Yazılar

Hilton İstanbul Bosphorus’ta yılbaşı ruhunu yaşatıyor

Hilton İstanbul Bosphorus’ta yılbaşı ruhunu yaşatıyor

Aralık ayı boyunca konuklarına yılbaşı ruhunu yaşatacak olan Hilton İstanbul Bosphorus, yılbaşı gecesi için hazırladığı birbirinden özel programlarla sizleri bekliyor.

Boğaz manzarasına hakim konumda bulunan restoranı Bosphorus Terrace ve Hilton asaletinin simgesi Balo salonunda gerçekleştireceği yılbaşı programlarıyla konuklarına eşsiz bir ziyafet yaşatacak.

Noel;

Noel ruhunu yaşamak isteyen yerli ve yabancı misafirlerini de unutmadı. Noel’e özel dekoru ve müzikleriyle Bosphorus Terrace Restaurant’da 24 Aralık gecesi gerçekleşecek olan Noel akşam yemeği büfesinde salata çeşitlerinden yerli ve ithal peynir çeşitlerine; Türk mutfağının geleneksel mezelerinden, içinizi ısıtacak çorba çeşitlerine lezzetli başlangıçlar yer alacak.

Şov istasyonunda ise hardal ve biberle kaplanmış dana kaburga ve Noel gecesinin vazgeçilmezi ağır ateşte pişmiş hindi, açık büfenin öne çıkan spesiyalleri arasında yer alacak.

25 Aralık günü yine Bosphorus Terrace Restaurant’da gerçekleşecek Noel Brunch’ı da, bu özel dönemi kutlamak isteyen misafirlerini canlı müzik eşliğinde geleneksel ve bir o kadar da özel bir brunch ile ağırlayacak. Ilık Noel pudingleri, elmalı ve balkabağı tart, kestaneli cheesecake ise açık büfenin Noel temalı tatlı seçkisinden öne çıkan lezzetler arasında yer alacak.

Yılbaşı;

Hilton şeflerinin geceye özel hazırladığı “Yıldızların altında yeni yıl gala” menüsü, 2020 yılına lezzet dolu bir giriş yapmak isteyenleri bekleyecek. Şehrin en şık balo salonlarından birine sahip olan Hilton İstanbul Bosphorus’un yeni yıl balosunda ziyafet, Istakoz “Lollipop” ve Ördek Kornet ile başlayacak. Lezzet şöleni Calvados ile lezzetlendirilmiş Kaz Ciğeri Terrine ile devam edecek. Gala menüsünde ara sıcak olarak servis edilecek Dağlanmış Deniz Levreği Filetosu’na ise şampanya ve gül şerbeti eşlik edecek. Ana yemek seçiminde bu sene Siyah Trüf Mantarı ve Tatlı Patates “Croquette” ile servis edilen dana madalyonlarını tercih eden Hilton İstanbul Bosphorus, finalde Valrhona Jivara çikolata pasta, Ameretto dondurma, Balkabağı, Cevizli Gevrek ve Praline ile yeni yıla en tatlı girişi yapmanızı sağlayacak. Gala yemeğine, yılbaşı gecesine eğlence katacak Latin ezgilerinden Jazz’a, Türkçe şarkılardan popüler hit parçalara uzanan keyifli canlı müzik performansları da eşlik edecek.

Alternatif kutlama;

Alternatif kutlamalar için Hilton İstanbul Bosphorus’taki alternatif eğlencenin adresi ise Veranda Terrace Bar olacak. Bir adet yerli içeceğin dahil olduğu yılbaşı kutlaması paketi alternatifi sunan Veranda Terrace Bar, arzu eden misafirler için A la Carte menüsünden servis de yapacak. Canlı perküsyon şov ve DJ performans eşliğinde, Boğazın ve otelin bahçelerinin harika manzarasına karşı kutlayacağınız yılbaşı unutulmazlar arasındaki yerini alacak.

Konaklama paketi;

Misafirlerin tercihine göre Bosphorus Terrace Restaurant ya da Balo salonundaki yeni yıl yemeği, 31 Aralık gecesi Hilton’da konaklama ayrıcalığı ve yeni yılın ilk günü Bosphorus Terrace Restaurant’ta düzenlenecek yeni yıl brunch’ının dahil olduğu paket yeni yıl coşkusunu uzun uzun yaşamak isteyen misafirleri bekliyor.

Bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için 0212 315 60 00 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

 

 

Pause Dergi Konuk DJ Serdar Ayyıldız 

Pause Dergi Konuk DJ Serdar Ayyıldız

Serdar Ayyıldız, 1995 yılında radyo DJ’liği yaparak başladığı profesyonel meslek hayatına, kulüp DJ’liği ile devam etti. Bu süre zarfında Türkiye ve yurtdışında birçok mekan, gece kulübü, festival ve defilede performans sergiledi. Uzun yıllara dayanan kariyeri nedeniyle birçok ünlü mekanda profesyonel anlamda müzik direktörlüğü de yaptı. 2000’li yıllarda gelişen stüdyo teknolojilerini yakından takip ederek DJ’liğin yanında remix ve prodüksiyon çalışmaları gerçekleştirdi. Sadece yabancı müzik dinleyen Türk elektronik müzik dinleyicilerini, yaptığı farklı sound’larla Türkçe remix’le tanıştırdı ve bu alanda yeni bir sayfa açılmasını sağladı.

Tarkan, Ferhat Göçer, Mustafa Ceceli, Emre Aydın, Gülden Mutlu, Yıldız Tilbe, Soner Arıca, Yeşim Salkım, Keremcem, Atiye, Aynur Aydın, Kendi, Zeliha Sunal, Aydın Kurtoğlu, Hande Ataizi, Tuğba Özerk ve Ege Çubukçu gibi sanatçıların albümlerinde çalışmalar gerçekleştiren ünlü DJ, yaptığı parçalarla Avrupa müzik listelerine de girmeyi başardı. Tarihte ilk DJ mixer’ini üreten İspanyol şirket ECLER’in her ülkede var olan ulusal ‘Ecler DJ Divison’ını Türkiye’de kuran Ayyıldız, İstanbul ve Eskişehir’de DJ okulları da açtı ve birçok üniversitede seminer ve eğitimler verdi.

 

Top 10

1- Serdar Ayyıldız – King of the Night

2- Block & Crown feat Francis Goodman – Gettin Jiggy Wit it

3 – Matt Sassari – Put A Record on

4- Purple Disco Machine – Emotion

5 – Sean Finn & Paul Jockey – Dare Me

6- Serdar Ayyıldız – Halikarnas

7 – David Penn – Nobody

8 – Meduza vs Fisher – Little Piece ( Samuele Sartini Ibiza Sunset Mix )

9- Phanoman – Balabania

10 – Monolink – Return to Oz ( Artbat Remix)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İngev Başkanı Vural Çakır “Gerçekçi ve cesur”

Brand City

İNGEV Başkanı Vural Çakır “Gerçekçi ve cesur”

Geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin geri dönüşü konusunda yaygın siyasi pozisyonların tümü birbirine benziyor. “Suriye’de sorunlar çözülsün (çözülecek) ve ülkelerine geri dönsünler (dönecekler)”. Güvenli bölge yaratmanın bir önemli gerekçesi de bu şekilde.

İkili konuşmalarda  ise resmi söylemelerin aksine . “Suriye’ye dönüş zayıf ihtimal “

Önümüzdeki iki  kuşak boyunca Ülkemizin en önemli  meselelerinden birisi olacak soruna yaklaşım bu gerçekçi olmayan teze dayanmamalı.

Dünya mülteci pratiği geri dönüşün belli koşullarda mümkün olduğunu gösterir. Mülteciler sınırda özel olarak oluşturulmuş alanlarda (kamplarda) yaşıyorsa ve mültecilik süresi kısa ise geri dönülüyor.

Ev sahibi toplulukla iç içe geçilmişse, süre uzamışsa, kendilerine yeni bir hayat kurmak zorunda kalmışlar ise geri dönüş eğilimi düşük.

Türkiye’de geçici koruma statüsünde 4 milyona yakın Suriyeli var. Bunların yalnızca, evet yalnızca 63 bini  kamplarda bulunuyor. Geriye kalanı  ev sahibi toplum  ile iç içe geçmiş olarak şehirlerde yaşıyor. Kendilerine bir hayat kurmuşlar. çok büyük  zorluklar içindeler,  ama bir hayat kurmuş durumdalar.

600 bini aşkın çocuk  eğitim sisteminin içine girmiş, okullaşmış  durumda ve Türkçe eğitim görüyor.Üniversitede okuyanların sayısı 27 bin.

Çalışma izini alanların sayısı 35 bine yaklaşıyor.  İş gücü piyasasında 800 bin dolayında Suriyeli var. Suriyelilerin kurduğu şirket sayısı 15 bini aştı, esnaf konumundakilerle birlikte toplam 35-40 bin olarak tahmin ediliyor.

Yoğun olarak bulundukları bölgelerde kendi  “eko sistemleri” oluşmuş durumda. Yani yöresel yemeklerini, içeceklerini, alışveriş mekanlarını oluşturmuş durumdalar. Tıpkı Almanya’daki  birinci kuşak Türklerin almanca öğrenmeden ve bulundukları ülke kültürüne uyum sağlamadan hayatlarını sürdürebildikleri gibi, yaşlı Suriyeliler de bildikleri hayatı Arapça ile sürdürebiliyorlar.

Sonuçta,bütün dinamikleriyle  Ülkemizdeki Suriyeliler  Türkiye günlük yaşamının içine yerleşmiş, yeni bir hayatın temellerini atmış durumdalar.

Bu içiçelik sürerken “ sizin geçici koruma kimlikleriniz  iptal ettik,  işte şurada Suriye’ye kalkan otobüsler var, haydi siz  4 milyon insan kuyruğa girin otobüslere,trenlere binin ve Suriye’ye dönün, orada yeniden bir hayat kurmaya başlayın” denemeyeceği açık.“ Sevgili  çocuklular sizi okullarınızdan alıyoruz , hadi bakalım Suriye’ye  gidiyorsunuz “ denilebilir mi ?

Suriye  hemen yarın güvenli bölge haline gelse bile yapılamaz.

Daha gerçekçi ve daha cesur bir stratejiye ve onun dile gelmesine ihtiyacımız var. Cesur , çünkü birçok unsur birleşerek Türk -Suriyeli  ilişkisini başlıca sosyal uyumsuzluk noktalarından birisi haline getirdi.  Başka bir söylem seçmen oyunu etkileyecek siyasal riskler taşıyor.

Gerçekçi olan ise öncelikle Suriyelilerin  büyük çoğunluğunun bu ülkenin bir parçası olduğunu Kabul ederek buna göre stratejiyi ayarlamak.

Meselenin Ülkemizde  gittikçe büyüyecek bir çatışma alanı değil bir avantaj olabilmesini  sağlayabilmek,gelecekte yeniden inşa  edilecek Suriye ile güçlü  bir köprü sağlamasına da zemin hazırlamak.

Bu nedenle Ülkemizdeki Sosyal uyumu çok ciddiye almalıyız; bizim kültürümüzü , iş hayatından kadın erkek ilişkilerine kadar her alanda hissetmelerini sağlayacak; bizim de onların davranışlarını  doğru anlamamızı sağlayacak geniş kapsamlı bir uyum bakışına ihtiyacımız var. Özellikle ev sahibi toplum farkındalığı çok yükselmeli…

Bu yeni durumun yüklerini kaldırırken, zenginliklerini de daha iyi değerlendirebiliriz.

İngev’de yürüttüğümüz bir proje için mentorluk yaptığım Suriyelilerin sahip olduğu iki tekstil kuruluşu geçen ay Libya’dan 900 parçalık elbise siparişi aldı.  Arapça  konuşulan ülkelerle ticaret açısından yeni bir potansiyel.

Ülkemizdeki Suriyelileri  stratejik olarak Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak düşünüp, aşamalı olarak ve belli koşullar altında vatandaşımız haline getirmeliyiz.  Geri dönüşün artık çoğunluk için değil azınlık için mümkün olacağını öngörmeliyiz. Gelecek kuşaklara yeni bir  çatışma alanı değil zenginlik bırakabilmek için

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gizem Özdilli “20 Soruda Ben”

Pause Dergi klasiği olan “20 Soruda Ben” konuğu manken, yazar, sunucu Gizem Özdilli oldu.

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Savurganlığım hiç olmadı. Belki renkli bir dünyada yaşadığımız için savurgan görünüyor olabiliriz.  Zamanı bile savurgan kullanmam.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Her zaman yüzleşirim. Hem de konu ben olunca, kendime çok acımasız eleştiride bulunurum.

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Ben kaderciyim. Bir şey olmuyorsa bunun mutlaka bir nedeni vardır. Onun için keşkelerim olmadı.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

Hakkımda ve yüzüme karşı hep güzel şeyler söylendi. Ben insanlarla değil işim ile uğraşırım.

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Düşündüm… Yok diyebilirim.

6-Neyi romantik bulursunuz?

Hiç romantik biri olmadım.

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Diğer kadınların aksine benim en çok para harcadığım şey Jean pantolondur. Makyaj malzemeleri pantolonlarımın önüne geçemedi.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Belki tuhaf sayılmaz ama depremde göçükte kalmak. Hayali bile beni korkutuyor.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Benim yok. Kimsenin de öyle olduğunu düşünmüyorum.

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Artı ve eksi eksileri olan bir durum… Ve yönetilmesi gereken bir hayat…

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Bazılarının evet.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İngilizcem var ama aksanlı konuşamam.

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Tabi yedek planlarım var. Bir söz var; “Kul kurar, kader gülermiş”

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Hayıırrrrr tabi ki…

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Işık hızı ile hareket etmek

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Bu devirde yalnız başına çalışıp yaşayıp güçlü kaldığım için “Kendim” diyebilirim.

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Güvenilir ve adil olmak. Ve bu yapıda insanlarla yol almak.

18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

İki adet yemek kitabım var. Bana sorulan en yanlış soru.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

K.K.T.C. Girne şehrinde. Hem sıcak hem de çok sakin.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Rio Karnavalı. Benim için en güzel, en renkli, en maceralı tatil oldu.

Canon EOS-1D X Mark III hızı ve özelikleri sizi şaşırtacak

Canon EOS-1D X Mark III hızı ve özeliklerine şaşıracaksınız

Canon, spor ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı gibi macera ve aksiyon fotoğrafları ile ilgilenen profesyonel tutkunlar için EOS-1D X Mark III modelini tasarladı. Üstün otomatik odaklanma teknolojisiyle hareketli anların her bir detayının gerçeğe yakın bir netlikte ve hızda yakalanmasına fırsat veren bu yeni fotoğraf makinesi, hafif ve dayanıklı tasarımı ile ister dış ister iç tüm mekanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor.

Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, dünya çapında spor ve vahşi yaşam fotoğrafçıları tarafından saygı duyulan EOS-1D X Mark II’nin devamı niteliğinde olan EOS-1D X Mark III modelini geliştirdiğini duyurdu. Profesyonel fotoğrafçıların geri bildirimleri doğrultusunda tasarlanan EOS-1D X Mark III, iyileştirilen görüntü kalitesi, üstün video çekme becerisi ve otomatik odaklanma özelliği doğrultusunda etkileyici karelere imza atılmasına yardımcı oluyor.

Fotoğraf makinesinin yeni otomatik odaklanma algoritması, her çekimde doğru odak takibi yapılmasına fırsat vererek optik vizör ve canlı izleme modundaki çekimlerde dengeyi ve takibi iyileştiriyor. AF parlaklık aralığı sunan EOS-1D X Mark III, fotoğrafçıların “ideal çekimlerini” elde etmelerini sağlayan çeşitli otomatik odaklanma becerileri sunuyor. Canlı İzleme çekim modunda kullananlar, Dual Pixel CMOS AF sistemi ile 525 AF alanını kullanabiliyor. EOS-1D X Mark III, kullanıcı optik vizör ile (yaklaşık 16 kare/sn’ye kadar mekanik deklanşörle) veya Canlı İzleme (yaklaşık 20 kare/sn’ye kadar mekanik veya elektronik deklanşörle) çekimlerinde full AF ve AE sayesinde çok daha yüksek çekim hızlarında kullanılmasına olanak tanıyor.

EOS-1D X Mark III, HEIF dosya formatında 10 bit ile fotoğraf çekme becerine sahip yüksek ISO hızlarında dahi harika görüntü kalitesi sunan yepyeni bir CMOS sensörü ve DIGIC işlemcisi tarafından destekleniyor. Ayrıca yeni ürün, 4K çözünürlüğün gücü ve 10 bit Canon Log dahili kayıt ile 4K60p dahil sinematografik videolar çekme kapasitesi sayesinde videoların gerçeğine yakın bir görüntü kalitesinde çekilmesini sağlıyor.

Anında sosyal medya

EOS-1D X Mark III; GPS özelliğine ek olarak düşük enerji tüketen Bluetooth ve dahili Wi-Fi özellikleri sayesinde görüntülerin sosyal medyada hızlıca paylaşılmasını sağladığı gibi e-posta olarak iletilmesini de kolaylaştırıyor.

Hafif ve sağlam gövdesiyle her türlü darbeye dayanıklı olan EOS-1D X Mark III, su geçirmeyen mükemmel donanımı sayesinde yağmurlu ve rüzgarlı hava koşullarında dahi fotoğraf severlerin tutkunlarının peşinden gidebilmelerine yardımcı oluyor.

HONOR 9X Türkiye’ye Geliyor

HONOR 9X Türkiye’ye Geliyor

Teknolojiyi gençlerin ihtiyaçlarına adapte etmek için HUAWEI Technologies çatısı altında kesintisiz Ar-Ge çalışmalarıyla değer yaratan HONOR, kısa süre içerisinde Türkiye piyasasına sunulacak.  Yeni HONOR 9X modeli, Çin’deki 11 Kasım fırsatlarında 8 farklı online mağazada kendi kategorisinde en çok satan akıllı telefon oldu. HONOR 8A akıllı telefon, Flypods Lite Bluetooth kulaklık ve AM61 Bluetooth kulaklık, eşi benzeri olmayan bir fırsat avantajıyla kullanıcıların beğenisine sunuldu. Hızlı davranan kullanıcılar cep telefonu stoklarını sadece bir dakika üç saniyede içerisinde tüketti.

19 Kasım günü Türkiye tanıtımı yapılacak olan HONOR 9X, özellikle dış tasarımı ve Pop-up kamerasıyla ön plana çıkıyor. Şık görünümü ve dinamik yapısıyla özellikle gençlere ve genç hissedenlere yönelik HONOR 9X, 4000mAH gücündeki bataryasıyla da gün aşırı kullanım sunuyor.

HONOR Türkiye CEO’su Kevin Kong, konu hakkındaki açıklamasında ise şunları söyledi: “HONOR 9X’in gerek Çin’de, gerek diğer ülkelerdeki başarısını, 19 Kasım’dan itibaren Türkiye’de de göstermeye hazırlanıyoruz. Özellikle ekranda yer kaplamayan ve telefonun içerisinden istendiği zaman dışarı çıkarılabilen Pop-Up kamera ve dinamik tasarımıyla bu yeni telefonun kullanıcılarımızın hayatında önemli bir yer edineceğini düşünüyoruz.”

Tat Organik Serisi’nin yeni lezzetleri

Tat Organik Serisi’nin yeni lezzetleri

Ege bölgesinde yetişen ve mevsiminde toplanmış organik domates ve biberlerden ürettiği Tat Organik Domates Salçası ve Tat Organik Biber Salçası ile Tat’ın organik ürün ailesi genişliyor.   50 yıldan uzun süredir  gıda sektöründe hizmet veren  firma“Tat Organik Serisi”ne iki yeni ürün ekledi.

Ege bölgesinde yetiştirilen ve mevsiminde özenle toplanan katkısız, koruyucusuz organik domateslerden üretilen “Tat Organik Domates Rendesi” ve “Tat Organik Doğranmış Domates”i geçen yıl kullanıcılarına sunan Tat, bu yıl ürün gamına “Tat Organik Domates Salça” ve “Tat Organik Biber Salça”yı ekledi. Geçtiğimiz yıl ilk olarak organik domates ürünlerini piyasaya sunan Tat, bu sene de organik salçalarını yine cam kavanozlarda tüketicinin beğenisine sunuyor. Tat Organik Seri ürünlerinin tamamına Migros ve Macro Center mağazalarından ulaşabilirsiniz.

 

 

Elexus Hotel’de Noel Pazarı

Elexus Hotel’de Noel Pazarı

Yeni yılın gelmesiyle Avrupa’da kurulan devasa (Noel Pazarları) Yılbaşı Pazarlarını görmek için uzaklara gitmek yerine rotanızı Kıbrıs Elexus Hotel’e çevirmeniz yeterli.

Özel olarak dekore ettiği yılbaşı pazarıyla yeni yıl ruhunu Aralık ayı boyunca hissedeceksiniz. Otelin ünlü şeflerinin şeker ve kurabiyelerden tasarladıkları yenilen evler ise marketin en tatlı üyeleri… Yeni yıl için kurulan şekerden yapılmış devasa evler kiremit renginde gözüken tuğlaları zencefilli ekmekle inşaa ediliyor. Gelenekselleşen yılbaşı marketi konseptine heyecan getiren otelin bu özgün atmosferinde Elexus mutfağında üretilen kurabiye çeşitleri, kekler ve pastalardan alışveriş yapmakta mümkün… Şenlik havasında geçen Yılbaşı Pazarı adeta bir yeni yıl meydanını anımsatıyor. Kardan adamdan Ren geyiğine Neol Baba’dan yapay karlara kadar uzanan ayrıntılarla dekore edilen orijinal yeni yıl süslemeleri sayesinde senin en keyifli anları yaşanıyor.

Four Seasons Hotels yeni yıla hazır

Four Seasons Hotels yeni yıla hazır

Four Seasons Hotel Bosphorus ve Four Seasons Hotel Sultanahmet yeni yıla özel eğlence, lezzet ve keyif dolu programlar hazırladı.

Four Seasons Hotel Bosphorus; 

Four Seasons Hotel Bosphorus yeni yılı aralık ayı boyunca devam edecek özel programlarla karşılamaya hazırlanıyor. Lobide gün boyunca, yeni yıl ruhunu yansıtan dekorasyon eşliğinde, misafirlere salep, sıcak çikolata gibi sıcak içeceklerin ikram edileceği özel bir köşe yer alıyor. Melez Tea tarafından sunulan Noel çaylarının yanı sıra konuklara zencefilli kurabiye, yeni yıl şekerlemeleri, kuruyemişler gibi lezzetlerle bir festival dönemi hissi yaşatılıyor. Boğaz’ın eşsiz güzelliğinden ayrılmak istemeyenler otelin teras bölümünde yılbaşı ışıkları ile aydınlatılan 14 adet cam iglo keyif yapabilir.

Kış Şehri;

Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlediği ve büyük ilgi göre Kış Şehri’ni bu yıl yeniden İstanbullularla buluşturuyor. 1 Aralık tarihi itibariyle Kış Şehri; buz pisti, sokak lezzetlerinin sunulduğu yeme içme istasyonları ve çocuk oyunlarıyla bu yıl da bir kış masalı yaşatıyor. 1 Aralık-1 Mart tarihleri arasında şehrin buluşma noktası haline gelecek.

21-29 Aralık günlerinde Kış Şehri’nde düzenlenecek Christmas Market, alışverişin yanı sıra konserler, workshoplar ve çeşitli performanslarla yeni yıl coşkusunu daha çok yaşatıyor. Kış Şehri alanında kurulacak Pazar’da minik kulübeler içinde moda, aksesuar, dekorasyon sektöründeki tanınmış markaların ürün satışı gerçekleşiyor. Atlıkarınca gibi eğlenceli aktivitelerin de yer alacağı Noel Pazarı hafta içi 16:00- 22:30 saatleri arasında, hafta sonu iki farklı saatte, 12:00-17:30 ve 18:00-23:00 arasında konuklarını ağırlıyor. Bu etkinliğin bilet satışları ise Biletix üzerinden gerçekleşiyor.

 Noel Kutlamaları; 

Aqua Restaurant’ta 22 Aralık’ta düzenlenecek Sunday Festival Brunch’ı Noel ruhunu yaşatan özel dekorasyonu ile misafirlere servis ediliyor. 25 Aralık günü, zarif dekorasyonu ile 3 aşamalı hazırlanan eşsiz lezzetleri sunan Noel öğle yemeği, 24 Aralık akşamı ise 4 aşamalı Noel yemeği Aqua Restaurant’ta misafirleri yeni yıla hazırlıyor. Orkinos, kaz & tavuk ciğeri, dana tartar ve ızgara ahtapot şişten oluşan başlangıçları “Ördek Capeletti”, kestane, dana beykın, balkabağı, kuru kayısı ve kaz ciğer ile “Hindi Sarma” takip ediyor. Bu özel lezzetler ev yapımı cevizli dondurma eşliğinde sunulan “Ilık çikolatalı tarçınlı balkabağı kek” ile sonlanıyor.

Yılbaşı Gecesi; 

Yeni yıla büyüleyici bir atmosferde, lezzetli yemekler ve müzikler eşliğinde girmek isteyenler için çok özel programlar hazırladı.  Aqua’da düzenlenecek “Mysterious Garden” temalı Yılbaşı Gala Yemeğinde, 6 aşamalı bir menü ile lezzet şöleni sunuluyor.  Bu şölende; “Marine Palamut”, mandalina, zencefil, kişnişle tereyağında poşe edilmiş “Istakoz”, “Yabani Mantar ve Çam Aromalı Ravyoli”, “Izgara Levrek”, “Fırınlanmış Bonfile” ve baharatlı karamelize armut, misket limon bezesi ile “Kestane Topu” yer alıyor. Gizli bahçe konseptiyle hazırlanmış ve zümrüt yeşili ile dore renklerinin hâkim olduğu mekânda, Özge Erdeniz ve orkestrası sahne alıyor, solo saksafon DJ performansla konuklara eğlenceli bir yeni yıl partisi yaşatılıyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus Balo Salonu’nda ise Blaze In the Dark Gala Yemeği teması ile düzenlenecek yılbaşı kutlamasında, 5 aşamalı menü eşliğinde Danna Leese konuklara unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Bu beş aşamalı damak hafızasında iz bırakacak menüde; “Füme Deniz Tarağı”, siyah trüflü “Gnocchi”, “Kalkan Fileto”, “Dana Bonfile” ve egzotik kremalı “Manjari Çikolatalı Mus” bulunuyor. Eğlenceli detaylarla dolu gece, dans şovlarıyla, solo keman Dj performansla ve Purple Hand Band’in canlı performansı ile yeni yılın ilk saatlerine kadar sürüyor.

 Yılın İlk Kahvaltısı; 

Yılın ilk brunch’ı 11:30-15:00 saatleri arasında Hande Ateş ve orkestrası eşliğinde dünya ve Türk mutfaklarından zengin bir büfede barbekü, döner, Cağ kebabı gibi enfes lezzetlerle birlikte Aqua Restaurant’ta sunuluyor.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için: 0212 381 42 40

 

Four Seasons Hotel Sultanahmet;

Otel, bu yıl da yılbaşının ruhunu ve mutluluğunu özel olarak tasarlanan büyük “ginger house” ile daha eğlenceli boyutlara taşırken, lobideki küçük Noel evleri, bu yıl da yerlerini almaya hazırlanıyor. Aralık ayı boyunca lobide sunulan ayva, nar, ceviz ve fındık gibi lezzetler misafirlere lezzetli bir hoş geldin duygusu yaşatıyor.

Four Seasons Hotel Sultanahmet aralık ayında misafirlerine, pamuk şeker, sıcak şarap, zencefilli kurabiyeler, yeni yıl cupcake’leri, sahlep ve sıcak çikolata ile yılbaşına özel mutluluk veren lezzetler sunuyor. Pazar günleri kurulan Çay Saati büfesinden önce, Pasta Şefi Yalçın Köse ile düzenlenecek çocuklara özel çikolata ve zencefilli kurabiye yapım atölyeleri kutlamalara tatlı bir keyif ekliyor. Ayrıca 15-31 Aralık günlerinde her gün misafirlere A’YA Teras’ta kamp ateşi etrafında marshmallow, kestane ve mısır servis ediliyor.

 Noel; 

Noel için otelde 24 Aralık’ta dört aşamalı akşam yemeği, 25 Aralık günü ise üç aşamalı öğle yemeği ve dört aşamalı akşam yemeği seçenekleri sunuluyor. Kutlama yemeği havasındaki birbirinden özel alternatifler Noel’i birlikte geçirmek isteyen ailelere benzersiz bir ortam hazırlıyor. Menüde ezilmiş avokado ve yeşil elma ile “Somon Gravlax”, “Capeletti”, seçenekli olarak sunulan “Hindi Göğüs” veya tereyağı ile pişirilmiş “Dülgerbalığı” sunuluyor. Bu eşsiz lezzetleri “Avokado Sufle” tamamlıyor.

Yeni yıl kutlamaları;

31 Aralık yılbaşı gecesi Four Seasons Hotel Sultanahmet yeni yılı karşılamak üzere Balo Salonu’nda “Masquerade” temalı özel bir gece düzenliyor. Parlak renklerle ışıltıların ön planda olacağı dekorasyonu ve dört aşamalı lezzetli menüsüyle misafirlere keyifli bir atmosfer sunuyor. Şefin ikramıyla başlayan menü “İstakoz Madalyon”, kestane ve balkabağı ile siyah trüf ve kekik yağı eşliğinde “Şeker Ravyoli ve Bıldırcın Confit” ile devam ediyor. Ana yemekte sous-vide yöntemi ile pişirilmiş “Lagos Balığı” veya “Izgara Dana Fileto & Panelenmiş Dana Kaburgası” seçenekli olarak sunuluyor. Menüyü beyaz çikolata, mascarpone krema, gevrek baklava hamuru ile “Kış Baharatları” tatlısı finalize ediyor. Bu eşsiz lezzetlere Mine ve Orkestrasının keyifli şarkıları eşlik ederken, Cello Vox Grubu ve DJ performansı da damga vuruyor.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için, SEASONS Restaurant: 0552 402 31 00

Litte Caesars sektöründe ISO 9001 belgesi alan ilk marka oldu

Litte Caesars sektöründe ISO 9001 belgesi alan ilk marka oldu

Bu sene 60. yılını kutlayan sevilen pizza markası Little Caesars; nefis kenar, “bir alana bir bedava” konsepti gibi sektöre yön veren ilklerine bir yenisini daha ekledi. Little Caesars Türkiye, kurduğu etkili ve sürdürebilir yönetim sistemleri ile gıda perakende sektörü fast food kategorisinde ilk ISO 9001 Belgesi alan marka oldu.

Türkiye’de ilklerin mucidi Little Caesars, 60. yılında Türkiye’de yine bir ilke imza attı. Bugün beş kıtada 6 bine yakın restoranla tüketicilere ulaşan, ülkemizde Çelebi Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Little Caesars, gıda perakende sektörü, fast food kategorisinde ilk ISO 9001 Belgesi alan marka oldu.

Ankara, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Hatay, İstanbul, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Zonguldak’ta 80’i aşkın şube ile hizmet veren Little Caesars’ın bu belgeyi almasındaki en önemli etmenin kurdukları etkili ve sürdürebilir yönetim sistemi olduğunu anlatan Little Caesars Türkiye Genel Müdürü Banu Arıduru: “Türkiye’de gıda perakende sektörü fast food kategorisinde ilk ISO 9001 Belgesi alan marka Little Caesars oldu”dedi.