Yazılar

20 soruda ben bu ay ki konuğu oyuncu sunucu Seray Sever

20 soruda ben bu ay ki konuğu oyuncu sunucu Seray Sever

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Savurganlık yaptığım olur ara ara. Sanıyorum her kadının hayatında oluyor.

Ama küçükken daha çok savurganlık yapabiliyordum. İlk savurganlığımı aslında hatırlamıyorum ama dönem dönem belki de hakkettiğinden çok daha pahalı olan bir çantaya ve ayakkabıya çok yüksek para vermiş olabilirim sonuçta çok sevdiğim bir şeye bedelinden yüksek para vermiş olabilirim. Aslında savurganlık saymıyorum çok sevdiğin bir şeyi almak savurganlık değil mutlu ediyorsa…

 

  1. Kendinle yüzleşir misin?

Kendimle yüzleşir miyim evet hem de çok yüzleşirim. Çünkü hiperaktif olduğum için çok hızlı hareket ederim bazen önce konuşur sonra ne söylediğini duyarım gibi durumlar yaşarım. Bazı şeyleri aslında her insanın sorgulaması gerekir. Kendisiyle yüzleşmesi gerekir diye düşünüyorum ki farkındalık mertebesine ulaşsın kendisini geliştirsin. Yine de insan kendisiyle yüzleşirken kendisini çok dövmemeli diye düşünüyorum. Her aşamada affederek severek her olayda hayır vardır diyerek ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum.

 

  1. Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Keşke yapsaydım dediğim çok şey oldu ama bunların çoğu projelerle ilgili. Mesela bazı projeler geliyor yapmıyorum. Bazı projeler geliyor yapıyorum. Dolayısıyla yaptığımız işlerde televizyonla ilgili projelerde keşke yapsaydım dediğim projeler oluyor. Onun dışında hayatta keşke yapsaydım dediğim çok istediğim şeylerin çoğunu yaptığımı düşünüyorum.

 

  1. İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyor musunuz?

İnsanlar üzerinde nasıl etki bıraktığımı aslında onlara sormak lazım benden ziyade. Nasıl bir etki bıraktığımı pek düşünmüyorum. Çünkü bir etki bırakmak üzerine yaşamıyorum ben doğal ve samimi olduğumu düşünüyorum. Bazen direkt olaya giriyorum ve direkt olduğum için yanlış anlaşılabilir. Ancak her zaman sevgi ve samimiyet içerisinde olduğum anlaşılır zamanla.

 

  1. Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Bana garip gelen huyum olduğunu sanmıyorum.

 

6.Neyi romantik bulursunuz?

Neyi romantik bulurum? Kocamla geçirdiğim her anı beraber sarılıp film seyretmeyi yada güzel bir yemek yemeği ne bileyim beraber yüzmeyi dalmayı hayatta paylaştığım her anı romantik buluyorum.

 

  1. En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Çok harcadığım şey sanırım parfüm olabilir. Çünkü gece yatağa girerken bile parfüm sıkarım tek başıma uyurken dahil… Hatta bir kız arkadaşım sordu gece yatarken niye parfüm sıkıyorsun diye, kendime güzel kokmak için dedim. Güzel kokuyu seviyorum koku hassasiyetim fazladır, dolayısıyla yatağıma yastığıma parfüm sıkarım gece uyurken güzel koksun isterim.

 

  1. En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

En büyük en tuhaf korkum henüz yenemediğim yükseklik kokusu böyle gökdelenin tepesinden falan insanlar oturuyor manzaraya bakıyor. Ben çok yüksekten uçaktan aşağıya bakabiliyorum ama çok yüksek bir binanın tepesinden, balkonundan aşağıya bakamıyorum.

 

  1. Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Sınırsızca yaptığım şey tabii ki var. Kitap satın almak özellikle astrolojiye olan ilgim sebebiyle sonunda konuya çok derin girdim, eğitimlerini tamamladım ve astrolog oldum. Hem Türkiye içindeki belli teknikleri takip ediyorum, hem de yurt dışı tekniklerini… Bununla ilgili sınırsız yabancı ve yerli kitaplar almaktayım. Kitapları okumaya yetişemeyecek kadar kitap alıyorum Onun dışında farkındalık ve kişisel gelişim kitaplarına ilgi duyuyorum en son okuduğum kitap “İşaret Serisi “ Deniz Erten’ in…

 

  1. Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Ünlü olmak bence şöyle bir durum… Dışarıdan çok güzel görünüyor olsa da bir taraftan özgürlüğünüzün sizden gittiği bir durum. Herkesin sizinle ilgili fikrinin yargısının olduğu bir durum dolayısıyla hem iyi hem negatif tarafları olabilir. “Ünlü olmanın ve şöhretin bedeli var” lafı boş değildir. Hep bunu konuşurum. Benim hayatta en kıymetli şeyim özgürlüğümdür. Bunun dışında çok keyifli tarafları var. Sevilmek saygı duyulmak her kesin size gelip evin misafiri gibi davranması. Güzel laflar etmesi çok keyifli… Kötü şöhret şöhretten bahsetmiyorum.

 

11.Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Ünlülerin etkileyici olduğuna tabii ki inanıyorum.  Orda televizyonda insanların dizide hayran olacağı bir karakter yaratılıyor ve izleyici genelde o karaktere hayran oluyor. Peşinden gidiyor. Rüyalarına giriyor. Aşık oluyor. O anlamda çok enteresan bir durum. Ben bile yabancı film izlerken işte bu karakter diyorum. Ondan sonra diyorum ki bu bir simülasyon. Bunu dışında televizyon programı yapan ünlü de daha kendi halinde… Ben tv programı yapıyorum dolayısıyla kendi halindeyim burada aldım şöhret sevgi biraz daha bana çok kıymetli geliyor. Çünkü kendi halimiz, kendi halin üzerinden oluşan seven bir kitle oluşuyor. Kendi yorumları kendi fikirlerinle, kendi her halinle ilgili…

 

  1. Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

Küçük yaşlardan beri İngilizce eğitimi aldığım için kolej artı üniversite eğitimi aldığım için İngilizcem iyidir. Almanca vardı ikinci dil olarak ama Almancayı kullanmadığım için köreldi, şuan çok az kelime kullanıyorum. Ve de kendi kendime İspanyolca öğreniyorum.

 

 

  1. Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Hayatımda yedek planlarım genel anlamda yoktur. Her durumu organize eden bir insanımdır. Edebildiğim kadarıyla diyelim.  Olay tuhaf bir yere gitmediği sürece olana göre bir hareket planı alırım yaşantımda yedeklemem yoktur.  Sadece evdeki dolabı dolu tutmak isterim. Yedekli bir insanımdır. Normalde evde bir şey eksik olmasını istemem ama hayatımda yaşayacağım hiç bir şeyde yedekçi değilimdir.

 

  1. Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Hiç kimsenin bilmediği şeyi söylemek için ne söyleyebilirim. Valla genel de çok uzun yıllar ekranda olduğum için birçok şeyim biliniyor. Mesela 5 yaşında ilkokula başladım. 7 yaşında okulda Kızılay kolu başkanı olmuştum. Okula giderken pelerinin, kepim vardı. Fotoğraflarım var. Keşke onları bulabilsem. Okulda ecza dolabından ben sorumluydum. Birisi düşse, bir şey olsa benim yanıma gelirdi. Ben o yaşta tedavi ederdim. Hep onu düşünüyorum. Hala böyle şifa ile ilgili konular beni çok enterese ediyor. Hala öyleyim. Psikolojik de ruhsal da olsa kişilere dokunup daha iyi halde olmaları ve daha iyi hissetmeleri için çaba sarf ederim.  Birine fayda sağlayabilmek benim için kıymetli.

 

  1. Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Süper güçlerim olsa o kadar çok yapmak istediğim şeylerim var ki. Işık hızında hareket etmek isterdim. Dünyadaki bütün kötülükleri ortadan kaldırmak isterdim. Yardıma ihtiyacı olanlara yardıma koşmak isterdim. Güzellik yarışması cevapları gibi oldu.  Ama yine de en çok istediğim şeylerden bir tanesi herhalde gözümü kapatıp açıp istediğim yerde olmak. Bir de süper gücüm olsa boyutlar arası yolculuk yapmak isterdim.

 

  1. Kahramanlarınız var mıdır?

Kahramanım Hazreti Şems

 

  1. Hayattaki altın kuralınız nedir?

Hayattaki altın kuralım hayatımın her alanımda samimiyet ve dürüstlük bu anlamda çok takıntılıyım. Samimi olmadığım bir ortamda bulunamam dürüst olmayan insanlarla vakit geçiremiyorum. Bir diğer takıntım da ne yapabiliyorsam en iyisini yapmak… Bu hangi meslek grubu olursa olsun kendi yaptığım işlerde dahil, bir şey yapıyorsam onu en iyi şekilde yaparım. Çünkü hayatta en saygı duyduğum şey, mesleğini işini en iyi yapan insanlardır.

 

  1. Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Yemek yaparım. 5 yaşında da yemek yapmaya meraklıydım. Sandalyeyi çekip, tezgâhın üstünde kurabiye yapmaya çalışmışım. Her yemeği yapıyorum. Türk yemeklerini çok seviyorum. Bir de Çin yemeklerini yapmayı deniyorum.  Sushi bile yaptım.  Özellikle kocam beni mücverimi ve

mercimekli köftemi çok sever. Yapmayı bilmediğim yemek olursa internetten bakıp yapıyorum. Şimdiler istediğiniz yemeği çok rahatlıkla yaparım.

 

  1. Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

Eskiden hep ben İstanbul derdim. İstanbul dışında bir yerde yaşayamam derdim. Fakat son beş yıldır aynı zamanda Bodrum’da yaşıyorum. Bodrum ve İstanbul benim için keyifli yerler. Hafta içi İstanbul’da hafta sonu Bodrum’da yaşıyorum.

 

  1. En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Dediğim gibi bana kalsa bir tekne üzerinde Bodrum’da yaşayabilirim. Maceralı tatilimde bu olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bodrum’u kişiye özel yaşayın

Uluslararası otel zinciri Marriott grubunun The Luxury Collection markası ve Büyükhanlı Kardeşler grubunun inşaat kalitesiyle buluşan Bodrum Residences, Bodrum’u kişiye özel yaşama fırsatı sunuyor.

Denize sıfır, kendine ait plajlı, bahçeli ve teraslı rezidansları ile birbirinden farklı özelliklere sahip evler Caresse Bodrum içerisinde Bitez koyunun en özel noktasında hayat buluyor.

Uluslararası otel, lüks rezidans ve villa projeleri ile dikkat çeken Vizon Design kurucusu İç Mimar Onur Özgül tarafından tasarlanan Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum rezidansları sade, şık ve eklektik detayları ile zamansız bir tasarım dilini yansıtıyor.

Yaşlılık Dönemi 66’sında başlıyor

Yaşlılık Dönemi 66’sında başlıyor

Yaşlı nüfusun giderek artıyor olması belki de dünyanın en önemli başarılarından birisi. Öte yandan bu durum toplum, iş dünyası ve markalar için de bazı zorlayıcı durumlara gebe . Ipsos olarak 30 ülkede gerçekleştirdiğimiz araştırma insanların; yaşlılığa ve yaşlılık hayatına nasıl baktığını çeşitli açılardan değerlendiriyor.

 

Ipsos olarak, İngiltere Merkezli Centre of Ageing Better adlı sivil toplum kuruluşu için gerçekleştirdiğimiz araştırma gösteriyor ki küresel olarak yaşlılığa karşı genelde negative bir tutum içerisindeyiz, özellikle finansal ve sağlık endişeleri ağır basıyor. Medyanın da yaşlılığı pek iyi bir durum olarak tasvir etmedğini düşünüyoruz. Fakat, pozitif düşünceler de yok değil. Küresel olarak katılımcıların çoğunluğu teknolojinin yaşlı insanların hayatlarını iyileştireceğini düşünüyor.

 

Yaşlılığa umutla bakanlar

– Global olarak sadece 3 kişiden biri yaşlılığı dört gözle bekliyor. Yaşlılık konusuna en pozitif bakan ülkelerin başında ise Hindistan ve ikinci sırada %67 ile Türkiye geliyor. Bu konuda en pessimist ülkeler ise Macaristan (%7) ve Japonya (%10).

– Araştırmaya göre yaşlanmanın olumlu yönleri şöyle sıralanıyor: aile ve arkadaşlar için daha çok zaman ayırabilmek (%36), hobi ve boş zaman aktivitelerine daha çok zaman ayırabilmek (%32), tatil ve seyahatler için daha çok zaman (%26) ve çalışmayı bırakabilmek (%26). Yaşlanmanın olumsuz yönleri de araştırmaya katılanlar tarafından şöyle vurgulanıyor: global olarak on kişiden üçü geçinmek için yeterli imkana sahip olamamak (%30) diye belirtirken diğer olumsuz yönler de; hareketliliği yitirmek (%26) ve hafızayı yitirmek (%24) gibi endişeleri yaşlılık dönemi için sıralıyor.

 

Yaşlılık 65-66 Yaşında Başlıyor

Araştırma kapsamında katılımcılara hangi yaşı yaşlı olarak değerlendirdikleri de soruldu. Ortalamaya baktığımızda küresel ortalama 66 yaşı yaşlı olarak belirliyor, araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de 65 yaşı yaşlı olarak nitelendiriyorlar. Araştırmada görülüyor ki, her ne yaşta olursa olsun insanlar yaşlılığı kendi hayatlarının sonraki evresi olarak algılıyorlar. Örneğin araştırmaya katılan 55-64 yaş arası bireyler yaşlılık yaşını 72 olarak belirtiyor. Buna keza araştırmaya katılan 16-24 yaş arası bireyler de yaşlılık yaşını 61 olarak nitelendiriyor.

 

Peki yaşlılık ne anlama geliyor?

Araştırmaya katılanların %35’i en çok yaşlılığı bilgelikle tarif ediyor. Akıllara gelen diğer kelimeler ise sırasıyla dayanıksız/kırılgan (%32), yalnız (%30) ve saygı gören (%25).

Küresel olarak her beş kişiden biri (%60) yaşlı insanlara gerektiği kadar saygı gösterilmediğini düşünüyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %47’si bu konuda hem fikir.

 

Yaşlılık Medyada Nasıl Konumlandırılıyor?

Araştırmaya göre yaşlı insanların medyada nasıl tasvir edildiğine dair düşüncelerde bir ayrışma söz konusu. Sadece %31’lik bir kesim TV, sinema ve reklamlarda yaşlılığın heyecanlı ve potansiyelleri olan bir durum olarak gösterildiğini düşünürken, hemen hemen aynı oranda katılımcılar ise (%29) TV, sinema ve reklamlarda yaşlılığın depresif ve limitli imkanları olan bir durum olarak gösterildiğini düşünüyor.

Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %48’ise medyanın yaşlılığı olumsuz bir şekilde resmettiğini düşünüyor.

 

Teknoloji Yaşlılığı Kolaylaştırıyor

Araştırma sonuçları global olarak tekno-optimist olduğumuzu gösteriyor. %55 teknolojik ilerlemelerin birçok kişi için yaşlılığı kolaylaştıracağını düşünüyor. Bu konuda en pozitif ülkelerden biri de Türkiye. Araştırmaya Türkiye’den katılanların %65’i yaşlılık konusunda tekno-optimist…

 

 

 

 

Elektronik sertifika sayısı 4 milyonu geçti

Elektronik sertifika sayısı 4 milyonu geçti

BTK tarafından açıklanan 2019 ilk çeyrek verilerine göre e-imza sayısı 3 milyon 452 bin 307’ye yükseldi. Mobil imza sayısı ise 569 bin 760’a ulaştı. Toplamda üretilen elektronik sertifika sayısı bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 arttı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 2019 yılının ilk çeyreğine ilişkin Pazar Verileri Raporu’nu açıkladı. “Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri”ne göre e-imza sertifika sayısı 3 milyon 452 bin 307’ye yükseldi. Mobil imza sertifika sayısı ise 569 bin 760’a ulaştı. Toplamda 4 milyon 22 bin 67 sertifika oluşturuldu. 2018 yılının son çeyreğine oranla e-imza sertifika sayısında % 5,8 artış, mobil imza sertifika sayısında ise % 2,8 yükseliş gerçekleşti.

Berlin Uluslararası Bira Festivali

Berlin Uluslararası Bira Festivali

3-5 Ağustos Berlin-Almanya

Berlin Uluslararası Bira Festivali Avrupa’nın en çok tanınan festivalleri arasında yer alıyor. Berlin Bira Festivali, turistler tarafından büyük ilgi görünce, yerel yöneticiler bu festivali geleneksel hale getirerek şehre büyük bir girdi sağlamışlardır. Toplamda 86 km uzunluğundaki stantlarda 2bin üzerinde bira çeşidini tatma imkanı bulacaksınız. 22 bira bölgesinde 22 müzik gurubun sahne alırken, hem biranızı yudumlayacak, hemde müziğin keyfini çıkaracaksınız.

Çok Türlü Müzik Festivali

Çok Türlü Müzik Festivali

9-11 Ağustos Göteborg-İsveç

Göteborg, İsveç’te düzenlenen üç günlük uzun bir festival. Kentsel ve elektronik rock, pop, mükemmel bir kombinasyonu, hip-hop müzik, güzel ve samimi bir ortamda gerçekleşiyor. Slottsskogen, Göteborg şehir merkezinin güney-batısında bulunan büyük ve güzel bir park alanında gerçekleşen festivalde müziğin her türlüsüne doyacaksınız. “Way Out West” Çoklu Türlü Müzik Festivali  hikayesi 2007 yılında başladı ve kısa bir sürede İskandinav bölgesinde büyük ilgi gördü. 2012 yılında Slottsskogen canlı müzik eşliğinde üç günlük festivali oldu.

NarmorX yeni nesil dalış ekipmanı

NarmorX  yeni nesil dalış ekipmanı

Sualtında ihtiyaç duyulan konfor, güvenlik ve ergonomi dinamikleri NarmorX’te buluştu. Yeni nesil dalış ekipmanı olarak karşımıza çıkan NarmorX, sualtı dalış için gerekli olan tüp, denge yeleği, regülatör, ağırlık kemeri gibi ekipmanların tümünün tek bir hidrodinamik sistem içerisinde toplayan kompakt ve portatif bir dalış seti. Kendisi de dalgıç olan endüstriyel tasarımcı Mete Mordağ’ın Innovasub için tasarladığı NarmorX, sualtının renkli dünyasını keşfetmek isteyenlere yepyeni bir deneyim sunuyor.

Sidmouth Halk Haftası

Sidmouth Halk Haftası

3-10 Ağustos Sidmouth-İngiltere

İngiltere’de yapılan en eski festivaller arasında yer almakta. Festivalin yapıldığı sekiz gün boyunca müziğe ve dansa doyacaksınız. Devon’un ve çevredeki yemyeşil ortamlarda, büyük konserlerden küçük seanslara, partilere ve folklor danslarına kadar 700 etkinliklerinden daha fazlasının tadını çıkarabilirsiniz. Hem bilinen isimler hem de ortaya çıkan yetenekler, hikaye anlatma, aile eğlencesi, atölye çalışmaları ve dans gösterileri içeren bu kapsamlı festival, canlı eğlence ve atmosferi ile hayat buluyor.

Pera Café’nin lezzetleri sizleri bekliyor

 

 

Pera Müzesi giriş katında bulunan Pera Café, birbirinden lezzetli yiyecek, tatlı ve içecek alternatifleri ile her mevsim keyifli buluşmalara olanak tanıyor. Menüde bulunan birbirinden lezzetli kahveler, meyve kokteylleri, atıştırmalıklar ve nitelikli pastacılık ürünleri, sergi öncesi veya sonrası keyifli molalara eşlik ediyor.

Pera Müzesi’nde ziyaretçilere yönelik bir dinlenme ve iletişim mekânı olarak tasarlanan Pera Café, sanat dolu bir günün ardından soluklanmak veya gündelik koşuşturmacanın yorgunluğunu atmak isteyenler için bulunduğu bölgeye alternatif bir mekân oluşturuyor. Menüde bulunan meyve kokteylleri, kahve ve meşrubat çeşitleri, yaz sıcaklarından bunalanların tercihini oluştururken, geniş kahvaltı seçenekleri, atıştırmalıklar, çorba, sandviç, salata ve makarnalar, hem doyurucu hem leziz öğün alternatifleri sunuyor. Menüde ayrıca, vejetaryenler için de seçenekler bulunuyor. Doğal ve yerel ürünler kullanılarak hazırlanan öğünler ise, çocuklu ailelerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

Conrad İstanbul Bosphorus’a yeni executive chef

Conrad İstanbul Bosphorus’a yeni executive chef

Conrad İstanbul Bosphorus, 2002 yılından bu yana Dünya çapında Hilton’a bağlı otellerin, uluslararası otel zincirlerinin ve İstanbul’un önde gelen restoranlarının mutfaklarında görev alan Ziya Çıkrıkcı’yı ekibine kattı. Çıkrıkçı, Mart 2019 itibariyle Conrad İstanbul Bosphorus’un Executive Chef’i olarak göreve başladı.

Modern konaklama sektörünün öncüsü Hilton’un lüks markası Conrad İstanbul Bosphorus, mutfağını deneyimli şef Ziya Çıkrıkcı’ya emanet etti. İzzet Baysal Üniversitesi Mutfak Sanatlar Akademisi’nden mezun olan Ziya Çıkrıkcı, 2007-2008 yıllarında Washington DC Ritz Carlton otelde 3 Michelin yıldızlı Le Bernardin NY restoranın ortağı ve şefi Éric Ripert’in restoranında çalıştı. Mesleğinin gelişim dönemlerinde 2 ve 3 Michelin yıldızlı restoranlarda eğitimler alan Çıkrıkcı, ödüllü birçok şefle mesleğinin olgunlaşma döneminde çalışma fırsatı buldu.

Modern pişirme teknikleri ve geleneksel yöntemleri harmanlayarak neo-klasik akıma olan ilgisiyle bilinen Çıkrıkcı, bunun yanında Akdeniz, Fransız, İtalyan, İspanyol ve Uzak Doğu mutfağı tecrübelerini sade ve modern sunumlarda yöresel mevsimlik ürünlerle harmanlayarak oluşturduğu menü ve tabaklar ile dikkatleri çekiyor. Çıkrıkcı; Chaîne des Rôtisseurs, festival menüleri ve “Chef’s Table” etkinlikleri gibi birçok seçkin yemek ve organizasyonda da yer aldı.

Çırağan Palace Kempinski ve Ritz Carlton bünyesinde Miami ve Washington DC şehirlerinde görev alan Çıkrıkcı, Frankie Istanbul Restaurant’ta da Executive Sous Chef görevinde çalıştı. Daha sonra kariyerine Hilton İstanbul Bomonti’de devam eden şef, buradan Estonya’da bulunan Hilton Tallinn Park’a transfer oldu. Swissotel the Bosphorus İstanbul’da Chef de Cuisine olarak da görev alan Çıkrıkcı, Conrad Istanbul Bosphorus’un Executive Chef’liğini üstlenmeden önce Hyatt Regency Istanbul Ataköy’de görev alıyordu.

Çıkrıkcı, Conrad İstanbul Bosphorus’un mutfağına katacağı yeniliklere, benzersiz İstanbul ve Boğaz manzarası sunan Summit Bar & Terrace menüsüne ekleyeceği doğu-batı konseptli meze ve atıştırmalıklar ile başlıyor. “East and West” menüsü dünyanın bir çok farklı ülke ve kültüründen lezzetli atıştırmalıkları bu yaz Summit misafirleri ile buluşturacak.

Akdeniz, Batı Avrupa, Amerika, Osmanlı ve Asya mutfaklarına hakim olan ve dünya trendlerini yakından takip eden Ziya Çıkrıkcı, Mart ayından bu yana Conrad İstanbul Bosphorus’un Executive Chef’i olarak görev yapıyor.