Yazılar

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI, 4 güne varan kullanım süresi ve kendi bluetooth kulaklığı bulunan akıllı spor bilekliği TalkBand B3 Lite’ı kullanıcılar ile buluşturuyor. TalkBand B3 lite, hayatın yoğun akışı içinde ne iletişimden ne de spordan eksik kalmak istemeyen kullanıcılar için geliştirildi.

Günlük hayatında sık telefon görüşmeleri yapan ve sağlıklı yaşama da önem veren kişiler için tasarlanan Talkband B3 Lite akıllı bileklik aynı zamanda bluetooth kulaklık olarak da kullanılıyor. Klipslere bastırarak çıkarınca aktif olan kulaklık, telefon görüşmesi yaparken, video izlerken veya müzik dinlerken de kullanılabiliyor. Özellikle toplu taşımada ve kalabalık ortamlarda gelen sesli mesajları dinlemek ve sosyal medyada videolar izlerken kullanmak için Talkband B3 Lite, en hızlı ve Pratik çözüm. 10 Metreye kadar Bluetooth bağlantı desteği ilke telefondan uzaklaşıldığında da bildirimleri görebilmeye ve konuşma yapılabilmesine olanak sağlıyor.

Telefon araması geldiğinde kulaklığı çıkardıktan sonra konuşma otomatik olarak başlıyor. Ayrıca aynı anda iki farklı telefonla bağlantı desteği de mevcut. TalkBand B3 Lite Konuşma yaparken arka plandaki gürültüyü tespit ederek engelliyor ve kaliteli bir telefon görüşmesi yapılmasını sağlıyor. Bu sayede kalabalık ve gürültülü ortamlarda özel görüşmeler çok daha rahat yapılabiliyor. Talkband B3 Lite bu özelliğiyle araç içerisinde özel konuşma yaparak kimsenin rahatsız olmadığı bir yolculuk geçirilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca bileklik üzerinden gelen aramayı sessize almak, aramayı reddetmek veya son aranan kişiyi tekrar aramak da mümkün.

TruSleep 2.0 ile uyku düzenini de takip edebiliyor. Koşu ve yürüyüş yaparken de size yardımcı olacak egzersiz verileri sunan TalkBand B3 lite, yakılan kalori, ne kadar süre egzersiz yapıldığı gibi verileri de gösteriyor.

HUAWEI TalkBand B3 Lite, verileri görüntülemek için geniş bir alan sunan 0,91 inç HD OLED renkli ekrana sahip. Sezgisel tasarlanan arayüz sayesinde kullanıcılar, bileklerini çevirerek veya yan kısımdaki fonksiyon tuşu ile istedikleri verileri gösteren ekranlar arasında kolayca geçiş yapabilirler.

Arayan kimliği, mesaj bildirimi ve telefon bulma özellikleri ile donatılan TalkBand B3 Lite, aynı anda iki akıllı telefon ile birden senkronize edilip, her ikisinden de çağrı alıp yanıtlayabiliyor. 4 güne kadar kullanım süresi sunan ve sadece 2 saat içinde şarj olabilen pili ile TalkBand B3 Lite günlük hayatı kolaylaştırarak profesyonel bir destek sağlıyor. TalkBand B3 Lite’ın hipoalerjenik malzemeden üretiliyor.

İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

Vural Çakır-Brand City

Birleşmiş Milletler (BM)  2016 yılında  önündeki 15 yıl için faaliyetlerini belirleyecek olan sürdürülebilir kalkınma hedeflerini (SDG)  tanımladı. BM ve Üye ülkeler öngörülen bu 17 ana hedef doğrultusunda çalışmaları yoğunlaştırılacaktı.

Amaçlar genel sözler olarak bırakılmadı. 169 küresel alt hedefle detaylandırıldı. Bu  alt hedeflerin performans ölçümü için de 234 gösterge belirlendi. Umarız Pratik hayat da gerçekten bu şekilde ilerler. BM vizyon açısından etkili ama yapısal durumu nedeniyle aksiyon açısından o kadar değil.

17 ana hedefin 11 nolu olanı  şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı,güvenli , dayanıklı ve sürdürülebilir kılınmasını amaçlıyor.

Kentler dünya yüzölçümünün sadece yüzde 3’ünü oluşturuyor ama, nüfusun yüzde 60’ını barındırıyor. Bütün tahminler bu nüfus oranının artmaya devam edeceği doğrultusunda. Yani hayatımızın kalitesini olumlu ve olumsuz olarak etkileyebilecek pek çok değişken kentde toplulaşıyor.

11 nolu hedefin ilk kelimesinin kapsayıcılık olması bir sıralama rasgelmesi değil. Son yıllarda teknoloji ve telekom şirketlerinin büyük çabalarıyla da akıllı kent (smart city) tanımı çok kullanılmaya başlandı. Akıllı kent bir yönetme ve  işletim sistemi olarak önem taşıyor.  Kentin güçlü bilgi ağlarına sahip olması ve günlük kent yönetim hizmetlerinin bu bilgi ağı sayesinde daha hızlı, daha verimli hale getirilmesini öneriyor

Kapsayıcı kent (inclusive city) ise öncelikle bir “işletim sistemi” değil bir yönetim felsefesi. Tıpkı insani gelişme gibi yönetsel önceliklerinizi, kent hayatına yaklaşımınızı,kaynaklarınızı nasıl yönlendireceğinizi belirleyen bir bakış açısı. Bir vizyon.

Kapsama kentde yaşayan her bir bireyin onurlu , kabul edilebilir seviyede bir yaşam kalitesine kavuşturulması anlamına gelir. Hiç kimseyi dışlamadan,dışarıda bırakmadan.

Kent kaynakları  öncelikle ihtiyaç sahibi  hemşehrilerin hayat kalitesini yükseltmeye ve bütün bireyleri  organik kent hayatının  içine almaya, herkesi içermeye ayrılır.   Özellikle son son otuz yılda neredeyse  kent yaşamına damgasını vuran “seks and city” tüketim  kültüründen farklı  bir  kentsel yaşam kültürü oluşturmayı öngörür.

Türkiye gelir dağılımı adaletsizlikleri konusunda  OECD ‘nin en zayıf durumdaki ülkeleri arasında. Nüfusun yüzde 14’ü sürekli yoksulluk içinde; nüfusun yüzde 28,7’si ciddi maddi yoksunluk çekiyor. İşsiz sayısı yaklaşık 4 milyon ve neredeyse her dört gençten birisi işsiz.

Yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut içeriği ve kapasitesi ile asla başedemeyeceği bir ileri yaş nüfusu geliyor.

Engellilerin  kent yaşamına  eksiksiz olarak katılabilmesini sağlayacak”engelsiz şehir”lerden çok uzaktayız. Tam aksine yol yapımından ulaşım hizmetlerine, sinemalardan lokantalara, bina asansörlerinden işyeri mimarilerine kadar tamamı  engellerle dolu bir mekanizma  çalışıyor.

Kapsama politikaları, bütün bu konuları öncelikli olarak adresler. Ekonomik, sosyal ve kültürel adaletsizlikleri azaltmayı, eşitlikçi ilişkileri teşvik etmeyi ve sosyal çeşitliliği doğal bir durum olarak tanımayı gerektirir.

Sosyal kapsama politikaları ile ihtiyaç sahiplerine yardım  etmek ve  destek olmak bir sadaka değil zorunlu bir toplumsal görevdir.

İnsanların gündelik hayatlarının etkileyen kararlara katılımını sağlayacak derinlikli bir demokrasi anlayışı da kapsayıcı kent yönetim politikaları için gereklidir.  Yapılan yeni bir avm veya konut projesi, değiştirilen bir imar planı,artan bir kat yükseklği  bir anda insanların alıştıkları gündelik hayat kalitesini habersizce ve geri dönülemez şekilde etkileyebilir. Buna kimsenin hakkı olmamalıdır.

İnsani gelişme ve Kapsayıcı kent politikaları bunları somut aksiyon planlarına bağlamayı amaçlıyor.  Sürdürülebilir şehir için  BM’in  sağladığı alt hedefler de aslında  bunları tanımlıyor Yerel yöneticilerin başucunda bulunması gereken alt hedeflerden bazıları şöyle:

Herkesin güvenli ve uygun fiyatlı konutlara ve temel hizmetlere erişiminin sağlanması;gecekondu mahallelerinin iyileştirilmesi

Kırılgan durumdaki insanların kadınların,çocukların, engelilerin ve yaşlıların ihtiyaçlarına özel önem verilmesi, yol güvenliklerinin geliştirilmesi

Herkesin güvenli ,uygun fiyatlı, erişilebilir ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine erişiminin sağlanması

Hava kalitesine,belediye atık yönetimine ve diğer atık yönetimlerine özel önem verilerek kişi başına düşen olumsuz çevresel etkilerin azaltılması

Özellikle kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilerin güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir yeşil alanlara ve kamu alanlarına erişimlerinin güvence altına alınması.

Yoksulların ve kırılgan durumdaki insanların korunması temel alınarak afetler nedeniyle ölümlerin ve etkilenen insanların önemli ölçüde azaltılması

Önümüzdeki yerel seçimlerin insani gelişme için kapsayıcı kent politikalarının güçleneceği bir aşama olmasını diliyoruz.

 

Pause Dergi Konuk DJ, HAYATİ FİNS

Konuk DJ HAYATİ FİNS

12 mart 1978’de İstanbul’da doğan Hayati’nin müziğe ilgisi çok küçük yaşlarda babasının yurt dışından getirdiği long-playleri dinleyerek başladı. Lise yıllarında arkadaşlarına partiler organize ederek müziğe ve insanları eğlendirmeye ne kadar tutkulu olduğunu gösterdi. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 1996 yılında profesyonelliğe ilk adımını attı. 1998 yılında, o günlerde İstanbul gece hayatının en önemli iki gece kulübü olan Escobar ve Sherlock Holmes’ta setinin başına geçti. Ardından Babylon Lounge Party Nights’ta iki sene boyunca hem DJ’lik hem de müzik direktörlük görevlerini sürdürdü. Özellikle New York, Tel Aviv, Dubai, Nice, Milano, Sofia, Mexico City ve Odessa’da çaldığı davetlerle adından sıkça söz ettirdi. 2000’li yıllardan itibaren özellikle Türkiye’nin önde gelen turizm firmalarının DJ’liğini ve müzik direktörlüğünü yaptı. Ezber bozan setleri ve sadece eğlence mottosu ile düğün ve davet sektöründe özel bir yer edindi. 2015 yılında Mix Music ailesine transfer oldu. 20 yıllık tecrübesi ve birikimiyle Mix Music’in en eğlenceli, en şık ve en coşkulu davetlerinde DJ kabininde bulunmaya ve iş, sanat, spor ve magazin dünyasının organizasyonlarında adından sıkça söz ettirmeye devam ediyor.

  1. Phantoms feat Prince Charles – Champagne secrets and Chanel
  2. Sam Smith feat Calvin Harris – Promises
  3. Panic at the disco – High hopes
  4. David Keno – Play
  5. Due Lipa – Kiss and make up
  6. David Guests feat Calvin – Say my name
  7. Marva Loud – Bad boy
  8. Lady Gaga feat Bradley Cooper – Shallow
  9. Gregory Porter Claptone remix – Liquid spirit
  10. Fatboy Slim – Praise you

Özben Önal “Benim dünyam bir çeşit tımarhane”

Özben Önal “Benim dünyam bir çeşit tımarhane”

Günümüz dinamiklerinin sınırları zorladığı zamanlarda,  fikir,  sanat ve zevki daha önce rastlamayacağınız türde tasarımlarda buluşturmayı başarabilen yüzde yüz yerli bir  markanın kurucusu…  Mücevher tasarımı hususunda eğitim alan ve bugüne kadar bu alanda kendine şans tanımadığını fark ederek, sektörün ihtayçalarında fabrikasyon ürünlerin dışında bir üretim için Tımarhane Tasarım Atölyesini kuran sevgili Özben Önal bu ayki Pause citys dergi kapak konuğumuz… Sevgili Özben bu tarsım atölyesi ile sadece kedine değil, sıradışı fikirleri olan sanat aşığı tasarımcılarada şans tanıyor. Ülkemizin aranan,  başarılı tasarımlara imza atan Tımharhane ve tasarımlarını konuştuğumuz söyleşimiz Pause dergi okurlarımız için, keyifli okumalar.

Özgün tasarım yapabileceğim, benim gibi düşünebilen bir ekiple aklımdan geçeni önce kağıda oradan da hayalimi en iyi taşıyacağına inandığım materyale geçirebileceğim bir hane… Ben Tımarhane yi kurmaya karar verdiğim günki heyecanımı hiç kaybetmedim ve sanırım bu böyle devam edecek.

Uzun süre Venedik Festivaline maskeler tasarladım ve sattım. Aynı zamanda ünlü bir mücevher firmasında tasarımların gövde buldu. Zaten eğitimimi İsviçre’de mücevher tasarımı üzerinde aldım. Eğitimimin bana kattığı en önemli şey materyalleri doğru kullanmak ve tasarımın alt yapısının oluşturulması oldu.

 

 Tasarımda özerklik yapabilmenin keyfi yaşanıyor. Ekibimin içinde ki herkes fikrini kendi elleriyle istediği tarzda biçimlendirebiliyor. Diğer tasarımhanelerin arasında kendince farklı bir yer açılıyor.

 

Malesef günümüz Türkiye’sinde hayalini somutlaştırmak için uğraşan bir tasarımcının ortaya çıkan eserine bir bedel belirlemesi eminim tüm uğraşılarından daha zordur. Çünki insanın hayaline paha biçmesi malesef mümkün değildir. Kaldı ki özgün tasarımların meraklıları çok olmasına rağmen fiyatlandırma sonrası alıcı bulması artık çok kolay değil. Tımarhane’de üzerinde en hassas zaman harcadığım konu fiyatlandırma oluyor. Alım gücünün insanların hayallerinin önüne geçmesine üzülüyorum.

Ben Ankara çocuğuyum ve Ankara hayranıyımdır. Bu sebeple orada çok küçük mekan açtım ama bakalım ilerleyen zaman ne getirir, göreceğiz.

 

Tüm dünyanın avucunuzun içinde olması ve tüm çevrenizle paylaşabilmek günümüzde olmaz ise olmaz. Online satışımız var ama tasarımlarımın tek bir tuş ile binlerce kişiye ulaşabilmesinin sebebi sosyal medya ağım ve kullanma sıklığımdır.

Hayatın tadını çıkartmak ve gereksiz zaman harcamamak lazım. Yeni projeler ve sürprizler olacak tabiki. Hatta bir projem hayata geçti sayılır. Uzun zaman sonra tekrar mücevher tasarımına geri dönüyorum. Bu yolda yanımda konusunda çok kıymetli genç bir yaratıcı var. ÖZBEN&PENOK markasını yakında daha sık duyacaksınız inşallah.

Spot: Hayat felsefem saf sevgi üzerinedir. Üzerine basarak söylemek isterim ki özgürlüğün herkes için olan önemi belki benim hayatımda daha da baskın. Etrafım ne der diye hiç düşünmedim, dilediğim gibi yaşamayı her zaman tercih etmişimdir. Şimdi kızlarıma da bunu öğretiyorum. Hayatınız sizindir ve onu yaşama şakline karar vermek de sadece sizi ilgilendirmelidir. En önemli kural bunu yaparken kendinize olan saygınızın ve sevginizin hiç bitmemesidir.

Kızlarımın yüzlerinin gülmesi beni dünyanın en mutlu insanı yapar.

 

Sevgili Özlem; nedir bu tırmahne? Neler oluyor burada? Burada özgür fikirler gövde buluyor. Tasarımda özerklik yapabilmenin keyfi yaşanıyor. Ekibimin içinde ki herkes fikrini kendi elleriyle istediği tarzda biçimlendirebiliyor. Diğer tasarımhanelerin arasında kendince farklı bir yer açılıyor.

Kimler içindir? Gerçekten ruhunu yansıtmayı seven, sosyal çevresinin içinde kendine yer açabilmiş açık fikirli sanata ve tasarımcılığa saygı duyan herkes Tımarhane de kendine göre bir parça bulabilir.

 

Nasıl bir düşünce ile oluştu? Aklımda hep olan bir fikirdi. Özgün tasarım yapabileceğim, benim gibi düşünebilen bir ekiple aklımdan geçeni önce kağıda oradan da hayalimi en iyi taşıyacağına inandığım materyale geçirebileceğim bir hane… Ben Tımarhane yi kurmaya karar verdiğim günki heyecanımı hiç kaybetmedim ve sanırım bu böyle devam edecek. Tasarımın özgürlüğüne imkan tanıdım gibi.

Farklı bir adı var kuruluşunuzun… Çalışmalarınızın da var olanlardan farklı olan tarafları nedir? Evet. Tımarhane ismini koyarken inanın çok düşünmedim. Tımarhane Tasarım,  konuşmamızın başından beri ısrarla belirttiğim gibi özgün ve özgür tasarımları ortaya çıkartabileceğim bir atölye olarak planlandı ve kuruldu. Tasarladığım ürünlerin herhangi başka bir yerde göremezsiniz gibi iddiam olmadı fakat atölyemden çıkan ürünlerin her birinde kendi içinde ayrışan özellik muhakkak vardır. Mesela, hemen hemen her yerde bulabileceğiniz porselen bir vazoyu, insan kafası formunda hayal edip, çiçekleri derlemeniz için de homojen açılan deliklere yerlşetirdiğiniz bitkilerin saç şeklinde görünmesi bir anda vazoyu yerleştirdiğiniz mekanı değiştirebilir. Bence her tasarımın kendine özgü bir özelliği vardır ve mutlaka benzerlerinden ayrılır.

 

Daha önce bu tarz bir deneyiminiz var mıydı? Bu tarz derken vurguladığınız tasarım ise evet. Uzun süre Venedik Festivaline maskeler tasarladım ve sattım. Aynı zamanda ünlü bir mücevher firmasında tasarımların gövde buldu. Ayrıca çok yakın çevreme de tasarladığım bir çok obje olmuştur. Zaten eğitimimi İsviçre’de mücevher tasarımı üzerinde aldım. Eğitim aldığım zamanlarda da hep kafamda tasarım yapmak ama bunu sadece mücevher ile sınırlandırmamak vardı. Eğitimimin bana kattığı en önemli şey materyalleri doğru kullanmak ve tasarımın alt yapısının oluşturulması oldu.

 

Günümüz dünyasını ve bu dunyanın gündemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüz dünyası dediğiniz eğer günümüzün tasarım dünyası ise bu konu oldukça geniş ve renklidir bana göre. Fakat ülkemizdeki tasarımcıların hem de her konudaki tasarımcıların işleri çok zor. Malesef günümüz Türkiye’sinde hayalini somutlaştırmak için uğraşan bir tasarımcının ortaya çıkan eserine bir bedel belirlemesi eminim tüm uğraşılarından daha zordur. Çünki insanın hayaline paha biçmesi malesef mümkün değildir. Kaldı ki özgün tasarımların meraklıları çok olmasına rağmen fiyatlandırma sonrası alıcı bulması artık çok kolay değil. Tımarhane’de üzerinde en hassas zaman harcadığım konu fiyatlandırma oluyor. Alım gücünün insanların hayallerinin önüne geçmesine üzülüyorum.

Sizce dünyamız bir tımarhane mi? Sizce Tımarhane nedir? Bence benim dünyam bir çeşit tımarhane. Bakın Tımarhane dendiğinde ilk aklınıza gelen ‘’Akıl Hastanesi’’ biliyorum. Ama oradaki insanların her biri farklı bir özellikle sosyal ortamlarda bulunamadığı için özel bakımla yaşayabiliyorlar. Her insan farklı bir renktir benim için. Özgür olmalı, dilediği gibi yaşayabilmelidir. Şimdi siz bana söyleyin ‘’siz yaşayabiliyor musunuz?’’…

 

Şubeleşiyor musunuz? Online olarak da hizmet veriyor musunuz?

Merkezimiz Antalya’da ama online satışımız var. Şubeleşme konusunda malesef ülkenin ekonomik konjüktürü de karar vermek için henüz eerken olduğunu düşündürüyor. Ben Ankara çocuğuyum ve Ankara hayranıyımdır. Bu sebeple orada çok küçük mekan açtım ama bakalım ilerleyen zaman ne getirir, göreceğiz.

 

Hayat felsefenizi ben çok farklı buluyorum. Siz de farklı buluyor musunuz? Hayat felsefem saf sevgi üzerinedir. Üzerine basarak söylemek isterim ki özgürlüğün herkes için olan önemi belki benim hayatımda daha da baskın. Etrafım ne der diye hiç düşünmedim, dilediğim gibi yaşamayı her zaman tercih etmişimdir. Şimdi kızlarıma da bunu öğretiyorum. Hayatınız sizindir ve onu yaşama şakline karar vermek de sadece sizi ilgilendirmelidir. En önemli kural bunu yaparken kendinize olan saygınızın ve sevginizin hiç bitmemesidir.

 

Plan yapar mısınız? Hayatla ilgili ne  gibi planlarınız var? Özellikle yeni projlerde sürpriz var mı? Plan yapmadan yattığımı hatırlamam. Günlük planı geçin, haftalık ve hatta aylık planlar yapmayı severim. Önümü daha rahat görmemin ve hayatımda kı 4  kızımla yaşamımı kolaylaştırmanın ve sevdiklerimle daha kaliteli zaman geçirmemin en önemli sebebidir planlı yaşamak. Hayatın tadını çıkartmak ve gereksiz zaman harcamamak lazım. Yeni projeler ve sürprizler olacak tabiki. Hatta bir projem hayata geçti sayılır. Uzun zaman sonra tekrar mücevher tasarımına geri dönüyorum. Bu yolda yanımda konusunda çok kıymetli genç bir yaratıcı var. ÖZBEN&PENOK markasını yakında daha sık duyacaksınız inşallah.

 

Kendinize vakit ayırdığınızda neler yaparsınız? Kendime vakit ayırmak yerine beni mutu eden herkes ve herşeyle zamanımı paylaşıyorum. Öncelik her zaman kızlarımın olur. Kalabalık olmayı severimş birlikte yensin, içilsin ve kaliteli zaman geçirilsin. Kendi kendimle kaldığım sınırlı zamanda da evin diğer sakinleri yani kedilerimiz ve köpeklerimiz ile oynamak en büyük zevkim.

 

Modayı takip eder misiniz? Modayı her kadın gibi takip ederim ama rahat giyinme özgürlüğümün elimden alınmasına asla izin vermem.

 

Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz? İşle ilgili konularda kolaylık sağlıyor mu? Sanırım sosyal medyadan uzak kalan pek yoktur. Benim için sosyal medya hem iş hem arkadaş tüm ilişkilerimin akıcı olması için çok önemli. Tüm dünyanın avucunuzun içinde olması ve tüm çevrenizle paylaşabilmek günümüzde olmaz ise olmaz. İşim için de tabiki sosyal medya en kolay ulaştırma şekli. Zaten online satışımız var ama tasarımlarımın tek bir tuş ile binlerce kişiye ulaşabilmesinin sebebi sosyal medya ağım ve kullanma sıklığımdır.

 

Tanınmış bir aileden gelmek, tanınmış olmak işlerinizde başarı elde etmenizi kolaylaştırıyor mu?   Tabiki buna hayır demek mümkün değil. Herşeyden önce tanınmış bir aileden geldiğinizde çevreniz ailenizden başlayan bir çember ile büyüyor ama kişiliğiniz ile duruyor ya da büyümeye devam ediyor. Ben bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim.

En çok hangi yönünüzü beğenirsiniz? Kendimle ilgili analizlerimi, öz eleştiri yapabiliyor olmamı severim.

 

Hızlı tüketim çağında en fazla tükettiğimiz zaman… Zaman yönetiminiz nasıldır? Planlama yapmak bu sorunu çözmemde bana en büyük destek.

 

Kendinize nasıl bakarsınız? Beslenmenize dikkat eder misniz? Anne olduğum günden beri beslenme konusunda ikili bir hayatım var diyebilirim. Evdeki yemek düzeni, seçimler ve alışveriş, kızlarım için sıfır hata ile olur. Ama ben malesef o kadar düzenli beslendiğimi söyleyemem. Belki de alışkanlıklarım alakalı ama mesela kahvaltı öğününü atlarım ve canım istediğinde yemek yerim. Sınırladığım bir yiyecek yok, sanırım benim için büyük bir avantaj.

Hayatta en çok neyi sevdiniz? Sizi en çok ne mutlu eder?

Ben anne olmayı sevdim ve hayatta beni daha çok mutlu edecek belki de bir gün annane olma olabilir. Şaka bir yana kızlarmın yüzlerinin gülmesi beni dünyanın en mutlu insanı yapar.

Hayatınızdaki öncelik sıralamınız nasıldır? İlk üçte ne var mesela?

Ailem, kızlarım ve işim

 Günlük hayatın getirdiği gündemler ister istemez bir stres ortamı yaratıyor… Zihninizi nasıl yenilersiniz, stresinizi nasıl  atarsınız? Ben evimi çok severim. Stresimi de üzüntümü de sevincimi de evimde ailem ve dostlarımla paylaşırım. Ama kağıt ve boya benim için stres ile savaşmak için yeterli olur.

 Güçlü bir kadın profiliniz var? Bu bir avantaj mıdır? Güçlü kadın ne demektir aslında ordan başlamak lazım ama dışarıdan bakıldığında güçlü bir kadın olduğumu hep söylerler. Belki da hayatla verdiğim sınavlar beni ayakta durmaya, kızlarıma örnek olurken her zaman dik durmaya çalışmaya ve sevdiğim insanları koruma içgüdüm ise dişi bir kedi gibi görünmeme sebep olmuştur.

 Sizce başarının sırrı nedir? Sadece karar vermek ve istemek.

Holy Week

Holy Week

İspanya-Sevilla 25-31 Mart

İspanya’nın Sevilla ve Granada şehrinde yapılan, (Mübarek Hafta) Holy Week, yine dini ayin olarak başlayan bir festival. Dini kıyafetlerle yürüyüşle başlayan Holy Week, ayın son günü kadar devam ediyor.  Toplumsal gruplamalar ve rütieller ile kıyaslandığında daha derinden tutulan gelenekleri sindirmek isterseniz Andalucia’ya gelmek için harika bir zaman. Birçok kişi Andalucia’yı ziyaret etmek için yılın bu zamanlarından kaçınır. Nedeni hem kalabalıklar hem de şişirilmiş fiyatlar. Ama bu deneyim için önemli diyorsanız, kesenin ağzını biraz daha açacaksınız.

Yeni ASX

Mitsubishi Motors, 2020 model ASX kompakt SUV modelinin dünya prömiyerini Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdi.

Mitsubishi Motors Corporation (MMC), 5-17 Mart arasında düzenlenecek 89. Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda 2020 model ASX kompakt SUV modelinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

En büyük pazarlarını Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya ve Çin’in oluşturduğu ASX, 2009 yılında lanse edildiğinden bu yana dünyanın 90 ülkesinde yaklaşık 1.32 milyon adet sattı. MMC’ın en çok satan üçüncü aracı olan ASX, şirketin küresel stratejisinde kilit bir rol üstleniyor.

2020 model ASX kompakt SUV’un dış tasarımı, MMC’ın küresel “Drive your Ambition” sloganının bir ifadesi olarak kullanılan “sağlam ve zeki” tasarım felsefesi kapsamında büyük bir değişimle görücüye çıkıyor.

ASX ile kullanım kolaylığı

ASX, şehir için tasarlanmış kompakt bir SUV. Hafif ve kompakt bir gövde ile sürücüye mükemmel bir hakimiyet alanı sağlarken, keyifli ve kolay bir sürüş sağlıyor.

Avrupa pazarlarına 5 ileri vitesli manuel şanzıman ya da 6 vitesli Spor Modlu INVECS*1-III CVT şanzıman ile uyumlu 2.0L MIVEC*2 16 valf motor seçenekleri, iki ve dört tekerden çekişli versiyonlarla piyasaya girecek ASX’te ayrıca, RISE güvenlikli gövde ve “Önden Çarpışmayı Yumuşatma” (FCM) fren sistemi gibi özelliklerle güvenli bir sürüş dinamiği yer alıyor.

*1: Akıllı ve Yenilikçi Araç Elektroniği Kontrol Sistemi

*2: Mitsubishi Yenilikçi Valf zamanlayıcı Elektronik Kontrol Sistemi

Mitsubishi ASXASX’in Yenilikleri

Tasarım – Konsept: Dikkat çekici tasarımı, Mitsubishi’nin imzası olan sağlamlığın yanı sıra güçlü bir imaj yansıtırken sürücüleri kendi isteklerini takip etmeye ve yeni mücadelelere davet ediyor.

Ön görünüm: Yeni ASX, Mitsubishi Motors’un ön tasarım konseptine yeni bir bakış açısı getiriyor. Tampon, ön ızgara ve çevresindeki tasarımı, güç ve sağlamlığını yansıtıyor. Sinyal lambalarını ve sis farlarını tamponun ucuna konumlandıran LED aydınlatma düzeni, ön görünüme Mitsubishi imzasını atıyor.

Arka görünüm: ASX’in güçlü ve keskin hatlı arka tasarımına LED arka farlar damgasını vuruyor.

Renk: ASX şimdi canlı, yoğun parlak “Elmas Kırmızısı”, sportif ve enerjik “Güneş Işığı Turuncusu” ve şık “Meşe kahverengi” renk seçenekleriyle sunuluyor.

Mitsubishi ASXAkıllı telefon görüntü ve ses iyileştirmeleri

Geliştirilmiş olarak sunulan Smartphone-link Display Audio – SDA (akıllı telefonlar ile bağlantılı görüntü ve ses) ile bağlantı ileriye seviyeye ulaşıyor.

Yedi inçten sekiz inçe yükselen ekran boyutu ile USB belleklerdeki videolar artık SDA ekranından izlenebilecek.*3

Üst donanım seviyesindeki modellerde Tom Tom*4 navigasyon sistemine yer veriliyor. Akıllı telefonla internete bağlanarak gerçek zamanlı trafik bilgilerine artık kolayca erişilebiliyor.

Yakın vadede hız göstergesi, kilometre sayacı, uyarı lambası ve diğer araç bilgilerinden yararlanan bir uygulama sunulacak. Uygulama, kalan yakıtı kontrol edecek ve en yakın akaryakıt istasyonlarına navigasyonla yönlendirecek, optimum bakım ve muayene aralıkları konusunda kılavuzluk edecek.

*3: Sadece araç stop ettirildiğinde.

*4: Hollanda merkezli şirket, trafik, navigasyon ve harita ürünleri sunmaktadır.

 MINI John Cooper Works GP 2020’de Yollara Çıkıyor

MINI John Cooper Works GP 2020’de Yollara Çıkıyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, bugüne kadarki en hızlı seri üretim modeli Yeni MINI John Cooper Works GP’nin önümüzdeki yıl otomobilseverlerle buluşacağını açıkladı. TwinPower Turbo teknolojili 2.0 litre hacimli motoruyla 300 beygir güç üreten Yeni MINI John Cooper Works GP’den sadece 3.000 adet üretilecek. 2006 yılında yollarla buluşan ilk nesilde olduğu gibi, sınırlı sayıda üretilecek olması nedeniyle koleksiyonerler tarafından da büyük ilgi görmesi beklenen Yeni MINI John Cooper Works GP, cadde kullanımına uygun pist odaklı bir otomobil olarak geliştirildi.

İlk kez 2017’de Frankfurt Otomobil Fuarı’nda göz önüne çıkan MINI John Cooper Works GP konsepti saf sürüş keyfi ve tavizsiz yarış hissi sunuyor. Yeni MINI John Cooper Works GP, üstün bir yarış otomobili yaratmak için MINI’nin sportif genlerinden ilham alıyor. Yarışlarda kazandığı büyük başarılarla kendisine geniş bir hayran kitlesi yaratan Alman Premium otomobil üreticisi MINI’nin saf yarış tutkusunun bir ifadesi olarak tasarlanan model, MINI’nin performans odaklı serilerini merakla bekleyen spor otomobil tutkunları için geliştirildi.

John Cooper Works uzmanlığıyla özel olarak geliştirilen Yeni MINI John Cooper Works GP, titizlikle tanımlanmış aerodinamik özellikleri ve tamamen yarış odaklı optimize edilen süspansiyon teknolojisini bütünleşik bir pakette bir araya getirecek. Önümüzdeki aylarda tüm testleri tamamlanacak model, geniş ön ve arka çamurluklar, çarpıcı tavan spoileri ve düşük ağırlıklı malzemelerin kullanımıyla sportif deneyimde diğer MINI modellerinden ayrılacak.

Panda’dan Hazır Künefe

Panda’dan Hazır Künefe

Türk damak tadını iyi bilen,Türkiye’nin ilk dondurma markası Panda künefe sevenlere büyük bir kolaylık, benzersiz bir lezzet sunuyor. Sipariş verip, dışarıdan söylemeye gerek kalmadan, evde kolayca hazırlanıp servis edilecek bir lezzet çıkarıyor!

Panda Künefe’yi pişirip, şerbetini döküyorsunuz ve dilediğiniz gibi, ister dondurmayla ister fıstıkla süsleyerek servis ediyorsunuz.

15 dakikada hazır.

Panda Künefe’yi 240 °C’de ısıtılmış fırının alt tarafına yerleştirip kızarıncaya kadar (yaklaşık 12 dk) pişiriyorsunuz. Pişmiş sıcak künefeyi ters çevirip servis tabağına yerleştiriyorsunuz. Ilık şerbeti üzerine döküp kaymak, fıstık, dondurma veya cevizle süsleyip sıcak sıcak servis ediyorsunuz. İster yemeğin üstüne ailenize, ister yemekteki misafirinize çıtır çıtır, nefis bir sürpriz hazırlıyorsunuz.

Panda dolaplarında Panda Künefe… Yanına da Panda Dondurma almayı unutmayın!

Panda Künefe’leri Panda dolaplarında bulabilirsiniz.

Ülker, 2018 yılında 5.96 milyar TL ciro yaptı

Türkiye’nin en büyük gıda şirketi Ülker, 2018 yılında 5.96 milyar TL ciro yaptı. Net karıda, 701 Milyon TL oldu.

Türkiye’nin en büyük halka açık gıda şirketi Ülker Bisküvi’nin 2018 yılı cirosu 5.96 milyar TL olarak gerçekleşti.  Şirketin Türkiye operasyonları yüzde 17 büyürken, ihracat ve yurtdışı atıştırmalık operasyonlarının büyümesi ise yüzde 41,5 olarak gerçekleşti.

Ülker Bisküvi, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre 2018 yılında satışlarını yüzde 23,4 artırarak 5.96 milyar TL’ye, ana ortaklığa ait net dönem kârını yüzde 76,4 artırarak 701 milyon TL’ye yükseltti. Şirket, 2018 yıl sonu itibarıyla FAVÖK’ünü (Faiz Amortisman Vergi Öncesi Kâr) yüzde 28 artışla 939 milyon TL’ye ulaştırdı.

Ülker Bisküvi’nin 2018 yılında ihracat ve yurtdışı faaliyetlerinin artan desteğiyle büyümesini devam ettirdiğini belirten Ülker CEO’su Mehmet Tütüncü, 2018’de elde edilen bu başarılı sonuçlarda, alınan yapısal kararların etkin biçimde uygulanmasının, yeni ürün lansmanlarıyla pazardaki gücü perçinlemenin, organizasyonu katma değere odaklanacak şekilde yapılandırmanın, mevcut kaynakları verimli kullanmanın etkisi olduğunu dile getirdi.

Tütüncü şu bilgileri aktardı:

  • Toplam atıştırmalık ciromuz 2018 yılında yüzde 25 büyüdü.
  • Türkiye operasyonlarımızın büyümesi yüzde 17; ihracat ve yurtdışı atıştırmalık operasyonlarımızın büyümesi yüzde 41,5 oldu.
  • Toplam operasyonel kârlılığımız (Faaliyet Amortisman Vergi Öncesi Kâr – FAVÖK) 2018 yılında yüzde 28 büyürken yıllık bazda FAVÖK marjı yüzde 15,8 ile rekor seviyeye ulaştı.
  • İhracat büyümemizin önemli katalizörlerinden biri oldu. İhracat ve yurtdışı operasyonlarımızın toplam satış içindeki payı yüzde 38’e ulaştı.
  • Ülker Flipz, Biskrem Extra, Fırından Mozaik Kek, O’lala Waffle Kek, Piko 5 ve Godiva Masterpiece gibi 2018’e portföyümüze güç katacak inovasyonlarla başladık ve hız kesmeden devam ettik.
  • Türkiye’deki tesislerimizi Godiva tablet çikolatalarının üretim üssü haline getirdik.

 

  • Özellikle bölgesel lider şirket olma hedefimiz doğrultusunda 2016 yılında Yıldız Holding’den alınan Suudi Arabistan, Mısır’daki bisküvi ve çikolata yatırımları, 2017 yılında alınan Kazakistan fabrikası, McVitie’s markasının Suudi Arabistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika dağıtım-üretim haklarının satın alınması ve son olarak da 2018’de United Biscuits’in IBC Suudi Arabistan bisküvi fabrikasının satın alımıyla önemli sinerjiler yaratarak ihracat ve yurtdışı operasyonlarımızda kârlı büyümeyi sürdürdük.

Tütüncü, 2019 yılında da Ülker Bisküvi olarak enflasyonla etkili ve sürdürülebilir bir mücadele için israfsız üretim modeliyle verimliliği arttıracak çalışmalara, yurtiçinde yatırımlara, maliyet avantajı yaratacak projelere ve marka yatırımlarına devam edileceğini dile getirdi.

Hilton İstanbul Bosphorus’da Yeşilçam Geceleri

Hilton İstanbul Bosphorus’da Yeşilçam Geceleri

Açıldığı günden bu yana siyaset, basın ve sanat camiasından birçok ünlü ismi ağırlayan Hilton İstanbul Bosphorus’un gözde mekanı Lalezar, 14-15 Mart günlerinde misafirlerine “Yeşilçam Geceleri” konseptiyle nostalji yüklü bir lezzet şöleni yaşatmaya hazırlanıyor. Bir döneme damgasını vuran Yeşilçam film müziklerinin keyifli sohbetlere eşlik edeceği, kişi başı 150 TL’den başlayan bu iki özel gece, dostlarla arayı kapatmanız için de en güzel vesile…

Türkiye’nin ilk beş yıldızlı uluslararası oteli Hilton İstanbul Bosphorus’un favori mekanlarından Lalezar, 14-15 Mart tarihlerinde gerçekleştireceği “Yeşilçam Geceleri” ile misafirlerine keyifli iki akşam yaşatmaya hazırlanıyor. Saat 20:00’den itibaren misafirlerini ağırlamaya başlayacak olan mekanın birbirinden lezzetli meze ve yemeklerine, nostalji yüklü Yeşilçam şarkıları eşlik edecek. “Yeşilçam Geceleri” için Cuma akşamını tercih edenler ise, bir döneme damgasını vuran şarkıları, canlı fasıl ekibinin muhteşem performansıyla dinleme fırsatını yakalayacaklar.

Farklı tercihlere hitap eden set menülerin sunulacağı Lalezar Meyhanesi’nde, taze ve yerel ürünlerle hazırlanan meyhane kültürünün geleneksel lezzetleri yer alacak. Yoğurtlu ıspanak, balkabağı sinkonta, çiroz, karides mantı Sakarca mücver, kasap köfte ve şakşuka gibi birbirinden lezzetli soğuk ve sıcak mezelerin yer aldığı menünün tatlı seçeneği ise künefe ve mevsim meyveleri olacak. İki kadeh yerli içeceğin dahil olduğu, soğuk ve sıcak mezelerden oluşan set menünün fiyatı 150 TL; limitsiz yerli içeceğin dahil olduğu set menünün fiyatı ise 185 TL olacak. 15 kişi ve üzeri arkadaş gruplarına özel bir indirimin de uygulanacağı Yeşilçam Geceleri’nde, arzu eden misafirler Lalezar’ın fiks menüsünü ya da A La Carte menüsünden dileğini de seçebilecekler. Ana yemeğin ve sınırsız yerli içeceğin dahil olduğu fiks menünün fiyatı KDV hariç 245 TL.

Yeşilçam sinemasında önemli bir yeri olan ve aralarında “Üç Arkadaş”, “Turist Ömer”, “Ahh Güzel İstanbul”, “Hırsız” ve “Kalbimin Şarkısı”nın da bulunduğu onlarca sinema filminde favori buluşma mekanı olarak kullanılan Hilton İstanbul Bosphorus’un “Yeşilçam Geceleri”, dostlarla arayı kapatmanız için de en ideal seçim.