Yazılar

Fiyortlar ülkesi Norveç

Fiyortlar ülkesi Norveç

Arktik tundrayı keşfe çıkmak, eşsiz manzaralı takımadalarda gezinti, görkemli fiyortların cazibesi ve hiç batmayan gece yarısı güneşinin sıcaklığı. Bu deneyimler ve daha fazlası, Norveç’te yazın en iyi şekilde tadını çıkarmanın yolunu oluşturan seçeneklerden bazıları. Evet bu yazımda sizlere yazın çıkılacak Norveç tatilinde deyimleyebileceğiniz sıradışı etkinliklerden bahsedeceğim.

GECE YARISI GÜNEŞİNİ GÖRMEK İÇİN TELEFERİKLERE BİNİN

Kuzey Norveç’in Fløya Dağı’ndaki Storsteinen’in (Big Rock) görkemli manzaralarını deneyimleyin. 420 metre yüksekliğe sahip Storsteinen’in Fjellheisen teleferiği ile yukarıya doğru çıkılması kabaca dört ila beş dakika sürüyor. En tepede, Tromsø ve çevresindeki adaların muhteşem manzarasını sunan bir gözlem güvertesi bulacaksınız. Yaz aylarında, teleferik saat 1: 00’e kadar çalışmaktadır. Güneybatı sahil kasabası Bergen’deki ikonik Fløibanen füniküleri, sizi deniz seviyesinden 1.050 metre yüksekte, şehri çevreleyen yedi dağdan biri olan Fløyen’e götürür. Zirveye ulaşmak beş ila sekiz dakika sürüyor ve siz yukarıya çıkarken seyahatin kendisi Bergen limanının ve tarihi mimarisinin muhteşem manzarasını sunuyor. Füniküler yıl boyunca çalışıyor ve saat 11: 00’e kadar açık.

TROLLSTİGEN’İN NEFES KESİCİ MANZARASINI KEŞFEDİN

Strynefjell ve Romsdal arasındaki manzaranın içinden 66 mil hızla geçen popüler bir yol olan etkileyici Geiranger-Trollstigen Ulusal Turist Rotası boyunca cesaretiniz varsa araba kiralayın. Yol boyunca uçurumlar, dik dağ sıraları ve derin fiyortların yanı sıra şelaleler yer almaktadır. 1936’da açılan Trollstigen (Troll Yolu), Kongen (Kral), Dronningen (Kraliçe) ve Bispen (Piskopos) gibi görkemli isimlere sahip dağlarla çevrilidir ve 11 tane adrenaline neden olan büküm ve yüzde 9’luk keskin bir eğim sahiptir. Fotoğraf fırsatları için durabileceğiniz ve panoramik manzaraların tadını çıkarabileceğiniz altı dinlenme alanı da cabası!. En popüler durak Flydalsjuvet’tir ve UNESCO tarafından korunan Geirangerfjord’a bakan görüntüleme platformuna sahiptir.

NORVEÇ FİYORTLARI ARASINDA GEMİ GEZİYE ÇIKIN

Muhtemelen Norveç’in ihtişamını tecrübe etmenin en popüler yolu, derin fiyortlarını dik dağ yüzlerini gemi gezisi ile görüntülemektir. Hurtigruten, ülkenin sahil şeridini ve fiyortlarını (Lysefjord, Hardangerfjord ve Sognefjord gibi yol boyunca duran) kapsamlı bir şekilde barındıran yolculuklar sunmaktadır. Lysefjord 26 mil uzunluğunda ve 1.384 fit derinliğinde ve ikonik Preikestolen (Müezzin Kayası), Lysefjord’un üzerinde 1.982 fit yüksekliğe sahip düz bir platodur. Norveç’in en büyük ikinci fiyortu 111 mil uzunluğundaki Hardangerfjord’dur. Hardangerfjord’daki duraklar arasında, 560 metreden daha fazla bir şelale olan Vøringsfossen için bilinen Eidfjord belediyesi yer alıyor. Nærøyfjord 11 mil uzunluğunda ve en dar noktasında sadece 820 feet genişliğindedir ve asma vadileri ve konik kanyonları vardır. Ve Norveç’in  büyükannesi ve en büyük fiyortu olan Sognefjord, deniz seviyesinden 4.593 feete kadar yükselen ve küçük tarım toplulukları ve şelaleleri ile noktalanmış dikey dağ yüzlerine sahip en dramatik fiyort manzaralarını sunmaktadır.

Son olarak Norveç’e gitmek için, İstanbul’dan her gün Oslo-İstanbul arası direk ve aktarmalı uçuş bulmak mükündür. Norveç AB üyesi olmamasına rağmen, Schengen Vizesi kabul etmektedir.

Ferhat Kaan Şahin

Jolly’den medeniyetler turu

Jolly’den medeniyetler turu

Medeniyetler ve kültürler beşiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en gözde şehirlerinden biri olan Mardin siz gezginleri bekliyor.

Kısıtlı bir zaman içinde sınırsız doğal güzellik, kültür, heyecan ve yöresel tatlarıyla damak çatlatan Mardin’i doyasıya gezebilmek için Jolly ile İstanbul, Ankara ve İzmir’den çıkışlı Uçaklı Butik Mardin turlarına katılabilirsiniz. 2 gece 3 gün süren bu tur 1.199 TL’den başlayan fiyatlarla gezginlere sunuluyor. Üstelik sadece yüzde 25 ön ödeme, kalan ödemeyi tura 3 gün kala ödeme imkanı, yüzde 50’ye varan indirim ve kesintisiz iptal garantisi ile yerinizi ayırtabilirsiniz.

Kültür turlarının vazgeçilmez adreslerinden biri olan Mardin camileri, kiliseleri, manastırları, türbeleri ve kendine has mimarisi ile Türkiye’de görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda yer alır. Mardin turunda İslam Alemi’nin 5. Harem-i Şerif’i olan Ulucami ile geziye başlayacaksınız. İçerisinde taş işçiliği ve ahşap boyama sanatlarının ince zevklerini göreceksiniz. Ardından “yaş otuz beş, yolun yarısı eder.” Şiiri ile tanıdığımız Diyarbakırlı Şair Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi’ni ziyaret edecek ve panoramik olarak dünyanın ayakta kalmış en uzun ikinci Surları olan kent surlarında Mardin Kapı, Keçi Burnu ve 10 Gözlü Köprü ile beraber Dicle Havzası’nı fotoğraflama fırsatını yakalayacaksınız. Mardin Turu sırasında rotalar; Diyarbakır, Hasankeyf, Midyat, Dara, Mardin, Abbaralar’ı gösterirken, geçmiş dönemlere doğru yolculuğa çıkarak içinde bulunduğunuz tarihi atmosferin tadını çıkartabilirsiniz. Ulu Cami Mahallesi, Abbaralar, Şehidiye Cami, Şahtana Evi, Mardin’in taştan dar sokakları gezileri sırasında kendinizi başka bir dünyada bulacaksınız.

Tanrılar tarafından yaratılmış ada “Bora-Bora”

Tanrılar tarafından yaratılmış ada “Bora-Bora”

Güney Pasifik’in şüphesiz en ünlü adası Bora Bora, Fransız Polinezyası’nın başrol oyuncusudur. Güzelliği rakipsiz ve ünü sarsılmaz. Bora Bora, dünyadaki herkesin yaşamları boyunca tanık olmayı umduğu birkaç yerden biridir ve bir kez onu gördüğünüzde sonsuza dek aşık olursunuz.

Bora Bora (Fransızca: Bora-Bora; Tahiti: Pora Pora), Pasifik Okyanusu’nda Fransız Polinezyası Society Adaları’nın batı kesiminde Leeward grubunda yer alan 30,55 km2’lik bir ada grubudur. Papeete’nin yaklaşık 230 kilometre kuzeybatısında bulunan ana ada, bir lagün ve bir bariyer resifi ile çevrilidir. Adanın merkezinde, 727 metrelik en yüksek nokta olan Pahia Dağı ve Otemanu Dağı olmak üzere iki zirveye yükselen sönmüş bir volkanın kalıntıları vardır. Tūpai atolünü de içeren Bora-Bora komününün bir parçasıdır.

Bora Bora, su merkezli lüks tatil köyleri ile ünlü, önemli bir uluslararası turizm merkezidir. Ana yerleşim yeri olan Vaitape, ana adanın batı tarafında, lagünün ana kanalının karşısındadır.

Eski zamanlarda adaya, yerel Tahiti lehçesinde “tanrılar tarafından yaratılmış” anlamına gelen “Pora pora mai te pora” adı verilirdi. Bu genellikle Pora Pora olarak kısaltılmış ve “ilk doğan” anlamına geliyordu. Tahiti dilinin ses birimlerindeki belirsizlikler nedeniyle, bu aynı zamanda Bola Bola veya Bora Bora olarak da telaffuz edilebilir. Kaşif Jacob Roggeveen adaya ilk indiğinde, o ve ekibi o zamandan beri var olan Bora Bora adını benimsediler.

Bora Bora, tropikal muson iklimine sahiptir. Sıcak günler ve ılık gecelerle birlikte yıl boyunca sıcaklıklar nispeten tutarlıdır. Kurak mevsim Haziran’dan Ekim’e kadar sürer, ancak bu dönem boyunca yağış hala görülmektedir.

Küçük Bora Bora adası, büyük güzelliklerle dolup taşar. Merkezinde uyuyan bir volkan yükselir ve akuamarin lagününe dökülmeden önce yemyeşil ormana açılır. “Güney Pasifik Masalları” nı yazan yazar James Michener, Bora Bora’yı “dünyanın en güzel adası” olarak adlandırmıştır. 18. yüzyıl İngiliz kaşif James Cook, onun için “Pasifik’in İncisi” tabirini kullanmıştır. Tropikal bir kaçamağın tanımı, keyifli Bora Bora lüks tatil köyleri, güneşli gökyüzü, sıcak sular ve sıcakkanlı yerel halkla doludur.

Bora Bora Adası’na gitmek için Tahiti’nin başkenti Papeete’deki Tahiti Faaa Uluslararası Havalimanı’na gitmelisiniz. Los Angeles veya Paris üzerinden üzerinden 8 saatlik bir uçuşla Tahiti’ye gidebilirsiniz. New York, Osaka, Tokyo, Sidney ve Auckland gibi şehirlerden deTahiti’ye aktarmalı uçuşlar bulunmaktadır.

Tahiti’den Bora Bora’ya 45 dakikalık uçak yolculuğu ile ulaşılıyor.

Bora Bora Vizesi: Bora Bora vizesi için Fransız Konsolosluğuna başvurmamız gerekmektedir. Bora Bora Fransız Polinezyasına bağldır. Bundan dolayı vize alırken Fransa devreye girmektedir.

Ferhat Kaan Şahin

Çemberlitaş Sütunu                       

Çemberlitaş Sütunu                                                                                                                     “Günümüze, efsanesi ve gizemi ile ulaşan Doğu Roma eseri”

Geçmişte var olan görkemli yapıları ile günümüzde farklı bir görünüme sahip mekanlar vardır. Asırları içeren tarihsel süreç de depremler, savaşlar v.b nedenlerden dolayı o ihtişamlı yapılar günümüze ulaşamamış olabiliyor. Çemberlitaş ve çevresinin hikayesi de bu anlatıma uymaktadır. Günümüzde geriye sadece Çemberlitaş olarak bildiğimiz anıt’ ın yer aldığı alan ve bu alan ile ilgili efsanesini sizlere bu yazımızda paylaşmak istedim.

Bir anlamda İstanbul’ un yedi tepesinden biri olarak kabul gören, Çemberlitaş’ ın bulunduğu tepeyi anlatmış olacağız.

Tarihi yarımada bölgesi, çevresini saran surlardan da bildiğimiz üzere İstanbul’ un ilk yerleşim bölgeleri içinde olmaktadır. Bizans döneminde; Sultanahmet ve çevresi İmparatorluğun ve şehirdeki soyluların merkezi olduğu bilinmektedir.

Anadolu’ da ve Avrupa’ da iki ayrı İmparatorluk olarak varlığını sürdüren Roma İmparatorluğu M.S. 4. yüzyılda gücünü daha da artırmıştır. İstanbul (Kostantinapolis), stratejik durumu itibariyle, İmparator Büyük Konstantin tarafından yeni başkent olarak 330 yılında görkemli törenlerle ilan edilmiştir.

İmparator Büyük Konstantin (Doğu Roma İmparatorluğu) şehrin imarına büyük katkıları olmuştur ve Hristiyanlığı kabul eden ilk imparator olmuştur. Bizans döneminde (Doğu Roma İmparatorluğu) şehri başkent ilan etmesi sonucu yoğun imar faaliyetlerini başlatmıştır. MS 330 yılından 337’ye kadar süren imar çalışmalarında şehre önemli eserler kazandırmıştır. At meydanının (Hippomodros) at oyunları meydan inşasından sonra Çemberlitaş meydanına Forum Konstantin adında kendi yaşatacak senato binalarını içeren yapıları inşa ettirmiştir.

Konstantin Forum (Çemberlitaş’ ın olduğu alan); İhtişamlı bir görünüme sahip mermer cepheli senato binaları, görkemli sütunlar ve meydan ve ortasındaki Zafer Takı ile etkileyici bir görünümde hizmete girmiştir.

Çemberlitaş Sütunu ve Forum Konstantin Yapıları

1.Konstantin, şehrin (Konstantinopolis) başkent olması sebebiyle zafer anıtı da Forum’un olduğu alana inşa ettirir. Forum meydanına dikilen 3 ton ağırlığa sahip, 9 adet çemberin üst üste monte edilmesi ile Çemberlitaş anıtı oluşturulmuştur. Roma’dan getirilen doğan güneşi selamlayan Apollon heykeli üzerine yerleştirilmiştir. Anıtın orijinal yüksekliği 57 metre olduğu bilinmektedir (günümüzde 35m).

Anıt üzerinde yer alan Apollon dönemim inancı gereği toplum hayatında önemli bir yeri olmuştur. Kısaca bilgi vermek gerekirse;  Apollon: Antik dönem mitolojide, güneşin, müziğin, sanatların, ateşin ve şiirin tanrısı, kehanet yapan, bilici tanrı olarak kabul edilmiştir. Aydın ili Didim ilçesinde günümüze tüm ihtişamı ile ulaşmış dünyanın sayılı ören yerleri arasında kabul gören Apollon tapınağı bulunmaktadır.

Sonraki senelerde ise; Hıristiyanlık imparatorluğun tek resmi dini olarak kabul edilmesi ile Apollon heykeli indirilip ve yerine imparator heykelleri yerleştirilmiştir. Sütun 1081 yılında (11.yy) ise çıkan güçlü bir fırtına veya yıldırım çarpması sonucu heykel devrilmiştir. Sonrasında ise sütunun onarılarak üzerine çok büyük bir haç dikildiği ifade edilir.

Fatih Sultan Mehmet’ in, İstanbul’ u fethi ile birlikte (1453) sütün üzerindeki haç indirilmiştir.

Osmanlı döneminde; Çemberlitaş anıtı ilk olarak 1470’li yıllarda I. Selim döneminde tadilat gördüğü bilinmektedir. Meşhur İstanbul yangınlarından sütun da nasibini almıştır. Üzerinde ki mermerler bu yangın sonrası hasar görmüştür. Sultan II. Mustafa (1695-1704) döneminde sütunun alt kısmına duvar örülmüş ve demir çemberlerle sardırılarak takviye edilmiştir.

Gizem katan efsanesi:

Çemberlitaş Sütunu efsanesi olarak günümüze kadar ulaşanlar ise; Sütunun altında kutsal emanetlerin olduğu rivayet edilmiştir. Hz. İsa peygamber’ in Kudüs’ te yer alan mezarından çıkarılan bazı eşyalarının sütunun altına gömüldüğü anlatılır.

Kutsal Kadeh Efsanesi:

Yine bu efsaneye ilişkin olarak; Bu alanda Kutsal Kadeh’ in olduğu rivayet edilmiştir.
“Rivayete göre; Hz. İsa’ nın hayata gözlerini yummadan önce son kez kullandığı, kadeh kutsal kabul edilip bin havarisi ile büyük bir özenle korunmaya alınmıştır. Kadehin bu kadar özenli korunmasının nedeni, sahip olduğu tılsımlı gücüdür. Kutsal kadeh herhangi bir faninin eline geçip, o kişi kadehten bir şeyler içerse o kişinin ölümsüz olacağına inanılmıştır.”

Konstantin’in annesi, Helena; Kudüs ziyareti sırasında Hz. İsa’ ya ait kutsal kadeh ve diğer kişisel eşyaları alarak, sütunun altına yaptırılan odaya gizlediği rivayet edilmektedir.

Sütunun altında bir yer altı mezarı olduğu da ifade edilir. 1204 yılındaki Latin istilası sırasında yağmalama ile oluşan zararlardan bu alanında nasibini aldığı düşünülmektedir.

Başka bir efsaneye göre ise; İmparator Konstantin’ in mezar yerinin, Çemberlitaş sütunun altındaki yer altı mezarı olduğu rivayet edilmiştir.

Çemberlitaş meydanı, Bizans döneminde şehrin ana arter noktası olmuştur. Bu ihtişamlı dönem Latin istilası’ na kadar sürmüştür. İstila sonrası ise savaşın yakıcı etkisi ile şehir harap olmuştur.

Yolu düşüp bugüne kadar inceleme fırsatı olmayanlar için, bu yazımızın keyifli bir ziyaret anısı için vesile olmasını dileriz.

Çemberlitaş Sütunu, mevki olarak; Divanyolu Caddesi üzerinde, Beyazıt ile Sultanahmet arasında kalmaktadır.

Yazı: Murat Söker

Ziynet Sali, Dmaxtour’un reklam yüzü oldu

Ziynet Sali, Dmaxtour’un reklam yüzü oldu

Tur operatörü Dmaxtour’un reklam yüzü sanatçı Ziynet Sali oldu.

Deneyim ve birikimini, keşifçi ruhuyla Dmaxtour adı altında bütünleştiren firma, turizm sektörüne yeni bir soluk getirerek güvenle keşfin adresi olmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda hazırlanan lansman kampanyası için Ziynet Sali ile anlaştı.

 

Jolly ile Batı Karadeniz kültür turları devam ediyor

Jolly ile Batı Karadeniz kültür turları devam ediyor

Jolly Kültür Turlarıyla sosyal mesafenizi koruyabileceğiniz, hijyen ve güvenlik önlemi üst düzeyde tutulan izole bir tur deneyimi yaşayabilirsiniz. Gelin, birlikte Safranbolu ve Amasra’yı Jolly ile keşfedelim;

Ufak bir keşif kaçamağı yapmak isterseniz hem yakın olduğu için hem de hafta içi de katılabileceğiniz Jolly’nin Safranbolu ve Amasra turlarına mutlaka göz atmalısınız.

Birçok ilden katılabileceğiniz Jolly ile Batı Karadeniz Turunda Amasra ve Safranbolu’nun doğal güzelliklerinin yanı sıra; bu şehirlerin tarihini dinlediğinizde ve mimarisini gördüğünüzde onlara hayranlık besleyeceksiniz.

1 gece konaklamalı Batı Karadeniz turunun başlangıç fiyatı; ulaşım, konaklama, rehberlik, çevre gezileri dahil 359TL olarak belirlendi.

Sizleri bol oksijenin içine alacak olan Jolly ile Batı Karadeniz Turunda ilk destinasyon Amasra olacak. Adını bir amazon kraliçesinden, tarihsel anlatıma göre bir Pers prensesinden alan Amasra’yı tepeden görebileceğiniz; Bakacak Tepesi, Çekiciler Çarşısı, Kemere Köprüsü sizleri tarihsel bir yolculuğa çıkaracak.

Keşif rotanızın devamı ise Safranbolu olacak. Burada sizleri ilk olarak Kıranköy karşılayacak. Kıranköy’de ilk durağınız Ulu Cami, sonrasında ise yapımı 1893 yılına dayanan ve manzarasıyla görenleri kendine hayran bırakan Kaymakamlar Konağı sizleri bekliyor. Ardından Tokatlı Kanyonu, Kristal Teras, İncekaya Su Kemeri, Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu Kent Tarihi Müzesi, Cinci Hanı ve Hamamı, Yörük Köyü, Safranbolu Evleri ve Hıdırlık Tepesi, Safranbolu’da keşfedebileceğiniz yerler arasında…

Türkmenistan sağlıkta Türkiye’yi seçti

Türkmenistan sağlıkta Türkiye’yi seçti

Türkiye, pandeminin etkisiyle iyice önem kazanan sağlık turizmi konusunda yaptığı yatırımlarla dünyanın ilgisini çekiyor.

COVID-19 pandemisinin etkisi bütün dünya ülkelerinde başta sağlık, ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda krizlere sebep olurken, Türkiye sağlık alanında geçmişten bugüne yaptığı yatırımlar ve izlediği stratejiyle krizi daha dengeli yönetebilen ülkeler arasında yerini aldı. Bu gelişmeler de sağlık turizmini olumlu yönde etkiledi.

Türkiye özellikle son yıllarda sağlık turizmi açısından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Başta Avrupalı, Orta Doğulu turistler olmak üzere, Rusya ve Türki Cumhuriyetler’den de Türkiye’deki sağlık imkanlarından faydalanmak için gelen turist sayısı ciddi rakamlara ulaşmış durumda. Türkiye ile uzun yıllardır güçlü bağları bulunan ve çeşitli işbirliklerine imza atan Türkmenistan, bu ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Keşif dolu rotalar Jolly’de

Keşif dolu rotalar Jolly’de

Türkiye’nin kış dönemindeki güzelliklerini keşfetmek isteyenler için Jolly’de her bölgeye turlar mevcut. Jolly’nin Türkiye’nin her yerine düzenlediği paket turlarla hem ekonomik hem güvenli hem de keşif dolu bir tatil yapmak mümkün.  Jolly, sömestir tatilinde her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklu ya da çocuksuz aileler ve gençlerin fırsatlarla dolu keşif tatilleri yapmalarına olanak sağlıyor. Sömestir tatilini çocuklu aileler, öğretmenler, liseli ve üniversiteli gençler değerlendiriyor. Kültür turları herkese uygun rotalar ve tur programları sunduğu için bu turlara olan ilgi giderek artıyor.

Her mevsim başka güzel Kapadokya, karlar altında Karadeniz, Bursa ve Uludağ kayak turları, Eskişehir ve Odunpazarı, Kars ve Erzurum, Güneydoğu Anadolu turları ve günübirlik Sapanca, Maşukiye, Abant rotaları en çok ilgi gören yurt içi kültür turları destinasyonlar arasında yer alıyor. Ayrıca bu yıl pandemi ile birlikte geliştirilen Kendi Aracınızla Temassız Turlar ve Kişiye Özel Tatil Paketleri ile gezginler konforlarından da ödün vermiyor. Misafirler temassız tur alternatifinde kendi araçları ile Jolly kılavuz araçlarını takip edip, rehberi kendi araçlarının içinde telefonlarından Jolly özel aplikasyonu ile canlı olarak dinleyebiliyor. Kişiye Özel Tatil Paketleri ile misafirlerimiz arkadaşlarıyla gitmek istedikleri şehirde kendi belirledikleri otellerde konaklıyor, günlük turlara katılabiliyor, yöreye özgü aktivitelerini özgürce planlayabiliyor.

Jolly kültür turları, birçok ilden günübirlik ve konaklamalı olarak hafta içi ve hafta sonu çıkış alternatifleri ile düzenleniyor. En çok tercih edilen günübirlik turlarda kişi başı ortalama fiyat 129 TL;  1 gece konaklamalı turlarda kişi başı ortalama fiyat 365 TL; 2 gecelik turlarda kişi başı ortalama fiyat 639 TL; 3 gecelik turlarda kişi başı ortalama fiyat 1.069 TL; 4 gecelik turlarda kişi başı ortalama fiyat 2.000 TL olarak planlanıyor. Bu fiyatlara ulaşım, rehberlik hizmeti, otellerde yarım pansiyon konaklama ve çevre gezileri dahildir.

 

JOLLY ile beyaz tatillerdeki özel fiyatları kaçırmayın

JOLLY ile beyaz tatillerdeki özel fiyatları kaçırmayın

Alabildiğine beyaz bir coğrafya… Kış mevsiminin en sürükleyici hikayelerine sahne olan şehir; Kars… Yağan karların altında, beyaz örtünün her yeri kapladığı yerlerde eşsiz bir kış keşfi yapmak isteyenler için Jolly’de Butik Kars & Sarıkamış & Erzurum Turu bulunuyor. Uçakla haftanın 4 günü düzenlenen ve 2 gece 3 gün sürecek olan bu serüvene katılmak isterseniz bu turun başlangıç fiyatı 1.539 TL olarak belirlendi.

Kars serüveni, yakın tarihimizin en önemli kahramanlık destanlarından biri olan Sarıkamış’taki Allahuekber Dağları’nda 90 bin şehidimizin bulunduğu şehitlikte başlayacak. Sonrasında gezginler Ermenistan sınırını belirleyen Arpaçay’ın yanı başında kurulan ve yüzyıllar boyunca canlı bir ticarete sahne olan Ani’ye geçecekler. Büyük Katedral, Resimli Kilise, Selçuklu Sarayı, Anadolu’da yapılan ilk cami olan Menuçehr Camii gibi önemli eserler burada Jolly gezginlerinin görebilecekleri tarihi yapılardan sadece birkaçı. Ardından ise seyahat tutkunlarını Doğu Anadolu’nun en yüksek gölü olan Çıldır Gölü’nde kar kızaklarıyla kızak turu bekliyor. Kızak turunu ise göl buzlarının kırılmasıyla yakalanan balıklardan oluşan bir öğle yemeği takip edecek.

Turun devamında ise gezginlerin, Kars Kalesi ve 12 Havariler Kilisesi olarak da bilinen Kümbet Camisi, Namık Kemal’in bir dönem yaşadığı evi görme fırsatları olacak. Sonrasında ise Erzurum’a hareket edilecek ve gezginler Erzurum’da ilk olarak lezzetiyle nam salan Cağ Kebabı’nı tatma fırsatı bulacaklar. Ardından Yakutiye Medresesi, Üç Kümbetler, Çift Minareli Medrese ve Ulu Camii gezginlerin göreceği diğer yerler arasında yer alıyor.