Yazılar

Ipsos “Ülkenin En Önemli Sorunu Artık Koronavirüs”

 Ipsos “Ülkenin En Önemli Sorunu Artık Koronavirüs”

 

Halkın endişe düzeyi %79’dan 15 puan artış ile %94’e çıktı...

Türkiye’de Koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip etmek üzere; Ipsos’un düzenli olarak gerçekleştirdiği Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasının 3. Dönem özet sonuçları açıklandı. Buna göre kamuoyunun endişe düzeyi ilk döneme göre 15 puan artış ile %94’e çıktı.

 

Ülkenin En Önemli Sorunu Artık Koronavirüs

Ipsos’un 2010 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiği ve Türkiye’de kamuoyunun nabzını tuttuğu Türkiye Barometresi Araştırması’nda düzenli olarak takip edilen “Türkiye’nin En Önemli Sorunu Nedir?” Sorusu Koronavirüs ve Toplum Araştırması’nda da soruldu. Buna göre Ocak 2020’de Türkiye’nin en önemli sorunu Ekonomi olarak belirtilirken (%55); toplumun %84’ünün şu an için en önemli sorun olarak Koronavirüsü belirttiği görüldü.

Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasından çıkan bir diğer çarpıcı bir bulgu ise şu şekilde iletildi: 13-16 Mart 2020 tarihli araştırmada bireylerin %45’i, virüsün birkaç ay içinde sona ereceğini düşünüyordu. 26-30 Mart tarihlerine gelindiğinde ise salgının birkaç ay içinde biteceğini düşünenlerin oranı %36’ya geriledi. 6 aydan daha uzun sürede biteceğini düşünenlerin oranı ise %24’den %32’ye yükseldi. Buna bağlı olarak da halkın endişe düzeyi %79’dan 15 puan artış ile %94’e çıktı.

“Koronavirüs Kişisel Ekonomim İçin Tehlike Oluşturuyor” diyenlerin oranında ciddi bir sıçrama görülüyor.

Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmaına göre salgının kişilerin kendi ekonomilerine etkisi konusunda da tedirginlikleri artmış gözüküyor. İlk vakanın açıklanmasından bugüne gelindiğinde ekonomileri için ciddi bir tehlike oluşturuyor düşüncesinde %44’den %69’a ciddi bir sıçrama görülüyor.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili olarak şunları iletti:

“Sağlık boyutu başta olmak üzere sosyal ve ekonomik etkileri ile tarihe geçecek ve belki de düzeni değiştirecek bir dönem yaşıyoruz. Koronavirüs /Covid-19 salgını toplumda tutum ve davranış değişikliklerine neden olabilir, oluyor ve olacaktır. Ne kadar süreceğini henüz kestiremediğimiz bu dönemde biz Ipsos olarak güvenli yöntemler ile yapacağımız bilimsel araştırmalar ile kamuoyunun ve tüketici davranışlarının nabzını tutmaya devam ediyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın «ilk vaka görülmüştür » açıklamalarından hemen sonra iki farklı çalışma ile haftalık olarak çalışmalarımızı başlattık. Burada paylaştığımız Koronavirüs ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması’na ek olarak Hane Tüketim Panelimiz üzerinden verilerle tüketici davranışlarını da net bir şekilde gözlemlemeye ve raporlamaya devam ediyoruz.»

Ipsos’da görev değişimi

Ipsos’da görev değişimi

Ipsos’un pazarı anlama, marka konumlandırması, marka büyümesi ve alışverişçi araştırmaları ve danışmanlığı konusunda uzman hizmet birimi olan Market Strategy & Understanding’in başına Beste Yıldız getirildi. Yıldız, bu görevinde Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik’e bağlı olarak; şirketin İcra Kurulu’nda ve Yönetim Konseyi’nde yer alarak ve Türkiye’deki tüm Market Strategy and Understanding organizasyonu kendisine bağlı olacak şekilde çalışmalarına başladı.

Beste Yıldız kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Beste Yıldız, çok uluslu firmalarda edinilmiş 20 yıllık bir tecrübeye sahip. Kariyerinin ilk yedi yılında pazar araştırma sektöründe çalıştı. 1999-2001 yılları arasında Bileşim International’da Proje Uzmanı olarak çalışan Yıldız, 2001-2006 arasında ise ACNielsen’de Kıdemli Müşteri Temsilcisi olarak görev yaptı. Beste Yıldız, daha sonra 2006-2014 yılları arasında AvivaSA’nın pazarlama departmanında sırasıyla İş Geliştirme Müdürü ve Müşteri Yönetimi Müdürü olarak sorumluluk aldı. Burada Müşteri Odaklı Dönüşüm Programı’nı hayata geçirerek Müşteri Bağlılık Programı, Yatırım Danışmanlığı Hizmeti, VIP Müşteri Programı gibi müşteri deneyimi projelerinin lansmanını yaptı ve yönetti.

 

Haziran 2014’te NN Hayat ve Emeklilik’e Müşteri Deneyimi ve Pazar Araştırmaları Müdürü olarak transfer oldu; toplam 5 yıl süre ile sırasıyla Müşteri Deneyimi ve Pazar Araştırmaları Müdürü, Müşteri Deneyimi ve Kurumsal İletişim Müdürü ve son olarak Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı pozisyonlarında görev yaptı. Bu süreçte Müşteri Tutundurma Komitesi’ni kurdu ve yönetti; Müşteri Bağlılık Programı, NPS Programı ve Online Satış Platformu’nu hayata geçirdi, müşteri memnuniyet düzeyini üst seviyelere çıkardı. Beste Yıldız, evli ve 3 çocuk annesidir.

Covid-19 salgını tüketici davranışlarını değiştiriyor

Covid-19 salgını tüketici davranışlarını değiştiriyor

Covid-19 Salgını tüketici davranışlarını değiştirmeye devam ediyor. Ipsos Araştırma Şirketi; Hane Tüketim Paneli üzerinden Türkiye’de hanelerin satın aldıkları hızlı tüketim ürünlerini haftalık olarak takip edip raporluyor. Buna göre;

Türkiye’de Covid-19 Vaka açıklaması yapıldıktan sonraki 3. Haftada (25-31 Mart) hanelerin satın aldığı hızlı tüketim ürünleri harcamalarında şu değişiklikler görüldü:

  • İçecek ürünlerindeki artış dikkat çekti: Yüksek artış gösteren kategorilerin 3 tanesi içecek ürünleri oldu. (Meyve Suları %104, Ayran %98, Gazlı Meşrubatlar %86)
  • Bağışıklık sistemini güçlendirici olduğuna yönelik haberlerin de etkisi muhtemelinde Turşu kategorisinde ciddi bir artış görüldü. 3. Haftada en çok artış gösteren kategori Turşu oldu.
  • Diş Macunu ve Diş fırçalarının da sıra dışı artış gösteren ürünler sıralamasına girdiği görüldü.
  • Evde yemek yapma ve yemek yeme sayısının artması ile hazır yemekler ve soslar da artışta öne çıkan kategoriler oldu.
  • Dondurma, turşu, hazır yemekler, yoğurt, reçel-bal ve soslar listeye ilk defa giren gıda kategorileri oldu

 

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili şu değerlendirmeleri iletti: “10 Mart tarihinde “Türkiye’de Koronavirüsü tespit edilmiştir” açıklamasından sonraki ilk hafta hanelerin alışveriş davranışlarında ilk tepki olarak stoklamayı net bir şekilde gözlemlemiştik. İkinci haftada (18-24 Mart); hanelerin alışveriş sepetlerinde en çok artış gösteren kategorilerin farklılaştığını ve en çok artış gösteren kategorilerin atıştırmalık ürünler olduğunu görmüştük. 3. haftaya geldiğimizde ise tüketicilerin hane içi tüketim davranışlarında farklılıkların devam ettiğini görüyoruz. Bu hassas dönemde tüketici ve insan davranışlarının ve karar verme süreçlerinin değişiklik gösterdiği aşikar. Biz Ipsos olarak bu değişiklikleri araştırmalarımızla gün ışığına çıkarmaya devam edeceğiz.”

  

3 Hafta Boyunca Her Hafta Artarak Büyüme Gösteren Tek Ürün Maya Oldu.

Covid-19 salgınına yönelik hanelerdeki tüketim açısından ilk tepki olarak Kolonya, Sirke, Makarna, Bakliyat vb kategorilerde artışlar görülmüştü. Bu kategorilerin sonraki iki haftadaki seyrine bakıldığında; MAYA kategorisinin büyümesinin her hafta artarak devam ettiği görüldü. Türkiye’de haneler son 3 haftada her hafta artış göstererek maya satın aldı. Eve kapanmanın etkisiyle poğaça, ekmek vb hamur işlerinin evde yapılmaya başlanmasının etkisi söz konusu olabileceği iletildi. İlk hafta kolonyada görülen satın alım artışı diğer haftalarda aynı oranda devam etmedi.

Hanelerin En Yüksek Miktarda Aldığı Hızlı Tüketim Ürünleri: Bisküvi & Kek, Süt, Çikolata Kaplama, Peynir ve Makarna

Ipsos Hane Tüketim Paneli’ne göre; Türkiye’de hanelerin hızlı tüketim ürünleri satın alımlarında en yüksek sayıda tercih ettiği 5 kategori sıralaması ise değişmedi, bu kategoriler «Bisküvi & Kek, Süt, Çikolata Kaplama, Peynir ve Makarna». Bu kategorilerde kayıt sayısı artışı ilk tepkiye göre daha yüksek oranda artış gösterdi. Sadece Makarna artış oranı 3. haftada daha düşük kaldı. Çünkü Makarna ilk hafta stoklamanın en yüksek olduğu kategoriydi.

Eve Sipariş 3. Haftada %38’e Yükseldi 

Ipsos Ev Dışı Yeme & İçme Paneli sonuçlarına göre ise; Restoran ve kafelerin sadece sipariş ve Gel-Al ile hizmet vermesinin etkisi ile eve sipariş oranı ve gel al oranı arttı.  Eve siparişte en yüksek artış pide, pizza ve kebap / döner ürünlerinde, gel -al da ise simit, poğaça, döner ve çiğ köfte artış gösterdi. Eve sipariş ilk hafta toplam siparişlerin içerisinde %13 paya sahipken son hafta bu oran %38’e yükseldi”…

Evlere giren atıştırmalık ürünlerde artış

Evlere giren atıştırmalık ürünlerde artış

Ipsos Hane Tüketim Paneli dijital hanelerinden akan kayıtlara göre Sağlık Bakanlığının açıklamasından sonra zaruri ihtiyaçlarını marketlerden alırken ikinci hafta en çok büyüyen kategorilerin 3’ü atıştırmalık ürünler oldu! Eksiklerin tamamlandığı alışverişlerden sonra içecekler de sepete girmeye başladı!…

İlk tepki ile alımı artan kategoriler daha çok temel gıda ve dezenfekte ürünleriydi sonraki haftaya bakıldığında ise ilk hafta artış görülen kategorilerden sadece Mayaların alımı artmaya devam etti!!

 

Eve kapanma etkisi ile alışverişte ikinci dalga gibi bakarsak; artış gösteren kategoriler arasında «cips, çikolata ve şeker » gibi atıştırmalık ürünler listede yer almakta. İlk tepki alışverişinde büyüme göstermeyen Gazlı Meşrubat, Çikolata, Bebek mamaları, Şeker ve Soslar da son hafta artış gösteren kategoriler oldu! En çok satın alınan Bisküvi & Kek ürünleri ise ilk tepki büyümesinin altında da kalsa yine büyüme gösterirken yine çok satın alınan süt, makarna, bakliyat ve peynir ürünleri de 3. hafta stoklama etkisi ile büyüme göstermedi ama normal bir haftaya göre hala artış gösteriyor!!

 

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik bu artışı şöyle değerlendirdi;

Ipsos olarak Hane Tüketim Panelimiz ile uzun yıllardır Türkiye’deki hanelere giren hızlı tüketim ürünlerini detaylı olarak ölçümlüyoruz. Artık çoğunlukla dijital olarak gerçekleştirdiğimiz bu panelimizin üyelerinin girdiği tüketim kayıtları hali hazırda yaşadığımız salgın döneminde hane içindeki tüketimin seyrini sıcak bir şekilde görmemizi sağlıyor…

 

Geçtiğimiz hafta kayıtlara baktığımızda Kolonya, Sirke vb ürün satin alımlarında gözle görülür artışlar görmüştük. Bu hafta ise stokların yapılmış olduğunu gördük ve artık bu türden “kabuğuna çekilme”, “eve kapanma” dönemlerinde görülen, bizim küçük keyifler, küçük lüksler diye tanımladığımız atıştırmalıklar ve içeceklere yönelmiş olduğunu söyleyebiliriz. Ipsos Ev Dışı Yeme & İçme Panelimizde de evlere siparişin artış gösterdiğini net bir şekilde görüyoruz. Tüketicilerin satın alma kararlarının ve davranışlarının değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu değişiklikler bireyin değişen doğasındaki yeni gerçeği yansıtır. Bu gerçeklerin bazılarının kalıcı olabileceğini, bundan sonraki “normalin” ilk hali olduğunu da unutmamalıyız. içine girdiğimiz bu dönemin ne kadar süreceğini henüz kestiremiyoruz ve biz Ipsos olarak durmak yerine gündelik hatta saatlik değişen koşulları daha sık ve yakından izleme taraftarıyız.

 

Ev Dışı Tüketimde; Eve Sipariş %14 Artış Payını %21’e Çıkardı.

4-10; 11-17 Mart haftaları arasında ev dışı yeme içme trendleri de değişti, Ipsos Ev Dışı Yeme & İÇme Paneli verilerine göre bireylerin hazır yemek tüketim okazyonları toplamda %28 azaldı… Bu azalmaya neden olan café, fastfood gibi yerinde tüketim noktalarında gerçekleşen tüketim okazyonları; yerinde tüketimdeki azalma  %37 seviyesinde… Toplam tüketimin %13’ünü yapan Eve Sipariş ise %14 artış ile payını %21’e çıkardı.

 

TRN350_TUKETIMSEKLI HAFTA1 HAFTA2
1 – EVE SIPARIS 13% 21%
2 – BELIRTTIGIM MEKANDA 69% 60%
3 – GEL AL (RESTORANDAN PAKETLI ALINAN SIPARISLER) 18% 19%

Kaynak: Ipsos Ev Dışı Yeme & İçme Paneli

Araştırma Künyesi – Ipsos Hane Tüketim Paneli

Bu bültende paylaşılan sonuçlara Ipsos Hane Tüketim Paneli’ne dijital üye hanelerin 5000 tanesinden alınan verilere dayanmaktadır.

Ipsos Hane Tüketim Paneli 35 ile yayılmış yaklaşık 14,000 haneden oluşmaktadır ve Türkiye’yi sosyo-ekonomik statü, hane büyüklüğü ve bölgeler açısından temsil edecek şekilde seçilmiştir. Sürekli bir örneklemden haftalık satın alım verisi toplanmaktadır. Toplanan veriler ~21 milyon haneye projekte edilmektedir. Haneler HTÜ satın alma bilgilerini her gün “günlük” üzerine kaydeder, bu günlük haftalık olarak toplanır ve gerekli kontrollerden sonra işleme alınır. Günlüklerde aşağıdaki bilgiler toplanır:

  • Satın alınan ürün grubu
  • Marka (boyut ve çeşit detayında)
  • Satın alınan miktar
  • Alışveriş sıklığı
  • Satın alınan yer
  • Fiyat

Araştırma Künyesi – Ipsos Ev Dışı Yeme İçme Paneli

Ipsos tarafından 14 yaş üstü Türkiye temsili 2000 birey ile düzenli olarak mobil aplikasyon üzerinden bireylerin hem dışarıda hem de eve sipariş olarak tükettiği hazır yemek verilerine dayanmaktadır. Ipsos Yeme İçme & Paneli 2019 başından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.

Ipsos’dan Cinsiyete Yönelik Global Tutumlar Araştırması

Cinsiyete Yönelik Global Tutumlar Araştırması…

Ipsos olarak 29 ülkeden 20 bini aşkın kişiyle gerçekleştirdiğimiz araştırma ile belli vasıfların, hane içi görevlerin ve mesleklerin hangi cinsiyetlerle daha çok ilişkilendirildiğini anlamaya çalıştık. Sonrasında ise ülkelerin bu konulara gelecekte daha mı çok yoksa daha mı az oranda cinsiyetçi yaklaşacağı konusunda bireylerin görüşlerini aldık.

Araştırmanın ilk bölümünde çeşitli özelliklerin hangi cinsiyetle daha çok ilişkilendirildiği soruldu. Buna göre;

  • “Güç”kavramı daha çok erkeklerle ilişkilendiriliyor. Global ortalamada katılımcıların %35’i bu kavramın daha çok eril olduğunu belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %45’i de “Güç” kavramını daha çok erkeklerle ilişkilendiriyor.
  • “Bilgelik”kavramının daha çok erkeklerle ilişkilendirildiği ülkeler Çin ve Türkiye olarak karşımıza çıkıyor. (%33 ve %30). Global ortalamada ise eril bir ilişkilendirme nispeten daha düşük ama yine de dişil bir ilişkilendirmeden daha yüksek gözüküyor. Bilgelik kavramını daha çok kadınlarla ilişkilendiren ülkeler ise özellikle Sırbistan, Fransa, İsveç, Rusya…
  • “Mizah”kavramı da çoğunlukla daha çok bir erkek özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Global ortalamada %19’luk bir oran bu özelliği daha çok eril olarak nitelendiriyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %29’u da mizah özelliğinin daha çok eril bir özellik olduğunu iletiyor…
  • “Başkalarıyla ilgilenmek”kavramı ise daha ziyade kadınlarla ilişkilendirilen bir özellik olarak görülüyor. Global ortalamada %23’lük bir oran bu özelliği daha çok dişil olarak değerlendiriyor. Buna karşın her ne kadar ilişkilendirme seviyesi 10 üzerinden 5.5 olsa da yani çok kuvvetli olmasa da araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %27’si başkalarıyla ilgilenmek özelliğini daha çok erkeklerle ilişkilendiriyor.
  • “Güven” ve “Liderlik”kavramları da yine global kamuoyu nezdinde nispeten daha eril özellikler olarak değerlendirilmiş gözüküyor.

Fatura ödemek, temizlik yapmak gibi hane içindeki çeşitli görevlerin de kadınlarla mı yoksa erkeklerle mi daha çok ilişkilendirildiği de araştırmamızda değerlendirildi. Buna göre;

  • “Fatura ödemek/finansı yönetmek”işi global ortalamada daha çok erkeklerle ilişkilendirildi. (%20) Bu konunun erkeklerle en çok ilişkilendirildiği ülkeler ise Türkiye (%36), Suudi Arabistan (%35) olarak görüldü. Araştırmayı Japonya’dan katılan bireyler ise fatura ödemek/finansı yönetmek işini daha çok kadınlarla ilişkilendirdi.
  • “Tamirat gibi bakım işleri”ise erkeklerin yapması gereken bir görev olarak tüm ülkelerce belirtiliyor.
  • “Çamaşır yıkamak”işi de hem global ortalamada hem de ülke sonuçlarının çoğunda daha çok kadınlarla ilişkilendiriliyor.

Mesleklerin hangi cinsiyetle daha çok ilişkilendirildiğine baktığımızda ise; doktor, politikacı, bilim insanı, bilişim teknolojileri çalışanı, inşaat işçiliği gibi çoğu mesleğin daha çok erkeklerle ilişkilendirildiği görülüyor. Öğretmenlik mesleği ise en çok kadınlarla ilişkilendiriliyor.

Cinsiyetçi yaklaşım gelecek 5 yılda pek değişmeyecek gözüküyor:
Araştırmamız kapsamında sorduğumuz özelliklerin, hane içi görevlerin ve mesleklerin cinsiyetlere göre değerlendirilmesi konusu gelecek beş yıl içinde daha da artacak mı yoksa azalacak mı ya da aynı mı kalacak sorusuna global ortalamanın hemen hemen yarısı aynı kalacağını belirtiyor. (%46) Araştırmaya Hindistan’dan katılan bireylerin %47’si ise bu tür bir cinsiyetçi tutumun artacağını belirtiyor. Bu konuda en optimist ülkenin Güney Kore olduğu söylenebilir. Araştırmaya Güney Kore’den katılan bireylerin %49’u cinsiyete göre ilişkilendirmelerin daha az olacağını düşünüyor.

 

Araştırma Hakkında

Araştırma 29 ülkeden toplam 20,448 birey ile Ipsos Global Advisor online araştırma platformu üzerinden 20 Eylül – 4 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.

Örneklem şu ülkelerde ülke başına 1000 birey ile gerçekleştirilmiştir: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Japonya, Meksika, İspanya ve ABD.

Araştırma şu ülkelerde ise ülke başına 500 birey ile gerçekleştirilmiştir: Arjantin, Belçika, Şili, Macaristan, Hindistan, Malezya, Hollanda, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Singapur, Güney Afrika, Güney Kore, İsveç ve Türkiye. Bu ülkelerde örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir. 

Ipsos araştırma: Kadınlara Kontrollü Özgürlük İstiyoruz…

Kadınlara Kontrollü Özgürlük İstiyoruz…

Ipsos’un düzenli olarak gerçekleştirdiği, Türkiye’nin en geniş kapsamlı yaşam tarzları araştırmalarından biri olan ve sonuncusu Şubat ayında raporlanan Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması, Kadın konusuna da çok çeşitli açılardan eğiliyor.  Türkiye temsili olarak yaklaşık 16 bin kişi ile yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilen Türkiye’yi Anlama Kılavuzu araştırmasından çıkan bazı veriler şu şekilde:

  • Her 10 kişiden 6’sı erkek ve kadının çocuk bakımında eşit roller üstlenmesi gerektiğini düşünüyor. (%58) Bu oran geçtiğimiz döneme göre 4 puan düşüş gösterdi.

 

  • Her 10 bireyden 7’si erkek ve kadının aile bütçesine birlikte katkıda bulunması gerektiğini düşünüyor. (%71)

 

  • Her 10 bireyden 8’i gelecekte kariyerin kadının hayatında daha ön planda olacağını düşünüyor. (%83) Bu oran geçtiğimiz döneme göre 16 puan artış gösterdi (%67)

 

  • Her 10 bireyden yaklaşık 7’si erkeğin çalışmayıp kadının çalışması beni rahatsız eder diye düşünüyor. Bu oran kadın ve erkeklerde eşit seviyede yer alıyor. (%67)

 

  • Her 10 bireyden yaklaşık 4’ü kadınların kariyer yapmak yerine iyi bir eş ve anne olmaya daha çok önem vermesi gerektiğini düşünüyor. (%37) Bu oran kadınlarda %33 seviyesinde

 

  • Bireylerin yarısı kadının çalışması için kocasının rızasının olması gerektiği görüşünde. (%55) Bu oran geçtiğimiz döneme kıyasla 4 puan yükseldi.
  • Her 10 bireyden 8’i, Türkiyede kadına yönelik siddetin arttığını düşünüyor. (%83)
  • Her 10 bireyden yaklaşık 9’u, kadına yönelik şiddetin toplumun çok önemli bir sorunu olduğunu düşünüyor. (%85)

 

“Kadınlara Kontrollü Özgürlük İstiyoruz”

 

Sonuçları değerlendiren Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik şunları iletti: “Türkiye’de kadın erkek eşitliği, kadının ekonomik hayata katılımı, kariyer yapması konularında genel olarak olumlu tutumlar içerisindeyiz ve kadınları bu konuda destekliyoruz. Fakat bu destek koşulsuz verilmiyor. Kadınlara kontrollü özgürlük istiyoruz. Kadınların çalışma yaşamına katılması eşlerinin izni olduğu sürece destekleniyor. Toplumun %55’i kadının çalışması için kocasının rızası olması gerektiği görüşünde. Bu oranın geçtiğimiz döneme göre 4 puanlık bir artış gösterdiğini de görüyoruz.

 

Bu sonuçlar hem kadın hem erkek bireylerden alınan ortalama sonuçlar. Yine de bu noktada durup hemen “kadınlar da eşitsizliği destekliyor”, hatta “eşitsizliği tercih ediyor” dememek lazım. Kadın erkek rolleri ve eşitsizlik öğrenilen şeyler. Kadınlar doğal olarak bu eşitsizliği öğreniyor ve kanıksıyor. Eğitim yaşamından istihdama kadar her alanda gelişim sağlanması için eşitlik vurgusu çok önemli. Bu eşitliği sağlamak için de kadınlar, erkekler ve toplumun tüm kesimlerinin ne düşündüğünü ve daha önemlisi neden böyle düşündüklerini oturup etraflıca irdelememiz gerekiyor. Türkiye gibi nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu ancak farklı alanlardaki yönetim kademelerinde eser miktarda kadının bulunduğu, hatta çoğu kademede bulunamadığı bir ülkede kadınları ve kadınlara dair yaygın toplumsal algıyı anlamak önemli.”

Ipsos araştırma: İş yerinde kadın ve erkeklere eşit davranılıyor mu?

Ipsos araştırma: İş yerinde kadın ve erkeklere eşit davranılıyor mu?

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Erkekler Aksiyon Almalı!

Ipsos MORI ve King’s College tarafından yapılan aralarında Türkiye’nin de olduğu 27 ülkede gerçekleştirilen global araştırma iş yerinde ve toplumda cinsiyet eşitliği konusundaki tutumları ortaya koydu.

 

Dünya çapında insanların çoğunluğu ülkelerindeki iş yerlerinin kadın ve erkeklere eşit derecede davrandığını düşünmüyor.

Araştırmaya göre;

  • Kamuoyunun %56’sı ülkelerindeki iş yerlerinin kadın ve erkeklere eşit şekilde davranmadığını düşünüyor.
  • Bu konuda erkeklerin %49’u iş yerlerinin eşit davrandığını düşünürken kadınların sadece %32’si bu konuda hem fikir…
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %53’ü de iş yerlerinin kadın ve erkeğe eşit davrandığını düşünmüyor.

 

İnsanların çoğu toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmada erkeklerin aksiyon alması gerektiğine inanıyor.

Ama yine de bu konudaki görüşlerde de kadın – erkek kırılımında farklılıklar gözüküyor.

  • Global kamuoyunun %68’i eğer erkekler de kadın haklarını desteklemek için aksiyon almazsa ülkelerinde kadınların eşitliğe ulaşamayacağı konusuna katılıyor.
  • Araştırmaya katılan erkeklerin %62’si de bu konuda hem fikir.
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %71’I kadınların ülkelerinde eşitliğe ulaşmaları için erkeklerin de aksiyon alması gerektiğine inanıyor.

 

İş hayatında ve hükümette daha fazla kadın lider olmazsa ülkelerinde kadınların eşitliğe ulaşamayacağına katılanların oranı;

  • Global ortalamada %58.
  • Erkeklerin %51’I de bu konuya destek veriyor.
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %66’sı bu konuya katılırken,

bu konuya katılan kadınların oranı %80’leri buluyor.

 

Kadınlara erkeklerle eşit haklar vermek konusunda ülkemde yeterince ileriye gidildi görüşünde global kamuoyu ikiye ayrılmış durumda.

  • %48’I bu görüşe katılırken %47’si ise katılmıyor.
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %55’I bu konuya katılmıyor.

 

Araştırma Hakkında

Araştırma 27 ülkeden toplam 20,204 birey ile Ipsos Global Advisor online araştırma platformu üzerinden 24 Ocak – 7 Şubat 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.

Örneklem şu ülkelerde ülke başına 1000 birey ile gerçekleştirilmiştir: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD. Diğer ülkelerde ise ülke başına 500 birey ile gerçekleştirilmiştir. Bu ülkelerde örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

 

Ipsos araştırma: kariyerde cinsiyet ayrımcılığı

Ipsos araştırma: kariyerde cinsiyet ayrımcılığı

Kadının İş Hayatına Katılımı, Kariyeri ve Cinsiyet Ayrımcılığının En Çok Test Edildiği Alanlar…

Kadının iş hayatına katılımı, gelişmişlik ve ekonomik ilerlemenin de en önemli katalizörlerinden birisi. Ipsos MORI ve King’s College tarafından yapılan global araştırma iş hayatındaki bazı davranışlara ve kararlara dönük cinsiyet bazlı tutumlara ışık tutuyor. 27 ülkeden 20 bini aşkın kişiyle gerçekleştirilen araştırma kapsamında;

 

  • İş yerinde kabul edilebilir davranış şekli nedir?
  • Uygunsuz davranışı neler oluşturur?
  • Kadınların kariyerlerine neler zarar verir?
  • Ve bazı kararlar kariyeri nasıl etkiler?

Gibi ana sorularla ilgili bazı ifadelere dönük görüşler alındı.

 

Araştırmadan çıkan bulgular bazı konularda erkek ve kadın görüşlerinin ne derece farklılaşabileceğini de bize gösteriyor. Aynı zamanda iş hayatında cinsiyetçiliğin en çok test edildiği alanları ve bazı kararlar ve sorumlulukların hangi tarafın kariyerini daha çok etkileyebileceğini de bu araştırmada görebiliyoruz.

 

İş yerindeki bazı davranışlar sorulduğunda;

  • “İş arkadaşına çıkma teklif etmek” global kamuoyunun hemen hemen yarısı (%46) tarafından kabul edilebilir bir davranış olarak görülüyor.
  • Bu konuda kadınlar nispeten daha olumsuz bakıyor (%41).
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan kadınların %54’ü bu davranışı kabul edilebilir bulurken, erkeklerin %63’ü de bu konuda hem fikir.

 

  • Öte yandan “Daha önce hayır dediği halde iş arkadaşına çıkma teklifinde bulunmaya devam etmek” davranışını ise kabul edilebilir bulanların oranı sadece %12.
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan kadınların %10’u, erkeklerin ise %22’si bunu kabul edilebilir buluyor.
  • “Cinselliğe dayanan hikayeler anlatmak veya şakalar yapmak” konusunun iş yerinde kabul edilebilir bir davranış olup olmadığına dair de global kamuoyunun %71’i kabul edilebilir değil diyor.
  • Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %74’ü de bunu kabul edilebilir bulmuyor.

 

Kadınların kariyerine neler zarar veriyor?

Global ortalamada bir kadının kariyerine erkeklerin kariyerinde olduğundan daha çok zarar veren unsurların ilk üçü şu şekilde belirtiliyor:

  • Çalışma saatlerinde çocuklarla ilgili sorumlulukların olması (%35)
  • Çalışma arkadaşından gelen bir çıkma veya romantik ilişki teklifinin reddedilmesi (%26)
  • Aileyi işten önce önceliklendirme (%26)

Belirtilen bu üç unsurun kadının kariyerine daha çok zarar verdiği global kamuoyu tarafından düşünülüyor.

 

Araştırma Hakkında

Araştırma 27 ülkeden toplam 20,204 birey ile Ipsos Global Advisor online araştırma platformu üzerinden 24 Ocak – 7 Şubat 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.

Örneklem şu ülkelerde ülke başına 1000 birey ile gerçekleştirilmiştir: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD. Diğer ülkelerde ise ülke başına 500 birey ile gerçekleştirilmiştir. Bu ülkelerde örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

 

Ülkenin En Önemli Sorunu Ne?

Türkiye’de Memnuniyet ile ilgili Kamuoyu Ne Diyor?

Beklenti ve Ülkenin En Önemli Sorunu Ne?

Türkiye Barometresi Yeni Yıl Raporumuzda kişilerin Türkiye’nin şu anki durumundan memnuniyeti ve yakın gelecekten beklentileri soruldu. Buna göre memnuniyet ve beklenti 2019 Aralık itibariyle yılın en düşük seviyesine geriledi.

Türkiye Barometresi Araştırmamız kapsamında düzenli olarak ülkenin en önemli sorunu nedir? Diye soruluyor. Buna göre; Ekonomi, Türkiye’nin en önemli sorunu olarak Aralık 2019’da kamuoyu tarafından belirtiliyor.

Aralık 2019’da Ortalama Her 10 Bin Kişiden 264’ü Yatırım Yaptığını Belirtmiş

Türkiye Barometresi Araştırmamızda düzenli olarak ölçümlenen unsurlardan birisi de yatırım ve tüketim endeksi…

Yatırım Endeksi;.altın, arsa, döviz, fon, hazine bonosu, hisse senedi, konut, vadeli hesap gibi yatırım ürünlerini satın aldığını beyan edenlerin ortalama oranının 100 ile çarpılmasıyla elde ediliyor. Böylece 18 yaş ve üzerinden ortalama olarak her 10 bin kişiden kaçının ilgili dönemde yatırım ürünü aldığı tahmin ediliyor.

Buna göre Aralık 2019’da ortalama her 10 bin kişiden 264’ünün yatırım ürünleri satın aldığını belirttiği görülüyor.

 

Dayanıklı Tüketim Ürünleri Tüketim Endeksi 2018 Aynı Döneme Göre Benzer Seviyede

Tüketim Endeksi: belirtilen dayanıklı tüketim ürünlerini satın aldığını beyan edenlerin ortalama oranının 100 ile çarpılması yoluyla hesaplanıyor. Böylece 18 yaş üzerinde ortalama olarak 10 bin kişiden kaçının ilgili dönemde dayanıklı tüketim ürünü satın aldığı tahmin ediliyor. Araştırmada sorulan dayanıklı tüketim ürünleri; Bilgisayar, bulaşık makinesi, buzdolabı, cep telefonu, çamaşır makinesi, klima veya ısıtıcı, koltuk takımı, kurutma makinesi, mutfak, otomobil (birinci el), otomobil (ikinci el), plazma-LCD televizyon, video kamera-dijital fotoğraf makinesi olarak sıralanıyor.

Buna göre Aralık 2019’daki tüketim endeksi bir önceki yılın aynı dönemine göre benzer seviyelerde kendini gösteriyor.

Araştırma Künyesi

Her iki ayda bir yürütülen Türkiye Barometresi Araştırması Ipsos’un finansmanında Ipsos’un Sosyal Araştırmalar hizmet birimi tarafından gerçekleştirilmektedir. 2019’un Barometre Araştırmasının sahası 24 Kasım – 13 Aralık tarihlerinde yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirildi. 12 IBBS bölgesinden seçilen 15 ilde gerçekleştirilen çalışmanın örneklem sayısı 1320 ve araştırmanın hata payı %95 güven aralığında +/- 2,5’tur.