Çörek otu yağının bilinmeyen faydaları
Nigella sativa L., Ranunculacea (Düğünçiçeğigiller) ailesinden yıllık bir bitki olup ülkemizde Afyon, Burdur, Isparta’da yetişir ve siyah tohumu “çörek otu” olarak bilinir. Dünyada genellikle Akdeniz, Pakistan, Hindistan ülkelerinde yetişen ve özellikle Doğu Akdeniz ülkeleri gibi dünyanın birçok ülkesinde kültürü yapılan bir bitkidir. Çörek otunun çay, kahve, ekmek gibi besinlere ilave edilerek besinsel olmak üzere, farmasötik alanda da kullanımı bulunmaktadır. Çörek otu yağı her ne kadar Arap ve Akdeniz ülkelerine özgü olsa da binlerce yıl Akdeniz, Hindistan, Asya, Orta ve Uzak Doğu ülkelerinde baharat, gıda koruyucusu veya günlük doğal koruyucu ve tedavi edici bir seçenek olarak geleneksel kullanımı bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda çörek otu tohumunun %36-38’in karışık yağlardan oluştuğu ve uçucu yağ kısmının ana içeriğinin timokinon, ditimokinon, timohidrokinon ve timol olduğu saptanmıştır.
Çörek Otu Tohumu ve Geleneksel Kullanımı “Çörek otu” olarak bilinen Nigella sativa L. Ranunculacea (düğünçiçeğigiller) familyasında yer alır, Güney Batı Asya, Avrupa, Kuzey Afrika’da yetişir ve ülkemizde çoğunlukla Afyon, Isparta, Burdur ve Konya yörelerinde yetiştirilir. Çörek otu bitkisi doğrusal mızrak şeklinde yapraklara sahiptir, 5-10 petalli ve genellikle sarı, beyaz, pembe, soluk mavi ve mor renkli hassas çiçekleri bulunmaktadır. Birleşmiş folikülden oluşan kapsül şeklindeki bitki meyveleri geniştir. Kapsül sayısı genelde 3-7 adettir ve her bir kapsül yassı, oblong, angular ve huni biçimli, 0.2 cm boyundaki ve 0.1 cm genişliğindeki birçok siyah tohum içerir (24, 25).
Tohumları baharat olarak ve geleneksel tıpta farklı formlarda birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Geleneksel tedavide astım, öksürük, bronşit, inflamatuvar hastalıklar, ateş, ağrı, baş dönmesi, böbrek ve karaciğer işlev bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, diyabet, egzema, mide-barsak sistemi problemleri, hipertansiyon, kanser dahil birçok hastalığın tedavisinde kullanılabildiği belirtilmektedir. Kanser hastalarında kemoterapiyle birlikte tamamlayıcı ve alternatif tıpta kullanılabileceği bildirilmektedir. Çörek otu tohumunun besin değeri yüksektir. Çörek otu tohumunun yapısında başlıca doymuş/doymamış sabit yağlar (%31-35,5), uçucu yağlar (%0,4-0,45), karbonhidratlar (%33-34), proteinler (%16-19,9), amino asitler, alkoloidler, tanenler, saponinler, lifler, mineraller (kalsiyum, çinko, fosfat), vitaminler (askorbik asit, tiamin, niasin, pridoksin ve folik asit) bulunmaktadır.
Doymamış yağ asitleri (~% 85); linolenik (omega-6) asit, oleik asit, linoleik asit, araşidonik asit, palmitoleik asit ve eikozadienoik asittir. Doymuş yağ asitleri (~%18); palmitik asit, stearik asit ve miristik asittir (28). Çörek otu tohumu uçucu yağlarından çeşitli farmakolojik aktif kimyasal bileşenleri başlıca timokinon, ditimokinon, timohidrokinon ve timoldür, ayrıca psimen, d-limonen, α ve β-pinen, trans-anetol, karvakrol ve nigellon de içerir
Çörek otu tohumu gıdalarda yiyecek, koruyucu ve baharat olarak kullanılmakla beraber, geleneksel olarak uzun yıllar çörek otu tohumu ve yağı çeşitli hastalıkların tedavisinde dünyanın her yerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çörek otunun aktif bileşenlerinin kanser dahil birçok hastalığa iyi geldiği bildirilmiştir. Antiinflamatuvar, antialerjik, antihistaminik, antimikrobiyal, diüretik gibi çeşitli etkilere sahip olduğu bildirilmektedir. Çörek otu tohumunun halk arasında kardiyovasküler, sindirim, bağışıklık, karaciğer, böbrek ve solunum sistemi problemlerini düzeltebileceği ve geleneksel tıbbi kullanımında faydalı olabileceği düşünülmektedir. Ayırca çörek otu tohumundan yapılan tentürün ishal, dismenore, hazımsızlık, iştah kaybı, amenore ve kurt ve deri döküntüsünün tedavisinde kullanıldığı, kusmanın önlenmesinde çörek otu tohumların kavrularak dahilen verildiği ve yağının ise haricen antiseptik olarak kullanıldığı kayıtlıdır.
Kaynak: Uzm. Bio. Songül YILMAZ’ ın yüksek lisans tez çalışmasından alınmıştır.