Yazılar

Turizmde Yeni Dönem: “Görünmez Lüks” ve Aidiyet 

Turizm sektörünün deneyimli ismi ve The Norm Collection Door Genel Müdürü Hakan Şamhal, 2026 sezonuna dair vizyonunu paylaştı. Şamhal, konaklama sektöründe dijitalleşmeden çok “insani dokunuş” ve “küçük detayların” belirleyici olacağını vurgularken, misafiri yalnızca bir odada değil, bir deneyimde ağırlamanın önemine dikkat çekti.

Şamhal, iyi bir otelin yalnızca konaklama sunmakla kalmayıp misafirlerin yüzünde bir hatıra bırakması gerektiğini belirterek, “İnsanlar dünyanın neresinden gelirse gelsin aslında tek bir şeyi arıyor: Samimiyet ve değer görmek. Bizim işimiz, insanların hayallerini gerçeğe dönüştürme sanatıdır” dedi.

2026 sezonunda öne çıkacak trendleri “sessiz lüks” ve “anlamlı deneyimler” olarak tanımlayan Şamhal, detaylardaki güç, takım ruhu ve duygusal bağın turizmde fark yaratacağını ifade etti. Kat hizmetlerinden mutfağa kadar her birimin bu “deneyim orkestrasının” görünmeyen kahramanları olduğunu vurgulayan Şamhal, 24 Nisan 2026’da kapılarını açacak The Norm Collection Door çatısı altında misafirlerine yalnızca lüks bir konaklama değil, yıllar sonra dahi hatırlanacak “yaşayan hatıralar” sunmayı hedeflediklerini söyledi.

 

#Turizm2026 #GörünmezLüks #HakanŞamhal #TheNormCollectionDoor #SessizLüks #Aidiyet #TurizmVizyonu #KonaklamaSektörü #DeneyimOdaklıTurizm #TrattoriaFontana #TerminalKadıköy #Brunchİstanbul #ÇocukAtölyesi #GurmeDeneyim #HaftaSonuKeyfi #İtalyanMutfağı #Ailelerİçin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Terminal Kadıköy’de Ailelere Yeni Hafta Sonu Ritmi

Terminal Kadıköy’de yer alan Trattoria Fontana, her pazar düzenlediği brunch programını çocuklara özel yaratıcı atölyelerle buluşturarak ailelere yeni bir hafta sonu deneyimi sunuyor. Oyuncu Ceyda Düvenci ve Aslı Cüreklibatur’un kurucusu olduğu Taş Kağıt Makas Atölyesi iş birliğiyle hayata geçirilen etkinliklerde çocuklar hem eğlenip üretirken hem de duygusal farkındalıklarını geliştiriyor; aileler ise uzun ve keyifli pazar kahvaltılarının tadını çıkarıyor.

İtalyan mutfağının köklü geleneklerini modern dokunuşlarla yorumlayan Trattoria Fontana, açık hava kurgusu ve paylaşım odaklı mutfak anlayışıyla öne çıkarken, yeni brunch konseptiyle aile dostu yaklaşımını daha da ileri taşıyor.

Her pazar 11.30 – 15.00 saatleri arasında gerçekleşen brunch kapsamında çocuklar, Taş Kağıt Makas Atölyesi’nin yaratıcı programlarıyla buluşuyor. Bu hafta ilki düzenlenecek “Mozaik Çerçeve Tasarımı” atölyesi, 5–10 yaş arası çocuklara yönelik olarak 12.30 – 13.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi:

Terminal Kadıköy Trattoria Fontana

(0554) 6038205

Instagram: @trattoriafontanaterminali

 

#TrattoriaFontana #TerminalKadıköy #Brunchİstanbul #ÇocukAtölyesi #GurmeDeneyim #HaftaSonuKeyfi #İtalyanMutfağı #Ailelerİçin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Saloon Burger’den Tatlıya İki Yeni Dokunuş

Saloon Burger, menüsüne eklediği iki yeni tatlıyla lezzet deneyimini yeniden tanımlıyor. Dubai Çikolatalı Bun Tatlısı ve Karamelli Tarçın & Şekerli Bun Tatlısı, pofuduk dokuları ve yoğun aromalarıyla tatlı severlere farklı bir deneyim sunuyor. Geleneksel tatların modern yorumlarla buluştuğu bu özel tarifler, markanın imza lezzet anlayışını tatlı menüsüne taşıyor.

Tatlıda Yeni Bir Yorum: Katmanlı Çikolata ve Klasik Tarçın 

Dubai Çikolatalı Bun Tatlısı, buharda pişirilmiş bun ekmeğinin hafifliği ile kızartma sonrası elde edilen çıtır dokuyu buluşturuyor; yoğun çikolata sosu ve Antep fıstığıyla zenginleşiyor. Karamelli Tarçın & Şekerli Bun ise tanıdık tatları modern bir yorumla sunarak, karamelin ipeksi dokusu ve tarçın-şeker karışımıyla sıcak bir aroma yaratıyor. Her iki tatlı da tatlı severlere sofistike bir deneyim vaat ediyor.

#SaloonBurger #DubaiÇikolatalıBun #KaramelliTarçınBun #TatlıDeneyimi #GurmeLezzetler #ModernTatlılar #İstanbulLezzetleri #TatlıSeverler #Gastronomi #YeniTatlıAlternatifleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gölgelerin gücü adına!

Göksel’den Toksik İlişkilere Başkaldırı: “Alev Alev”

Türk pop müziğinin güçlü yorumcularından Göksel, heyecanla beklenen yeni albümü “Rüyaların İşi” öncesinde ikinci şarkısı “Alev Alev”i dinleyicilerle buluşturdu. Sözü ve müziği Göksel’e ait olan eser, bir kadının aşka karşı geliştirdiği içsel isyanı ve toksik ilişkilere başkaldırısını anlatıyor. Şarkı, 27 Mart itibarıyla tüm dijital platformlarda yayınlandı.

İddialı Klip Dikkat Çekiyor

Aytekin Yalçın yönetmenliğinde çekilen klipte Göksel’e İtalyan oyuncu Gennaro Lauro eşlik ediyor. Kırmızı kostümü ve güçlü performansıyla kamera karşısına geçen sanatçı, ayrılık sürecindeki bir kadının aşk ve yıkım arasında gidip gelen duygularını etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Soles Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle yayınlanan “Alev Alev”, Göksel’in 15 Mayıs’ta çıkacak 10. stüdyo albümü “Rüyaların İşi”nin güçlü bir habercisi niteliğinde.

#Göksel #AlevAlev #Rüyalarınİşi #TürkPopMüziği #YeniAlbüm #SolesMüzik #AvrupaMüzik #AytekinYalçın #GennaroLauro #MüzikHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sınırlı Süreli Matcha Milkshake Raflarda

Burger King, yükselen matcha trendini milkshake formunda yeniden yorumlayarak sınırlı süreli Matcha Milkshake ile tüketicilere farklı bir deneyim sunuyor.

Genellikle latte kültürüyle özdeşleşen matcha, Burger King mutfağında ferahlatıcı bir milkshake’e dönüşüyor. Yoğun ve dengeli aromasıyla günün temposuna kısa bir ara vermek isteyenlere eşlik eden ürün, yalnızca bir içecek değil; keyifli bir molanın tamamlayıcı parçası olarak öne çıkıyor.

Türkiye genelindeki restoranlarda sınırlı süreyle sunulan Matcha Milkshake, Burger King’in menü inovasyonuna verdiği önemin güncel bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

 

#BurgerKing #MatchaMilkshake #LezzetDeneyimi #GurmeTrendler #SınırlıSüre #İçecekİnovasyonu #MatchaSeverler #YeniTatlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Alaçatı Ot Festivali Uluslararası Kimlik Kazandı

Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali, ilk kez “uluslararası” unvanıyla kapılarını açıyor. 20–26 Nisan tarihleri arasında “Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleşecek festival, doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirerek Ege mutfağını küresel sahneye taşıyacak.

İstanbul’da düzenlenen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, festivalin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle başladığını ve bugün milyonlara ulaşan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Denizli, festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirterek, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti.

Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazanan festival, 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla düzenlenecek yarışmalarla Alaçatı’yı dünya gastronomi haritasına taşıyacak. Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de festivalin küresel gastronomi dünyasındaki önemine dikkat çekerek, Alaçatı’nın bu yıl uluslararası şeflerin buluşma noktası olacağını söyledi.

Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğünü vurgulayan Denizli, bu yıl seçili otun “körmen” olduğunu açıkladı. Altı gün sürecek programın ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerden öğrenciler de yarışmalara katılacak. Sonraki günlerde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler, yoga ve spor etkinlikleriyle yeniden canlanacak.

Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam gibi sevilen sanatçılar festival sahnesinde yer alarak Alaçatı sokaklarına müzikle eşlik edecek. Ayrıca geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da yapılacak. Festival korteji ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelerek “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim yaratan festival, kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçirerek Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç oluşturdu. Bu yıl da sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağıyla Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor.

Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi amaçlarken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak.

#AlaçatıOtFestivali #KöklerdenDünyaya #Çeşme #EgeMutfağı #Worldchefs #Gastronomi #Sürdürülebilirlik #Körmen #FestivalAtmosferi #TürkiyeEtkinlikleri #KadınEmeği #YerelÜretim #KültürVeDoğa #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Pick-up Segmentinde Güçlü Yenilik: D-Max Yenilendi

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, sağlamlığı ve dayanıklılığıyla öne çıkan pick-up modeli D-Max’i yeniledi. Tasarım, teknoloji, güvenlik ve konfor alanlarında yapılan geliştirmelerle yeni D-Max, kullanıcılarına daha güvenli, daha teknolojik ve daha konforlu bir sürüş sunuyor.

Yeni D-Max’in dış tasarımında yapılan güncellemeler araca daha modern ve güçlü bir görünüm kazandırırken, güncellenen renk kartelası kişiselleştirme seçeneklerini artırıyor. Elektronik direksiyon sistemi (EPS) ile sürüş konforu yükseltilirken, yeni eklenen çevre görüş kamerası ve sürücü izleme sistemi güvenliği destekliyor.

Araç, Şerit Takip Asistanı, Acil Şerit Koruma, Sürücü İzleme Sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatıldı. Ayrıca 4G destekli Acil Çağrı Sistemi (eCall) ve kamera tabanlı çevre görüş sistemi de sürüş güvenliğini artırıyor.

Motor hacmi 2164 cc’ye yükseltilirken, maksimum tork 400 Nm’ye çıkarıldı. Otomatik şanzıman ise 6 ileri yerine 8 ileri olarak güncellendi. İç ve dış tasarımda yapılan yeniliklerle D-Max, daha modern ve güçlü bir karaktere kavuştu.

Yeni Isuzu D-Max, hem iş hem günlük kullanımda pick-up segmentindeki iddiasını güç ve dayanıklılıkla bir adım daha ileri taşıyor.

 

#IsuzuDMax #AnadoluIsuzu #YeniDMax #PickUp #OtomobilHaberi #GüvenliSürüş #TeknolojiVeKonfor #AraçYenilikleri #Otomotiv #SürüşDeneyimi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Cola Turka, Beşiktaş’a “Efsane Sponsor” Olarak Geri Döndü

Türkiye’nin sevilen içecek markalarından Cola Turka, Beşiktaş JK Futbol Takımı ile yıllar sonra yeniden buluşuyor. Marka, 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarında siyah-beyazlı kulübün forma ön şort sponsoru olarak sahalara dönüyor.

DyDo DRINCO Türkiye bünyesinde faaliyet gösteren Cola Turka, anlaşma kapsamında 2027 sezonu sonuna kadar Beşiktaş formalarında yer alacak. Sponsorluk, stadyum içi LED ekran video görünürlükleri ve alan logo giydirmeleriyle de desteklenecek.

Cola Turka ile Beşiktaş arasındaki bağ, 2005–2010 yılları arasında kulübün isim sponsorluğu ile hafızalara kazınmıştı. O dönemde “Beşiktaş Cola Turka” olarak anılan siyah-beyazlı ekip, taraftarların unutulmaz hatıralarında yer aldı. Yeni anlaşma, bu köklü geçmişi yeniden canlandırarak markayı “Efsane Sponsor” olarak geri getiriyor.

İki sezon boyunca Beşiktaş formalarında yer alacak Cola Turka logosu, taraftarlarla yeniden aynı heyecanı paylaşacak ve sahadaki mücadeleye eşlik edecek.

 

#ColaTurka #BeşiktaşJK #EfsaneSponsor #FormaSponsoru #SiyahBeyaz #SporSponsorluk #FutbolSevgisi #BeşiktaşForması #DyDoDrinco #SporHaberi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Meme kanseri tedavisinde yeni dönem

Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, doğru zamanda başlanan tedaviyle hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini belirterek “Eskiden meme kanseri denince hastalar ve yakınları için akla hemen umutsuz bir tablo gelirdi. Ama artık bu durum değişti; meme kanseri, tıpkı diyabet ve hipertansiyon gibi uzun süre kontrol altında tutulabilen bir hastalık haline geldi. Bu nedenle tanı alan hastalarımızın umutsuzluğa kapılmadan, alternatif yöntemlere başvurmadan onkoloji hekimine başvurması ve tedavisine başlaması büyük önem taşıyor” diyor. Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, hastaların bu sayede yaşam sürelerinin uzadığını ve günlük yaşamlarının kaliteli bir şekilde devam edebildiğini belirterek “Özel bir teknolojiyle geliştirilen antikor-ilaç konjugatlarının meme kanseri tedavisinde kullanıma girmesiyle çok iyi sonuçlar elde edildi. Bu teknoloji sayesinde antikora bağlı olarak taşınan kemoterapi ilacı doğrudan kanser hücresine ulaştırılarak sağlıklı dokulara verilen zarar önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Tüm hasta grubunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan HER2 pozitif meme kanserinde, damardan başlanan akıllı ilaçlar sayesinde hastaların tüm lezyonları gerileyerek hastalık kontrolü sağlanarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmekteler. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan östrojen duyarlı metastatik meme kanserli hastalar bazen sadece evde ağızdan aldıkları akıllı ilaçlar ve endokrin tablet sayesinde kansersiz bir şekilde yıllarca normal yaşantılarını sürdürebilmekteler” diyor.

Prof. Dr. Özge Gümüşay

Prof. Dr. Özge Gümüşay

Kişiye özel tedavi modeli

Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede hem hastalarımıza hem bizlere umut vermeye devam ediyor.”

Anne olmaya engel değil!

Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor. Prof. Dr. Gümüşay bu konuda endişeleri gideren bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır, bu da yapılan çalışma ile doğrulanmıştır.”

Öte yandan meme kanseri olan hastaların, aldıkları endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay “Yapılan çalışmada görüldü ki, sıcak basması gibi yaşam kalitesini bozan yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilacın günlük pratiğe girmesi beklenmektedir” diyor.

Üçlü negatif meme kanserinde artık sonuçlar daha iyi

Özellikle genç kadınlarda ve BRCA gen mutasyonu bulunan kadınlarda daha sık görülen üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, bu alt tipin geçmişte daha agresif seyreden bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Önceden sadece kemoterapi ile yönetilen bu alt tipte, immünoterapi ve yeni nesil antikor-ilaç konjugatları sayesinde tedavi başarısının önemli ölçüde iyileştiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, şu bilgileri veriyor: “Son yıllarda üçlü negatif meme kanseri tedavisinde iki önemli gelişme yaşandı. Bunlardan ilki immünoterapi, diğeri ise yeni nesil antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu tedaviler sayesinde hastalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Erken evrede ameliyat öncesi kemoterapiye immünoterapi eklenmesi artık standart tedavi olup ülkemizde SGK ödeme kapsamındadır. Metastatik hastalıkta ise özellikle PD-L1 pozitif hastalarda immünoterapi önemli fayda sağlamaktadır”

Yaşam kalitesini artıran destek tedaviler

Tedavideki gelişmelerin yalnızca kanseri hedeflemekle sınırlı kalmayıp, hastaların yaşam kalitesini korumayı da amaçladığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, şöyle konuşuyor: “Bulantı için geliştirilen ilaçlar sayesinde bulantı ve kusma büyük ölçüde kontrol altına alınmaktadır. Enfeksiyona karşı; kemoterapi sonrası uygulanan kan yükseltici iğneler, grip aşısı, zatürre aşısı ve zona aşısı gibi koruyucu önlemler alınmaktadır. Sosyal ve psikolojik olarak süreci zorlaştıran saç dökülmesine yönelik kemoterapi sırasında uygulanan -saçlı deri soğutma işlemleri- saç dökülmesi önemli ölçüde azalmakta ve hastaların psikolojik yükünü hafifletmektedir.”

#MemeKanseri #Akıllıİlaçlar #İmmünoterapi #SağlıkHaberi #Onkoloji #KadınSağlığı #KanserTedavisi #YaşamKalitesi #TıpVeTeknoloji #SağlıktaYeniDönem #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity