Yazılar

ActHuman’ın İnsani Gelişme Ödülleri sahiplerini buldu!

İnsani Gelişme Vakfı İNGEV tarafından düzenlenen ActHuman İnsani Gelişme Ödülleri, Pera Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahiplerine takdim edildi.

Moderatörlüğünü gazeteci Kübra Par’ın üstlendiği gecede, ödül törenine katılanlar, insanlık adına değerli katkılarda bulunan isimleri onurlandırmak için bir araya geldiler. 

İngev Başkanı Vural Çakır yaptığı konuşmada; “ACTHUMAN İnsani Gelişme Ödülleri, bizleri aydınlık zamanlara taşıyabilecek insanları, projeleri, savundukları insani gelişim uğruna yaptıkları çalışmaları öne çıkarmayı, onları rol model olarak sunmayı amaçlıyor. Bugün burada, ödül sahipleriyle bir arada olmaktan onur duyduğumuzu ifade etmek isterim.” dedi.

Ödül kazananlar arasında farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş isimler yer aldı:

  • Ruşen Yücesoylu Karakaya, İSİAS Otel’deki adalet nöbetiyle Hak Temelli Çalışma kategorisinde ödüle layık görüldü.
  • Hacer Foggo, Eşitsizliklerle Mücadele kategorisindeki ödülün sahibi oldu.
  • Nejla Işık, Akbelen Ormanı için verdiği mücadeleyle Sürdürülebilir Çevre kategorisinin ödülünü kazandı.
  • Delal Dink, Sosyal Uyumu Destekleme kategorisinde Hrant Dink Vakfı adına, vakfın yönetim Kurulu üyesi Sibel Asna ödüllendirildi.
  • Sema Genel Karaosmanoğlu, Hayata Destek Derneği’ndeki çalışmaları nedeniyle Deprem Bölgesinde Yeniden İnşa ve Geçim Kaynakları kategorisinde ödül aldı.
  • Pelin Baykan, “Anlatan Eller” projesiyle Sosyal İnovasyon kategorisinde ödüle layık görüldü. Aynı kategoride Yasemin Kireç de Anadolu Meraları projesiyle ödüllendirildi.
  • Müge Aydın, Arsuz Kadın Kooperatifi’ndeki çalışmaları nedeniyle Yeniden İnşa Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca, bu kategorideki bir diğer ödül Yousra Khamis’e, Bilsan Atölye’deki projeleri nedeniyle ödüle layık bulundu.
  • Sedef Erken, İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği’ndeki çalışmaları nedeniyle Kapsayıcılık Ödülü’nü kazandı. Bu kategoride ayrıca Esma Yılmaz, Mina Demirtaş ve Şükrü Necati Şahin de Kızıl Goncalar dizisi ile ödüllendirildiler.
  • Ömer Madra, Prof. Fuat Keyman Sürekli Başarı kategorisinde ödül aldı. Ayrıca, Sabancı Üniversitesi İPM’den katılan Senem Aydın Düzgit ile Prof. Dr. Fuat Keyman’ın eşi Cara Keyman ve ailesi gece de duygu dolu anlar yaşadılar.

İNGEV’den dezavantajlı gruplara destek

Yerel yönetimlerde sosyal kapsama farkındalığını artırmaya yönelik İNGEV’in yürüttüğü proje “Yerel Etki” bir yılı geride bıraktı.

Bu projenin en önemli çıktılarından biri de kadın, genç, 65+, engelli, düşük gelirli gibi tüm dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına odaklanan 670 kuruluşun detaylı olarak listelendiği destek haritası oldu.

Yereletki.org adresinden erişime açılan bu destek haritası aracılığı ile İstanbul’un 39 ilçesindeki tüm sosyal kapsama hizmeti sağlayan kuruluşların adres, telefon ve web sitelerine artık erişilebiliyor.

İNGEV, yereletki.org adlı destek haritasının daha büyümesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için 14 Kasım’da düzenlenen bir törenle siteyi Marmara Belediyeler Birliği’ne devretti. “Dayanıklı Toplumlar ve Sosyal Kapsayıcılık: Kimseyi Geride Bırakmamak” temasıyla düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan İNGEV Başkanı Vural Çakır:

“Kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama insani gelişme ile sürdürülebilir kalkınmanın temel ilkesi. Uzun süredir bu konu çevresinde kavramsal bir uzlaşma var. Ancak, kavramsal uzlaşmalar hayat pratiklerinden uzak bir ezber tekrarına dönüyor. Son değerlendirme raporuna göre 2030 hedeflerine ulaşmak imkânsız hale gelmiş durumda. Yoksulluk sınırının günde kişi başı 75 TL gibi, bir düşük seviyede belirlenmesine rağmen dünyada 1,1 milyardan fazla insan yoksul. Türkiye’de günlük kişi geliri 125 TL’den az olan 11,5 milyon insan yoksul tanımına giriyor.  Yerleşmiş iktisat anlayışı ile bu vahim duruma son verilemiyor. Yeni bir ekonomiye ve yeni bir hikâye yazmaya ihtiyaç var. Yerel yönetimler bu yeni hikâyenin yaratıcısı olabilirler. İNGEV’in kapsayıcılık konusundaki destekleri, bu yeni hikâyenin yazılmasına destek olmayı amaçlıyor.”

Etkinliğe ev sahipliğe yapan Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Dr M. Cemil Arslan da “Yerel yönetimler olarak toplumsal kapsayıcılığı desteklemek adına çok yönlü bir yaklaşımla hareket etmeliyiz. Sosyal uyumun güçlendirilmesi, dezavantajlı gruplara fırsat eşitliği sağlanması ve kapsayıcı hizmetlerin sunulması hepimizin görevidir. Pandemi, göç, iklim değişikliği gibi çoklu krizlerin yaşandığı bu dönemde, dayanıklılığı fiziksel altyapıların ötesinde, bireylerin sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesiyle sağlamamız gerektiğine inanıyoruz. Marmara Belediyeler Birliği olarak toplumsal dayanıklılığı ve kapsayıcılığı güçlendirmeyi savunuyor, paydaşlarımızla birlikte bu hedef doğrultusunda çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yerel Yönetimler için Sosyal Kapsama Rehberi Yayında!

İNGEV’in yakın zamanda lansmanını yaptığı “Yerel Yönetimler için Sosyal Kapsama Rehberi,” de yerel yönetimlerin toplumsal eşitsizlikleri azaltma ve kapsayıcılığı güçlendirme yolunda atması gereken adımları net bir çerçevede sunuyor. Bu rehber, yerel yönetimlerin kapsayıcılık alanında daha etkili stratejiler geliştirmeleri için bir ileri gitme kılavuzu niteliğinde olup, kapsamlı durum analizleri ve örnek uygulama modelleriyle destekleniyor.

Rehber aynı zamanda, toplumsal, ekonomik ve kültürel katılımı artırmayı hedefleyen yerel yönetimlere veriye dayalı yol haritaları önererek, kapsayıcılığı bir yönetim anlayışı olarak benimsemeleri için ilham veriyor. Sosyal kapsama çalışmalarının sürdürülebilir ve uzun vadeli bir etki yaratabilmesi için rehberde öne çıkan iş birliği stratejileri, yerel yönetimlere yenilikçi ve kalıcı çözümler sunuyor.

 “İGE-Büyükşehirler” 2020 İnsani Gelişme Ödülleri  verildi

 “İGE-Büyükşehirler” 2020 İnsani Gelişme Ödülleri  verildi

İNGEV yerel ölçekte insani gelişmeyi desteklemek üzere 3 yıldır sürdürdüğü İGE- İlçeler Endeksini bu yıl ilk kez  Büyükşehirler ölçeğine taşıdı. İGE-Büyükşehirler 2020 sonuçları açıklandı ve insani gelişmede başarı gösteren Büyükşehir Belediye Başkanlarına çevrim içi konferans ile ödülleri verildi.

Toplantının açılışında İNGEV Başkanı Vural Çakır ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman “Yerelleşen İnsani Gelişme” konusunu değerlendirdi. Prof. Dr. Murat Şeker, İGE-B araştırma yapısı, İNGEV uzmanları Cenk Ozan ve Berna Yaman da endeks sonuçları hakkında bilgi paylaştı.

İGE-B (İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler) Çalışması Hakkında:

İnsani Gelişme Endeksi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından beri ülkeler düzeyinde yayımlanmaktadır. Kişi başına düşen gelir, doğumda beklenen yaşam süresi, okur-yazar ve okullaşma oranları dikkate alınarak hesaplanan İnsani Gelişme Endeksi, gelirin yanında eğitim ve sağlık verileriyle insani gelişmeyi ölçmeyi ve ülkeleri karşılaştırmayı amaçlamaktadır.

İNGEV yerel düzeyde insani gelişmenin desteklenmesi için çalışmalarını genişletiyor.

İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Veriye dayalı yönetim araçlarının mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir ve 2016 yılından itibaren İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler (İGE-İ) çalışmasını yürütmektedir. Bu yıl, İGE-İ çalışmasının yanı sıra, büyükşehirlerin ve dolayısı ile büyükşehir belediyelerinin verilerinin analiz edildiği İGE-Büyükşehirler (İGE-B) modeli geliştirilmiş ve İGE-B ile yerel ölçekte insani gelişmenin izlenmesine yönelik bir adım daha atılmıştır.

İGE-B  2020  Raporu  ve Endeksi Büyükşehir Belediyelerinin faaliyet gösterdiği 30 ili kapsıyor.

İGE-B olarak adlandırılan İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler 2020 Raporu, büyükşehir belediyelerinin faaliyet gösterdiği 30 ili kapsama almıştır.

Bu yıl ilk kez yürütülen İGE-B 2020 Çalışması 9 alt endeks ve 228 değişkenden oluşuyor.

İGE-B modeli değişkenlerinin belirlenmesi sürecinde literatür taraması yapılmış, BM Sürdürülebilir Kalkınma göstergeleri ve TÜİK Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri 2010-2019 çalışmaları ile Kalkınma Bakanlığı tarafından geçmiş yıllarda açıklanmış olan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları incelenmiş ve il düzeyinde mevcut ve ikame göstergeler analiz edilerek İGE-B modeli geliştirilmiş ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlaştırılmaya çalışılmıştır.

Bu bağlamda belirlenen 228 değişken Yönetişim ve Saydamlık, Eşitsizliklerle Mücadele, Nitelikli Eğitim, Sağlıklı Yaşam, Sürdürülebilir Ekonomi, Sosyal Yaşam, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Ulaşım ve Erişilebilirlik olmak üzere 9 alt endekste gruplandırılmıştır. Yerel yönetim faaliyet raporları ve stratejik planlarının detaylı incelenmesi, merkezi istatistiklerin toplanması, belediye web sitesi ve sosyal medya hesapları analizi ile birlikte,  toplam 21 konuda “gizli vatandaş” senaryoları ile belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri endekse dahil edilmiştir.

 İGE-B 2020 İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında İstanbul ilk sırada yer almıştır.

İstanbul’u Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya izlemiştir. Sıralamada öne çıkan diğer iller ise Eskişehir, Bursa, Denizli, Sakarya ve Kocaeli’dir.

ENDEKS SIRASI İL İGE-BB
1 İSTANBUL 65,7
2 ANKARA 60,6
3 İZMİR 59,3
4 MUĞLA 53,8
5 ANTALYA 53,6
6 ESKİŞEHİR 53,5
7 BURSA 52,1
8 DENİZLİ 50,9
9 SAKARYA 50,3
10 KOCAELİ 49,3
11 SAMSUN 48,1
12 BALIKESİR 47,9
13 KONYA 47,6
14 AYDIN 47,0
15 MERSİN 46,7
16 TEKİRDAĞ 45,9
17 TRABZON 45,0
18 MALATYA 44,6
19 KAYSERİ 43,5
20 ADANA 42,9
21 MANİSA 42,1
22 ORDU 41,1
23 GAZİANTEP 40,3
24 ERZURUM 40,1
25 KAHRAMANMARAŞ 37,8
26 HATAY 35,6
27 DİYARBAKIR 32,6
28 VAN 28,3
29 MARDİN 27,3
30 ŞANLIURFA 24,7

 

 

Büyükşehirler arasında ana endeks ölçeğinde en yüksek skor 65,7, en düşük skor 24,7, ortalama skor ise 45,3’tür. Ortalamanın üstünde 16 büyükşehir yer alır iken ortalamanın altında kalan büyükşehir sayısı 14’tür; bu büyükşehirler sırasıyla, Trabzon, Malatya, Kayseri, Adana, Manisa, Ordu, Gaziantep, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır, Van, Mardin ve Şanlıurfa’dır. Endeks sıralamasında ilk onda yer alan büyükşehirlerin bölgelerine bakıldığında Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin temsil edilmediği gözlenmektedir.

 

İGE-B’de İnsani Gelişme Ana Endeksinin yanı sıra 9 alt endeks yer alıyor.

İGE-B 2020 Endeksinde toplam sonuçları oluşturan İnsani Gelişme Endeksinin yanı sıra yerel yönetim faaliyetlerinin yönlendirilmesinde önem taşıyan 9 alt endeks yayınlanmaktadır. Bunlar Yönetişim ve Saydamlık, Eşitsizliklerle Mücadele, Nitelikli Eğitim, Sağlıklı Yaşam, Sürdürülebilir Ekonomi, Sosyal Yaşam, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Ulaşım ve Erişilebilirlik.

Bu endekslerde ilk 5 sırada yer alan ilçeler ise şöyledir:

İGE-B Yönetişim ve Saydamlık Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ANKARA
2 İSTANBUL
3 BURSA
4 KONYA
5 SAKARYA

 

İGE-B Eşitsizlikler ile Mücadele Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 KONYA
4 SAKARYA
5 MERSİN

 

 

İGE-B Nitelikli Eğitim Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ANKARA
2 İZMİR
3 MUĞLA
4 ANTALYA
5 DENİZLİ

   

İGE-B Sağlıklı Yaşam Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ESKİŞEHİR
2 TRABZON
3 ANKARA
4 ERZURUM
5 KAYSERİ

 

İGE-B Sürdürülebilir Ekonomi Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 ANKARA
3 KOCAELİ
4 ESKİŞEHİR
5 BURSA

 

İGE-B Sosyal Yaşam Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 ANTALYA
4 ANKARA
5 MUĞLA

 

İGE-B Sürdürülebilir Çevre ve Enerji Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İZMİR
2 MUĞLA
3 ANTALYA
4 İSTANBUL
5 ADANA

 İGE-İ Belediye Ulaşım ve Erişilebilirlik Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 ANKARA
4 SAMSUN
5 ADANA

 

İGE-B Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ESKİŞEHİR
2 İZMİR
3 DENİZLİ
4 İSTANBUL
5 ANKARA

 

İGE-İ 2020 Endeksi Büyükşehirlerin gelişim göstermesi gereken alanları ortaya koyuyor.

 Nitelikli Eğitim ve Sağlıklı Yaşam alanları büyükşehirlerde ortalama değerin en yüksek olduğu alanlardır. Ortalamanın düşük olduğu alt endeksler ise Sosyal Yaşam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eşitsizliklerle Mücadeledir. Öte yandan minimum değerler açısından bakıldığında ise Yönetişim ve Saydamlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sosyal Yaşam ve Eşitsizliklerle Mücadele en düşük performans gösterilen ve büyükşehirlerin insani gelişme açısından daha fazla çalışma yürütmesi gereken alanlardır.

Çalışmayı uzman proje ekibi yönetiyor.

İNGEV Başkanı Vural Çakır’ın genel desteği ile yürüyen projenin rapor yazımını bu alanda birçok çalışmaya da imza atan İstanbul Üniversitesi Şehir Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Murat Şeker yapmaktadır. Proje ekibinde istatistik analizler için İNGEV uzmanları yer almıştır.

2020 İnsani Gelişme Ödülleri layık görülen Belediyeler belli oldu

2020 İnsani Gelişme Ödülleri layık görülen Belediyeler belli oldu

İNGEV’in ilçelerde insani gelişmeyi desteklemek üzere hazırladığı  İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler (İGE-İ)  2020 sonuçları açıklandı ve “Çok Yüksek İnsani Gelişme” performansı gösteren ilçe Belediye Başkanlarına çevrim içi konferans ile ödülleri verildi.

Toplantının açılış konuşmasını İNGEV Başkanı Vural Çakır yaptı. Plaket töreni öncesinde İNGEV Direktörü Başak Tüzün’ün moderatörlüğünde İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman ve UNDP Mukim Temsilci Yardımcısı Seher Alacacı  Arıner “Yeni Yerellik ve İnsani Gelişme Vizyonu” konusunu değerlendirdi. İGE-İ Endeks Raporunu koordine eden Prof. Dr. Murat Şeker, İGE-İ çalışma sistemi ve sonuçlarını anlattı.

İGE-İ (İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler) Çalışması Hakkında:

İnsani Gelişme Endeksi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından beri ülkeler düzeyinde yayımlanmaktadır. Kişi başına düşen gelir, doğumda beklenen yaşam süresi, okur-yazar ve okullaşma oranları dikkate alınarak hesaplanan İnsani Gelişme Endeksi, gelirin yanında eğitim ve sağlık verileriyle insani gelişmeyi ölçmeyi ve ülkeleri karşılaştırmayı amaçlamaktadır.

İnsani  gelişme için yerel yönetimlerin ve mikro uygulamaların önemi artıyor.

İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Veriye dayalı yönetim araçlarının mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir.

İGE-İ  2020  Raporu  ve Endeksi 188 ilçeyi kapsıyor.

İGE-İ olarak adlandırılan İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler 2020 raporu, büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle en yüksek nüfusa sahip 188 ilçeyi kapsama almış, 2019 Faaliyet Raporunu yayınlamayan ve/veya İNGEV ile paylaşmayan Belediyeler kapsam dışı bırakılmıştır.

 2020 Çalışmasında İGE-İ Endeksi Geliştirildi, İGE-2020 9 Alt Endeks ve 81 Göstergeden Oluşuyor.

UCLG-MEWA ile birlikte yürütülen İGE-İ’nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) uyumlaştırma çalışması ve geniş katılım ile gerçekleştirilen İGE-Danışma Kurulu sonuçları çerçevesinde İGE-İ gelişme alanları tespit edildi. İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ modeline Yönetişim ve Saydamlık, Sosyal Kapsama, Ekonomik Durum, Eğitim, Sağlık, Sosyal Yaşam, Çevresel Performans alt endekslerinin dışında, 2020 çalışmasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ulaşım ve Erişilebilirlik Endeksleri eklenerek alt endeks sayısı 9’a, gösterge sayısı da 81’e yükselmiş, 121 gösterge için veri toplanmıştır. Yerel yönetim faaliyet raporlarının detaylı incelenmesi, merkezi istatistiklerin analizi, belediye web sitesi ve sosyal medya hesapları analizi ile birlikte, 2020 raporunda ayrıca “gizli vatandaş” çalışması genişletilmiş ve toplam 21 konuda “gizli vatandaş” senaryoları ile belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri de endekse dahil edilmiştir.

Sonuçlar dört ana bölgede gruplanarak aktarılıyor: Çok Yüksek İnsani Gelişme Bölgesinde 34 ilçe yer alıyor.

İGE-İ Endeksi’nde ilçeler  Çok Yüksek İnsani Gelişme, Yüksek İnsani Gelişme, Orta İnsani Gelişme ve Düşük İnsani Gelişme olmak üzere 4 ana kümede toplanıyor. 2020 raporunda Çok Yüksek İnsani Gelişme bölgesinde 34 ilçe yer almaktadır. 2020 Çok Yüksek İnsani Gelişme Bölgesi (Yeşil Bölge) kapsamındaki ilçeler şunlardır:

# İL İLÇE
1 İSTANBUL KADIKÖY
2 İSTANBUL BEŞİKTAŞ
3 ANKARA ÇANKAYA
4 İSTANBUL ŞİŞLİ
5 İSTANBUL BAKIRKÖY
6 İSTANBUL SARIYER
7 İZMİR KARŞIYAKA
8 BURSA NİLÜFER
9 ANTALYA MURATPAŞA
10 İSTANBUL ÜSKÜDAR
11 ANKARA YENİMAHALLE
12 ESKİŞEHİR TEPEBAŞI
13 İZMİR KONAK
14 İSTANBUL ÜMRANİYE
15 İSTANBUL ATAŞEHİR
16 KOCAELİ İZMİT
17 İSTANBUL BEYOĞLU
18 İSTANBUL MALTEPE
19 ESKİŞEHİR ODUNPAZARI
20 ANTALYA KONYAALTI
21 İZMİR BORNOVA
22 İSTANBUL BEYLIKDÜZÜ
23 İSTANBUL KARTAL
24 İZMİR URLA
25 İSTANBUL FATİH
26 ANKARA KEÇİÖREN
27 İZMİR BALÇOVA
28 İSTANBUL AVCILAR
29 İSTANBUL ÇEKMEKÖY
30 İZMİR GAZİEMİR
31 MUĞLA BODRUM
32 İZMİR NARLIDERE
33 İSTANBUL TUZLA
34 İSTANBUL BAŞAKŞEHİR

Toplam İnsani Gelişme Endeksi’nin yanı sıra çalışmada 9 alt endeks de yer alıyor.

İGE-İ 2020 Endeksinde toplam sonuçları oluşturan İnsani Gelişme Endeksi’nin yanı sıra yerel yönetim faaliyetlerinin yönlendirilmesinde önem taşıyan 9 alt endeks yayınlanmaktadır. Bunlar Yönetişim ve Saydamlık, Sosyal Kapsama, Ekonomik Durum, Eğitim, Sağlık, Sosyal Yaşam,  Çevresel Performans, Ulaşım ve Erişilebilirlik ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlıkları altında toplanmaktadır.

Bu endekslerde ilk 5 sırada yer alan ilçeler ise şöyledir:

İGE-İ Yönetişim ve Saydamlık Endeksi

 

İL                                        İlçe           Yönetişim ve

Saydamlık Endeksi

İSTANBUL ATAŞEHİR
ANKARA ÇANKAYA
İSTANBUL ÇEKMEKÖY
ANKARA YENİMAHALLE
KOCAELİ İZMİT

İGE-İ Sosyal Kapsama Endeksi

İL     İlçe Sosyal Kapsama Endeksi
İSTANBUL     KADIKÖY
ESKİŞEHİR     TEPEBAŞI
İZMİR     SEFERİHİSAR
İSTANBUL     BEŞİKTAŞ
İSTANBUL     SULTANBEYLİ

İGE-İ Ekonomik Durum Endeksi

İL İlçe Ekonomik Durum Endeksi
İSTANBUL BEŞİKTAŞ
İSTANBUL KADIKÖY
İSTANBUL BAKIRKÖY
MUĞLA BODRUM
İSTANBUL ŞİŞLİ

 İGE-İ Eğitim Endeksi

İL İlçe Eğitim Endeksi
İSTANBUL BEŞİKTAŞ
İSTANBUL KADIKÖY
ANKARA ÇANKAYA
ANTALYA KONYAALTI
İSTANBUL BAKIRKÖY

İGE-İ Sağlık Endeksi

İL İlçe Sağlık Endeksi
İSTANBUL KADIKÖY
İSTANBUL ŞİŞLİ
ANKARA ÇANKAYA
İZMİR KONAK
İSTANBUL SARIYER

 İGE-İ Sosyal Yaşam Endeksi

İL İlçe                Sosyal Yaşam

Endeksi

İSTANBUL KADIKÖY
ANKARA ÇANKAYA
İSTANBUL BEŞİKTAŞ
İSTANBUL BEYOĞLU
İZMİR KONAK

 İGE-İ Belediye Çevresel Performans Endeksi

İL İlçe                                  Çevresel Performans

Endeksi

İSTANBUL KADIKÖY
İSTANBUL AVCILAR
İSTANBUL SARIYER
İSTANBUL SİLİVRİ
İSTANBUL BAKIRKÖY

İGE-İ Belediye Ulaşım ve Erişilebilirlik Endeksi

İL İlçe                  Ulaşım ve Erişilebilirlik

Endeksi

İSTANBUL KADIKÖY
İSTANBUL BAKIRKÖY
İSTANBUL ÜSKÜDAR
İSTANBUL FATİH
KOCAELİ İZMİT

İGE-İ Belediye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi

İL İlçe Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Endeksi

İZMİR KARŞIYAKA
İSTANBUL KADIKÖY
ANKARA ÇANKAYA
İSTANBUL BEŞİKTAŞ
İSTANBUL BAKIRKÖY

İGE-İ 2020 Endeksi ilçe Belediyelerinin gelişim göstermesi gereken alanları ortaya koyuyor. 

İGE-İ 2020 sonuçlarına göre yeşil bölgenin en az temsil edildiği alanların başında sosyal kapsama, sosyal yaşam ve çevresel performans geliyor. Alt endeks düzeyinde lider ilçelerin skorları analiz edildiğinde en düşük skorun sosyal kapsama alanında olduğu görülüyor. Alt endekslerde ortalama skorlarına göre yerel yönetimlerin sosyal kapsama, çevresel performans ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında gelişim göstermeleri gerekiyor.

Değişken sayısının zenginleştirilmesi ve ilçelerin performansları geçen yıla göre ilçe sıralamalarında değişikliğe yol açtı.  

İL İLÇE
İSTANBUL ADALAR
MUĞLA BODRUM
MUĞLA FETİYE
İSTANBUL SANCAKTEPE
MANİSA ŞEHZADELER
ADANA SEYHAN
ANKARA GÖLBAŞI
BALIKESİR EDREMİT
İSTANBUL ZEYTİNBURNU
ANKARA KAHRAMANKAZAN

Çok Yüksek İnsani Gelişme Bölgesine                                    En Fazla Yükselen 10 İlçe

         (Yeşil Bölge) Geçen Belediyeler

İL İLÇE
ANTALYA KONYAALTI
İSTANBUL KARTAL
İZMİR URLA
MUĞLA BODRUM
İZMİR NARLIDERE

 Çalışmayı uzman proje ekibi yönetiyor.

İNGEV başkanı Vural Çakır’ın genel desteği ile yürüyen projenin rapor yazımını bu alanda birçok çalışmaya da imza atan İstanbul Üniversitesi Şehir Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Murat Şeker yapmaktadır. Proje ekibinde istatistik analizler için İNGEV uzmanları yer almıştır.

Test; Yakında ayrılacak mısınız?

Pazarlamanın bir yeni hali

Dayanışma ekonomisine dikkat

Profesyonel futbol kaldırılacak mı?

Suriyeliler hakkında doğru bilinen yanlışlar

Suriyeliler hakkında doğru bilinen yanlışlar

Çoğumuz ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilere sağlanan insanî yardımlarla ilgili konularda yanlış bilgiye sahibiz.

İNGEV TAM-İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ işbirliğinde gerçekleştirilen İnsani Gelişme Monitörü Araştırması, ülkemizdeki Suriyelilere sağlanan insanî yardımlar konusunda toplum olarak birçok yanlış bilgiye sahip olduğumuzu ortaya koydu. Üstelik pek çok konuda Suriyeli bir tanıdığı olanlar ve olmayanlar arasında anlamlı bir fark görünmüyor. Suriyeli tanıdığı olanların nispeten daha doğru bildiği konular ise gündelik yaşam ile ilgili olanlar.

Resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara göre ülkemizde 3,5 milyonun üzerinde geçici koruma altındaki Suriyeli bulunuyor. Araştırma sonuçları her on kişiden üçünün herhangi bir sebeple Suriyeli bir tanıdığı olduğunu gösteriyor. Ancak özellikle belli şehirlerde bu kadar iç içe yaşamamıza rağmen toplum olarak Suriyelilere sağlanan insanî yardımlarla ilgili doğru bildiğimizi sandığımız pek çok konu hakkında yanılıyoruz. Araştırma, sağlık ve fatura ödemesi gibi doğrudan günlük yaşamla ilgili konuların doğru bilinme oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koyarken maaş, vergi, eğitim ve vatandaşlık gibi özel konularda toplumun daha büyük bir çoğunluğunun yanılgı içinde olduğunu gösteriyor.

Araştırmanın bir diğer verisi de ev sahibi topluluk ve geçici koruma altındaki Suriyeliler arasındaki toplumsal uyum ile ilgili. Toplumun yüzde 51’i en önemli toplumsal gerginliğin Türk-Suriyeli gerginliği olduğunu düşünüyor. Yine ebeveynlerin yüzde 48’i çocuklarının mülteci çocukları ile arkadaş olmasını istemiyor. Toplumun hissettiği bu gerginliğin arka planında Suriyelilere sağlanan insanî yardımlar ile ilgili toplumda yaygın olan birçok doğru bilinen yanlışın olduğu anlaşılıyor.

Toplumun yüzde 50’si Suriyelilerin hastanede sıra beklemeden tıbbı hizmet alabildiğini düşünüyor. Bu oran Suriyeli bir tanıdığı olanlarda yüzde 37’ye gerilerken tanıdığı olmayanlar arasında yüzde 54’e çıkıyor.  Doğrusu ise, Suriyelilere ya da yabancı uyruklu hastalara bakanlıkça tanımlanmış herhangi bir önceliğin olmadığı.

Suriyelilerin su, elektrik ve doğal gaz faturası ödemediği ise çok tartışmalı bir diğer yanılgı. Toplumun yüzde 43’ü Suriyelilerin fatura ödemediğini düşünüyor. Bu oran Suriyeli bir tanıdığı olanlar arasında yüzde 27’ye gerilerken, tanıdığı olmayanlar arasında yüzde 49’a çıkıyor. Oysa Suriyelilere tanınmış böyle bir ayrıcalık bulunmuyor.

Toplumdaki en yanlış algının Suriyelilerin devletten maaş almasıyla ilgili olduğu görülüyor. Toplumun yüzde 74’ü Suriyelilerin devletten maaş aldığını düşünüyor. Oysa bu yardım Kızılay ve kamu bankaları eliyle ancak AB’nin Sosyal Uyum Yardım’ı fonuyla sağlanmakta. Diğer yandan bu yardımdan sadece kayıtlı olan ve ilgili koşulları sağlayan Suriyeliler faydalanabiliyor. Toplumun yüzde 61’i ise Suriyeli esnafların vergi ödemediğini düşünüyor. Doğrusu ise ülkemizde uyruğundan bağımsız olarak faaliyet gösteren her yasal ticari işletmenin Türkiye’deki ticaret ya da esnaf odasına kayıtlı olmak zorunda olduğu.

Toplumun yüzde 60’ı hem Suriyelilerin sınavsız olarak istedikleri üniversiteye gidebildiğini hem de devletin üniversiteye giden her Suriyeliye burs verdiğini düşünüyor. Oysa devlet üniversitesinde okumak isteyen yabancı öğrenciler ancak “Yabancı Öğrenci Sınavı”na girerek aldığı puana göre seçim yapabiliyor; özel üniversiteler ise yabancı öğrenciler için kendi sınavlarını uyguluyor. Devletin yabancı öğrencilere burs verdiği bilgisi doğru olsa da bu burstan faydalanabilmek için belirlenen başarı kriterlerine uymak ve belli bir yaş aralığında olmak gerekiyor.

 

Toplumun önemli bir kısmının doğru bildiğini sandığı ama yanlış bildiği konulardan bir diğeri de Suriyelilerin Türk vatandaşı olmaları ile ilgili. Yüzde 58’imiz Suriyelilerin Türkiye’de 5 yıl kaldıktan sonra Türk vatandaşı olduğunu düşünüyoruz. Yabancı uyruklu bir kişinin Türk vatandaşı olabilmek için yerine getirmesi gereken koşullar Türk Vatandaşlık Kanunu’nda belirtilmekte. Ülkemizde 5 yıl boyunca kalan Suriyeliler bu süre sonunda koşulsuz olarak Türk vatandaşı olma hakkı kazanmıyor. Ancak tüm yabancılara olduğu gibi İçişleri Bakanlığı tarafından Suriyelilere de İstisnai Vatandaşlık kapsamında Türk Vatandaşlığı verilmekte. İstisnai vatandaşlık Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan yabancılara verilmekte.
Toplumdaki gerginlik hissinin artmasında ve Suriyeliler ile ilgili yanlış bilinen konuların bu kadar yaygınlaşmasında özellikle sosyal medyada çıkan gerçeklik payı olmayan haberlerin etkili olduğunu biliyoruz. Bu gibi haberlerin özellikle toplumsal barış üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf etmek üzere pek çok resmî kurum bu tür yanlış bilgi yayılımı ile mücadelesini sürdürüyor. Suriyeliler ile ilgili devlet politikaları ve Suriyelilere sağlanan insani yardımlar ile ilgili iletişim perspektifinde şeffaflığın daha da artması ve yayılması ve barış dilinin yaygınlaşması ev sahibi topluluk ve geçici koruma altında olan Suriyeliler arasındaki gerginliğin azaltılması ve ayrımcılıktan uzaklaşmak için önemli olmayı sürdürecektir.

Markalar Manifestosu