son zamanlarda bir Star Wars filminde yaşanmaz bir arazi olarak görünmeleri nedeniyle en ünlüsü olan Skellig Adaları’nda bir tura çıkın. Daha da iyisi, adanın ana sakinleri olan martılardır.
Buradaki yolculuğunuzda, yunuslar için gözlerinizi dört açın. Ve iyi hava için dua et. Hava çok sert veya rüzgarlıysa, tekneler yalnızca mayıs ortasından eylül sonuna kadar erişilebilen bu ulaşılması zor yere gitmeyecektir.

Doolin
Doolin’de gün batımını kaçırmak istemeyeceksiniz. Çatlak ışık sudan, araziden ve eski taş duvarlardan yumuşak bir şekilde sekerek kapsayıcı bir sakinlik hissi uyandırır. Bu küçük köy, bazıları sazdan çatılı olan en sevimli ve renkli binalara sahiptir.
Yerliler, gece boyunca geleneksel İrlanda müziği çalarak ziyaretçilerin dramatik manzaralarında kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlar. Atlantik kıyısında görkemli bir Burren’de bulunan Doolin’in çağrıştıran manzarasını yenmek zor. Örneğin, Avrupa’nın en uzun serbest asılı sarkıtı olan Büyük sarkıta ev sahipliği yapan Doolin Mağarası’nı ele alalım.
Açlık sancıları bastırdığında The Ivy Cottage’a gidin. En taze, en lezzetli balık ve cipsleri yaparlar. Tatlıyı eksik etmeyin – petekli cheesecake ve Banoffee Pie her ekstra kaloriyi buna değer kılar.
Çoğu Doolin’i nefes kesen Moher Kayalıkları’na giderken (veya oradan) ziyaret eder . Vahşi Atlantik Yolu üzerinde yer alan bu muazzam uçurumlar denizden 200 metreden fazla yükselir ve Hags Head’e (yaklaşık sekiz kilometre uzaklıkta) kadar uzanır. Daha eğitici bir deneyim için yerel çiftçi Pat Sweeney tarafından yönetilen rehberli bir tura kaydolun.
İpucu: Moher Kayalıkları turistler arasında oldukça popülerdir. Daha sessiz bir ziyaret için, çok sayıda Cliffs of Moher Yürüyüş Parkurlarından birine gidin. Buradan şelaleleri, Aran Adaları’nı ve Galway Körfezi’ni görebileceksiniz.

Malahide
Dublin’in kuzeydoğusuna sadece 36 dakikalık sürüş mesafesinde bulunan Malahide, bir gün (veya gece) uzakta olmak için mükemmel bir küçük kasabadır. Malahide Plajı dinlenmek ve deniz manzarasının tadını çıkarmak için favori bir yer olsa da, Malahide Kalesi ve Bahçeleri turistlerin ilgisini çekiyor.
Büyüleyici tarihine dalın, özel odaları keşfedin ve neredeyse 800 yıldır burada yaşayan bir aile olan Talbot olarak yaşam hikayelerini dinleyin. En sevilen özelliklerinden biri, bahçe-250 dönümlük park alanı, yakın ve uzak doğaseverleri çağırıyor. İrlanda’daki dört bahçeden biri olan botanik duvarlı bahçeyi kaçırmayın.
Malahide köyü gerçek bir mücevher ve burada vakit geçirmek, özellikle dükkânlar rengarenk, dolup taşan asılı sepetlerle süslendiğinde, duyuları sevindiriyor. Direklerine çarpan mandarların sakinleştirici tıngırtısı ruhu yatıştırırken, deniz melteminin nazik dokunuşu ve kokusu büyük şehir maceralarının koşuşturmacasında kaybolan enerjiyi tazeler.

Adare
1800’lerde yaşamanın nasıl hissettirdiğini bilmek ister misiniz? Adare’ye gidin. Miras Kenti olarak belirlenen bu sevimli köy, Maigue Nehri’nin yanında, Limerick City’den arabayla sadece 20 dakika uzaklıktadır.
Limerick’in parlak ışıkları ve kalabalık caddeleriyle tam bir tezat oluşturan Adare, büyüleyici ve huzurlu. Yerel park ( Adare Park ) aslında o kadar sakin ki, ayrılmak istemeyeceksiniz. Kusursuz bakımlı çimenler, mükemmel budanmış ağaçlar ve davetkâr banklar ile daha rahatlatıcı ve rahat bir havası olan bir yer bulmakta zorlanacaksınız.
Köyün sazdan çatılı kulübeleri, Holy Trinity Abbey Kilisesi’nin güzel olduğu kadar keyifli. Ayrıca küçük dükkan ve kafelerde dolaşıp vakit geçirmek isteyeceksiniz.
Kale severler gerçek bir şölen içindedir – Adare Desmond Kalesi, köyün kenarında yer alır ve Kral John’un Kalesi sadece 30 dakika uzaklıktadır.
Bonus: Adare, her ikisi de köye yürüme mesafesinde olan iki adet 18 delikli golf sahasına ev sahipliği yapmaktadır.

Youghal
Cork’un bir saatten daha az doğusunda yer alan Youghal, dinlenmek için harika bir yerdir. Tahta kaldırımda yürüyün, Youghal Gate Saat Kulesi’ni ziyaret edin veya güneşli bir öğleden sonra sahildeyken. Bu şirin sahil tatil beldesi, Karasu Nehri’nin ağzında yer alır. Raleigh Quarter, aksiyonun çoğunu ve kasabanın tarihine dair bir fikir bulacağınız yerdir. Kasabanın merkezinde yer alan bu iyi restore edilmiş bölge, ziyaretçileri zamanda geriye götürüyor.
St. Mary’s Collegiate Kilisesi’ni gezmek zaman ayırmaya değer olsa da, Youghal’ın en çok satan özelliği antik şehir duvarıdır. 13. yüzyılın ortalarında hareketli ticaret merkezinin etrafına inşa edilen sur, muhteşem manzarasıyla keyifli bir yürüyüş imkanı sunuyor.
Zamanda kendi kendine rehberli bir yolculuk için Youghal Heritage Trail’in bir haritasını almak için Ziyaretçi Merkezine gidin. Yol boyunca ziyaret edilecek diğer ilginç yerleri işaret ederek sizi kiliseyi ve Raleigh Mahallesi’ni geçecek.
İpucu: Ziyaretinizin zamanını Ağustos’un Youghal Ortaçağ Festivali için belirleyin . Tüm aile için eğlenceli bir deneyim olan bu etkinlik, orta çağ canlandırma sanatçılarını, yırtıcı kuş sergilerini, konserleri, zanaatkâr yemek standlarını, turları, hikaye anlatımını ve arkeolojik kazıları içerir.

Birr
İrlanda Mirası Kenti olarak belirlenen bu iyi korunmuş Gürcü köyü, Camcor Nehri üzerinde yer almaktadır. 1700’lerin başlarından ortalarına kadar inşa edilmiş, ağaçlıklı sokaklar geniş ve iyi planlanmış olup, aralarında yürümeyi bir zevk haline getirmektedir.
Birr Kalesi, kasabanın ana çekilişidir. Parsons ailesinin 14 nesline (Rosse Kontları olarak da bilinir) ev sahipliği yapan kale, bir zamanlar dünyanın en büyüğü olan inanılmaz, restore edilmiş bir Büyük Teleskop’a da sahiptir. Ayrıca kale bahçelerinde bulunan dev kutu çitler de kaçırılmaz.
Arazide dolaşırken dikkatli olun. Orada, 19. yüzyıldan kalma şelale ve kış bahçesi ve 20. yüzyıldan kalma arboretum ve nehir bahçesi gibi, yüzyıllar boyunca sayısız peyzaj değişikliğinin kanıtlarını bulacaksınız.
Rosse Kontları, bilim ve astronominin büyük hayranlarıydı. Tarihi enstrümanlarını, kameralarını ve fotoğraflarını (1800’lerin ortalarına kadar uzanan) kale arazisinde bulunan bir bilim müzesi olan Birr Castle Demesne’de bulabilirsiniz.
Eğlenceli gerçek: 1888’de Birr, All-Ireland Hurling finalinin ilk mekanıydı. Ayrıca, her Eylül ayında Birr, İrlanda Sıcak Hava Balon Şampiyonası’na ev sahipliği yapar.

Belmullet
Belmullet bir balıkçı cennetidir – görünüşe göre 39 balık türü, çevresindeki sularda geçit töreni yapar. Kilometrelerce uzunluktaki kumsalları, büyüleyici kayalıkları ve ıssız adaları ile ünlü olan bu Gal kasabası, açık havayı gerçekten sevenler için bir yerdir. Ve böyle muhteşem bir fonla kim istemez ki? Blacksod Körfezi ve Atlantik Okyanusu’nun yakınında yer alan Belmullet’in manzarası bozulmamış kum tepeleriyle doludur.
Dún na mBó, kasabadan hızlı bir gezintidir. Gizli bir mücevher olan bu cennete, koyunlarla dolu engebeli, neşeli bir yoldan ulaşılır, bu yüzden dikkatli olun. Bir kez vardığınızda, yolculuğun buna değdiğini anlayacaksınız. Gözlerinizi kapatın ve dalgaların kayalıklara çarpmasını dinleyin, temiz deniz havasını koklayın ve rüzgarın endişelerinizi savurduğunu hissedin.
Bonus: Hevesli golfçüler, ülkede 10 numara olan Carne Golf Links’e bayılacaklar. Muhteşem uçurum ve okyanus manzarası sunmanın yanı sıra, bu parkur 27 deliği boyunca daha zorlu bir deneyim sunuyor.

Fethard
Fethard’ı ziyaret ederken tarih meraklıları bir zevk içindedir. County Tipperary’nin kalbinde yer alan bu antik köy, aslında bir pazar kasabası olarak tasarlanmış ve Clashawley Nehri üzerinde yer almaktadır. Amacı kral için vergi geliri sağlamaktı. Bugün turistler birçok güzel restoran ve eklektik dükkan tarafından karşılanmaktadır.
Çoğu ortaçağ pazar kasabası gibi, Fethard da bir taş duvarla çevriliydi. 700 yıllık kilisesi Augustinian Manastırı Kilisesi ile birlikte bunların çoğunu sağlam bulacaksınız. Basamakları tırmanın ve korkuluklardan yürüyün, ancak ıslaklarsa dikkatli olun – kayabilirler.
Bir at hayranıysanız, Fethard Horse Country Experience’ı kaçırmayın. Ana Cadde üzerindeki 17. yüzyıldan kalma Tholsel Binasında yer alan bu iki katlı müze, şehrin zengin at tarihine saygı duruşunda bulunuyor.

Eyeries
Pitoresk bir köy olan Eyeries, Batı Cork’taki Beara Yarımadası’nda yer almaktadır . Coulagh Körfezi’ne bakan büyüleyici bir konum olan bu renkli kasaba, olağanüstü manzarasını aydınlatıyor. Bu pastoral noktanın üzerindeki gün batımlarını yenmek zor.
Eyeries’in sunduğu şeylerin tadını çıkarmak için dışarı çıkın. 7. yüzyıldan kalma Kilcatherine’deki kilise ve mezarlık kalıntılarını keşfedin. Beara Hag’ı ziyaret edin taş efsanesi, kış tanrıçasının (aka Hag) burada taşa dönüştürüldüğünü ve deniz tanrısı kocasını beklediğini söylüyor. Hevesli yürüyüşçüler Slieve Miskish Dağları’na tırmanmalıdır. Onların ödülü? Gerçekten rakipsiz manzaralar.
Daha az invaziv bir tırmanış mı arıyorsunuz? Bu temiz kasabada dolaşın ve yolunuz boyunca bozulmamış pastel evlere hayran kalın. Eyeries, Ulusal Düzenli Kasabalar Yarışması’nda yıllardır hem altın hem de gümüş madalya kazandı. Ardından, sahile gidin veya uzun, rüzgarlı, dar yollarda yürüyün (yerliler onlara boreen diyor).
İpucu: Eyeries Aile Festivali Temmuz ayında gerçekleşir. Pazar tezgâhlarından konserlere, rehberli yürüyüşlere ve yarışlara kadar, bu eğlenceli yıllık etkinlikte herkes için bir şeyler var.

Ennistymon
Bu sevimli küçük kasaba, doğal güzellik ve eski dünyanın cazibesi arasında mükemmel bir denge kurar. Aslen Cullenagh Nehri üzerinde bir pazar kasabası olan Ennistymon’un en göze çarpan özelliği, şehrin en eski kısmına bağlanan taş köprüdür.
Köprünün altında, aşağıdaki kayaların üzerine zarif bir şekilde düşen küçük akarsular ( Cascades olarak bilinir) vardır. Kameranızı kapın çünkü burası kesinlikle tıklamaya değer bir yer. En iyi fotoğrafı ister misiniz? Su boyunca, köprüden giden yolu kullanın. Aşağıyı takip edin ve yukarıya bakın.
Foust Galerisi’ne girin ve sergilenen parlak ve benzersiz parçaların keyfini çıkarın. Yerel sanatçı Sara Foust ile konuşmak bir zevk. Bu küçücük dükkanda uzun süre kalmanıza gerek yok ama kesinlikle görülmeye değer.
Yakınlarda, N67 ile altı dakikalık hızlı bir sürüş mesafesinde olan sahil kasabası Lahinch vardır. Yuvarlanan tepeler ve okyanus manzarası, dar ve rüzgarlı bir yolda kıvrılmanın ödülüdür. Yolda An Gorta Mór Anıtı’nda (aka Büyük Açlık Anıtı ) durun. Ennistymon Hastanesi’nin karşısında, şehrin yaklaşık bir mil dışında yer alır ve 1845-1851 arasındaki büyük patates kıtlığında ölenleri anmak için inşa edilmiştir.

Carlingford
Pitoresk Carlingford kasabasında ziyaretçileri bir ortaçağ ütopyası bekliyor. İrlanda’nın en küçük ilçesi County Loth’ta yer alan bu büyüleyici mücevher, modernizasyonun unuttuğu yerdir. Ve bunun için çok şükür!
Antik binalar ve dar sokaklar iç tarih tutkununuzun ilgisini çekmiyorsa, 12. yüzyıldan kalma Kral John’s Kalesi kesinlikle ilginizi çekecektir. Carlingford Lough’a bakan kayalık bir tepenin üzerinde yer alan bu Norman kalesi, kasabada inşa edilen ilk taş yapıydı.
Carlingford, güzel Cooley Yarımadası’nda öne çıkan bir noktadır ve Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti sınırına yakındır. Çevresinde parıldayan loch’un kartpostal değerinde manzaralar, tatlı yeşil alanlar ve görkemli Slieve Foy dağı bulunur.
Leprikonlara inanmıyor musunuz? Leprikon ve Peri Yeraltı Mağarasını ziyaret etmek fikrinizi değiştirecek. Perilerin de yaşadığı büyülü mağarada dolaşmanın yanı sıra gezginler, Cüceler ve cebinde altın paralarla yakınlarda bulunan Cüce Takım elbisesi hakkında hikayeler duyacaklar.
Yolculuklar sahura endekslendi
Yolculuklar sahura endekslendi
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte seyahat planları için sahur saatleri tercih edilmeye başlandı. Ramazanın ilk gününden itibaren sahur saatlerinde uçak ve otobüs bileti aramalarının bir önceki haftaya göre 3 kat arttığını açıkladı.
Ramazanla birlikte seyahat bileti satışları da sahur saatlerine taşındı. Önceki haftaya göre uçak ve otobüs bileti ile araç kiralama aramalarının ikiye katlandığını açıkladı. Gece 03.00-05.00 saatleri arasında uçak bileti aramaları 3 kat, satışları ise 2,5 kat artış gösterdi. Benzer artış otobüs biletinde de görüldü ve otobüs bileti aramaları 2,5 kat, satışları ise 2 kat arttı. Araç kiralama aramaları da Ramazan öncesine göre ikiye katlandı.
Enuygun
Dünyanın en ilginç hapishane otelleri
Dünyanın en ilginç hapishane otelleri
Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin
Hapishane otelleri perili olsun ya da olmasın, korkutucu! Eskiden işkencenin yapıldığı 100 yıllık bir Rus hapishanesinde kilitli kalma fikri bile korkutucu. O kadar cesursan geceyi hücrede bile geçirebilirsin. Kaldığınız yerin karanlık detaylarını anlatmak için hapishane turları var.
Jailhouse Accommodation – Christchurch -Yeni Zelanda
Bir hapishane hücresinde, dünün tüketimini anımsatan bir kalp çarpıntısı ve acı veren bir baş ağrısıyla uyanıyorsunuz. Sıkıntılı, son gecenizin anılarını toplamaya çalışıyorsunuz. Sonra sana çarpıyor ve rahat bir nefes alıyorsun. Yanlış bir şey yapmadın. Aslında, tam tersini yaptın. Eski bir hapishane olan Yeni Zelanda’daki en iyi hosteli rezerve ettiniz.
Jailhouse Accommodation’ın Gotik Revival tarzı binası, 1874 yılında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde inşa edilmiştir. 1999 yılına kadar çeşitli yaramaz suçlulara ev sahipliği yaptı. Vizyon sahibi bir çift olan Kirsty ve Grant, burayı 2006’da satın aldı ve bütçe gezginler için ödüllü, hapishane temalı bir oyun alanına dönüştürdü. Siyah beyaz çizgiler hiçbir zaman Jailhouse Accommodation’daki kadar eğlenceli olmamıştı.
Tutuklu kılığına girip mahkûm kimlik numaranızla fotoğraf çektirebilirsiniz. Sonra otantik bir parmak izi istasyonu var. Söylentiye göre Mochaccino’nuzun parasını ödemeyi unutursanız parmak izlerinizi yerel polis karakoluna gönderiyorlar. Şaka bir yana, hostelin resepsiyonunda kahve, büyük atriyumda ise açık büfe kahvaltı servis edilmektedir. Ayrıca, rahat armut koltuklara sahip özel bir Netflix odası vardır ve akşamları oyun oynamak isterseniz, oyun odasında bir bilardo masası ve bir dart tahtası bulacaksınız.
Atriyum her iki tarafta ortak hücrelerle çevrilidir. Ortak hücreler derken, rahat şiltelerle yenilenen ancak orijinal görünümlerinin çoğunu koruyan yatakhane, ikiz ve çift kişilik odaları kastediyorum. Konfor seviyesinden memnun değilseniz ve geçmişin bir hatırlatıcısına ihtiyacınız varsa, orijinal hücrelerden birini ziyaret edebilirsiniz. Duvarlarda korunmuş bazı mahkum sanatlarını bile görebilirsiniz.
Hostelin atriyuma park edilmiş bisikletlerinde, “kaçan mahkûmların” hızlı bir kaçış için bir tane almalarını öneren bir işaret var. O halde bir bisiklete binin ve Christchurch’ün güzel ormanlarını, plajlarını ve park alanlarını onlar sizi yakalamadan önce keşfedin!

Barabas –Lucerne -İsviçre
Lucerne’nin merkezi hapishanesi 1862’de inşa edilmiş ve 1998’e kadar faaliyet göstermişti. Bu tarihi bina yakın zamanda yeniden tasarlanmış ve 60 hapishane hücre odasından birinde kalmanıza izin verilmiştir. Otel adını askerlik hizmetini reddeden cesur bir pasifist olan Barabas’tan almış ve bunun sonucunda hapse atılmıştır. Uzun süre kaldığı süre boyunca, özgür bir adamken hayatından kaçırdığı her şeyi fresklerle boyadı. Barabas’ın duvar sanatlarını İsviçre’nin ilk hapishane otelinde hala bulabilirsiniz.
Hücreler, uygun şilteli rahat odalar değildir. Sırt çantalı gezginler için ranzalı, bütçeye uygun üç ve dört kişilik odalar mevcuttur. Küçük pencereleri ve güvenlik çubukları olan sıradan otel odalarına benzememeleri dışında, tipik tek kişilik ve iki yataklı odalar da vardır. Buradan kaçmak yok, en azından pencerelerden! En özel konaklama yeri Superior Cell’dir. Bunlar eski sorgulama, ziyaretçi odaları ve birinci sınıf odalara dönüştürülmüş müdürün ofisi. En sevdiğiniz kitabı getirmeyi unutursanız, korkmayın, hapishane, yani otelin güzel bir polisiye roman koleksiyonu olan kendi kütüphanesi var.
Eski hapishanenin avlusu, şimdi duvarlara dikilmiş yeşilliklerle çevrili rahat şezlonglara ve fenerlere ev sahipliği yapıyor. Sadece size bakan hapishane pencereleri size buranın kasvetli geçmişini hatırlatacak. Hapishane yemeklerini unutun; Hotel Barabas, birinci sınıf bir Japon restoranına sahiptir. Izakaya Nozomi, bir köy ryokanı olarak tasarlanmıştır ve menşe ülkesinin yüksek kaliteli yemek geleneklerini takip eder. Birkaç bardak sake içtikten sonra eğlenceli oyunlar denemek isteyebilirsiniz. Otelin salonunda bir masa-futbol masası, bir bilardo masası ve dart bulacaksınız. Luzern’i keşfetmek için yürüyüşe çıkmayı mı planlıyorsunuz? Hotel Barabas, Reuss Nehri ve Lucerne Gölü’ne yakın, eski kent merkezinde yer almaktadır.

Het Arresthuis – Roermond -Hollanda
Rotterdam’dan farklı olarak, buradaki ufuk çizgisine hâlâ 13. yüzyıldan kalma iki kilisesinin kuleleri hakimdir: St. Christopher Katedrali ve Roermond Minster veya Felemenkçe ‘Munsterkerk’. Eski şehir, Hollanda’nın geri kalanından tanıdık nehir kenarı mimarisi ve bir ortaçağ taş köprüsü ile Meuse nehrinin tam kıyısındadır.
Het Arresthuis otelinin binasının geçmişi 1863 yılına dayanmaktadır. Yaklaşık 150 yıl boyunca hapishane olarak hizmet vermiş ve nihayet 2007’de kapılarını kapatmıştır. Toplam 105 eski mahkum hücresi, bir baş sallama olarak bazı parçalar korunarak şık odalara dönüştürülmüştür. orijinal kapılar olarak mirasına. Dört lüks süite uygun isimler verildi: The Jailer, The Lawyer, The Director ve The Judge. Eski hapishane koridorunun çarpıcı görünümü, geçmişinin bir hatırlatıcısıdır. Bir salona dönüştürülmüş ve gürültülü hapishane kuşları yerine huzur, renkli led ışıklar ve tavandan sarkan abartılı avizeler bulacaksınız. Sokağa çıkma yasağı da yok. İstediğin zaman odana gideceksin.
Eski mahkumların spor salonu, bir fitness salonuna dönüştürülmüştür. Artık modern kardiyo makineleri ve eski Roermond kentine bakan büyük pencereler ile donatılmıştır. Başka bir ek, resmi olarak mevcut olmayan saunadır. Tesis bünyesindeki restoran Damianz, mahkumların hayal bile edemeyeceği lezzetler sunuyor. Avlusu artık zeytin ağaçlarıyla çevrili bir kafe ve teras olarak hizmet veriyor. Hayatının partisini organize etmek isteyenler için hücre bloğu olarak da bilinen Het Cellenblok ideal mekanınız. Sadece ertesi gün mahkumlarınızı serbest bıraktığınızdan emin olun!

Clink78 –Londra -İngiltere
Bir İngiliz Mirası binasının içinde yer alan bu, şimdiye kadarki en büyük görünümlü gençlik pansiyonlarından biri olmalı. Bir zamanlar bir sulh mahkemesiydi ve 200 yıldan fazla bir süredir Londra’nın suçlularına ceza verdi. Avustralya’nın bazı patriklerinin bu adliyeden geçtiğine eminim.
Her neyse, bugün modaya uygun bir gençlik yurduna dönüştürüldü ve eski hapishane hücreleri artık kiralık odalar. Daha büyük gruplar için yurtlar da vardır. Hapishane için kullanılan eski İngilizce argodan sonra ‘Clink’ adını aldı; Bir zamanlar acı ve sefaletin büyüdüğü bugün, dünyanın her yerinden 500’e yakın gezginin Clash Bar’da bir araya geldiği veya kapsamlı internet merkezi aracılığıyla iletişim halinde olduğu için artık heyecan ve eğlence için bir yer. The Clash Bar, adını Londra parklarında devriye gezen normal bitkin kuşlar sanıp üç pahalı yarış güvercinini vurduğu için adliyede para cezasına çarptırılan ünlü punk grubundan alıyor.

SleepIn Fængslet – Horsens -Danimarka
Bir gece parmaklıklar ardında uyumak ister misin? Bir mahkum olmanın gerçekten nasıl bir his olduğunu hiç merak ettiniz mi? Danimarka’daki SleepIn Fængslet (Fængslet = hapishane) nihayet merakınızı giderebilir! Bir hapishanenin eski, hasta koğuşunda (2006’da kalan son mahkum) yer alan bina yenilenmiştir, ancak hapishane yaşamının gerçekliği korunmaktadır. Geçmiş sakinlerin duvarlarında bozulmamış grafitiler ve orijinal çalışan radyolar ile 22 odanın her biri, kalmak isteyenler için benzersiz bir deneyim sunuyor.
Odalarda duş veya tuvalet yoktur; salonlarda bulunurlar. Tüm odalarda ranza vardır ve dört kişiye kadar konaklayabilir.
Merak etme; Konukların beslenme için ekmek ve sudan daha fazla seçeneği vardır. Kahvaltı dahil olmasa da, Café Lorentzen bir şeyler yemek isteyenler için hoş bir şekilde dekore edilmiş bir mekandır ve buradaki pencerelerde parmaklıklar yoktur!
Eski cezaevi tesislerinden bazıları hapishane atölyeleri, toplanma salonu, spor salonu, toplantılar, konferanslar veya partiler için kiralanabilir. Otelin web sitesine göre, SleepIn Fængslet “sosyo-ekonomik bir işletme olarak kabul ediliyor ve kârlar hapishanedeki diğer faaliyetlere ve olaylara yönlendiriliyor”. Gezginler ayrıca hapishane turlarına katılabilir ve tarih hakkında daha fazla bilgi edinmek için Hapishane Müzesi’ne göz atabilir.

Protea Breakwater Lodge – Cape Town -Güney Afrika
Aslen 1859 yılında bir İngiliz hapishanesi olarak inşa edilen Protea Breakwater Lodge, Masa Dağı ve körfezin panoramik manzarasına sahip çağdaş odalara sahip olmak için tamamen restore edilmiştir. Konuklar, Cape Town’daki Waterfront V&A’nın hemen yanında kalırken modern konforun ve uygun fiyatlı konaklama birimlerinin keyfini çıkarabilir. Kapınızın hemen ötesinde çok sayıda yemek ve eğlence seçeneği var. Böyle merkezi bir konumla, Masa Dağı, Kirstenbosch Bahçeleri, Cape Town Stadyumu, yürüyüş parkurları ve plajlar gibi en popüler ilgi çekici yerlere sadece birkaç dakika uzaklıktasınız.
Tüm konuk odalarında çevreye duyarlı tasarımlar ve malzemeler kullanılmıştır. Her oda, tavandan tabana pencereler ve konforlu bir oturma alanı ile güneşli ve huzurlu bir ortam yaratır. Ayrıca her oda ücretsiz, sınırsız WiFi, LCD düz ekran televizyonlar ve dizüstü bilgisayar dostu elektronik kasalarla donatılmıştır.
Stonebreakers Restaurant, rahat bir atmosfer ve muhteşem manzaralar sağlamak için tam tesis bünyesinde elverişli bir konuma sahiptir. Güler yüzlü personel, çamaşırhane hizmetlerinden açık hava gezilerine kadar her türlü kişisel istek ve ihtiyacınızda size yardımcı olmaya isteklidir. Protea Breakwater Lodge, Cape Town’un sunduğu tüm manzaraları ve sesleri keşfetmek isteyenler için mükemmel bir yerdir.

Ottawa Hapisanesi – Ottawa -Kanada
Merkezi konumu, bu hosteli Kanada’nın tarihi başkentini ve yakındaki Great Lakes’i keşfetmek için mükemmel bir üs haline getirmektedir. Hostel, eskiden idam mahkûmlarına ev sahipliği yapan dönüştürülmüş Carleton County Hapishanesinde yer almaktadır.
1972’de misafirlere açıldığından beri, hayaletler ve ürkütücü olaylar – zoikler! Ama merak etmeyin, eski hapishane şapelinde birlikte doyurucu yemekler yiyen misafir topluluğu arasında pek çok iyi his var. Odan eski hücre bloklarında. Hostel, dönüştürülmüş hapishane hücrelerini büyütmek için duvarları yıktı ve talihsiz mahkumların aksine, sıcak ısıtmanın ve ücretsiz Wi-Fi’nin keyfini çıkaracaksınız.
Konuklar ve gruplar için sunulan içki turları ve neşeli açık hava etkinlikleri vardır. Hostel barı, sık sık haftalık partilere gelen yerlilerle geceyi dans etmeden önce sabıkanızı yaptırma şansı sunuyor.

Four Seasons – İstanbul -Türkiye
İstanbul’un tarihi semtinde eşsiz bir binada Four Seasons lüksünün tadını çıkarıyorsunuz. Daha iyi ne olabilir? Osmanlılar tarafından 1918’de inşa edilen bu dönüştürülmüş hapishane, yıllar boyunca birçok muhalif yazara ev sahipliği yaptı. Ünlü romancı Graham Greene’in literatüründe bile yer aldı.
Mimari tutkunları Türk neoklasik binasının keyfini çıkarırken, harika otel tutkunları ünlü Four Seasons markasından beklediğiniz her şeyin tadını çıkarabilir. Bu otelde, Ayasofya kilisesi ve Sultanahmet Camii’nde şaşkınlık içinde nefes almak için yürümeden önce güzelce düzenlenmiş bahçelerde yemek yiyebilirsiniz. Dindardan gösterişliye geçerek, bir zamanlar güçlü padişahlara ev sahipliği yapan seçkin Topkapı Sarayı’nı gezebilirsiniz.
Batı süiti veya Türk tarzı süit seçeneğiniz var. Kendi özel terasınızdan muhteşem Marmara Denizi manzarasının keyfini çıkarın. Spa menüsüne göz atarken, dinlenirken tadını çıkarabileceğiniz batı ve doğu terapilerini seçeceksiniz.

Hotel Katajanokka – Helsinki -Finlandiya
Pencerenizin burada parmaklıkları olmadığını bilmek sizi memnun edecektir. Ve istediğiniz zaman kontrol edebilirsiniz. Bu alışılmadık otel bir hapishaneyken mahkumlar birbirlerine ‘kekiniz ne kadar sürüyor?’ diye sorarlardı. ‘Kek’ Fin mahkumların hapis cezalarının süresini tanımlamak için kullandıkları bir terimdi. Sanırım ‘kek’iniz bu lüks otelde birkaç gün ve gece olacak.
Otel, Helsinki’nin ünlü Uspenski Katedrali’ne kısa bir yürüyüş mesafesindedir ve onu gördükten sonra Kauppatori açık hava pazarında bir gezintiye çıkabilirsiniz. 1837’de Çar I. Nicholas tarafından inşa edilen orijinal hapishane kilisesi orijinal haliyle korunur ve ziyaret etmek için büyüleyici bir yerdir. 2002 yılında otel olarak açılmadan önce 5 rahip tarafından kutsanan bina, geçmişten gelen tüm negatif enerjileri atmak için. Böylece geceleri korkunç olaylar hakkında endişelenmenize gerek kalmayacak. Hayır, günümüzde ünlü Best Western otel markasından beklenen tüm lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Restaurant ‘Jailbird’, ekşi patates püresi ve ıstakoz gibi lezzetli Fin yemekleri sunmaktadır. Ve sıcak aylarda keyfini çıkarabileceğiniz bir yaz avlusu var

Liberty Hotel – Boston -ABD
Suçun ödemediğini söylüyorlar. Eh, hapishaneler böyle olsaydı ‘onlar’ onların sözlerini yemek zorunda kalabilirdi. 19. yüzyıldan kalma bu hapishane, etkilemeyi garanti eden benzersiz bir alan yaratmak için tarihçiler ve çevrecilerle birlikte çalışan modern mimarlar ve tasarımcılar tarafından yenilenmiştir.
Siz gelmeden önce Liberty’nin ‘bagaj irtibat’ ekibi bagajınızı havaalanından alıp odanıza yerleştirmiş olacak. Başınızın 90 fit yukarısında cam bir çatıya sahip merkezi atriyuma doğru yürürken gözleriniz genişler. Hapishanenin orijinal özellikleri, bir misafir olarak sizin için sıra dışı ve tek seferlik bir deneyim yaratmak için kullanılmıştır. Odanızda yaptığınız ilk şey, tarihi Boston şehrine özgü muhteşem granit mimarisine hayran kalarak, süslü demir işçiliği ile boydan boya pencerelerinizden dışarıyı seyretmek olacaktır.
Yerel topluluğa açık ve sizin için ücretsiz olan bir dizi etkinliğin keyfini çıkarabilirsiniz. Ünlü bir şeften aşçılık dersi alın, film kulübünde rahatlayın, Boston’ın en iyi gruplarından bazılarını canlı izleyin ve bir yoga dersi ile sağlığınıza özen gösterin. Otel, dönüştürülmüş hapishane duvarlarının arkasında şehrin en iyi 5 restoran ve barına sahiptir, restoranlar rahat özel yemek için eski hapishane hücrelerini bile kullanır. Şimdi bu yeniden icat.

Langholmen Hotel- Stockholm- İsveç
Langholmen Hotel’de konuklara ve gruplara sunulan aktiviteler, tamamen mahkum numarası yapmak ve adadan kaçmakla ilgilidir. Takım çalışması, tırmanma ve nişancılık gibi becerileri öğreneceksiniz. Personele Langholmen’in artık hapishane olmadığını kimse söylemedi mi? İçerisi çok güzel olduğu için birinin neden kaçmak isteyebileceğini hayal edemiyorum.
Bu eğlenceli hayal gücü oyunlarının yanı sıra, Stockholm’de bir Kayık turuna çıkabilir ve Langholmen’in 250 yıllık büyüleyici tarihini size anlatan otel müzesini ziyaret edebilirsiniz. Buradaki resimlere bakılırsa, eski hapishaneyi en iyi otele dönüştürmek için övgüye değer bir iş çıkarmışlar. Odanız dönüştürülmüş bir hücrede ama neyse ki, dışarı çıkıp geleneksel Inn and Pub’larında akşam yemeğinin tadını çıkarabilmeniz için size bir anahtar veriliyor. Burada ekmek ve su yok.
Ayrıca otele bağlı bir gençlik yurdu da bulunmaktadır ve bu sayede genellikle lüks bir otelde bulacağınızdan çok daha çeşitli insanlarla tanışmanızı sağlar. Bu eşsiz konum, alışılmadık bir ortamda Stockholm’ün ve çevresindeki kırsalın manzaralarının ve seslerinin keyfini çıkarmanızı sağlar.

Malmaison Oxford- Oxford- İngiltere
Oxford Castle Hapishanesi’nin konuklarının bu heybetli binaya gelmeden önce duyacakları şey, “Seni buradan, ölünceye kadar boynundan asılacağın Oxford Castle Hapishanesi’ne götürülmeye mahkum ediyorum.” Ancak, ‘çantanızı alabilir miyim, efendim?’ sözlerini duymanız çok daha olasıdır. Neyse ki, 1950’lerde Birleşik Krallık’ta ölüm cezası kaldırıldı ve hapishane 1996’da kapılarını kapattı.
Artık İngiltere’nin en ünlü ve güzel şehirlerinden birinde eşsiz bir lüks oteldir. Daha hassas konukları düşünüldüğünde, hapishanenin infaz için kullanılan bölümlerinin yatak odalarına değil ofislere çevrilmiş olması güzel bir şey. Burada, 1086’da Fatih William tarafından inşa edilen ve güzel bir şekilde korunan Oxford Kalesi’nde alışılmadık bir konaklama fırsatına sahipsiniz. Kalenin içi yenilenerek bir miras ve alışveriş merkezi haline getirilmiştir ve Oxford’un ünlü mimarisi ve tarihi kapınızın önündeyken, konaklamanız boyunca sizi memnun edecek çok şey bulacaksınız.

Karosta Prison –Liepaja -Letonya
Çarlık Rusya’sından bu yana değişmeyen bu hapishane, 100 yıl boyunca Çar’a ve Komünist Partiye düşman olanlara gaddarca davranmaya hizmet etti. Mekanın perili olduğu söyleniyor. Belki de onların turuna çıkacak kadar cesur hissediyorsunuz. Sadece sizi tutanları suçlamayın… Bir hücre kapısının açılıp kendi kendine çarptığını gördüğünüzde veya koridorlarda zincirleme sesinin yankılandığını duyduğunuzda ev sahiplerini kastediyorum. Özellikle şanssızsanız, uzun zaman önce ölmüş bir mahkumun hayaletine tanık olabilirsiniz – iskelet ince, sadece size bakıyor.
Gerçekten eşsiz bir deneyim için, çok cesur, mahkûmların neler yaşamış olabileceğini deneyimlemek için hücrelerde bir gece geçirebilir. Belki bir parça gerçek macera için bazı arkadaşlarınızı yanınıza almak istersiniz. Öyleyse, cezaevi/otelin bekarlığa veda geceleri ve inanılmaz derecede düğünler için özel paketleri vardır. Düğün gününü komünist bir hapishanede geçirmek isteyen herhangi bir kadının tamamen deli olduğunu varsayabilirim.
Ne mutlu ki, bu olağandışı deneyim, çevredeki deniz üssü turlarını içerebilir, o döneme tarihsel ilgi duyan insanlar için mükemmeldir ve bu, eninde sonunda dışarı çıkmanıza izin verildiği anlamına gelir. Hatta sizi idam etmeden önce hapishanede bisiklet sürmenize bile izin verecekler. Hayır, bu bir şakaydı. Misafirlerini idam etmiyorlar – sanırım.

OLd Mount Gambier Gaol –Mount Gambier -Avusturalya
Bu bina 1866-1995 yılları arasında hapishane olarak kullanılmıştır. Şimdi dünyanın en sıra dışı pansiyonlarından biri. Hücreler konforlu odalara dönüştürüldü ve eski hapishane kapıları, bir parça boya ve casus deliklerin kaldırılması dışında olduğu gibi kaldı. Hapishanenin serin ve yüksek tavanlı eski personel odalarını içeren hücre dışı bir seçenek var. Eski hapishane kütüphanesi artık arkadaşlarınızla rahatlayabileceğiniz veya sevdiklerinize e-posta gönderebileceğiniz bir mekân alanıdır. Hem açık hem de kapalı rekreasyon alanları ve kendi yemeklerinizi hazırlayabileceğiniz büyük mutfaklar vardır.
Her ikisi de yakınlarda bulunan ünlü Mavi Göl’ü ziyaret edebilir veya Avustralya şarap bölgesini gezebilirsiniz. Gaol ayrıca yerel halk ve gezginler arasında oldukça popüler olan düzenli konserlere de ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Hapishanenin ilginç tarihi özelliklerini gezebilir, gerçek bir hapishane hücresinde uyuduğunuzu bilmenin eşsiz zevkini yaşayabilirsiniz.

Setur’dan bayram tatili önerileri
Setur’dan bayram tatili önerileri
Setur, bu sene 2 Mayıs- 4 Mayıs tarihleri arasına denk gelen ve hafta sonu ile birlikte 5 gün sürecek tatil için özel seçenekler sunuyor.
Setur, lüks ve konfor severlere Alanya, Belek, Kemer, Lara ve Sarıgerme’de “Ultra her şey dahil” yurt içi tatil seçenekleri öneriyor. Otel seçenekleri arasında Alanya’da yer alan Kirman Sidera Luxury & Spa yüzde 20’ye varan indirim olanakları ile misafirlerini bekliyor. Belek’te Ela Excellence Resort yüzde 20’ye varan indirim, Regnum Carya yüzde 42’ye varan indirim, Sueno Hotels Deluxe ise yüzde 25’e varan indirim sunuyor. Lara’da Swandor Hotels & Resort Topkapı Palace özel fırsatlar ile konuklarını ağırlarken Kemer’de Pirate’s Beach Club by Karmir Resorts yüzde 40’a varan indirim, Sarıgerme’de Hilton Sarıgerme Resort & Spa ise yüzde 15’e varan indirim ile seyahat severleri bekliyor. Kendilerine özel plajları ile denize sıfır lokasyonda bulunan otellerin ayrıca “Güvenli Turizm Sertifikası” bulunuyor.
Setur’un yurt içine yönelik diğer önerileri içinde özel fırsat seçenekleri ile Alanya’da Rubi Platinum Sign, Bodrum’da ise yarım pansiyon ve yüzde 20’ye varan indirim olanağı ile Divan Bodrum güneşin ve yazın tadını erkenden çıkarmak isteyenleri davet ediyor. Marmaris’te Marmaris Bay Resort yüzde 40’a varan indirim, Side’de Trendy Aspendos Beach yüzde 12’ye varan indirim, Çeşme’de Design Plus Seya Beach Hotel ise yarım pansiyon ve yüzde 25’e varan indirim sunuyor. “Güvenli Turizm Sertifikası”na sahip otellerin ayrıca kendilerine ait özel plajları bulunuyor.
Yurt dışı önerileri
Ramazan Bayramı’nı yurt dışında geçirmek isteyenlere ise üç kıtadan bambaşka keyifler yaşatan şehirler öneriliyor. Atlas Okyanusu’nun yanı başındaki Lizbon, ünlü mimar Gaudi ile özdeşleşen Barcelona, güzel yemekleri ve sakin yaşamı ile Amalfi, Akdeniz esintisini Doğu Avrupa’ya taşıyan Kotor, barok ve gotik mimarinin en güzel örneklerine sahip Prag, tatilini Avrupa’da geçirmek isteyenleri bekliyor. Kuzey Amerika’yı ve eğlenceyi keşfetmek isteyenlere Miami, Asya’nın doğal güzelliklerini görmek isteyenlere ise Bali öneriliyor.
Eski Ramazanları özleten en güzel gelenekler!
Eski Ramazanları özleten en güzel gelenekler!
İftar davetlerinden sahurda herkesi uyandıran davulcuya kadar Ramazan ayı kendine has pek çok geleneğe sahip. ‘Nerede o eski Ramazanlar’ dedirten, büyüklerimizin özlemle andığı bazı gelenekler ise kimi şehirlerimizde hala yaşatılmaya devam ediyor.
Ülkemizin her bir köşesi Ramazan ayında birbirinden özel lezzetlere ve geleneklere ev sahipliği yapıyor. Aile büyüklerinin sık sık özlemle andığı eski Ramazan gelenekleri ise pek çok şehirde yaşatılmaya devam ediyor.
Kilis’te Ramazan keşkek ile başlıyor
Kilis’te Ramazanın ilk günü tüm evlerde iftar için keşkek pişiriliyor. Keşkekte dövme adıyla da bilinen buğday kullanılıyor. Kilis halkı, keşkek yapılırken kullanılan bu dövme buğdayın midelerinde Allah’ı zikreden bir tespih görevi gördüğüne inanıyor. Bu nedenle de her yıl Ramazan ayının ilk orucunu keşkek ile açıyorlar. Kilis’te Ramazan Bayramından 15 gün önce misafirler için kahke ve gerebiç hazırlamak da bir gelenek.

Ramazanda çayın yanına kahke
Dünyaca ünlü gastronomi şehri Gaziantep, Ramazanda kahke geleneğini devam ettiriyor. Şehirde her evde Ramazan ayında çayın yanına eşlik eden kahkeler yapılıyor. Sahur için de özel hazırlıkların yapıldığı Gaziantep’te kadınların toplaşıp yoğurdukları çiğ köfte ve Firik pilavı da sahurda komşulara dağıtılan geleneksel lezzetlerden… Ramazan ayının son günlerine doğru da kadınlar yine bir araya gelerek yuvalama yapıyorlar. Günümüzde kadınlar yuvalamayı kendileri yapmasalar da restoranlardan satın alarak bu lezzetli geleneği devam ettiriyorlar. Siz de bir Gaziantep uçak bileti alarak ülkemizin gastronomi başkentindeki bu Ramazan geleneklerini keşfedebilirsiniz.
Sahur sofralarının baş tacı Külünçe
Külünçe, Şanlıurfa’da Ramazan ayına özel yapılan baharatlı bir hamur işi. Nohut mayasıyla yapılan bu simidin hamurunu hazırlayan kadınlar genelde taş ocaklarda pişmesi için fırınlara gönderiyorlar. İftardan sonra çay eşliğinde yenilen bu simit, sahur sofralarının da baş tacı. Günümüzde külünçe yine fırınlarda yapılıyor ve kilolarca satılıyor. Misafirlerine bu lezzeti sunmak isteyen Şanlıurfalılar da fırınların yolunu tutuyor.

Amasya Kalesi’nde bando konseri
Eski Ramazan gelenekleri sadece yeme içmeyle de sınırlı değil. Amasya’da geçmişi 1860’lı yıllara dayanan bir bando geleneği var. Bu gelenek belediye bandosuyla günümüzde de hâlâ devam ediyor. Amasya Belediyesi’nin bandosu iftardan 1 saat önce şehirde tur atmaya başlıyor. Attıkları turun son durağı ise Harşena Dağı’nda bulunan Amasya Kalesi. Kalede devam eden konserde hem yöre türküleri icra ediliyor hem de birlik ve beraberliğin en güzel hâli yaşanıyor.
Bafra’da evin büyükleri torunlarıyla birlikte sokağa çıkıyor
İftar sofralarını pidelerin şenlendirdiği Bafra’da yeni jenerasyona Ramazan ayının değerlerinin kazandırıldığı Sele Sepet geleneği devam ediyor. Ramazan ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gece, çocuklar Sele Sepet diye adlandırılan fenerlerle sokağa dökülerek “Sele sepet top kandil, aç kapıyı ben geldim. Ayda yılda bir kere, kapınıza ben geldim” gibi maniler söylüyorlar. Günümüzde de devam ettirilen bu geleneğin bir diğer güzel yanı da çocukluklarında kapı kapı dolaşan dedeler ve büyükannelerin torunlarıyla birlikte sokağa çıkması.
Enuygun
Jolly ara tatil için kültür turları hazırladı
Jolly ara tatil için kültür turları hazırladı
Türkiye’nin güzelliklerini keşfetmek isteyenler için Jolly’de her bölgeye turlar mevcut. Jolly’nin Türkiye’nin her yerine düzenlediği paket turlarla hem ekonomik hem güvenli hem de keşif dolu bir tatil yapmak mümkün. Jolly, ara tatilde her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklu ya da çocuksuz aileler ve gençlerin fırsatlarla dolu keşif tatilleri yapmalarına olanak sağlıyor. Kültür turları herkese uygun rotalar ve tur programları sunduğu için bu turlara olan ilgi giderek artıyor.
Her mevsim başka güzel Kapadokya, Batı Karadeniz, , Eskişehir ve Odunpazarı, Kuşadası-Çeşme-Pamukkale ve günübirlik Sapanca, Maşukiye, Abant rotaları yurt içi kültür turları destinasyonları arasında yer alıyor.
Jolly kültür turları, birçok ilden günübirlik ve konaklamalı olarak hafta içi ve hafta sonu çıkış alternatifleri ile düzenleniyor. Jolly Bu turları 199 TL’den başlayan fiyatlarla sunuyor.
+90 544 455 22 63