Yazılar

Kurban Bayramında Balkanlara gidiyoruz

Kurban Bayramında Balkanlara gidiyoruz

Jolly, Kurban Bayramı tatilinde Balkanları keşfetmek ve tatilini farklı coğrafyalarda geçirmek isteyenlere Baştan Başa Balkanlar Turu’nu öneriyor. 8 günde 5 ülke 13 şehri vizesiz olarak keşfetmek isteyenler bu tur tam size göre!

8 günde 5 ülke 13 şehir vizesiz olarak planlanan tur, 7 gece 8 gün sürecek. İstanbul ve İzmir’den direkt uçuş ile ulaşımın sağlandığı Baştan Başa Balkanlar Turu  yarım pansiyon konaklama, rehberlik hizmeti ve çevre gezileri dahil 399 euro’dan başlayan fiyatlarla sizleri bekliyor.

Nice güzelliğin keşfedileceği bu turda seyahat tutkunlarının ilk rotası Üsküp olacak. Türk Çarşısı, Vardar Nehri, Kale, 6. yüzyıldan kalma Taş Köprü, Türk ve Yahudi mahalleleri, Davut Paşa Külliyesi, Mustafa Paşa Camii, Sultan Murat Camii, İsa Bey Camii, Çifte Hamam, Sulu Han, Kapan Han, Kurşunlu Han, Saat Kulesi, Makedonya Meydanı, eski ve yeni tren istasyonları, St. Spas Kilisesi ve dahası görülecek yerler arasında.

Gezginlerin  bir sonraki rotası Makedonların Tetova olarak adlandırdığı bizim tarihimizde ise Kalkandelen olarak bilinen şehir olacak. Burada dünyaca ünlü Alaca Camii ve külliyesinde bulunan medreseler görülecek yerler arasında. Gezi sırasında Türk Çarşısı, Bedesten, İshak Camii, Yeni Camii, Haydar Kadı Camii ve gezinin en duygusal anlarının yaşandığı Atatürk’ün mezun olduğu Askeri İdadi ve Atatürk Müzesi ziyaret edilecek.

Ohrid… Öncelikle muhteşem manzaralarından ardından bölgenin en önemli azizlerinden biri olan St. Naum Manastırı ve Sarı Saltuk Türbesi ziyaret edilecek. Ohrid Camii, Roma Dönemi Antik Şehir kalıntısı, Keraklea Lynketis, Saat Kulesi, Aya Dimitri Kilisesi, Ayasofya Kilisesi, Aya Klement Manastırı, Aya Kaneo Kilisesi, Aya Pantelejmon Kilisesi ve Samoil Kalesi görülecek yerler arasında.

Tiran… Arnavutluk’un başkenti olan Tiran’da Ethem Bey Camii, Saat Kulesi, İskender Bey Heykeli ve Meydanı, Janna Nehri keşif rotaları arasında yer alıyor.

Budva… St. Stefan’ı panoramik olarak tepeden görebileceğiniz bir molanın ardından muhteşem sahilleri ve çok renkli gece hayatı ile Balkanlar’ın en ünlü tatil merkezlerinden olan Budva siz tatil severleri kendine hayran bırakacak. Ardından Karadağ’da son durak önemli tarih, doğa cenneti ve turistik cazibe merkezi olan Kotor… Burada Stari Grad’da yürüyerek bu şirin belde ile tanışacaksınız.

Mostar’da ise sizleri Mimar Hayreddin tarafından 1557 yılında inşa edilen Mostar Köprüsü, Koska Mehmet Paşa Camii, Poçitel ve 16. yüzyılda Osmanlı tarafından yapılan binalar gibi önemli tarihi yapılar karşılayacak.

Özgür İmparatorluk şehri Rothenburg

Özgür İmparatorluk şehri Rothenburg

Rothenburg ob der Tauber Ansbach Almanya‘nın Bavyera eyaletinde, Frankonya bölgesinde, iyi korunmuş ortaçağ eski şehri olmakla birlikte, dünyanın her yerinden gelen turistler için bilinen bir yerdir.

Rothenburg, Ortaçağ‘dan 1803’e kadar Özgür imparatorluk şehri (Free city) idi.

Şehir, Tauber Nehri’ne bakan bir plato üzerinde yer almaktadır. “Rothenburg” adı ile ilgili olarak, bazıları nehir ardı evlerinin çatılarındaki kırmızı renge atıfta bulunarak, isminin kökeninin bu olduğunu söylenmiştir (Almanca Rot (Kırmızı) ve Burg (kasaba, Ortaçağ müstahkem şehri) anlamına gelmektedir). Kısaca, Rothenburg ob der Tauber ismi Tauber nehri’nin üzerindeki kırmızı kale demektir.

Pause Travel

2.Dünya Savaşı’nda müttefik bombardımanı ile büyük hasar gören şehir, savaş sonrası özverili bir şekilde aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. 31 Mart’ta, müttefiklere ait 16 uçak tarafından Rothenburg bombalamış ve 39 kişi ölmüş, 306 ev, kamu binaları ve dokuz gözetleme kuleleri hasar görmüştür. ABDSavaş Sekreteri Yardımcısı John J. McCloy, tarihi öneminden dolayı Rothenburg’un güzelliklerini biliyordu ve bu yüzden ABD Ordusu‘dan General Jacob L. Devers‘a Rothenburg’u almak için ağır top ateşi kullanmamasını emretmiştir. Şehri savunan yerel askeri komutanı Alman Binbaşı Thömmes, tüm kasabanın sonuna kadar mücadele etmesi için Adolf Hitler‘in verdiği emri göz ardı ederek şehir savunmaktan vazgeçmiş ve şehir tamamen imha edilmekten kurtulmuştur. Kasım 1948 yılında McCloy’a Rothenburg’un koruyucusu unvanı verilmiştir. Savaştan sonra, şehrin sakinleri hızla hava bombardımanından kaynaklanan hasarları tamir etmiştir. Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar yapılarak, şehrin özgün yapısına kavuşması sağlanmıştır​​. Sokaklarında dolaşırken, adeta kendinizi zaman makinesiyle Ortaçağa ışınlanmış gibi hissedeceğiniz Rothenburg, her yıl yerli yabancı çok sayıda turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Pause Travel

Şehir surları, Rathausturm (Belediye binası), Markplatz (Şehrin ortaçağdan kalma meydanı), Herrngasse (Dünyaca ünlü Noel dükkanı), Plönlein meydanı, Markustrum Kulesi ve Röderbogen saat kulesi, Gerlachschmiede evi, Mittelalterliches Kriminalmuseum (Ortaçağ iskence müzesi) şehirde mutlaka görmeniz gereken yerler içinde yer alır. Oldukça küçük bir şehir olan Rothenburg’un bir ucundan diğer ucuna 15/20 dk içinde yürüyebilirsiniz. Bu yazdıklarımız haricinde de her bir köşesinde ayrı bir tarihi önemi olan ve sizi kendine hayran bırakacak yapılarla karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz.

Rothenburg’a ulaşmak için en kısa yöntem, en yakın havalimanina sahip şehir olan Nürnberg’e uçmak olacaktır. Nürnberg’den sonra ise dilerseniz tren ile (1 saat 15 dk) ya da araç kiralayarak Rothenburg’a ulaşabilirsiniz.

Pause Travel

Rothenburg’da yapılacak en iyi şeyler:

Kasaba duvarı ve Rathaus mutlaka görülmesi gereken bir Rönesans mimarisidir

Marktplatz’ı keşfedin

Burggarten’i – kale bahçesini keşfedin

Plonlein’deki yarı ahşap ve taş evleri övün

St Jacobs Kilisesi’ni ziyaret edin

Ortaçağ Suç Müzesi’ni keşfedin

Baumeisterhaus ve Klingentor’un şaşırtıcı mimari cephelerini ziyaret edin

Latince yazıt, Pax intrantibus, Salus exeuntibus’u okuyun, “İçeri girenlere selam olsun, tekrar ayrılanlara sağlık.” Anlamına gelir. Spitalhof ve Spitaltor duvarlarında

Pause Travel

Rothenburg ne zaman ziyaret edilir?

Mayıstan eylüle kadar olan ideal atmosfer, şehri çarpıcı kılıyor. Ortalama sıcaklık, ideal iklim, nemsizlik ve orta çağ kenti Rothenburg’a dağılmış güzellik, her yerde masallar ülkesi etkisi yaratır.

Ortaçağ güzelliğini hala koruyan ve bugünle uyumlu bir şekilde harmanlayan şehir, Rothenburg Ob Der Tauber. Yolların güzelliği ve hayranlık uyandıran antika yapıları, burayı sizi geçmişe götüren bir peri masalı yapıyor.

Rothenburg’da nerede kalınır?

Şaşırtıcı derecede büyüleyici evler ve mükemmel konaklama, şehrin saf bir mutluluk olduğuna işaret ediyor. Geçmişin ve lüks olanakların mükemmel karışımı ile burada kalacak en iyi oteller:

Burghotel : Terasından Tauber Vadisi’nin muhteşem manzarasını sunan şehir duvarlarının yakınında lüks ve iyi döşenmiş odalar, bu otel şaşırtıcı derecede büyüleyici.

Hotel Eisenhut : Noel Müzesi ve Marktplatz’ın hemen yanındaki büyüleyici eski moda bina, bir dizi olanakla bütçeye uygun.

Hotel Reichskuchenmeister : Aile tarafından işletilen bu bütçe dostu otel, otantik kahvaltı ve geleneksel bir restoranla sizi şaşırtmaya hazırdır ve bu da bütçenize uygundur.

Hotel Klosterstueble : Olağanüstü Noel Müzesi ile Burg Bahçesi arasında yer alan bu geleneksel bina, rahat ve ilginç odalarıyla bütçeye uygun.

Akzent Hotel Schranne : Samimi bir ortama ve çok yüksek bütçeye sahip antika mobilyalarla döşenmiş bu otel konforlu ve Marktplatz’ın sadece bir blok ötesinde.

Türkiye’nin en popüler 4. gölü Eğirdir Gölü

Türkiye’nin en popüler 4. gölü Eğirdir Gölü

Eğirdir Gölü, Isparta’da yer alan, tektonik ve karstik etkilerle oluşmuş bir tatlı su gölüdür. Dik kayalara, düz ve sığ bir tabana sahip olan gölün, kıyı uzunluğu 150 km dir. Eğirdir Gölü’nde Kemer Boğazın kuzeyinde yer alan bölümü Hoyran, Güneyinde yer alan kısım ise Eğirdir bölümü olarak bilinmektedir.

Eğirdir Gölü’nün yüzey alanı insanların su kullanımına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Karstik yapıdaki gölün özelikle batı kesimlerinde yer alan düdenlerin bir kısmı kapatılmıştır. Farklı amaçlarla kullanılmak üzere (içme suyu, tarım vb.) gölde DSİ tarafından çok sayıda pompaj istasyonları kurulmuştur. Eğirdir Gölü’nün en önemli özeliklerinden bir diğeri denizle olan bağlantısıdır. Kovada kanalı ile Kovada Gölü’ne gelen sular Kovada Vadisi’nden, Aksu Çayı’na oradan da karstik yollarla Akdeniz’e boşalmakta idi. Son yirmi yıldır gölün suları Çandır Ovası’nda yaptırılan Karacaören I ve II barajlarına gelmektedir. Eğirdir Gölü ile Kovada Gölü arasında doğal bağlantıyı oluşturan 22 km’lik Kovada Kanalı yer almaktadır. Kemer Boğazı; Doğu-Batı doğrultusunda daralma göstererek yaklaşık 1,8 km’lik mesafe ile gölün iki bölümlü görünüm almasına neden olmaktadır.

Pause Travel

Eğirdir göl çukurluğunun plüvyal dönemlerdeki karstik olaylar sonucu oluştuğu ve yine bu dönemde su ile dolduğu düşünülmektedir. Bilim insanları Göl çukurluğunun tektonik kökenli, su birikiminin Neojen sonrasında geliştiğini belirtmişlerdir. Holosen‘de büyük bir polyenin çökmesi sonucu ortaya çıktığı, göl içindeki küçük adaların da bunun delili olduğu söylemektedir. Tektonik kökenli çukurluğun karstik olaylarla mevcut şeklini kazandığı ve gölün plüvyal dönemde geliştiği düşünülmektedir. Anadolu’nun eski iklimi ile birleştirilerek Eğirdir dahil yöredeki büyük su kütleleri plüvyal göller şeklinde gruplandırılmaktadır.

Türkiye’nin en büyük 2. tatlı su gölüdür. Eğirdir Gölü’nün maksimum su kotu ile çevrelenen su alanı “I. Derece Doğal Sit Alanı” olarak belirlenmiştir. Maksimum su kotundan itibaren 300 metrelik bir bant ise “III. Derece Doğal Sit Alanı” olarak kabul edilmiştir. Eğirdir Gölü, “A Sınıfı Sulak Alan” listesindedir. Eğirdir Gölü havzası içerisinde Kovada Gölü Milli Parkı ve Gelincik Dağı Tabiat Parkı bulunmaktadır.

Gölde, Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

Pause Travel

Can Ada; Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan ve 7 dönümlük (7000 m²) bir alana sahip olan küçük bir adacıktır. Yerleşim alanı olmayıp, çadır ve karavan turizmi ile piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk’ün Eğirdir’i ziyareti sırasında Canada, 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla kendisine hediye edilmiş, daha sonra Atatürk’ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Yeşil Ada: Eğirdir’in en güzel turizm bölgesi olan adada, doğa güzelliklerinin yanında Aya Stefanos Kilisesi gibi tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren balık lokantaları ve ev pansiyonculuğu gelişmiştir.

Eğirdir Gölü’ne Isparta’dan kalkan araçlar ile ulaşmak mümkündür.

Kardinal Pietro’nun kurduğu şehir “Amalfi”

Kardinal Pietro’nun kurduğu şehir “Amalfi”

Amalfi İtalya’nın Campania bölgesindeki Salerno iline bağlı bir kasaba ve komündür ve Salerno Körfezi’nde yer alır.

İtalya’nın alışveriş başkenti Milano’dan uzakta bir dünya olmasına rağmen , Amalfi Sahili’nin Sorrento, Capri ve Positano, ülkenin en ünlü alışveriş merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır.

Monte Cerreto’nun eteklerinde, kayalıklarla ve kıyı manzaralarıyla çevrili derin bir vadinin ağzında yer almaktadır. Amalfi kasabası, 839 ile 1200 yılları arasında Akdeniz’de önemli bir ticaret gücü olan Amalfi Dükalığı olarak bilinen denizci cumhuriyetin de başkentiydi.

Pause Travel

1920’lerde ve 1930’larda Amalfi, İngiliz üst sınıfı ve aristokrasisi için popüler bir tatil yeri haline gelmiştir. Amalfi, bulunduğu sahilin ana kentidir, Costiera Amalfitana (Amalfi Sahili) olarak adlandırılır ve bugün aynı kıyıdaki Positano, Ravello gibi diğer kasabalarla birlikte önemli bir turizm merkezidir. Amalfi, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer almaktadır. Amalfi’nin koruyucu azizi, kalıntıları Amalfi Katedrali’nde (Cattedrale di Sant’Andrea / Duomo di Amalfi) saklanan Havari Aziz Andrew’dur.

Amalfi, ortaçağ mimarisinde önemli bir konuma sahipti. Amalfitan Kardinal Pietro Capuano tarafından kurulan Cappuccini manastırı olan Sant’Andrea Katedrali (Saint Andrew, 11. yüzyıl), eğilimiyle Güney İtalya’da hüküm süren sanatsal hareketi zengin bir şekilde temsil etmektedir. Bizans stilini kuzey mimarisinin formları ve keskin çizgileriyle harmanlanmıştır.

Pause Travel

Başlıca tarihi eserler ve yerler, Aziz Andrew Katedrali (Duomo), Denizcilik Cumhuriyeti Arsenali (Gli Arsenali della Repubblica), El Yapımı Kağıt Müzesi (Museo della Carta) olarak sıralanabilir.

Amalfi, tarihte, batıya sattığı Bizans ipeklerini satın almak için Mısır ve Suriye’de basılan altın dinarların karşılığında komşularından tahıl, Sardunya’dan gelen tuz ve hatta kereste ticareti yapan bir deniz gücü olarak önem taşıyordu. Fernand Braudel, tahıl taşıyan Amalfi tüccarlarının İslam ülkelerinin limanlarında bazı imtiyazlara sahip olduklarını belirtmiştir. Amalfi çizelge tabloları (Tavole amalfitane), Hıristiyan liman şehirleri tarafından yaygın olarak kullanılan bir denizcilik kodu olmuştur.

Ortaçağ tarihinde Amalfi, gelişen hukuk ve matematik okullarıyla ünlüydü. Geleneksel olarak denizci pusulasını Avrupa’ya ilk getiren kişi olarak kabul edilen Flavio Gioia’nın Amalfi’nin yerlisi olduğu kabul edilmektedir.

Amalfiye, Napoli’den kalkan otobüs seferleriyle ya da araç kiralayarak ulaşabilirsiniz. Oldukça kıvrımlı ve dar yollara sahip olan Napoli-Amalfi arası yaklaşık 2 saat sürmektedir.

Pause Travel

Amalfi keşifleri:

Yürüyüş severler için Amalfi’nin enfes deniz ve kasaba manzaralarına nazır Sentiero degli Dei patikası biçilmiş kaftan. Tanrılar Yolu olarak da anılan bu patika, minik bir kasaba olan Agerola’dan başlayan ve Positano’ya kadar doğudan batıya uzanan hafif inişli yol size limon bahçeleri arasından geçirerek Capri Adası ve Positano kasabasının nefes kesici manzaraları ile karşılaştıracak. Gerçekten eşsiz bir deneyim. Başka bir keyifli yürüyüş rotası ise Amalfi’den Atrani köyüne uzanan Via delle Signore patikası. Civita ve Aurora tepecikleri arasında yer alan Atrani köyü zamanda asılı kalmış bir adres. Santuario Santa Maria del Bando’ya tırmanın ve tepeden limon ağaçları ile çevrili köyün manzaralarının tadına varın. Daracık sokaklar, geçitler ve merdivenler ve kemer altlarından geçerek köyün meydanı olan Piazza Umberto’ya ulaşın ve kahve molası verin.

Amalfi Tarih Keşifleri: Antik tarih severler için Minori balıkçı kasabasında yer alan Villa Romana’nın muhteşem freskoları ve yer mozaikleri görülmeye değer.

Praiano: Amalfi sahillerinin sanat kasabası Praiano, enfes manzaralara nazır limon ve narenciye ağaçları, daracık taş patikalar ve tarihi evler ile bezenmiş, sessiz ve sakin bir kasaba. La Brace, kasabanın manzaralarının ve lezzetlerinin tadına varabileceğiniz en güzel lokantası. Casa Angelina ve Casa Privata enfes manzaralara nazır büyüleyici birer inziva oteli. Ayrıca La Praia ve Praiano arasında deniz kıyısında yer alan minik ve şirin kasaba Marina di Praia görülmeye değer. Marina di Praia’da deniz kenarında geleneksel aile lokantası Trattoria Da Armandino’da enfes deniz mahsulleri yemek ise ayrı bir keyif.

Pause Travel

Conca dei Marini: Bir göz açıp kapayana kadar yanından görmeden geçip gidebileceğiniz Conca dei Marini, Amalfi ve Furore arasında yer alan şirin mi şirin bir sahil kasabası. Sahile indikten sonra ufak kayıklar ile Grotta dello Smeraldo yani Zümrüt Mağarası’na gidin. Güneş ışıkları ile suyun yansımaları birleşince duvarları yemyeşil parlayan bu mağara gerçekten görülmeye değer. Sahilde iken Santa Rosa’lı rahibelerin 17. yüzyılda hazırladığı tarife göre yapılan Sfogliatella Santa Rosa tatlısının tadına bakın.

Amalfi’de Deniz Keyfi: Denizin keyfini sürmek isteyenler için önerilerimiz ise: kalabalık severler Positano’da Spiaggia Grande, sessizlik severler Positano’da Fornillo, parti ve gün batımı severler için Praiano’da One Fire Beach, lokaller ile harmanlanmak isteyenler için Amalfi’deki Santa Croce plajı, enfes manzaralara nazır denize girmek isteyenler için Castiglione(Lido di Ravello). Plaj keyfi ile mükemmel bir öğle yemeği deneyimini birleştirmek isteyenler için sadece tekne ile ulaşılabilen Laurito plajında yer alan Da Adolfo restoranı öneriyoruz. Positano’ya beş dakikalık tekne mesafesinde Laurito sahilinde özel minik bir koyda yer alan ufacık, mütevazi ve samimi restoran, denizle iç içe lokal bir aile işletmesi. Taze deniz mahsulleri, marine balıkları, çeşit çeşit peynirleri ile öğle yemeği için hem lokallerin hem de ünlülerin favori durağı.

Jolly ile tropikal cennet Maldivler’e özel fiyatlarla

Jolly ile tropikal cennet Maldivler’e özel fiyatlarla

Masalsı Hint kültürü, bozulmayan yemyeşil doğa ve masmavi bir deniz… Egzotik bir tatil yapmayı planlayanlar için Jolly’nin kaçırılmayacak bir fırsatı bulunuyor; Maldivler…

Maldivler’de 5 Gece 2 kişilik odada kişi başı her şey dahil konaklama, THY ile direkt uçuş ve transferler dahil 1.375 €’dan başlayan fiyatlarla unutulmaz bir tatil sizleri bekliyor.

Hint Okyanusu’nun en güzel takımadalarına sahip Maldivler; turkuaz mavisi suları, bembeyaz kumsalları ile adeta cennetten bir köşe. Bembeyaz kumsalda güneşlenebilir, mavinin binbir tonunda yüzebilir, muhteşem mercan kayalıklarına ve deniz yaşamına sahip dünyanın en iyi dalış noktalarından biri olan Maldivler’de  dalış yapabilirsiniz.

Türk vatandaşları için vizesiz olan Maldivler’de izole dizayn edilmiş konaklama alternatifleriyle unutamayacağınız bir tatil keyfi sizleri bekliyor.

Jolly ile Lavanta Bahçeleri ve Salda Gölü sizi bekliyor

Jolly ile Lavanta Bahçeleri ve Salda Gölü sizi bekliyor

Tüm güzellikleri bir arada göreceğiniz ufak bir kaçamak planlıyorsanız Haziran ve Temmuz aylarının gözde rotası lavantalar diyarı Isparta sizleri bekliyor.

Jolly sizleri Lavanta Bahçeleri ve Salda Gölü’ne davet ediyor. 1 gece ve üzeri konaklamalı Lavanta Bahçeleri ve Salda Gölü Turları, birçok ilden çıkışlı olan bu turun başlangıç fiyatı ise 499 TL olarak belirlendi.

Güller ve lavantalar diyarı Isparta’da ilk olarak Kuyucak Köyü sizleri karşılayacak. İlk ziyaret noktası lavanta bahçeleri ile Fransa’nın Provence bölgesine rakip olan Kuyucak Köyü’nde, tatilseverler güzel bir yürüyüşe çıkarak Buldur Gölü’nün seyrini gerçekleştirebilecek, ardından da çiftçilerin üretmiş olduğu lavanta ürünlerini tanıma şansı yakalayacak.

 

Eğirdir… Misafirlerimiz Hızır Bey Camii, Dündar Bey Medresesi ile dünyada tek örneği Eğirdir’de bulunan minare yapısını da görecek. Seyahat tutkunları, Eğirdir Kalesi’ni panoramik olarak izleyerek kara ile bağlantısı bulunan adalara ulaşıp Eğirdir Gölü manzarasında kaybolacak. Isparta’da bulunan ve Mimar Sinan tarafından yapılan Firdevs Bey Camii’ni ziyaret edecek ve güller diyarının gül bahçelerini görme şansını yakalayacak.

 

Burdur… Gezginlere Batı Toroslara kurulmuş olan Sagalassos Antik Kenti merhaba diyecek. Sagalassos Antik Kenti içerisinde bulundurduğu Antoninler Çeşmesi, Agorolar, Hamam Kalıntıları, kişiye özel kütüphanesi, Odeonu ve dünyanın en yüksekteki Antik Tiyatrosu sizleri ağırlayacak. Antik kent gezisinin ardından Burdur Gölü’ne ulaşacak ve göller bölgesinde yer alan, ülkemizin yedinci büyük gölünde tabiatın güzellikleri ile tanışacaklar. Ülkemizin en derin ve en temiz gölü olan, Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü kendine hayran bırakacak.

 

Pandemide ünlü isimlerin evlerini sanal olarak ziyaret edin

Pandemide ünlü isimlerin evlerini sanal olarak ziyaret edin

Bu kapanma sürecinde Dali Tiyatro Müzesi’nden Gaudi Evi Müzesi’ne, Mozart’ın muhteşem bestelerini yaptığı evinden ünlü yurttaş hakları savunucusu Martin Luther King’in doğduğu eve kadar tarihe yaptıkları ile iz bırakmış önemli isimlerin evlerine konuk olabilirsiniz.

Pandemi nedeniyle bir süredir evlerimizden zorunlu olmadıkça çıkmıyor, kalabalık ortamlarda bulunmamaya özen gösteriyoruz. Sanal geziler sayesinde özellikle gezmeyi, yeni yerler görmeyi sevenler için bu durum problem olmaktan çıkıyor.

Dali Tiyatro Müzesi

Ünlü İspanyol ressam Salvador Dali, sürrealizm yani gerçeküstücülük akımının en önemli temsilcisi. “Deli dahi” olarak da anılan Dali’nin Tiyatro Müzesi, İspanya İç Savaşı’nın sonunda yıkılan 19. yüzyıldan kalma bir yapı olan eski Belediye Tiyatrosu’nun kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Ünlü ressamın eserlerini yakından inceleyebileceğiniz müze, saatlerinizi keyifle geçireceğiniz benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Link

Gaudi Evi Müzesi

Barselona denildiğinde ziyaret edilecek ilk mekanların başında La Sagrada Familia (Kutsal Aile) Kilisesi geliyor. Benzersiz mimarisiyle kendine hayran bırakan bu kilisenin mimarı Antoni Gaudi’nin evi incelikli detaylarıyla kendine hayran bırakıyor. Sanal tur ile evin bütün bölümlerini gezme olanağınız bulunmuyor ama evin bahçesi, terası, mahzeni ve muhteşem bir manzaraya sahip kulesini görebilirsiniz. Link

Mozart’ın Doğum Yeri

Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1756’da, Salzburg’da doğduğu evi sanal olarak ziyaret etmek mümkün. Müzik dehası Mozart’ın üç katlı evinde muhteşem bestelerini yaptığı piyanoyu nota kağıtlarını, enstrümanlarını görebiliyor ve yaşamına dair birçok bilgi edinebiliyorsunuz. Link

Freud Müzesi

Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud’un Londra’daki son evini sanal olarak ziyaret ettiğinizde ikonik psikanalitik kanepesini, hastalarını dinlediği koltuğu görebilir; kütüphanesinde, çalışma odasında dolaşabilirsiniz. Ayrıca Martin Wilner’ın çağdaş sanat sergisini gezebilirsiniz. Bu evdeki antikalara, heykellere bayılacaksınız! Link

Frida Kahlo Evi

Frida Kahlo’nun Coyoachan’ın Meksika’daki “Mavi Ev” olarak anılan evi parlak renkleriyle göz alıyor. 1958 yılından bu yana Mavi Ev, Frida’nın kişisel eşyalarının yanı sıra yaratımı için ilham veren ambiyansı sergiliyor. Müzede, Diego Rivera ile Fridanın resimlerinin yanı sıra dikkat çekici popüler sanat eserleri, Kolomb öncesi heykeller, fotoğraflar, belgeler, kitaplar ve mobilyalar sergileniyor. Link

Martin Luther King’in Evi

Ünlü yurttaş hakları savunucusu Martin Luther King’in doğduğu evi sanal olarak gezerken ev hakkındaki bilgileri dinleme şansına da sahip oluyorsunuz. Bir aktivistin hayatının geçtiği bu ev, dönemin siyahilerinin yaşam standartlarına da ışık tutuyor. Link

Anne Frank’in Evi

Anne Frank’in II. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık iki yıl saklandığı ve günlüğünü yazdığı Amsterdam’daki evini de online olarak gezebiliyorsunuz. Sanal tur sırasında Anne Frank’in saklandığı gizli bölmeye giden sahanlıkta bulunan döner kitaplıktan geçerken adeta o anları yaşıyorsunuz. Link

Emily Dickinson’ın Evi

  1. yüzyılın en önemli Amerikan şairlerinden Emily Dickinson’ın ABD Massachusetts’in merkezinde yer alan evinde 1988 yılına kadar ailenin mirasçıları oturdu. 1991 yılında ev Emily Dickinson’ın yeğeni Martha Dickinson Vakfı’na devredildi, 2003 yılında ise müzeye çevrildi. Uçak bileti alıp buraya gidemeseniz de sanal olarak müzeyi ziyaret ettiğinizde Emily Dickinson’ın yatak odası, çalışma masası ve odanın dışındaki holü gezebiliyorsunuz. Link

 Enuygun

Türkiye’nin güzel koylarını ve tarihini Jolly ile gezin

Türkiye’nin güzel koylarını ve tarihini Jolly ile gezin

Bahar aylarıyla birlikte Türkiye’nin en güzel koyları, denizleri, gölleri, adaları, kanyonları, köyleri ve binlerce yıllık tarihi ile buluşmaya ne dersiniz? Jolly’nin Kuzey Ege Turu ile bu mümkün.

Turun ilk rotası Bozcaada olacak. Posedion’un üflediği rüzgarların kıyılarını dantel gibi şekillendirdiği Bozcaada’da ilk durak tüm ihtişamıyla gezginleri karşılayacak olan Bozcaada Kalesi olacak. Ardından Rum Mahallesi ve Eski Türk Mahallesinin ara sokaklarında dolaşarak geçmiş Bozcaada yaşamının izlerini arayacaksınız. Bozcaada’dan ayrılmadan önce mutlaka meşhur reçellerini ve kurabiyelerini tatmalısınız.

Bir sonraki rotada ise 238 metre yükseklikte andezit bir kayaç üzerine kurulmuş olan Assos Antik Kenti’nin akropolüne çıkıp antik dönemin İlk Dor Düzeni ile yapılmış olan Athena Tapınağı sizleri karşılayacak. Dileyen gezginler köy içerisinde kentin meşhur fincanda pişen sakızlı Türk kahvesini yudumlayabilir ya da alışveriş yapabilirler.

Seyahat tutkunlarının bir sonraki rotası Ayvalık… Ayvalık’ta tekne sizleri karşılayacak ve ardından Hakkı Bey yarımadası, Cunda Adası, Pınar Adası, Kara Ada, Maden Adası, Ortunç Koyu, İncirli Adası gibi koyların güzelliğine kendinizi bırakabilir, güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

Cunda… Rum evlerinin arasından geçerek Taksiyarhis Kilisesi’ni ölümsüzleştirerek Aşıklar Tepesi’ne ulaşacaksınız. Cunda’nın güzel sokaklarında yürüyüp sakız dondurması ve lokmasını tadabilirsiniz.

Bir sonraki rotada ise Çanakkale Savaşı’nın izlerini görme fırsatı bulacaksınız. Ayrıca  Eski Hisarlık Burnu üzerinde yer alan Çanakkale Şehitler Abidesi, 57. Alay Şehitliği, Conk Bayırı ziyaret edilecek yerler arasında.

Bu yıl bahar ve yaz mevsiminde Ege’nin kollarına kendinizi bırakmak istiyorsanız valizinizi hazırlamaya başlayın! Jolly ile Ege’nin en güzel manzaralarını keşfedecek ve jeep safari yapma imkanı bulacaksınız. 3 gece ve üzeri konaklamalı Kuzey Ege Turları, birçok ilden çıkışlı, uçak ve otobüs ulaşım alternatifi ile 1.099 TL’den başlayan fiyatlarla siz gezginleri bekliyor.

Elite World Marmaris Hotel kapılarını açıyor

Elite World Marmaris Hotel kapılarını açıyor

Marmaris İçmeler’de sadece 14 yaş ve üzeri misafirlere hizmet veren Elite World Marmaris Hotel, 1 Haziran 2021 tarihinde kapılarını açıyor.

Hem doğası hem de denizi ile unutulmaz bir tatil yaşamak için mükemmel bir lokasyon olan Marmaris İçmeler’de bulunan Elite World Marmaris Hotel; 93 konforlu deluxe odası, ücretsiz yüksek hızlı internet hizmeti, hamam-sauna hizmetlerinin de dahil olduğu ücretsiz Fit Life Spa & Health Center konsepti ile sadece 14 yaş üstündeki yetişkin misafirlerini ağırlıyor.

FIT & LIFE konsepti ile açık yüzme havuzu, Osmanlı hamam kültürünü yaşatan Türk hamamında kese ve köpük masajları, sağlıklı içecekler sunan vitamin bar; misafirlere sunulan seçkin hizmetler arasında yer alıyor.

Elite World Marmaris Hotel’in konukları otelin çevresinde yer alan paraşüt, safari gibi heyecanlı aktiviteleri deneyimlerken; bilardo, masa tenisi, langırt gibi oyunlarla da keyifli vakit geçirebiliyor.

Ayrıca Elite World Marmaris Hotel’ de plaj ve havuzda şezlong, minder, şemsiye ve havlu her şey dahil konsepti içerisinde sunuluyor.

Yüzde 50 doluluğu aşmayacak şekilde hizmet verecek

Elite World Hotels zincirinde yer alan tüm oteller, güvenli turizm sertifikasına sahip olup, yüksek önlem ve güvenlik tedbirleriyle hizmetlerini sürdürüyor. Elite World CARE (Covid-19 Anti Risk Ekibi) adındaki uzman ekiplerle aktif bir şekilde denetleme ve değerlendirmeler sürekli devam ediyor. Konforlu ve güvenli bir tatil için her detayın titizlikle düşünüldüğü Elite World Otelleri’nde misafirler yüzde 50 doluluğu aşmayacak şekilde geniş ve hijyenik alanlarda sosyal mesafeye dikkat ederek ağırlanıyor

Küllerinden doğan ülke “Vietnam”

Küllerinden doğan ülke “Vietnam”

Vietnam ya da resmî adı ile Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti, Güneydoğu Asya’da, Çinhindi Yarımadası’nın doğusunda yer alan bir ülkedir.

Uzun, dar bir kara parçası üzerinde yer alan Vietnam’ın kuzeyinde Çin, batısında Kamboçya ile Laos, güneyinde ve doğusunda Güney Çin Denizi yer alır. 1955’te Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak iki ayrı cumhuriyete bölünmüş olan ülke, 1976’da Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti olarak tekrar birleşmiştir.

Vietnam dağlık bir ülkedir. Song-Koi ve Mekong deltaları önemli alçak düzlükleri olarak ön plana çıkar. Doğu kısmında kıyı ovaları yer alırken, geriye kalan toprakların büyük bir bölümü ormanlık ve dağlık bölgelerden meydana gelmiştir.

Vietnamda yetişen başlıca ürünler; pirinç, manyok, kocadarı, mısır, kahve, çay, kauçuk, el işleridir. Önemli kentleri; Ho Chi (Şi) MinhHanoi ve Haifong’dur. Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.

Kuzey Vietnam ile Güney Vietnam 1976’da tek ülke olarak birleşmiş, ancak yıllarca süren savaş ve bombardıman sonucu büyük bir yıkıma uğramıştır.

Geçmişte bir Fransa sömürgesi olan Vietnam, yürütülen bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştırsa da, ülke Fransa tarafından ikiye bölünmüş, daha sonra başlayan iç savaşa ABD’nin de dahil olmasıyla on yıllarca süren savaşla ülke yerle bir olmuştur. ABD’nin kuvvetlerini geri çekmesi sonucu Kuzeydeki Komunist kuvvetleri güneyi ele geçirerek ülkeyi tekrar birleştirmiştir.

Turizm ülke ekonomisi için önemli bir yer tutmaktadır ve turizm gelirleri GSYH’nin %7.5’ine denk gelmektedir. Vietnam’da en çok ziyaret edilen destinasyonlar 5,8 milyon uluslararası yolcu gelişi ile Ho Chi Minh şehri, onun arddından 4,6 milyon ile Hanoi ve 4,4 milyon kişi ile Hạ Long şehridir.

Üçü de dünyanın en çok ziyaret edilen 100 şehri arasında yer almaktadır.

Vietnam, Güneydoğu Asya’da yer alan 8 UNESCO Dünya mirası sitesine ev sahipliği yapmaktadır. Yakın zamana kadar sadece savaşla anılan Vietnam, son dönemlerde dünyanın ileri gelen tatil merkezleri arasında sayılmaktadır. Öte yandan, Asya’da suç oranı en az ve en güvenli yerler arasındadır.

Pause Travel

Başlıca öne turistik yerler ise; Ha Long Koyu (Ha long: Yere inen ejderha), Cat Ba Adası, Cuc Phuong Milli Parkı, Ho Chi Minh Mozolesi’dir.

Vietnam’a Türkiye’den direkt ya da aktarmalı uçuşlarla ulaşmak mümkün. Türk Hava Yolları haftanın 7 günü karşılıklı sefer düzenlemektedir. Direkt uçuşlar yaklaşık 10 saat sürmektedir. Vietnam’ın vize uygulaması sahip olunan pasaport türüne göre değişim göstermektedir.  Umuma mahsus (Bordo) pasaport sahiplerinin ülkeye giriş yapabilmesi için vize alması gerekmektedir. Yeşil pasaport, hizmet pasaportu, diplomatik pasaport sahibi Türk vatandaşları içinse gerçekleştirecekleri seyahatlerin 90 günü geçmemesi koşuluyla Vietnam vizesi almalarına gerek yoktur.

Ferhat Kaan Şahin