Yazılar

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Maxx Royal Bodrum Resort dünyaca ünlü restoran ve eğlence marklarını getirmeye devam ediyor. Latin Lezzetlerinin en önemli temsilcilerinden Casa Sol Restaurant, Maxx Royal Bodrum Resort içinde açıldı.

Maxx Royal Bodrum’un 80’li yılların ruhunu taşıyan kendi bünyesinde yer alan restoranı Casa Sol, Latin mutfağının rengarenk bir yemek kültürü ve müziklerinin gerçek kimliğini sunuyor.

Casa Sol Restaurant

Casa Sol’un İspanyol Karayip ve Latin yemeklerinden derinlemesine etkilenen mutfağı, sahilde kumların üzerinde yer alan masalarında tropikal otantik bir atmosfer sunuyor. Başrolde nefis tortilla ekmeklerinin olduğu deniz mahsullü taco’lardan, narenciyeli ceviche’lere kadar baharat ve soslar ile müthiş uyum sağlayan zengin latin lezzetler ile dolu sofraları Maxx Royal Bodrum sahilinin kumsalında karşınıza çıkıyor. Casa Sol, günden geceye geçiş yaparken, her konuğa kusursuz ve birinci sınıf bir deneyim vaat eden lüks ve zarafetin simgesi haline geliyor.

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Casa Sol’un barının konseptini de Proof Creative (Dünyanın En İyi 50 Barının Öncüsü) yaptı.

Barda Türkiye, Asya ve Güney Amerika’nın en iyi barmenlerinden oluşan etkileyici bir kadro yer alıyor. Her biri kendi benzersiz yeteneğini ve uzmanlığını ortaya koyarak her içeceğin sadece servis edilmesini değil kutlanmasını da sağlıyor.

Maxx Royal Bodrum’a özel olan bu kokteyl bar, ustalıkla tasarlanmış olup, gündüz güneşli bir sahilden gün batımında sofistike bir gece hayatı mekanına geçiş yapıyor. Casa Sol, plaj ortamının huzurlu ve sıcaklığı ile başlayan ve daha sonra bir kokteyl barın canlı enerjisine dönüşen özgün deneyimi ile Bodrum’un en merak edilen adresleri arasında da gelmeye başladı. Bu eşsiz restoranda İspanyol ve Afro-Karayip müziğinin duygulu ritimlerini yansıtan, canlı ve şenlikli atmosferi zenginleştiren canlı performanslar da yer alıyor.

BİM’den çevreci yatırım

BİM’den çevreci yatırım

BİM, yaşanabilir bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

BİM’in Yozgat, Mersin ve Ankara’da devreye aldığı yeni yatırımları ile toplam GES sayısı 22’ye ulaştı. BİM daha yeşil bir gelecek hedefiyle hayata geçirdiği yatırımıyla yıllık 900 binin üzerinde ağaç kazanımı sağlayacak.

BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu: “Güneş enerjisi santralleri projemizi 2020 yılından bu yana sürdürüyoruz.  Devreye aldığımız son yatırımlarımızla birlikte toplam GES proje sayısını 22’ye yükselttik. GES projelerimizin toplam yıllık elektrik üretim kapasitesi BİM’in elektrik ihtiyacının %16’sına ulaştı. 2025 yılı itibarıyla elektrik ihtiyacımızın %25’ini kendi yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan karşılamayı hedefliyoruz.”

BİM, Türkiye genelindeki GES yatırımlarını yaygınlaştırmaya devam ediyor. BİM, enerji ihtiyacının %100’ü doğal kaynaklardan sağlayan Yozgat ve Mersin’de arazi üzeri, Ankara’da ise çatı üzeri olmak üzere 3 yeni GES yatırımını daha devreye aldı. BİM, 3 arazi üzeri, 19 çatı üzeri olmak üzere, toplam GES projesi sayısını 22’ye yükseltti. Yeni yatırımlarla birlikte toplam kurulu gücü 63 MW’a yükselirken karbon salımında yıllık 60 bin tonun üzerinde azalma sağlanacak.

Bahadır Tatlıöz ”Hain”

Bahadır Tatlıöz ”Hain”

Müzisyen, söz yazarı, aranjör, klip yönetmeni ve prodüktör Bahadır Tatlıöz; yeni şarkısı ”Hain”i müzikseverlerle buluşturdu.

Türk pop müziğinin duygu yüklü şarkılarının rehberi haline gelen Bahadır Tatlıöz; uzun süredir dinleyicilerinden gelen, ritmik, tempolu ama duygusu yüksek şarkı isteğini kırmayarak hızlıca hayata geçirdi.

”Hain”in sözü, müziği ve coşkulu düzenlemesi Bahadır Tatlıöz’ün kendisine ait olurken şarkı; bu yazın en etkili hit adayları arasında yerini alarak sözleriyle dinleyicisine içsel yolculuklarında farklı kapılar açacak.

Özellikle kalp ve diyabet hastaları risk altında!

Özellikle kalp ve diyabet hastaları risk altında!

Tüm yıl boyunca heyecanla beklediğimiz yaz mevsimi nihayet geldi. Ancak yaz aylarında diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalığı olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekiyor.  Zira sıcak havalar pek çok ciddi hastalığı tetikleyebiliyor, hatta hastanın hayatını kaybetmesine bile yol açabiliyor! Hava sıcaklığı arttığında vücudumuz bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Derideki yüzeysel damarlar genişleyerek kan dolaşımını artıyor ve bunun sonucunda terleme oluyor. Sıcaklar nedeniyle vücut çok terlediğinde ise buna paralel olarak sıvı kaybı da çok olabiliyor. Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, vücuttaki aşırı sıvı kaybının özelikle diyabet ve kalp gibi kronik hastalığı olan kişilerde önemli sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunarak, “Bu durumda kalp hızı artarak kalpte ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca beyin kanaması, felç veya kalp krizi gelişebilir. Ancak kronik hastalığı olan kişiler kendilerini takip eden doktorlarının önerilerine sıkı bir şekilde uymaları ve tedavilerine aksatmadan devam etmeleri halinde yaz aylarını daha sorunsuz geçirebilirler” diyor.  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, yaz aylarında dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Özkan Uysal

Dr. Özkan Uysal

Su içmek için susamayı beklemeyin

Sıcak havalarda aşırı terlemek vücutta ciddi sıvı kayıplarına sebep olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, vücuttaki sıvı açığını kapatmak için bol miktarda su tüketilmesi gerektiğine işaret ederek, “Yaz aylarında bol su içilmesi vücut ısısını dengeleyerek sıcak havanın neden olduğu stresin kalp üzerindeki yükünü azaltır.  Bu nedenle yaşamsal önem taşımaktadır. Ancak vücutta su eksikliği her zaman hissedilemeyebilir. Dolayısıyla susamayı beklemeden her gün 2 -2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir” diyor.

Bu saatler arasında dışarı çıkmayın

Sıcak ortamlarda uzun süre kalmamaya özen gösterin. Özellikle de güneş ışınlarının yer yüzüne en dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında güneşten kaçınmanız çok önemli. Zira diyabet ve kalp gibi kronik hastalıklarda sıcak havalar beyin kanaması ve kalp krizini tetikleyebiliyor.

Öğle saatlerinde egzersiz yapmayın

Özellikle sıcağın en fazla hissedildiği 11:00 – 16:00 saatleri arasında egzersiz yapmaktan kaçının.  Egzersiz için daha serin olan sabah erken saatlerini ya da akşamı tercih edin. Ayrıca egzersiz yapacağınız yerin serin ve gölge yerler olmasına dikkat etmeniz de çok önem taşıyor.

Ağır yemekler tüketmeyin

Kalorisi yüksek ve sindirimi zor olan gıdalardan kaçınmaya özen gösterin. Kırmızı et ve yumurtayı sindirimlerinin zor olması nedeniyle ölçülü olarak tüketmeyi alışkanlık edinin. Dr. Özkan Uysal, yaz aylarında su içeriği yüksek olan gıdaları tercih etmeniz gerektiğini belirterek, “Sebze yemekleri, salatalar ve ızgara olarak pişirilmiş az yağ içeren etler tüketilebilir” diyor.

Vücudunuzun sinyallerini ciddiye alın

Vücudunuzla ilgili herhangi bir sorun hissettiğinizde bunu asla ihmal etmeyin. Yaz aylarında kalp krizi ve inme gibi ciddi tablolara daha sık rastlandığı uyarısında bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, “Özelikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetler varsa mutlaka kardiyoloji muayenesi olunmalıdır” diyor.

Alkol tüketiminden kaçının

Alkol kullanımı sıvı kaybına neden oluyor. Dolayısıyla özellikle kalbinizle ilgili sorun varsa, hastalığı olumsuz etkileyebileceği için alkollü içeceklerden kaçınmanız çok önemli.

Açık renkli ve nefes alabilen kıyafetler giyin

Terleterek vücutta sıvı kaybına yol açabileceği için yaz aylarında ağır kumaştan yapılmış veya polyester içeren kıyafetlerden kaçınmanız gerekiyor. Bu mevsimde cildinize nefes aldıracak ince ve pamuklu kıyafetler giymeniz vücudunuzun ideal ısıda kalmasına yardımcı olacaktır.

Düzenli kullandığınız ilaçlarınızı aksatmayın

Düzenli olarak kullandığınız ilaçlarınızı kendinizi iyi hissettiğiniz için asla bırakmayın. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, sıcak hava, güneş ile tatilin rehavetine kapılıp ilaçların ve rutin kontrollerin asla aksatılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hastaların ilaçlarda ve kullandıkları dozlarda yaz aylarında değişiklik olup olmayacağını doktorlarına danışmaları yaşamsal öneme sahiptir. Zira gelişigüzel bırakılan ilaçlar tansiyon ve şeker kontrolünün bozulması gibi önemli sorunlara neden olabilir” diyor.

Meyvelerde aşırıya kaçmayın

Özellikle diyabet hastalığınız varsa yüksek şeker oranına sahip olan karpuz ve incir gibi yaz meyvelerini tüketmekten kaçının. Meyve yerken porsiyon kontrolüne dikkat etmeniz de büyük öneme sahip. Ayrıca bir bardak meyve suyu üç porsiyon meyveye denk geldiği için suyu yerine meyvenin kendisini tüketmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Çay ve kahveyi sınırlandırın

Kahvede bulunan kafein ve çaydaki teofilin vücuttan daha fazla idrar atılmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla yaz aylarında çay ve kahve tüketimini çok azaltmalı ya da tamamen bırakmalısınız.

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Yaz aylarıyla birlikte seyahat sezonu tüm hızıyla devam ediyor. Ancak özellikle de tatil heyecanı ve yaz aktivitelerine kendimizi kaptırıp bazı risklere kolayca davetiye çıkarabiliyoruz. Bunlardan biri de omuz çıkıkları! Zira, seyahate çıkmak için hazırladığınız valizinizi tek elle kaldırmak ya da aşırı sıcaklardan kendinizi serin sulara bırakmanın mutluluğuyla var gücünüzle attığınız bir kulaç omzunuzda ani çıkığa yol açabilir! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel yaz aylarıyla birlikte omuz çıkığı sorunlarıyla sık karşılaştıklarını belirterek, 20 yaşından önce olan çıkıkların tekrarlama riskinin de yüzde 80’in üzerine çıkabildiğini söylüyor. Prof. Dr. Kerem Bilsel, omuz çıkıklarına yol açan etkenleri ve omuz çıkığının neden acil müdahale gerektirdiğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Basket topunu potaya atarken yaşadığınız heyecanın tam ortasında… Plaj voleybolunda kumların üzerinde topa karşılık vermek için hamle yaptığınızda… Aşırı sıcaklardan bunalıp serin sularda hızla kulaç atarken… Tatil için valizinizi hazırlayıp heyecanla tek elinizle yukarı kaldırdığınızda ya da sırt çantanızı doldurup seyahat için sırtınıza yüklediğinizde! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel bu ve benzeri yanlış davranışların, vücudumuzun hareketli bölgesi omuzumuzun aniden çıkmasına yol açabildiğini vurgularken, özellikle çıkık vakalarının sayısının yaz ayları ile birlikte artış gösterdiğini söylüyor. Son derece dinamik bir yapıya sahip olan ve günlük yaşantımızda en temel ihtiyaçlarımız için sağlıklı olmasına ihtiyaç duyduğumuz omuzlarımızın çok güçlü bir destekle korunmasına rağmen bazı zayıf noktaları olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kerem Bilsel bu nedenle de vücudumuzun en sık çıkık gelişen eklemi olmaktan kurtulamadığını vurguluyor. Omuz eklemine uygulanan bu travmatik yüklenmelerin omuz anatomisini oluşturan önemli yapılarda hasar yaratabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilsel sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı baş üstü zorlamalarında omzumuzu yerinde tutan yuvanın etrafını çevreleyen labrum yapılarında yırtılmalar ve sonrasında güvensizlik ve eklemde çıkıklar yaşanabiliyor. Omuzumuza günlük aktiviteler sırasında da aşırı yüklemeler yapabiliyoruz. Buna en klasik örneklerden bir tanesi, yaz aylarında da çok başımıza gelebilecek seyahatler sırasında ağır valizlerin tek el ile kaldırılıp yükseğe konulması sırasında omuzda labrum ve tendon yırtıkları ile karşılaşılabilmektedir.”

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Özellikle 12-40 yaş arası erkeklerde sık görülüyor!

Omuz çıkığının görülme sıklığının genel nüfusta yüzde 1.7 olduğunu, özellikle gençlerde ve genç erişkin erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “12-40 yaş arasında omuz çıkığı ile çok daha fazla karşılaşıyoruz. 20 yaşından önce olan omuz çıkıklarının tekrarlama riski de yüzde 80’in üzerine çıkabiliyor. Yaz aylarıyla birlikte dışarıda fiziksel aktivitelerin artması ve yapılan sporlarla alakalı olarak sıklık artabilmekte, baş üstü ve kolları, omuzları zorlayıcı hamlelerde omuz çıkığı gelişebilmektedir. Özellikle su topu, tenis, beyzbol, hentbol, voleybol, basketbol gibi sporların amatör kişilerce de oynanması ve aşırı sıcakların bunaltmışlığından serin sulara dalmanın çoşkusuyla atılan kulaçların şiddetinde ölçünün kaçırılması yaz mevsiminde omuz çıkığıyla başvuran hastaların sayısında artışa neden oluyor” diyor. Vücudumuzda en hareketli ve en sık çıkan bu eklemimiz kişinin tüm yaşantısını olumsuz etkileyecek kadar kritik önem taşımasına rağmen gereken özeni göstermediğimizi vurgulayan Prof. Dr. Bilsel “Omuz çıkığı olan ve omuzu çok sık çıkan insanlar günlük yaşam konforunun son derece olumsuz etkilenmeleri ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmelerinin yanı sıra, bir süre sonra dengelerini yitirebiliyorlar” diyor.

 “Bu çıkık yer eder mi?!”

Günümüzde halk arasında “Bu çıkık yer eder mi?” sorusu hekimlere sıkça yöneltiliyor. Bu soruyu Prof. Dr. Bilsel şöyle yanıtlıyor: “Bu konuda literatürde yapılan çalışmalar ve tecrübeler bize, tekrar çıkıkla ilgili bazı risk faktörlerini tanımlamıştır. Bu faktörler arasında yaşın 20 ve altında olması, kontakt baş üstü sporla ilgilenilmesi, esnek yapılı olma (hipermobilite) ve radyolojisinde omuz ekleminde kemik kaybı en önemli parametreler olarak ele alınmalıdır. Bu faktörler eşliğinde tekrarlama riski öngörüsü yüksekse ameliyat seçeneği ön planda düşünülmelidir.”

Omuz çıkığında acil müdahale şart!

Omuz çıkığı esnasında ise bazı hatalı davranışlar nedeniyle tedavi çok daha zorlaşabiliyor. Omuz çıkığının acil müdahale gerektirdiğini, zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmasının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “Hastane şartlarında tercihen anestezi veya sedasyon altında kapalı yerine oturtulması (redüksiyon) ilk aşama tedavi olarak yapılmalıdır. Sonrasında en az 10-15 gün arasında kol askısında istirahat ile takip edilir. İlk çıkıklarda özellikle sporcularda ve aktif genç erişkinlerde klinik ve radyolojik testlerle değerlendirilip tekrar çıkma riskini oluşturabilecek faktörler göz önünde bulundurulmalıdır” diyor. Omuz çıkığının tekrarlama riskinin yüksek olduğununun tespit edilmesi durumunda ameliyat gerekebildiğini belirten Prof. Dr. Bilsel şu bilgileri veriyor: “Ameliyat lezyonun büyüklüğüne ve kemik kaybı derecesine göre planlanmaktadır. Küçük kemik kaybı olan hastalarda kapalı (Artroskopik) yumuşak doku fiksasyonları uygun olurken lezyonu daha ciddi derecede olduğu durumlarda açık veya artroskopik kemik blok ameliyatları seçilmektedir. Uygun hastada, risk faktörlerini göz önünde bulundurarak en doğru cerrahi yöntem seçilmelidir.”

Yeni Nissan Qashqai Türkiye geldi

Yeni Nissan Qashqai Türkiye geldi

Yeni Qashqai, güncellenen stili, araç içi teknolojileri ve iç tasarımda yapılan kapsamlı yenilikleri ile segment yaratıcısı olarak otomotiv tarihindeki yerini pekiştirecek.

Yeni Nissan Qashqai

Çarpıcı, heybetli tasarım

Qashqai’nin ön ızgarası daha çarpıcı bir ilk izlenim yaratmak için kapsamlı bir şekilde güncellendi. Artık düzinelerce parlak siyah üç boyutlu parçalardan oluşuyor ve bunlar kaputta akıcı bir şekilde görünüyor.

Yeni farlar daha da keskin bir görünümle yer alıyor. Ana merceğin altındaki gündüz farları, ana ızgaranın yenilenen siyah üç boyutlu parçaları ile aynı şekle sahip beş küçük mercekten oluşuyor. Gündüz farları artık ana far merceğini çevreliyor ve farın üzerindeki ince ışıkla birleşiyor. Üstteki gündüz sürüş farı etkinleştirildiğinde ise dönüş göstergesi haline geliyor.

Arka taraftaki kırmızı aydınlatma elemanları artık ön ızgaranın tasarımını yansıtan dört ayrı parçadan oluşuyor. Aydınlatmada “derin kırmızı” olarak bilinen ayırt edici bir kırmızı tonu olan bu öğeler, yüksek bir hassasiyet hissi veriyor. Aydınlatma elemanlarının daha iyi görülebilmesi için lensler artık şeffaf halde sunuluyor.

Giriş seviyesi Qashqai’de artık 17” alaşım jant ve yeni 18″ elmas kesim alaşım jant standart olarak sunuluyor. Daha yüksek donanım paketlerinde yeni 19″ alaşım ve yeni 20″ elmas kesim alaşım jant tasarımı bulunuyor. Bu çarpıcı jant yelpazesi, segmentteki en geniş jant yelpazelerinden birini sunarak Qashqai’nin göz alıcılığına katkıda bulunuyor.

Qashqai’nin renk yelpazesine üç yeni renk eklendi. Belirli ışık koşullarında parıltı veren daha temiz, saf bir renk tonuna sahip İnci Beyazı, önceki siyah seçeneğin yerini alan ve daha zengin bir siyah renk tonu sunan, Qashqai’nin görsel geometrisinin tanımını keskinleştirme etkisine sahip Siyah İnci ile göz alıcı bir renk tonu sunan, hakim ışık koşullarına bağlı olarak koyu mavi ile metalik deniz mavisi arasında değişen Okyanus Yeşili.

Yeni Nissan Qashqai

Yeni N-Design Donanım Paketi

Qashqai serisine yeni eklenen bir donanım da N-Design. Cesur Qashqai müşterilerine hitap etmek üzere tasarlanan bu donanım, benzersiz estetik dokunuşlar içeriyor. Dış kısımda, ön tampon, arka tampon, kapı altı pervazları ve tekerlek kemerleri N-Design’da gövde renginde iken benzersiz, yepyeni 20″ alaşım jantlar daha fazla yol tutuşu sağlıyor.

Yeni Nissan Qashqai

Japon savaş kostümlerinden esinlenen yüksek kaliteli iç ambiyans

Yenilenen dış tasarımla görenlerin hayranlığını kazanan Qashqai, revize edilmiş iç mekanı ile dokunsal kalite, göz alıcı detaylar ve görselliğin boyutlarını yukarı taşıyor. İç mekanda geleneksel Japon savaş kostümlerinden esinlenilmiş.

Üst sınıflar için gösterge panelinde, kapı içlerinde, kapı kol dayamalarında, orta saklama konsolu kapağında ve hatta dizliklerde yeni Alcantara® uygulaması mevcut ve bunların hepsi araç içi ambiyansı yükseltmek için bir araya geliyor.

Yeni desenli malzemeler orta konsol ve üst gösterge paneli ile torpido gözü arasındaki dekorasyon parçasını süsleyerek Japon işçiliğinin temelini oluşturan detaylara gösterilen özenin altını çiziyor.

Qashqai’nin üst üç donanım paketinde daha da premium bir his için güncellenmiş koltuk döşemeleri sunuluyor. Yeni Qashqai’nin en üst donanım paketi olan Platinum premium versiyonunda siyah kısmen kapitone premium deri sunulurken, Platinum versiyonunda ise koltuk tabanında ve koltuk dikliğinin omuzlarında kapitone bir sentetik deri sunuluyor.

Yeni desenli malzemeler orta konsol ve üst gösterge paneli ile torpido gözü arasındaki dekorasyon parçasını süsleyerek Japon işçiliğinin temelini oluşturan detaylara gösterilen özenin altını çiziyor.

Skypack, N-Design ve üzeri donanım paketlerinde ise 64 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması, araçtaki yaşam hissini artırıyor.

Yeni Nissan Qashqai

Güven veren teknoloji

Otomotiv dünyasındaki ilerlemelerle paralel olarak güncellenen Qashqai, günlük sürüş deneyimini daha da sezgisel ve güven verici hale getiriyor.

Geliştirilmiş 360⁰ Çevre Görüş Kamerası sistemi artık sürücünün aracı sadece yukarıdan görmesine değil, aynı zamanda görünmeyen dış tehlikeleri potansiyel olarak tespit etmek için aracı önden, arkadan, yanlardan veya köşelerden görüntülemek üzere sekiz farklı dış kamera görüş noktasından birini seçmesine olanak tanıyan fonksiyonu barındırıyor.

Yeni Nissan Qashqai

 e-POWER: Nissan’ın benzersiz ve yenilikçi güç aktarma sistemi

Nissan’ın benzersiz teknolojisi e-POWER, 2022’deki Avrupa lansmanından bu yana kullanıcılar arasında çok popüler olduğunu kanıtlayan benzersiz elektrikli güç aktarma organı olarak sunuluyor ve şu ana kadar 100.000’den fazla Qashqai e-POWER kullanıcılar ile buluştu.

e-POWER’ın benzersiz ve yenilikçi güç aktarma sistemi geleneksel hibritlerin aksine tekerleklerin yalnızca doğrudan elektrik motoru tarafından tahrik edilmesi prensibi ile çalışıyor.  Crossover segmentini icat eden öncü ruha uygun olarak, Qashqai’de kullanılan bu teknolojide benzinli motor ise tekerlekleri tahrik etmek için kullanılan elektriği üretiyor.

e-POWER’ın benzersiz ve yenilikçi güç aktarma sisteminin anahtarı, geleneksel hibritlerin tekerleklere doğrudan giden saf bir elektrik motoru, şanzıman olmaması, anında, yüksek tork ve doğrusal tepki anlamına geliyor. Şarj etmeyi düşünmeye gerek kalmadan EV sürüş hissini temsil ediyor.

Değişken sıkıştırma oranı teknolojisine sahip gelişmiş turboşarjlı 3 silindirli jeneratör motorun tek görevi ise invertör aracılığıyla 140kW elektrik motoruna veya 1,8kwh bataryaya (veya sürüş senaryosuna göre her ikisine) gönderilen elektriği üretmek. Jeneratör, batarya ve motora gerekli şarjı sağlamak için arka planda sessizce çalışıyor.

Yeni Qashqai Türkiye lansmanına özel, 1.799.900 TL’den başlayan fiyatlarıyla Nissan Yetkili Satıcıları’ndaki yerini aldı.

Suudi Arabistan’ın en gözde otelleri

Suudi Arabistan’ın en gözde otelleri

aKöklü mirası, zengin kültürü ve gerçek konukseverlik ruhu ile özgün bir destinasyon olan Suudi Arabistan, geleneksel ve modern unsurları kusursuz bir şekilde harmanlayan heyecan verici yeni otel projeleriyle konaklama sektöründe çığır açıyor. Özellikle Kızıldeniz ve NEOM destinasyonlarındaki yeni projeler, lüks resort kavramını yeniden tanımlıyor.

Red Sea Global, dünyanın son gizli hazinelerinden biri olan Kızıldeniz’de öncü ve yenilenebilir odaklı lüks bir turizm destinasyonu yaratıyor. Dünyanın dördüncü büyük bariyer resif sistemi ile çevrili olan ve 28.000 km2’den fazla bir alana yayılan Kızıldeniz, el değmemiş plajlara, sönmüş volkanlara, çöl kumullarına, dağ kanyonlarına ve eşsiz tarihi yerlere ev sahipliği yapıyor. 2030 yılına kadar Kızıldeniz’de 50 otel açmayı hedefleyen Red Sea Global, Six Senses Southern Dunes ve The St. Regis Red Sea Resort’un planlanandan önce hizmete girmesiyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Nujuma ise Ritz-Carlton Reserve markasıyla Mayıs 2024’te kapılarını açtı. Üç adada ve iki iç bölgede yer alan 16 yeni resort’un açılışı 2024 ve 2025 yıllarında kademeli olarak devam edecek.

Kızıldeniz’de bulunan lüks kaçış noktası Sindalah Adası ise dünyanın en büyük ve en heyecan verici projelerinden biri olan NEOM’un 2024 yılında hizmete girecek ilk bölümü olacak. 2019 yılında kapılarını turizme açan Suudi Arabistan, yılın on iki ayına yayılan turizm çeşitliliğine sahip olması nedeniyle de dünyadaki en dinamik ve en hızlı büyüyen turizm destinasyonu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

 

The St. Regis Red Sea Resort

OCAK 2024’TE AÇILDI

El değmemiş Ummahat Adası’nda bulunan The St. Regis Red Sea Resort, olağanüstü doğal güzelliği, avangart tarzı ve kusursuz hizmeti bir araya getiriyor.

Deniz uçağı veya tekne ile erişim sağlanan The St. Regis Red Sea Resort’ta, denizin üzerinde ve sahil kenarında olmak üzere her biri özel havuzlu 90 villa mevcut. Aileler için mükemmel bir tatil destinasyonu olan bu resort’ta açık havuz, son teknoloji fitness merkezi, imza bir spa ve çocuk kulübünün yanı sıra herbiri farklı bir konseptte gurme lezzetler sunan üç restoran bulunuyor. Renkli bir yaşamın varlığına tanıklık etmek isteyen ziyaretçiler, şnorkelle dalış, dalış ve yelkencilik gibi heyecan verici su sporlarını da deneyimleyebilirler.

 

Dar Tantora, AlUla

MART 2024’TE AÇILDI

Dar Tantora, The House Hotel’in tarihi AlUla Eski Kenti’nde açılan lüks bir çevre dostu konaklama tesisidir. Geleneksel ve çağdaş tasarımın kusursuz birleşimi olan otel, konukları 12. yüzyıla geri götürürken, onlara modern konukseverliğin yüksek konforunu sunarak benzersiz ve sürükleyici bir deneyim sunmak üzere tasarlandı.

Otel, otantik bir AlUla deneyimi yaşatmak için geleneksel malzeme ve tekniklerle birlikte modern mühendislik teknikleri kullanılarak tarihi kerpiç binaların restore edilmesiyle oluşturulan 30 konuk odasına sahip. Otelde ayrıca bir lobby lounge, coffee bar, havuz, spa ve fitness olanakları bulunuyor.

 

Beit Jokhdar, Beit Al Rayess ve Beit Kedwan, Al Balad, Jeddah

MART 2024’TE AÇILDI

Mart ayında, Cidde’nin Al-Balad olarak bilinen, UNESCO Dünya Mirası Alanı olan ve şehrin zengin tarihini ve kültürel mirasını sergileyen Tarihi Bölgesi’nde üç yeni lüks butik otel açıldı. Tarihi binalarda yer alan her otel, tarihçiler, yerel sanatçılar, marangozlar ve mimarlardan oluşan özenle seçilmiş bir ekip tarafından yerel malzemelerle yeniden tasarlandı. Orijinal tasarımlarını kusursuzca yansıtan her üç otel de lüks, şık ve modern bir atmosfer sunuyor. Otellerin merkezinde ise ortak hizmet veren, otantik lezzetlerin sunulduğu bir restoran bulunuyor. Havaalanı transferlerindeki çikolata ikramından misafir odalarındaki tütsü kokusuna kadar her şeyin kişiye özel dokunuşlarla hazırladığı otellerde, konuklar kendilerini evlerindeymiş gibi hissedecekler.

 

Nujuma, A Ritz Carlton Reserve The Red Sea

MAYIS 2024’TE AÇILDI

Çarpıcı doğal güzellikleri, özgün bir tasarım ve duyulara hitap eden benzersiz hizmet anlayışıyla harmanlayan Nujuma, dünya çapında sadece 7 tane, Ortadoğu’da ise ilk olan Ritz-Carlton Reserve markasıyla konuklarını ağırlıyor.

Kızıldeniz’in Mavi Delik adalar kümesinin parçası olarak bir dizi özel adada yer alan, el değmemiş doğal güzelliklerle çevrili ve çevreyle kusursuz uyum sağlayacak şekilde tasarlanan bu tesis, sahil kenarında konumlanan bir ila dört yatak odalı 63 villayla hizmet veriyor. Misafirler lüksün en üst seviyesini deneyimlerken, arındırıcı bir spa, yüzme havuzları, gurme restoranlar ve doğal ortam ile ilgili bilgi edinebilecekleri Koruma Alanı da dahil olmak üzere çeşitli aktivitelerle unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor. Otelde ayrıca benzersiz bir yaşam deneyimi sunan 18 adet Ritz-Carlton Reserve markalı rezidans bulunuyor.

 

Jeddah EDITION

MAYIS 2024’TE AÇILDI

Jeddan EDITION, Mart ayında Cidde sahil şeridinde hizmete girdi. Muhteşem Kızıldeniz manzarasına sahip bu otelde 11 süitin de dahil olduğu 63 lüks oda bulunuyor. Otel ayrıca ünlü Şef Cédric Vongerichten işbirliğiyle hazırlanan, içinde bilardo masası ve puro salonu da bulunan şık bir lobi barına sahip. Misafirler rooftop bar’da Marina’nın nefes kesici manzarasını seyre dalabilir veya fitness merkezi, spa olanakları ve özel kabanalı açık yüzme havuzu gibi imkanların keyfini çıkarabilirler.

 

Desert Rock Resort

2024’TE AÇILACAK

Saklı bir vadide, dağların arasında yer alan ve Red Sea Global’in bir parçası olan Desert Rock Resort, eşsiz bir lüks sunarken konukların doğayla bağlantı kurmasına olanak tanıyor.

Mimari bir şaheser olan bu otel, doğal silüet korunarak korunarak tamamen dağ yamacına entegre edilmiş. Kayaların içerisine oyulmuş odalarda konaklama ayrıcalığıyla misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatacak Desert Rock Resort, uçsuz bucaksız bir çöl manzarası sunuyor.

 

Bab Samhan, Diriyah

2024’TE AÇILACAK

Bu yıl kapılarını açmaya hazırlanan Bab Samhan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diriye bölgesinin ilk oteli olacak. Çağdaş lüksü, Necdi mimari tarzıyla harmanlayan otel, bölgenin kültürünü ve tarihini yansıtan ve her biri benzersiz bir atmosfer sunan 106 odaya sahip olacak. Kuzey Diriye’deki bu otel, hem Hanife Vadisi’ne hem de Suudi Arabistan’ın en önemli tarihi bölgelerinden biri olan At-Turaif’e yakın bir konumda buluyor.

 

Marriott Autograph Collection, Sindalah Island, NEOM

2024’TE AÇILACAK

2024’te açılması planlanan, Marriott’un Autograph Collection markası ile Sindalah’ta hizmet verecek bu yeni tesis, konuklarına kalıcı bir izler bırakacak, zengin ve sürükleyici anlar sunmak üzere tasarlandı. Resort’ta bir ve iki yatak odalı villaların da dahil olduğu toplam 66 oda ve süit, farklı lezzetler sunan restoranlar, çocuk kulübü ve bir spa yer alacak.

NEOM projesi kapsamında geliştirilen bir grup adanın ilki olan Sindalah, Kızıldeniz’in en ilgi çeken destinasyonlarından biri olacak. 600’ü Kızıldeniz’e özgü olan 2.000’den fazla deniz canlısına ev sahipliği yapan renkli ortamıyla Sindalah Adası, mükemmel tesisleri ve ayrıcalıklı olanaklarıyla misafirlerini ağırlayacak.

Nilky’den bitkisel bazlı hazır kahve

Nilky’den bitkisel bazlı hazır kahve

Nilky, Türkiye’nin ilk bitkisel bazlı hazır kahvesi ‘Wake’i piyasaya sundu. Bademli, yulaflı ve hindistan cevizli olmak üzere üç farklı seçeneğiyle Wake, kahve severler için lezzetli ve pratik bir alternatif olacak.

Bitkisel bazlı ve laktoz içermeyen çeşitleriyle günün her anında keyifle tüketilebilen Wake, içeriğindeki özel formülü sayesinde enerji seviyesini yükseltmeye destek oluyor. Özenle seçilen kahve çekirdekleriyle hazırlanan Wake, kahve tutkunlarının yanı sıra vegan beslenenler ve laktoz intoleransı olanlar için de ideal çeşitleriyle raflarda yerini almaya hazırlanıyor.

Tatile gidecek hamilelere öneriler

Tatile gidecek hamilelere öneriler

Hormonal değişimlerden ötürü iyice hassaslaşan ve “stresten uzak yaşayın” diye sürekli uyarılan gebelerin günlük yaşamlarının veya işlerinin stresinden kurtulmak için iyi bir kaçış yoludur tatil. Peki tatile çıkmak isteyen gebeler nelere dikkat etmelidirler? Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç anlattı.

Op. Dr. Sibel Malkoç

Op. Dr. Sibel Malkoç

  • Seyahat ederken, hamileler hareketsiz kalmamak koşulu ile araba veya uçak ile seyahat edebilirler.
  • Hamileliğin ilk döneminde (ilk üç ay) aşırı bulantı-kusma şikayeti olanlar, tatil planlarını gebeliğin üçüncü ayından sonraya kaydırırsa daha rahat bir tatil geçirebilirler.
  • Hamilelikte kan pıhtılaşması arttığı için özellikle ileri dönem gebelikleri olanlar, iki-üç saatte bir mola verip kol ve bacaklarını hareket ettirip, gevşetmelidirler.
  • Beş-altı saati geçen uçak yolculuklarında, birkaç saatte bir, uçak içinde 10-15 dakika yürüyebilirler.
  • Yolculuk esnasında hamileler bol sıvı tüketmeli ve emniyet kemerini karnın üstünden değil, alt tarafından geçirerek takmalıdırlar.
  • Sıvı kaybına neden olduğu ve yüzdeki, göbekteki lekeleri artırdığı için gebe tatilcilere güneş banyosu önermiyoruz. Güneş banyosu yapmak isteyen gebeler, 12:00-15:00 saatleri dışında 30 faktör veya üzeri bir güneş koruyucuyu günde birkaç kez sürmelidirler. Güneş kremi tercihinde; suya dayanıklı olanları ve retinol gibi bebek için zararlı A vitamini türevlerini içermeyenlerini tercih etmelidir.

Yüzmenin gebelere faydaları

  • Psikolojik rahatlama sağlar.
  • Kasların güçlenmesini ve vücudun çevikleşmesini sağlar.
  • Gebelikte aşırı kilo alımına engel olur.
  • Uyku sorunlarını azaltır.
  • Kalp ve akciğerleri çok iyi çalıştıran bir spor olduğu için annenin ve bebeğin daha bol oksijen almasını sağlar.
  • Gebelikte tansiyon yükselmesi gibi problemleri önler.
  • Bazı gebelerde sabah bulantılarının azalmasına neden olur.
  • Bel ve sırt ağrılarını azaltır.
  • Halsizlik ve yorgunluğu azaltır.

Op. Dr. Sibel Malkoç

Yüzerken dikkat edilecekler

  • Yüzme için ilk tercih deniz olmalıdır.
  • Havuz sularında kullanılan kimyasalların (dozu aşırıya kaçmamış dezenfektan kullanılan havuzlar hariç), gebelikte sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır.
  • Bol bol su içilmelidir.
  • Yemek yedikten hemen sonra yüzülmemelidir.
  • Sakin, yavaş ve dinlenerek yüzülmelidir.
  • Kramp ve acil durum gibi nedenlerle çok derin sularda yüzülmemelidir.
  • Vücudu sıkmayan hamile mayoları tercih edilmelidir.
  • Altı kaymayan terlikler tercih edilmelidir.
  • Denize tek başına girmemeye özen gösterilmelidir.
  • Yüzdükten sonra mutlaka duş alınmalıdır.
  • Islak mayo ile oturmamalı ve yedek mayo ile değiştirilmelidir.

Hilton İstanbul Bomonti Hotel 10 yaşında

Hilton İstanbul Bomonti Hotel 10 yaşında

Hilton’un Avrupa’daki en büyük otellerinden biri olan, Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center, açılışının 10’uncu yılını kutluyor.

Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center Genel Müdürü Rainer Gieringer, “Misafirlerimizi Hilton hizmet kalitesi ve geleneksel Türk konukseverliğiyle 10 yıldır buluşturmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Modern tasarımımız, konforlu atmosferimiz ve konum avantajımız, hem bölgesel hem de global misafirlerimize uluslararası standartlarda hizmet sunmamızı sağlıyor. Hilton Istanbul Bomonti olarak gelecek nice 10 yıllarda da Türkiye ve İstanbul turizm endüstrisine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz” dedi.